Etiket: özel

  • (Özel Haber) 12 Yaşındaki Murathanın Hızına Kimse Yetişemiyor

    Bursa’da, iki yıl önce ailesinin desteği ile motocross sporuna başlayan 12 yaşındaki Murathan Çetin, sezonun bitimine iki yarış kala açık ara Türkiye motocross şampiyonluğunu ilan etti.

    Nizam Karasu Anadolu İmam Hatip Lisesi 7. sınıf öğrencisi olan Murathan Çetin, hem okulunda hem de pistlerde başarıdan başarıya koşuyor. Otoritelerin gelecek vaat eden en genç sporculardan biri olarak gösterdiği Murathan Çetin yarıştığı Türkiye Motocross Şampiyonası’nda sezonun bitimine daha 2 yarış kala şampiyonluğunu ilan etti.

    10 yaşında motor sporlarına başlayan Murathan Çetin daha ilk yılında önemli dereceler elde etti. Geçtiğimiz sene Türkiye ikincisi ve Doğu Avrupa Şampiyonası dördüncüsü olan Murathan, bu seneki şampiyonalarda rekorları alt üst etti. En büyük destekçisinin babası olduğunu dile getiren Çetin, “Motor sporuna 2 yıl önce ailemin desteği ile başladım. En büyük yardımcım babam oldu. Geçen seneki yarışta Türkiye ikincisi oldum. Bu sene düzenlenen yarışmada ise açık ara fark ile Türkiye Şampiyonu oldum ve Doğu Avrupa dördüncüsü olarak bitirdim. Türkiye’de ve Avrupa’da yarışıyorum. Bu yıl Süpermoto’ya başladım. Seneye racing yarışlarına gideceğiz. Zamanım kısıtlı olduğu için pazar günleri antrenman yapabiliyorum” dedi.

    “YAŞITLARIM ŞAŞIRIYOR”

    En büyük sıkıntılarımızdan biri Bursa’da pist olmaması diyen Murathan, “Yaşıtlarım motor sporu yapmama şaşırıyorlar ve nasıl sürdüğümü merak ediyorlar. En büyük hayalim dünya şampiyonu olmak. Kendime Kenan Sofuoğlu’nu örnek alıyorum. Şuan da cross motor kullanıyorum. Babam eski yarış motorcusu ben de hızı sevdiğim için racing motora geçeceğim. Bu sporda bana sponsor olabilen bir tek babam ve okulum var. Umarım sponsor bulurum. Eğer sponsor bulursam pistlerde de yarışabilirim. Türkiye’de sadece futbola önem veriliyor. Bu da diğer sporları olumsuz yönde etkiliyor” dedi.

    ALİ ÇETİN: “OĞLUMUN HAYALİNE ADIM ADIM GİDİYORUZ”

    Eski motorsporları sporcusu olan Murathan’ın babası ve en büyük destekçisi Ali Çetin, “Oğlum 2 yıl önce motorcu bir akrabamızın teşvikiyle başladı. Murathan azimli bir çocuk, Türkiye’de parkur olan her yerde yarıştı. Yurtdışında Doğu Avrupa Şampiyonası’nda yarıştı. Şuan ki hedefinde racing motor ile pistte yarışmak var. İnşallah o hayalini de gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.

  • (Özel Haber) Teknik Direktörlerin Canı Tanıdıklara Emanet

    Bandırmaspor Teknik Direktörü Turhan Özyazanlar’ın sahada kalp krizi geçirmesi sonucu hayatını kaybetmesinin ardından teknik adamların sağlık durumları sorgulanmaya başladı. Alt liglerde ve amatör kulüplerde görev yapan teknik direktörlerin ’sözleşme biran önce imzalansın’ düşüncesi ile tanıdıklar vasıtası ile sağlık raporları aldığı iddia edilirken, ünlü teknik direktör Yılmaz Vural bazı meslektaşlarının sağlık konusunda tez canlılık gösterdiğini ifade etti.

    Spor Toto 2. Lig ekiplerinden Bandırmaspor’un teknik direktörü Turhan Özyazanlar, Kahramanmaraşspor maçında sahada geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını kaybetti. Merhum Özyazanlar’ın vefatının ardından Türkiye’de teknik direktörlerin sağlıkları tartışmaya açıldı. İHA muhabirinin görüşlerini aldığı futbol camiasının önemli isimleri ise süper lig ekiplerinde sağlık kontrollerinin düzenli olarak yapıldığını ancak alt liglerde sözleşme imzalama heyecanı olan birçok teknik direktörün prosedürleri çabuk geçme adına hastanelerde görev yapan tanıdıklar vasıtası ile raporlar aldıklarını iddia etti.

    PTT 1. Lig ekiplerinden Balıkesirspor’da Kulüp Başkanı Tuna Aktürk, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı’nın kulüplerden sahaya çıkan herkes için sağlık raporu istediğini söyledi. Teknik direktörlerin de sağlık raporlarının federasyona gönderildiğini söyleyen Başkan Aktürk, kulüp olarak sağlık konusunda hassas davrandıklarını açıkladı.

    ÜNLÜ TEKNİK ADAM MESLEKTAŞLARINI UYARDI

    Bandırmaspor Teknik Direktörü Turhan Özyazanlar’ın vefatını duyduğunda çok üzüldüğünü söyleyen ünlü teknik adam Yılmaz Vural, meslektaşlarını sağlıklarına dikkat etmesi konusunda uyardı. Teknik direktörlerin sağlık kontrollerinin kulüplerce yapıldığını söyleyen Yılmaz Vural, “Günümüzde Türk futbolunda sağlık konusu çok ciddi olarak ele alınıyor. Federasyon zaten bu raporları kulüplerden istiyor. Hali ile de sağlık kontrolleri teknik adamlar için de oldukça detaylı olarak yapılıyor. Ancak işin bir de şu yanı var. Bazı teknik adamlar bu işi kendileri ciddiye almaz. Bazı arkadaşlarımız tez canlı oluyor ve gereken önemi göstermiyor. Ben sağlık kontrollerimi düzenli olarak yaptırırım. Sağlık her şeyden önce geliyor” dedi.

    Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği (TÜFAD) Balıkesir Şube Başkanı Can Cangök ise alt liglerde ve amatör kulüplerde sağlık olayının vahim durumda olduğunu söyledi. Cangök, “Normalde teknik adamların sağlık kontrollerini kulüpler kendileri yaptırır. Alt liglerde her konuda yaşanan sıkıntı sağlıkta da yaşanıyor. Alt liglerde bu kontroller üstün körü yapılabiliyor. Amatör liglerde ise sağlık Allah’a emanet. Federasyon bu işle ciddi olarak ilgilenmeli. 50 yıl önceden kalma kurallar yerine sağlığımızı da koruyan kurallar getirilmeli” dedi.

    UZMANINDAN TEKNİK DİREKTÖRLERE UYARI: “KARDİYAK MUAYENE YAPTIRIN”

    Balıkesir Devlet Hastanesi’nde görevli Uzman Dr. Eyüp Avcı, heyecanlı ve stresli bir işe sahip olan teknik direktörlerin kardiyak muayene yaptırmalarını önerdi. Doktor Avcı, “Özellikle sporcularda kalp krizinin sebepleri genç ve ileri yaşlarda değişmektedir. Gençlerdeki kalp krizinin en sık sebebi kalbin yapısal hastalıkları, kalp kasının kalınlaşması, kalp kapak hastalıkları ve kalbin kendisinin elektriksel sistem bozukluğu dediğimiz ritm problemleridir. Ama özellikle 50 yaşından sonra sporcularda da gördüğümüz kalp krizinin en sık sebebi damar tıkanması sonucu oluşmaktadır. Biliyoruz ki kalp krizini oluşturan şeylerden birisi de heyecan yani adrenalin deşarjı dediğimiz kişinin stresli ve heyecanlı bir iş yapmasıdır. Peki bu kalp krizlerini önleyebilir miyiz? Gerçekten kişi spora başlamadan önce yeterli sağlık kontrollerinden geçerse yaklaşık olarak yüzde 90-95’ni engelleyebiliyoruz. Peki bu testler nelerdir diye sorarsanız en azından bir elektro kardiyografi, ekokardiyografi ve efor testi. Bunların içinde en çok benim önem verdiğim gençlerde elektro kardiyografi ve ekokardiyografi. Biliyoruz ki gençlerdeki en sık ölüm sebebi kalp damarlarının tıkanması değil daha çok kalbin yapısal hastalıkları. Kalp kasının kalınlaşması ve kalp kapak problemleri. Bunları en iyi ekokardiyografi ile görüyoruz” dedi.

    “RİTİM PROBLEMİ ANİ ÖLÜMLERİN EN SIK SEBEPLERİNDEN BİRİSİ”

    Teknik direktörlerin öncelikle kendi sağlıklarını düşünmesi gerektiğini söyleyen Doktor Eyüp Avcı, “Bir kulüp bunu istemese bile kişi heyecanlı ve stresli bir işin içinde bulunacağı için mutlaka kardiyak muayeneden geçmesi lazım. Bu muayene çok zahmetli ve uzun bir iş değil. Teknoloji çok gelişti. Biz artık kalbin yapısını anatomisini, kalple ilgili bir problem olup olmadığını ortaya çıkartabiliyoruz. Üç tane temel test var, elektro kardiyografi 12 derivasyonlu EKG çektiriyor. İkincisi ekokardiyografisi yani ultrason, 3. ise efor testi. Bunlarda olumsuz bir şey varsa zaten hekim kişiyi yönlendiriyor. Ama ritim problemi olabiliyor ani ölümlerin en sık sebeplerinden biriside bu. Bu görüldüğü zamanda gereken yönlendirme yapılıyor. Bu şekilde ani ve beklenmedik ölümlerin oluşmasını engelleyebiliyoruz. Eğer kişi sağlıklı ise antrenörün daha önceden bilinen bir kalp hastalığı şekeri, tansiyonu yoksa yılda bir kez en az tetkiklerini yaptırması gerekir. Ama daha önceden bilinen bir kalp hastalığı varsa bunlarında 6 ayda bir yaptırmasını öneriyoruz” şeklinde konuştu.

  • (Özel Haber) Tek Hayali Yürümek Olan Suriyeli Mohamad İlk Adımını Attı

    Geçirdiği kaza sonucu yürüme yetisini kaybeden 15 yaşındaki Suriyeli Mohamad Nouri Abdo’nun yardım çağrısı cevap buldu. İhlas Haber Ajansı (İHA) aracılığıyla sesini Türkiye’ye duyuran Mohamad, yardımseverlerin desteğiyle tedavi edildi. Fizik tedavisi süren Mohamad, haftalar süren zorlu bir sürecin ardından yeni hayatına ilk adımını attı.

    Suriye’de yaşanan iç savaştan kaçıp İstanbul’a gelen Abdo ailesi, Küçükçekmece’ye yerleştikten kısa bir süre sonra çocuklarının geçirdiği kazayla yıkıldı. Abdo ailesinin en büyük çocukları 15 yaşındaki Mohamad Abdo kardeşiyle oynadığı sırada kendisine çarpıp kaçan araç yüzünden sakat kaldı. Abdo ailesi, maddi imkansızlıklar nedeniyle Mohamad’i tedavi ettiremedi.

    HAYIRSEVERLER YARDIM ELİ UZATTI

    Tedavi edilemeyen Mohamad bir yıl boyunca yatağa mahkum kaldı. İhlas Haber Ajansı aracılığıyla sesini Türkiye’ye duyuran Abdo ailesine hayırsever vatandaşlar sahip çıktı. Toplanan yardımlarla tedavi edilen Mohamad, haftalar süren zorlu bir sürecin ardından ilk adımını attı. Geçirdiği kazadan sonra hayata küsen ve hayalleri yarım kalan Mohamad artık etrafına gülümseyerek ve umutla bakıyor.

    “HAYALİM SADECE YÜRÜMEK”

    Geçirdiği tedavi sürecini anlatan Mohamad Abdo, “Ameliyattan sonra şimdi bacağımda olan cihazı taktılar ve yürümeye başladım. Çok teşekkür ederim, çok mutluyum. Allah’a şükür etmeye başladım. Parka gidiyorum artık, burada bulunan akrabalarıma gidebiliyorum. Daha bitmedi, 2 ameliyat daha olacağım. Cumartesi pazarları kardeşimle oynamaya ve gezmeye çıkıyoruz. Bana yardım edenlere çok teşekkür ederim. Hayalim sadece yürümek” dedi.

    “TEKRAR YÜRÜYECEĞİNE İNANMIYORDUK”

    Yaşadığı sevincin tarifinin olmadığını belirten Baba Abdo, “Hiç inanmıyorduk tekrar yürüyebileceğine. Birçok doktor ayağı kesilecek dedi. Bize maddi ve manevi destek verenlere teşekkür ederim. Artık yürüyebiliyor. 2 ameliyat daha kaldı. Sonra iyi olacağı söylendi. Destek verenlerden Allah razı olsun” şeklinde konuştu.

    15 yaşındaki Mohamad Abdo fizik tedavisinin tamamlanmasının ardından koşup oynayabileceği günleri iple çekiyor.

  • (Özel Haber) Mhpli Oktay Vuraldan Kılıçdaroğlunun “koalisyon” Çağrısına Yanıt

    MHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Adayı Oktay Vural, Kılıçdaroğlu’nun ‘Koalisyonda tercihim MHP olur’ sözlerine, “Zannediyorum Kılıçdaroğlu, AKP ile özdeşleşen seçim beyannamesinin üzerini örtmek için muhalefet anlayışıyla meseleye bakıyor. Bizim önceden bir partiyle koalisyon tercihimiz yok” yanıtını verdi.

    MHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Adayı Oktay Vural, İhlas Haber Ajansı İzmir Bölge Müdürü Özcan Aydın’ı ziyaret etti. Ziyarette gündeme dair açıklamalarda bulunan Vural, MHP’nin zayıflatılmaya çalışıldığını ancak 1 Kasım seçimlerinde daha güçlü çıkacağını belirtti.

    “AK PARTİ’DEN MHP’YE GEÇENLER VAR”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun MHP’nin içinde bölünmeler olduğunu ve bu nedenle seçimden sonra beşinci parti çıkabileceği sözlerini eleştiren Vural, asıl bölünmenin AK Parti içinde olduğunu savundu. MHP olarak güçlendiklerini ifade eden Vural, “Daha önce de söylediler. Çözüm ortaklığı meselesinde ‘terör bitecekti, çözüm ortağı olmadınız, siz de biteceksiniz’ diye söylemediler mi bunlar? Demek ki bunların en büyük korkuları MHP, çünkü biz güçlüyüz. Neden MHP üzerinde oyun oynanıyor? Niye HDP’ye ‘bölünecek, zayıflayacak’ diye söylemiyorlar? Bu demektir ki Adalet ve Kalkınma Partisi HDP ile olan çözüm ortaklığını 1 Kasım’dan sonra ileriye taşımak için MHP’nin zayıf düşmesini bekliyor. MHP milletin direnci aynı vücudumuzdaki direnç gibi, bağışıklık sistemi. Bağışıklık sisteminin düşmesini kim ister? Virüsler, fitneler ister. Nasıl bölünme olabilir ki? Bunu ancak bölücüler isteyebilir.”

    Adalet ve Kalkınma Partisi’nden birçok insanın MHP’ye geçtiğini anlatan Vural, “Cumhuriyet Halk Partisi’nden MHP’ye geçiş var. Biz 7 Haziran seçimlerinde oyları nereden aldık? Bütün bunları bırakın, 50 kişiyi falan da. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin düşen oyları Milliyetçi Hareket Partisi’ne gelmedi mi? Yüzde 13 oyumuz, 16 küsura çıkmadı mı? E şimdi Halep oradaysa arşın burada yani gerçekler burada. Bunlar algı operasyonu yapıyorlar. Dolayısıyla biz her gün Adalet ve Kalkınma Partisi’nden MHP’ye geçen bir çok insanı müşahade ediyoruz.”

    “HERHALDE BÜLENT ARINÇ’IN BİR BİLDİĞİ VAR”

    Adalet ve Kalkınma Partisi’nde ciddi kırılmalar olduğunu ve eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın AK Parti’nin gerçeklerini ortaya koyduğunu öne süren Vural, şöyle konuştu:

    “Kopuşlar var. Sorgulamalar var. Aday yapılmayanlar, aday olmak istemeyen eski üç dönemlikler var. Özeleştiri yapanlar var. Biliyorsunuz işte Bülent Arınç ve Abdullah Gül’ün açıklamaları var. Bu eksende Sayın Davutoğlu’nun, Abdullah Gül aleyhine yaptığı konuşmalar var. AKP içerisinde çözüm ile rüşvet ve yolsuzluk altında iki fay hattı var. Bu fay hatlarında dolayı Adalet ve Kalkınma Partisi 13 yıllık durumunu sorguluyor. Dolayısıyla böyle bakıldığı zaman çok ciddi kırılganlık olduğu gayet açık ve nettir. Bir koalisyon isteseydik biz kurardık, ama istemedik’ dediyse eğer herhalde Türkiye’yi yönetmiş ve belli bir seviyeyi geçmiş Bülent Arınç’ın bir bildiği var demektir. Bülent Arınç’ın rüşvet ve yolsuzlukla ilgili söyledikleri var. Arınç çözüm meselesinde parlamento kürsüsünde ‘Muhalefet Milliyetçi Hareket Partisi haklı çıktı’ deyişi var. Dolayısıyla Sayın Bülent Arınç’ın söylediklerine bakıldığında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin gerçeklerini görüyoruz. Abdullah Gül Beyi kedi kongrelerine çağırmayanlar, ’28 Şubat’ın yapmadığını bana yaptı’ diyenler, Bülent Arınç’ın ‘TRT ve Anadolu Ajansı bana ambargo koyuyor’ söylemlerini dikkate aldığınızda, aslında AKP’nin içinin nasıl otoriter, demokrasiden uzak, baskıcı bir anlayışla yönetildiğini gayet açık ve net ortaya koymaktadır. Bu bakımdan Sayın Bülent Arınç, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin içini bilen ve bu yönüyle mesajlarını topluma veren birisidir. Biz de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bu süreç içerisinde Bülent Arınç’ın ifadeleriyle kendi iç muhasebelerini yapmaları gerektiğini düşünüyoruz.”

    “BEN DE AMBARGOLUYUM HAKKIMIZI HELAL ETMİYORUZ”

    Vural, “Ben ambargoluyum. TRT’ye bugüne kadar hiç çıkartmadılar. Bir ‘meclis taksi’ye çıktım, o da öyle bir program ama bugüne kadar hiçbir tartışma programına çıkartmadılar. Korkuyorlar çünkü” diye konuştu.

    TRT’nin durumunun içler acısı olduğunu anlatan Vural, sözlerine şöyle devam etti: “Açıkçası milletin helal vergileriyle yayın yapan TRT’ye hakkımızı helal etmiyoruz. Ben onlardan talepte bulunacak bir kimse değilim onların görevini yapması lazım. Kanunla kendilerine verilen görevler vardır ama bu görevlerini yerine getirmemektedir. Sadece parti olarak değil aynı zamanda dolaylı aktörler itibariyle de AKP’nin parti borazanı olmuştur. Bakın iktidar demiyorum bir parti borazanı haline geldiği çok açık ve nettir.”

    “BİZİM ÖNCEDEN BİR PARTİYLE KOALİSYON TERCİHİMİZ YOK”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Bir koalisyon olursa tercihimiz MHP olur’ sözlerini de değerlendiren Vural, şunları söyledi:

    “Bizim önceden bir partiyle koalisyon tercihimiz yok. Seçim beyannamelerine bakıldığında AKP ile CHP arasında daha fazla benzerlik olduğunu görüyoruz. Zannediyorum Kılıçdaroğlu, AKP ile özdeşleşen seçim beyannamesinin üzerini örtmek için muhalefet anlayışıyla meseleye bakıyor. Biz şu veya bu parti değil biz ilkeler bazında meseleye bakıyoruz. İlkeler bazında baktığımız için de biz kendi konumumuzu AKP ya da CHP’ye göre değil milletimize göre belirliyoruz. Zannederim 2 Kasım’dan sonra bu mutabakat çerçevesinde bir hükûmet kurulacak ve MHP de bu hükûmetin oluşumunda büyük katkı sağlayacaktır. Eğer partimize tek başına iktidar verilmezse, o eksende biz sorumluluğumuzu üstlenmeye hazırız. HDP dışındaki diğer partilerle 4 ilkemiz ekseninde bir mutabakat zemini oluşacağına inanıyoruz.”

    “SAYIN BAŞBAKAN HİÇ OLMAZSA ÖZÜR DİLE”

    Oktay Vural, Başbakan Davutoğlu’nun Adana’da düzenlediği mitingde kendisinin Ulaştırma Bakanlığı yaptığı dönemde “Hızlı treni belki torunlarımız görür” dediğini iddia ederek, “Bu MHP’liye soruyorum. Gel gör. Torununu da al gör ki o torunlar bu ülkenin geleceğinin AK Parti’de olduğunu görsünler” sözlerini de eleştirdi.

    Vural, hızlı tren, Marmaray ve İZBAN projelerinin kendi dönemlerinde yapıldığını belirterek şunları söyledi: “Bir Başbakan bunu söylerse olmaz. Bugün hızlı tren projesi MHP döneminde ihale edilmiş bir projedir. Hatta ihalesi ve projesi yapılırken hazine ile yaptığım görüşmelerde bulunan TCDD genel müdürü de şu an Adalet ve Kalkınma Partisi’nden milletvekilidir. Yani insaf, biraz kadirşinas olmak lazım. Bu yalanla siyaset olmaz. Marmaray için ‘ecdadımızın projesi, raftan indirdik’ diyorlar. Ya sizin rafta gördüğünüz projeyi ben getirmişim, yapmışım. Şimdi siz de ne kadar güzel bu projeyi almış getirmişsiniz ya bir teşekkür etseniz bari. İzmir’deki İZBAN meselesi, Ahmet Piriştina ile protokolü imzalayan biziz. Biz getirdik diyorlar. Sayın Başbakan’dan hiç olmazsa bir özür dilemesini bekliyorum. Bir özür dile diyorum. Sayın Başbakan bundan bir şey kaybetmezsiniz ya, kaybetmezsiniz.”

    “BAŞBAKANIN BİR DEDE OLARAK GÖREVİDİR”

    Vural, sözlerine şöyle devam etti: “Sayın Başbakan hiç olmazsa yanındaki genel müdüre sorsaydı ya. Hiç olmazsa kendi torunlarına doğruları söylesin. Torunlarının yalanla büyümesi doğru değil, onların geleceklerini karartmasın. Sayın Başbakan’a çağrım, eğer vatandaşlardan özür dilemiyorsa, torununu bir alsın yanına bir akşam ‘yavrum böyle böyle söyledim ama bunlar doğru değil’ desin. Çünkü o torunların gözlerini karartmak doğru olmaz, onlar Türkiye’nin geleceğidir. Türkiye’nin geleceğine sahip olanların yanlış bilgilerle geleceğe bakmamalarını temin etmek hiç olmazsa bir dedenin başlıca görevidir.”

    “IŞİD VE PYD’NİN İŞBİRLİĞİ YAPTIĞINI SURİYE’DE GÖRDÜK”

    Ankara’daki katliamdan HDP’nin acıyı kullanarak nemalanmaya çalıştığını belirten Oktay Vural, “HDP ve PKK kendi kitlesel desteklerini artırmak için bir acıyla, acıyı kullanmak istemişlerdir. Bu yönüyle bakıldığında IŞİD ile PYD’nin Suriye’nin kuzeyinde de işbirliği yaptıklarını gayet açık ve net görüyoruz. Bu tablo şunu ortaya koyuyor ki Türkiye’de maalesef terör örgütleri tutulmuştur. Örümcek ağı kurmuşlardır. Maalesef siz Türkiye’nin iç politikasını PKK terör örgütüne, dış politikasını PYD ve IŞİD eksenine getirirseniz, terör örgütleri yapacağı eylemlerle sizi yönlendirmeye devam eder” ifadelerini kullandı.

  • Özel İkem Kolejinde Milli Gurur

    İskenderun Özel İkem Koleji’nden 9. sınıf öğrencisi Naciye Öksüz, Yıldız ’B’ Basketbol Bayan Milli Takımı aday kadrosuna çağrıldı.

    Önümüzdeki hafta sonu Mersin’de yapılacak olan Milli Takım kampına katılacak olan Naciye Öksüz, milli takıma çağrılmasının kendisi için onur olduğunu ve basketbolda gidebileceği en iyi yerde olmayı hedeflediğini söyledi.

    Öksüz’ün basketbol tutkusunu yaşayan bir sporcu olduğunu kaydeden Beden Eğitimi Öğretmeni Hamit Duman ise, öğrencisine başarılarının devamını diledi.