Etiket: özel

  • 92 Metrekarelik Kumaşa 92. Yıla Özel Ebru İle Türk Bayrağı Yansıtıldı

    Antalya’da bir AVM Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 92’nci yılına özel 92 metrekarelik kumaşa 2 ton su ve 60 tüp boya kullanarak Ebru sanatı uyguladı.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 92’nci yıl dönümünde Antalya’da kent merkezindeki bir alışveriş merkezi ilginç bir kutlamaya imza attı. Alışveriş merkezinin girişinde 92’nci yıl dönümüne ithafen 92 metre karelik bir havuz oluşturan alışveriş merkezi yönetimi burada ebru sanatı uygulaması yaptı. 92 ebru sanatçısının katıldığı çalışmayı izlemek için yüzlerce insan çalışma alanına akın etti. Sanatçılar ebru çalışmasında 2 ton su, 92 metrekare kumaş ve 60 tüp boya kullandı.

    Alışveriş Merkezi Müdürü Ceyda Gamzeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 92’nci yılını kutlamaktan dolayı memnun olduklarını söyledi. Sıra dışı bir kutlama yapmak istediklerini belirten Gamzeli, “Geleneksel Türk sanatı Ebru ile Türk bayrağı motifi üzerine Atatürk’ün bir sözünü yazmayı planladık. Ebru sanatçılarımızla birlikte 92 metrekarelik bir kumaşa bu deseni işledik” dedi. Ebru sanatçısı Leyla Osmanlıoğlu da yapılan eseler ilgili bilgi verdi. Eserde 60 tüp boya kullandıklarını ifade eden Osmanlıoğlu, “92’nci yıla özel olarak 92 metrekarelik kumaş hazırladık. 92 ebru sanatçısı 2 ton su dolu havuza 660 tüp boya serperek kırmızı alanı oluşturdu. Özel olarak hazırlanan bezle birlikte eserimizi tamamladık” dedi.

    Tamamlanan eser sonunda 92 metrekarelik kumaşın ebru boyalarıyla oluşturulan kırmızı zeminine Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyeti biz kurduk. O’nu yükseltecek ve sürdürecek olan sizlersiniz” sözü yer aldı.

  • CHP’li Özel Alternatif Törende Konuştu:

    CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, partisinin il teşkilatınca düzenlenen alternatif Cumhuriyet Bayramı kutlamasında, “Bizim meclisimizi bir saray meclisi yapmaya çalışanlar, başbakanı muktedirin memuru olarak görenler, meclisteki partileri formalite, milletvekillerini emir kulu olarak görenler 1 Kasım günü yapılacak seçimde duvara toslayacaklardır” şeklinde konuştu.

    CHP Manisa İl Teşkilatı geleneği bozmayarak alternatif Cumhuriyet Bayramı kutlaması gerçekleştirdi. Manisa Cumhuriyet Meydanı’nda Milli Egemenlik anıtı önünde gerçekleştirilen alternatif törene; CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, CHP Manisa Milletvekili Dr. Tur Yıldız Biçer, CHP Manisa İl Başkanı Mustafa Ada, CHP ilçe başkanları, kadın kolları, gençlik kolları üyeleri partililer ve bazı sivil toplum kuruluşları katıldı. Alternatif törene ilgi oldukça yoğun olurken, törende çelenk sunumlarının ardından bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Törenin açılış konuşmasını yapan Eğitim-İş Manisa Şube Başkanı Cem Ok’un ardından kısa bir konuşma yapan CHP Manisa Milletvekili Dr. Tur Yıldız Biçer, “Özgürlüğümüzü, eşitliğimizi, kardeşliğimizi, çağdaşlığımızı cumhuriyete borçluyuz. En büyük bayramımız kutlu olsun. Bizi saraya kul olmaktan kurtaran, cumhuriyetimizi ve bu özgür günleri yaşamımızı sağlayan başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün şehitlerimizi rahmetle, saygıyla ve şükranla anıyorum” diye konuştu.

    “DUVARA TOSLAYACAKLAR”

    CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel ise konuşmasında meşrutiyet meclisleri ve cumhuriyet meclislerini karşılaştırarak, “Cumhuriyet Bayramı’nı bir genel seçimin, yani ülkeyi kimin yöneteceğine karar vereceğimiz bir seçimin 3 gün öncesinde kutluyoruz. 3 gün sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşları sandık başına gidecekler ve kendisini kimin yöneteceğine, yani temsilcilerine karar verecekler. Seçimin resmi sonuçları ilan edildikten 5 gün sonra meclis kendiliğinden toplanacak ve temsilciler yemin edecek. Bu çok önemli bir ayrıntıdır. Meşrutiyet meclislerinden yani saraya bağlı çalışan meclislerden demokrasi meclislerini ayıran yegane fark kendi kendine toplanma özelliğidir. Saray meclislerinin ne gün toplanacağına ne gün kapanacağına saraydaki muktedir karar verir ama cumhuriyet meclisinin ne gün toplanacağına ne gün kapanacağına anayasa, yani toplumun ortak sözleşmesi, yani hepimizin kabul ettiği, hepimizin üzerinde olan toplumsal sözleşme karar verir. Bizim meclisimizi bir saray meclisi yapmaya çalışanlar, başbakanı muktedirin memuru olarak görenler, meclisteki partileri formalite, milletvekillerini emir kulu olarak görenler 1 Kasım günü yapılacak seçimde duvara toslayacaklardır” dedi.

    “ALTERNATİF TÖRENLERİN SONUNCUSU OLSUN”

    4-5 yıldır CHP olarak alternatif bayram kutlamaları yapmak zorunda kaldıklarını aktaran Özel şunları söyledi:

    “Buraya sizlerin, bizlerin, cumhuriyetten önce kurulmuş Cumhuriyet Halk Partisi’nin çelenk sunmasını yasaklayan genelgeler koydular. Ama hiçbir zaman bizim kurucumuza ve bu ülkenin kurtarıcısına bağlılığımızı, saygımızı ifade etmekten alıkoyamadılar. Bugün yine hep birlikte huzurdayız. Umut ediyoruz ki bu alternatif törenlerin sonuncusunda olalım. Vatandaşlarımız 1 Kasım’da, cumhuriyet kutlamalarını formaliteye indirgeyen iktidar anlayışına bir tokat daha vursun, bu meydanları halka açsın, cumhuriyet bayramları bundan sonra halk tarafından özgürce kutlansın. Şanlı bayrağın, bağımsızlığın, birlikteliğin kıymetini bilen tüm cumhuriyet çocuklarının bayramı kutlu olsun, bayramımız kutlu olsun.”

  • (Özel Haber) Ekonominin Patronu Vekil Adayına, Rapçi Gençlerden Destek

    Uşak’ta bir grup genç, rap müziği eşliğinde ekonominin eski patronu MHP Uşak milletvekili adayı Durmuş Yılmaz’a ithafen bir şarkı yapıp klip çekerek sosyal medyada paylaştı.

    Eski Merkez Bankası Başkanı ve MHP Uşak’tan milletvekili adayı olan Durmuş Yılmaz’a Uşaklı gençler bir sürpriz yaparak, hazırladıkları klipli rap şarkıyı sosyal medyada paylaştılar. Video ilk günden yüz binlere varan tıklama aldı. Videoyu ilk defa izleyen Durmuş Yılmaz, “Tanımadığım, ismini bilmediğim gençler haberim olmadan böyle güzel bir şey yapmışlar. Hepsinin emeklerine sağlık” diyerek mutluluğunu dile getirdi.

    Gençlere de 1 Kasım seçimleri için mesaj gönderen Durmuş Yılmaz şunları söyledi:

    “Gençlik deyince aklıma gelen hayalleri, gelecekle ilgili tasarımları ve inançları olan ve dolayısıyla bunları hayata geçirecek, güzel ahlaka, dostluğa, kardeşliğe, özgürlüğe ihtiyacı olan nesiller geliyor. Gençler soru sorabildikleri, karşılaştıkları olayları irdeleyebildikleri, eleştiri yapabildikleri oranda bizim geleceğimizin teminatı olacaklardır. Fakat bugün baktığımda ülkemizde iç barış tehdit altında. Demokrasi ve özgürlük yok, hak arama yolları kapalı, eğitim ise huzurlu bir yaşam sunamaz durumda. O nedenle gençlerimizin özgür olmalarını, soru sormalarını, her konuyu irdelemelerini, halklarına sahip çıkmalarını önemsiyorum. Bu ilerlemenin, kalkınmanın önemli bir unsurudur. 1 Kasım’da oy kullanacak gençlere özellikle şunları iletmek istiyorum; gençler düşünün, okuyun, dinleyin, irdeleyin, ülkemizin içende bulunduğu durumları gözden geçirerek sandığa gidin. Ayrıca bizim için klip yapan genç kardeşlerime teşekkür ederek onların aracılığıyla tüm gençlere sevgi ve selamlarımı yolluyorum.”

  • (Özel Haber) MHP’li Senem Kılıç’tan CHP’ye ‘Koalisyon’ Göndermesi

    MHP İzmir Milletvekili Adayı Senem Kılıç, CHP’nin MHP ile koalisyon yapma açıklamalarını değerlendirerek, “MHP ile CHP maalesef ayrışmaktadır. CHP’nin sanki HDP’ye eş destek verecek davranışları düşündürüyor. CHP ülkenin bekası ve birliğini korumak noktasında tarafını daha belirgin bir şekilde tutması gerekiyor. CHP’li Selin Sayek Böke ‘PKK ile gerekirse masaya otururuz’ diye açıklama yaptı. PKK bu ülkede neyi savunur da masaya oturacağız” diye konuştu.

    Milliyetçi Hareket Partisi İzmir 1. Bölge Milletvekili adayı Senem Kılıç seçim çalışmalarını sürdürdüğü seçim tırında İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulunarak, koalisyon ihtimallerini değerlendirdi.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun MHP’nin içinde bölünme olduğuna dair söylemlerini eleştirerek sözlerine başlayan Kılıç, algı yönetimi yapıldığını ifade etti.

    “NEYİ YANLIŞ YAPTIK Kİ OYLARIMIZ DÜŞSÜN”

    MHP’nin oylarının bölünmeyeceğini ve düşmeyeceğini dile getiren Kılıç, şunları söyledi: “MHP neyi yanlış yaptı ki oyları düşsün? Söylediğimiz her şeyde haklı çıktık. Üzerimizde ‘hayırcılar’ diye bir kampanya yürüttüler. Oysa biz azınlık hükümetine ‘hayır’ dedik, çünkü demokrasi tam olarak işletilmemişti. Erken seçim hükümetine ‘hayır’ dedik, çünkü daha demokrasinin koalisyon kurmak noktasındaki bütün kapıları çalınmamıştı. Sayın Davutoğlu zaten bize koalisyon teklif etmemişti ki biz bir tarafta olalım veya olmayalım. Haklılığımız ortaya çıktı, PKK bu ülkede konumlanıyor, güçleniyor. Canlara gasp edilecek, çözüm süreci diye bir şey olamaz. PKK ile mücadele etmek zorundayız, müzakere söz konusu bile olamaz. Vatan müzakereye söz konusu olacak bir konu değildir. ‘Vatanın üzerinden bir istişare olamaz’ dedik ve haklı çıktık. O zaman en büyük kaygıları haklı çıkan tek parti olarak yolsuzluklarla, haksızlıklarla, Anayasa’nın korunmasıyla ilgili mücadelede ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlığı ile ilgili davranması konusundaki en cesur açıklamayı yapan tek parti olarak neyde haksız çıktık ki oylarımız düşsün? Milliyetçiliğin en çok prim yaptığı, toplumda herkesin milliyetçiliğe sığındığı bir yerde, 46 yıldır Türk milliyetçiliğinden ödün vermemiş, zerre kadar yerini değiştirmemiş bir partinin neyi yanlış ki bugün oyları düşsün? Kesinlikle partimizin bölünme ve bölünme ile ilgili olan çıkarımları hatadır, yanlıştır. Partimizden giden bir kişi var. O da kendi talebiyle, iradesiyle gitmiştir. Onun dışında herkes yerindedir. Son güne kadar bu vatan için canının siper etmiştir ve ‘önce milletim, ülkem sonra partim ve ben’ diyen bir anlayışın hepimiz birer neferiyiz. Ve vatan için çalışıyoruz, nesi yanlış bunun?”

    “BEŞİNCİ PARTİ ADALET VE KALKINMA PARTİSİ’NDEN ÇIKACAK”

    Beşinci partinin AK Parti içinden çıkacağını iddia eden Senem Kılıç şöyle devam etti: “Bugün kendi içerisindeki haksızlıklara artık vicdanen hayır diyecek, kendi hukuksuzluklarına karşı parti anayasası var diyerek duruş gösterebilecek, bu ülkeyi seven vatan evlatlarının olduğu, milletvekillerinden ayrışacak noktada olduğu beklentimiz var. 1 Kasım’da benzer senaryoların oluşturulmasına karşılık bir koalisyon kurulması içerisinde de 4 parti içerisinde demokrasi sıkışır ve darboğaza girerse bütün bunlara karşı mücadele edecek, ‘ben de varım’ diyecek, vatan evlatlarında oluşacak bir beşinci parti bekliyoruz. Bu da bugün çoğunluk sandalye sayısına sahip olan Adalet ve Kalkınma Partisi’nden olacaktır.”

    “CHP TARAFINI DAHA NET VE BELİRGİN TUTMALI”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Koalisyon olursa tercihimiz MHP olur’ sözlerini de değerlendiren Senem Kılıç, CHP’nin net ve açık bir tavır sergilemediğini söyledi. Seçim döneminde partilerin birbirlerine olan yaklaşımlarının kurulacak samimi koalisyonlar için önemli olduğunu ifade eden Kılıç şöyle konuştu: “Ülkenin korunması ve bekası adına herkes kendi ile ilgili çıkarımlarını bir kenara bırakıp önce ‘ülkem ve milletim’ diyebilmelidir. Fakat Sayın Kılıçdaroğlu da bizi Sayın Başbakan gibi bizi hayırcı olmakla suçladı. Kendisine hükümet koruma noktasında resmi bir görev verilmemişti zaten ve kendisine verilmemiş bir görevi hangi sıfatla bize ad ederek, bu konuda ‘hayırcı’ diyebilir. Sayın Kılıçdaroğlu başkanlığında Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki kişilere sesleniyorum. Anayasa’da Türkçülüğün çıkartılması, Türk kelimesinin bir tane dahi geçmemesi ve bu ülkede Anayasa önünde herkesin eşit olduğu gerçeğiyle demokrasiyi işletebilmek koşuluyla Atatürk’ün ilke ve inkılaplarını hayata geçirmek noktasında eşit yurttaşlık ilkesinin neden gerekli olduğunu ben onlara sormak istiyorum. Bizim ülkemizde CHP’nin kendi içerisinde konuşan organlarını, sanki HDP’ye eş destek verecek davranışlarını da pek çok ulusalcı ve Atatürk’ün ilke ve inkılaplarına bağlı vatandaşımızın değerlendireceğini düşünüyorum. Bu konuda CHP’ye ülkenin bekası ve birliğini korumak noktasında duruşunu daha net, daha keskin, tarafını daha belirgin bir şekilde tutunması gerektiğini söylemek istiyorum.”

    CHP’Lİ SELİN SAYEK BÖKE’YE ’PKK’ ELEŞTİRİSİ

    MHP olarak dört vazgeçilmez ilkeleri olduğunu hatırlatan Senem Kılıç, “Bizim 4 olmazsa olmazımız var ve bunu sadece bizim savunuyor olmamız da ironiktir. Neden Anayasa’nın ilk dört maddesinin vazgeçilmezliği garantisini isteyen sadece Milliyetçi Hareket Partisi? Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik bir düzen içerisindeki rejiminden vazgeçebilir miyiz? Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dilinden vazgeçebilir miyiz? Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinden vazgeçebilir miyiz? Türkiye Cumhuriyeti’nin bu başlıklar içerisindeki bu üç maddenin korunmasından vazgeçebilir miyiz? Niye vazgeçelim bunlardan niye bunun garantörlüğünü isteyen sadece MHP’dir? Diğer partiler neden vazgeçiyorlar? Açıkça söylesinler. CHP’li Selin Sayek Böke ‘PKK ile gerekirse masaya otururuz’ diye açıklama yaptı. PKK bu ülkede neyi savunur da masaya oturacağız?” dedi.

    “CHP İLE MHP MAALESEF AYRIŞMAKTADIR”

    Elindeki silahları olan bir örgütün hangi gerekçeyle masada devlet olarak tanınacağına dikkat çeken Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hala vakit kaybediyoruz. PKK bugün Kürt vatandaşların hakkını mı koruyor da biz devlet olarak PKK’yı resmileştiriyoruz? Hayır efendim, ne masada oturacak PKK ile bir müzakeremiz olabilir, ne de PKK’yı bu ülkedeki bir tane vatandaşımızın temsilcisi olarak meşrulaştırabiliriz. Bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi maalesef ayrışmaktadır. Bir koalisyon kurulması noktasında dört ilkemiz vardır. Çözüm sürecinin derhal bitirilmesi, Anayasa’nın ilk 4 maddesinden vazgeçilmemesi, 17-25 Aralık’ta yara bırakan yolsuzluklarla ucu nereye giderse gitsin mücadele edilmesi, Sayın Cumhurbaşkanı’nın makamına uygun yasal sınırlara çekilmesi konusundaki bir mutabakatının sağlanmasıdır. Biz inanıyoruz ki bunlar zaten Türk milleti vatandaşlarının da istediğidir. CHP ile bu başlıklarda anlaşabilirsek niye olmasın?”

    CHP’yi ve yönetimini sert bir dille eleştiren Senem Kılıç, Atatürk’ün kurduğu CHP’ye gönül verenleri ve savunucuları Atatürk’ün kurduğu inkılaplara yakışır bir şekilde davranmaya davet etti.

    “AK PARTİ DÖRT ŞARTIMIZA EVET DİYECEKTİR”

    Halkların Demokratik Partisi dışında bütün partilerle dört ilkeleri çerçevesinden koalisyona hazır olduklarını yineleyen Senem Kılıç, AK Parti ile MHP’nin koalisyon ihtimalini de değerlendirdi. AK Parti ile tabanlarının benzemesine rağmen MHP olarak dini siyasallaştırmadıklarını dile getiren Kılıç, “Herkes hak karşısında insandır. Tabanlarımız yakın da olsa uzak da olsa ‘önce insan’ diyen bir partiyiz. Bundan mütevellit tabanlar birbirini isteyebilir. Fakat 4 şartımızdan asla ve katiyen vazgeçmiyoruz. İnanıyoruz ki Adalet ve Kalkınma Partisi bu koalisyonun kurulması için, bu 4 şartla bu ülkeye evet diyecektir” diye konuştu.

    “DEMOKRASİNİN BU ÜLKEYE GELMESİ LAZIM”

    Koza İpek Holding’e ve şirketlerine kayyum atanmasını da eleştiren ve hukuki olmadığını savunan Kılıç, şunları kaydetti: “Her ne olursa olsun yanlış da olsa haklı da olsak, ne haklılığınızı özgürlüğü ele alacak bir noktaya çekmeli ne de haksızlığımız neticesinde insanları cezalandırıp, kin kusarak bölmelisiniz. Demokrasinin bize sevinme hakkı verdiği kadar sevinmek, demokrasinin yanlışlarla mücadele etme noktasında Anayasa’nın bize verdiği kuralları işletmek zorundayız. Bu ülkeye huzurun gelmesi için demokrasinin gelmesi lazım. Sokaklarda rahat gezebilmemiz için, alışveriş merkezlerine korkmadan gidebilmemiz için, söylemlerimizi rahatlıkla ifade edebilmek için seçim tırımızın bugün buradayken 2 saat sonra nereye hapsedileceği kaygısına düşmeksizin yaşayabilmek adına demokrasinin bu ülkeye gelmesi lazım. Demokrasiyi işletmek bir liderlik ve kurumsallık duruşudur. Demokrasiyi işletebilmek sizin aleyhinize gelişen durumları da büyük bir erdemlikle, sükunetle karşılayabilme yeteneğidir. Her şey sizin lehinize olsun diye demokrasiyi işletmek isterseniz o saltanat sürmek olur. Demokraside ‘hep bana’ olmaz. Keserin bir tarafı size işlerken, bir tarafı bana da işleyebilmeli.”

    “BUGÜN BURAYA UZANAN ELLER YARIN HER YERE UZANABİLİR”

    Koza İpek Grubu’na kayyum atanmasının ve son günlerde yaşanan gergin ortam nedeniyle AK Parti’nin oy kaybedeceğini öne süren Kılıç, gelinen süreci kaygı ile izlediklerini ifade etti. Hakkıyla iş yapanın mağdur duruma düşürüldüğünü ve toplumun hakkı gasp edilmiş kişinin her zaman yanında olduğunu belirten Senem Kılıç, “Tarafgirlik değil bizim derdimiz, demokrasi bu ülkeye gelmeli. Demokrasi geldiği zaman ne basın kuruluşu gasp edilir, ne gecenin bir vakti camları kırılarak işletmeler gasp edilir, ne de bir şirkete kanunsuz hukuksuz kayyumlar atanır. Bunun son derece karşısındayız ve endişe ile büyük bir kaygıyla izliyoruz. Bugün buraya uzanan eller yarın her yere uzanabilir. Buna müsaade etmemeliyiz, izin vermemeliyiz” ifadelerini kullandı.

    “YABANCI SERMAYE GÜVENİN BİTTİĞİNİ DÜŞÜNÜR VE ÇEKİLİR”

    Anayasa’ya aykırı bir şekilde kayyum atandığını savunan Kılıç, uygulamanın yabancı sermayeyi de Türkiye’den çekeceğini belirterek, “Bu şirket bir aile şirketi değil halka arz edilmiş bir şirkettir. Yani milyonlarca insanın bedel ödeyerek hak aldığı bir şirket. Dolayısıyla o insanların bir gecede mal varlığını eritmiş olursunuz yani halkın sermayesini de bitirildiği bir konusudur bu. İkincisi yabancı sermaye bizim ülkemizden çekilir. ‘Ne oluyor kurum dört dörtlük rapor almış, bağımsız denetim şirketleri tarafından A plus not almış bir şirkete devlet niye el koyar’ der. Güvenin bittiğini düşünür ve arkasına bakmadan gider ve gidiyorlar zaten. Bizim uluslararası arenada itibarımız yerle bir edildi. İtibar çok önemli. İtibar eşittir bizim istikrar notumuzdur” dedi.

  • (Özel Haber) Denizde Yaşayan Canlıların Müzesi

    İzmir’de, büyüklüğü ve çeşitliliği ile Türkiye’de ilk olma özelliğini taşıyan, 16 yıllık birikimle açılan Katip Çelebi Üniversitesi Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi, Türkiye’deki denizlerden alınan aralarında nesli de tükenmekte olan toplamda 600 farklı deniz canlısını görme imkanı sunuyor.

    Türkiye’de büyüklüğü ve çeşitliliği ile ilk ve tek deniz canlıları merkezi olma özelliği olan Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi tarafından kuruldu. Sergide olmayan türler ile birlikte toplamda 600 farklı türün yer aldığı merkez; deniz kaplumbağası, beyaz köpekbalığı, Mersin balığı gibi doğadaki sayıları oldukça azalmış ve nesilleri tehdit altında olan türleri bünyesinde bulunduruyor. Bu merkezin açılmasında büyük emekleri olan Katip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Katip Çelebi Üniversitesi Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi Yöneticisi Yrd. Doç. Erhan Irmak, merkezle ilgili bilinmeyenleri İhlas Haber Ajansı’na anlattı. Koleksiyon merkezinde deniz canlılarına ait örnekler bulunduğunu ifade eden Irmak, “Burada; kurutulmuş ve akvaryum içinde saklanan örneklerimiz var. Bunlar omurgasız ve omurgalı canlılardan oluşmakta. Koleksiyon merkezimizde iki tip koruma yoluna gidiyoruz; Bunlardan biri koruyucu sıvılar içerisinde koruma ve sergileme, diğeri ise akvaryumların içine sığmayacak kadar büyük olan objeleri kurutma yoluyla sergiliyoruz. Omurgasız canlılardan; mercanlar, banyo süngerleri, deniz yıldızları, deniz kestaneleri, deniz kabukları ve yengeçler gibi canlıları sergiliyoruz. Omurgalı canlılardan ise kıkırdaklı ve kemikli deniz balıklarına ve bir de deniz kaplumbağasına sahibiz” dedi.

    16 YILLIK BİR EMEKLE AÇILDI

    Irmak, Katip Çelebi Üniversitesi Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi’nin, bu büyüklükte ve bu çeşitlilikte, üniversite bünyesinde halka açık hizmet veren Türkiye’deki ilk kurum olduğunu ifade ederken, gerekli düzenlemelerin yapılmasının ardından bütün İzmirliler ve diğer ziyaretçiler koleksiyon merkezini gezebileceklerini belirtti. Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi’nin uzun yıllar süren çalışmanın sonucu olduğunu belirten Irmak, “Bu merkez iki yıllık bir projenin sonucu olsa da, fikirleri çok daha önceden ortaya atılmıştı. Şu an koleksiyon merkezimizde bulunan örneklerin toplanması yaklaşık 16 yılı buldu. Burada sergilenmekte olan 350’yi aşkın tür bulunmaktadır. Bu 350 türün yaklaşık 200 tanesi deniz balıklarına aittir, diğerleri ise omurgasız canlılardır. Bunların yanında koleksiyon merkezimize dahil olup da sergilenmeyen yaklaşık 500 çeşit örneğimiz mevcuttur. Yaklaşık olarak 400’ü aşkın deniz balığı örnekleriyle oldukça zengin bir koleksiyona sahibiz” diye konuştu.

    ÇOĞU BALIK BALIKÇILARIN VASITASIYLA ELE GEÇİRİLMİŞ

    Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi’nin nasıl oluşturulduğunu anlatan Irmak, “Bu türleri bilimsel gezilerle ve balıkçılar vasıtasıyla elde ettik, bunun yanında bağışlara da açığız. Elinde olup da sergilenmesi istenen türleri alıp, bağışçının ismiyle sergileyebiliyoruz ve bu şekilde de örnek toplayabiliyoruz. Balıkların merkezde sergilenebilmesi için yapılan hazırlıklar oldukça zor ve uzun bir süreç. Bir balığın türüne ve boyutuna göre hazırlık aşaması yaklaşık 6 ay kadar sürebiliyor. Bu merkezde sergilenen tüm örnekler Türkiye’nin denizlerinden elde edilmiştir” dedi.

    “BU MERKEZ BİLİNCİN MERKEZİ OLACAK”

    Irmak, şöyle devam etti: “Özellikle yeni yetişen nesilleri biraz daha bilinçlendirmek adına buranın ziyaret edilmesi çok önemli. Denizlerimiz eskisi kadar verimli değil, biyoçeşitliliğimiz çok azaldı, kolayca görebileceğimiz birçok şeyi artık denizlerimizde göremiyoruz. Gerek çocukların, gerekse büyüklerin buraya gelip, bu canlıların bizim denizlerimizde var olduğunu ve var olmaya devam etmesi gerektiği bilincini kazanması gerekiyor. Bizim merkezimiz de bu bilinç için önemli bir yer tutmaktadır.”

    BALIKLAR NASIL İŞLEMDEN GEÇİYOR

    Balıkların nasıl işlemden geçirildiğini anlatan Irmak, “Biz daha çok ölü canlılar üzerinde çalışıyoruz. Özel olarak bunları yakalamaya gitmiyoruz. Sadece kazara yakalanmış balıkları buraya getirip bazı işlemlerden geçirip sergiliyoruz. Örneğin beyaz köpekbalığı, büyük boylu olduğu için normal gördüğünüz akvaryumlarda saklama olanağı yoktu o yüzden kurutma yoluna gittik. Ne yaptık; önce kasaplık işlemi var. Yakalanan balıklar bize geliyor ve temizliyoruz. Tamamen kas dokularından ve iç organlarından arındırıldıktan sonra vücut bütünlüğü bozulmadan kimyasallarla saklanıyor. Bu işlemden sonra terzilik işlemine geçiliyor. Bu da doldurma aşaması yapılıyor ve dikiliyor sonra da kurutulmaya bırakılıyor” dedi.