Etiket: Özdemir

  • Özdemir: “3600 ek gösterge bir an önce hayata geçmeli”

    Sağlık-Sen tarafından Urla’da düzenlenen kahvaltı etkinliğinde konuşan Sağlık Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, “Kamu çalışanları arasında sağlıkçılarında yer aldığı 3600 ek gösterge konusunu yakından takip ediyoruz” dedi.

    Sağlık Sen İzmir 2 No’lu Şube, İzmir’in Urla ilçesinde geniş katılımlı bir toplantı düzenledi. İlçede görev yapan çok sayıda sağlık personelinin katıldığı toplantıda konuşan Sağlık Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, kamu çalışanları arasında sağlıkçılarında yer aldığı 3600 ek göstergesi ile ilgili açıklamalar yaptı. Özdemir, konunun defalarca dile getirildiğini ifade ederek, “Toplu sözleşmelerde, kurum idari kurul toplantılarında gündeme taşıdığımız, sağlık çalışanlarına 3600 ek gösterge verilmesi konusunu defalarca dile getirdik. Cumhurbaşkanımız seçim beyannamesinde kamu da çalışan sağlıkçılarında yer aldığı 3600 ek gösterge verilmesi konusunu da yakından takip ediyor, bir an önce hayata geçmesi anlamında kamuoyu oluşturuyoruz. Kamu çalışanları arasında sadece sağlık çalışanlarına özgü bir yasa çıkartarak, tüm ön lisans mezunu sağlık çalışanlarına lisans tamamlama hakkını getirmiştik. Sağlık lisansiyerlerinin bu haktan yararlandırılacak olması, lisans tamamlanın ne kadar önemli bir kazanım olduğunu da göstermiştir. 100 bin sağlık çalışanı bu haktan yararlandı. 2014 sonrası mezunların da bu haktan yararlanması için çalışmalarımız devam etmektedir” dedi.

    “3600 ek gösterge kapsamının sağlık lisansiyerlerine verilecektir”

    Özdemir, “Bunun kapsamının genişletilmesi gerekmektedir. Tüm çalışanların memuru ile hizmetlisi ile ek gösterge oranlarında artırımı yapılarak adalet sağlanması gerekmektedir. İnşallah bu süreci de değerlendirmek kaydıyla kimseyi mağdur etmeden herkese hakkettiği oranında ek gösterge oranında artırım yapılması için mücadelemiz sürmektedir. Sağlık çalışanlarına yıpranma payı verilmesi konusunda yeni Türkiye’nin yeni döneminde ilk kanun teklifi olarak bu konunun meclise gelmiş olmasını bizler için çok önemliydi ve bildiğiniz gibi kabul edildi. Eksikleriyle de olsa çıktı bu önemli bir adım. Ama geçtiğimiz haftalarda yıpranma payı ile alakalı geçmişe dönük verilmesi ile alakalı bir dava süreci başlattık. Bunun da yanında görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Sağlık Sen olarak yıpranma payının Cumhurbaşkanımızın söz verdiği gibi, 5 yıla 1 yıl verilmesi ve geçmişe dönük olması açısından da hukuki, bürokrasi ve siyasi yönden yapılması gerekenler adına bu işin sonuna kadar sahipçisi olacağımızı da bildirmek isterim” diye konuştu.

  • İGİAD Başkanı Özdemir:

    İnegöl Genç İş Adamları Derneği (İGİAD) Başkanı ve TÜGİK Yönetim Kurulu üyesi Hakan Özdemir, karamsar söylentilerin ekonomik krizi tırmandırdığını söyledi.

    Dövizdeki dalgalanmayı değerlendiren İGİAD Başkanı Hakan Özdemir, “Bugünlerde hepimizin akla ve kalbe hitap eden güzel sözlere ihtiyacı var. Biz 1992 yılının ikinci çeyreğinde 1 Markın 3 liradan başlayıp, 1994’ün 5 Nisan’ında 24 liraya çıktığını gördük. Biz dövize hiçbir zaman dokunmayan bir firmayız. Dövize sadece yurt dışına gönderdiğimiz ürünlerden gelen bedelle dövize dokunuyoruz. Dövizle alışveriş yapmayız, dövizle satış yapmayız. Dövizle endeksler vardır, ödemesini biz TL olarak yaparız. Geçen yıl Kasım ayında dernek olarak organize ettiğimiz ’Tecrübe Alıyoruz’ programında ünlü ekonomist Prof. Dr. Özgür Demirtaş anlatırken, açıkça olmasa da bu günleri özetlemişti. Öyle bir noktadayız ki sözler kifayetsiz kalıyor. Kriz var mı, yok mu? Sanayide çalışacak personel yok. Bakıyoruz firmaların elinde sipariş var, çarklar dönüyor. Malzeme bir liraydı, iki lira oldu gibi şikayetler var. Dolara endeksli yükselmedi. Üç gün önce gelen 755 liralık malzeme bugün bin 15 lira olmuş. Farklı noktalardan aynı ürünü KDV dahil olarak 650 liraya aldık. Bu durumu körükleyen arkadaşlarımız var. Burada bir söz kalmıyor, krizi biz kendimiz oluşturuyoruz. Ülkede, hükümette kriz varmış. Biz önce kendi işyerimizin başkanı, hükümeti olalım, kendi işimizi sağlam tutalım, gelebilecek dış etkenlere karşı öne biz kendi sermayemizi sağlam tutalım” dedi.

    Başkan Özdemir, “Yatırımlarda hiçbir eksiltme göremiyorum. Yol, su, elektrik dediğimiz yatırımlar devam ediyor. Bizim köyde asfalt atılıyor. Madem kriz var neden atıyorlar? Çanakkale köprüsü devam ediyor, madem kriz var neden durmuyor? Holding sahipleri ile oturup konuştuğumuzda onlarda söyleyecek söz bulamıyor. Şu anda aslında İnegöl mobilyacısı için öyle bir fırsat doğdu ki, işini bilen kişi yurt dışına mal satacak, başka yolu yok bu işin. Alıcı için kâr oranı iki misline çıktı. Gidip pazar arayacak, net bir şekilde mal edip yurt dışına mal satacak. Biz İnegöl olarak Avrupa’nın Çin’i olabiliriz. Bizim arkadaşlarımız öyle değerli ürünler üretmeye başladı ki, satamayacağın pazar yoktur. Ama bir serzeniş olarak değerlendirelim, bizim mobilya üretimi oturma grupları, yatak odası, yemek odası, tv üniteleri gibi standart ürünlerle yüzdesi yüksek bir üretim şeklimiz var. Her evin içerisinde banyo dolabı var ama üreten yok. İnegöl’de bir dünya mağazamız var ama gidin bakın bir tanesinde otel konseptinde ürün yok. Küçük çocuklar için ahşap oyuncak üreten bildiğim kadarıyla bir tane var. Hepimiz koltuk üretiyoruz, hepimiz tv ünitesi üretiyoruz. O kadar bereketli ki bizim İnegölümüz, bu kadar mobilya üretiliyor ve satılıyor. Demek ki biz bir şeyler yapıyoruz. Yurt dışına satıyorsak zaten sıkıntı yok. O zaman kriz yok derim” dedi.

  • Milletvekili Özdemir: “Seçimlere yarın yapılacakmış gibi hazırız”

    Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir ve MHP Kayseri İl Başkanı Serkan Tok Kayseri Gazeteciler Cemiyetini ziyaret etti.

    Kayseri Gazeteciler Cemiyetinde gazetecilere açıklamalarda bulunan MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, yerel seçim çalışmalarına 24 Haziran Genel Seçimlerinin bitmesiyle beraber başladıklarını ve yarın seçim olacakmış gibi yerel seçimlere hazırlıklı olduklarını belirtti. Özdemir, “Genel seçimler geride kaldı. Milliyetçi Hareket Partisi 24 Haziran Genel Seçimlerine bir ittifak anlayışı içerisinde girdi. Bu ittifak anlayışı millet nazarında karşılık buldu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi başladı. Cumhuriyet’imizin yeni bir evresine girmiş bulunuyoruz. Bugün pek çok ülkenin bunların başında sözde müttefikimiz dediğimiz bir ülke geliyor. Açıkça Türkiye’ye karşı ekonomik savaş uyguladıkları bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’yi birlik ve beraberlik şuuru içerisinde ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisinde kurallı bir şekilde nihai hedefe ulaştırmamış lazımdır. Partimizin yerel seçimlerle alakalı 4 tane ilkesi bulunuyor. Türkiye’de 30 tane büyükşehir var. Bunların 3’ü Türkiye’nin en büyük şehirleridir. Nüfus itibariyle baktığımızda da nüfusumuzun yüzde 70’i de bu şehirlerde bulunuyor. Özellikle kayyum ile yönetilen doğu ve güneydoğu bölgelerinde PKK terör örgütüne siyasi bir yandaşlık yapmış çevrelerin olumsuz faaliyetlerini görmesinin akabinde yargının vermiş olduğu kararlar devletimizin vermiş olduğu kararlar sebebiyle bazı belediyelerimiz böyle bir yönetimin altındadır. O bölgede hizmet alanında faaliyetler oldu. Bunun millet iradesiyle tescil edilmesini önemli buluyoruz. Önümüzde ki dönemde bazı şartlar şekillenecektir. Milliyetçi Hareket Partisi yarın seçim olacakmışçasına hazır durumdadır. Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri İl Teşkilatı olarak zaten şehrimizde de çalışmalara başladık” diye konuştu.

    “Aday değilim”

    Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri İl Başkanı Serkan Tok ise, yerel seçimlerde aday olmayacağını ifade etti. Aday adaylığı konusuna Genel Merkez’in karar vereceğini belirten İl Başkanı Serkan Tok, “Ben aday değilim. Ben MHP’nin il başkanıyım. 6 aylık bir il başkanının hiçbir yere aday olmasını da uygun görmüyorum. Ben teşkilatın herhangi bir şekilde zaafa uğrama noktasını düşündüğüm için herhangi bir yere aday değilim. Bana resmi başvuruda bulunan milletvekilimiz yok. Televizyon programında bana soru soruldu. Baki Ersoy Beyi düşünüyor musunuz? Biz kendisiyle bu görüşmeyi yapmadık dedim. Dün bir görüşme yaptık. Benim Genel Merkezim liderim bu noktada onay verirse kendisi de gelip böyle bir talepte bulunursa MHP Kayseri İl Teşkilatı olarak milletvekilliği yapmış olan bir kardeşimizin Büyükşehir’e aday adayı olması benim açımdan uygundur. Çünkü herhangi bir milletvekili arkadaşımızın normal bir adaylıktan farklı olacağını düşünüyorum. Kendi tarafımızdan ilan edilmiş veya kendisinin bize gelip böyle bir talebi yoktur” ifadelerini kullandı.

    Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Veli Altınkaya, yapılan ziyaretten memnuniyet duyduğunu ifade ederek Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir’e basının sorunlarını anlatan bir dosya teslim etti.

  • Özdemir, “Yıpranma payının kapsamı genişletilmeli”

    İzmir Sağlık-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, TBMM’de görüşülecek olan yıpranma payı ile ilgili düzenlemenin kapsamının genişletilmesi gerektiğini söyledi. 1 yıllık çalışmaya 2 ay olarak düşünülen yıpranma payının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözünü verdiği gibi, 1 yıllık hizmete karşılık 3 ay, yani 5 yıla 1 yıl olarak hayata geçmesi gerektiğini kaydetti.

    İzmir Sağlık-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, konuyla ilgili olarak düzenlediği basın toplantısında, TBMM’de görüşülecek yıpranma payının yanı sıra gündemdeki konulara dair değerlendirmelerde bulundu. 500 binin üzerindeki sağlık çalışanının fedakar emekleriyle, milletimizin umudu, devletimizin gururu olduğunu söyleyen Özdemir, sağlık çalışanlarının hiç şüphesiz ülkemizin bugün sağlık hizmetlerinde yaşadığı dönüşümün kahramanları olduğunu kaydetti.

    Yıpranma payının sağlık çalışanlarının haklı bir talebi olduğunu söyleyen Özdemir, bu talebi gündeme getiren ve hayata geçmesine vesile olanın ise Sağlık-Sen olduğunu hatırlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakanlığı döneminde katıldığı Sağlık-Sen buluşmasında talepleri olan yıpranma payına yönelik, 5 yıllık çalışmaya 1 yıllık yıpranma payı sözünün bürokratik engeller yüzünden geciktiğini ifade ederek,“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 13 Mayıs 2014 tarihinde katıldığı Sağlık-Sen programımızdaki cümlesi aynen şu şekildedir: ‘5 yıl hizmeti olanın 1 yıl yıpranma payı olacak.’ Evet, cümle aynen bu şekildedir, hepimizin hafızalarındadır. Şimdi yasa teklifinde yer alan 6 yıla 1 yıl yıpranma payının Cumhurbaşkanımızın müjdelediği şekilde düzeltilmesi gerektiğinin altını çizmek istiyoruz”şeklinde konuştu.

    Sağlık-Sen’in bir kazanımı olarak sağlık çalışanları için yıpranma payının hayata geçecek olmasının, sendikacılık tarihi açısından da ezberlerin bozulması açısından da büyük bir başarı olduğuna dikkat çeken Ekrem Özdemir, “Sağlık hizmeti taşıdığı riskler de dahil bütün boyutlarıyla bir ekip işidir. Bu nedenle yıpranma payı, ek ödeme tavan oranları, emeklilik düzenlemeleri gibi, sağlık hizmeti için ter akıtan bütün sağlık kadrolarını ilgilendiren düzenlemeler, ayrıştıran değil, birleştiren olmalıdır. Ekip ruhunu güçlendirmeyi ve sisteme güveni artırmayı esas almalıdır” dedi.

    Yıpranma payının yalnızca sağlık hizmetleri sınıfında yer alanları değil, sağlık hizmetlerinde çalışan bütün kadrolardaki kamu görevlilerinin tamamını istisnasız şekilde kapsaması gerektiğini ifade eden Özdemir, yıpranma payının geriye dönük olarak hayata geçmesinin hakkın teslimi olacağını dile getirdi.

    Yıpranma payının yasalaşması sürecinde, TBMM’deki Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerde haklı taleplerini tekrar dile getireceklerini söyleyen Özdemir, “Bu taleplerimize ilişkin raporlarımızı, çalışmalarımızı ve analizlerimizi de özellikle Komisyon üyelerine sunarak sürecin takipçisi olacağız” dedi.

    Sağlıkta yaşanan şiddete de değinen Özdemir, şiddetin önlenmesi için caydırıcı yasal düzenlemelerin hayata geçmesi gerektiğini ifade etti. Şiddet uygulayanların tutuklu yargılanmasına yönelik yapılan yasal düzenlemenin, CMK’da yapılması gereken değişiklik yüzünden uygulanamadığını belirten Özdemir, “Şiddet uygulayanlar tutuklu yargılanmalı. Bunun yanı sıra şiddet uygulayan kişilerin acil sağlık hizmetleri dışındaki sağlık harcamaları 6 aylık bir süre için, SGK yerine şahısların kendinden alınmalı. Toplumsal bilinci artırıcı çalışmalar yapılarak, vatandaş duyarlılığı artırılmalı ve vatandaşlarımızın sağlık çalışanlarına sahip çıkması ve şiddet uygulayanlara tepki göstermesi sağlanmalı” şeklinde konuştu.

    Torba yasa teklifindeki pratisyen hekim emeklilerine takriben bin 500 TL, uzman hekim emeklilerine de 2 bin TL emekli maaşı artışı getirilecek olmasının memnuniyet verici bir düzenleme olmakla birlikte, sadece hekimler için yapılacak bu düzenlemenin hakkaniyetli olmadığını vurguladı. Tüm sağlık çalışanlarının emekli maaşlarının artırılmasına yönelik taleplerinin takipçisi olduklarını da belirten Özdemir, “Kanser cerrahisi ve organ nakli gibi özellikli tıbbi hizmetler veren hekimlerin döner sermaye katkı paylarının tavanlarında yükseltmeye gidilecek olması da memnuniyet vericidir. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken husus, bu artış için gerekli kaynağın döner sermaye gelirlerinden oluşan havuz yerine dışarıdan bir sübvansiyonla desteklenmesi olmalıdır” dedi.

    Taleplerini de dile getiren Ekem Özdemir, 3600 ek göstergenin de bir an önce hayata geçmesi, sağlıkta ek istihdamlar yapılarak çalışanların yükünün azaltılması, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılarak emeklilikte yaşanan düşük maaş mağduriyetinin giderilmesi, 2014 yılı sonrasında ön lisans mezunu olanların da lisans tamamlama hakkından faydalanması ve tüm sözleşmelilerin kadroya alınması gerektiğini kaydetti.

  • Seben Kaymakamı Özdemir: “Vatandaşların mağduriyetleri giderilecektir”

    Bolu’nun Seben İlçesi’nde yağmur ve dolu nedeniyle zarar gören alanlarla ilgili açıklama yapan Seben Kaymakamı İdil Özdemir, “Vatandaşların mağduriyetleri giderilecektir” dedi.

    Edinilen bilgiye göre, Bolu’nun Seben İlçesi Suzu Köyü Çatak Mahallesi’nde öğle saatlerinde başlayan sağanak yağış ve dolu, köylülerin tarla ve bağlarında bulunan ürünlerine zarar verdi. Köy içerisinden geçen Açça Deresi’nin taşması nedeniyle tarlalar sular altında kaldı. Köylülerin tarla ve bağlarını sulamak için kullandıkları su pompaları da kullanılamayacak hale geldi.

    Köyde yaşanan olayla ilgili tespit yapmak için gelen Seben Kaymakamı İdil Özdemir, “15 vatandaşımızın 150 dönüm tarlası, sebze meyve bahçesi ve hububat tarlası zarar görmüştür. 5 adet su motoru, 2 adet gübre tankı, 5 adet sulama kuyusu, 100 metre 70’lik su borusu hasar gördü. Gerekli incelemeler yapılmış olup, vatandaşlarımızın mağduriyetleri giderilecektir” dedi.