Etiket: Özbek:

  • MHP Ankara İl Başkanlığı’ndan Özbek çocuklara sağlık desteği

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Ankara İl Başkanlığı, Pursaklar’da yaşayan Özbek ailelerin çocuklarına gönüllü doktorlar aracılığıyla sağlık desteğinde bulundu.

    Afganistan’da Taliban zulmünden dolayı topraklarını terk ederek Pursaklar’a yerleşen Özbek Türk’ü çocuklar ve ailelerinin devlet desteğinden mahrum olması karşısında harekete geçtiklerini belirten MHP Ankara İl Başkanı Fatih Çetinkaya, yoğun istek üzerine öncelikle çocukların sağlık muayenelerinin gerçekleştirildiğini bildirdi.

    Konuyla ilgili olarak bir açıklama yapan MHP Ankara İl Başkanı Fatih Çetinkaya, şunları söyledi:

    “Pursaklar İlçe Teşkilatımızın belirlediği yerde gönüllü doktorlarımızla hasta olan Özbek Türk’ü çocuklarımızı sağlık kontrolünden geçirdik. Kadın Kolları İl Başkanımız sayın Çiğdem Çelik, Yönetim Kurulu üyesi arkadaşlarımız ve Pursaklar İlçe Teşkilatımızın mensuplarının nezaretinde devletin şefkat elinin uzanmadığı bu küçücük soydaşlarımızın feryadına kulak verdik ve yaralarına merhem olmaya çalıştık. Sağlık hizmeti verilmesi konusunda desteği olan her bir kardeşimizden Allah razı olsun.”

    Bütün çocukların sağlıklı yaşamalarının en tabii hakları olduğunu söyleyen Çetinkaya, “Başta Pursaklar olmak üzere Ankara’nın çeşitli semtlerinde Özbek kardeşlerimizin çok zor şartlarda hayata tutunmaya çalıştıklarını biliyoruz. Sağlıksız konutlarda yaşayan bu insanlarımıza ne acıdır ki, diğer mültecilere tanınan haklar tanınmıyor. Suriye’den gelen mültecilere tanınan hakların Özbek kardeşlerimize tanınmaması tam bir çifte standarttan başka bir şey değildir. Hükümet yetkililerini aramızda vatandaşların desteğiyle ayakta durmaya çalışan Özbek kardeşlerimize en kısa zamanda kimliklerini, sağlık ve eğitim öğretim haklarını vermelerini talep ediyoruz. Devletimiz bu soydaşlarımıza şefkat elini mutlaka uzatmalıdır, Türk devleti kendine sığınan bu Özbek kardeşlerimizi ve onların çileli çocuklarını daha fazla mağdur etmemelidir” ifadelerini kullandı.

  • Dursun Özbek: “Benden sonraki yönetimine sıfır borçla Galatasaray teslim edeceğim”

    Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, mali bağımsızlığın bir numaralı öncelikleri olduğunu belirterek, “Benden sonraki yönetimine sıfır borçla Galatasaray teslim edeceğim” dedi.

    22 Ekim’de yapılacak Galatasaray Olağanüstü Mali Kongre öncesi, Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek bilgilendirme toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

    “Mali bağımsızlık bir numaralı önceliğimiz”

    Mali bağımsızlığın öncelikli olduğuna vurgu yapan Özbek, “Mali bağımsızlık bir numaralı önceliğimiz. Eğer bir kurumun maliyesi iyi yönetilmiyorsa o kurumdan başarı beklemek mümkün değildir. Kurumun ne kadar prestijli olduğunu önemli değil. En büyük varlığımız futbol. Birinci sırada futbolculara ödenen maaş, prim ve bunların stopajları geliyor. Toplamda yaklaşık 60 milyon Euro… Personel ve teknik kadroya ödediğimiz 21 milyon Euro ikinci sırada. Deplasman ve kamp masrafları 5 milyon Euro. Finansman giderlerimiz ki bunun içinde kur farkı ve faizler de var 38 milyon Euro. Futbolcu amortisman giderlerimiz 17 milyon Euro. Bunun içinde bu seneki transferler ve daha önce yapılan transferlerin bu yıla intikal eden kısımları var” şeklinde konuştu.

    “Galatasaray’ın borcu 500 milyon dolar”

    Galatasaray’ın borcunu da açıklayan Başkan Özbek, “Galatasaray’ın 500 milyon dolar kadar bir borcu var. Bu paranın 230 milyon doları banka borcu. Geriye kalan kısmı tedarikçilere ve cari taahhütlere bağlı oluşmuş borç. Galatasaray bu yükü ne kadar taşıyabilir? 230 milyon dolar banka borcuna karşılık 40 milyon Euro kadar faiz ve kur farkı ödüyoruz. Bu derecede yüksek faiz ödeyerek Galatasaray’ı daha ileriye götürmek çok zor. Bu rakamlarda her zaman %3-5 arası yanılma payı olabilir. Finansman giderleri 38 milyon dolar. Bir an bunun olmadığını düşünün. Her şeyimiz denk, bankalara borcumuz yok. Ne kur farkı ne de faiz ödememiz olacak. Sırf bu giderler olmasa senede 20 milyon Euro para kazanan spor kulübü haline geleceğiz” dedi.

    “Borç sarmalından ne pahasına olursa olsun çıkmak zorundayız”

    Galatasaray’ın kazancı ve gelecek projeleri de anlatan sarı-kırmızılı kulübün başkanı, “Galatasaray’ın geliri 150 milyon seviyesindedir. Bu gelire rağmen neden sıkıntı çekiliyor sorusu sorulabilir. Bu gelirimiz 2020 yılına kadar temlik edildiği için gelirler var ama kasaya girişi olmuyor. Biz bu borç sarmalından ne pahasına olursa olsun çıkmak zorundayız. Her sene 40 milyon Euro faiz ve kur farkı ödeyerek geleceğe taşıyamayız. Mecidiyeköy’de 2000 metrekare civarında bir arazimiz vardı. Başkan yardımcısı olduğum dönemde imarı çıkmış bu arsa üzerinde 5 yıldızlı bir otel yapılmasını öngörmüştük. Genel kurul da kabul etti. Çeşitli spekülasyonlar var. Otel inşaatı istediğimiz hızda gitmiyor ama durması söz konusu değil. Günlük gelişmeleri önünden geçerken bile görebilirsiniz. Şu an cephesi kapatılıyor. İçeride mobilya ve dekorasyon çalışması yapıldı. Projemiz Galatasaray’ın cari harcamalarında mümkün olduğu kadar israfı engellemekti. Bunu azaltmaya çalıştık. Pek çok insanın işine son vermek durumda kaldık. Sadece bunu yaparken bu mali tabloyu düzeltmek mümkün değil. Galatasaray’ın çok büyük kaynakları var. Bunların da başında gayrimenkulleri var” diye konuştu.

    “Sarf edilen büyük bir emekler var”

    Riva projesi hakkında da bilgiler veren Başkan Dursun Özbek, “Riva 40 sene önce çok sevdiğim efsane başkanımız Selahattin Beyazıt tarafından kulübüme kazandırıldı. Sayın Adnan Polat döneminde imarı çıkarılmış ve ruhsata bağlamış. Yaklaşık olarak 840’a yakın villa projesi vardı. Ben onlara da çok teşekkür ediyorum. 40 sene önce alınan bir arsa 35 sene sonra ruhsata bağlanıp Galatasaray’a varlık oldu. Sarf edilen emekler de büyük emekler. Sayın Ünal Aysal döneminde müteahhit firmadan bir teminat mektubu istenmiş. Karşı taraf bu talep nedeniyle projeden çekilmiş. Yaklaşık olarak 1 milyon metrekareye yakın bir arsa. Sayın Adnan Polat döneminden beri burada bir şeyler yapılması için çalışmalar yapılmış. Şartnameler hazırlanmış. Müteahhit için ihaleye de çıkılmış. Fakat sonuç çıkmadan görevden ayrılmış. Yeni gelen yönetim ihaleyi kazanan firmayla görüşmüş. Eğer paranızı iki senede geri kazanmak istiyorsanız arsayı 150 milyon dolar olarak fiyatlandırmış. Eğer üç senede almak isterseniz 200, 4 seneye razıysanız 250 milyon dolar alırsınız denmiş” açıklamasında bulundu.

    “Kulübü taşımam lazım, Florya’ya sığmıyoruz”

    Mevcut tesisin yetmediğini aktaran Özbek, “Galatasaray’ın en büyük gayrimenkullerinden biri de mevcut tesislerimizin olduğu Florya’daki arazi. Toplamda yaklaşık 85 dönüm bir arazı. Tapusu bize ait olan kısım 23 dönüm. Şartlı bağış maddesiyle 1985’te Gençlik Spor Genel Müdürlüğü’nden gelen bir kısım da var. Şart ise sportif faaliyet gösterilmesi üzerine. 17 sene daha bizim hakkımız var. Kulübü de bir yere taşımam lazım. Florya’ya zaten sığmıyoruz. İki tane normal ebatta sahamız var. Birinde A takım idman yapıyor. Diğerinde alt yaş grupları maç yapıyoruz. Bir saha düşünün her gün üzerinde maç ve antrenman yapılıyor. Bakımı zorlaşıyor. Niteliğini de kaybediyor. Galatasaray gibi dünya markası olmuş bir kulübün 8 tane normal boyutta sahası olmalı. Bunun 3-4 tanesini A takım kullanmalı. Çim ve sahanın özelliğini kaybetmemesi için. 22 Ekim’e sonrası yapacağımız anlaşmaları ve sözleşmeleri size getirip anlatacağım. Sığabileceğimiz bir yere ihtiyacımız var. Bunu Ankara’da Bakanlık seviyesinde ilettim. Asgari 250 dönümlük bir araziye ihtiyacımız olduğunu ilettim. Bize bu arsayı temin ederseniz kulübü taşıdıktan sonra Florya’da projeyi geliştirmek mümkün olacak. Florya’dan maç günü stada gelmemiz 90 dakika sürüyor. Takım ve teknik ekip de bu konuda çok hassas. Onları da etkiliyor. Bu yüzden stada yakın bir yerden bu arsayı talep ettik” ifadelerini kullandı.

    “Çatıyla ilgili dava sonuçlanacak ve üst kullanım hakkına da kavuşacağız”

    TT Arena’nın yanına kapalı spor salonu yapmak istediklerini aktaran Özbek, şöyle devam etti:

    “Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde TT Arena’nın yanında 15 bin kişilik spor salonu için her şey hazır. Çok kısa sürede inşaatına başlayacağız. Abdi İpekçi’de oynuyoruz buna ne gerek var diye sorulabilir. Stadın açıldığından beri devam eden bir çatı davamız var. Sözleşme gereği bize verilmesi gereken üst kullanım hakkı verilmedi. İlk iş olarak GSGM’ye gittim. Çatı olayı çözülmeden burayı da yapamayacağımızı söylediler. GSGM’ye bu arsanın kendilerinin olduğu ve yapacağımız salonun tapusunun da onlarda olacağını söyledim. Çatıdan daha büyük yatırım olduğunu vurgulamadım. Bu tesis alacaklı oldukları paradan çok daha değerli bir varlık olarak geri dönecek. Amatör sporları geliştirmek devletin de yükümlülüğü. Çatıyla ilgili protokolle oradan gelecek parayı buraya katkı payı olarak verdik. Sayın Bakan ve müsteşar imzaladı. Şimdi protokol yazılıyor. Hem çatıyla ilgili dava sonuçlanacak ve üst kullanım hakkına da kavuşacağız.

    Buradaki boş alan için kapalı spor salonu için çalışmalarımız vardı. Zaten Ali Sami Yen Spor Kompleksi projesinde yeri farklı olsa da salon vardı. Kendi finansmanını kendi sağlayacak. Bu salonların isim hakları satılabilecek değerler. Yaklaşık 30 milyon dolar civarı bir bütçe çıkıyordu. Yıllık isim hakkını 3 milyon dolardan 10 yıllık satabilirsek salon kendi kendini yapacak.”

    “Galatasaray banka borçlarından kurtulmak zorunda”

    Riva ve Florya projeleri sonrası kazanılacak gelirleri ise Başkan Özbek şöyle aktardı:

    “Riva ve Florya’ya Galatasaray’a orta vadede yaklaşık olarak 500 milyon dolarlık gelir sağlayacak. Protokollerin yapılmasıyla kısa dönemde de nakit akışı sağlanacak. Buradan gelecek paranın %90-95’i banka borçlarının kapanmasına gidecek. Hiç kimse başka bir şey düşünmesin. Fakat Galatasaray’ın bağımsızlığı her şeyin önünde geliyor. Galatasaray iyi yönetildiği zaman para kazanabilecek bir yapıda. Son divan kurulunda bütün bunlar başarılı olursa sonrası ne olacak diye bir soru gelmişti. Eş zamanlı olarak bir projeye daha başladık. 500 yıllık geçmişimiz var. Bu geçmişimizden gelen birikimle güncel olarak yönetilmek için kendi kriterlerimiz olmalı. 22 Ekim sonrası bir genel kurul daha düzenleyip bu kriterleri tartışacağız. Bu kriterleri hiç esnetmeyecek duruma getirmek için tüzüğümüze koymak istiyoruz. Ben yaptım oldu devri bitmeli.

    Galatasaray’ın mali bağımsızlığını kazanması için finansal yapısına en büyük zararı veren banka borçlarından kurtulmak zorunda. Bu projelerden gelecek gelirin %95’i borçlarımızın sıfırlanmasına gidecek. Geri kalan %5 ile Selahattin Beyazıt’ın Galatasaray’a hediye ettiği Riva gibi yeni bir gayrimenkul satın almak istiyorum.”

  • Laleder Başkanı Gökçe Özbek tutuklandı

    Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturmalar kapsamında Kahramanmaraş’ta gözaltına alınan Laleder Başkanı Gökçe Özbek ile adliyede işlemleri tamamlanan 42 polis tutuklanarak cezaevine konuldu. Evinde örgütsel dokümanlar bulunan HDP İl Eş Başkanı Metin Gönülşen de gözaltına alındı.

    Haklarında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, Türk Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya, görevlerini yapmasına kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” gerekçesiyle gözaltı kararı bulunan Laleder Başkanı Gökçe Özbek, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Aynı soruşturma kapsamında adliyede sevk edilen 51 polisten 42’si de tutuklanarak cezaevine konuldu.

    FETÖ soruşturması kapsamında emekli eski Kahramanmaraş İl Emniyet Müdür Yardımcıları Abdülkadir Durmuş Adıyaman’da, Ahmet Aslan Malatya’da, Zekayi Kıymaz da İzmir’de Kahramanmaraş’tan gönderilen özel ekiplerce gözaltına alındı.

    HDP İl Eş Başkanı Metin Gönülşen da gözaltına alındı

    Öte yandan HDP Kahramanmaraş İl Eş Başkanı Metin Gönülşen, ofisinde ve evinde yapılan aramaların ardından gözaltına alındı. Kahramanmaraş Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından Gönülşen’in ikametinde ve iş yerinde arama yapıldı. Yapılan aramalarda evde örgütsel dokümanlar bulan polis, Metin Gönülşen’i gözaltına aldı.

  • MHP Genel Başkan Adayı Sinan Oğan, Özbek, Afgan Ve Kerkük Türkleri İle Bir Araya Geldi

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) eski milletvekili Sinan Oğan, “Ok yaydan çıkmıştır bir defa, bunun geri dönüşü yoktur. Delegelerimiz kurultay istiyor ve tüzük kurultayı istiyor. Tüzük kurultayından korkmamak lazım. Kurultayın yapılacağından bizim şüphemiz yok” dedi.

    MHP Genel Başkan Adayı Oğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Ankara, Kaysın Kuliyev Malkar Türk Şairi Parkı’nda Türkmen, Özbek ve Afgan çocuklarla bir araya geldi.

    Suriye’den gelen mültecilere tanınan hakların Türk ve Müslüman olan Afganistan, Özbek ve Kerkük Türkleri’ne tanınmadığını vurgulayan Oğan,”Bu kardeşlerimizin eğitim hakları, sağlık hakları için elimizden gelen her türlü çabayı göstereceğimizden emin olabilirsiniz. Biz de bugün burada siyasetçi kimliğimizle değil, Türk milletinin bir evladı olarak buradayız. Ancak siyasette de Allah nasip ederse en kısa zamanda hedeflediğimiz noktaya geleceğiz, iktidar olacağız o güne kadar hükümet bu kardeşlerimizin sorunlarını çözmezse bu kardeşlerimizin ikamet, vatandaşlık, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçlarını çözeceğimize buradan da söz veriyoruz. Ama ben inanıyorum ki hükümette o güne kadar bu çağrımıza sessiz kalmayacak, bu kardeşlerimizi eğitim hakkından mahrum etmeyecektir” şeklinde konuşu.

    Oğan, çocuklara hediyeler getiren hayırsever iş adamlarına teşekkür ederek onlardan bu çocuklar için okul yaptırması talebinde bulundu. Oğan, binadan daha önemli olanın hükümetin yasal düzenlemeyi getirmesi olduğunun altını çizdi.

    Oğan, “MHP Yönetimi’nin kurultaya karşı çıkması üzerine yargı sürecinden sizin açınızdan olumsuz bir karar verilirse nasıl bir girişimde bulunacaksınız?” sorusuna şöyle cevap verdi:

    “Yargıdan nasıl bir karar çıkıp çıkmayacağını bilmiyoruz. Bizim yargıyla ilgili yargı sürecinde olduğu için herhangi bir şey söylememiz doğru değil. Ancak tahminimizi söyleyebiliriz. Biz inşallah bu süreçten yargı açısından herhangi bir sorun çıkacağı kanaatinde değiliz. Çünkü bu bir tüzük kurultayı, partinin iç işi ancak yeterli kurultay delegesi olduğu halde kurultayımız toplanmadığı için yargı süreci başladı. O sebeple biz kurultayda yargı anlamında bir sıkıntı çıkacağını beklemiyoruz. Ancak yargımızın da bağımsız olduğunu, verecekleri karara saygı duyacağımızı ifade etmek istiyoruz. Beklemediğimiz halde olur da aksi bir durum söz konusu olursa onu o zaman değerlendireceğiz.”

    “Ok yaydan çıkmıştır bir defa, bunun geri dönüşü yoktur” diyen Oğan, “Delegelerimiz kurultay istiyor ve tüzük kurultayı istiyor. Tüzük kurultayından korkmamak lazım. Kurultayın yapılacağından bizim şüphemiz yok. Genel Merkezimiz de bundan korkmasın. Partimizin içine yabancı eller giriyor, paraleller giriyor, şu giriyor paralel yapılar giriyor vs. ifade ediliyor. Daha önce de ifade ettim kimse endişe etmesin, biz partimizi hiçbir ele teslim etmeyiz. Biz partimize kimsenin girmesini, sızmasını istemeyiz ve müsaade de etmeyiz. Paralelle mücadele ise biz dün de mücadele ediyorduk, bugün de, yarında her türlü paralelle mücadele edilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Dolayısıyla artık bu tüt şeylerinde, partimizin üzerine artık bu yaftanın, gölgenin kalkması lazım. Biz artık projelerimizi konuşmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    MHP’ye yeniden yönetim sistemini ve anlayışını reforme edeceklerini söyleyen Oğan şunları kaydetti:

    “İdeolojimiz gayet güzel yerinde ama partinin hantal bir yönetim anlayışı var. Tekçi bir yönetim anlayışı var. Biz bunu reforme edeceğiz, onunla ilgili çalıştık, onunla ilgili hazırladığımız projelerimiz var. Türkiye ile ilgili hazırladığımız projelerimiz var. O anlamda artık partimizin bu gereksiz tartışmalarla yok efendim yargı süreciydi yok paraleldi yok şuydu, buydu MHP’nin artık bu tür şeylerle gündeme gelmesini artık biz istemiyoruz. MHP’nin Genel Başkan Adayı olarak ben partimizin projelerimizle, Türkiye vizyonumuzla, dünyaya bakışımızla konuşulması gerektiğini düşünüyoruz ve bununla ilgili de biz hazırız, projelerimiz hazır, partimizi nasıl yöneteceğimiz, Türkiye’ye nasıl bir vizyon çizeceğimizle ilgili çalışmalarımız hazır. Bunu sordukları takdirde biz bunları konuşmaya hazırız. Ama artık partimizin bu şekilde farklı şeylerle anılmasını istemiyoruz.”

  • Çocuğunu Döven Özbek Anne 5 Yılla Yargılanacak

    Mersin’de 3 yaşındaki öz kızını işkence edercesine döven Özbekistan uyruklu G.I., 5 yıl hapis istemiyle önümüzdeki ay hakim karşısına çıkacak.

    Geçtiğimiz aralık ayında öz kızı Tuanna’yı işkence edercesine döven Özbekistan uyruklu bir kadının görüntüleri pazartesi günü sosyal medyada büyük tepkilere neden oldu. Tepki çeken kadının Özbekistan uyruklu G.I. olduğu ortaya çıktı. Görüntüleri çeken kişinin ise kadının kuzeni olduğu ve kadının ayrı yaşadığı eşi Hasan Tayfun Çekmegeli’ye gösterdiği öğrenildi.

    Baba Çekmegeli, olaydan haberdar olur olmaz Mersin 4. Aile Mahkemesi’ne boşanma davası açtı. Çift, tek celsede boşanırken, Tuanna’nın velayeti babaya verildi. Baba Çekmegeli şiddet olayı nedeniyle ayrıca G.I. hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

    Mersin Aile İçi Şiddet Suçları Soruşturma Bürosu, G.I. hakkında başlattıkları soruşturmada “Tehdit, hakaret, basit yaralama” suçlarından 5 yıl ağır hapis istemiyle iddianame hazırladı. Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kabul edilen iddianamede minik Tuanna’nın gördüğü şiddete ilişkin şu ifadeler yer aldı:

    “Şüphelinin, mağdurun öz annesi olduğu, suç tarihinde şüphelinin sobayı yakmaya çalıştığı sırada mağdurun ağlamasına kızarak hakaret ettiği, beddua içerikli sözler söylediği, sol eliyle önce mağdurun yüzüne, sonra poposuna vurduğu, sağ eliyle yüzüne vurduğu, mağduru iki eliyle iteklediği, sırt üstü yere düşen mağdurun üzerine sağ ayağıyla bastırarak ‘seni öldürmem lazım, seni deli edeceğim’ diyerek tehdit içeren sözler söylediği, eline aldığı bir nesne ile mağdura vurduğu, yüz üstü yere doğru attığı, kızıp bağırıp çağırdığı, vurmaya ve mağduru silkelemeye devam ettiği, olayın görüntülerinin kayda alındığı 2 dakika 46 saniyelik zaman diliminde gerçekleştiği anlaşıldı.”

    G.I., gelecek ay Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.