Etiket: Özal

  • Turgut Özal Üniversitesi Hastanesi Prematüre Doğan Çocukları Unutmadı

    Turgut Özal Üniversitesi Hastanesi’nde dünyaya gelen prematüre (Erken Doğum) bebekler ve aileleri sürpriz kutlama programında bir araya geldi.

    Duygusal anların yaşandığı hdoktorlar, hemşireler hemşireler ve anne babalar gözyaşlarına hâkim olamadı. Doç. Dr. Semra Kara, ‘500-700 gr civarında doğan bebekleri şimdi karşınızda koşan, oynayan ve sağlıklı birer çocuk olarak görmek müthiş bir keyif’ dedi.

    “PREMATÜRE DOĞSAN DA YALNIZ DEĞİLSİN”

    Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Yenidoğan Yoğun Bakım Servisi’nde yatan ve taburcu olan prematüre bebek ve ailelerinin katılımı ile kutlama programı gerçekleştirildi. Programa yeni doğan yoğun bakım servisi doktor ve hemşireleri ile hastane çalışanları da katıldı. Kutlamada Yeni doğan Yoğun Bakım sorumlusu Doç. Dr. Semra Kara ve sorumlu hemşire Selma Zıraman birer konuşma yaptı. Prematüre bebeklerin ailelerinin de duygularını paylaştığı programda hem aileler hem de hemşireler göz yaşlarına hâkim olamadı. Kutlamada “Prematüre doğsan da yalnız değilsin” yazılı pasta kesildi.

    ‘ONLARI KOŞARKEN GÖRMEK ÇOK KEYİFLİ’

    Kutlamada konuşan Doç. Dr. Semra Kara, “Yeni Doğan Yoğun Bakım servisimizde bugüne kadar birçok bebeğe baktık. Prematüre bebeklerin bakımı çok zor ve meşakkatli. Ancak 500-700 gram civarında doğan bebekleri şimdi karşınızda koşan, oynayan ve sağlıklı birer çocuk olarak görmek müthiş bir keyif. Bebeklerimizi böyle mutlu ve sağlıklı görmek bize de mutluluk ve gurur veriyor. Yenidoğan özellikle de prematüre bebek bakımı bir ekip işi, bu nedenle hem doktorlarımıza hem de özverili hemşirelerimize çok teşekkür ederim” diye konuştu.

    28 HAFTA ALTI ÇOK RİSKLİ

    Türkiye’de yılda yaklaşık 1.3 milyon çocuğun dünyaya geldiğini ve doğumların yüzde 11’nin erken doğumlar oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Semra Kara“Bebeğin gebelik haftası küçüldükçe sağlıklı yaşam oranları azalıyor. Özellikle 28 hafta altında doğanlarda riskler çok daha fazla. Ancak iyi hazırlanmış, teknolojiyle ve diğer branşlarla desteklenmiş iyi bir hastane ortamında bu bebeklerin yaşam şansı günümüzde artmış durumda. Prematüre bir bebeğin doğma riski varsa, doğumun yenidoğan yoğun bakımı verebilecek bir merkezde gerçekleşmesi bebeğin yaşama ve yaşamını sağlıklı devam ettirme şansını artıracaktır. Özellikle bin gramın altında olan prematüre bebeklerin yenidoğan uzmanının bulunduğu bir merkezde doğması çok önemli” şeklinde konuştu.

  • Turgut Özal Tıp Merkezi Bir İlki Daha Başardı

    Malatya’da siroz hastalığı ile kalp kapağı darlığı şikayeti bulunan Mardinli Şeyhmus Özgün, tavi yöntemiyle kalp kapağı darlığı tedavi edildikten sonra karaciğer nakli sonrası sağlığına kavuştu.

    Mardinli 66 yaşındaki Şeyhmus Özgün’e 1971 yılında siroz hastalığı teşhisi konuldu. Bununla birlikte kalp kapağı darlığı sorunu bulunan Özgün, hastalıklarının tedavisi için yurt içi ile yurt dışında birçok hastaneye başvurdu. Yaşaması için acilen karaciğer nakli yapılması gereken Şeyhmus Özgün’e, kalp kapağındaki darlıktan dolayı pek çok hastane tarafından bunun olamayacağı söylendi. Hastanın hayatı İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ne başvurması ile kurtuldu.

    İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir, hastanın karaciğerindeki yetmezlik nedeni ile pek çok yan rahatsızlığı olduğunu belirtti. Hastanın kanamaya eğilimi nedeniyle kalp ameliyatının çok riskli olduğunu anlatan Özdemir, şöyle devam etti:

    “Ameliyat masasında ölebilirdi. Hastamız değişik şehirlerde birçok hastaneye gitmiş, ameliyat olamazsın denilerek geri gönderilmiş. Ancak merkezimizin en büyük avantajı hem Tavi işlemi, hem de karaciğer naklinin aynı merkezde yapılabiliyor olması. Hastamıza önce tavi işlemini uyguladık 10 gün sonrada karaciğer nakli oldu. Bu hastamız tıp literatüründe bir ilk, Tavi+karaciğer nakli yapılan ilk hasta, bu hastamızın bir özelliğiyle daha var. Tavi yöntemi ameliyatı riskli olan hastalara uygulanıyor. Kapak hastalıklarının ana tedavisinin cerrahi veya damar yoluyla girilerek kapak değişimi yapılması olduğunu kaydediyor.”

    Prof. Dr. Ramazan Özdemir tavi yöntemini 2013 yılından beri uyguladıklarını ifade etti.

    Malatya İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakil Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz ise sağlık açısından son derece sıkıntılı olan hastanın sağlığına kavuştuğunu dile getirdi. Yılmaz, “Hastanemize başvuran karaciğer hastalarının birçoğu yaşlı ve kalp rahatsızlıkları da olan kişiler. Bu özelliklerinden dolayı birçok hastaya karaciğer nakli yapamıyoruz. Çünkü böyle bir ameliyatı kaldıramıyorlar. Bu hastamız geldiğinde sağlık açısından son derece sıkıntılıydı. İlk önce tavi yöntemiyle kalp kapağı şikâyeti çözüldü. Bize sorunsuz bir hasta verdiler. Biz karaciğer nakli gerçekleştirdik. Şu anda hastamız gayet iyi durumda.

    Şeyhmus Özgün ise “Kendimi çok iyi hissediyorum. 1971 yılından siroz rahatsızlığım vardı. Birçok ilde hastanelere gittim. Suriye’ye bile gittim tedavi olmak için. En sonunda buraya geldim. İntihar etmeye bile giriştim. Ancak çare bulamamıştım. Hocalarıma teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • Turgut Özal Üniversitesine Taze Kan

    Turgut Özal Üniversitesi (TÖÜ) Mütevelli Heyeti önemli bir isimle yoluna devam edecek. Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Tülay Tuğcu, TÖÜ’nün yeni mütevelli heyeti üyesi oldu. Tuğcu, ‘Çok heyecanlıyım. Başarılı bir üniversitedeyim’ dedi. Ayrıca eski bakan Mehmet Keçeciler ile Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş da Mütevelli Heyet Başkanlığı Başdanışmanlığına getirildi.

    ‘BAŞARILI BİR ÜNİVERSİTEYE GELDİM’

    Anayasa Mahkemesi eski üyesi Prof. Dr. Sacit Adalı’nın Mütevelli Heyet Başkanlığına gelmesinin ardından bir gelişme daha yaşandı. Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Tülay Tuğcu da TÖÜ’nün yeni mütevelli heyet üyesi oldu. Yeni görevinin ardından konuşan Tuğcu, katıldığı ilk mütevelli heyet toplantısının çok heyecanlı olduğunu ifade etti. Tuğcu, heyet arkadaşlarıyla tanışacağını belirterek şöyle konuştu:

    “Umarım yararlı olurum. Turgut Özal Üniversitesi’ni bu görevi aldıktan sonra daha detaylı inceledim. Çok gelişmiş farklı dallarda başarı göstermiş bir üniversite olduğunu gördüm” dedi. Üniversiteye ilişkin incelemeleri yaptıktan sonra kanaatlerinin daha da netleştiğini ifade eden Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Tuğcu, “Turgut Özal Üniversitesi bundan sonra daha da gelişerek ilerleyecektir.” dedi.

    İKİ İSİM BAŞDANIŞMAN OLDU

    Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Sacit Adalı, Tuğcu’nun katılımı ile ilgili şunları söyledi; “Tülay Tuğcu Hanımefendiye müteşekkiriz. Bu katılım bize ferahlık getirdi. Fikirlerinden diğer üyelerimizde memnun oldu. Ayrıca merhum Turgut Özal’ın Bakanlar Kurulu üyeleri Mehmet Keçeciler ve Nevzat Yalçıntaş bey Mütevelli Heyet Başkanlığı Başdanışmanı oldu. Bu isimler bize ışık tutacak.”

    YÜKSEK MAHKEMENİN İLK KADIN BAŞKANI

    Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Tülay Tuğcu, 1992 yılında Danıştay üyesi oldu. 2004-2005 yılları arasında Uyuşmazlık Mahkemesi, 2005-2007 yılları arasında Anayasa Mahkemesi Başkanlığı yaptı. Tuğcu, aynı zamanda Anayasa Mahkemesinin ilk kadın başkanı ünvanını taşıyor.

  • Turgut Özal Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Adalı Oldu

    Turgut Özal Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığını üniversitenin kurucu öğretim üyelerinden ve Anayasa Mahkemesi eski üyesi Prof. Dr. Sacit Adalı devraldı.

    Turgut Özal Üniversitesi’nde bayrak değişimi gerçekleşti. Mütevelli Heyet Başkanlığını üniversitenin kurucu öğretim üyelerinden ve Anayasa Mahkemesi eski üyesi Prof. Dr. Sacit Adalı devraldı. Mütevelli heyet toplantısında duygu ve düşüncelerini paylaşan Adalı, Turgut Özal Düşünce ve Hamle Vakfı yöneticilerine Turgut Özal ismiyle üniversite kurdukları için teşekkür etti.

    “DEVLET YÖNETİCİLERİMİZİN GÖSTERDİĞİ HEDEFLER DOĞRULTUSUNDA VE MEVZUAT HÜKÜMLERİ GEREĞİNCE ÜNİVERSİTEMİZ YOLUNA DEVAM EDECEKTİR”

    Prof.Dr. Adalı şunları kaydetti:

    “Üniversite kurucu Mütevelli Heyet Başkanımız sayın Yıldırım Akbulut, merhum Galip Demirel, Emin Başer Beyefendilere ve diğer kuruculara bu güzel üniversitenin temelini attıkları, mütevelli heyetin tüm üyelerine de bu görevi bana layık gördükleri için teşekkür ediyorum. Yardımlaşma ve teenni ile yolumuza devam edeceğiz. Temeli ihlasla atılan üniversitemiz yardımlaşma ve birlikte çalışma ruhu ile ebediyete kadar bilimsel başarılarla devam edecek. Devlet yöneticilerimizin gösterdiği hedefler doğrultusunda ve mevzuat hükümleri gereğince üniversitemiz yoluna devam edecektir. Tevfik Allah’tan gayret bizden”.

    Eski Mütevelli Heyet Başkanı Yünüs Uyanık ise “Şerefle yürüttüğüm bu görevi çok değerli bilim adamı Sayın Prof. Dr. Adalı’ya devrettiğim için çok mutluyum. Tüm mütevelli heyet olarak kendisine her zaman büyük destek vereceğiz’ diye konuştu. Rektör Prof. Dr. Abdulkadir Şengün ise ‘Yeni mütevelli heyet başkanımızın Sayın Sacit Adalı olmasından dolayı kendisine şükranlarımı iletiyorum. Sayın Yünüs Uyanık üniversiteyle kendi işlerinden daha çok ilgilenmiştir. Vakıf üniversitesi mevzuat hükümlerini eksiksiz bir biçimde uygulayarak üniversiteyi bu günlere getirmiştir” ifadelerini kullandı.

    TURGUT ÖZAL MÜTEVELLİ HEYET BAŞKANI PROF. DR. SACİT ADALI KİMDİR?

    Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yüksek öğrenimini tamamlayan Adalı, Fransa’nın Rennes Üniversitesi’nde 1971’de Yönetim Bilimleri Dalı’nda ihtisas doktorasını bitirerek Türkiye’ye döndü. Farklı kurumlarda görev aldıktan sonra 1993 yılında Anayasa Mahkemesi üyeliğine getirildi. Anayasa Mahkemesi üyeliği döneminde görev yaptığı 17 yılda kritik davalarda verdiği karar ve savunduğu demokratik görüşlerle öne çıktı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2008 Temmuz’unda Ak Parti’ye açılan kapatma davasında, partinin kapatılmasına ‘hayır’ oyu vererek karşı çıktı. Adalı kamuoyunda uzlaşmacı tavrı, demokratik kişiliği, Turgut Özal gibi toplumun her kesimine hitap eden, ülkenin önceliklerini kendi öncelikleri bilen bir aydın kimliğiyle tanınıyor. 17 yıllık Anayasa Mahkemesi üyeliği süresince, kritik kararlar için kullandığı oylar ve savunduğu görüşlerle öne çıktı. Türkiye tarihinde ilk kez onun üyeliği döneminde iktidar partisi olan Ak Parti için kapatılma davası açıldı. AK Parti’nin kapatılmaması için, çaba ve kararıyla önemli rol oynadı.

  • Turgut Özal Üniversitesi Elektrik Üretimi İçin Harekete Geçti

    Turgut Özal Üniversitesi, güneşten enerji üretebilmek için kolları sıvadı. Merkez kampüste kurulacak güneş evinden elde edilen elektrikle kampüs koridorlarının bir kısmı aydınlatılacak. Yaz aylarında ise oluşan fazla enerji depolanabilecek.

    Proje Koordinatörü Turgut Özal Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vedat Kıray, güneşten elektrik üretimi ile ilgili olarak, “Turgut Özal Güneş Evi Projesi kapsamında prototip evin yapımına başlandı. Güneş evinde başta güneş enerjisi olmak üzere yenilenebilir enerji kaynakları, akıllı şebeke ve mikro şebeke konularında araştırmaların yapılmasını hedefliyoruz. Projede hedeflenen çalışmalar iki yüksek lisans ve iki lisans tezi olarak ele alıyoruz. Güneş evinde üretilen enerji ile üniversitenin güneş almayan bazı koridorlarının aydınlatılması ve bu aydınlatma yapılırken gelişmiş LED teknolojisinin ve direkt doğru akım aydınlatma yönteminin kullanılmasını planlıyoruz. Enerji fazlasının oluşabileceği yaz aylarında fazla enerjinin akü bankasında depolanması ve diğer ihtiyaçlar için invertörler üzerinden kullanılmasını hedefliyoruz” dedi.

    Güneş evinin çatısında hareketli ve sabit olmak üzere 400W’lık iki PV panel grubu bulunduğunu anlatan Doç. Dr. Kıray şöyle devam etti:

    “Sabit paneller 35 derece açıyla güney istikamete bakıyor, hareketli paneller ise özel bir tasarım ile ele alınarak döner çatı üzerine yerleştirilmiş durumda. Döner çatı tasarımı ile bütünleşik çatı ve güneş takip sistemlerine bir örnek uygulama oluşturmayı hedefliyoruz. Geliştirilen elektromekanik tasarımda farklı ebatlardaki çatılara uygulanabilecek modüler bir yapı oluşturuldu. Çatının yatay hareketi için iki adet redüktörlü DC motor ve panellerin dikey hareketi için bir sonsuz vida mekanizması kullanıldı. Ayrıca elektromekanik sistemin bina içinden gözlemlenebilmesi için evin tavanına 1.5 m çapında özel bir pencere yerleştirdik. Bahsedilen farklı kullanımların organizasyonları ve izlenmesi için gerekli olan enerji yönetim sisteminin oluşturulmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor.”