Etiket: “Oyunun

  • Eroğlu “3. golden sonra oyunun hakimiyeti tamamen bize geçti”

    Altınordu Teknik Direktörü Hüseyin Eroğlu, 4-1 yendikleri maç sonrasında, “3. golden sonra oyunun hakimiyeti tamamen bize geçti” dedi.

    Samsunspor’u deplasmanda 4-1 yendikleri maç sonrasında basın toplantısında konuşan Hüseyin Eroğlu, “Geçtiğimiz haftalarda 2 mağlubiyet 1 galibiyet almıştık. Geçen haftalardaki maçların kırılma anlarını güzel oynayamamıştık. Samsunspor’un performansını biliyorduk. Bu haftaki çalışmalarımızı ona göre yaptık. Maça iyi başladık. Rakibin duran toplardan ve kenar ortalarından etkili olduğunu bilerek önlemler aldık. İlk yarı yaptığımız güzel işlerle skoru lehimize almayı bildik. 2. yarı seyirci baskısıyla biraz baskı yedik ve biraz geride kabullendik. Samsunspor’un üstümüze geleceğini biliyorduk ve ona göre planlarımızı yaptık. 3. golden sonra oyunun hakimiyeti tamamen bize geçti. İyi bir maçtı. Samsunspor’a bundan sonraki maçlarında başarılar diliyorum. Çok transfer yaptılar. İlerleyen haftalarda daha iyi olacaklarını düşünüyorum. Bizim antrenman sahalarımızın zemini bile çok iyi. Sahanın zeminin kötü olması bizi de olumsuz etkiledi. Samsunspor’a daha güzel zeminler yakışıyor. Kalecimiz Berke için Almanya ve İngiltere’den talipler var. Berke’yi de Cengiz ve Çağlar gibi Avrupa’ya pazarlamayı düşünüyoruz. Onunla ilgili değerlendirmeyi sezon sonu yapacağız” diye konuştu.

  • Oyunun fotoğrafını çekip polise kafa atan kişi tutuklandı

    Denizli’de, referandumda kullandığı oyun fotoğrafını çektikten sonra sandık görevlileri tarafından uyarılan ve polis tarafından durdurulduktan sonra polise kafa atan Ahmet K., çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

    Denizli’nin Merkezefendi ilçesi Gültepe Mahallesi Reşat Vural İlkokulundaki 2087 No’lu sandıkta oy kullandıktan sonra fotoğrafını çeken, sandık görevlilerince uyarılan ve olaya müdahale eden polislere kafa atan 27 yaşındaki Ahmet K., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

    Ahmet K. ile birlikte göz altına alınan G.B ve İ.B emniyetteki sorgularını ardından serbest bırakıldı.

    Kafa attığı polisi kaşından yaralan Ahmet K., çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak, cezaevine gönderildi.

    Öte yandan yaralanan polis memuru, Servergazi Devlet Hastanesi’ndeki tedavisinin ardından taburcu edildi.

  • ‘Reis Bey’ oyunun galasına yoğun ilgi

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Necip Fazıl Kısakürek’in 1960’da yazdığı “Reis Bey” adlı oyunun galasını Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde gerçekleştirdi. Oyunun galasına İstanbul Valisi Vasip Şahin ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da katıldı.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarının yeni oyunlarından “Reis Bey”in galası Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde gerçekleşti. İstanbul Valisi Vasip Şahin ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın katılımıyla gerçekleştirilen galaya tiyatroseveler yoğun ilgi gösterdi. ‘Reis Bey’ oyunuyla Şehir Tiyatrolarında ilk kez ‘3D’ sistemleri kullanıldı. Genel sanat yönetmenliğini Süha Uygur’ın yaptığı oyunda Berrin Koper, Caner Bilginer, Ceysu Aygen, Çağatay Palabıyık, Doğan Altınel, Fatma İnan, Gökhan Eğilmezbaş, Hakan Yavaş, Hasip Tuz, İbrahim Can, İbrahim Ulutaş, İskender Bağcılar, Lale Kabul, Mazlum Kiper, Mehmet Bulduk, Melisa Demirhan, Murat Derya Kılıç, Okan Karaca, Özgür Dereli, Rıdvan Çelebi, Selçuk Soğukçay, Şehnaz Bölen Taftalı ve Tanju Girişken, Yeliz Şatıroğlu, Ozan Akif Serman ve Sefa Turan rol alıyor.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Müdürü Salih Efiloğlu, “Bu oyunu Şehir Tiyatroları sahnesinde seyirciyle buluşturduk. Çok da iyi gidiyor. Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in bir vicdan muhasebesini anlatan muhteşem oyunu. Bu oyunu gerçekten sinematik sistemler dediğimiz, 3D dediğimiz sistemlerle de bezedik. Güzel bir oyun ortaya çıktı” dedi.

    “Adaletin, hakkın söz konusu olduğu her yerde oynanması gereken bir oyun“

    Reis Bey oyunu hakkında bilgi veren oyunun yönetmeni Şükrü Türen ise, “İnsanı insan yapan en güçlü duyguya dokunuyor. Bizim en güçlü duygumuz, insanı diğer canlılardan ayıran en temel unsur bence adalet duygusudur. Onun için herkesin içerisinde bir hakim vardır, bir savcı vardır, bir avukat vardır. Biz kimini savunuruz, kimini suçlarız, kimini yargılarız. Bu özel bir durum. Burada bu işin bir profesyoneli var. Kötü bir adam değil Reis Bey aslında. Kötülük olsun diye bir şey yapmıyor. Sadece yaptığı şu; insanlar için var olan, insanların arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuku öyle bir yere konumlandırıyor ki yasalar elinde kırbaç haline geliyor. Gencecik bir çocuğu haksız yere, sütten çıkmış bir çocuk değil ama onu idam ettiriyor. Öyle bir karar veriyor. Oyun orada bambaşka bir mecraya doğru dönüşüyor. Ben Reis Bey’i yazan rahmetli Necip Fazıl Kısakürek kadar, bunlar özel insanlar, onun kaleminden çıktığı için diyorum. Bunlar çok cesur dönüşümler. Keşke o kadar cesur olsaydım bu hayatta. Reis Bey bir hesaplaşmaya giriyor ve yepyeni bir yolda yepyeni şeyler söylüyor. Oyun bunun öyküsü. Bunun için yalnız Türkiye’de değil, dünyanın herhangi bir yerinde adaletin, hakkın söz konusu olduğu her yerde oynanması gereken bir oyun” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, oyun sonunda yönetmen Şükrü Türen’e çiçek takdim ederek oyuncularla birlikte seyirciyi selamladı.

    ‘Reis Bey’ oyunun konusu

    Yasalara bağlılığı kadar, kararlarında da acımasız, keskin ve ’’Gözyaşı suçun rengini soldurmaz’’ diyen bir yargıcın genç bir adam için verdiği idam kararının uygulaması sonrası kararının yanlış olduğunu öğrenmesi, onun yaşama ve toplumsal değerlere bakışını değiştirir. Adalet, insanın en güçlü duygularından biridir ve herkesin içinde aynı anda bir avukat, bir savcı ve bir yargıç, bir arada bulunur. Hayatın gösterdikleri karşısında, duruma göre, bunlardan biri oluverir kendiliğinden; suçlar, savunur ya da yargılar. Sonra döner bakar, belki de verdiği karar yanlıştır, hayat akıp gider, yine savunur, suçlar, yeni ahkamlar keser. Ya bu kişi verdiği kararla hayatın doğal akışını değiştiriyorsa? Görevinden istifa eden yargıç, kendini yeni bir yaklaşımın ve yaşamın içine bırakır. Artık herkes için acımayı, merhameti, iyiliği ve bağışlayıcı olmayı önerirken; acımasız, değer tanımaz, merhamet yoksunu bir yaşantının içinde kendini en ağır eleştirilerin hedefine yerleştirir. Reis bey, adalet olgusunun ve kurumunun insani duyguları, yönelişleri göz ardı etmeden karar vermesini isteyen yanıyla yargı-birey ilişkisine eleştirel bir bakış getiriyor.

  • Çocuk gelişiminde oyunun rolü

    Çocuk gelişimi ve psikolojisine yönelik çalışmaların, oyun oynamanın çocuğun gelişiminde ve karakterinin şekillenmesinde önemli rol oynadığını ortaya koyduğu belirtildi.

    Çocukların zihinsel, sosyal ve kişisel gelişimleri açısından en önemli ihtiyaçlardan biri olan oyunun, çocuğun kendine güvenini geliştirme, duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını karşılama, kendi kendine yeterli olabilme gibi nitelikler kazandırdığı belirtiliyor. Çocuk oyun oynarken bedeninde biriken enerjiyi boşaltma fırsatı buluyor.

    Dört Mevsim Psikoloji ve Danışmanlık Merkezi uzmanları oyunun çocuklar için önemi ve ünlü düşünürlerin oyun hakkındaki görüşleri konusunda bilgi verdi.

    Ünlü düşünürler oyun hakkında ne diyor?

    Merkezden yapılan açıklamada, “Piaget’e göre ’Oyun bir uyumdur.’ Montaigne göre ’Çocukların en gerçek uğraşılarıdır.’ Montessori’ye göre ’Oyun çocuğun işidir.’ Grass’a göre ’Oyun bir pratiktir.’

    İngiliz Filozof ve Psikolog Spencer’a göre çocuklar hayatta kalmak için çabalamıyor. Çünkü onlara anne babalarının bakacağını biliyorlar. Bu nedenle enerji fazlasına sahipler ve bunu oyun yoluyla atıyorlar. Çocuk Psikolojisi akımı öncülerinden olan Hall’a göre, çocukluk dönemi oyunları insan gelişimi ve ilerlemesinin bir ’özeti’dir. Oyun aktiviteleri içinde yer alan koşma, fırlatma, vurma gibi davranışların eski çağlardaki avlanma aktivitelerinin modern uzantıları olduğunu söylüyor. Filozof Groos’a göre, oyun sayesinde çocuklar içgüdüsel davranışlara alıştırılıyor. Anne-babalarından gördükleri davranışları yaparak deneme yanılma yoluyla öğrenme şansı buluyor. Groos’a göre, insana ait iki tür oyun var: Birincisi, dövüşmek, kovalamak gibi deneysel ve genel fonksiyon oyunlar. İkincisi, aile oyunları ve hayali oyunları içeren sosyal oyunlar.

    Vygotsky’e göre, oyunun en önemli fonksiyonu, kişinin daha az riskli ortamlarda öğrenmesini sağlamak. Freud’a göre oyun, endişe verici olaylar karşısında, çocuklar da daha önce var olan güvenli/tanıdık durumu yeniden yaratma çabası var. Bu çaba onları olayları tekrar ederek, biriken psişik enerjilerini azaltmaya yönlendirecek. Plato’ya göre bir insanla bir saat oyun oynayarak, onun hakkında onunla bir yıl konuşarak keşfedebilecek daha çok şeyi öğrenmek mümkün. Jean Chateau ise oynamasını bilmeyen bir çocuğun hiçbir zaman düşünmesini öğrenemeyecek olan bir büyük olarak kalacağına dikkat çekiyor” denildi

    Çocuklar için her oyuncağın anlamı farklı

    Carol ve Byron Norton’un, her oyuncağın çocuklar için farklı anlamlar taşıdığını vurguladığı belirtilen açıklamada, “Çocukların oyuncak seçimi ve bu oyuncaklar ile oynama şekilleri yaşadıkları sorunun ortaya çıkmasında ve çözülmesinde büyük rol oynayabilir. Örneğin; tabancayla oynayan bir çocuk öfkesini ifade etmeye çalıyor olabilir. Kale, şato yapan bir çocuk kendini güvende hissetmiyor ve güvenli bir alana ihtiyaç duyuyor olabilir. Arabalarla oynayan bir çocuk tehlikeli bir yerden uzaklaşmaya çalışıyor ya da maceracı ruhunu ortaya koyuyor olabilir. Evcil hayvan oyuncakları ile oynayan bir çocuk genellikle aile, ilişki, korunma gibi durumlara ihtiyaç duyuyor olabilir” ifadelerine yer verildi.

    Çocuklar için oyun neden önemli?

    Oyun çocuğun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimine yardımcı olduğu bildirilen açıklamada, oyunun, çocukların duygu ve düşüncelerini kolaylıkla ifade edebildiği en uygun dil aracı olduğu ve çocuğun toplum içindeki sosyal rolünün farkına varmasını sağladığı bildirildi.

    Çocuğun oyun ile dış dünyayı tanıdığı, hayata dair denemeler yaptığı ve hayatla mücadele etmeyi deneyimlediğe dikkat çekilen açıklamada, “Hayal ile gerçeği ayırt edebilmeyi öğreniyor. Oyun çocukları fiziksel ve duygusal olarak rahatlattığı için zihinsel olarak öğrenmeye elverişli bir ortam sağlıyor. Oyun, gerçek yaşamın olumsuzluklarından geçici de olsa uzaklaşmayı sağladığından, çocuk kendisini daha güçlü hissediyor.

    Çocuk oyun sırasında kendisi ve çevresiyle ilgili bilgileri ifade etme olanağı buluyor. Oyun, çocuğa kurallara uymayı, sorumluluk almayı, işbirliğini ve diğer insanlara saygılı olmayı öğretiyor. Girişimci olma, karar verme, problem çözme yeteneğinin gelişmesine yardımcı oluyor.

    Çocuk, günlük hayatta yaşadığı kaygılarını, korkularını ve sıkıntılarını yetişkinler gibi kelimelerle anlatamıyor. Oyun yoluyla onu gerçekten korkutan, kaygılandıran, üzen konuları dışa vuruyor ve bu konularla baş etme yolları geliştiriyor. Grup halinde oynanan oyunlar ile kurallara saygı, çabuk karar verme, arkadaşına yardım etme gibi birçok olumlu davranışı kazanıyorlar.

    Çocuklarına kendi etnik köken ve kültürlerinden oyuncak bebek alan anne babalar, onlarla kendilerine bakış açısı yönünden daha olumlu duygular paylaşıyor. Sürekli beyaz bebeklerle büyütülen siyahi çocuklar büyüdükleri zaman kendi görünümlerini kabullenmekte zorlanabilir. Oyuncaklar psikolojik gelişim kadar etnik köken ve kültürel gelişimde de önemli rol oynuyor.

    En iyi oyuncak, çocuğun tekrar tekrar oynamak isteyeceği ve daha fazla haz veren oyuncak. Oyuncak çocukta merak uyandırmalı, kasları çalıştırmalı, girişimciliği ve düş gücünü arttırmalı, çocuğu problem çözmeye yönlendirmeli. Düzenli bir biçimde dizilmiş ve çocuğun ilgisini çekecek şekilde düzenlenmiş bir oyun odası, onun algı sistemini hep canlı tutacağı gibi duyularını sistemli ve sürekli bir biçimde uyaracak. Bu düzenin çocuğun odasındaki özgürlüğünü engellememesi ve kendi dünyasını oluşturmasına sınır koymaması gerekiyor. Çocukları ile beraber oyun oynayan anne-babalar çocuklarını daha iyi tanıyarak onları daha iyi eğitme imkanı buluyor” denildi.

  • İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu oyunun rengini belli etti

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, cumhurbaşkanlığı sistemi için yapılacak olan referandumda hayır oyu kullanacağını açıkladı.

    TBMM’de günlerce görüşülen anayasa paketinin ardından herkes referandum tarihine kilitlendi. Özelikle sosyal medyada ünlüler çeşitli açıklamalar yaparak kararını açıklarken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da rengini belli etti. Twitter hesabından bir açıklama yapan Kocaoğlu, olası referandumda hayır oyu kullanacağını bildirdi. Kocaoğlu, “Demokrasi için, adalet için. Elbette hayır. Tüm renklerimizle birlikte huzurlu bir yaşam için elbette hayır. Umutlu bir gelecek için elbette hayır. Aydınlık ve özgür bir Türkiye için elbette hayır. Sonunu düşünmeden her şeye evet dememek lazım” şeklinde tweetler attı.

    Başkan Kocaoğlu’nun attığı tweetleri çok sayıda takipçisi retweetledi.