Etiket: oyuncaklara

  • Sağlığa zararlı maddeler içeren oyuncaklara geçit verilmedi

    Gümrük Muhafaza ekiplerince İpsala-Kocaeli-İstanbul hattında gerçekleştirilen operasyon sonucunda sağlığa zararlı maddeler içeren yaklaşık 15 bin adet oyuncak ile 6 bin 250 adet saat ele geçirildi.

    Kocaeli Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince, İpsala’dan Türkiye’ye girerek Kocaeli-Dilovası Gümrük Müdürlüğüne gelen bir araç, ülkeye giriş yaparken yükünü ’hediyelik eşya’ olarak beyan etmesine karşın gümrük idaresine kumaş kırpıntısı şeklinde beyanda bulunması üzerine takibe alındı.

    Ekiplerce gerçekleştirilen incelemede beyan edilen kumaş kırpıntısının antrepoda olduğu görülmesine rağmen aracın bir gün önce Kocaeli’nde bir depoya uğradığı belirlendi. Deponun yanında bulunan bir iş yerine ait güvenlik kameralarının incelenmesi sonucunda, araçta bulunan güvenlik mührünün koparılarak eşyaların iki kamyonla depodan çıkarıldığı, başka araçla depoya getirilen kumaş kırpıntılarının da tır aracına yüklendiği, daha sonra koparılan mührün yapıştırılmaya çalışıldığı tespit edildi.

    Diğer taraftan İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince araçtan boşaltılarak kamyonlara yüklenen eşyaların götürüldüğü İstanbul’daki depoya operasyon gerçekleştirildi. Depoda hiçbir denetim ve kontrolden geçmemiş, çocukların sağlığına zararlı maddeler içeren yaklaşık 15 bin oyuncak ile 6 bin 250 adet kol saati ele geçirildi.

    Olayla ilgili olarak şüpheli şahıslar gözaltına alınırken, soruşturmaya devam ediyor.

  • 800 yetim ve öksüz çocuk hayallerindeki oyuncaklara kavuştu

    Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde 800 yetim ve öksüz çocuk kaymakamlığın başlattığı proje kapsamında hayallerindeki oyuncaklara kavuştu.

    Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde 800 kimsesiz çocuk kaymakamlığın başlattığı ve çok sayıda iş adamının da destek verdiği projeyle hayallerindeki oyuncaklara kavuştu. Birecik’e atandıktan sonra bir çok çalışma yapan Kaymakam Kadir Perçi, Nisan ayında yeni bir proje başlattı.

    Kimsesiz çocukların tespit edilmesini isteyen Kaymakam Kadir Perçi, bu çocuklara teker teker mektup yazarak hayallerindeki oyuncağın ne olduğunu sordu. Kaymakamlık Proje Koordinatörleri Mehmet Nuri Kılıç ve Dilek Çelebi projeyi yürüterek kaymakamın yazdığı mektupları çocuklara ulaştırdı. Kaymakam Perçi’ye yine mektuplarla cevap veren çocuklar bisiklet, telefon, tablet ve oyuncak istedi. Yaklaşık 500 bin lira değerindeki proje için harekete geçen Kaymakamlık Birecikli iş adamlarıyla görüşerek 130 bin lira topladı. Maliyetin geri kalanını kaymakamlık karşılayarak Öğretmenevinde oyuncak dağıtım merkezi açıldı. Kimsesiz 800 çocuğun her birine 200 puan veren kaymakamlık çocuklara istediği ürünleri puanı yettiği kadar seçme hakkı verdi. Stantları gezen çocuklar, puanları karşılığında oyuncak aldı. Ürünlerden tablet ve bisiklet 200 puan olarak hesaplanırken, oyuncaklar ise 5 ila 20 puan arasında değişti.

    Oyuncaklarını alan çocukların, büyük bir mutluluk yaşadığı merkezin 4 gün boyunca açık kalacağı belirtilirken merkezde oyuncaklar dışında ayakkabı ve elbise gibi giyeceklerin de olduğu belirtildi.

  • (Özel Haber) Fabrikasyon oyuncaklara karşı el yapımı ahşap oyuncaklar

    Eskişehir’in tarihi Odunpazarı bölgesinde 7 yıldır el yapımı ahşap oyuncak ve hediyelik üreten ahşap ustası İsmet İspirli, “Maliyetinden dolayı ebeveynlere ahşap oyuncak pahalı geliyor ancak ahşabın kullanım süresi, tamir edilebilir olması da katıldığında aslında çok da zarar içerisinde değiller” dedi.

    Tarih öncesi çağlardan beri insanların yapı yapmakta kullandığı en eski ve en yaygın yapı malzemelerinden olan ahşap, günümüzde gelişen teknoloji ile önemini kaybediyor. Özellikle sağlıklı olması ve uzun yıllar dayanıklılığını koruyabilmesi nedeniyle oyuncak imalatında kullanılan ahşap malzemeler, nesilden nesle aktarılabiliyor. Sanayi Devrimi’nden günümüze ise, çeşitli kimyasal maddelerle yapılan plastik ve metal oyuncaklar, hem sağlık açısından hem de çocukların hareket kabiliyetlerini etkilemesinden dolayı büyük risk taşıyor. Dayanıklılık süresinin de oldukça kısa olduğu fabrikasyon oyuncaklar adeta kullan-at haline geliyor.

    “Ahşabın doğal bir yapısı var plastik gibi itici değil”

    Yaşanan bu gelişmelere rağmen Eskişehir’in tarihi Odunpazarı bölgesinde çalışan ahşap ustası İsmet İspirli, 7 yıldır bu bölgede el yapımı ahşap oyuncak ve hediyelik üretiyor. Çocukluğundan bu yana ahşapla iç içe olduğunu belirten İspirli, “İşin geçmişi çocukluğuma dayanıyor. Biz köyde büyüdüğümüz için bizim bulabildiğimiz oyuncak, ahşaptan başka bir şey değildi. Ahşabı orada sevmeye başladık. Bir de ahşabın doğal bir yapısı var. İnsana sıcak geliyor. Plastik gibi itici değil ya da hiçbir uzman çıkıp da ‘ahşap insana şu rahatsızlığı veriyor’ demiyor. Bundan kaynaklanan ahşaba karşı bir sıcaklığımız var. Bir de ahşaba rahat ulaşabiliyor ve işleyebiliyorsunuz. Bugün başka materyalden bir ürün yapmak isteseniz bir sürü ekipman gerekiyor ama ahşaptan bir obje meydana getirmek istediğinizde birinci ekipmanınız sadece bıçak ve ahşap. Gerisi sizin hayal gücünüz ve bileğinizin yeteneği” şeklinde konuştu.

    “Çocuğun mekanik hareket kabiliyetini kaybettiriyoruz”

    İspirli, teknolojik oyuncakların çocukların hareket kabiliyetlerini büyük ölçüde engellediğini belirterek, “Bilişim çağında çocuklar ister istemez ekran üzerinde değişik oyunlarla vakit geçirirlerken aslında farkında değiliz. Çocuğun mekanik hareket kabiliyetini kaybettiriyoruz. Yani, bundan 20 sene önce yetişen bir çocuk eline çivi alıp bir şeyler çakıp bir şeyler yapabilirken, belki şu an yetişen çocuk makasla bir şey kesmekte bile zorlanıyor. Çünkü el becerisi uygulaması olmamış ve pratiği yok. O açıdan düşünüldüğünde çocuklar bilişimin yanında hem diğer oyuncakları hem de ahşap oyuncakları ikinci plana itiyor ama şunu görüyoruz, bilinçli anne-baba çocuğuna özellikle onun hayal gücünü geliştirebilecek materyal tarzında, çoğu da ahşap olan çoğu da kendi tasarımları olan oyuncakları bizden istiyorlar. Biz de onları yapıyoruz. Bu açıdan bakıldığında kötümser bir durum söz konusu değil. Aile bilinçliyse aile gerçekten çocuğun psikomotor hareketlerini geliştirebilecek, fiziksel gelişimine katkı sağlayacak oyuncakları getiriyor, yaptırıyor ve çocuğuna veriyor. Ama aile çocuğuyla vakit geçirmek yerine çocuğu oyalamayı tercih ediyorsa onlar da maalesef kaderlerine terk ediliyor. Ekranlarda bilişimin kurbanı oluyor” ifadelerini kullandı.

    “Ahşaptan hangi ürüne bakarsak bakalım mutlaka çocuğun gelişimine bir artı değeri var”

    İspirli, ahşap oyuncakların hemen her birinin çocukların fiziksel gelişimine katkı sağladığını da kaydederek, “Bizim kültürümüzdeki ahşap oyuncakların hemen hemen hepsi bedensel bir harekete dayanıyor. Yani örneğin elimdeki ‘Pinokyo’nun burnuna halka geçirme oyunu’ çocuğun bir becerisi. Bunu havaya atacak ve burna geçirmeye çalışacak. Böylece vücut çalışıyor, refleksleri çalışıyor. Bu açıdan bakıldığında çocuğun gelişimine artı bir değeri var. Topaç çevirme el hareketini geliştiriyor mesela. Ya da ahşaptan kule yapıyoruz ve çocuk orada denge kavramını öğreniyor. Üst üste parçaları koyarak denge üzerinde bir materyal oluşturmuş oluyor. Bu şekilde ahşaptan hangi ürüne bakarsak bakalım mutlaka çocuğun gelişimine bir artı değeri var. Bir araba yarışı oynuyor diyelim. Arabaya dokunamıyor. Ne kadar ses efekti verilirse verilsin, o küçücük yerde sürdüğü veya kendi parçalarını birleştirdiği arabanın keyfini vermiyor” diye konuştu.

    “Biz topaç satıyoruz ve ebeveynlere ‘3 çocuk büyütme garantili’ diyoruz”

    Fabrikasyon oyuncakların dayanıklılığının da az olduğunu ifade eden ahşap ustası İsmet İspirli, maliyetinden dolayı ebeveynlere ahşap oyuncağın pahalı geldiğini belirterek, “Ahşabın kullanım süresi, tamir edilebilir olması da katıldığında aslında çok da zarar içerisinde değil aileler. Örneğin anne-baba çocuğuna plastik bir araba alıyor. Çocuk tekerleğini kırdığında arabayı atıyor. Ama ahşaptan bir araba aldığında belki fiyatı 2 katı oluyor ama getirdiğinde onun tamiri mümkün. Yani eksilen parçayı yapmak mümkün. O zaman uzun vadeli düşünüldüğünde bu zarar değil. Örneğin biz topaç satıyoruz ve ebeveynlere ‘3 çocuk büyütme garantili’ diyoruz. Çocuğun o topacı kırma ihtimali yok kaybetmediği sürece. Düşünün 5-10 TL’lik bir oyuncakla bir evde üç tane çocuk büyüyecek. Ne kadar güzel bir şey. O zaman bunun maliyeti hesaplandığında bu kesinlikle bütçeye zarar değil” dedi.