Etiket: Oynuyor

  • İklim Değişikliği ile Mücadelede “İklim Kampları” Etkin Rol Oynuyor

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından başlatılan “İklim Değişikliği Konusunda Farkındalık Geliştirme Projesi” kapsamında gerçekleştirilen “İklim Kampları” iklim değişikliği konusunda bilgi ve farkındalıklarının geliştirilmesinde etkin rol oynuyor.

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, iklim değişikliği ile mücadelede Türkiye’yi, uluslararası arenada etkin bir şekilde temsil ediyor. Bakanlık bu amaçla “İklim Değişikliği Konusunda Farkındalık Geliştirme Projesi”ni başlattı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda Yıldırım Beyazıt Üniversitesi aracılığı ile yürütülen proje ile öğrenci, öğretmen, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının iklim değişikliği konusunda bilgi ve farkındalıklarının geliştirilmesini amaçlıyor.

    Proje kapsamında son olarak, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Kastamonu, Çorum, Manisa, Niğde ve Rize illerinden seçilen 120 ortaokul öğrencisi için 18 Temmuz – 5 Ağustos 2016 tarihleri arasında Konya’da, 25 Temmuz – 12 Ağustos 2016 tarihleri arasında ise Eskişehir’de 6 ayrı iklim kampı gerçekleştirildi. Her biri bir hafta süren iklim kamplarında öğrencilere, iklim değişikliği ile ilgili olarak teorik ve uygulamalı eğitimler verildi. Teorik eğitimlerde, iklim değişikliğinin bilimsel temelleri, iklim değişikliği ile mücadele yöntemleri ve buna karşı alınacak önlemler anlatılırken uygulamalı eğitimlerde öğrencilerin sera gazı etkisi, sıcaklık artışı gibi gözlemleyebileceği deneyler yapıldı. Kamplar süresince verilen eğitimlerin yanı sıra Eskişehir ve Konya’daki bilim merkezleri ziyaret edildi. İklim değişikliği ile mücadeleye katkı sağlayan tesis gezileri yapıldı. Öğrencilerin iklim değişikliği ile mücadeleyi yerinde gözlemleyebileceği doğa ve çevre gezileri düzenlendi. Ayrıca ağaç dikme etkinliği, müze ziyaretleri, belgesel-film gösterimi, atölye çalışmaları da gerçekleştirildi. 2017 yılı sonuna kadar devam edecek proje kapsamında, söz konusu iklim kamplarına ve farkındalık geliştirme eğitimlerine devam edilecek.

  • Denizlispor’da Leodrinho, Gol Krallığına Oynuyor

    PTT 1. Lig’de zor günler geçiren Denizlispor’un başarılı Brezilyalı oyuncusu Leandro Barrios Rita Dos Martines, attığı 16 golle hem takımını sırtladı hem de gol krallığında iddialı duruma geldi.

    PTT 1. Lig takımı Denizlispor’da sezon başı takıma katılan Leodrinho rüzgarı esiyor. Ligin başında dönemin teknik direktörü Mehmet Altıparmak tarafından ısrarla istenen ve takıma katılan Leodrinho, attığı gollerle adeta takımı sırtladı. Ligde Alanyaspor, Giresunspor, 1461 Trabzon ve Gaziantep Büyükşehir Belediyespor’a 2’şer gol atan Brezilyalı golcü Boluspor, Samsunspor, Altınordu, Alima Yeni Malatyaspor ve Balıkesirspor’a 1’er gol atma başarısını gösterdi. Adana Demirspor’a 2 maçta 3 gol atan Leodrinho, attığı gollerle takımını ayakta tutan isim olarak ön plana çıktı. Attığı gollerin yanı sıra sempatik hareketleri ile de taraftarın sevgisini kazanan Brezilyalı oyuncu, birçok maçın ardından formasını kendisini desteklemeye gelen taraftarlara vererek jest yaptı. Gol krallığında 16 golle, Pote’nin 4 gol gerisinde kalan Brezilyalı oyuncu, ligde kalan 2 haftada atacağı gollerle gol krallığına ulaşabilir.

  • Burun Estetiği Kişilerin Hayatında Önemli Rol Oynuyor

    Kulak Burun ve Baş Boyun Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Bahadır Baykal, burun estetiği ameliyatının sosyal ve psikolojik olarak kişilerin hayatlarında önemli bir rol oynadığını belirtti.

    Burun estetiğinde cerrahi teknikler hakkında bilgiveren Dr. Baykal, “Genel anlamda, rinoplastide uygulanan cerrahi teknikler kadın ve erkek hastalarda aynı olmakla birlikte estetik açıdan hedeflerde farklılıklar mevcuttur. Erkek yüzü daha güçlü, köşeli özelliklere sahipken, kadınların daha yuvarlak yüz şekli daha kıvrımlı yüz çizgileri mevcuttur. İdeal kadın ve erkek burunları ile ilgili sayısız farklılıklardan bahsedilebilinir. Erkekler genellikle düz, dışbükey, daha büyük ve geniş buruna sahipken, kadınlar daha içbükey ve küçük burunlara sahiptirler.” dedi.

    Son dönemde yapılan bilimsel çalışmalarda ideal kadın burnunda 106 derecelik bir eğimin burun için optimum açı olduğunu ifade eden Kulak Burun ve Baş Boyun Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Bahadır Baykal, şöyle konuştu:

    “Oldukça uzun zamandır ideal kadın burnu tanımı kozmetik cerrahi otoriteleri tarafından çalışılmış ve pek çok farklı girişim olmuştur. Yapılan son araştırmaya göre, Cambridge Düşes’i Kate ve Jessica Biel “ ideal “olan “mükemmel” burna sahipler. Üst dudakla burun ucunun yaptığı açının 106 derece olması feminen görüntü oluşmasını sağlar. Üst dudakla burun ucunun yaptığı açının 90 dereceden az olması halinde daha uzun görünen maskülen bir burun ve yüz görüntüsü oluşur. Burun estetiği tüm dünyada en fazla yapılan estetik ameliyatlardan biridir. Her yıl, binlerce kadın hasta estetik açıdan kendini daha iyi ve daha güzel görmek adına kozmetik imkanlar içerisinde belli bir arayışa girer. Genellikle kadın hastalarımızda, burun şekillerinden kaynaklanan deformitiler ve burun şeklinin yüze uyumsuz ve orantısız olması memnuniyetsizlik yaratmaktadır. Burun estetiği ameliyatı sosyal ve psikolojik olarak kişilerin hayatlarında önemli bir rol oynar. Özellikle kadın hastalarımız, burun estetiği ameliyatından sonra kendilerine güvenlerinin arttığı, daha istikrarlı bir duygusal huzura sahip olduklarını dile getirmişlerdir. Hatta bazı bayan hastalarımız, rinoplasti başarısını hayatlarının değişmesine sebep olan bir deneyim olarak gördüklerini belirtmişlerdir. Bazı kadın hastalarımız, burun fonskiyonlarının tam olarak çalışması ve küçük kusurlarının düzeltilmesi için rinoplasti prosedürlerinden faydalanırken, önemli çoğunluk için başlıca sebep tamamen estetik kaygıdır. Burun estetiği ameliyatları tamamen kişiye özeldir. Her burnun doğası birbirinden farklıdır. Bu nedenle ameliyatı yapacak olan cerrahın seçimi çok önemlidir. Özellikle kadın hastalarımızda yüze doğal ve yumuşak bir görünüm verebilmek için hekimin sanatsal yetenekleri ve cerrahi becerileri oldukça önemlidir. Feminen özelliklerinizi geliştirecek, yüzünüzün doğal görünmesini sağlayacak ve nüansları iyi ve dogru anlayan bir cerrah, ameliyatın başarı oranını yükseltecektir. Bir cerrah olarak kadın hastalarımızın burun estetiği ameliyatlarında benim için hedef; güzel, doğal ve yumuşak bir ifade oluşturmak, yüze denge ve simetri getirebilmektir. Burun yüzün en belirgin özelliğidir ve şekil olarak yüzle orantılı değilse, makyaj miktarı ne olursa olsun bir fark yaratmayacaktır. Kişinin yüzündeki dengede burun, önemli bir rol oynar ve rinoplastide, bu dengeyi oluşturmak ve geliştirmek için yapılan bir uygulamadır. Genel olarak kadın burunları, yuvarlak uçlu, daha rafine , ince ve dardır. Bunun tersi olduğu durumlarda, yani burnun daha büyük, daha geniş, köşeli olduğu yüzlerde maskülen ve dengesiz bir yüz ifadesi mevcuttur. Rinoplasti ile hedeflenen yüze feminen ifadenin kazandırılmasıdır.”

  • Düzce Belediyespor Mersin’le Oynuyor

    Düzce Belediyespor Basketbol takımı ligin 19’uncu haftasında 18 Temmuz salonunda Mersin Büyük Şehir Belediyespor ile oynayacak.

    Türkiye Basketbol 2. Lig B grubunda 19’uncu hafta maçları oynanacak. Ligin üst sıraları için mücadele eden Düzce Belediyespor 18 Temmuz salonunda yapacağı maçtan galip ayrılmak istiyor. Belediyespor antrenörü Benan Özçelik maç için hazırlıklarını tamamladıklarını belirterek ‘ Mersin Büyük Şehir Belediyespor takımının gücünü biliyoruz. Ligin 3’üncü sırasında yer alıyor. Kendi salonumuzda oynamanın avantajını kullanmak istiyoruz’ dedi. Özçelik, takımlarını destek üzere taraftarları maça davet etti. Düzce Belediyespor ligin 6’ıncı sırasında 27 puanla mücadele ediyor.

  • Beyin Gelişiminde Oyuncak Seçimi Önemli Rol Oynuyor

    Acıbadem Ankara Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Erol, beyin gelişiminde oyuncak seçiminin önemli rol oynadığını söyledi.

    Dr. Erol, oyuncakların çocuk gelişimde önemli bir noktada yer aldığını vurgulayarak, “Oyuncaklar çocukların iletişim kurma becerilerini desteklemenin yanında kendilerini ifade edebilme yeteneklerini de tamamlamalarına yardımcı olur. Çocuk gelişiminde oyuncaktan çok daha önemli olan anne babaların karşılıklı iletişim kurma becerileridir. Çocukların beyin gelişimi temel donanımını ilk beş yılda tamamlar. Bu süre zarfında çocukların edineceği kazanımlara dikkat edilmelidir. Çocuklar kendileri için zararlı olabilecek şeyleri isteyebilirler. Anne ve babaların bu noktada kısa ve anlaşılır ifadeler ile düzgün bir şekilde istediklerinin mümkün olamayacağını sebepleri ile anlatmaları gerekmektedir. Bebekler ilk üç aydan sonra renkli, sallanan ve sesli objelere tepki vermeye başlarlar. Ayna gibi iletişim kurabileceği objeler gelişimine katkıda bulunur. Yapılan araştırmalar da göstermektedir ki sevgi ve insan sesi ile uyaran her türlü tepki beyin gelişiminin yüzde seksenini oluşturmaktadır. Altıncı ayda sallanan ve sert oyuncaklar dişlerin mineralizasyonunu bozduğu için tercih edilmemelidir. 1 yaş taklit dönemi olduğu için karşılıklı okuma yöntemi en çok tercih edilmesi gereken etkinliklerin başında yer almalıdır. Tercih edilecek renkli ve sesli kitaplar ile dil gelişimi sağlanan çocukların, farklı dillere olan yetenekleri bu yaşlarda geliştirilebilir. 1-3 yaş grubu çocuklarda kullanılan materyaller ile dil öğretilebilmektedir. Aynı zamanda sosyal anlamda harekete hazır olduklarından ve zihinsel gelişimlerini tamamladıklarından kontrollü bir şekilde oyun oynamaları sağlanmalıdır. Özellikle teknolojik araçlara ilgisi bulunan çocuklara kota koyulması gerekmektedir” dedi.

    “ÇOCUKLARINIZA 2 YAŞ ÖNCESİ TV KARŞISINDA YEMEK YEDİRMEYİN”

    En çok dikkat edilmesi gereken noktalardan birinin TV karşısında yemek yedirmek olduğunu belirten Erol şunları kaydetti: “2 yaş öncesi televizyon izlemek ya da karşısında yemek yedirmek önerilmemektedir. Bunun en büyük sebebi televizyonun hem beyin gelişimini hem de fiziksel faaliyetlerini engellemesidir”.

    Dr. Erol, oyuncakları ya da sevdikleri objeler ile bağ kurma eğilimi sıkça rastlanan eğilimler arasında olduğuna dikkat çekerek şunlara dikkat çekti:

    ” 1 yaş grubu ile başlayan bu eğilimlerde birçok psikolojik etki de gözlemlenmektedir. Patolojik sonuçlar doğurmaması açısından ailelere çok önemli görevler düşmektedir. Yıkanmasına deforme olmasına tahammül edilemeyen ayıcıklar, battaniyeler ve birçok problemi beraberinde getirmektedir. Bunun için ailelerin gerçekçi yaklaşımlar ile çocuklarını kısa ve anlaşılır bir dille telkin etmeleri gerekmektedir.

    “ÇOCUKLARDA İLK BEŞ YILDA GERÇEKLİK ALGISI ZAYIFTIR”

    İlk beş yılda gerçeklik algısı gelişmediği için çizgi film karakterleri gerçek sanılabilir, bu yanılgılar tehlikeli boyutlara ulaşabilir. Bu sebepten 5 yaş altı çocuklar sevdikleri kahramanların gerçek olabileceklerini düşündüklerinden onlara ait kostümlerin, oyuncakların alınmaması gerekmektedir. Çizgi filmler içerilerinde farklı mesajlar veren türler barındırmaktadır. Özellikle bu tür çizgi filmlerden çocuklar olabildiğince uzak tutulmalıdır.”