Etiket: ’Öykü’nün

  • Öykü’nün annesi: “Donör olun hayat kurtarın”

    İzmir’de ilik nakli olmak için bekleyen 3,5 yaşındaki kızları Öykü Arin’in annesi Eylem Şen Yazıcı, “Donör olun, hayat kurtarın. Hem Öykü Arin’ime, hem diğer lösemi hastalara umut olun” dedi.

    İzmir’de yaşayan Çağdaş ve Eylem Şen Yazıcı çiftinin 3,5 yaşındaki kızları Öykü Arin’e, nadir görülen Juvenil Miyelomonositik Lösemi (JMML) tanısı konuldu. En yakın zamanda ilik nakli olması gereken Öykü için başlatılan kök hücre kampanyaları devam ederken, Öykü Arin’in annesi Eylem Şen Yazıcı, vatandaşlara “Donör olun” çağrısı yaptı.

    Henüz uygun donör bulunamadı

    Yaklaşık 6 ay önce Öykü Arin’de döküntüler başladığını kaydeden Yazıcı, “Kırmızı döküntüler morarak kayboluyordu. Sık sık da hasta oluyordu. Döküntüler için doktora götürdüm, mevsimsel olabileceğini söylediler. Haziran ayında zatürre ve bronşit teşhisi koydular. Durumunu tuhaf buldum. Araştırmak istedim. Lokositi 18 binin altına düşmüyordu. Bir tuhaflık vardı. Birçok tahlil yapıldı. En sonunda kasım ayının başında Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hematoloji Ana Bilim Dalı tarafından JMML ön tanısı koydu. Şu an tedavi görüyor. Uygun ilik bulunduğunda ilik nakli olacak. Donör arayışımız için hem uluslararası hem ulusal bir kampanya başlattık ancak henüz uygun donör bulunamadı” diye konuştu.

    “Bir hayat kurtarmak için 5 günlerini ayıracaklar”

    Türkiye’de kan bağışı oranının yüksek, ilik nakli için donör olmak üzere talepte bulunan sayının çok düşük olduğunu vurgulayan Yazıcı, “Kızılay ve Türkök elinden geleni yapıyor. Ancak Türkiye’de bu konudaki duyarlılık kan bağışına nazaran düşük. Çünkü bilmiyorlar. İlik naklinde ciddi bir operasyon olacağını düşünüyorlar. Oysa öyle değil. Uygun donör bulunduğu takdirde devlet o kişinin her şeyini karşılıyor, 5 gün boyunca ilik naklinin yapılacağı şehirde misafir ediliyorlar. Bilinmediği için ‘iliğim bitecek mi’ diye düşünüyorlar ama sağlıklı insan iliği üretiyor, yan etkileri devam etmiyor. Sadece bir hayat kurtarmak için 5 günlerini ayırmaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.

  • Koruyucu ailesi ’Öykü’nün geri dönmesi istiyor

    Antalya’nın Alanya ilçesinde annesinin bırakıp ortadan kaybolduğu minik Öykü’ye sahip çıkan aile, gerekli başvuruları yaparak korucuyu olmayı üstlendi. Ailenin ve şu an 8 yaşında olan Öykü’nün durumunu sürekli kontrol eden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı görevlileri, son hazırladıkları raporla minik kızı koruyucu aileden aldı. Kızlarının alınmasıyla yıkılan aile çocuğun geri verilmesi için yardım istedi.

    İddiaya göre, Elikesik Mahallesi’nde oturan Yavuz ailesine 2011 yılında gelen Ayşe B., çalıştığı için bakamadığını söylediği ve o tarihte 1.5 yaşında olan kızı Öykü B.’yi belli bir ücret karşılığında bakmaları için Zahide ve Ramazan Yavuz çiftine verdi. Annenin teklifini kabul eden 2 oğlu ve 1 kızı bulunan Yavuz çifti Öykü’ye bakmaya başladı. Her ay düzenli olarak ücret gönderen ve hafta sonları da çocuğunu görmeye gelen Ayşe B.’nin ziyaretleri 2012 yılında düzensizleşmeye başladı. Anne Ayşe B. bir süre sonra da hiç gelmedi. Yavuz ailesinin tüm çabalarına rağmen anne bulunamadı. Öz çocuklarından ayrıt etmeden Öykü’ye bakmaya devam eden Yavuz ailesi, küçük kızı öz ailesi olmadıklarını ve annesinin her an gelebileceğini söyleyerek büyüttü.

    Geçen süreçte aileden biri olan Öykü de Zahide Yavuz’a anne, Ramazan Yavuz’a baba ve ailenin çocuklarına da ağabey ve abla dedi. Yavuz ailesi de Öykü B.’yi çocukları olarak kabul ederek yaşamayı sürdürdü.

    “Koruyucu aile olunması yönünde karar alındı”

    Yavuz ailesi, bir süre önce ateşlenen Öykü’yü aile hekimine götürüldü. Muayene için yapılan hasta kaydı sırasında doktor, Öykü’nün kimliğinde soyadının farklı olduğunu görünce sebebini sordu. Yavuz çifti de gerçeği doktora açıkladı. Aile hekimi bunun yasal olmadığını, ileride başlarına sıkıntı açabileceğini söyledi. Aile, hekimin uyarısı üzerine 2014 yılında o dönemin Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumuna başvurup durumu anlattı ve koruyucu aile olmak istedi. Başvurunun üzerine yetkililer aileyi ve yaşadıkları evi incelemeye aldı. Mahalle muhtarı ve komşulardan da bilgi alan yetkililer, çocuğun psikolojisinin olumsuz yönde etkilenmemesi amacıyla oluşturdukları raporla Öykü’nün ailede kalmasında sakınca olmadığına kanaat getirerek denetim şartı ile koruyucu aile olunması yönünde karar aldı.

    “Öykü aileden alınıp Antalya’daki bir sevgi evine yerleştirildi”

    Yavuz ailesinin koruyucu aile olarak seçilmesinin ardından yetkililer belirli aralıklarla gelerek Öykü’yü ziyarette bulundu. Koruyucu aileye ise aylık bin 300 TL bakım maaşı bağlandı. Yetkililer kontrollerde çocuğun aileye uyumu, sosyal hayata uyumu, psikolojisi, ev ve okuldaki refahı konularında denetlemeler yaptı. Ailenin yaşadığı bahçeli ve tek katlı müstakil evi denetleyen yetkililer son hazırladıkları raporda Öykü’nün okula servisle gönderilmediğini, Öykü’nün ailenin öğrenci olan kızları 16 yaşındaki Merve Yavuz ile aynı odada kaldığını tespit etti. Ailenin aynı evde yaşayan 18 ile 20 yaşında iki erkek çocuklarının da sorun teşkil edebileceğini raporlayan yetkililer, Öykü için ayrı bir oda ve gardırop temin edilmesini, evden okula servisle gönderilmesini, aksi taktirde işlem başlatılacağı yönünde aileyi uyardı. Aile ise evlerinin okula uzak olmasından dolayı Öykü’yü okula götürecek servis bulamadıklarını, kendilerinin de okula götürecek imkanları olmadığını dolayısıyla Öykü’nün kışın zor şartlarda bile okula yürüyerek gidip geldiğini beyan etti. Uyarıların ardından geçtiğimiz 13 Temmuz’da Antalya’dan gelen Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü görevlileri şartların iyileştirilmediği gerekçesiyle Öykü’yü aileden alıp Antalya’daki bir sevgi evine yerleştirdi.

    “Kızımı çok özledim”

    Öykü’yü kızı olarak gördüğünü ve gitmesiyle çok zor günler geçirdiklerini aktaran 42 yaşındaki Zahide Yavuz “Ben sesimi duyan herkesin yardımlarını bekliyorum. Kızımı çok özledim. Onu yanımda istiyorum. Diğer evlatlarım gibi. Bir annenin evladından ayrıldığını düşünün. Çok özledim Öykü’mü, canım kızımı, küçücük kuşumu. Kuşumdu çünkü o benim. Dayanacak gücüm kalmadı. Her gün onun gelmesini umut etmeyi beklemekten artık çok çaresizim” dedi.

    Kardeşini geri istediğini belirten koruyucu ailenin kızları Merve Yavuz ise gözyaşlarına engel olamayarak, “Onu çok özledim. Onu geri istiyorum. Ben onsuz geceleri çok zor uyuyorum. Uyuduğumuzda ben onun üzerini örterdim, o benim üzerimi örterdi. Öykü eve gelsin ben ona bakarım. Tüm ihtiyaçlarını gideririm. Ders çalıştırırım, okuluna götürür, getiririm” diye konuştu

    “Ben onu kendi evlatlarımdan üstün tuttum”

    Bir sitede güvenlik görevlisi olarak çalışan baba 46 yaşındaki Ramazan Yavuz da, Öykü’nün kendilerinden alınmasıyla çok kötü günler geçirdiklerini belirtti. Konuşurken gözyaşlarına hakim olamayan Ramazan Yavuz, “15- 20 gündür biz hayat yaşamıyoruz. Biz yaşamıyorsak o çocuk da bu haldedir. O yüzden ben çocuğu geri istiyorum. Cumhurbaşkanı, milletvekilleri ve tüm devlet büyüklerinden yardım bekliyoruz. Elimden geleni yapıyorum, her yere duyurmaya çalışıyorum ve bu çocuğu o kadar çok seviyorum ki kendi çocuklarımdan ayırt etmedim ve etmem de. Çünkü ben onu kendi evlatlarımdan üstün tuttum, bu devletin himayesinde bir çocuk olduğu için bir sefer düşürüp, incitmedim” şeklinde konuştu.

    Bakan Çavuşoğlu konuya el attı

    6.5 yıldır baktıkları Öykü’nün alınması üzerine büyük bir şok yaşayan aile ise yetkililere seslenerek Öykü’nün geri verilmesini istedi. Konudan haberdar olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da konuyu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’ya ilettiği, Bakan Kaya’nın talimatıyla 4 müfettiş görevlendirilerek konunun araştırıldığı belirtildi.

    “Eğitim hayatı boyunca tüm masraflarını biz karşılarız”

    Öykü’nün durumunu öğrenen Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel de “Sorun ayrı oda ve gardırop gibi eşyalar ise Yavuz çiftinin evlerinin üzerine bir katı biz yaptıralım, böylece minik Öykü’nün de kendine ait bir odası olsun. Odasına eşya da temin ederiz. Ayrıca Öykü’nün yeniden Yavuz çiftine verilmesi halinde eğitim hayatı boyunca tüm masraflarını biz karşılarız” dedi.