Etiket: Ovası’nda

  • Söke Ovası’nda pamuk rekoltesi yeniden belirlenecek

    Sökeli pamuk üreticileri son dönemde destekleme ücretlerinin kesintiye uğraması nedeniyle sıkıntı yaşıyor.

    İlçe Tarım Müdürlüğünün, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğüne bildirdiği rekolte üzerinden tarımsal desteklemelerini (prim) alacak üreticiler, yüksek rekoltelerine rağmen askıya çıkan icmallerde rakamları düşük görünce isyan noktasına geldi. İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından rekoltelerin yeniden belirleneceği belirtilirken, üreticilerin askı süresi içinde gerekli itiraz dilekçeleri verilmesi isteniyor. İtiraz Süresi 31 Mart’ta sona eriyor.

    Konu Söke Ziraat odası Başkanı Kemal Kocabaş tarafından AK Parti Aydın Milletvekili ve Meclis Tarım Komisyonu Üyesi Mehmet Erdem’e iletildi. Milletvekili Erdem konuyla ilgili olarak Tarım Bakanlığı müsteşarı Nusret Yazıcı ile görüştü.

    Milletvekili Mehmet Erdem yaptığı açıklamada; “Pamuk primi icmalleri askıya çıktı şöyle bir sorun bize iletildi. Söke’de rekolteyle ilgili rakamların İlçe Müdürlüğü tarafından Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğüne rakamların daha düşük bildirildiği ifade edildi. Bu rekoltenin gerçekte daha yüksek olduğu ve bu rakamlarla prim noktasında üreticimizin kayıplara uğrayacağı, Ziraat Odası Başkanımız Kemal Kocabaş ve Meclis Başkanımız tarafından bize intikal ettirdiler. Bunun yükseltilmesi gerektiğini ifade ettiler. Tarım İl ve İlçe Müdürümüz ile görüştük, ilçe müdürümüz tekrar yeni bir tespitle yeni bir rakam teklif etti, yazı yazıldı bu yazı İl müdürlüğüne ve dolayısıyla Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğüne intikal etti. Bizde Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı müsteşarımız Nusret Yazıcı ile görüşme yaparak Söke’den gelen yeni ve daha yüksek miktardaki teklife hemen cevap verilmesi ve kabul edilmesi yönünde durumu anlattık. Kendisi de konuyu makul gördü” dedi.

    Milletvekili Erdem üreticileri uyararak askı süresi içinde itiraz dilekçelerini vermelerini istedi. Milletvekili Mehmet Erdem; “Tabi burada ince bir nokta var. Askı süresi boyunca üreticilerimizin de itiraz etmesi lazım. Hemen itiraz dilekçelerini vermeleri lazım. O itiraz dilekçeleri gündeme alınacak rekolte miktarları yükselmiş olacak” dedi.

    Söke Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Kocabaş, “AK Parti Aydın Milletvekilimiz Mehmet Erdem’e çok teşekkür ediyoruz. Bizim sorunlarımız ile yakından ilgileniyor. İnşallah önümüzdeki günlerde üreticilerimizin hak ettiği şekilde rekoltenin yükseltileceğine inandık ve bu konunun bir kaç gün içerisinde düzeleceğine inanıyoruz” dedi.

  • Yunanistan’ın seferber olduğu tepeli pelikan Söke Ovası’nda ölü bulundu

    Yunanistan’daki bilim adamlarının uzun süredir aradığı bir tepeli pelikan, Söke Ovası’nda Kuşadası’ndan giden çevreciler tarafından ölü bulundu.

    Yunanistan’da üzerinde uydu vericisi bulunan ve izleme altında olan bir tepeli pelikanın kaybolmasının ardından Söke Ovası’ndan sinyal alınması üzerine Türk bilim adamlarına haber veren Yunanlı bilim adamları, Türkiye’deki meslektaşlarından tepeli pelikanın bulunması için yardım istemişti. Yapılan araştırmaların ardından Yunanlı bilim adamlarının aradığı tepeli pelikan Söke Ovası’nda ölü olarak bulundu.

    Tepeli pelikanı çevreci arkadaşlarıyla bulan Kuşadası Eko Sistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği(EKODOSD)’un Başkanı Bahattin Sürücü, “ Derneğimizin bilim danışmanı üyesi olan ve Ege üniversitesi Fen Fakültesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde görev yapan Yrd. Doç. Dr. Ortaç Onmuş, yönlendirmesiyle, Yunanistan’dan gelen bir Tepeli Pelikan (Pelacanus crispus)’ı Aydın’ın Söke Ovası’nda aradık. Yunanistan’da üzerine uydu vericisi takılan Tepeli Pelikan, yapılan izlemelerde bir süre Büyük Menderes Deltası’nda sinyal verdiği, daha sonra Söke Ovası’nın ortasından sinyallerin hareketsiz olarak geldiği tespit edildi. Söke Ovası’ndaki azmaklarda yapmış olduğumuz araştırmalarda Tepeli Pelikanı ölü olarak bulduk. Bir çiftliğe yakın alanda azmak kıyısında gördüğümüz pelikanın üzerinde bir inceleme yaptık. Pelikanın etlerinin yanmış olduğundan ve hemen üzerimizden geçen elektrik tellerinden cereyana kapılarak öldüğünü tespit ettik. Çiftlikte çalışan işçilerle konuştuğumuzda, birkaç gün önce sabaha karşı saat 05.00 sularında, direkteki trafodan bir çatırtı geldiğini ve elektriklerin kesildiğini söylediler. Çiftlikten biraz daha ileride olduğundan pelikanı görememişler. Pelikanın baş kısmı ve ayaklarının yırtıcı bir hayvan tarafından götürüldüğünü tahmin ediyoruz. Üzerindeki uydu verici cihazı ve numaralı plaketleri çözerek çıkardık. Çevrede yapmış olduğumuz araştırmalarda pelikanın ayağına takılı olan NO36 numaralı halkayı bulduk. Pelikanın üzerinden çıkan cihaz ve malzemeleri Ege Üniversitesi’ne gönderdik “ dedi.

    Nesilleri tehlike altında olan canlılara karşı çok daha dikkatli olunması gerektiğini kaydeden Kuşadası EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, “ Geçtiğimiz günlerde kıyılarımıza gelen Akdeniz Foku gibi, Yunanistan’dan gelen Tepeli Pelikanın da sınırları aşarak ülkemize geldiği görülmektedir. Her iki canlının da nesilleri tehlike altında olup, sayıları çok az kalmıştır. Bu canlıların yaşam alanlarının korunması için hem Yunanistan’a hem de ülkemize önemli görevler düşmektedir. Her iki ülkede de üremeleri ve beslenmeleri, sınır tanımadan gezip dolaşmaları, hem Yunanistan hem de Türkiye için büyük bir zenginliktir. Bu zenginliklerin kaybolmaması bizlere bağlıdır. Özellikle Aşağı Büyük Menderes Havzası’nda bulunan eski menderes yatakları olan azmakların korunması, sazlıklarının yakılmaması ve sularının kirletilmemesi gerekir “ diye konuştu.

    Bu arada, EKODOSD bilim danışmanı Ege üniversitesi Fen Fakültesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ortaç Onmuş ise “Birkaç gün önce Ekodosd ile oldukça benzeri koruma çalışmaları yapan, Prespa (Gölü’nün) korunması için çalışan Yunan bir sivil toplum örgütünden Dr. Olga Alexandrou ve Dr. Giorgos Catsodorakis isimli iki arkadaşımdan acil başlıklı bir e posta aldım. E-Postada Yunanistan’ın Prespa Gölü’nde üreyen uydu vericisi takılı bir Tepeli Pelikan(Pelecanus crispus) yavrularından birinin, Büyük Menderes Deltası’nda ölmüş olabileceğine dair bilgi vardı. Yunanlı dostlarımdan aldığım bilgiyi hızlıca EKODOSD Yönetim Kurulu Başkanı Bahattin Sürücü’yle paylaştım. Ve Sürücü’de, haberi alır almaz en son koordinat gönderilen alanda araştırma yaparak, pelikanı buldu “ dedi. Yrd. Doç. Dr. Ortaç Onmuş, izleme konusunda Yunanistan’daki meslektaşları ile ortak çalışmalar yaptıklarını belirterek, “ Hem Yunanistan’daki arkadaşlarımın hem de Türkiye de bizlerin yapmış olauğu halkalama ve uydu vericisi ile izleme çalışmaları, Yunanistan ve Türkiye’de dünyaya gelen pelikanların sürekli bu iki ülke arasında seyahat ettikleri, kışladıkları, beslendikleri yani “sınır tanımayan ”canlılar olarak bir arada yaşadıklarını ortaya koyuyordu. Hatırlarsanız geçen yıl Menderes Deltası’nda Gölbent Köyünde yavru olarak halkalanan bir Leyleğin Yunanistan’da Selanik kentinin kuzey doğusuna “Gelin Gittiğine” dair bir bilgi paylaşmıştık. Ancak bu leylek üzücü bir şekilde orada bir elektrik hattına çarparak ölmüştü. Ne üzücüdür ki Yunanistan’da yavru olarak halkalanan ve ülkemize gelen bu Tepeli Pelikanda Aşağı Büyük Menderes Havzası’nda bir elektrik hattına çarparak ölmüş. Bahattin Sürücü’nün, pelikanın öldüğü yerin yaklaşık 50 mt. yakınında olan çiftlikteki insanlardan aldığı bilgiye göre çarpılma sabah saat 5’te olmuş. Bu saatte havanın karanlık olması nedeniyle Baykuşlar dışında hehangi bir kuş türünün bir elektrik hattını görmesi mümkün değildir. Zavallı Tepeli Pelikan beslenmek için Menderes ovasındaki azmaklara giderken hayatını yitirmiş gibi gözüküyor.

    Tepeli Pelikanlar Nesli Dünya Ölçeğinde Tehlike Altında olan bir kuş türüdür. Ayrıca ülkemizde ve tüm Avrupa ve hatta Asya’da yaşayan en büyük kuş türüdür. Kanat uzunluğu 3,5 mt.yi bulur. Yani orta boy bir otomobil uzunluğuna sahiptir. Bu boyutta bir kuş türünün uçarken tüm enerjisini yitirmemesi için süzülerek uçması zorunludur. Yani sürekli kanat çırpamaz. Devasa boyutları ve süzülerek uçması Tepeli Pelikanların çok zor manevra yapmasına yol açar. Bir yolcu uçağının bir havaalanına inmek için onlarca kilometre alan boyunca nasıl daire çizerek inmeye çalıştığını hatırlayın. Tepeli Pelikanlarda kuşların Jumbo Jetleridir. Nasıl bir havaalanı civarında yapılaşma, yüksek direkler ve elektrik hatları yasak ise, Tepeli Pelikanların ürediği bölgeler civarında da bu böyle olmadır. Ancak ülkemizde bu türün ürediği 4 alandan üçü Manyas Gölü, Gediz Deltası ve Büyük Menderes Deltası’nın etrafı çok yoğun Rüzgar enerji santralleri ve yüksek gerilim hatları ile örülmüştür. Bu durum Tepeli Pelikanlar için büyük bir tehlikedir “ diye konuştu.

  • Konya Ovası’nda yağış sevinci

    Konya Ticaret Borsası (KTB) Başkanı Hüseyin Çevik, kar yağışının çiftçiye nefes aldırdığını ancak halen Konya’nın yağışa ihtiyacı olduğunu söyledi.

    KTB Başkanı Hüseyin Çevik yaptığı açıklamada, kuraklık nedeniyle geçen sezon Konya’da buğday ve arpa üretiminde düşüş yaşandığını, bu düşüşün Türkiye’yi de etkileyerek rekolteyi düşürdüğünü, fakat stokların yeterli olmasından dolayı bir sorun yaşanmadığını belirtti. Bu sezonda da hububat üretimi açısından istenilen yağışın tam olarak alınamadığını ifade eden Çevik, “Konya’da yağışların azlığından ziyade en önemli sorunlardan birisi gelişme süresinde yağışların dengeli dağılmamasıdır. Konya’da uzun yıllar ortalamasında Eylül-Aralık döneminde 112,6 milimetre yağış düşmesine rağmen, 2015 yılında bu miktar 65,5 milimetre, bu yıl ise Eylül-Aralık döneminde geçtiğimiz gün yağan kar ile birlikte 51,5 milimetre olarak uzun yıllar ortalamasının çok altında bir yağış gerçekleşmiştir. Kıraç alanlarda Eylül 15 gibi başlayan ekimler bitmiş fakat ekinlerin çıkışı çoğu yerde henüz gerçekleşmemiştir. Bu yıl 30 Kasım’da ve 13 Aralık’ta azda olsa yağan yağışlar, çiftçiye ve üreticiye nefes aldırmıştır. Yağan kar şifa olmuştur. Ancak halen toprakların kara, yağmura, sise, çiğe ihtiyacı vardır. Umudumuz ve dualarımız yağışların devam etmesi yönündedir. Çünkü Konya kuraklık konusunda en hassas bölge konumundadır. Zira sulu tarım alanları kısıtlı, bunun yanında ülkemizin en az yağış alan bölgesi konumundadır. Su varlığı kıtsa, yağışlar yeterli değilse, Konya sulu tarımı azaltsın veya çıksın denilmemelidir. Konya Ovası’nın bölgesi ve yakın coğrafyasının gıda güvenliğini sağlayacak olan tarım potansiyelinin değerlendirilmesi, kıraç arazilerin ekonomiye katkısının arttırılması için, tarımsal altyapı sorunlarının acilen çözülmesi gerekmektedir. Bunun en önemli ve büyük adımı olacak dış havzalardan su getirilmesine bir ‘Devlet Projesi’ olarak bir an önce başlanmalıdır” dedi.

    Çevik, kar yağışının bir afet değil nimet olduğunu, yağışların sürmesi için dua edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

  • Bafra Ovası’nda Buğday Hasadı Başladı

    Samsun’un Bafra ilçesinde buğday hasadı başladı.

    Türkiye’nin önemli ovalarından biri olan Bafra Ovası’nda 200 bin dekar alanda ekimi yapılan buğday hasadı başladı. Ovada yüzde 80’i biçerdöverle hasat edilen buğdayda yanlış biçimi engellemek ve dane kaybını en aza indirmek için Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü teknik elemanlardan oluşan 2 ekip arazide biçerdöverleri kontrol ediyor. Ovada hasada başlayan çiftçiler sıcağa aldırmadan bir an önce buğdayı tarladan kaldırma için çaba gösteriyor.

    Aşırı yağışlar nedeniyle verimlerin düşük olduğunu söyleyen çiftçi Ali Osman Çetiner “Aşırı yağmurla tarlada ot oldu ve verimler geçen seneye göre düştü, randıman alamadık. Hiç ot yoktu, yağmurların fazla yağmasıyla her taraf ot oldu. Evvelden bir sene tütün oluyordu, bir sene buğday oluyordu iyi verim alıyorduk. Ama bu sene olmadı. Fiyatlar 82-83 kuruş arasında. Randımanına göre fiyat veriyorlar. Fiyatlardan da pek memnun değiliz. Mazot ve gübre fiyatlarının çok gerisinde kalıyor” dedi.

    2016 yılı buğday hasadının başladığını söyleyen Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Ahmet Dursun “İlçemizde 200 bin dekar alanda buğday üretimi yapılmakta, bu üretilen buğdayında yaklaşık yüzde 80’i biçerdöverle hasat edilmekte. İlçe müdürlüğü olarak 2 ekip oluşturduk. 2 ekip biçerdöverleri biçim esnasında kontrol etmekte. Dana kaybının önüne geçmek ve zamansız biçimi engellemek için bu denetimleri yaptırıyoruz. Biçerdöver kullanan operatörlerin belgeli operatör olması gerekiyor. Eğer belgesiz operatör varsa veya dane kaybı istenilen değerlerin üzerinde ise Kabahatler Kanunu’na göre cezai işlem uygulanıyor. Bizim üreticilerimizden isteğimiz kesinlikle olgunlaşmamış buğdaylarını erken biçme yaptırmasınlar. Sabah erken saatlerde, akşam geç saatlerde biçime müsaade etmesinler. Zaman zaman kendilerinin ekonomik anlamda kaybı olacak, onun için biçerdöverci ile birlikte kendileri de kontrol etsinler.Döküm var mı yok mu. Eğer bu tür olumsuzluklarla karşılaştıklarında ilçe müdürlüğümüzü aramalarını ve bu aramalar neticesinde de biz kontrol ekiplerimizi göndererek o biçerdöver ve sürücü hakkında işlem yapmak üzere ekiplerimizi göndereceğiz. Dane kaybı olarak da yüzde 2 kabul edilebilir dane kaybı var. Bizim kontrollerdeki amacımız bunu yüzde birlere ve daha aşağılara çekmek” şeklinde konuştu.

  • Çarşamba Ovası’nda Ürünlerin Yüzde 60’ı Çürüdü

    Samsun’un Çarşamba Ovası’nda aşırı yağıştan dolayı ürünün yüzde 60’ının zarar gördüğü bildirildi.

    Çarşamba Ovası’nda sebze ve meyve üreticileri bu yıl ki sağanak yağışların arazilerde bıraktığı hasarlardan yakınıyor. Yağmur nedeniyle sebze ve meyve de kayıpların olduğunu söyleyen Çarşamba Sebze ve Meyve Hali Başkanı Mehmet Aslan, “Bu seneki sezon henüz başlamadı. Bu yıl ki yağmur yağışlardan dolayı sebze haline sebze gelmiyor. Halimiz bomboş. Yağışlardan çürüme olması nedeni ile Çarşamba Ovası’nda ürünün yüzde 60’ı çürüdü. Olan ürünleri bile satmakta zorluk çekiyoruz, alıcı yok. Her tarafta sebze adeta patladı şuan. Bizim ülkemize meyve yurt dışından gelir ama sebze gelmez. Eğer sebze olayı var ise bile bu saatten sonra sebze girişi olmaz. Sebze de bize en büyük darbe ihracattan olur. Ürünler ihracata gitmiyorsa bu sıkıntı bizlere ve elbette ki çiftçilerimize yansır. Fiyatlar düşer, çiftçi de çöker. Eğer ihracatımız olursa o zaman normal fiyatına gelir” dedi.

    ÇARŞAMBA SEBZE VE MEYVE HALİ BOMBOŞ

    Üreticinin yaşadığı sıkıntıların sebze-meyve haline de yansıdığını, halin bu yıl bomboş olduğunu dile getiren Başkan Mehmet Aslan, “1988 yılında da böyle kötü bir sezon yaşamıştık. O yıl Tokat Erbaa, Amasya Taşova bölgelerinin dağlık kısımlarına aşırı yağış olmuş ve sular bu tarafa aşırı gelmesi nedeni ile baraj kapakları açıldığından Çarşamba Ovası’nda ürün olmamıştı. 1988’den sonra en kötü dönem bu yıl yaşanıyor. Bu yıl bu bölgeye aşırı yağış oldu ve ovada büyük zarar var” şeklinde konuştu.

    YAĞIŞLAR ÜRÜNLERİ ÇÜRÜTTÜ

    Meyvelerde yağışlar nedeniyle çürüme olaylarının çok fazla olduğunu söyleyen Aslan, “Aşırı yağış ve ardından aşırı nem nedeni ile meyvelerde özellikle çürümeler meydana geldi. Biz hala daha bugüne kadar hem fiyat hem iklimlerden dolayı sebze hali esnafı olarak yaz ayına sezona giremedik. Bugün salatalık 30 kuruş, fasulye 1 lira 30 kuruş, şeftali 1 lira 40 kuruş, sivri sofralık biber 2 lira. Ovadaki ürünün zarar görmesinden dolayı Çarşamba Sebze ve Meyve Hali’nde in cin top oynuyor” ifadelerini kullandı.