Etiket: Ovası’nda

  • Araban Ovasında ilk kez fındık yetişti

    Yaygın olarak Karadeniz’de yetişen fındık ilk kez, Güneydoğu’da da yetiştirildi. Hava sıcaklığının 47 dereceye ulaştığı Araban ovasında dikilen 3 fındık fidanı, 5 yıl sonra ilk ürününü verdi.

    Karadeniz Bölgesi’nin Ordu, Giresun, Rize, Trabzon, Artvin, Samsun, Sinop, Kastamonu, Bolu, Düzce, Sakarya, Zonguldak ve Kocaeli illerinde yetişen fındık, İlk kez Gaziantep’te bulunan Araban Ovası’nda yetiştirildi. 5 yıl önce gittiği Karadeniz’den 3 adet fındık fidanı alarak, Araban ilçesi Beydilli kırsalındaki araziye diken Bünyamin Polat isimli çiftçi, 5 yıl sonra ilk kez ağaçlardan ürün aldı. Antepfıstığı üreticisi olan Bünyamin Polat, son yıllarda yaz döneminde 47 dereceye ulaşan sıcaklıklar nedeniyle fındıktan umutlu değildi. Dallardaki fındığı görünce şaşırtığını belirten Polat, Araban Ovası’nda sarımsak ve yer fıstığından sonra fındık dikiminden de başarılı sonuç alınmasının tüm üreticileri sevindirdiğini kaydetti.

    Araban Ovası’nda genellikle pamuk, buğday, arpa, karpuz, kavun, yağlık ve silajlık mısır, yağlık ay çekirdeği yetiştirildiğini belirten Polat, “Ailem ve mahallemizin tamamı, geçimini sağlamak için antepfıstığı üretimi yapar. Kış mevsiminde aşırı yağış almayan ve ılımlı bir kış geçiren, yaz mevsimlerinde de hava sıcaklığının zaman zaman 45-47 dereceye kadar yükselen, nem oranının da düşük olduğu ilçemizde, 5 yıl önce genellikle Karadeniz bölgesi ikliminde yetişen 3 adet fındık fidanı diktim. Deneme amaçlı. Karadeniz bölgesinden getirdiğim fidanlar tuttu. Son iki yıldır, dallarda tadımlık da olsa fındık oluyordu. Bunları da ziyaretime gelen arkadaşlarıma ikram ediyordum. Hatta dalında toplayıp, yiyorlardı. 5 yıl sonra ilk kez bu kadar ürün aldık. Fındık yetiştirdiğimi görenler ‘Nasıl olur, Araban ilçesinde fındık yetişiyor’ diye hayretler içerisinde kalıyor. Gördüklerine inanmakta zorlanıyorlar. Bu sıcaklarda, bu arazi koşullarında nasıl yetişirdiğimi soruyorlar” dedi.

    Polat, bu bölgede fındığın yetişebileceğini görmüş olduklarını belirterek, Araban ovasında yetişen bir çok ürüne alternatif olarak, artık fındığın da düşünülebileceğini sözlerine ekledi.

  • Karacabey ovasında domates hasadı başladı

    Türkiye’nin domates ambarı olarak kabul edilen Bursa’nın Karacabey ilçesinde salçalık domates hasadına başlandı.

    Salçalık domatesin yüzde 40’ının üretildiği ovadaki hasat işlemlerinin eylül ayı sonuna kadar devam etmesi bekleniyor. Karacabey’de üretilen 1 milyon ton domatesin yüzde 95’i salça fabrikalarına satılıyor. Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan,Karasu Mahallesi’nde tarım işçilerini ziyaret ederek, onlarla birlikte domates topladı.

    Başkan Ali Özkan, “Karacabey’imizin en önemli ziraî üretim değerlerimizden bir tanesi olan salçalık domates sezonu başladı. Salçalık domates Karacabey çiftçileri açısından çok önemli. Türkiye’mizin ihtiyacı olan ve yurt dışına ihraç edilen salçalık domateslerin yaklaşık yüzde 40’ı Karacabey’imizin verimli arazilerinde yetiştiriliyor. Çiftçilerimiz yılı kazasız bir şekilde geçirdiğinde Karacabey ekonomisi de bundan olumlu etkileniyor” dedi.

    Domatesin 25 kuruştan alınmaya başlandığını söyleyen çiftçi Hakan Pullu ise, “İnşallah domatesle yüzümüz gülecek. Gübre, işçilik, mazot başta olmak üzere masraflar çok fazla. Verim aldığımız zamanlar para kazanıyoruz” şeklinde konuştu.

  • Bafra Ovası’nda üreticiyi nakliye vurdu

    Samsun’un Bafra Ovası’nda yaşanan nakliye sıkıntısı fiyatların düşmesine neden oldu. Sevkiyat yapılamadığı için karpuz ve kavun fiyatları düştü. Nakliye sıkıntısı yaşanan üreticiler zararına mal satıyor.

    Samsun Büyükşehir Belediyesi Bafra Sebze ve Meyve Halinde üreticilerin sorunlarını dinleyen Bafra Ziraat Odası Yönetimi kavun ve karpuza diğer tarım ürünleri gibi destek verilmesini istedi. Üreticiler, kilosu 25-30 kuruştan mal sattıklarını, halden çıkan malın 2-3 el değiştirdiğini ve tüketicilerin 1 liradan satın aldıklarını söyledi.

    Osmanbeyli Mahallesi’nden üretici Beytullah Öz, “Üretici olarak zarardayız. Mal elimizde patladı. Gübre mazot parasını ödeyemiyoruz. Kavunum var, domatesim var, karpuzum var. Komple zarardayız. Fiyatlar marketlerde yüksek çünkü nakliye pahalı. Her şey mazota yükleniyor, nakliyeye bağlanıyor. İki üç el değiştiriyor. Haldeki fiyatla tezgahlarda ki fiyat bir olmuyor. Vatandaş şu anda 1 liradan aşağı karpuz yediği yok. Köylünün eline geçtiği para 25 kuruş. Domatesin kilosu 30 kuruş. Toplayacaksın işçiye mi vereceksin, mazota mı vereceksin. Kavun bugün 40 kuruş. Bir amelenin günlüğü 100 lira. Bunu nereden çıkaracaksın, nasıl toplayacaksın. Görüyorsunuz malın yüzüne bakan yok. Hangi şartlarla biz ayakta duracağız. Hangi şartlarla biz borçlarımızı ödeyeceğiz. Hep yakıta, gübreye buluyoruz bunları, başka yolumuz yok perişan vaziyetteyiz” dedi.

    Urfa, Gaziantep ve Van’dan gelen tüccarlar ise nakliye sıkıntısı çektiklerini söyleyerek, “Şu anda Bafra’dan Hakkari, Van, Adıyaman’a ürün gidiyor. Ama nakliye sorunumuz var. Nakliye sorunumuz haricinde hiç bir şey yok. Lezzet olarak mallar kaliteli. Van’dan boş araba istiyoruz 2 bin lira fark veriyoruz. Nakliye kaldırmıyor, nakliye kaldırsa bu hali boşaltırız ama araba yok. Adana’da karpuz 20 kuruş iken, Karadeniz sahili 1 liraya, 1,5 liraya karpuz yedi. Şu an Hakkari, Van yine 1 lira, 1,5 liradan yiyor” açıklamasını yaptılar.

    Sebze ve Meyve Halinde komisyonculuk yapan Mehmet Torun, “Nakliye sıkıntısı çekiyoruz. Mal gönderiyoruz, gönderdiğimiz arkadaş oradan kamyon gönderiyor gelişi gidişi 5 bin lira. Bu da maliyetleri yükseltiyor. Bafra’nın malında sıkıntı yok ancak kamyon yok. Bafra’nın karpuzu, domatesi, kavunu kaliteli. Nakliyede sıkıntı var. Bugün ben 10 kamyon sevkiyat yapacağım, kamyon olmadığı zaman bunu 5’e düşüreceğim. O zaman da mal kalkmıyor” diye konuştu.

    Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Burhan Ünyeli, “4,5 liradan mazotu alırsa, gübreyi de 75 liradan alırsa çiftçi zarara uğruyor. Nasıl ayakta duracak, tek sıkıntı burada. Bu sıkıntıda doğrudan desteğin gübrede ve mazotta yüzde 50 indirip yaparak çiftçinin mağduriyetinin giderilmesi lazım” ifadelerini kullandı.

    “Kavun ve karpuza destek verilmeli”

    Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner ise şunları söyledi: “Dekar başına üretici en az 800 lira zarar ediyor. Biz devletimizden şunu istiyoruz: Bu kavun karpuz fiyatlarının düşük olmasına zaten katlanıyoruz ama önemli olan kavun ve karpuza diğer tarım ürünleri gibi destek verilmeli. Mazot ve gübrede de çiftçimize destek çıkılmalı.”

  • Bafra Ovası’nda karpuz hasadı başladı

    Samsun’un Bafra Ovası’nda örtü altı ve manş ekimi karpuz hasadı başladı.

    15 bin dönün alanda karpuz, 8 bin dönüm alanda da kavun ekimi gerçekleştirilen Bafra Ovası’nda kavun yüz güldürürken, karpuz üreticilerini ise fiyatların düşük olması düşündürüyor.

    Bafra Ziraat Odası yönetim kurulu ve tarım danışmaları ile birlikte ovada hasadı başlayan karpuz ve kavun tarlalarında incelemelerde bulundu. Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, bu yıl hava şartları nedeniyle tonaj olarak istenilen verim alınmadığını, buna karşılık kalitenin yüksek olduğunu söyledi.

    Tosuner , “Karpuzda rekolte düşük, kalite yüksek. Karpuz üreticisi 1 dönümde bin 550- bin 600 lira maliyeti var. Şu anda karpuz 330 kuruştan alıcı buluyor. Fiyatların düşük olması karpuz üreticisini mağdur ediyor. Ovada şu anda karpuzun yüzde 1 alanda kesime girdi. Ağustos’un ilk haftası yüzde 99’luk alanda kesimi yapılır. Umudumuz Ağustos ayında fiyatların 50 kuruş olması ve karpuz üreticinin yüzünün gülmesi. Karpuza göre kavun fiyatlarının 700- 800 kuruşa alıcı bulunmakta. Kavunun maliyeti karpuza göre düşük. Nedeni de kavunun fidesi üretici tarafından yetiştirilmekte. Bu da maliyeti aşağı çekiyor. Birde kavunun hasadı periyodik olduğu için 5-6 kesim toplanıyor. Karpuz hasadı günü geçtiğinde tarlada kalıyor” dedi.

  • Iğdır Ovasında kavun bereketi

    Iğdır’ın Melekli Beldesinde yetiştirilen ve kendine has tadı olan “şalak kavunu” hasadına başlandı.

    Iğdır Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Özkan Yolcu, Iğdır’ın Melekli Beldesinde yetiştirilen şalak ve diğer kavun çeşitlerini yerinde inceledi.

    Iğdır Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Özkan Yolcu, yörede şamama adı verilen bu kavun türünün üretim amacının eski tohumları muhafaza etmek olduğunu belirtti. Yolcu, “Çiftçimiz tohumları muhafaza etmek adına tarlanın bir bölümüne bu kavundan ekerek çok güzel bir iş yapmış. Şuan burada farklı kavun türleri ekerek burayı tamamen bostana dönüştürmüş. Bu tarlada kavun ve yöresel kavun türlerini doğal bir şekilde yetiştiriyor. Tat ve aroma açısından çok farklı ve lezzetli olan şalak adı verilen kavun çeşidi de bunlardan biri. Iğdır’da çok fazla yetiştiricilik yapılıyor ama, bu çiftçimiz sayesinde bu tür eskiden kalma tohumları kayıt altına alarak tescili adına bir adım atmış olacağız. Bakanlığımızın bu konuya ilişkin ulusal tohum genel merkezleri projesi var. Bu kapsamda bahsettiğimiz yöresel kavun tohumunu da tescil etmeye çalışacağız” dedi.

    Iğdır’ın Melekli Beldesinde yaşayan Abdullah Yücal isimli çiftçi, şalak denilen kavun türünün sadece Iğdır ovası Melekli Beldesinde ekildiğini belirtti. Yücal, “bu hibrit tohumları çıktıktan sonra çiftçiler şalak kavunu dediğimiz bu ürünü ekmemeye başladı. Ama benim gibi bazı üreticiler bu kavunu yaşatmaya çalışıyor. Ben bu kavunların tohumlarını azda olsa her yıl belirli bir miktarda saklıyor bir sonraki yıl tekrar ekiyorum. Hibrit tohumunun bir fidesinde 3 adet kavun yetişirken şalak tohumunun fidesinde 6 adet kavun yetişiyor” şeklinde konuştu.

    “Çiftçiler gerçekten birlik değil”

    Çiftçilerin fiyat konusunda hem fikir olmadıklarını söyleyen Yücal, “çiftçiler şu gördüğünüz asfalt üzerine tezgah kurarak üç kuruş daha fazla para kazanayım diye olgunlaşmamış ürünü ucuza satıyor. Şimdi sürmeli dediğimiz bir kavun türü var. Kavun renk almış ama kestiğin zaman tat yok. Kavunun olmasına yaklaşık 10 gün var tezgaha çıkartıp satıyor. Az önce tezgahın birinde olmamış iki römork kavuna rastladım. Bu kavunu alan vatandaş evine götürüp kestiğinde olmamış ve acı kavunla karşılaşıyor. Çiftçi kendi çıkarı için olmamış kavunu bir an önce üç kuruş daha fazla satayım derken bütün ovadaki kavunları kötüleyip, karalayıp ve piyasayı bitiriyor. Ben damlama sulama tekniğini sevdiğim için 20 dönüm bu araziyi bu yöntemle yaptım. Bizim burada en fazla yakındığımız şey pazarımızın olmaması. Şu anda gördüğünüz bu güzelim kavun kilosunu 40 ila 50 kuruştan müşteri bulamıyor. Bu tarlada toplam 5 ton kavunum var. Piyasa olmadığı için bu ürün toplanmıyor. Topladığım zamanda işçiliğini ve masrafını kurtarmıyor” ifadelerini kullandı.