Etiket: Ovası’nda

  • Söke Ovası’nda toz tehdidi

    Söke’ye bağlı Sazlı Mahallesinin alt bölümlerinde bulunan pamuk tarlaları başta olmak üzere narenciye bahçeleri ve hayvancılık işletmeleri de tozdan şikayet ediyor.

    Söke Organize Sanayi Bölgesi (OSB)’nin alt kısmında bulunan tarlaları toz tabakası kapladı. OSB’deki bazı firmaların bacalarından çıktığı iddia edilen tozun yanında yine fabrikaların ham maddelerinden savrulan toz bulutunun üretime zarar verdiği belirtilirken; tarlada bugünlerde boy gösteren beyaz altın pamuğun rengi griye döndü. Aynı bölgede bulunan narenciye bahçelerinde de durum farksız değil. Narenciye ağaçlarının üzerindeki yapraklar ve meyveleri de bembeyaz tozla kaplandı.

    Bölgeye giderek incelemelerde bulunan Söke Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kocabaş, sanayiye karşı olmadıklarını ancak gerekli tedbirlerin alınarak çevresel zararların önlenmesi gerektiğini söyledi. OSB’deki uçuşan hammaddelerin örtü yada depo altına alınması gerektiğini belirten Kemal Kocabaş, sanayi tesislerinin bacalarının da denetlenmesi gerektiğini söyledi. Kemal Kocabaş; “Toz pamuk bitkisini tamamen kaplamış. Bu pamuk daha sonra giyimde kullanılacak. Bu toz nefes yoluyla da insan sağlığını tehdit ediyor. OSB’de ortalığa savrulan maddeler depo altına alınmalı. Bu hem bitki sağlığı açısından, hem de burada yaşayan halkın sağlığı aşısından önemli. Sazlı mahallesinde 10 Bin nüfus yaşıyor. Bu durum bölgedeki hayvancılık tesisleri ve narenciye bahçelerini de olumsuz etkiliyor. Narenciye ağaçları yakın zamanda büyüyemez duruma gelecek” dedi.

    Bölgede tozdan etkilenen çiftçilerden Erdal Dinçsoy, toz bulutundan dolayı tarlasında çalıştıracağı işçileri tutamadığını söyledi. Sanayicinin de, çiftçinin de işini düzgün yapması gerektiğini belirten pamuk üreticisi Erdal Dinçsoy; “Tarlamda çalışamıyorum, işçi getirip çalıştıramıyorum. Sıkıntımız büyük bir an önce çözülmesini istiyoruz” dedi.

    Bölgede üreticilik yapan Sazlı Belediyesi eski Başkanı ve Söke Belediye Meclis Üyesi Abdülmüttalip Demir ise; “Çevre İl Müdürlüğü ve Çevre Bakanlığı tarafından gerekli denetimler yapılmalı. Bölgede toz önlenmezse insan sağlığı ve tarım ciddi zarar görecek. Üreticinin zararı karşılanmalı. Birileri para kazanacak, rant sağlayacak diye çiftçilerin mağdur olmasının bir anlamı yok. Bölgede yaklaşık 5 Bin dönüm arazi bu tozdan etkileniyor” dedi.

    Bölgede bulunan hayvancılık tesisinin Ziraat Mühendisi Eren Özcan, kendilerinin de şikayetçi olduklarını, tozun hayvancılık üretimine de zarar verdiğini söyledi. Özcan; tozun yeme karışmasıyla başlayan sıkıntıların hayvanlarda ciğer sorunlarına neden olduğunu iddia etti. (LT-MB-E)

  • Bafra Ovası’nda çeltik tarlaları susuzluktan kurumaya başladı

    Samsun’un Bafra Ovası’nda çeltik üretimi yapan Fener Mahallesi sakinleri, yeterli su gelmediği için arazileri sulayamadıklarını söyleyerek yetkililerden yardım istiyor.

    Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner ve yönetim kurulu üyeleri Fener Mahallesi’ne giderek çeltik üreticilerinin sorunlarını yerinde dinledi. Gördüğü manzara karşısında hayretlere düşen Tosuner, su sorunun çözülmemesi durumunda mahalle sakinlerinin çeltik üretimine devam edemeyeceklerini ifade etti.

    Fener Mahallesi’nde bulunan çeltik arazilerine kanaletlerden yeterli su gelmediği için mağduriyet yaşadıklarını ifade eden çeltik üreticileri, kullanmadıkları suyun parasını ödeyemedikleri için de icraya verildiklerini söylediler.

    Çeltik üreticisi ve aynı zamanda Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Yerebakan, “Şu anda çeltiğin en fazla suya ihtiyacı olduğu dönem. Maalesef su alamıyoruz. Bütün kanallar bomboş. Susuzluktan toprak kurudu. Biz rica ediyoruz, suyumuzu salsınlar” dedi.

    Üreticilerin sudan dolayı icralık olduğunu belirten Yerebakan, “Şu anda üreteci parayı nereden bulsun? Tam çeltiğin ortası. Eskiden su paraları yıl sonu ödeniyordu. Şimdi hem su yok hem de bütün vatandaşları icraya verilmiş durumda. Hiç olmasa yıl sonuna kadar dursalardı. Şu anda tarlalarda bir damla su yok” diye konuştu.

    Kanaletlerden su gelmediğini belirten üretici Kadriye Bayrak, “Dinamo ile suluyorum. Dinamoyla suladığım için tarlama su yetmiyor. Çeltiğim ot içinde kalıyor. Susuz kaldık. Ben buraya çok yatırım yaptım. Hem yer altından çıkan suya para ödüyoruz, elektrik ödüyoruz hem de kullanmadığımız suya para ödüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Aylardır su alamadıklarını söyleyen Şaban Demirci ise “Aylardır su alamıyoruz. Çeltiğin şu anda verim zamanı. Bu çeltikten zaten ben verim alamayacağım. Alamadığım zaman su borcunu nasıl ödeyeceğim? Almadığımız suya icralık oluyoruz. Zaten paramız yok. Biz burada mağduruz. Bizim mağduriyetimizin giderilmesi istiyoruz” açıklamasında bulundu.

    Üreticilerin sorunlarını dinleyen Ziraat Odası Başkanı Osman Tosun, “Maalesef ayakkabıyla gir çeltiğin içinde gez. Eğer bu çeltik susuz kalırsa ürün vermez. Bırakın para kazanmayı masraflarını bile alamazlar. Bu araziye en az 10 gündür su verilmemiş. Eğer su verme sırası 10 günde bir gelirse bu vatandaş çeltik ekmeyi bıraksın” şeklinde konuştu.

    Devlet Su İşleri (DSİ) Altınkaya Sağ Sahil ve Kızılırmak Sol Sahil Sulama Birliği Başkanı Önder Çırak, kanaletler ile çeltik ekiminin yüzde 12’lik kısmının sulanabilir olduğunu, yüzde 80’lik bir alanda da sıkıntı yaşandığını ifade ederek sorunun çözümü için gerekli çalışmaların yapıldığını söyledi.

  • Bafra Ovası’nda karpuz ve kavun üreticileri dertli

    Samsun’un Bafra Ovası’nda örtü altı karpuz ve kavunların ekimi başlarken, üreticiler maliyetlerin yüksekliğinden yakınarak destek istedi.

    Ekimi başlayan arazilerde incelemelerde bulunan Bafra Ziraat Odası ve Sebze Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu üyeleri, üreticilerin sorunlarını dinledi. Karpuzlu ve Türbe mahallelerindeki üreticiler, Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, Sebze Üreticileri Birliği Başkanı Süleyman Tulum ve oda yöneticilerine maliyetlerin yüksekliğinden yakındılar. Ziraat Odası Başkanı Tosuner, girdiler çok pahalı olduğundan yazlık ve kışlık sebzelerin desteklenmesini istedi.

    Karpuzlu Mahallesi’nde karpuz ve kavun üreticisi Mustafa Bilgiç, “Geçen yıl karpuz üretiminden çok büyük zarar ettik, karpuzda sıkıntılarımız oldu. Bu yılda geçen yıla göre azalma görüyoruz. Üretici ekiyor ama maliyetlerimiz çok yüksek. 5.5 lira mazot, bir çuval dab gübresi 90 lira. İşçilerin yevmiyesi 70-80 lira. Karpuzun bir dönüm maliyeti bin 800 lira. Kavunun maliyeti karpuza göre yarı yarıya ama maliyetler çok yüksek. Üretici çok zor durumda. Kışlık lahanalarımızı tarlaya gömdük. Çok büyük zarar ettik. Hava iklimlerinden dolayı ova hiç kar görmedi, yağışlar olmadı. Bu yıl inşallah ürünler para eder. Eğer para etmezse üreticiler Tarım Kredilere, kooperatiflere çok büyük borçlu. Herkes şu anda büyük bir borç batağında. Bu yaz sezonu iyi geçerse üreticimizin yüzü güler” dedi.

    Türbe Mahallesi’nde 100 dönüm arazide karpuz ve kavun üretimi yapan Sezai Ayhan, “Geçen seneki kavun ve karpuzun fiyatlarından memnun değildik, bu sene de iyi olacağını düşünmüyoruz. Geçen sene 3 lira 50 kuruşa aldığım mazotu 5 lira 600 kuruşa aldım. 50 liraya aldığım gübreyi 75 liraya aldım. 120 liraya aldığım tohum paketini 220 liraya aldım. Her şeyde yüzde 50 enflasyonumuz var. Ama fiyatlar tam tersine aşağı gidiyor. Her sene gitgide kötüye gidiyor. Bu gidişle çiftçilik yukarı köylerde nasıl bittiyse aşağı ovalarda da bitecek gibi duruyor” diye konuştu.

    Sebze Üreticileri Birliği Başkanı Süleyman Tulum, “Bu yıl havaların güzel olmasından dolayı ekimi yapılan karpuzun 15 günde bu duruma gelmesi çok güzel bir şey. Sebzenin de bu yıl güzel olacağını ümit ediyorum. Biz çiftçi kardeşlerimizin 7/24 her zaman yanındayız” şeklinde konuştu.

    Bafra karpuz ve kavununun temmuz ayında raflarda yerini alacağını ifade eden Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, “Bafra’da tarımın gelişmesi için var gücümüzle çalışacağız. Devletimizin de tarıma destek vermesi lazım. Üretici kardeşimizin 20-25 çalışan elamanı var. Ben kendisine sordum ‘Öğle yemeği benden ‘dedi. Yevmiye 90 lira. Getir götür bir kişinin maliyeti 110 lira. Devletimizin bunları duyması lazım. Tarıma destek verilmesi lazım. Mazotun yüzde 50’si ödenecek dendi, ödenmedi. Geçen sene gübre 18-46 toprak 70 liraydı, şuan 110 lira. Devletimizin buna bir an önce çözüm bulması lazım. Önemli olan tarıma verilecek destek. Bugün 10 lira girdisi varsa bunun 5 lirasını devlet vermesi lazım. Herkesin ÇKS’si var, herkes iyi tarım yapıyor. Bugün mazot 5 lirayı aştı. Bunun en az 3 lirasını ödemesi lazım. Ben 3 sene içerisinde 7 ülke gezdim. Avrupa’da devlet tarımla uğraşan çiftçilere yüzde 50’sini veriyor maalesef bizim Türkiye’de yok. Şu arazi en az 5-6 sefer sürülmüştür. Halen tarıma elverişli hale gelmemiş. Mücadele ediyor, haftalarca üstündeki elbiseyi çıkartmadan tarımla uğraşıyor. Çiftçi diyor ki ’ben tarım yaparsam, pazara sürersem kasabadaki halkımda benim yapmış olduğum tarımdan faydalansın.’ Biz ucuza mal etmek istiyoruz ama girdiler pahalı. Bafra’nın kırsalı yüzde 80’i boşalmış durumda. Bu ovaya da aksarsa çok büyük sıkıntı olur. Şu an 110 dönüm kavun, karpuz ekilmiş arazideyiz. 80-90 bin masraf var. Bu peşin parayla. Birde bunu vadeli alırsa bu rakam 150 bine çıkar. Eğer buradan 150 bin alırsa ana sermayesi, 140 alırsa 10 bin içeride. Bunları herkesin duyması lazım. Tarım Bakanımız Bafra’ya geldiğinde bir sözü vardı; ’Ben çiftçinin yanındayım, çiftçi benim velinimetim’ demişti. Bunu da unutmasınlar. Yakında seçim var. Biz yine devletimizin yanındayız ama devlette bizi unutmasın” dedi.

  • Araban Ovası’nda ‘beyaz altın’ hasadına başlandı

    Araban Ovası’nda ’beyaz altın’ olarak bilinen pamuğun hasadına başlandı. Dönümde elde edilen ortalama 400 kilogram ürün, üreticiyi memnun etti.

    Araban Ovası’nda toplam 27 bin dönüm arazi üzerinde ekili bulunan pamuğun hasadı başladı. Beyaz altın olarak da nitelendirilen pamuktan bu yıl bir dönüm alanda yaklaşık 375 ile 425 kilogram arasında verim alındı. Makineli pamuk hasadına başlanan bölgelerde inceleme yapan Araban Ziraat Odası Başkanı Mehmet Doğan, geçen yıl 1 kilogramı 1 lira 60 kuruştan üreticilerden alımına başlanan ve sezon sonuna kadar ilçedeki çırçır fabrikaları tarafından değişik fiyatlardan alımı yapılarak sezonu kapatan kütlü pamuğun bu yılki fiyatının ise en az 2 lira 60 kuruş civarında olmasını beklediklerini söyledi. Doğan, ilçede bu yıl yaklaşık 27 bin dönüm alanda 450 civarında çiftçi tarafından pamuk üretildiğini dile getirerek, “Pamuk fiyatının geçmiş yıllarda düşük olması sebebiyle pamuk üretiminde geçen yıllarda büyük düşüşler yaşandı. Her geçen yıl pamuk üretimindeki girdilerin artması ve fiyatın düşüklüğü nedeniyle üreticilerimiz geçen yıla kadar pamuk üretimine sıcak bakmıyordu. Bu nedenle Araban Ovası’nda pamuk üretiminde her geçen yıl önemli düşüşler yaşanıyordu. Geçen yıl pamuk fiyatlarının beklenen oranlarda gerçekleşmesi nedeniyle, bu yıl Araban Ovası’nda pamuk ekiminde az da olsa artışlar yaşandı. Araban Ziraat Odası olarak, bu yıl hükumetin bir kilogram kütlü pamuk alımı için pamuk üretimi aşamasında artan girdi fiyatlarını da hesap ederek, en az 2 lira 60 kuruş ve üzerinde taban fiyatı belirlemesini bekliyoruz’’ diye konuştu.

  • Amik Ovası’nda pamuk hasadı başladı

    Hatay’ın verimli topraklarından olan Amik Ovası’nda yaklaşık 100 bin dönümde ekilen pamuğun hasadına başlandı.

    Bölge çiftçisinin yıllardır vazgeçemediği ve “beyaz altın” diye tabir edilen pamuk hasadı Amik Ovasında başlarken, çırçır fabrikalarında da hareketlilik yaşanıyor.

    Pamuk üreticisi hasatla birlikte rahat bir nefes alsa da, hükümetin bir an evvel pamuk taban fiyatını belirlemesini bekliyor.

    Sulanan arazilerde dönümüne yaklaşık 500 ila 600 kilo pamuk alan çiftçi hasattan memnun.

    Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde pamuk bir yandan insan gücüne dayalı elle, bir yandan da makinayla toplanıyor.

    Üretici Mehmet Tekinalp, pamuk hasadının yeni başladığı ifade ederek, “Makine ile değil de elle toplama daha güzel oluyor, daha iyi verim alıyoruz. Devletimiz inşallah taban fiyatını da iyi verir, bizde bundan memnun kalırız” dedi.

    Pamuk işçisi Ayşe Tekin, hasat zamanlarında günlük yevmiye ile çalışarak aile bütçesine katkıda bulunduğunu belirterek,”Günlük çalışıyoruz biz mevsimlik işçiyiz. Evimizin, çocuklarımızın rızkı için çalışmaktayız. Yaklaşık 40 lira civarı yevmiye alıyoruz, yaklaşık 9 saat çalışıyoruz. Ailemizi geçindiriyoruz, çocuklarımızı okutuyoruz” diye konuştu.

    Pamuğu makine ile elle toplama arasında birçok fark olduğunu belirten çiftçi Bülent Zaroğlu, “Makine ile insan gücü arasındaki en önemli fark, bir günde 100 dönümü 500 kişiyle toplarken bugün bir makine 500 kişinin yaptığı işi bir günde yapıp çıkıyor. Zaman açısından çok kısa sürede toplanıyor, daha kaliteli ve yüksek randımanda pamuk alıyorsun” dedi.

    Amik Ovasında, Yaklaşık 40 gün sürecek olan pamuk hasadından, 100 bin dönümden yaklaşık 400 bin ton pamuk rekoltesi bekleniyor.