Etiket: Otomobilini

  • Dereye uçan otomobilini bırakıp apar topar işine gitti

    Bolu’da, seyir halindeyken dereye uçan otomobilin ismi öğrenilemeyen sürücüsü, aracını derede bırakarak önce evine daha sonra da işyerine gitti. Otomobilin derede olduğunu gören yakınları ise, aracın içine odun uzatarak içeride arama yaptı.

    Edinilen bilgiye göre, Bolu’da bir tavuk fabrikasında şoför olarak çalışan vatandaş sabah işe gitmek için yola çıktı. Sürücü, Tatlar Köyü’nden Bolu şehir merkezi istikametine seyir halindeyken kontrolünü kaybederek otomobiliyle birlikte köy içinden geçen dereye uçtu.

    Otomobilden kendi imkanlarıyla çıkan vatandaş, önce evine giderek kıyafetlerini değiştirdi, ardından da otomobilini derede bırakarak apar topar yetişmesi gereken işine gitti.

    Köy yolunda otomobilin dereye uçtuğunu gören vatandaşlar, aracın içerisinde birisinin olup olmadığını öğrenmek için çevredeki odunları kullanarak derenin ortasındaki otomobilin yanına giderek arama yaptılar.

    Otomobilin boş olduğunu gören vatandaşlar, durumu jandarma ve Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekiplerine haber verdi.

    Tavuk kamyonuyla olay yerine geldi

    Ekiplerin olay yerine gelmesini bekleyen vatandaşlardan sürücüyü tanıyanlar, şahsı cep telefonu ile defalarca aradılar. Bir süre sonra cep telefonuna cevap veren otomobilin sürücüsü, olay yerine işyerine ait tavuk kamyonu ile tekrar geldi.

    Otomobille dereye uçan sürücünün, olay yerinde bulunan jandarma ekiplerine, işine geç kalmamak için otomobilini derede bırakarak hızla işyerine gittiğini söylediği öğrenildi.

  • Boşandığı eşinin otomobilini benzin döküp yaktı

    Sancaktepe’de alkollü bir vatandaş eşinin kendisinden boşanmasını gurur meselesi yaparak, eşinin arabasını benzin döküp yaktıktan sonra 155’i arayarak kendini ihbar etti.

    Olay, 03.45 saatlerinde, İnönü Mahallesi, Kırlangıç sokakta bulunan 3 katlı apartmanın önünde meydana geldi. İddiaya göre S.Ü. eşinin kendinden boşanmasını gurur meselesi yapmasının ardından, eşi Büşra Kadere ait 34 RHA 84 plakalı otomobilin üstüne benzin döktükten sonra ateşe verdi. Kısa sürede büyüyen yangın, otomobilin tümünü sardı. Alev alev yanan otomobilin alevleri, 1. Kattaki daireye sirayet etti. Otomobilin alev alev yandığını gören vatandaşlar durumu polise ve itfaiye ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yanan otomobile müdahale etti. yaklaşık 45 dakikalık bir çalışmanın ardından alev alev yanan otomobili söndürdü.

    “Eşimin otomobilini yaktım gelin alın beni”

    Öte yandan edinilen bilgiye göre S.Ü. 155’i arayarak “Eski eşimin otomobilini yaktım, gelin beni tutuklayın” şeklinde kendini ihbar etti. Olay yerine gelen polis ekipleri S.Ü.’yü ifadesini almak üzere polis merkezine götürdü.

    “Otomobili eski eşi yaktı”

    Mahalle sakinlerinden Mehmet Çakıcı, “Biz uyuyorduk, bir patlama sesi geldi. Patlama sesi ile uyandık baktık ki alevler binaya doğru yükselmiş. Daha sonra itfaiye geldi, müdahale etti. Otomobilin sahibi bizim komşumuz, üst katımızda oturuyor. Eski eşi otomobili ateşe veren” şeklinde konuştu.

    Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Kardeşine kızıp annesinin otomobilini yaktı

    Karaman’da erkek kardeşine kızan ağabey, annesinin üzerine kayıtlı olan otomobili benzin dökerek herkesin gözü önünde yaktı.

    Olay, akşam saatlerinde Rauf Mahallesi 216. Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, Hakan A., kardeşi Samet A’dan annesinin üzerine kayıtlı olan 07 BGV 63 plakalı otomobili istedi. Kardeşi Samet A’nın “Araba bana lazım” demesi üzerine sinirlenen Hakan A., evin önünde park halindeki lüks otomobili üzerine bidonla benzin dökerek ateşe verip kaçtı. Otomobil alev topuna dönerken, çevredeki vatandaşlar durumu itfaiye ve polise bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye yanan araca müdahale ederken, polis çevre güvenliği aldı. İtfaiyenin yarım saatlik çalışması sonucu yangın söndürülürken, otomobil tamamen kullanılamaz hale geldi. Otomobil, polisin yaptığı incelemenin ardından çekici ile otoparka çekildi.

    Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Otomobilini satıp ticarete atıldı, 47 ülkeye ihracat yapıyor

    Bursa’da, 2006 yılında otomobilini satıp ticarete atılan Ayhan Denizci, tekstilde ikinci şubesini açtı.

    Bursa’da 26 yıldır tekstil işiyle uğraşan 50 yaşındaki Ayhan Denizci, en büyük hayali dış ticarete başlamak için 2006 yılında ikinci el otomobilini satıp, kendi şirketini kurdu. Bugün dünyanın 47 ülkesine perde ihraç eden Denizci, evinin odasında başladığı bu işte ikinci şubesini açtı. Toplam 15 kişi istihdam eden Denizci, “Perde ve kumaş ihracatı yapıyoruz. Şu anda 47 ülkeye ihracat yapmaktayız. Kendi iş yerimizin ikinci şubesini açıyoruz. Pazarlama firmamızdan sonra üretim firmamızı açıyoruz. 15 çalışanımız var. Dışarıda kendi koleksiyonumuzu fason yaptırıp yurt dışına ihracat yapıyoruz. Kalite konusunda hassas olduğumuz için bu tesisi kurduk” dedi.

    Bu işin kendisi için bir özlem olduğunu anlatan Denizci, “Çeşitli firmalarda yurt dışı pazarlama müdürü olarak çalışıyordum. Bu işe karar verdiğimde elimde hiç param yoktu. Sadece sermaye olarak aracım vardı. İlk başlarda ofisim olmadığı için evi kullandım. Çeşitli fuar ve seyahetlerin ardından işimizi büyüttük. Şu anda iki iş yerimiz var. 47 ülkeye ihracat yapıyoruz” dedi.

  • Başkan Aşut: “Ülkemiz otomobilini de, uçağını da yapacak güçtedir”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Şerafettin Aşut, yerli otomobilin üretileceği en verimli yerin Mersin olduğunu vurgulayarak, “Biz yerli otomobilin üretilmesi konusunda kendimize, milletimize ve devletimize güveniyoruz, talipli firmalarımıza güveniyoruz. Türkiye bu başarı hikayesini yazmak zorundadır. Ülkemiz otomobilini de, uçağını da yapacak güçtedir” dedi.

    Başkan Aşut, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin 1980’den sonra yaptığı liberal ekonomi atılımlarıyla üreten, arzu edilen seviyede olmasa da katma değer oluşturan bir ülke olma yolunda ilerlediklerini söyledi. Ancak son 40 yıla yakın zamandır ekonominin Türkiye’nin birinci gündemi olmadığını belirten Aşut, “Her zaman siyasi gündemlerin gölgesinde kaldı. Ekonominin birinci gündem olduğu dönmeler zaten ülkemizin sıçrama yaptığı dönemler oldu. 2002’den sonraki 7-8 yıl bu sıçramaları gerçekten yaşadığımız, ekonomik büyümenin, ihracatın rekorlar kırdığı yıllar oldu. Elbette bizim elimizde olmayan küresel finans krizleri, Arap Baharı, küçülen dünya ekonomisi gibi dış etmenlere bir de ülke içindeki hain bir darbe teşebbüsü ve sınırlarımızdaki sıkıntılar eklenince ekonomi ister istemez ikinci, üçüncü planda kaldı. Bizler Türk iş dünyası olarak her zaman şunu söyledik. Söz konusu ulusal güvenliğimiz ise her şey ikinci plandadır. Ve bir bedel ödenecekse, bir fedakarlık yapılacaksa bunu düşünmeden yaptık. Ancak, şunu da unutmadık, güçlü ülke aynı zamanda ekonomisi güçlü ülkedir. Eğer bugün bölgemizde yumruğumuzu masaya vurabiliyor ve ülkemizin haklarını savunabiliyorsak, bunun arkasında bir buçuk milyon girişimcisi ile güçlü Türk ekonomisinin etkisi göz ardı edilemez. Kendi, göbeğini kendi kesen bir ekonominiz varsa, askeri anlamda da cesur adımlar atarsınız, küresel politik tartışmalarda da masaya yumruğunuzu vurursunuz” diye konuştu.

    Türkiye’nin başarı hikayelerinden birinin de yerli otomobil olacağını kaydeden Aşut, “Çağımız bilgi çağı, dijitalleşme çağı, otomobil mi kaldı’ diyerek bu önemli hamleyi yok etmeye, milletimizin moralini ve bu işe talipli olan firmalarımızın motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yok. Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, otomobil bizce daha uzun yıllar hayatımızda olacaktır ve önemli bir uluslararası ürün olmaya devam edecektir. Bu noktada önemli olan yerli otomobilin donanımları ve kullanacağı yakıtıdır. Bu noktada yerli otomobilin elektrikli bir model olacağı açıklaması sürecin ne kadar doğru yöne gittiğini göstermiş ve bizi daha da umut vermiştir” şeklinde konuştu.

    “Mersin yerli otomobilin üretileceği en verimli yerdir”

    Şu anda yerli otomobilinin nerede yapılacağı sorusunun sıklıkla gündeme geldiğini kaydeden Aşut, “Elbette birçok il ve bölge buna talipli olacaktır ama bu noktada bu işe talipli olan firmalarımız ülkemizin büyük kurumsal firmalarıdır ve en verimli, en uygulanabilir bir araştırmayı yapacaklardır. Ancak, MTSO olarak, Mersin iş dünyası olarak biz de bu üretimin yer olarak Mersin’in ideal noktalardan biri olduğunu düşünüyoruz. Bunun çeşitli nedenleri var. Öncelikle Mersin ve hinterlandı Mersin, Adana, Tarsus daha önce birçok kez tekerlekli araçların, paletli iş araçlarının, kamyon ve otobüslerin imalatlarının başarıyla yapıldığı, tecrübesi olan bir kent ve bölgedir. Yan sanayi sorunu yoktur ki bu anlamda hinterlandında Gaziantep, Kahramanmaraş, Konya ve Kayseri yan sanayinin güçlü olduğu, tecrübeli illerden oluşmaktadır. İşe bölgesel iş birliği açısından bakılmalıdır. Ana hammadde olan yassı çelik anlamında İskenderun ülkenin yassı çelik üretim merkezidir. Üretilecek olan araç daha çok Afrika, Orta Doğu ve Asya pazarına hitap edeceğine göre Mersin Limanı ki ülkemizin en büyük ikinci ithalat ve ihracat limanıdır, transit hatlarıyla yerli otomobili en ucuz ve en kısa zamanda taşıyacak lojistik alt yapıya sahiptir. Doğu Akdeniz Bölgesi’nde 25 üniversite, 10 teknopark var ve Ar-Ge’nin, vasıflı insan kaynağının olduğu bir bölgeyiz. Tek sıkıntımız yatırım arazisi sorunuydu. Ancak, Kalkınma Bakanımızın müjdeleri ile bu sorunun yakın zamanda çözüleceğine eminiz. Kısaca yerli otomobil üretim yeri olarak Mersin, her potansiyele sahiptir, her desteğe hazırdır. Biz yerli otomobilin üretilmesi konusunda kendimize, milletimize ve devletimize güveniyoruz, talipli firmalarımıza güveniyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Ülkemiz otomobilini de, uçağını da yapacak güçtedir”

    Türkiye’nin bu başarı hikayesini yazmak zorunda olduğunun altını çizen Aşut, “Biz yokluk zamanımızda, küllerinden doğan bir devlet olarak 1925-1945 arasında 400 farklı model uçak yapmışız. Bundan korkan küresel güçler ’siz yapmayın, ne gerek var, biz size veririz’ demiş ve bu üretimi bir şekilde durdurmuşlardır. Kendi otomobilimizi ve trenimizi yapmışız onu da aynı oyunlarla durdurmuşlar. Yıllarca ulusal savunma sanayimizin gelişmesine izin vermemişler. Bu sefer bunun ucunu bırakmamalıyız. Bu sefer bu başarı hikayesinin yarım kalmasına izin vermemeliyiz. Bu sadece bir otomobil değil, bir moral meselesidir. İşte bugün sınırlarımızı kimseye ihtiyacımız kalmadan koruyabiliyorsak, Kıbrıs Harbi sonunda bizi uygulanan ambargoların sonucu kurulan Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı iştiraklerinin vizyonu vardır, milli savunma sanayimizi kurma çabası vardır. Bugün bu çaba daha da sahiplenilmiş ve olağanüstü başarılara imza atılmaktadır. Ülkemiz otomobilini de, uçağını da yapacak güçtedir. Yeter ki, ekonomi ülkemizin birinci gündemi olsun. Yeter ki, eğitim sistemi buna göre revize edilsin. Yeter ki, bizi içte tek yürek olalım. Başka Türkiye yok, başak vatan yok” dedi.