Etiket: Otizmli

  • Otizmli ikiz kayakçılar büyük başarı elde etti

    Türkiye’nin tek otizmli kayakçıları olan ikiz kardeşler Ali Zeynep ve Muhsin Murat Bingül, Avrupa büyük başarı yakaladı.

    Türkiye’nin tek otizmli kayakçıları 13 yaşındaki ikiz otizmli kardeşler Aliye Zeynep ve Muhsin Murat Bingül, Fransa’nın Gourette kentinde düzenlenen Dünya Özel Sporcular Kayak Şampiyonası Slalom yarışlarında bir mucizeyi gerçekleştirdi. 31 sporcunun katıldığı yarışta Aliye Zeynep Avrupa 7’ncisi ve Dünya 8’incisi, Muhsin Murat Bingül ise Avrupa 10’uncusu ve Dünya 14’üncüsü oldu. Ayrıca Aliye Zeynep Bingül küçük slalom dalında yapılan yarışmada Avrupa 4’üncüsü ve Dünya 5’incisi olurken, Muhsin Murat Bingül, Avrupa 12’ncisi ve Dünya 14’üncüsü olmayı başardı. Kendilerinden 10 yaş büyüklerle yarışan sporcular, Türkiye’ye önemli bir başarı kazandırdı.

  • Down sendromlu ve otizmli gençlerden muhteşem konser

    TRABZON (İHA) – Down sendromlu ve otizmli gençlerden oluşan Bremen Mızıkacıları Perküsyon Grubu, Karadeniz’de ilk konserini Trabzon’da verdi. Grup 260 konserine çıkarken birbirinden hareketli parçalarıyla izleyenlerden büyük alkış aldı.

    Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen Bremen mızıkacıları Perküsyon grubu Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi’nde konser verdi. Grup, özellikle Afrika, Roman, Türk, Laz, Arap ritimleriyle izleyenleri coştururken grubun 10 yıllık gönüllü eğitmeni Yaşar Morpınar, Trabzon’da bulunmaktan son derece memnun olduklarını söyledi.

    Grubun şu ana kadar 259 konser verdiğini 260 konseri ise Karadeniz’de ilk kez Trabzon’da verdiğini belirten Morpınar, grupta yer alan çocuklarla gurur duyduğunu söyledi. Morpınar, “260’ıncı konserimizle aranızdayız. Bu konserin özelliği konseri çocuklarım yönetiyor. Çocuklarımın her biri ressam her biri yüzücü. Türkiye şampiyonları var” dedi.

    Konserde gençlerin anneleri de sahneye çıkarak söyledikleri parçalarla çocuklarına eşlik ederken, grubu oluşturan 14 gencin 8’i kuruluşundan bu yana grupta yer alıyor.

  • Otizmli çocuklar galoş üretti, aileleri sevince boğuldu

    Kocaeli’de bir merkezde eğitim gören otizmli çocukların, bedensel ve ruhsal zorlukları aşarak galoş üretmesi ailelerini sevince boğdu. Otizmli çocuğuna destek veren anne Hatice Yüksek, “Çocuğumun galoş yapması tarif edilemez bir duygu” dedi.

    İzmit’te bir merkezde eğitim gören otizmli çocuklar, aldıkları eğitimler sonucu kendilerini geliştirebileceklerini ve üretimde faydalı olabileceklerini adeta kanıtladılar. İzmit’te bulunan Otizmli Çocuklar Derneği’nde eğitimlerini ve sosyal faaliyetlerini sürdüren otizmli çocuklar, aileleriyle birlikte galoş üreterek bedensel ve ruhsal koordinasyonunu geliştiriyor. Galoş üretiminin her aşamasında faaliyet gösteren otizmli çocukların gelişimi ise ailelerini sevince boğuyor. Çocuklarını galoş yaparken gören aileler çok mutlu olduklarını ve bu duygunun tarif edilemez olduğunu dile getirdiler. Galoş üretimi yapmaktan keyif aldığını belirten otizm hastası Ceren Yüksek, “Ailemle birlikte galoş yapıyorum. Yaptığım galoşlardan dolayı çok mutluyum” dedi.

    “Çocuğumun galoş yapması tarif edilemez bir duygu”

    Otizmli çocuğunun bir ürünün üretimini yapmasının kendisini mutlu ettiğini söyleyen anne Hatice Yüksek, “Burada galoş yaparak çok mutlu oluyoruz. Galoş yaparak hem çocuğumun el becerisi gelişiyor hem de kafası dağılıyor. Çocuğum ilk galoşu yaptığında çok mutlu oldum. Bu duygu tarif edilemez, imkansız, bunu yaşayan bilir. Galoş üretimi gerçekten çok zor. Ama öğrencilerimiz galoşlarını severek yapıyor. Birkaç kez gösterdikten sonra galoşları yapmaya başladılar” diye konuştu.

    “İlk galoşu yaptığında da çok duygulandım”

    Otizmli çocuğunu galoş yaparken gördüğünde çok duygulandığını dile getiren anne Fikriye Sari ise, “Galoş makinesi geldikten sonra biz çok mutlu olduk. Çünkü çocuklarımız için önemli bir uğraş ve gerçekten faydasını görüyoruz. Çocuğum ilk galoşunu yaptığında da çok duygulandım. Bir üyemizle birlikte galoşunu yapmıştı, çok mutlu olmuştum” dedi.

    “Otizmli çocuklara fırsat verilirse çok güzel işler ortaya çıkar”

    Otizmli çocuklara bu çalışmaları yaptırmanın çok zor olduğunu belirten Kocaeli Otizmli Çocuklar Dernek Başkanı İlkin Kılıçarslan, “18 yaş üzeri çocuklarımıza aileleriyle birlikte topluma kazandırmak ve üretime katkı sağlamak istiyoruz. Aslında orta ve ağır düzeydeki çocuklarımızın yerinde oturtabilmek, dikkatini toplamak çok zordur. İlk aşamalarda çok zorlandık. Ama zor dönemi aileleriyle birlikte geçtikten sonra uyum sağladılar. Bunu yaparken ailelerin mutluluğu da çok güzeldi. Otizmli çocuklarımıza fırsat verildiğinde ve sevgiyle yaklaştıklarında çocuklarımız çok güzel şeyler ortaya çıkarıyor” ifadelerini kullandı.

  • Otizmli çocuklara toplumda yer açın

    Kadıköy’de otizmli bir çocuğun anneannesi ile minibüsten indirilmesine dair çıkan haberlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Özgür Öner “Bu durum, otizmli bireylerin ailelerinin de yanlış olarak çocuklarına yeterli terbiyeyi vermeyen insanlar olarak değerlendirilmesine yol açıyor. Oysa otizmli bireylerde çok şiddetli olabilen takıntılar ve duyusal farklılıklar, bireyin davranışlarını belirli olarak kısıtlıyor ve yönlendirilmesi çok güç olabilir” dedi.

    Kadıköy’de anneannesiyle minibüse binen otizmli bir çocuğun minibüsten indirilmesi haberi toplumun büyük bir kesimi tarafından eleştirildi. Yapılanın haksızlık ve saygısızlık olduğunu düşünenlerin tepkisini çeken olay, aslında otizmli çocuklara toplum içinde nasıl davranmalı gerektiğini bilmediğimizi, onları giderek toplum dışına attığımızı da ortaya çıkardı.

    ”Otizmli bireylerde görülen kısıtlı ilgiler, aynılık tutkusu, duyusal farklılıklar, sesler, tatlar, kokular, dokunma ve görme ile ilgili olağanüstü hassasiyetler, bozuklukla ilgili yeterli bilgisi olmayan kişiler tarafından şımarıklık, yaramazlık, sınırsızlık gibi görülebilir.” diyen Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Özgür Öner “Bu durum, otizmli bireylerin ailelerinin de yanlış olarak çocuklarına yeterli terbiyeyi vermeyen insanlar olarak değerlendirilmesine yol açıyor. Oysa otizmli bireylerde çok şiddetli olabilen takıntılar ve duyusal farklılıklar, bireyin davranışlarını belirli olarak kısıtlıyor ve yönlendirilmesi çok güç olabilir” dedi.

    “Basında Kadıköy’de otizmli bir çocuğun anneannesi ile minibüsten indirilmesine dair çıkan haber pek çok şey düşündürüyor” diyen Özgür Öner, ”Bu tutumların nedenleri arasında damgalama ve bilgi yetersizliği yer alıyor” şeklinde konuştu.

    “Aileler ciddi bir yük altında”

    ”Otizmli bireylerin ailelerinin ciddi bir yük altında olduğunu söyleyen Öner, “Yapılan çalışmalar, annelerin çocuklarına bakmak, günlük işlerini yerine getirebilmek için daha çok zaman harcadıklarını ve daha az boş zamanları olduğunu göstermiştir. Bu ailelerin stresli bir olay yaşama ihtimalleri 3-4 kat daha yüksektir. Beşte biri kronik yorgunluk tarif ederler. Kronik strese bağlı olarak ellili yaşlarda kardiyovasküler hastalık altmışlı yaşlarda ise kas iskelet sistemi bozuklukları riskinin bu annelerde artmış olduğu gösterilmiştir. Yani, otizmli bir çocuğa sahip olmak zaten çok yorucu ve stresli bir durumdur.”diye konuştu.

    “Otizmli çocukların büyük bir kısmı saldırganlık göstermez”

    Prof. Dr. Özgür Öner, “Minibüs şoförünün hassasiyeti eğer çocuğun hareketliliği veya zarar vermesi ile ilgili ortaya çıkmışsa, bu konu ayrı bir şekilde ele alınmalıdır. Bu durumda, yani bir çocuk etrafa bir şekilde zarar veriyorsa, çocuğun seyahatine sağlık kuruluşlarının yardımcı olması gerekir. Ancak, etraftaki insanların peşinen çocuğun saldırgan olacağını düşünmesi uygun bir tutum değildir. Pek çok otizmli birey herhangi bir saldırganlık göstermez.” dedi.

    Peşin hükümlü olmayın

    “Damgalama, bireylerin ve toplumun, belli rahatsızlıkları veya özellikleri olan insanlara karşı peşin hükümlü tutumlarını, onları dışlamalarını, ötekileştirmelerini içerir” diyen Prof. Dr. Özgür Öner toplumu, otizm ve diğer gelişimsel, psikiyatrik durumları olan bireylerin bu tip rahatsız edici deneyimler yaşamamaları için damgalama karşıtı kampanyalar yürütmeye davet etti.

  • Otizmli öğrencisini mutlu etmek için okula kamyon getirdi

    Sakarya’nın Akyazı ilçesinde kamyonu çok seven otizmli öğrencisi için okul bahçesine kamyon getirten öğretmen ile öğrencisinin mutlu anlarını gösteren video, sosyal medyada paylaşım rekoru kırıyor.

    Sakarya’nın Akyazı ilçesinde bulunan İşmont Halil Bildirici Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin müdür yardımcısı Mehmet Karacan ve özel eğitim sınıfı öğretmenleri, sürekli derslerde kamyon resmi çizen 16 yaşındaki öğrenci Ömer Faruk Ulucan’ın hayalini gerçekleştirmek için okulun bahçesine kamyon getirdi. Okul bahçesinde kamyonu görünce büyük mutluluk yaşayan otizmli öğrencinin öğretmenine sarılması ve mutluluğunu içeren video sosyal paylaşım sitelerinde paylaşım rekoru kırdı. Dünya Engelliler Günü’nde paylaşım rekorları kıran videodaki okulun müdür yardımcısı Mehmet Karacan’a tebrikler yağdı.

    Kamyon fikrinin ortaya çıkışını anlatan Karacan, “Biz aslında Ömer Faruk için çok küçük bir şey yaptık, bizim koca yürekli güzel insanlarımız bunu çok büyüttüler. Bizim için denize taş atmak kadar basit bir şeydi. Bu Sakarya’da olan şeyler aslında, olağan dışı bir şey değildi aslında. Bugün itibariyle bir telefon aldık, çokta mutlu olduk. Hayırsever bir vatandaşımız sadece engellilere yönelik bir okul yapacağını söyledi. Ömer’in sevincine hepimiz ortak olduk. Çok mutluyum” dedi.

    Karacan, “Ömer Faruk’a ben bir kağıtta kamyon resmi çıkardım. Boyasın, eğlensin diye. Resmi görünce çok sevindi. Bende gerçekten bir kamyonla tanıştırsak diye düşündüm. Daha sonra özel eğitim öğretmenlerimize danışarak, karar verdik. Biz sadece kamyonu getirterek Ömer Faruk’u sevindirdik” diye konuştu.

    Okul önünden geçen kamyoncuyu durdurarak rica ettiklerini belirten Karacan, “Okul önünden geçen bir kamyonu durdurarak, okul bahçesine getirttiklerini ifade eden Karacan, “Olayın bu noktaya gideceğini bilseydim kamyoncu ağabeyin ismini de alırdım gerçekten. Çünkü onun yaptığı şey bizim yaptığımız şeyden daha büyüktü. Ömer gülsün diye geldi çok da güzel bir şey yaptı” ifadelerini kullandı.

    Okulun diğer öğrencileri ise çok sevdikleri Mehmet öğretmenin bu hallerini tüm Türkiye’nin bilmesinden dolayı mutluluk duyduklarını söylediler.