Etiket: Otizmli

  • (Özel Haber) Cip sürücüsü otizmli çocuğa çarpıp kaçtı

    Maltepe’de cadde üzerinde hızla seyreden cip, aniden yola çıkan 10 yaşındaki otizmli kız çocuğuna çarptı. Metrelerce havaya fırlayan küçük kız kazayı küçük sıyrıklarla atlatırken, kızın durumuna bakan sürücü ardından hızla olay yerinden uzaklaştı.

    Kaza, dün saat 19.00 sıralarında Maltepe ilçesi Bağlarbaşı Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, özel eğitim alan otizmli kızı Lara Buket Budak (10) ile evine dönmek için yola çıkan anne Neşe Küçük bir dükkana uğradı. Anne arkadaşını görerek selam vermek istediği sırada kızı Lara Buket aniden iş yerinden çıkarak yola doğru koştu. Cadde üzerinde hızla seyreden bir cip, Lara Buket’e çarptı. Aracından inip çocuğa bakan ve vatandaşlarla konuşan sürücü, daha sonra olay yerinden kaçtı. Kızını yerde gören anne Neşe Küçük, kızını kucağına aldı. Çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı ilk müdahale sonrası küçük kız hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Lara Buket kazayı şans eseri küçük sıyrıklarla atlatırken, polis kaçan sürücüyü yakalamak için çalışma başlattı.

    “Kazadan sonra kızımı kucağıma aldım ve öyle kaldım”

    Kaza anını anlatan anne Neşe Küçük, “Akşam 19.00 sıralarında özel eğitimden geliyorduk. Otizmli anneler bilir otizmli çocukların hep takıntıları vardır. Benim kızımın da takıntısı kuaför malzemesi satılan yere girmesidir. Yine her zamanki gibi ’Girebilir miyim?’ diye sordu. Bende ’Gir’ dedim, hemen arkasından arkadaşımı gördüm ve selam vereyim dedim. Selam vereyim derken kızım benim arkamdan çıktı, ben çıkacağını düşünmedim. Çünkü oraya girdiğimiz zaman zor çıkıyoruz. Benim kızım bir anlık çıkınca arkam dönüktü, ben sadece bir ses duydum. Araba arabaya çarptı zannettim. Öyle bir sesti ki zaten dönünce arkadaşım Lara diye bağırınca ben ne yaptığımı bilmiyorum. Kızı kucağıma aldığım gibi kaldırdım ve öyle kaldım. Şoförün de farkında değildim. Sadece ’Ben vurmadım’ diye söyledi. Biz kenara aldık. Çocuğu kenara alırken kaçıyor diye seslendiler” dedi.

    “Adamın böyle yapması çok zoruma gitti”

    Kızını kazadan sonra görünce kötü olduğunu söyleyen Küçük, “Ben kızımla tamamen kötü durumdaydım. Benim psikolojim bayağı bozuldu ve korkunç bir durumdu. Ben kamerayı daha sonra izledim ve çok kötü oldum. İnsanlar sokakta çarptığı kediye köpeğe bile değer verip alıp bakıyorlar. Bir kedi ağaca çıksa itfaiyeyi ayağa kaldırıyorlar. Bu insan, yaptığı çok dokundu. Çünkü bir çocuğa vuruyor ve bırakıp gidiyor. Adamın böyle yapması çok zoruma gitti” diye konuştu.

    “Aynı şey onun çocuğunun başına da gelebilirdi”

    Yetkililerden kızına çarpan şoförün bulunmasını isteyen anne Küçük, “Ben bir şeyler istemiyorum. Otizmli çocuk anneleri biraz daha hassastır, onun çocuğuma verdiği değeri görmeyince bizim de kalbimiz kırılıyor. Ben yetkililerden bulunmasını istiyorum. Benim çocuğum 10 yaşında, onun da çocuğu olabilirdi, aynı şey onun da başına gelebilirdi. Ben hiç anlam veremedim. Bu insan olamaz. Çocuğu havaya fırlattı. Ben o sesin kızımdan çıktığını algılayamadım” şeklinde konuştu.

    Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde küçük kızın aniden yola fırladığı ve cipin çarpması sonucu küçük kızın havaya fırladığı görülüyor. Sonrasında ise kazayı gören vatandaşları panik içerisinde kaza mahalline geliyor. Aracından inen sürücü ön tarafa gelip kıza bakıp, vatandaşlarla konuştuktan sonra aracına tekrar biniyor. Tekrardan aracından inen sürücünün bir müddet daha vatandaşlarla konuştuğu ve daha sonra aracına binerek olay yerinden uzaklaştığı görülüyor. Daha sonra ise sürücünün kızın durumuna bakmadan geri geri kaçarak gittiği görülüyor.

  • Otizmli lise öğrencilerinden kısa film

    Yaşar Üniversitesi ile İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle hayata geçen “Film Terapi” projesi kapsamında, 5 otizmli birey senaryosunu da kendilerinin yazdığı bir kısa film çekti.

    Avrupa Birliği Bakanlığı AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığının desteklediği Hayat Boyu Öğrenme Programı Comenius kapsamında, Yaşar Üniversitesi ve İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde hayata geçirilen “Film Terapi” projesiyle 2013 yılından bu yana birçok eğitim düzenlendi. Sanat ve Tasarım Fakültesi Film Tasarımı Bölümünden Kerem Kaban’ın yürütücülüğünde hayata geçirilen “Film Terapi” projesinin ilk etabında Hababam Sınıfı, Gülen Gözler, Babam ve Oğlum gibi filmleri izleyip psikologlar, eğitimciler ve akademisyenler eşliğinde tartışan liselilerin kötü alışkanlıklardan uzaklaşması, depresyon, huzursuzluk, öfke gibi duygularını iyileştirmesi, empati ve özgüven yeteneği kazanması hedeflenen bir program uygulanmıştı. Bu projeyle yüzlerce liseli gence ulaşıldı.

    Projenin ikinci etabında ise engelli olmanın başarıya engel olmadığını göstermek için Aşık Veysel Görme Engelliler Ortaokulu ile Tülay Aktaş İşitme Engelliler Ortaokulundan seçilen 10 öğrenci, aldıkları eğitimin ardından öğretmenleri ve onların hayatlarından kesitlerle ilgili film çekmişti. Görme engelli öğrencilerin seslerini kaydettiği ve müzik tasarımı aşamasında görev yaptığı filmde, işitme engelli öğrenciler ise görüntü çekimi ve yönetimi aşamasında rol almıştı.

    İşitme ve görme engelli gençlerin ardından, Down sendromlu 10 genç de ’Film Terapi’ projesi kapsamında Bornova Belediyesi, Türk Kızılay’ı Bornova Şubesi, İzmir Down Sendromlular Derneği işbirliğiyle senaryo yazımı, kısa film yapımı ve ekipman kullanımı konularında aldıkları eğitim sonunda aşk ve sevgi temalı bir film çekmişti. Filmi yöneten ve tüm içtenlikleriyle oyunculuklarını sergileyen gençler, ilk sahneyi güneşli bir günde Bornova’daki bir parkın bankında çektikleri için filmin adını da “Güneşli Günlerde Aşkı Düşünmek” koymuştu.

    “Tek amacımız yüzlerindeki heyecanı okumak”

    “Film Terapi” projesinin dördüncü etabında bu kez otizmli bireyler kamera başına geçip senaryosunu da kendilerinin yazdığı bir film çekti. Yaşar Üniversitesi, Güzelbahçe İlçe Milli Eğitim ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğüyle yapılan protokolle Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı Güzelbahçe Özel Eğitim İş Uygulama Merkezindeki otizmli bireylere “Film Terapi” uygulandığını belirten proje yürütücüsü Kerem Kaban, “Belirlediğimiz 5 öğrenci, önce 2 ay boyunca senaryo yazarlığından ekipman kullanımına kadar birçok konuda eğitim aldı. Film çekim süreçleri takip edilerek, deneyimin paylaşılması, grup içi birlikteliğin uyumu, bu birlikteliğin işlenmesini keşfetme, görme biçimlerini geliştirme, takım çalışması içinde bir ürünün ortaya çıkmasını sağlamaya çalıştık. “Film Terapi” uygulamalarındaki temel amacımız, bu gençlere bilişsel ve davranışsal olarak da bir katkı sağlamak. Onların gelişimini görmek, yüzlerindeki heyecanı okumak ve bu süreçte ne kadar başarılı olduklarını görmek mutluluk verici” diye konuştu.

    “Özgüvenleri yükseldi”

    Öğrencileri Alper Düz, Engin Durmaz, Erbey Konakçı, Deniz Çelik ve Emre Çetinkaya’nın bu süreçte yer aldığını ifade eden Okul Müdürü Mesut Akkuş ise “Film çekmek, ilk düşünüldüğünde çocuklarımızın yapabileceği bir iş gibi görünmüyor; ancak bunun doğru olmadığını gördük. Doğru eğitimle neler başarabileceklerini kanıtladılar. Bu çocuklarımızın bir film senaryosu yazıp onu çekebildiklerini görmek büyük mutluluk. Hocalarımızın çabası, öğrencilerimizin kolay adapte olmalarıyla birlikte ortaya çok güzel bir proje çıktı. Çocuklarımızın özgüvenleri yükseldi, yapabilecekleri şeyler konusunda daha geniş çerçeveden bakmayı öğrendiler” dedi.

    Film çekimlerinin tamamlandığını, kurgu ve teknik işlemlerin ardından önümüzdeki günlerde bir gala ile gösteriminin yapılacağını ifade eden Kerem Kaban, tüm eğitim aşamalarının ve film çekim sürecinin yine Film Tasarımı Bölümünden Uluslararası TRT Belgesel Ödülü sahibi yönetmen Tayfun Belet tarafından bir belgesel filminin yapıldığını da söyledi.

  • Otizmli çocuklar için yapılan okulda hırsızlık

    Manisa’nın Yunusemre ilçesinde otizmli çocuklar için yapılan ve henüz faaliyete girmeyen okulu giren hırsızlar, okulun musluk bataryalarını ve elektrik kablolarını çalarken, boşta kalan musluklardan akan sular nedeniyle okulu su bastı.

    Olay, Manisa’nın Yunusemre ilçesine bağlı Barbaros Mahallesi’nde henüz faaliyete geçmeyen ve otizmli çocukların rehabilitasyonu için yapılan okulunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okula giren hırsızlar okulun lavabo bataryalarını ve elektrik kablolarını çaldı. Çalınan lavabo bataryalarından akan sular nedeniyle de okulu su bastı. İnşaatı yeni tamamlanan okuldaki rutin kontroller için gelen müteahhit, okulu su bastığını ve hırsızlık meydana geldiğini fark edince durumu polise haber verdi. Polis ekipleri tarafından okul ve çevresinde detaylı inceleme yapılırken, okulu basan sular ise boşaltıldı.

    Okulda binlerce liralık maddi hasar meydana gelirken olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  • Otizmli çocuklar hünerlerini sergiledi

    Bursa’da, otizmli çocuklar, masa tenisi oynayıp, çeşitli gösterilerle hünerlerini sergiledi.

    Uludağ Üniversitesi, Dünya Otizm Ayı dolayısıyla farklı bir faaliyete sahipliği yaptı. Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri ve Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünün ortaklaşa yaptığı faaliyette renkli görüntüler yaşandı. Otizmli çocuklar masa tenisi oynadı, çeşitli gösteriler sundu. Çocuklarını seyreden veliler kimi zaman ağladı, kimi zaman çocuklarının yaptığı komikliklere güldü.

    Gençlik ve Spor Bakanlığı Bursa İl Müdürü Süleyman Şahin, “Hepimiz bir engelli adayıyız. Bu yüzden burada toplandık. Otizme dikkat çekmek istedik. Otizmli çocuklarımıza masa tenisi oynattık ve fiziki hareketler yaptırdık. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak engelliler koordinatörlüğümüz var. Bunun gibi çeşitli faaliyetler yapıyoruz. Engelli çocuklarımızın ailelerinden ricam, yavrularını evlerde tutmamaları. Bakanlığımızın engellilerimiz için yapmış olduğu tesislerimize getirip onların gelişmesine katkıda bulunun” dedi.

    Masa tenisinde derece elde eden otizmli çocuklara madalyaları verildi.

    AY-MŞ)

  • 2.5 yaşındaki otizmli Tufan tedavi edilmezse gözlerini kaybedecek

    Sivas’ta yaşayan Tolga ve Şeyma Kümbetlioğlu’nun 2.5 yaşındaki doğuştan otizmli çocukları Tufan’ın hastalığı nedeniyle kafası günden güne büyüyor. Maddi imkansızlıklar nedeniyle tedavisi yapılamayan minik Tufan tedavi olamazsa gözlerini kaybedecek.

    Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde kiralık evde yaşayan Tolga ve Şeyma Kümbetlioğlu’nun iki çocuğundan küçüğü olan Tufan’ın 1.5 yaşına gelmesiyle konuşamaması, hareketlerin değişmeye başlaması, çevresine ve ailesine zarar vermesinden şüphelenen aile minik Tufan’ı doktora götürdü. Yapılan muayenelerde Tufan’a otizm teşhisi konuldu. Hastalığın teşhisinin konulmasının ardından aile Tufan’ı Sivas, Ankara, İstanbul ve Kayseri’de çeşitli hastanelere götürdü. Bu sırada minik Tufan’ı ilerleyen hastalığı nedeniyle kafası büyümeye başladı. Baba Tolga Kümbetlioğlu’nun işsiz olması nedeniyle maddi durumu yetersiz olan aile Tufan’ın tedavisi için yardım bekliyor. İstanbul’da tedavi olması gereken Tufan tedavi olamazsa kafasının büyümesi nedeniyle gözlerini kaybedecek.

    Anne Şeyma Kümbetlioğlu, “Oğlumun rahatsızlığını 1 buçuk yaşında öğrendim. Hastalığını hareket tavırlarından öğrendim. Hastaneye konuşamıyor diye gittim. Oğluma çeşitli testler yapıldı. 7 saatlik bir teste girdi. Tufan makineye cihazlara bağlandı. Daha sonra otizm olduğunu öğrendim. Tufan’ın kafası ve beyni büyüyor. Kafası ve beyninin büyümesini engellemek için tedavi olması gerekiyor. İstanbul’da doktorla görüştük bize bütün bilgileri verdi. Ameliyat olması gerekiyor dediler. Ameliyat olmasını eşim istemedi çünkü riskli olduğunu ve ameliyattan kalkabilir de kalkamayabilir de dediler” dedi.

    “Tedavi olmazsa gözlerini kaybedebilir”

    Tufan’ın 4 seans tedavi görmesi gerektiğini söyleyen anne Kümbetlioğlu, “4 seans için 5 bin lira istediler. O kadar parayı verecek durumda olmadığımız için 3 bin TL’ye indirdiler. 4 seans 3 bin lira tutuyor. Makineye bağlanacak dediler. 2 saatlik makine bin lirayı buluyor dediler. Otizm hastalarının ilaç tedavisi yoktur. Sadece Tufan’ın kafasının büyümesini engellemek için tedaviye alacaklar. Tedavi olmazsa kafası gittikçe büyüdüğü için tehlikesi artıyor. Doktorlar tedavi olmazsa gözlerini kaybedebilir dediler. Bilinci kayboluyor dediler” diye konuştu.

    “Son iki haftadır hareketleri değişmeye başladı”

    Minik Tufan’ın son iki haftadır çok farklı hareketler yapmaya başladığını ifade eden Kümbetlioğlu, “Kendine zarar vermeye, ısırmaya başladı. Okulda bile hocasına oyuncakları atıyor. İstediği şeyi yapmayınca bardakları alıp kırıyor. Tufan ne yaptığının farkında değil. Beyin büyüdüğü için Tufan yaptığı şeyleri bilmiyor. Bağırması var. Uyku düzeni yok. Gece çok sıkıntılar çekiyor. Gözlerinin siyahlığı gidip beyazları kalıyor. Gerekli yerlerden yardım istiyoruz. Oğlumun tedavi olmasını çok istiyorum” şeklinde konuştu.