Etiket: OSMANLI

  • Büyükelçiden “Osmanlı” Vurgusu

    İnegöl Mobilya Sanayicileri Derneği (İMOS) tarafından düzenlenen “İnegöl dünya ile buluşuyor” programının gala yemeğinde konuşan Demokratik Kongo Cumhuriyeti Büyükelçisi Marcel Mulumba Tshidimba, “Osmanlı” vurgusu yaptı.

    İMOS Başkanı Yavuz Uğurdağ, “İMOS bu akşam Afrika kıtasındaki büyükelçileri, 23 değişik ülkeden 15 büyükelçi ve 42 delegasyonu İnegöl’de ağırlıyor. Bugün bazı ziyaretlerde bulunduk. Bu projeyi çok önemsiyoruz. İnegöl olarak Kuzey Afrika’ya yoğun ihracat yapıyoruz. Afrika geneline yayılmak istiyoruz. İnegöl’ümüzü tanıtacak ve potansiyelini göstereceğiz. Buradan ayrıldıktan sonra İnegöl ile ilgili bilgi sahibi olacaklar. Özellikle İnegöl mobilya sektörü işle ilgili bilgiler vermek istiyorum. İnegöl’de 100 yıla yakın süredir mobilya üretiliyor. İnegöl, mobilyanın başkentidir. Mobilyanın kültürünü içine sindirmiş bir şehirdir. Küçük sanayi sitesinden başka üretim alanlarımız, Türkiye’de ilk olan mobilya ihtisas sanayi, OSB’lerimiz ile beraber 2,5 milyon metrekare üretim alanına ulaşmış, 40 bin kişiye istihdam sağlamış ve özellikle ilçe ekonomimize ve Türkiye ekonomimize çok büyük katma değerler sağlamıştır. Temsil ettiğiniz ülkelerde mobilya alıcıları gönül rahatlığıyla İnegöl’den mobilya alabilirler” dedi.

    Misafir büyükelçiler adına söz alan Demokratik Kongo Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Marcel Mulumba Tshidimba, “Bizler için bazı geziler düzenlediler. Kendilerine teşekkür ediyorum. Yapılan sunum bize ekonominizin ne kadar büyük olduğunu gösterdi. Mobilya iş dünyasında bir fırsattan bahsetmek istiyorum. Şu anda ne tip ürünler kullandığınızı bilmiyorum, ama Afrika ülkeleri olarak sizlere birçok ağaç tavsiye edebiliriz. Afrika ihracat yapılabilecek çok güzel bir kıta, ancak sizleri Afrika’da yatırım yapmaya davet ediyoruz. Bazı mobilya üreticileri Afrika’da küçük üretim yerleri kurarak yatırım yapmayı planlıyorlarmış. Biz şu anda sizden teknoloji transferi de bekliyoruz. Afrika Birliği başkanları olarak 7 yıl önce Türkiye’nin stratejik partner olmasına karar verildi. Hafızamın zorladığı kadarıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun bize bıraktığı en büyük miras, sadece alıp satmak değil, oraya izimizi bırakmaktır. Ekonomik olarak sizlerden yatırımlar bekliyoruz. Bu çerçevede dinamizm ve ekonomiye sahip olan İnegöl’den büyük yatırımlar bekliyoruz. Nazik davetinizden dolayı sizlere teşekkür ederim” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından İMOS Başkanı Yavuz Uğurdağ, Demokratik Kongo Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Marcel Mulumba Tshidimba’ya teşekkür plaketi takdim etti.

  • Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat:

    Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat, “Türkiye’nin hızla sorunların çözülmesi, büyümesini sağlayacak başkanlık sistemine geçmesi gerekmektedir. Söz konusu başkanlık sistemi, eyalet sistemi ve demokratik özerklik olmaksızın, Türk tipi üniter başkanlık sistemi olmalıdır” dedi.

    Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat, ’’yeni anayasa’’ ve ’’başkanlık sistemi’’ konusunda açıklamalarda bulundu. “Türkiye’nin yeni bir anayasaya ile başkanlık sistemine ihtiyacı vardır’’ diyen Canpolat, şöyle konuştu:

    “Türkiye’de her 10 yılda bir askeri darbe ve ekonomik krizler olmuştur. Bu olaylar ülkeyi feci bir şekilde geriye götürmüştür. Türkiye tarihsel bir dönemden geçmektedir. Türkiye’nin sorunlarını çözerek hızla kalkınma sürecine geçmesi darbe anayasası ile mümkün değildir. Baskıcı, insan haklarını hor gören ve devleti vatandaşa karşı koruyucu nitelikte, asker tarafından yaptırılan 1982 Anayasamızın değişmesi zorunlu hale gelmiştir. Sivil ve özgürlükçü bir anayasa yazılmadan, hızlı ve etkin yönetilmeyi olanaklı kılan, istikrarı öngören, öngörüsüzlük ve yönetemezliğe, yönetilemezliğe hapsolmuş koalisyon hükümetlerini engelleyecek yeni bir yönetim sistemine geçmeden Türkiye’nin prangalarından kurtulması, sorunlarını çözmesi, köklü reformlar yapılarak “Süper Güç Yeni Türkiye” hedefine ulaşması görünmemektedir.”

    “TÜRK TİPİ ÜNİTER BAŞKANLIK SİSTEMİ OLMALIDIR”

    Yeni anayasa taslağında, demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü maddelerinin bulunması gerektiğine dikkat çeken Canpolat, “Türkiye’nin hızla sorunların çözülmesi, büyümesini sağlayacak başkanlık sistemine geçmesi gerekmektedir. Söz konusu başkanlık sistemi, eyalet sistemi (federasyon) ve demokratik özerklik olmaksızın, Türk tipi üniter başkanlık sistemi olmalıdır. Yerel yönetimlere idari, mali ve ekonomik özerklikler tanınabilir, bu çağdaşlığın ve hizmetlerin yerinden hızlı bir şekilde verilmesinin gerekliliğidir. Yönetsel Yerinden Yönetim Sistemi enerji, altyapı, ulaşım gibi ulusal veya bölgesel tarzda verilmesi gereken hizmetlerin birden fazla belediye ve ili içine alacak şekilde bölgesel hizmet verilmesini içeren hizmet bakımından Yerinden Yönetim Sistemi ile belediye hizmetlerini içeren bir sistem ülkemiz için hayırlı olacaktır” diye konuştu.

  • Prof. Dr.gjorgiev Makedon, ’Makedon Tarih Yazımında Osmanlı Dönemi’ni Anlattı

    Üsküp St. Kiril ve Metodiy Üniversitesi Milli Tarih Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Dragi Gjorgiev, ’Makedon Tarih Yazımında Osmanlı Dönemi’ni anlattı.

    Balkan Araştırma Enstitüsü tarafından düzenlenen, ’Makedon Tarih Yazımında Osmanlı Dönemi’ konferansı Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde gerçekleştirildi. Konferansa Rektör Prof. Dr. Yener Yörük, Vali Yardımcısı Beyazıt Tanç, Basın Yayın Enformasyon Edirne İl Müdürü Fikret Dişlioğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

    Konferansın açılış konuşması yapan Balkan Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Rıdvan Canım, ’Balkan Konferansları 1’ adlı projenin ikincisinde bir araya geldiklerini belirterek, konferansların devam edeceğini söyledi.

    Trakya Üniversitesi (TÜ)Rektörü Prof. Yener Yörük, Balkan Araştırma Enstitüsü ile Trakya Üniversitesi’nin Balkanlara ve Türkiye’ye sağladığı katkıdan bahsederek, “Enstitünün faaliyetleri artarak devam ediyor. Gerek ülkemizde gerekse yurt dışında çalışmalar yapılıyor. En son YÖK Başkanı ile birlikte Bulgaristan, Kosova ve Makedonya ziyaretlerimizde Trakya Üniversitesi’nin etkisinin, adının, başarılarının o ülkedeki bakanlar tarafından dile getirilmesini görmek çok sevindiricidir” ifadelerine yer verdi.

    Programa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Dragi Gjorgiev, Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki ilk başkentinde olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, Makedonya’da eğitim gören öğrencilere okutulan tarih kitaplarında Osmanlı Dönemi’nin nasıl anlatıldığını incelediğini söyledi. Buna göre Makedonya’da Osmanlı dönemini anlatan tarihçilerin ikiye ayrıldığını belirten Prof. Dr. Dragi Gjorgiev, ilk grupta yer alan tarihçilerin Osmanlı Devleti Dönemi’nin ekonomik, kültürel ve sosyal konularına eğildiğini söyleyerek, tarihi daha objektif anlattıklarını belirtti. İkinci grupta yer alan tarihçilerin ise isyanlar, askeri ve toplumsal hareketlere eğildiğini ve bu tarihçilerin, tarihi gerçekliklerden uzak ve yanlı bir tutum içinde bulunduklarını ifade etti.

    Makedonya ulusal tarih anlatısı içerisinde uzun yıllar boyunca Makedonya’daki Osmanlı Dönemi ile ilgili olarak objektiflikten ve bilimsellikten uzak, tarihi belgeler ile çelişen, nefret söylemi ile dolu bir dil kullanıldığını dile getiren Prof. Dr. Dragi Gjorgiev, Kitaplarda bahsi geçen ulusal tarih anlatısının tarihi gerçeklerden uzak olduğunu, Osmanlı Devleti’nin sağladığı kültürel haklar, ekonomik gelişmeler, dini özgürlükler ve özerk hakların görmezden gelindiğini vurguladı.

    Konuşmaları ardından Prof. Dr. Dragi Gjorgiev katılımcıların sorularını yanıtladı.

  • Osmanlı Ocakları’ndan 1 Kasım Açıklaması

    Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat, “Bütün etnik gruplar, tüm siyasi partiler, vatandaşlarımızın tamamı Alevi’siyle, Sünni’siyle, Türk’üyle, Kürt’üyle, Müslim ve gayrimüslimiyle herkes bu seçimde kazanan taraf oldu” dedi.

    Yaptığı açıklamada ülke istikrarı için AK Parti’nin tek başına iktidar olmasında birçok gizli kahramanların olduğunu dile getiren Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat, 76 Osmanlı Ocakları il teşkilatları gibi emeği olan tüm kurumlara teşekkür etti. 1 Kasım seçimleriyle Türkiye’nin kazandığını belirten Canpolat, şöyle devam etti:

    “Bütün etnik gruplar, tüm siyasi partiler, vatandaşlarımızın tamamı Alevi’siyle, Sünni’siyle, Türk’üyle, Kürt’üyle, Müslim ve gayrimüslimiyle herkes bu seçimde kazanan taraf oldu. Ülkenin, bölgenin, hatta dünyanın istikrarı korunmuş oldu. Dünya barışına katkı sağlayan bir anlayışın yeniden tek başına iş başına gelmesi, son zamanlarda yaşanan terör faaliyetleri gibi dünyayı gerilime sokan iktidarsız bir Türkiye yerini tek başına iktidara gelen güçlü bir hükümetle güven verdi. Ekonomi hızla coştu, sosyal alanlar nefes aldı, siyasi boşluk doldu. Ülkeyi tehdit eden iç ve dış yapılar püskürtülmüş oldu.”

    Osmanlı Ocakları olarak halkın ve haklının yanında olduklarını kaydeden Canpolat, “Bu anlamda ülke geneli 76 il başkanıma, 423 ilçe başkanıma osmanliocaklari.org.tr üzerinden 1 milyon 800 bine yakın üye kardeşlerime sözlerinde durdukları, ülkemizin istikrarını düşündükleri ve AK Parti’ye oy verdikleri için ayrı ayrı teşekkür ediyorum. AK Parti’nin 1 Kasım’daki seçim zaferi, ülke genelinde kutlamalar yapılırken AK Parti Genel Merkez binasında coşkulu kalabalık arasında daha önce CHP’ye, MHP’ye, HDP’ye oy kullanmış, ülkesinin menfaati için 1 Kasım seçimlerinde bu kez AK Parti’ye oy vermiş, ellerinde barış mesajı veren yeşil üç hilal bayraklarla Osmanlı Ocakları teşkilat üyeleri kardeşlerimizi yalnız bırakmadık. Bu coşkuya, ülkenin hayrını düşünen vatandaşımızın sevincine bizde ortak olduk. Milli beraberliğimizi kutlamanın mutluluğunu yaşıyorum. Ülkesini düşünen, seven, gül yerine dikene su dökmeyen kardeşlerimizi canı gönülden kutluyor ve tebrik ediyorum” diye konuştu.

  • Binali Yıldırım: “Esaslı Osmanlı Tokadı Vurulmuştur”

    Ulaştırma, Denizcilik, Haberleşme eski Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, “Seçimler, Cumhurbaşkanını hedef tahtasına oturtmaya çalışanlara esaslı bir Osmanlı tokadı vurmuştur. Devlete, millete kumpas kuranlar bir kez daha dersini almıştır. Paraleli de almıştır, çaprazı da almıştır, yamuğu da. Yüze vuru ifadesi, AK Parti tekrar, tek başına iktidar bir tanesi” dedi.

    Ulaştırma, Denizcilik, Haberleşme eski Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili adayı Binali Yıldırım, sandıkların tamamının açılmasıyla birlikte AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenledi.

    Sözlerine ‘Yüze vuru ifadesi, AK Parti tekrar, tek başına iktidar bir tanesi’ diyerek başlayan Yıldırım, herkese ders verildiğini belirterek, “Devlete millete kumpas kuranlar bir kez daha dersini almıştır. Paralel de almıştır, çaprazı da almıştır, yamuğu da” dedi.

    Türkiye’nin tarihi bir gün yaşadığını ve milletin tüm dünyaya yeni bir mesaj verdiğini belirten Yıldırım, “O mesaj Türkiye’nin geleceği, bu milletin kardeşliğindedir. Terörü cesaretlendiren, azdıran ve azmettirenler net bir şekilde bir kez daha mağlup olmuştur. Bu zafer Türkiye’nin zaferidir, bu zafer milletin zaferidir. Hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.

    “ESASLI OSMANLI TOKADI VURULMUŞTUR”

    1 Kasım seçimlerinin geniş katılımla gerçekleşmiş olmasının Türk milletinin demokrasiye olan inancını ortaya koyduğunu ifade eden Yıldırım, “Bu seçimlerin iddia edilenin aksine huzur ve güven içinde, milletimizin iradesini serbest bir şekilde yansıtarak gerçekleştirmiş olması demokrasinin net bir başarısıdır. Bu seçimde görev alan tüm kolluk kuvvetlerimizin, emniyet, jandarma, görev alan herkese teşekkür ediyorum. Bu seçimlerde canla başla çalışan partimizin genel başkanından üyesine kadar bütün kademelerdeki yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu seçimlerin dünyaya verdiği bir mesaj daha var. Türkiye’nin ilk defa yüzde 52 oyla seçtiği Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın geniş vizyonunun ve ortaya koyduğu öngörüsü ile bir kez daha içeride ve dışarıda ülkemiz üzerinde oyun kurmaya çalışanlara en net şekilde cevap olmuştur. Cumhurbaşkanını hedef tahtasına oturtmaya çalışanlara esaslı bir Osmanlı tokadı vurmuştur” ifadelerini kullandı.

    “HDP’YE SARI KART GÖSTERİLDİ, KIRMIZI KARTA HAZIR OLSUN”

    1 Kasım seçimlerinin birçok kesime mesaj verdiğinin altını çizen Binali Yıldırım, şöyle devam etti: “Kürt kardeşlerimiz çözümün şiddetle değil kardeşlikte olduğunu ortaya koymuşlardır. 7 Haziran’da HDP’ye tanıdıkları krediye yeterince değerlendiren HDP’ye sarı kart göstermişlerdir. Eğer HDP milletin uyarılarını dikkate almamaya dikkat ederse kırmızı kart görmeye hazır olsun. Hiç kimse bizim kardeşliğimizi bozamaz. Bunu başta terör örgütleri net bir şekilde anlamalıdır.”

    “MİLLİYETÇİ VE ÜLKÜCÜ KARDEŞLERİMİZ DESTEK VERDİ”

    Binali Yıldırım, Milliyetçi Hareket Partisi’nde milliyetçi ve Ülkücülerin de Türkiye’nin terörle mücadele hareketine net bir şekilde destek verdiklerini, güçlerini oylarıyla AK Parti’ye destek olarak gösterdiklerini dile getirerek, kardeşlik, birlik, beraberliğin galip geldiğini ifade etti.

    “CHP BU SONUÇLAR KARŞISINDA YENİ BİR YOL HARİTASI BELİRLESİN”

    CHP’nin kendisine yeni bir yol haritası belirlemesi gerektiğini söyleyen Yıldırım şöyle konuştu: “7 Haziran bir yol kazasıdır, 1 Kasım seçimleri memleket meselesidir. Bu çağrımız İzmir’de karşılık görmüş ve değerli hemşehrilerimiz AK Parti’nin Türkiye ortalamasındaki artışının daha da üstünde destek vererek bizi Ankara’ya daha güçlü temsil imkanına kavuşturmuşlardır. Tüm İzmirli hemşehrilerime şahsım, partim adına teşekkür ediyorum. Yıllardan beri söylemleri vaatleriyle yetki isteyen CHP artık elde ettiği bu sonuçlar karşısında bir kez daha Türkiye gerçeğini görerek buna göre yol haritasını belirlemek zorundadır. Yerel yönetimlerde kayıtsız şartsız desteklediğiniz CHP’nin ne Türkiye’ye ne de güzel İzmirimize vereceği bir şey olamadığını gün gibi ortadadır. Bundan sonra her konuda hizmetinizde olacağımızı tekrar ifade etmek istiyorum. 2 Kasım aydınlık Türkiye’nin yarınları için açılan yeni bir kapıdır, yeni bir gündür. Bu yeni günde artık kutuplaşma, ayrışma bir kenara bırakılacak ve bütün düşüncelerdeki her vatandaşımız, düşünce gurupları Büyük Atatürk’ün bize gösterdiği çağdaş uygarlık seviyesi üzerine çıkma hedefi üzerinde kenetlenecektir.”

    “İZMİR’DE VEKİL SAYISI YURT DIŞI OYLARIYLA ARTABİLİR”

    İzmir’de oylarını artırdıklarını belirterek, tüm İzmirlilere teşekkür eden Yıldırım, kesin olmayan sonuçlara göre milletvekili sayılarını da artırabileceklerini ifade etti. Yıldırım, “Yüzde 26 oy almıştık, bugün itibari ile yüzde 30 üzerinde oy oranına ulaşmış bulunuyoruz. Yurt dışı oylar ilave edilmeden her iki bölgede de 4 milletvekili kazanmış gözüküyoruz. Yurt dışı oylarının katılmasıyla beraber vekil sayısı da değişebilir. Ama bunu şimdiden söylemek erken” dedi.