Etiket: OSMANLI

  • Osmanlı Ocakları’ndan Başbakan Yıldırım’a destek mesajı

    Osmanlı Ocakları Kurucu Başkanı Kadir Canpolat, Başbakan Binali Yıldırım’a destek mesajı yayınladı. Canpolat mesajında “Ülkeye ne zaman siyasi istikrar gelse ya darbe olur ya idam istenir. Biz yedirmeyiz” dedi.

    Osmanlı Ocakları Türkiye geneli referandum çalışmalarının yanı sıra Başbakan Binali Yıldırım’ın ‘evet’ mitinglerinde de kendisini destekleyerek katılımlarda bulunduğunu duyurdu. Osmanlı Ocakları Kurucu Başkanı Kadir Canpolat, “Ülkeye ne zaman siyasi istikrar gelse ya darbe olur ya idam istenir. Biz yedirmeyiz” diye konuştu.

    “16 Nisan milat olacak”

    Başbakan daha önce Osmanlı Ocaklarının Trabzon ve Van il başkanlıklarının açılışında da bizzat bulunduklarını belirten Canpolat, teşkilatıyla birlikte Başbakan Yıldırım’ın referandum çalışmalarında destekçisi olduklarını ve kendisini yalnız bırakmayacaklarını ifade etti. Canpolat, “Biz bir ‘evet’ ile cihanı yöneteceğimizin inancındayız. Artık referanduma sayılı günler kaldı. Tüm teşkilatımızla her zaman Başbakanımız Yıldırım’ın ve AK Parti’nin yanındayız, destekçileriyiz. Başbakanımız Yıldırım’ın dediği gibi 16 Nisan bir milat olacaktır” açıklamasında bulundu.

    “Ben, sen değil hepimiz destek çıkmalıyız”

    AK Parti ve Başbakan Yıldırım’a yapılan kirli oyunların içinde bulunan kişilere fırsat vermeyeceklerinin altını çizen Canpolat, “Bu davanın öncüsü olma sorumluluğunu sonuna kadar üstlenen bir Başbakanımız var bizimde bu tutuma karşı bir sorumluluğumuz olmalı. Ben, sen değil hepimiz destek çıkmalıyız. Halk AK Parti’ye Başbakan Binali Yıldırım’a neden sahip çıkılması gerektiğini artık daha iyi biliyor. Geçmişten bugüne ülkede ne zaman siyasi istikrar başlasa ya bir darbe olur ya da Adnan Menderes, misali idam istenir. Kimi sürülür kimi zehirlenir. Şimdi de iktidarı yeme gayretindeler. Biz yedirmeyiz. Haydi vatanseverler şimdi 15 Temmuz ruhuna sahip çıkma zamanı” dedi.

  • Kişisel gelişime Osmanlı imzası atılıyor

    Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Bulut’un kaleme aldığı “İslam Medeniyetinden Örneklerle Kişiliği İnşa Etme Sanatı” kitabı kişisel gelişim alanına yeni bir soluk getirecek. Kişisel gelişime Osmanlı imzasının atıldığı kitap, raflardaki yerini aldı.

    Prof. Dr. Ali Bulut’un yirmi yılı aşan bir eğitim tecrübesinin ve birikiminin okuyucuya sunulduğu eser yaklaşık 4 aylık bir çalışmayla kitap haline getirilerek, mart ayında raflardaki yerini aldı. FSMVÜ Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Avcı’nın fikirleri ve katkılarının bulunduğu eser kişisel gelişim hususunda İslam medeniyetindeki örnek kişiliklerin hayatları üzerinden okuyucuya yol haritası sunuyor.

    “Bu kitabı yazmaktaki bir gayemiz de maddi başarıyla birlikte manevi başarıyı nasıl elde edeceğimiz”

    Prof. Dr. Ali Bulut kitabı yazma amacını ve başarı konulu diğer kitaplardan farkını şu şekilde ifade etti:

    “Bu kitabı yazma gayemiz içimizdeki ’insan yetiştirme’ derdidir. Buradan hareketle ’Ülkemiz ve milletimiz için ne kadar insan yetiştirebilirsek o kadar kardır.’ diyerek insanlarımıza, özellikle de gençlerimize bir ’el kitabı’ olacak bu eseri hazırlamaya karar verdik. Buradaki en önemli hareket noktamız kendi kültür ve medeniyetimizden gelen tecrübelerdir. Çünkü bizim kültürümüzde kişisel gelişimi anlatan ve bu konuda nasıl bir yol takip edileceğini ortaya koyan birçok kıymetli eser bulunmaktadır. Kitapta, bu eserlerden kişisel gelişime ait altın değerinde önemli kural ve örnekler toplanarak, büyüklerimizin ve bu kardeşinizin tecrübesi gençlerimizin istifadesine sunulmuştur. Kişiliği İnşa Etme Sanatı, insanlarımıza, özellikle de gençlerimize İslami kimliğimizi ve şahsiyetimizi kaybetmeden, manevi değerlerimizi yitirmeden başarılı olabilmenin yollarını göstermektir. Başarıyla ilgili kitaplarda genelde gösterilen hedef maddi başarılardır. ’Nasıl daha zengin olunur?’, ’Kariyerde nasıl sıçrama yapılır?’ gibi hedefler çizilmiştir. Ama sadece zengin olmak veya kariyerde yükselmek gibi maddi başarılar bizi mutlu eder mi? İç huzuru verir mi? Ruhumuzu dinlendirir mi? Ya da bu dünyada mutlu bile olsak ahirette sonsuz mutluluğu yakalamamızı sağlar mı? Bu kitabı yazmaktaki bir gayemiz de maddi başarıyla birlikte manevi başarıyı nasıl elde edeceğimize dair gençlere rehberlik etmek, onların kişiliğinin inşasına yardımcı olmaktır. Bu gayeyle eserde konuyla ilgili geçmişten günümüze kıymetli alimlerimizin tecrübelerinden örnekler verilmiştir. Yine Batılı meşhurların sözlerinden de yeri geldikçe nakiller yapılmıştır.”

    “Gençlere sunulan rol modeller bizden olsun istedik”

    Kitapta kendi medeniyetimizden isimlerin yer aldığını ve kendi medeniyetlerimizden isimlerin rol model sunulmasının önemini vurgulayan Ali Bulut, “Gençlerimiz kendilerine rol model olacak önemli şahsiyetler aramaktadırlar. Biz onlara kendi medeniyetimizden rol modeller sunamazsak bunu bizim dışımızda örneklerle doldurabilmektedirler. Biz de özellikle de Osmanlı döneminde yetişmiş, azim ve gayret göstererek başarıya ulaşmış kıymetlerimizi burada rol model olarak takdim ettik. Şeyh Edebali, Yunus Emre, Fatih Sultan Mehmed, onun hocası Hocazâde ki hikayesi ilginçtir, Molla Hüsrev, Molla Gürani, Sultan I. Ahmet, Aziz Mahmud Hüdayi, Taşköprizade, Sultan II. Abdülhamid Han, Ahmet Şakir Efendi, Alasonyalı Ali Efendi, İsmail Gelenbevi, bazı hattatlar gibi birçok ismi, gayretlerini, yöntemlerini, başarılarını, onlardaki incelik ve letafeti görmüş olacaklar” ifadelerini kullandı.

    Başarıda manevi duyguların en önemli mihenk taşı olduğunu ve maneviyattan uzak başarıların bir başarı sayılamayacağını belirten Ali Bulut, “Gençlerimizin bugün maneviyat kazanmaya ihtiyaçları var. Kitapta başarıya götüren yolların yanında edebi ve manevi güzelliklere de yer verildi. Çünkü edebi güzellik ve maneviyattan yoksun bir başarı, maddi güzellikleri peşinden getirse de, kanaatimizce gerçek başarı değildir. Böyle bir başarı kuru bir başarıdır. İdeal olan ise bunu manevi güzelliklerle birleştirerek muhteşem bir bütünlüğü sağlamaktır. Acı olan ise bazı insanların başarı peşinde koşarken, maneviyat kazanmak şöyle dursun, sahip oldukları değerleri de yitirmesidir. Başarılı olma hırsı bizi kaderi inkara, başkalarının hakkını gasp etmeye, hedefe giden yolda her şey mübahtır gibi bir zihniyete götürmemelidir. Başarı yolunda adımlarımız son derece hassas olmalı ve başkasının hakkı zerre miktarı da olsa çiğnenmemelidir. Bu amaçla kitapta, birinci bölümde ele aldığımız maddi ve manevi gelişimle ilgili bilgiler, ikinci bölümdeki edebi ve manevi güzelliklerle süslenip taçlandırılmıştır” dedi.

    “Okuyucular, azim ve gayreti bizzat yaşanmış örneklerle öğrenmiş olacaklar”

    Prof. Dr. Ali Bulut, kitapta yer alan tüm tavsiyelerin yaşanmış örnekler ile sunulduğunu dile getirerek şu ifadeleri kullandı:

    “Okuyucular bu kitap vesilesiyle çalışma disiplini kazanmayı öğrenecekler. Plan yapmanın önemini, düzeni, sabrı, azim ve gayreti bizzat yaşanmış örnekleri görerek öğrenmiş olacaklar. Gençlerimiz maddi başarıyla birlikte manevi başarıyı nasıl elde edeceklerine dair kendi medeniyetimizden güzel bir rehber bulacaklar.”

  • Bakan Arslan, ‘Osmanlı Mahallesi Projesi’ çalışmalarını başlattı

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Osmanlı Mahallesi Projesi kapsamında yıkım çalışmalarını başlattı.

    Kars’ın taht düzünde hayat geçirilecek proje kapsamında Kale’nin eteklerinde ikişer katlı Osmanlı evleri yapılacak. Tarihi dokuya şekilde hayata geçirilecek proje, gerek inanç turizmi ve gerekse kültür turizmi adına Kars’a önemli katkılar sağlayacak.

    Kars Vali Rahmi Doğan, Milletvekili Selahattin Beyribey, Özel İdare Genel Sekreteri Erdinç Dolu ve İl Başkanı Adem Çalkın ile birlikte bölgeye gelen Bakan Ahmet Arslan, burada yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi aldı.

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, “Tarih kenti, kültür kenti, özellikle inanç ve turizm anlamında birçok sahip olan Gazi Kars’tayız. Kars Kalesi hepinizin malumu bin yıla aşkın tarihi olan ve ülkemizde ayakta duran çok nadir eserlerden biri. Sadece kale değil, kalenin içindeki Kaleiçi semti sur içi kısmında da özellikle tarihi dokuyu gün yüzüne çıkarmak üzere, burada ki tarihi yapılan gün yüzüne çıkarılması adına, burada daha sonra yapılmış olan yapılaşmalarla ilgili biz yaklaşık 15 milyon bir bedel ödemesiyle kamulaştırma sağladık. Buradaki bütün binalar yıkılacak. Keleiçi’nin hemen altı başta olmak üzere Evliya Cami, Kümbet Cami, Ulu Cami ve en sonunda Beylerbeyi Sarayı’nın da ortaya çıkacağı bir çalışma başlatıyoruz” dedi.

    Devamında bulunduğumuz mahalde geçmişte, tarihte hep iki katlı Osmanlı evleri varmış ve o kültüre uygun olarak burada inşallah iki katlı Osmanlı evleri yapacağız diyen Arslan, “Hem insanlarımızın burada kültürüne yaşatması, değerini yaşatması adına evler olacak. Müstakil evler olacak. Ayrıca bir Osmanlı pazarı dediğimiz, yine bir bina olacak o da tarihi dokuya uygun, Kars’ın ürünlerinin satıldığı, turistin, gelen misafirlerin ağırlanabileceği, dinlene bilecekleri mekanların olduğu bir alan oluşturmuş olacağız. Ayrıca malumunuz Beylerbeyi Sarayı’nın önünde Harakani okulu vardı. Okul tarihi dokunun içerisinde doğrusu bir hançer gibi duruyordu. Onu da yıktık. Onun yerine şehir içerisine bir okul yaptık. Eğitim- öğretim orada veriliyor. Beylerbeyi Sarayı’nı da restore ederek ki Evliya Cami’nin etrafı özellikle Kümbet Cami’nin bulunduğu yer, Ulu Cami’nin bulundu yer. Oraların hepsinin zaten restorasyon çalımlarını başlatmıştık. Yenileme çalışmaları devam ediyor” diye konuştu.

    Bu alanda da Osmanlı Mahallesi adı altında kültürümüze uygun, tarihi dokuya uygun, evleri yaparak inşallah marka kent Kars’ı geçmişine uygun, birikimine uygun bir şekilde gelen misafirlerimizin görmesi anlamında hizmete buradaki mahalleleri sunmuş olacaklarını ifade eden Bakan Arslan, “Çok teşekkür ediyoruz, tabi ki biz Ankara’da bakanlıklar nezdinde, milletvekilimizle gayret gösteriyoruz. Ama burada valimiz sağ olsun, ekibiyle birlikte olağanüstü bir gayretle bu işe sahip çıkıyor. İnşallah böylece Kars zaten birçok değere sahip ama değerlerinin bir kısmının gün yüzüne çıktığı bir dönemi yaşamış olacak. İnşallah hem ilimiz için, hem hemşehrilerimiz için iyi bir çalışma olacak. Daha da önemlisi tarih kenti Kars’a görmek adına gelmek isteyen misafirlerimizde tarihi dokuya uygun, çok güzel bir alanla karşılaşmış olacaklar. Ve çok memnun dönecekler. Gelen misafirlerimizin memnun dönmesi demek, yeni misafirlerin gelebilmesi, şehrimizin yüzünün gülmesi, esnafımızın yüzünün gülmesi anlamına geliyor. İnşallah çok güzel bir çalışma, yıkım çalışması başladı” şeklinde konuştu.

    Birinci etabı geçen yıl Evliya Camii ve Kars Kalesi’nin çevresinin düzenlenmesi, aydınlatılması, Osmanlı Mahallesi ve Osmanlı Çarşısı oluşturulması ve tarihi yapıların restorasyonu projelerini kapsayan “Tarihi Dokunun Korunması ” projesi ile hayata geçirilen Osmanlı Mahallesi’nde bulunan gecekonduların da yıkımına başlandı. Yıkılan gecekonduların yerine tarihi dokuya uygun iki katlı Osmanlı Evleri yapılacak. Proje tamamlandığında bölge turizme kazandırılacak.

  • 1900’lü yılların Almanya’sında Osmanlı etkisi

    Gaziantep’teki Oyun ve Oyuncak Müzesinde bulunan tarihi oyuncaklar, Osmanlı-Almanya arasında 1. Dünya Savaşı dönemindeki yakın ilişkinin kanıtı niteliğini taşıyor. Müzedeki Yeniçeri askerlerinin figür ve fetih tasvirlerinin, 1900’lü yıllarda büyük ekonomik sıkıntı yaşayan Almanlar için umut olduğu biliniyor.

    1900’lü yıllardaki Almanya İmparatorluğunda yapılan Yeniçeri figürleri ile Osmanlı askerlerinin fetih tasvirleri, Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi’nde sergileniyor. Müzedeki Alman yapımı oyuncaklar ile Yeniçeri figürleri ve Osmanlı Devletinin fetih tasvirleri, ilişkilerin bozulduğu Almanya ile 1. Dünya Savaşı öncesi ve sonrasındaki sıcak ilişkileri kanıtlar nitelikte. Ayrıca Almanların satıp para kazandığı oyuncak, tasvir ve figürler, ekonomik olarak en zor günlerini yaşayan Almanlar için Osmanlı’nın büyük bir umut olduğunu da gösteriyor.

    Kılıç kalkanlı Yeniçeriler

    Müzede Almanların 1900-1910 yılları arasında yaptığı tahmin edilen Yeniçeri figürlerinin gerçeğe uygun şekilde yapıldığı görüldü. Figürlerdeki askerler dönemin kıyafetlerini taşırken, ellerinde kılıç, kalkan ve mızrak gibi savaş aletleri yer alıyor. Alman kalelerinin de yer aldığı oyuncaklarda, Osmanlı Ordusunun ele geçirdiği kale önündeki Osmanlı ile Alman askerlerinin savaşı tasvir ediliyor.

    Müzede, Gaziantep ve çevre yörelerde çok iyi bilinen topaç oyunu ile ilgili ise 1900’lü yıllarda Almanya’da yapılan çok eski bir topaç da bulunuyor. Hemen hemen tüm dünyada bilinen ve keyifle oynanan topacın en eski örneği olan Alman yapımı topaç da ziyaretçilerin ilgisini görüyor.

    Alman kadınlar saçlarını satarak para kazandı

    Müzede yine Kurtuluş Savaşı öncesi ve sonrasında yapılan Alman bebekleri de yer alıyor. Bebekler, eski olması kadar, yapımında gerçek saç kullanması nedeniyle de dikkat çekiyor. Saçları gerçek olan ve dünyada nadir sayıda kalan bebekler, müzede camekan fanuslar içerisinde korunuyor. Alman kadınların kendi saçlarını kesip oyuncak fabrikalarına satması, o dönemde yaşanan büyük ekonomik krizi net bir şekilde ortaya seriyor.

    Müzede, başta Osmanlı olmak üzere dönemin devletlerinin kültürlerini yansıtan oyuncak evleri de dikkat çekiyor. Almanların yaptıkları oyuncak evleri, bir dönemlerde başta Almanya olmak üzere tüm dünyadaki zengin ailelerin büyük ilgisini görüyor ve üst tabakaların evlerini süslüyordu.

    Oyun ve Oyuncak Müzesi

    Türkiye’nin 4. Oyun ve Oyuncak Müzesi olarak kapılarını oyuncak tutkunlarının ziyaretine açılan Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi’nde, 1700-1990 yıllarına ait el ve fabrika yapımı 600’e yakın oyuncak takım olarak teşhir ediliyor. Tek avlulu bu masalsı ev tipindeki müze, 9 ayrı temalı galeri ve 2 katlı mağaradan oluşuyor. Müzenin, Türkiye’de mağara galerisi bulunan ve Dünya Çocuklarının tanıtılan tek Oyun ve Oyuncak Müzesi olma özellikleri de bulunuyor.

  • Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat:

    Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat, “Biz hanlık sisteminden gelen bir medeniyete alışkınız. Bu sistemle güçlü bir yönetim sistemiyle hem ülkemizdeki soydaşlarımızı ve dünyanın her yerindeki Osmanlı medeniyetini kapsayan bu medeniyeti yaşamak arzusuyla, her yerdeki vatandaşlarımıza bu yönetimle birlikte onların varlık haklarını koruyup, gözeteceğiz” dedi.

    Osmanlı Ocakları mensupları, 15 Temmuz darbe girişimi ve referandum sürecini konu alan konferans düzenledi. Keçiören Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa Osmanlı Araştırmaları Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Ahmet Akagündüz konuşmacı olarak katıldı. Saygı duruşu ve istiklal marşıyla başlayan programa, Kur-an’ı Kerim tilavetinin ardından Osmanlı Ocaklarının 16 Nisan Marşı’nın okunmasıyla devam edildi.

    Davetlilere konuşma yapmak üzere kürsüye gelen Akagündüz, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen’in isyankar olarak tanımlanması gerektiğini vurguladı.

    16 Nisan referandumunda neden ‘Evet’ denilmesi gerektiğini anlatan Akagündüz, Avrupa ülkelerinde ‘Evet’ kampanyası yapmanın yasaklandığını söyledi.

    “15 Temmuz gerçekleşmeseydi, MHP anayasa değişikliğine destek vermezdi”

    15 Temmuz’daki darbe girişiminin gerçekleşmemiş olması halinde MHP’nin anayasa değişikliğine destek vermeyeceğinin altını çizen Akagündüz, “15 Temmuz ihanet darbesi gerçekleşmeseydi, ben MHP’nin bu anayasa değişikliğine olumlu katkı vereceğini düşünmüyorum. MHP Genel Başkanı her zaman devletin yanında yer aldı, Allah için. 15 Temmuz gösterdi ki; Türkiye’nin iç ve dış düşmanları, Türkiye’yi Mısır’a çevirmek istiyorlar. Başına bir Sisi getirecekler, o Sisi’nin adını da biliyorum ama kamuoyuna açıklamak doğru olmaz. Başbakan’ı da biliyorum, halife de zaten malum Pensilvanya’da oturuyor. Böylece Türkiye’yi Suriye’den daha kötü parçalayacaklardı” ifadelerini kullandı.

    “Biz hanlık sisteminden gelen bir medeniyete alışkınız”

    Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat, konferansın ardından yaptığı açıklamada, “Bu referandumun Osmanlı medeniyetine katkısı ortada. Biz hanlık sisteminden gelen bir medeniyete alışkınız. Bu sistemle güçlü bir yönetim sistemiyle hem ülkemizdeki soydaşlarımızı ve dünyanın her yerindeki Osmanlı medeniyetini kapsayan bu medeniyeti yaşamak arzusuyla, her yerdeki vatandaşlarımıza bu yönetimle birlikte onların varlık haklarını koruyup gözeteceğiz. Bu referandumda ‘Evet’ demenin en önemli sebebi. Vatanını milletini seven insanlarla, dış mihrakların ortaya çıkacak olması” şeklinde konuştu.