Etiket: OSMANLI

  • Osmanlı Ocakları Başkanı Canpolat’tan ‘Evet’ açıklaması

    Osmanlı Ocakları Kurucu Genel Başkanı Kadir Canpolat, “Partiler için değil, Erdoğan’ın şahsına güvenimiz ve geleceğimiz için ’evet’ yönünde oy kullandık” dedi.

    Osmanlı Ocakları Kurucu Genel Başkanı Kadir Canpolat açıklamalarda bulundu. Canpolat açıklamasında, “Kurumumuz Osmanlı Ocaklarının hiçbir bütçesi yokken, hiç kimseden bağış dahi kabul etmeyen Osmanlı ocakları teşkilat mensubu kardeşlerim, 16 Nisan referandumu ile alakalı yurdun her yerinde FETÖ ile mücadele ederek, PKK’nın etki ve baskılarına aldırış etmeden, korumasız ve silahsız savunmasız bir şekilde özellikle doğu ve güney doğu Anadolu bölgelerinde özverili çalışmalarınızdan dolayı hepinizi ayrı ayrı saygıyla sevgiyle muhabbetle selamlıyor ve tebrik ediyorum.

    Siyasi partilerin devasa bütçeleri olmalarına rağmen, Osmanlı ocakları Sivil Toplum Kuruluşu (STK) gibi özverili çalışmadıklarını gördük. Üstüne üstün hiçbir beklentisi olmadan, vatan ve bayrak aşkı için mücadele eden kurumumuz siyasi partililer tarafından sürekli hedef alınması, işin çok vahim ölçülerde olduğunu göstermektedir. Özellikle FETÖ örgütünün kurumumuz üzerine isnat suçlamalarına aldanarak Osmanlı Ocakları küstürülmeye çalışılmıştır. Doğu ve Anadolu bölgesinde bir STK var ki çok başarılı hizmetlerde bulunmuş bu çalışmaları gören halk cesarete gelerek sandıkta hür bir şekilde oy kullanmıştır, bunun sandığa nasıl yansıdığımı görüldük. Teşkilatımız özellikle partili yöneticilerin, küstürme politikalarına aldırış etmeden bayrağı milleti ve devleti kısaca kendi geleceği için seferber olup milletimize hizmet etmiş sandıkta evet çıkmasına katkı sağlamıştır. Bu uhudun okçularının işidir, er kişi işidir ve Osmanlı ocakları teşkilatları bu işi 15 Temmuz gecesi gibi yine yurt genelinde başarmış ve ülkesine hizmet etmemin mutluluğunu yaşamaktadır.. siyasi partililer 16 Nisan referandumunu yeteri kadar anlatamadıklarını, yetirince çalışmadıklarını düşünmekteyiz.. halk yeteri kadar bilgilendirmediğini görüyoruz ki, hayır oyu kullanan seçmenin eveti anladığını ve toplumda büyük bir kesimin bir pişmanlık yaşadığını görüyoruz. Bu süreçte Osmanlı ocakları kurumumuzla mücadele edildiği kadar sahada çalışılmadığını görmek bizleri üzmüştür” ifadelerini kullandı.

    Canpolat açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Osmanlı ocakları Şırnak’ta. Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın, Erzurum’da sayın Cumhurbaşkanımızın mitinglerin de ve Türkiye’nin her yerinde milli iradeyi yalnız bırakmayarak gündüz miting alanlarında gece konferans ve çalıştaylar ile hizmet ederek evet çıkmasına katkıda bulunmuştur. Bu gün seçim sonuçlarının doğuda milli iradenin yanında yükseldiğini görüyoruz. bölgede terör tehdit olmasına ve kamuya sızmış FETÖ terör örgütü olmasına rağmen özverili bir şekilde çalışmalarımıza korumasız, bütçesiz silahsız ve hiçbir destek almadan, milletimize ve devletimize hizmet etmenin karşılığını açılan sandıklarda gördük.

    Bölgede ki kardeşlerimizin kendi iradeleriyle sandığa giderek etki ve baskı altında kalmadan oy kullanmalarını teşvik ettik.

    Birileri gibi Osmanlı ocakları da 16 Nisan referandumun için Çalışmasaydı belki de bugün 16 Nisan da açılan sandıklar hayır olarak neticelenmiş olacaktı. Bir STK bu şekilde çalışıp bütçesiz ve imkanları kısık bir şekilde böyle başarılar elde edebiliyorsa, siyasi partiler de biraz kendilerine çeki düzen vermesi gerekir. Bu millet ak partiye veya MHP’ye değil kendi geleceğine oy kullanmıştır. İnandığı lidere Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın hatırına, ona inanıp evet oyu kullanmıştır. Ülkesi için bende varım diyen Sayın Bahçeli’yi benimsediğimiz gibi Özellikle Osmanlı medeniyetine katkı sağlamak amaçlı Van Osmanlı Ocakları İl Başkanlığı ve Trabzon’da İl Başkanlığımızı hizmete açarak bizleri bugün bu başarıları elde etmemizde, vatan aşkına, bayrak aşkına, millet aşkına teşvik ettiği için Başbakanımız Binali Yıldırım’a müteşekkiriz.

    Bir siyasi parti veya dava hareketinin lideri çok önemli olduğunu herkes bilmektedir. milletimizin lideri, Erdoğan’ın ak partiler biran önce hasreti bitirilmeli, ve ak parti genel başkanlığına geçerek toplumda birliği ve beraberliği yeniden pekiştireceği gibi partide eski heyecanın yeniden kazandırılmasını gerekir. Zira bizim gibi diğer STK’lar da bu çalışmalarını Ülkenin her yerinde gece gündüz kar kış demeden ve can güvenliği olmadan, terör endişesi taşımadan yapmamızda ki en büyük etken sn cumhurbaşkanımıza olan derin saygı ve sevgimizden dolayıdır. Yoksa siyasi partilerin teşvik ve çalışmalarından dolayı değildir. hepinizi en kalbi derin duygularımla muhabbetlerimle selamlıyorum”.

  • Osmanlı Ocakları ’Evet’i kutladı

    Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat referandum sonucunu değerlendirerek zaferin inananların ve ümmetin zaferi olduğunu belirtti.

    Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat 18 maddelik anaysa değişikliğini öngören referandum sonucunu değerlendirdi. Zaferin inananların ve ümmetin zaferi olduğunu ifade eden Canpolat, referandum sonucunu teşkilatı ile birlikte Bitlis’te kutladı.

    Referandum çalışmalarına son güne kadar devam ettiklerini dile getiren Canpolat, “Bu zafer, yaşadığımız bu topraklarda yeni Türkiye için bir dönüm noktasıdır. Bu gün güçlenmiş bir Türkiye ve yarından itibaren her gün büyümekte olan bir Türkiye’yiz artık. Bu zaferi duaları ile bizlere kazandıran Filistin, Suriye, Somali, Afganistan, Mısır, Cezayir halklarını unutmayalım. Allah yar ve yardımcıları olsun. Gecesini gündüz edip çabalayan, çalışan Osmanlı Ocaklarının her bir ferdini teker teker tebrik ediyorum. Bugün halk kararını verdi istediğini söyledi ve halk kazandı. Bunun üzerine artık konuşulmaz. Artık hükumet krizleri, meclisteki kirli senaryolar bitti. Güçlü hükumet bizi her masada güçlü Türkiye yapacaktır” ifadelerini kullandı.

  • Viyana’da Osmanlı şehitlikleri yok olmakla karşı karşıya

    Avusturya’nın başkenti Viyana’da Birinci Dünya Savaşı sırasında şehit olan Osmanlı Türk askerlerinin yattığı alan, ilgisizlikten yok olmakla karşı karşıya.

    Viyana’daki Simmering Merkez Mezarlığı (Zentralfriedhof Simmering, tor 3) 3 numaralı giriş kapısından girilen bu mezarlıkta, 91-92 numaralı alanda bulunan Osmanlı Türk mezarları, düzenleme çalışması yapılarak müslümanların ziyaret edecekleri günleri bekliyor.

    ‘Osmanlı şehitlerinden bazılarının isimleri’

    Mezar taşlarında ay yıldızlı olup, isim ve sıra numaraları yazılı olan isimler arasında Kılıc Ömer, Mustafa Oğlu Muhammed, İbrahim Oğlu Hasan, Ali Oğlu Ömer, Mustafa Oğlu Hasan, Sadullah Oğlu Serkan, Hüseyin Oğlu Mustafa, Rafet İsmail, Rasim Hasan Ali, Hasan Oğlu Abdullah, İmam Oğlu Salih, Ahmet Ali Mümin, Hasan İbrahim, Musa Oğlu Yasin, Hasan İbrahim adlarında yüzlerce şehit yatıyor.

    ‘Türkiye’den yetkililer gelip araştırsınlar’

    Mezarlık çalışanlarından Adem Sönmezcan İHA muhabirine yaptığı açıklamada, ’Ben bu mezarlıkta 1994’de çalışmaya başladım. Avusturyalılar burada yatmakta olan Osmanlı askerleri olduğunu söylediler. Ondan sonra ben de buraya geldim, mezarları araya araya buldum. Buradaki camilerde insanlara anlattım ve arkadaşlar geldiler mezarlıkta Fatihalar okudular. Eğer mümkünse devlet yetkililerinden ricam, buranın yetkililerine baş vurup arşivi araştırsınlar. Gereken bilgileri arşivden alsınlar. Burada yatan ecdatlarımız hakkında bilgi alıp durumu öğrensinler” dedi.

    Sönmezcan, “Ecdadımla her zaman gurur duyuyorum. İnşallah sayın Cumhurbaşkanı’ndan veya Kültür Bakanlığından ricam buraya bir el atsınlar istiyorum. Biz 1914- 1918 tarihlerinde birinci dünya savaşına Avusturya ile beraber katıldık. Şimdi devletler arası problemler olabilir. Bunlar geçicidir düzelecektir. Avusturyalılar biz bu Türklerle birinci dünya savaşında birlikte savaştık diyeceklerdir. Burada değişik ülkelerin mezarlıkları var. Onların mezarlıkları çok düzgün yapılmış sahiplenmişler. Bizim şehitlerimize de düzgün bir şeyler yapılmalı, niye yapılmadığına şaşıyorum. En azından buraya da ilgi olur” dedi.

    ‘11.Viyana’da Simmering merkez mezarlığı 91-92 numaralı bölgede’

    Sönmezcan, “Bu 91-92 numaralı alanda bulunan Türk mezarları arşivden alınan bilgiler doğrultusunda açılır. Buralarda düzenleme yapılarak müslümanların ziyaret etmeleri sağlanır. Bu şehitlerimiz de böylece sahipsiz yatmazlar. Diyecek bir şey bulamıyorum. Devlet yetkilileri bu probleme bir çözüm bulacaklarına inanıyorum. Avusturya askerleri önceleri bakım yapıyorlardı son 4-5 senedir bakım yapılmıyor. Bu alan çok büyük, her ülkeden çok karışık mezarlar var” şeklinde açıklamalarda bulundu.

    ‘Buraya sahip çıkılmazsa burası yeşil alan olur’

    Mezarlık çalışanlarından İsa Üzülmez ise ‘’Avusturyalılar eskiden buraya elinden geleni yapıyorlardı. Şimdi buraya sahip çıkılmazsa onların da yapabileceği bir şey yok. Burası, yeşil alan olur kaybolup gider. Başka bir şey de yapılamaz” dedi.

    ‘Burada ’’ Türk Şehitliği Anıtı’’ olsun insanlar gelip ziyaret etsinler’

    Üzülmez, “İnsanlar bize gelip ülkelerinin mezarlıklarını soruyorlar. Biz de onlara yardımcı oluyoruz. Bize hiç bir Türk gelip burada Türk mezarlığı nerede, var mı diye soran olmadı. Biz istiyoruz ki burada Türk Şehitliği Anıtı olsun insanlar gelip ziyaret etsinler. Bizim gibi Türk asıllı mezarlık çalışanları var gelen insanlarımıza yardımcı olur. Devletimiz yeter ki buraya bir şeyler yapsın başka bir şey istemiyoruz” dedi.

    ‘Viyana’da 100 bin Türk yaşıyor şehitleri bilen yok’

    Üzülmez, Viyana’da 100 bin Türkün yaşadığına değinerek, “Biz Viyana’da yaşayan Osmanlı torunlarıyız. Biz bu şehitlerimize sahip çıkamıyoruz. Gerçi torunları olarak elimizden geleni de yapıyoruz. Buraları temizliyoruz. Dualarımızı yapıyoruz. Viyana’da 100 bin Türkün yaşadığını biliyoruz. Kaç Türk burayı biliyor, kaçı buraya ecdadımızın yanına gelip dua ediyor. Diğer ülkeler mezarlarına sahip çıkmışlar gerekli düzenlemeyi yapmışlar. Türkiye devleti gerekli düzenlemeleri yapsın. Anıt şeklinde şehitliğimizin yeri belirlensin istiyoruz. Burada yaşayan insanlarımız bayramlarda gelip dua ederler. Buraya ziyaret turları düzenlenir. Çocuklarımızı buralara getirip burada yatan ecdatlarımız olduğunu öğretmiş oluruz’’ dedi.

  • (Özel Haber) Bu tespihi kullanmayan Osmanlı sarayına giremezmiş

    Manda boynuzu, koç boynuzu, kemik gibi geleneksel malzemeleri işleyerek tespih yapan tespih ustası Mahmut Yağcıoğlu, kukadan yapılan tespihlerin antiseptik özelliğinin bulunduğunu ve Osmanlı’da sarayın bazı bölümlere kuka tespih taşımadan girilmediğini söyledi.

    En kadim aksesuarlardan biri olan tespih, Asya’dan Avrupa’ya kadar pek çok kültürde farklı amaçlarla kullanılıyor. Bazı kültürlerde takı olarak da kullanılan tespih, çoğunlukla stres atmak ve dini vecibelerin yerine getirilmesi amacıyla taşınıyor. Türk kültüründe önemli bir yer edinen tespih, son dönemlerdeki tarihi dizilerle birlikte yeniden ilgi görmeye başladı. Manisa’da tespih ustası Mahmut Yağcıoğlu da, manda boynuzu, koç boynuzu, kemik, gibi geleneksel malzemeler kullanarak tespih kültürünü yaşatıyor. Her bir tespihin farklı farklı özellikleri bulunduğunu belirten Yağcıoğlu, kuka tespihin antiseptik özelliğinin bulunduğunu ve Osmanlı’da insanların kuka tespih taşımaları istendiğini söyledi. Yağcıoğlu, “Tespih kadim bir kültür. Her toplumda var. Tespihlerin tane sayısı değişiyor. Şekilleri değişiyor. Ama sonuçta insanların zaman zaman stres atma, zaman zaman dua etmek, zikir etmek adına kullandıkları bir aksesuar. Günümüzde dizilerle birlikte iyice yaygınlaşmaya başladı. Çok farklı çeşitler var. Bunların içerisinde kehribar çok tercih ediliyor. Kehribarın ateş düşürücü, sakinleştirici bir etkisi var. Arkasından Erzurum’dan çıkan oltu taşı tercih ediliyor. Onun dışında kuka tercih ediliyor. Kuka tropikal bir ağacın meyvesi. Antiseptik özelliği var bu tespihin. Özellikle Osmanlı’da sarayda insanların kuka taşıması istenirmiş. Belli bölümlere kuka taşınmadan girilmezmiş. Osmanlı’da doktorların da kuka taşıması istenirmiş. Antiseptik olduğu için eldeki mikrobu da öldürüyor. Aynı özellik manda boynuzunda da var. Neylerde başparelerin yapımında kullanılıyor. Bunun da anti bakteriyel özelliği vardır. Taşlardan yapılan tespihlerin de insanlar üzerinde çeşitli etkileri var” diye konuştu.

    Tespihin Türk kültüründe bir sanat olarak icra edildiğini söyleyen Yağcıoğlu, “Bizim kültürümüzde yer edinmiş eski bir sanattır. Özellikle Osmanlı’da büyük ustalar daha basit yöntemlerle daha estetik tespihler yaparlarmış. Onlardan bize kaldı. Biz de kendi elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz. Ağaç, kemik, boynuz gibi malzemeler kesilip küçük parçalar haline dönüştürülüyor. Daha sonra bu parçalar tornada tane haline getirildikten sonra dizim aşamasına kadar işleniyor. Ayrıca imameler bizde özellikle desenli, gümüş işlemeli ya da oyma işlemesi görmüş üzerinde desenler çıkarılmış 3 boyutlu çalışmalar yapılıyor. Daha sonra da dizilerek müşterilere hazırlanıyor. Kehribar daha az bulunuyor ve işlemesi biraz daha hassasiyet istiyor. Renk ve desen olarak da birbirine benzemeyen, çok detaylandırılmış, tasarımı kendi içinde taşıyan bir malzemeyle çalışmak hem keyif verici hem de sunduğunuz işler daha güzel oluyor” dedi.

    Aynı zamanda geleneksel ok ve yay ustası olan Yağcıoğlu, önceleri hobi olarak başladığı tespih yapımını şimdilerde bir sanata dönüştürerek müşterileri için hazırlıyor.

  • Osmanlı esvapları defilesi göz kamaştırdı

    Bursa’da düzenlen Osmanlı esvapları defilesi büyük ilgi gördü.

    ‘2. Bursa Ulusal Kültür Sanat Festivali’nde Olgunlaşma Enstitüsü tarafından sergilenen defilede, Osmanlı kıyafetlerinin ihtişamı podyuma yansıdı. Merinos AKKM Fuar Alanı’ndaki defileye Bursalılar ilgi gösterdi. Defile izleyenleri adeta Osmanlı dönemine götürdü. Defiledeki 26 parçalık koleksiyonun yapımında padişah, şehzade ve cariye giysilerinden ilham alındı. Osmanlı devrinde kullanılan kaftanlar ve kıyafetler, orijinalinin aynısı olarak veya modernize edilerek hazırlandı. Esvapların bazılarının işlemelerinde Türk el nakışları kullanıldı. Bazılarında ise geleneksel motifler kullanılarak iğne oyası ve kordon tutturma ile bezendi. Ayrıca Keles yöresi pul ve boncuk işlemelerinden de yararlanıldı.