Etiket: Ortaya

  • (Özel Haber) Tarihi Kiliseyi Arkeologlardan Önce Defineciler Ortaya Çıkaracak

    Tarihi Roma dönemine kadar uzanan Bursa’nın Keles ilçesinin Kemaliye köyünde yerin altında olduğu tespit edilen 2 bin yıllık kilise gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor. Definecilerin kaçak kazı yapmasından rahatsız olan köylüler, arkeologlar tarafından çalışmalara bir an evvel başlanmasını istiyor.

    Uludağ’ın arka yüzündeki Bursa’nın tarihi açıdan en zengin ilçelerinden Keles’in Kemaliye köyünün altında tarih yatıyor. Bundan yaklaşık 15 yıl önceye kadar köyün çeşitli yerlerinde tarihi eser kalıntılarına rastlanırken, günümüzde tarihi eser kaçakçıları tarafından eserlerin kaçırılmasıyla gün yüzünde hiçbir eser kalmadı. Eski ismi Kızıl Kilise olan Kemaliye köyünün görünürdeki eserleri yok olurken şimdilerde defineciler yaptıkları kaçak kazılarla yerin altına göz dikti. Köy sakinleri ise, uzmanlar tarafından köy merkezinde olduğu tespit edilen toprak altındaki Roma dönemine kilisenin defineciler tarafından tamamen tahrip edilmeden gün yüzüne çıkarılmasını istiyor.

    “KÖYÜN ALTINDA TÜNELLER VAR”

    Tarihi Roma dönemine kadar uzanan Kemaliye köyünün muhtarı Ali Esen, köyün altında tüneller olduğunu iddia etti. Jandarma ekipleri ve köylülerin yardımıyla definecileri köyden uzak tuttuklarını dile getiren Ali Esen, “Köyümüzün tarihi çok eskilere dayanıyor. Köyümüzün eski ismi Kızıl Kilise diye geçiyor. Köyümüzde Roma dönemine ait kilise var, fakat toprak altında. Daha önceden defneciler köyümüze ve çevresine gelerek her tarafı kazıyorlardı. Kazılmış çok yer var. Yıllar önce köyümüzün içinde sütun taşlar vardı. Şu an o sütun taşlar Kültür Park içerisindeki Arkeoloji Müzesi’nde teşhir ediliyor. Kilisemizin yeri belli, arkeologların buraya gelip kiliseyi ortaya çıkarmasını istiyoruz. 2 bin 3 bin yıllık bir kilise olduğu tahmin ediliyor. Kesin tarihini bilen yok. Kilisenin olduğu yerden köyün karşısındaki tepelere kadar tüneller olduğu söyleniyor. Diğer bir tepede ise tarihi nöbet kulelerinin varlığından bahsediliyor. Bunların ortaya çıkarılmasını, Türkiye turizmine katkı sağlamasını istiyoruz” dedi.

  • (Özel Haber) Hataylı 4 Kafadar Ortaya Çıktı

    Hatay’da yaşayan 4 arkadaş, Rusya’nın Türkiye’ye karşı tutumuna tepki olsun diye uçurumun kenarında tehlikeye aldırmadan halay çekerek hazırladıkları videoyu sosyal medyada yayınlayarak, tıklanma rekoru kırıyorlar. Dörtyol ilçesinde yaşayan Sami Sarıkaya, Recai Karadağ, Hilmi Kaya, Ramazan Batur, bir araya gelerek yayınladıkları müzik eşliğinde tekrar halay çektiler.

    Hatay’da yaşayan 4 kafadar, Rusya’nın Türkiye’ye karşı tutumuna tepki olsun diye uçurumun kenarında tehlikeye aldırmadan halay çekerek hazırladıkları videoyu sosyal medyada yayınlayarak, tıklanma rekoru kırıyorlar. Dörtyol ilçesinde yaşayan Sami Sarıkaya, Recai Karadağ, Hilmi Kaya, Ramazan Batur, bir araya gelerek yayınladıkları müzik eşliğinde tekrar halay çektiler. Sarıkaya, “Biz 4 kafadar olarak her yıl 4 günlüğüne ülkemizin gezilmesi, görülmesi gereken yerleri geziyoruz. Bu yıl da geçtiğimiz Temmuz ayı içerisinde İstanbul, Çanakkale, Pamukkale’yi ziyaret etmiştik. Yolculuğumuzun sonunda da Adana Gülek Boğazı’ndaki kale alanını ziyaret edelim dedik. Buraya çıktığımızda ziyaretçilerin bu alanda fotoğraf çektiklerini gördük biz de farklı bir şey yapmak istedik halay çekerek çiftetelli oynadık. Uzun süredir sakladığımız bu videoyu Rusya ile Türkiye ilişkileri arasında yaşanan duruma tepki olsun diye, Rusya’ya Türk insanının gözünün ne kadar pek savaştan korkmayan bir millet olduğumuzu görmeleri için yayınlama kararı aldık” diye konuştu.

    Karadağ ise milli mücadelenin şahlandığı şehirde yaşadıklarını belirterek, “Ruslara savaşmanın bizim için düğün dernek gibi olduğunu uçurumun kenarında dahi dans edebileceğimizi göstermek için bu videoyu yayınladık” dedi.

    Videoyu çeken Batur ise “Arkadaşlarımızla planımızda burada fotoğraf çekmek vardı. Fotoğraflarımızı çektikten sonra arkadaşlarıma gelin birde video çekelim dedim ve bu açıyı yakalamak biraz zor oldu ama çekimi gerçekleştirdik. Biz ilk başta videomuzun bu kadar sosyal paylaşım sitesinde ilgi göreceğini hiç düşünmemiştik. Ama oldu. Tüm Türkiye’ye armağan ediyoruz” şeklinde konuştu.

  • Çocuklar Üşümesin Diye Anneler Emeğini, Minikler Yüreklerini Ortaya Koydu

    Bilecik Anaokulu tarafından hazırlanan “Çocuklar Üşümesin” adlı proje kapsamında veliler emeğini, öğrenciler ise yüreklerini ortaya koydular.

    Yardım projesi kapsamında tespit edilen Nevşehir’e bağlı Boğaz Köyündeki 6-13 yaş arası çocuklara gönderilmek üzere toplanan kaban, velilerin ördüğü atkı bereler paketlendi. Velilerin el emeği ile ördüğü ve topladığı malzemeleri minik öğrenciler paketledi. Bilecik Anaokulu Müdüresi Müge Üstünbaş, okullarının bu tip projelere geçen sene de gerçekleştireceğini belirterek, yapılan projelerin devamının geleceğini söyledi.

    Yapılan proje hakkında bilgi veren anaokulu öğretmeni Ayşe Oksak, “Çocuklar Üşümesin” adlı projenin yürütücüsü olduğunu anlatarak, “Proje ile amacımız başta öğrencilerimize de yardımlaşma duygusunu artmasını sağlamak. Bu amaca ulaşmak için maddi durumu elverişsiz olan Nevşehir ilinin bir köy okulunu Nevşehir İl Milli Eğitim Müdürünü arayarak tespit ettik. Ardından veliler ve öğrencilerle onların sıcak bir şekilde üşümeden okula gitmelerini sağlamak için kaban ve velilerin kendi ördükleri bere ve atkı yardımlarını toplamaya başladık. Bunu yaparken öğrencilerimizi işin içine katarak onlarında yardımlaşma duygusunu yaşamalarını sağladık. Hatta bazı kabanları velilerimiz temin etti. Mont yardımında bize yardımcı olan Bilecik’in güzel ve yürekli insanlarına teşekkür ederiz. Alınan hediyeler bugün paketlenerek bu hafta içerisinde okula gönderilecektir. Böylece öğrencilerimizin yardımlaşma duygusunu pekişmesini sadece sözel olarak değil, hatta yaşayarak, görerek, yaparak kazanmasını sağladık” dedi.

    Bilecik Anaokulunda yapılan paketlemeye Bilecik İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Aktınkaynak da katıldı.

  • Patlamanın Şiddeti Gün Ağarınca Ortaya Çıktı

    Mardin’in Nusaybin ilçesinde dün 6 askerin yaralandığı patlamanın şiddeti gün ağarınca ortaya çıktı.

    Terör örgütü PKK mensuplarının, sokağa çıkma yasağının devam ettiği Nusaybin ilçesi Cizre yolunda dün askeri aracın geçişi sırasında patlattıkları bombanın şiddeti gün ağarınca ortaya çıktı. Patlamada, büyük zarar gören yolun bir şeridi halen kullanılamazken, trafik tek şeritten sağlanıyor.

    Patlamada, askeri aracın hemen arkasında bulunan ve bombanın şiddeti nedeniyle oluşan çukura düşerek, kaza yapan 01 CLJ 17 plakalı tankerin sürücüsü, “Askeri aracın arkasından yola devam ediyordum. Nusaybin’e girmek üzereydim. Askeri araç geçerken patlama oldu. Arkasından ben geliyordum. Ben de çukura düştüm. Yapacak hiçbir şeyim yoktu. Dizim ve alnımdan yara aldım. Dişlerim kırıldı. Hastanede tedavi edildim” dedi.

    Patlamada, zırhlı aracın içerisinde bulunan 6 asker yaralanmıştı.

  • Teknesinin Motorunu Çalanları Ortaya Çıkardı

    Didim’de tekne motoru çalan hırsızları güvenlik kamerasından tespit ederek suç şebekesini ortaya çıkaran tekne sahibi Ali Kızıltan, iş adamlarına ait teknelerden çalınan motorların mülteci kaçakçılarına satıldığını iddia etti.

    Aydın’ın turizm şehri Didim’de artan tekne motoru hırsızlarını bu sefer Polis değil, motoru çalınan tekne sahibi Aykut Kızıltan ve üç arkadaşı buldu. Geçen hafta Didim sanayi sitesindeki kahvehane önünde gerçekleşen hırsızlık olayını, Didim polisinden önce aydınlatan teknenin sahibi Aykut Kızıltan ve üç arkadaşı, tekne motorlarını çalan hırsızlık çetesini, güvenlik kameralarını izleyerek deşifre etti. Topladıkları bilgilerle 1 hafta içerisinde hırsızları ve çalınan 30 HP gücündeki deniz motorunu bulan dört arkadaş, hırsızların yerlerini polise ihbar ederek, operasyon yapılmasını sağladı. Jandarma ve Polisin baskın yaptığı Balat mahallesinde dört şüpheliyi gözaltına alan ekipler, motoru ihbar edilen adresten alarak tekne sahibine teslim etti. Şüpheli sıfatıyla gözaltına alınan Yusuf Ünsalan(18), Ahmet Kurnaz(18), Ramazan Tali(19) ve Oktay Akboğa(25) ise ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi. Çıkarıldıkları mahkemece “açıktan hırsızlık” suçundan tutuklanan dört zanlı, Söke Cezaevine gönderildi.

    HIRSIZLARA YAN DÜKKANIN ÇIRAĞI YARDIM ETMİŞ

    İki gün önce kamuoyuna yansıyan hırsızların tutuklanma haberlerinde, polisin zanlıları kendi çalışmaları sonucunda bulduğu gibi yanlış ifadelerinin olduğuna dikkat çeken tekne sahibi Aykut Kızıltan, İHA muhabirine konuştu. Film senoryalarını aratmayan hırsızlık olayını arkadaşlarıyla beraber aydınlatan Kızıltan, Didim’de artan tekne motoru hırsızlığının perde arkasında mülteci kaçakçılarının olduğunu iddia etti. Teknesinden çalınan motoru bulmak için yoğun çaba harcadıklarını belirten Kızıltan, hırsızlık olayını şu şekilde anlattı: “19.11.2015 günü sabaha karşı babamın sanayideki dükkanı önünde bulunan teknemin motoru çalınmıştı. Polisi arayıp, tekne motorumun çalındığını bildirdim. Polisler olay yerine gelip, kısa bir inceleme yapıp gittiler. Daha sonra ben ve arkadaşlarım; Deniz Tavacı, Hüseyin Bel ve Hakan Yayla ile birlikte hırsızlık yapılan geceye ait dükkanımın güvenlik kameralarını tekrar tekrar izledik. Orada plakası okunmayan fakat, sol ön farı çalışmayan bir aracı tespit ettik. Öteki gün kısa bir araştırma yaptıktan sonra sanayideki dükkanımızın yan tarafında bulunan bir dükkanın çırağının hırsızlara yardım ettiğini öğrendik. Arkadaşlarımla, çıraktan aldığımız bilgilerle sol farı çalışmayan aracıyla motoru çalan kişinin Oktay Akboğa isimli biri olduğunu öğrenince, onu aramaya başladık. 1 gün içerisinde Didim’de ilk olarak Akboğa’yı, daha sonra ondan aldığımız bilgilerle motorun el değiştirdiği ve hırsızlığa karışan diğer şüphelileri bulup tek tek polise ihbar ettik. Evlerini ve motoru sakladıkları yeri de tespit edip, yetkililerle bu bilgileri paylaştık. Daha sonra 26 Kasım akşamı polis ve jandarma ekipleri, bizim kendi çabalarımızda tespit ettiğimiz Balat Mahallesi’ndeki eve baskın yaparak diğer 2 hırsızı gözaltına aldılar. O akşam Polis dört şüpheliyi de savcılığa sevk etti ve tutuklandılar. Son dönemde artan tekne motoru hırsızlarının, çaldıkları deniz motorlarını Balat mahallesinde mülteci kaçakçılığı yapanlara sattıklarını öğrendik. Çevremizde benim gibi teknesinden motor çalınan birçok mağdur var. Zaten benim tekne motorum da 1 hafta içerisinde 4 farklı kişi aracılığıyla el değiştirilmiş.”