Etiket: Ortaokul

  • 32 terslikli ortaokul protokolü imzalandı

    32 terslikli ortaokul protokolü imzalandı

    Vali Ersin Yazıcı, hayırsever Fahrettin Sert ile Okul Protokolü imzaladı. Antalya Valiliği’nde düzenlenen protokol törenine Vali Ersin Yazıcı, İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Er, İl Milli Eğitim Md. Yrd. Erhan Baydur, Fahrettin Sert ile çocukları Ramazan, Cuma ve Vahdettin Sert katıldı. Konyaaltı ilçesi Arapsuyu Mahallesi’nde, 32 derslikli olarak yapılacak ortaokula “Özpınarlar Tenzile Sert Ortaokulu” ismi verilecek.

    Mayıs ayında yapılan okul protokolü ile 24 derslikli ilkokul inşaatının kalan %51’lik kısmını tamamlayarak “Özpınarlar İlkokulu” nu Antalya’ya kazandıran hayırsever Fahrettin Sert’i tebrik eden Vali Yazıcı, “Bugün yine güzel bir protokolü hep birlikte imzalıyoruz. Fahrettin Beyin yine aynı bölgede ilkokul hayırları var. Kendisine çok teşekkür ediyoruz. Allah hayrını kabul etsin, kazançlarını bereketlendirsin” dedi.

    En Büyük Zenginlik Kaynağımız Yetişmiş İnsan Gücüdür

    “Eğitim olmazsa olmazlarımızdandır. Ülkemiz için en büyük zenginlik kaynağı yetişmiş insan gücüdür. Toplumları ayakta tutan ve onları geleceğe taşıyan hiç şüphesiz ki eğitimdir. Bizim için eğitim çok önemlidir. Ülkemizde olduğu gibi ilimizin de en büyük sermayesi genç nüfusumuz ve öğrencilerimizdir. Çocuklarımıza ve gençlerimize ne kadar hizmet edersek, o kadar geleceğimize yatırım yapmış oluruz. O bakımdan biz bu eğitim yatırımlarını çok önemsiyoruz. Siz değerli hayırseverlerin eğitime yaptığı bu hayır, kapanmayan dua kapısıdır. Katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Kaliteli, özenli ve örnek teşkil edecek özelliklerde güzel bir okul inşa edileceğine inanıyorum” dedi.

    Törende söz alan hayırsever Fahrettin Sert, “İnsana yapılan yatırım en büyük yatırımdır, inanıcıyla insanımıza, bölgemize, milletimize hizmet etmekten şeref duyarız. Biz dünyalık değil, ahretlik hizmetlerimizle önde olmayı dileriz. Şehrimize, bölgemize devletimize hayırlı olur inşallah” dedi.

    Hayırda Yarışın Devam Etmesini Diliyorum

    Antalyalı hayırseverlerin eğitime büyük katkı sağladığını ifade eden Vali Yazıcı, “Bu hayırda yarışın devam etmesini diliyorum. Tüm hayır sahiplerimize bol kazançlar dileyerek, orada okuyacak olan tüm öğrencilerimiz adına da teşekkür ediyor, Antalya için, Konyaaltı ilçemiz için ve çocuklarımız için hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.

    Okul Protokolü’nün imzalanmasının ardından Vali Ersin Yazıcı, hayırsever Fahrettin Sert ve çocukları ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Ortaokul öğrencilerinden Erzurum tanıtım filmi

    Ortaokul öğrencilerinden Erzurum tanıtım filmi

    Korona virüs (Covid-19 ) salgını nedeniyle okulların erken yaz tatiline girmesi ve tatilin uzaması nedeniyle bilgisayar başında vakit geçirmeye başlayan 11 yaşlarındaki Ortaokul öğrencisi iki teyze kızı Ayşe Koç ve Azra Su Özgelen Erzurum’un tanıtım filmini çektiler.

    İlk olarak Tortum Şelalesi ve Tortum Gölünü çekmeye karar veren iki teyze kızı daha sonra Erzurum’un tarihi ve turistik mekânları ile doğal güzelliklerini çekmeye karar verdiler. Kapsamlı bir tanıtım videosu hazırlayarak internet üzerinden yayınladılar. Ayşe Koç’un sosyal medya hesabından yayınlan iki tanıtım videosu her kesimden büyük beğeni ve takdir gördü. İl Kültür ve Turizm Müdürü Cemal Almaz tanıtım videosunu çeken Ayşe Koç ve Azra Su Özgelen’i makamında misafir ederek kendilerini tebrik etti.

    Almaz, “Gönüllü Turizm Elçilerinin bu çalışmaları Resmi Wep Sitemizde de yer alacak aldı. Erzurum Sevdalısı bu genç kardeşlerimizin uğraşları takdir toplamıştır” dedi.

    Ayşe Koç ve Azra Su Özgelen ise İl Kültür ve Turizm Müdürü Cemal Almaz’ın kendilerine göstermiş olduğu ilgi alaka ve yakınlıktan dolayı teşekkür ettiler. İl Kültür ve Turizm Müdürü Cemal Almaz öğrencileri çeşitli hediyeler takdim ederek ödüllendirdi.

  • Uğur Okulları Ortaokul Akademik Kurulu LGS’yi değerlendirdi

    Uğur Okulları Ortaokul Akademik Kurulu LGS’yi değerlendirdi

    Uğur Okulları Ortaokul Akademik Kurulu üyeleri, yaklaşık 1,6 milyon 8. sınıf öğrencisinin girmiş olduğu Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavını değerlendirdi.

    LGS sınavı iki oturumda yapıldı. Birinci oturum saat 09.30’da, ikinci oturum ise 11.30’da başladı. Sınavın birinci bölümünde öğrencilere 50 soruluk sözel alan için 75 dakika süre verildi. İkinci bölümde ise 40 soruluk sayısal alan testi için öğrencilere 80 dakika süre tanındı. Sınavda A, B, C ve D olmak üzere öğrencilere 4 farklı kitapçık verildi. Uğur Okulları Sınavlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt ve Ortaokul Akademik Kurulu sınavı değerlendirdi.

    Uğur Okulları Sınavlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt, “LGS bu yıl okullarımızda Covid-19 nedeniyle son derece üst düzey önlemler alınarak gerçekleştirildi. LGS’deki sorular MEB müfredatına ve kazanımlarına bağlı kalınarak sorulmuştur. MEB’in yıl boyunca yayımlamış olduğu örnek sorularla genel anlamda uyumlu sorular sorulduğu gözlemlenmiştir. MEB’in belirlediği birinci dönem konularından sorular yer almıştır. Konu eksiği bulunmayacak şekilde düzenli çalışan, sorgulayarak öğrenme biçimini benimseyen, yorum yapabilme gücü ve dikkati yüksek öğrencilerin zorlanmadan yapabileceği bir sınav olmuştur. Günlük hayatla ilişkilendirme ve temel bilgileri yorumlama ağırlıklı bir sınav uygulanmıştır. LGS’nin geneline bakıldığında sorularda anlatımın uzun ve yoruma dayalı olduğu, görsel tablo ve grafik yorumlama bilgisinin ölçüldüğü görülmektedir. Matematik ve Türkçe derslerinde çeldiricileri güçlü sorular olduğu için diğer derslere göre seçiciliği artmıştır. Matematik öğrencinin sıralamasını belirleyecektir. Matematik ve Türkçe sınavlarındaki sorular analiz ve sentez gücü yüksek olan öğrencilerin rahatlıkla çözebileceği yapıda sorulmuştur. Fen bilimleri dersinde ise soruların geçen seneye göre daha uzun anlatımlar içerdiği, deney ve gözlemlerin kullanıldığı ve orta zorluk derecesinde olduğu bilgisi paylaşıldı. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde ise A kitapçığı 7. soruda 5. sınıf kazanımlarına ait bir sorunun yer aldığı görülmektedir. T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersinde ise genel olarak paragrafı yorumlamaya dayalı sorular sorulurken dikkat ve bilgi gerektiren bir iki soruya da yer verildiği iletilmiştir. Genel anlamda öğrencilerin bazı soruları birkaç defa okuduğu bilgisini de aldı. Düzenli kitap okuyan öğrencilerin okuma, anlama ve zamanı iyi değerlendirme konusunda daha başarılı olacaklarını bu sınavda da gözlemlemiş olduk” dedi.

    Türkçe Ortaokul Akademik Kurul Üyesi Handan Büke ise şunları söyledi:

    “20 sorudan oluşan Türkçe dersi soruları, pandemi sürecinden dolayı öğrencilerin yüz yüze eğitim aldığı birinci dönem konularından oluşmaktadır. Sorular, her ay MEB tarafından yayımlanan örnek sorularla benzerlik göstermektedir. Sorular okuma becerisini ölçme, tablo- grafik yorumlama, Türk dili becerisini ölçme, sözel mantık yorumlamaya tarzında hazırlanmıştır. Soruların birkaçının içeriğinde disiplinlerarası yaklaşıma yer verilmiştir. Metin yorumlama sorularında güncel konulara da yer verilmiştir. Salt görsel yorumlama ya da metin üzerinden görsel çıkarımı sorularına yer verilmemiştir. Sorular genel olarak uzun tarzda hazırlanmıştır. Okuma anlama ve yorumlama ile yazım noktalama ve dil bilgisi sorularına yer verilmiştir. MEB konu ve kazanımlarına genel anlamda uyulmuştur. Sözel mantık yorumlama soruları örnek sorularda yer verildiği gibidir. Sınavın genelinde öğrencinin sadece bilgisini değil okuma becerisi, analiz etme, yorumlama ve muhakeme gücünü de sorgulayan, öğrenciye çıkarım yaptıran tarzda sorulara yer verilmiştir. Özellikle 4-5 soru seçici olmuştur. Düzenli çalışan, dikkatli okuyan öğrencilerin zorlanmadan yapabilecekleri bir sınav olmuştur.”

    Sosyal Bilgiler Ortaokul Akademik Kurul Üyesi Burcu Aksoy Sertkahya, “T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersinde sorular, Milli Eğitim Bakanlığının pandemi sürecinde belirtmiş olduğu kazanımlara ve müfredata uygun olarak sadece birinci dönem konularını ve kazanımlarını içermiştir. Sınavda öğrencilerin sorumlu oldukları her üniteden soru sorulmuş olup sorularda, genel olarak bilgi paragraf içinde verilerek öğrencilerin paragrafta verilen bilgileri yorumlaması istenmiştir. Paragraflarda ise cümleler açık ve net biçimde ifade edilmiş olup dikkat ve bilgi gerektiren bir iki soruya da yer verilmiştir. Yıl içinde yayınlanan örnek sorular, harita ve görsellerden de oluşuyordu bu nedenle sınavda harita ve görsel içerikli soruların sorulması da bekleniyordu. Ancak bu tarz sorulara sınavda yer verilmemiştir. Yıl boyunca konu eksiği bulunmayacak şekilde çalışan ve yorum yapabilme gücü yüksek öğrencilerin yapabileceği düzeyde bir sınav olmuştur” diye konuştu.

    Uğur Okulları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ortaokul Akademik Kurul Üyesi Muhammed Yasin Bekir, “Din kültürü ve ahlak bilgisi bölümünde yer alan soruların büyük çoğunluğu MEB tarafından daha önce açıklandığı şekilde yüz yüze eğitim döneminde işlenen kazanımlara aittir. Yayınlanan sınav sorularına baktığımızda sadece A kitapçığında yer alan 7. sorunun 5. sınıf kazanımlarına ait bir soru olduğunu görmekteyiz. Sorular genel anlamda ilgili ayet, hadis ve metinler aracılığıyla günlük hayatla ilişkilendirilerek kolay ve basit tarzda hazırlanmıştır. Soruların “Kader İnancı” ve “Zekât ve Sadaka” ünitelerindeki kazanımlara ağırlık verilerek oluşturulduğunu görmekteyiz. Sınav konularına dahil olan “Din ve Hayat” ünitesinden soru sorulmamıştır. Sorular MEB tarafından yıl içerisinde yayımlanan örnek sorularla büyük oranda benzerlik göstermektedir. Sorular genel olarak öğrencilerin okuma, anlama ve yorum yapabilme becerilerini sorgulamaya yönelik tarzda hazırlanmıştır. Bu nedenle konu eksiği bulunmayan ve yıl içerisinde okuma becerisini artırmaya yönelik çalışmalar yapan öğrencilerimizin daha rahat bir sınav geçirdiğini söyleyebiliriz” dedi.

    Yabancı Dil Ortaokul-Lise Akademik Kurul Üyesi Serra Erdem, “Genel olarak okuduğunu anlama, grafik okuma veya çıkarım gerektirecek yorum yapma becerilerini ölçen sorular bulunurken üst düzey dikkat becerisi gerektiren tablo okuma sorularına bu sınavda yer verilmediği gözlenmiştir. Üniteler arası sarmal bir soru yapısı kullanılmadığı, daha çok diyalog sorularına yer verildiği ve bu diyaloglara bağlı kalarak çıkarımlar yapılması istendiği görülmüştür. Çoğunlukla soru köklerinde yapı olarak olumsuz soru köklerine yer verilmiştir. Akademik yıl boyunca MEB tarafından yayınlanan örnek soruları ile karşılaştırdığımızda, okuduğunu anlama ve diyalog sorularını özümseyerek yapan öğrenciler çıkan bu soruları dikkatle okuduğunda rahatlıkla cevap verebilecek ve başarılı olacaktır” şeklinde konuştu.

    Matematik Ortaokul Akademik Kurul Üyesi Zuhal Namlısoy, “Sorular çok güzel hazırlanmış, dikkatli okumayı, anlamlandırmayı ve odaklanmayı gerektirmektedir. Sorular, her ay MEB tarafından yayımlanan örnek sorularla benzerlik göstermektedir. Problemler gerçek hayata uygun modellerle zenginleştirilmiştir. Öğrencilerin doğru çözüme ulaşabilmesi, muhakeme gücünün iyi derecede olmasına bağlıdır, sentez ve analiz yapabilen öğrenciler çok rahatlıkla soruları çözebilirler. 7. sınıf kazanımlarına hakim olan öğrencilerin daha başarılı olabileceği anlaşılmıştır. Soruların bazıları uzun çözümler gerektirdiği için öğrenciler sınavı yetiştirememe sorunu yaşamışlar. Kitap okuma alışkanlığı olan öğrencilerin okuma, anlama ve zamanı iyi yönetme konusunda daha başarılı olduğu gözlemlenmiştir. Tanımları ve işlemlerdeki özellikleri bilen öğrencilerin zorlanmadan çözebilecekleri türden sorular da sorulmuştur. Düzenli ders tekrarı yapan, anlamadan hiçbir konuyu geçmeyen, pekiştirmek için de sürekli soru çözen öğrencilerin başarılı olabileceği bir sınav olmuştur. Bu sınavda matematik özellikle zaman yönetimi açısından eleyici olmuştur” dedi.

    Fen Bilimleri Ortaokul Akademik Kurul Üyesi Filiz Polat, “LGS sınavında sayısal bölümün fen bilimleri sorularının Milli Eğitim Bakanlığı’nın 8. sınıf birinci dönem konularına ve kazanımlarına uygun olarak hazırlandığını söyleyebiliriz. Sorularda 2. üniteye ağırlık verilmiştir. Öğrencilere sorumlu oldukları her üniteden soru sorulmuştur. LGS fen bilimleri soruları yıl içerisinde yayınlanan örnek sorular ile il bazlı sorulara benzerlik göstermektedir. Sınav bu yıl renkli olarak hazırlanmıştır. Sınavda fen okuryazarlığının ön planda olduğunu söyleyebiliriz. Bazı sorularda bilimsel deney düzeneklerinin kullanıldığını, soruların gözlem ve araştırmaların üzerine kurgulandığını görmekteyiz. Sorular öğrencilerin öğrendiği bilgiyi kullanma, verileri karşılaştırma, okuduğunu anlama ve yorumlama yeteneğini geliştirme gibi becerileri ölçmektedir. Ayrıca sorularda grafikler kullanılarak analitik düşünme becerisini geliştirme de ölçülmüştür. Bazı sorularda öğrenciler bilimsel düşünmeye teşvik edilerek olaylar arasında bağlantı kurmaları istenmiştir. Sorularda günlük hayatımızdan örneklere de yer verilmiştir. Sorulardan bazıları uzun paragraflardan oluşmaktadır. Bu soruların dikkatli okunması öğrencileri doğru cevaba ulaştıracaktır. Sınavın genel olarak orta zorlukta olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.

  • Ortaokul ve lise öğrencileri için Karikatür Yarışması düzenlenecek

    Ortaokul ve lise öğrencileri için Karikatür Yarışması düzenlenecek

    Erzurum’da ortaokul ve lise öğrencileri için karikatür yarışması yapılacak.

    Milli Eğitim İl Müdürlüğü, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği ile Fırfırik Dergisi tarafından ortaklaşa düzenlenecek olan yarışmada dereceye giren öğrencilere para ödülü verilecek. Karikatür çiziminin yaygınlaşmasının yanı sıra Türkçe’nin kullanımının hedef alındığı yarışmanın son başvuru tarihi 13 Mart 2020 olarak belirlendi. Yarışmaya katılan öğrencilerin yaptığı eserlerin değerlendirme açıklaması 30 Mart tarihinde yapılacak ve bir hafta sonra da ödül dağıtımı yapılacak.

    Erzurum Milli Eğitim İl Müdürü Salih Kaygusuz, öğrencilerin bu konudaki yeteneklerinin ortaya çıkacağı için katılımın yüksek olmasını istediklerini ve beklediklerini söyledi.

  • Prof. Dr. Türkez ortaokul öğrencilerine ’bor’u anlattı

    Prof. Dr. Türkez ortaokul öğrencilerine ’bor’u anlattı

    Dünyanın sayılı nanoteknoloji uzmanları arasında gösterilen Prof. Dr. Hasan Türkez, Türkiye’nin bor madeni rezervlerinin oldukça zengin olması sebebiyle hem kendi yapmış olduğu çalışmaları tanıttı hem de öğrencilere, gelecekte yeni çalışmalar yapma yolunda ışık oldu.

    Prof. Dr. Hasan Türkez, TÜBİTAK tarafından koordine edilen bilim söyleşileri projesi kapsamında Erzurum’da öğrencilere konferans verdi. İbrahim Hakkı Kubilay İmam Hatip Ortaokulu ve Saltukbey Ortaokulu öğrencilerine ‘Büyük ve Güçlü Türkiye için Bor Nanoteknolojisi’ konusunda bilgi veren Türkez, öğrencilerin bu konuda ne denli meraklı olduğunu gözlemledi. ‘Bor madeni’ ve ‘nanoteknoloji’ konularında ilgiyle ve olumlu yönde geri dönüş alan Türkez, öğrencilerin ilgisinden dolayı konferansa zaman ekledi.

    Öğrencilerin sorularını yanıtlayan ve bilimsel projelerle ilgili fikirleri olduğunu tespit eden Prof. Dr. Hasan Türkez, öğretmenlere yönelik, “Deney ve bilim konusunda öğrencileri mutlaka takip etmelisiniz, çok güzel fikirleri olan öğrenciler var, ilgi beni çok memnun etti, öğrencilerin ilgisini karşılamak için gerekli araç gereçlerden ve bor madeninden yollayacağım, laboratuvar ortamında öğrencilerin fikirlerini geliştirme konusunda çalışmalar yapmalısınız” şeklinde konuştu.

    “Çocuklar çağın gereksiniminin ‘bilim’ olduğunun farkındalar”

    Prof. Dr. Hasan Türkez, “Türkiye’de borun geleceğimiz açısından öneminin farkındalar, aynı zamanda nanoteknolojinin küresel ölçekte ülkemize sağlayacağı faydaların farkındalar. Bor nano partiküllerinden ilaç taşıma sistemlerini yapmış durumdayız. Tıptan eczacılığa çok geniş bir skalada bor nano partiküllerinin geleceği var. Katma değer ürünlere dönüştürebildiğimiz takdirde ülkeye çok katkı sağlayacağı kanaatindeyim” dedi.

    “Rezervlerimiz kadar biliminde de söz sahibi olacağız”

    Prof. Dr. Hasan Türkez, “Ülkemizde borla ilgili çalışmalar son zamanlarda arttı. Bunun sebebi Ulusal Bor Araştırma Enstitüsünün kurulması, ülkemizde bor projeleri desteklendi. Türkiye’de artık ‘Ben bor çalışıyorum AR-GE desteğim yok’ diyen hiçbir araştırmacı kalmadı. Hükümetimiz bunun farkında, bize düşen şey, ülke için katma değer sağlayacak konuları projelendirip ilgili kurumlara sunmak. Bizim kısa zaman sonra rezervlerimiz gibi biliminde de söz sahibi olacağımız günleri bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Türkez, borun insanlar üzerindeki etkilerini de anlatarak, antioksidan sistemini destekleyen borun deney hayvanlarında da bilişsel fonksiyonları ileri düzeyde geliştirdiğini belirtti. Uluslararası bir ekiple yaklaşık 6 yıldır üzerinde durduğu araştırmalar sonucunda, alzheimer ve parkinson hastalıklarının önlenmesinde ve tedavisinde kullanılabilecek olan, bor içeren farmakolojik formilasyonları hazırladıklarını ve patentlerini aldıklarını söyledi. Türkez, insanlarda alınacak netice sonrası bor ile üretilecek ilaçların eczanelerde yer alacağını belirtti. Türkez, bilimsel altyapı oluştuktan sonra, kandaki bor miktarının hastanelerde tahlille öğrenilebildiği teknolojiye ulaşılacağını ve kandaki bor miktarının eksik olduğu görüldüğünde ise doktorların reçeteye bor yazabileceğini açıkladı.