Etiket: Ortamında

  • Hazırladıkları ürünleri internet ortamında pazarladılar

    Hazırladıkları ürünleri internet ortamında pazarladılar

    Pandemi sürecinde zor zamanlar geçiren Oltu taşı esnafı, internet üzerinden satışlar ile ayakta kalmaya çalışıyor.

    Normal hayata geçişle birlikte Erzurum’da Oltu taşı tezgahlarında da çarklar dönmeye başladı. İnternet üzerinden satışlarda ise artış yaşandı. Oltu taşı esnaflarından Cevdet Yıldırım, “Pandemi süreci boyunca her ne kadar iş yerlerimiz iflas etme eşiğine gelmiş olsa bile, pandemi sürecinden normal hayata geçiş süresinde her ne kadar müşterilerimiz gelmez ise de internet üzerinden satışlarımızı yapmaya başladık. İnşallah hem satışlarımız böyle devam eder hem de müşterilerimiz dükkanlarımıza gelmeye başlarlar. Bizler de bu sıkıntılı süreçten kurtarırız” dedi.

    25 yıldır baba mesleğini sürdüren Oltu taşı esnafı Eyup Coşkun ise, “Pandemi sürecinde bütün işlerde olduğu gibi bizim işlerimizde bayağı azalma meydana geldi. Fakat kış boyunca birikimimizi yaptık. Çalıştık, ürünlerimizi biriktirdik. İnternetten bayağı bir satış yaptık. Çünkü pandemi yüzünden evlerimizden çıkamıyorduk, yasaklar vardı. İnsanlar ilçemize gelemedikleri için tespihlerini genelde internet aracılığı ile beğendiler, o şekilde gönderdik. Fakat bir aydır işlerimiz açılma durumunda, inşallah daha da iyi olur, bekliyoruz” dedi.

    Oltu Taşı Dernek Başkan Yardımcısı İbrahim Yıldırım, “Pandemi sürecinde tedbir amaçlı pasajımızı kapalı tuttuk ama internet üzerinden satışlarımızı sürdürdük” dedi.

    İsmail Pala ise, “Salgın nedeniyle işletmemiz kapalı kaldığı süreçte iş yerlerimizi açamadığımız için müşterilerimiz iş yerlerine gelemediler. Dolayısıyla satışlarımızda biraz sıkıntı oldu ama internet üzerinden satış devam etmektedir. İnşallah bu süreç en kısa sürede biter, bizler de rahat ederiz, müşterilerimiz de rahatça gelip giderler” dedi.

  • Sporcu Performansı Laboratuvar Ortamında Değerlendirilecek

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Sporcu Sağlığı Performans Test ve Analiz Merkezi’nde deneme çalışmaları sürüyor.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı Spor Şube Müdürlüğü tarafından sporcu sağlığı ve performansını takip amacıyla projelendirilen ‘Sporcu Sağlığı Performans Test ve Analiz Merkezi’ndeki deneme çalışmaları sürüyor. Türkiye’de ilk kez bir yerel yönetim tarafından projelendirilen Sporcu Sağlığı Performans Test ve Analiz Merkezi profesyonel spor hayatının önemli ayaklarından birisi olması hedefleniyor. Sporcu performansının laboratuvar ortamında değerlendirileceği merkez, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Vinsan Tesisleri içinde faaliyet gösterecek. Sporcu Sağlığı Performans Test ve Analiz Merkezi’nde vücut ölçümleri (antropometrik), testlerinin yanı sıra sporcuların, sürat, çabukluk, esneklik, reaksiyon, kas kuvveti, denge ve dayanıklılığını ölçen testler gerçekleştirilecek. Bu sayede, sporcunun performans düzeyi raporlandırılarak, kişisel gelişimi desteklenmiş olacak. Merkezden Türkiye’deki tüm kulüp ve federasyonlar yararlanabilecek.

  • Ameliyatsız Muayenehane Ortamında Burun Estetiği

    Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op.Dr.Cevdet Murat Akagün, ameliyatsız muayenehane ortamında burun estetiği uygulanabildiğini söyledi.

    Ameliyatsız muayenehane ortamında burun estetiğinin şekil bozuklukları, çöküklükler gibi durumlarda uygulandığını anlatan Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op.Dr.Cevdet Murat Akagün, “Burnun yüzdeki faktörü düşünüldüğünde üzerinde yapılacak her değişiklik estetik açıdan kendi hemen fark ettirmektedir. Eğer hızlı bir çözüm arıyorsanız bu işlemi tercih edebilirsiniz. Ancak burada Vakaları doğru seçmek gerekmektedir. Burun, özellikle kadınlarda en fazla estetik müdahaleye ihtiyaç duyulan bölgedir. Türkiye gibi Akdeniz ırkında özgü, hafif kemerli ve ucu düşük burun yapısı günümüz güzellik anlayışında genellikle çok beğenilmediği için burun dolgusu gibi yöntemlerle burun şekline rahatlıkla muayenehane ortamında müdahale edilebilir. Dolgu ile burun deformitelerinin düzeltilmesi alternatif bir yöntem olarak kullanılmaya başlanmıştır. Muayenehane ortamında yapılabilmesi, enjeksiyon yöntemi ile uygulanması dolgunun avantajlarıdır. Ancak burada deformitenin yok edilmesi değil kamufle edilmesi sözkonusudur. Genellikle burun sırtındaki kemer nedeniyle başvuran kişilerde bu görüntüyü hafifletmek için kullanılabilecek yöntemdir. Dolgu olarak vücuda uyumlu, reaksiyon oluşturmayan maddeler kullanılır” dedi.

    Daha önce operasyon geçirmiş ama problemi olan burun sırtında çökkünlük, orta hat asimetrileri, burun deliklerindeki dizensizlik ve çekilmelerin rahatlıkla muayenehane ortamında çok daha düzgün ve güzel bir burna sahip olabileceğini dile getiren Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op.Dr.Cevdet Murat Akagün, “Ayrıca tekrar bıcak altına yatmak istemeyen, yeni bir operasyona vakit ayıramayan ya da operasyondan çekinen ve özel günler öncesi iyileşme dönemi yaşamadan burnunda hafif değişiklikler isteyen kişilerde dolgu uygulamasıyla iyi sonuçlar almaları mümkündür. Muayenehane koşullarında uyuşturucu birtakım kremlerle burnunuz uyuşturulur. Ardından dolgu maddesi önceden belirlenen noktalara enjekte edilir. Hiçbir ağrı, sızı, morarma belirtisi görülmez. Hemen o gün arkadaşlarınızla buluşabilir, davetlere katılabilir, işe gidebilirsiniz” diye konuştu.

  • Aile Ortamında Ya Da Toplumda Çatışmaların Ortasında Kalan Çocuklar ‘Güven’ Duygusunu Yitiriyor

    Maltepe Üniversitesi SOYAÇ Müdürü Yrd. Doç. H. Özden Bademci, gerek aile içinde gerekse de toplumda çatışmaların ortasında kalan çocukların, güvenli bir ortamdan mahrum kaldıklarını ve sağlıklı büyüyebilmeleri için en çok ihtiyacını duydukları güven duygusunun sarsıldığını söyledi.

    Maltepe Üniversitesi Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocuklar İçin Uygulama ve Araştırma Merkezi (SOYAÇ) Müdürü Yrd. Doç. H. Özden Bademci, gerek aile içinde gerekse de toplumda çatışmaların ortasında kalan çocuklarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Çatışma ortamının çocuklar için son derece travmatize edici olduğunu belirten Bademci, “Şiddete tanıklık etmek çocukları, öngörülebilir, güvenli, tutarlı bir ortamdan mahrum bırakır; sağlıklı büyüyebilmeleri için en çok ihtiyacını duydukları güven duygusunu derinden sarsar. Bu durum çocuklar için son derece travmatize edicidir. Çatışmaların arasında kalan çocukların bilişsel, duygusal, sosyal gelişimleri olumsuz bir şekilde etkilenir. Çocuklar içinde oldukları ‘anormal’ koşullara şok, hissizleşme, içe dönme, sessizleşme, aşırı tedirgin ya da aşırı hareketli olmak, yoğun kaygı, korku dolu olmak gibi ‘normal’ tepkiler verirler. Çocukların yakınlarının öldüğü ya da yaralandığı durumlarda tepkileri daha da şiddetlenir. Ergenlerde de antisosyal davranışlar, çaresizlik, umutsuzluk duyguları yaşanır” dedi.

    “EBEVEYNLERDEN BAĞIMSIZ ELE ALINAMAZ”

    Çocukların ruh sağlıklarının, ebeveynlerinin ruh sağlığından ve aile içindeki duygusal ortamdan bağımsız ele alınamayacağını belirten Özden Bademci, “Çocukların bilişsel kapasiteleri yetişkinlerden farklıdır. Benmerkezcidirler. Travmatize edici yaşantıları üzerine konuşamazlar. İçsel çatışmalarını, duygularını sözcüklere dökemezler. Dile gelemeyen duygu ve düşünceler dolaylı olarak dışa vurulur; tekrarlayan bir şekilde yeniden canlandırma, rahatsız eden görsel imajlar, saldırgan davranışlar ya da gerileme en sık görülenleridir. Mevcut durumu anlamlandırmalarında başta anne babaları olmak üzere yetişkinlerin kapsayıcı desteği çok önemlidir. Ancak çatışmalı durumlarda yetişkinler de travmatize olduklarından çocuklarını desteklemeleri mümkün olamayabilir. Çevrenin etkisi ile yaşananlara dair algılarında, ebeveynlerinin psikolojileri, başa çıkma stratejileri ile tutum ve davranışları çocuklar üzerinde etkilidir. Çocukların ruh sağlıkları, ebeveynlerinin ruh sağlığı ve aile içindeki duygusal ortamdan bağımsız ele alınamaz. Aile ‘iyileşmedikçe’ çocuk da ‘iyileşemez’” diye konuştu.

    ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE ŞEKİLLENİYOR

    Çocukların tepkilerinin ve algılarının erken çocukluk döneminde şekillendiğini ifade eden Özden Bademci, “Çocukluk dönemi, fiziksel, bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimin hızla devam ettiği bir dönemdir. Çocukların tepki ve algıları bu dönemde şekillenir. Çocukların bu kritik gelişim döneminde şiddet, çatışma ortamı içinde kalmaları kişilik ve kimlik gelişimlerini; uyum sağlama ve başa çıkma mekanizmalarını kalıcı olarak etkileyebilir. İçselleştirmekte oldukları doğru ve yanlış kavramlarını, gelişmekte olan ve saldırganlık dürtülerini kontrol altına almalarını sağlayan içsel mekanizmalarını, başkaları ile ilişki kurma biçimlerini derinden etkiler ve kalıcı olumsuz nörobiyolojik sonuçlara neden olabilir” dedi.

  • Ev Ortamında Psikiyatri Tedavisi

    Ruhsal rahatsızlıkları olan hastalara hizmet veren, Samsun Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Pelitköy Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde(TRSM), hastalar ev ortamında tedavi görüyor.

    4 yıldır Samsunlulara hizmet veren Pelitköy TRSM’de yapılan yenilemelerle ve oluşturulan sistemle, hastaların ev ortamındaymış gibi tedavi alıyor. 4 yılda 4 bin 735 hastaya hizmet sunan merkezde hastalar bir çok sosyal imkandan yararlanabiliyor. Hastaların merkeze yakın bir komşusuna ya da akrabasına misafirliğe gelmiş duygusuyla başvurduğunu ifade eden Merkez Sorumlu Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatma Çoker, Bu duyguyu hastalarıyla birlikte yakaladıklarını, bu durumun kendilerini de mutlu ettiğini söyledi. Merkez bünyesinde hastalardan oluşan bir müzik korolarının bulunduğunu belirten Çoker, merkezde hobi bahçesinden, dinlenme alanlarına, spor salonundan, oyun alanlarına kadar pek çok bölümün yer aldığını söyledi. Merkezde, hastalarla beraber resimler, süslemeler ve el sanatları faaliyetleri gerçekleştirdiklerini dile getiren Çoker, sinemadan tiyatroya birçok farklı alanda etkinlikler düzenlediklerini aynı zamanda hastaları kendi ailelerinden bir birey gibi gördüklerini ifade etti.

    “HASTALARI SAĞLIKLARINA KAVUŞTURMAK BİZİ MUTLU EDİYOR”

    Hizmet verdikleri 4 yıl zarfında 3 bin 220 hastaya ev ziyareti yaptıklarını ve 1515 hastaya psikolojik destek hizmeti sunduklarını belirten Çoker, “Her gün gönüllülük hissiyatıyla yeni hastalara ulaşmak için ev ziyaretlerine devam ediyoruz. Amacımız daha çok hataya ve aileye ulaşarak onlara yardımcı olmak. Merkezimiz sürekli ruhsal rahatsızlığı olan (şizofreni, şizoaffektif, psikotik bozukluk, bipolar duygulanım bozukluğu, atipik psikoz) ve tedavisini düzenli bir şekilde sürdüren hastalara psikososyal destek vermek amacıyla açıldı. Uygun özellikteki hastalara elimizdeki yatan hasta kayıtları ve bildirimlerle ulaşıyoruz ve merkeze davet ediyoruz. Burada bir hastane ya da bir sağlık kuruluşu gibi değil bir ev ortamı gibi bir hizmet vermeye çalışıyoruz. Öğrenimini yarım bırakan, insanlarla iletişim kuramayan, sosyal hayatını sürdüremeyen, uzun süredir tedavisi hastanede ortamlarında sürdürülen bir çok hastaya yardım etme şansını buluyoruz. Bunlar arasında üniversite eğitimini tamamlayan, sosyal hayatını tek başına, sorunsuz şekilde sürdürmeyi başaran hastaları gördükçe daha da mutlu oluyoruz” dedi.