Etiket: Ortamı

  • 16 Nisan’dan sonra kaos ortamı oluşturmak isteyenlere operasyon

    İzmir’de, 16 Nisan referandumundan sonra eylemler yapan 16 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, 11 kişi operasyonla yakalandı.

    Edinilen bilgiye göre, 16 Nisan’da sonra İzmir genelinde bazı sokak olayları planlayan kişilere yönelik operasyon başlatan İzmir Emniyet Müdürlüğüne bağlı Terörle Mücadele Müdürlüğü ekipleri, 16 kişi hakkında gözaltı kararı çıkartılması üzerine harekete geçti. Sokak olayı planladığı iddia edilen kişilere yönelik Aliağa, Menemen’da tek tek yapılan baskınlarda şu ana kadar 11 kişi gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda, çok sayıda dijital malzeme ve örgütsel doküman ele geçirilirken, 11 kişinin emniyetteki sorgusu devam ediyor.

  • Dr. Mustafa Aydın: “Uluslararası Öğrencilere Türkiye’de Çalışma Ortamı Sağlamalıyız”

    Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkan Yardımcısı ve İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, “Dünyayı tanıyan bir insan gücü ordunuz yoksa ülke ekonomisinin, rekabet etmek istediğiniz ülkeleri geçmesi hiçbir zaman mümkün olmaz. Dolayısıyla dünyayı tanıyan bir yetişmiş insan kaynağını meydana getirmemiz lazım” dedi.

    Dr. Mustafa Aydın, üniversitelerin uluslararasılaşmasının sadece üniversitelerin sorunu olmadığını belirterek, “Bu konu artık sadece üniversitelerin bir işi olmaktan çıkmıştır. Devletlerin de kendi bünyelerinde barındırdıkları üniversitelerin uluslararasılaşmaları için ciddi katkı ve destek verdiklerini görüyoruz. Uluslararası bir öğrenci veya uluslararası bir öğretim elemanı bir üniversiteyi tercih edeceği zaman o üniversitenin eğitim kalitesine, teknolojik altyapısına, uluslararası iş birliklerine bakıyor. Bu konuları öne çıkarmadığımız sürece bizim uluslararası öğrenci ve öğretim elemanları tarafından tercih edilmeyi beklememiz hayal olur” diye konuştu.

    Dr. Aydın yaptığı açıklamada, uluslararasılaşma kavramının çok kültürlü, çok dilli, çok dinli, çok renkli bir ortamda dünyanın her yerinde geçerli bir eğitim vermek ve oradan mezun olanın da dünyanın her yerinde iş bulabilmesi olduğunu söyledi.

    Türkiye’deki üniversitelerin uluslararası öğrenciler ve öğretim elemanları tarafından tercih edilmesi için birtakım gereklilikleri yerine getirmelerinin altını çizen Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkan Yardımcısı ve İAÜ Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, şöyle konuştu:

    “2014 yılında Uluslararası Üniversiteler Birliği tarafından 131 farklı ülkede, bin 336 üniversitede anket yapılmış. Tüm üniversiteler uluslarasılaşma konusunda kararlılar. Fakat bunların içerisinde sadece yüzde 22’si uluslararasılaşma konusunda bir strateji raporu hazırlıyor. Yüzde 15’inin raporu var. Geriye kalan üniversitelerin hiçbirisinin yok. Türkiye’deki üniversitelere baktığımız zaman bu rakamların içinde kaldığımızı görüyoruz. Dolayısıyla hepimiz de uluslararası üniversite olma yönünde bir irade var. Ama o iradeyi hayata geçirebilmek için hangi üniversitelerimizin aksiyon planı var? Onun için burada hepimizin kendimizi sorgulamamız gerektiğini düşünüyorum. Uluslararası bir öğrenci veya uluslararası bir öğretim elemanı bir üniversiteyi tercih edeceği zaman o üniversitenin eğitim kalitesine, teknolojik altyapısına, uluslararası iş birliklerine bakıyorlar. Bu konuları öne çıkarmadığımız sürece bizim uluslararası öğrenci ve öğretim elemanları tarafından tercih edilmeyi beklememiz hayal olur.”

    “ULUSLARARASI ÖĞRENCİLERE TÜRKİYE’DE ÇALIŞMA ORTAMI SAĞLAMALIYIZ”

    Bir üniversitenin gerçek anlamda uluslararası üniversite olabilmesi için yapılacakları sıralayan Dr. Aydın şöyle devam etti:

    “Öncelikle hepimizin de üzerinde ittifak ettiği gibi üniversitelerimizin içerisinde uluslararası ofislerin güçlendirilmesi lazım. Beraberinde uluslararası topluluklar oluşturmamız lazım. Uluslararası öğrencilerimizi iş dünyası ile buluşturmamız lazım. Öğrenciyi kendi ülkesinde iş yapan Türk insanıyla buluşturursak hem Türkiye’nin cazibesini arttırır hem de o öğrencinin mezuniyetinin akabinde çok rahatlıkla istihdam edilmesini sağlar. Yenilikçi, girişimci ve aktivitesi yüksek düzeyde bir üniversite modelini ortaya koymak zorundayız. Dünyanın her yerinde iş bulabilecek başarılı öğrencileri yetiştirmek zorundayız. Üniversitedeki akademisyenlerimizin dünyanın her yerindeki üniversitelerle akademik ve sosyal anlamda iletişim kurabilecek niteliklere sahip olmaları gerekiyor. Kampüslerimizi çok dilli, çok dinli, çok ırklı sosyal yapıda ve bütün oradaki öğrencilere eşit şekilde ve onları memnun edecek şekilde hizmet verebilecek imkanları bu öğrencilere sunacak şekilde tasarlamak zorundayız. Üniversiteler dünya çapında fon oluşturmalıdır. Oluşturdukları bursların ve fonların kabul görmesi lazım. Eğer verdiği burs, uluslararası öğrenci ve akademisyenler tarafından ilgi görmüyorsa o bursun ve fonun pek bir anlamı olmuyor. İş dünyası ve hizmet sektörünün fonladığı AR-GE çalışmalarını ön plana çıkarmamız lazım. Türkiye’de hangi üniversite iş dünyasından fon alıyor? Hangi şirket A üniversitesine 3 milyon dolar verip de ’Bizim için şu araştırmayı yapın’ dedi? Burada hem üniversitelerin hem de iş dünyasının kendini sorgulaması lazım. Çift dilli, çift diplomalarımızı iş birliklerimizi ön plana çıkarmamız lazım. Bir üniversitenin uluslararası herhangi bir üniversiteyle ortak bir programı yoksa bu ciddi bir eksiklik olarak karşımıza çıkıyor. Uluslararası öğretim elemanlarına istihdam sağlayacak şartları kolaylaştırmamız lazım. Son dönemde gerçekten ben bu anlamda YÖK’ün çalışmalarını takdir ediyorum, oldukça kolaylaştırdılar. Ama bu sadece öğretim elemanıyla sınırlı kalmamalı. Örneğin Kanada, mezun öğrencisine iki yıllık çalışma hakkı sağlıyor. Bizler de Türkiye olarak başarılı uluslararası öğrencilerimize ülkede çalışma ortamını sağlamamız lazım. Türkçe’ye önem vermemiz lazım. Türkçe eğitimine önem vermemiz lazım. Yani uluslararası öğrencinin gelip de İngilizce eğitim alması gibi bir kural yok. Bugün Türk üniversitelerimizde Türkçe eğitimi ile ilgili onlarca merkez var. Bu öğrencilerin iyi bir Türkçe öğrenmeleri ve Türkçe olarak eğitim almalarını sağlayacak, onları bu yönde cezbedecek parametreleri devreye sokmamız gerekiyor.”

    Uluslararası öğrenciler arasında da kültürel çeşitliliğin sağlanmasının önemini belirten Dr. Aydın sözlerini “Hem kalite süreçlerinde hem uluslararası ratinglerde yer almak için uluslararası öğrencilerin normal öğrenci sıralamasında asgari yüzde 10 olması gerektiğini biliyoruz. Bu yüzde 10’u bir bölgeden almak değil, farklı kültürlerden dünyanın farklı bölgelerinden, farklı demografik yapılarından temin edersek uluslararasılaşma konusunda epey mesafe almış oluruz. Üniversitelerimizin yöneticilerinin vizyoner olması, dünyaya bakış açılarının bu anlamda dünyayı algılayacak arkasındaki ekibini koşturacak bir yaklaşımı üniversitelerinin yönetiminde ortaya koyması gerekiyor. Yeniliğe açık, talepleri iyi bilen, dünyadaki yeni trendlere göre üniversitelerimizi kurgulamamız lazım” diyerek noktaladı.

  • Çatışma Ortamı Nakliyeyi De Vurdu

    Türkiye’nin güneydoğusu ile Ortadoğu’da yaşanan çatışmalar nakliye sektörünü de vurdu. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Üyesi Tahir Aydoğan, yaşanan olaylar nedeniyle SGK primlerini ödeyemediklerini ve işçi çıkarmak zorunda kaldıklarını vurguladı.

    Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda 7 Haziran seçimlerinin hemen ardından hortlayan terör olayları ile Ortadoğu’da yaşanan çatışmalar nakliye sektörüne de büyük darbe vurdu. UND Yönetim Kurulu Üyesi Tahir Aydoğan, yaşadıkları sıkıntılara ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Ortadoğu’daki çatışmalardan en çok etkilenen bölge olduklarını anlatan Aydoğan, “1998-2000 yıllarında Habur üzerinden Arabistan ve Ürdün taşımaları yapıyorduk. Ne yazık ki bu karmaşık durumlardan dolayı sadece Irak’a taşımacılık yapıyoruz. Irak’tan zaman zaman sıkıntıların gelmesi hem sefer sayımızı düşürüyor hem ekonomik olarak da sektörel sıkıntı yaşatıyor. Musul’un düşmesi, IŞİD’in varlığı sektörü çok geriletti” dedi.

    “TAŞIMACILIK BÖLGE İÇİN ÖNEMLİ”

    Aydoğan, taşımacılığın bölge için çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Musul ve Bağdat’ta yaşanan sorunlardan bugüne kadar sektörde istikrar bulamadık. Sektörün gerilemesiyle birçok arkadaşımızın SSK primlerini ödeyemedik. Şoför, işçi çıkarmak zorunda kaldık. Bu durum bölgede işsizlik oranını arttırdı. Sektörün en verimli dönemleri 11 ve 12’nci aylardı. Bu dönemde araçlarımızın 10 bine yakını Irak’ta bekletildi. Bununla beraber Türkiye’de yük alan araçlarımızın 5 bine yakın olması nakliye sektörünü olumsuz etkiledi” diye konuştu.

  • Akgül: “Aile Ortamı Sahaya Yansıdı”

    PTT 1. Lig’de çıkış yakalayan Adanaspor’un Kulüp Başkan Yardımcısı Hamza Akgül, geride kalan haftalarda alınan başarılı sonuçların aile ortamının sahaya yansıması olduğunu söyledi.

    Akgül, ligin son haftalarına doğru güzel sonuçlar aldıklarını belirterek, “Camia olarak bu sonuçlardan dolayı mutluyuz. Takım içerisinde güzel bir arkadaşlık ve aile ortamı var. Bu aile ortamı saha içerisinde de meyvelerini vermeye başladı. Teknik ekibimize ve futbolcularımıza teşekkür ediyorum. Artık önümüzdeki maçlara bakıyoruz. Şimdi önümüzde Ziraat Türkiye Kupası’nda Nazilli Belediyespor karşılaşması var. Bu karşılaşmadan da güzel bir sonuç almak istiyoruz” diye konuştu.

    ADANASPOR NAZİLLİ BELEDİYESPOR MAÇINA HAZIR

    Adanaspor, Ziraat Türkiye Kupası F Grubu ikinci hafta maçında Nazilli Belediyespor’u konuk edecek. Adanaspor, 5 Ocak Fatih Terim Stadyumu’nda oynanacak mücadele öncesi son antrenmanını yaptı.

    Adanasporlu futbolcular Osman Yereşen Tesisleri’ndeki çalışmalarına ısınma hareketleriyle başladı. 5’e 2 top kapma ve pas çalışmasıyla devam eden antrenmanın son bölümünde iki gruba ayrılan turuncu-beyazlı futbolcular dar alanda pas çalışması yaptı. Antrenman taktik çalışmasıyla tamamlandı.

    Öte yandan ayağında ağrı hisseden Cem Özdemir ve hafif sakatlığı bulunan genç kaleci İrfancan Eğribayat antrenmana katılmadı.

    Adanaspor ile Nazilli Belediyespor arasında saat 18.00’de oynanacak karşılaşmayı Erkoç Doğan yönetecek.

    BURAK YILDIR’A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRİZİ

    Adanaspor’un altyapısında top koşturan ve A takım ile antrenmanlara çıkan Burak Yıldır’a antrenman sonrası takım arkadaşları sürpriz doğum günü kutlaması yaptı.

    Karşılaştığı sürpriz karşısında heyecanını gizleyemeyen genç oyuncu doğum günü pastasının üzerindeki mumları üfleyerek tebrikleri kabul etti. Burak Yıldır’a pastasından ilk dilimi ise oda arkadaşı Yusuf Fırat Kaplan verdi. Yıldır, başta Teknik Direktör Engin İpekoğlu, takım kaptanı Merthan Açıl ve takımdaki ağabeylerinin kendisine çok destek olduğunu ifade ederek hedeflerinin turuncu-beyazlı forma altında başarılar yakalamak olduğunu söyledi.

  • Başbakan Yardımcısı Şimşek: “Güven Ve İstikrar Ortamı Daha Da Pekişecek”

    Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, yapacakları reformla güven ve istikrar ortamının daha da pekişeceğini söyledi.

    Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Gaziantep’te düzenlenen 22. Uluslararası Ayakkabı, Terlik Seraciye ve Yan Sanayi (GAPSHOES) Fuarına katılmak üzere uçakla geldiği Kahramanmaraş Havaalanında basın mensuplarına açıklama yaptı.

    Şimşek, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki üyelik sürecinin yeniden canlandırılmasının ülke açısından önemli olduğunu belirtti.

    Yapacakları reformla güven ve istikrar ortamının daha da pekişeceğini ifade eden Şimşek, şöyle konuştu: “Daha çok yatırım, daha çok istihdamla Türkiye daha hızlı bir şekilde büyüyecek. Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda çok güçlü çıkmalara ihtiyacı var. Avrupa Birliği onlardan bir tanesidir. Reform programı ve kamu maliyesindeki güçlü duruş da bir üçüncüsüdür. Türkiye’nin, bu zor bölgesel ve küresel konjonktürde siyasi istikrarının varlığı, makro ekonomik temellerinin sağlamlığı bizim için en büyük güvencedir. İnşallah yapacağımız reformla güven ve istikrar ortamı daha da pekişecek. Daha çok yatırım, daha çok istihdamla Türkiye daha hızlı büyüyecek. Kahramanmaraş’ta aynı şekilde üretim, istihdam ve yatırım güçlü bir şekilde sürdürülüyor. Teşvik ve yatırımları destek noktasında biz her zaman iş aleminin yanındayız.”

    Mehmet Şimşek, buradaki açıklamalarının ardından kara yoluyla Gaziantep’e gitti.