Etiket: Ortamı

  • GSO ve GAGİAD işbirliğinde, ’dijital çalışma ortamı nasıl oluşturulur’ toplantısı gerçekleştirildi

    GSO ve GAGİAD işbirliğinde, ’dijital çalışma ortamı nasıl oluşturulur’ toplantısı gerçekleştirildi

    Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ve Gaziantep Genç İş Adamları Derneği (GAGİAD) işbirliğinde, videokonferans yöntemi ile ‘’Dijital Çalışma Ortamı Nasıl oluşturulur’ konulu toplantı gerçekleştirildi.

    GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, GAGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Koçer’in açılış konuşması yaptığı toplantıda Uzman Başak Tecer ve Yücel Bağrıaçık katılımcılara büyük veri, yapay zeka, endüstri 4.0 ve makine öğrenmesi gibi kavramlarla işyerlerinin dijital dönüşüme ne kadar hazır olduğu ve neler yapmaları gerektiği konusunda katılımcılara bilgiler verdi.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, tüm dünyanın bir taraftan krizlerle boğuştuğunu, bir taraftan da müthiş bir değişim yaşandığını belirterek, “Adeta bir zaman makinasındayız ve hızla başka bir zamana yolculuk yapıyoruz. pandemi öncesinde, ‘Dijital çağa hazır olmalıyız. Kendimizi de buna göre hazırlamalıyız. Teknolojik devrimi gerçekleştirmeliyiz’ derken, bunun ne kadar doğru olduğunu pandemi ile birlikte bir kere daha gördük” dedi.

    “Daha önceki sanayi devrimlerini kaçırmış bir ülke olarak, içinde bulunduğumuz sanayi 4.0’ı kaçırmak gibi bir lüksümüz yok” diyen Ünverdi, “Biliyoruz ki, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bunun hepimiz farkındayız ama bunu özümsemek ve kendimize buna uygun yeni yol haritaları çizmek durumundayız. Kurulacak bu yeni dünya düzeninde sadece üretmek değil, sürdürülebilirlik ve kendinizi koruyabilmek için de teknolojiye uyum sağlamak zorundasınız. Artık savaşlar bile bilindik konvansiyonel yöntemlerle yapılmıyor. Bugün biyolojik savaşlar konuşuluyor, dijital dünyada siber saldırılar yapılıyor. Bununla birlikte, tabi her dönem kendi fırsatlarıyla birlikte geliyor, sıfırdan başlama imkanı bulabiliyorsunuz. Türkiye’nin yerli otomobil hamlesi de buna en iyi örnektir. Benzinli ve dizel motorlara yatırım yapmanın maliyetler ve pazar açsısından çok zor hale geldiği bir dönemde, elektrikli motor teknolojisi ile bu yeni çağda ülke olarak biz de varız diyebiliyoruz” şeklinde konuştu.

    Bugüne kadar fabrikaların büyüklüğü, çalıştırılan insan sayısı, makine sayılarının en büyük referans kaynakları olduğunu ancak günümüzde artık fikirlerin yarıştığının altını çizen Adnan Ünverdi, “Bu yüzden de en başta düşünsel dönüşümü gerçekleştirmek, yeniliğe açık olmak, alışkanlıklarımızı değiştirmek zorundayız. Bunu yapacak da bizleriz. Bu noktada GAGİAD’ın yenilikçi çalışmalarını çok değerli buluyorum. GAGİAD geçmişten günümüze çok güzel projelere imza atmış, yol gösterici olmuştur. Yeni başkanımız Sayın Cihan Koçer’in de yönetim kurulu ile birlikte çok önemli çalışmalar yürüttüğünü biliyorum. Çalışmalarında başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

    Gaziantep için güzel işler yapmaya, güzel projeler geliştirmeye devam edeceklerini kaydeden GAGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Koçer de, yeni dünya düzeninde yeni çalışmalar ortaya koyacaklarını ifade ederek, “Yaşadığımız süreç hepimiz için yeniliklerle dolu. Bir taraftan normalleşmeye çalışırken, bir taraftan da yeni dünya düzenine alışmaya çalışıyoruz. Biz GAGİAD olarak bu sürece uygun hazırlıklar yapıyor ve kendimizi adapte etmeye gayret ediyoruz. Tüm dünyada alışkanlıklar değişiyor ve sisteme ayak uydurmamız gerekiyor. Artık sadece ofis, işyeri anlayışı yok, dijitalleşme ile her yer iş ortamı. Bulunduğunuz her noktadan iş süreçlerini yönetebilirsiniz. Böylesi bir dünyada endüstri 4.0, dijitalleşme ve E-ticaret gibi çağın önemli unsurlarına şehir olarak bizler de katkıda bulunmalı ve ülkemizi geleceğin dünyasına birlikte taşımalıyız” ifadelerine yer verdi.

    Dijital dönüşümün süreçlerini sunum eşliğinde anlatan Uzman Başak Tecer de, “Günümüzde adından sıkça söz edilen, dijital bir çalışma ortamı gerçekten gerekli mi” başlığı altında konu hakkında bilgiler verdi.

    Dijital dönüşümün ekonomiye çok önemli yansımalarının olduğunu ve öncelikle zihinsel dönüşümün gerçekleşmesi gerektiğini aktaran Tecer, “Endüstri 4.0 ile hayatımıza giren sanayinin dijital dönüşümü, çalışma hayatımızda gündemin başköşesine oturmuştur. Artık işyerinin sadece mesai saatleri içinde çalışanlar tarafından kullanılan fiziksel alanlar olmadığı bir çağı yaşıyoruz. Dijital çalışma alanı; teknoloji, çalışanlar ve iş süreçlerini birleştirerek, işletmelerin operasyonel verimliliğini artıran, kurumsal hedeflere ulaşılmasını kolaylaştıran bir sistemdir. Bu yeni konsept, çalışanların iş hayatında kullandıkları tüm teknolojileri kapsamaktadır. Kurumsal e-postalar, anlık mesajlaşma programları, kurumsal sosyal medya, İK uygulamaları, sanal toplantı araçları gibi teknolojileri içermektedir. Tüm bu teknolojiler, birlikte gruplandırarak, dijital çalışma ortamı ile iletişim yöntemlerini daha verimli bir hale getirmektedir. Yapay zeka olmazsa olmaz konular arasında yer almaktadır” ifadelerini kullandı.

    Şirketlerin dijital dönüşümü muhakkak başarmaları gerektiğinin altını çizen Yücel Bağrıaçık da, “Bu dönüşüm bütün bileşenler ile yapılması gereken bir çalışmadır. En alttan CEO’ya kadar bunu yapmalısınız. Bu süreçte iş ortakları ve müşterilerin istekleri göz önünde bulundurmalı. Yenidünyada çok sayıda fırsat bizi bekliyor. Dünyada çok büyük bir potansiyel var. Gaziantep’in de bunu çok iyi yönetebileceğini ve bu dönüşümü gerçekleştirebileceğini düşünüyorum” diye konuştu.

  • Vali Demirtaş: “Suriyeli misafirlerimize daha elverişli yaşam ortamı hazırladık”

    Adana Valisi Mahmut Demirtaş, merkez Sarıçam ilçesindeki Geçici Barınma Merkezi’nde 30 bin 680 Suriyeli misafire daha elverişli yaşam koşullarının olduğu bir ortam hazırladıklarını söyledi.

    Vali Demirtaş, Sarıçam ilçesinde Suriye vatandaşlarının barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan Geçici Barınma Merkezini ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

    Ziyaret esnasında Sarıçam Kaymakamı Ali Murat Kayhan, İl Tarım ve Orman Müdürü Muhammet Ali Tekin, kamu kuruluşlarının temsilcileri de hazır bulundu.

    Vali Demirtaş, Geçici Barınma Merkezinde incelemeler yaparak yetkililerden bilgiler aldı.

    Merkezde kurulan 50 dekar sera alanını gezerek gerçekleştirilen faaliyetler hakkında bilgi alan Vali Demirtaş, ‘‘50 dekar üzerine kurulan sera alanının; 45 dekarda patlıcan, 2 dekarda salatalık, 3 dekarda da domates yetiştirilmektedir. Ürünlerin yetiştirilmesinde tarım işi hakkında bilgilendirdiğimiz Suriyeli misafirlerimizin de çalışması ve üretilen ürünlerden yararlanmaları çok önemli bir faaliyettir” dedi.

    Merkezde yaptığı incelemelerin ardından Vali Demirtaş, Geçici Barınma Merkezi hakkında şu bilgilere yer verdi:

    “Önceden şehrimizde dağınık halde çadırlarda yaşayan Suriye vatandaşlarının böyle düzenli bir yerleşim alanında yaşamaya başlamaları Adanamız ve Suriyeli kardeşlerimiz adına çok önemli bir gelişmedir. Böylece kent içindeki çadırlar kaldırılarak daha düzenli bir şehir görüntüsü elde edilirken Suriyeli misafirlerimize de daha elverişli yaşam koşullarının olduğu bir ortam hazırlanmış oldu. Geçici Barınma Merkezimizde; 6 bin 136 konteyner bulunmakta ve burada 30 bin 680 Suriyeli vatandaşımız yaşamaktadır. 1548 derslikli 8 okul, 2 spor alanı, 16 oyun parkı, 8 mescit, 3 market, dinlenme alanları, 50 dekar sera alanı ve 54 dekar yeşil alan bulunuyor. Merkezimizde yer alan bu birimlerimizde gereken eğitim, sağlık, emniyet, itfaiye, halk eğitimi gibi tüm hizmet ilgili personellerimiz tarafından verilmektedir. Suriyeli misafirlerimizi Geçici Barınma Merkezimize yerleştirerek daha sağlıklı, daha rahat ve daha güvenli bir ortamda yaşamalarını sağladık.”

  • Vali Demirtaş: “Suriyeli misafirlerimize daha elverişli yaşam ortamı hazırladık”

    Adana Valisi Mahmut Demirtaş, merkez Sarıçam ilçesindeki Geçici Barınma Merkezi’nde 30 bin 680 Suriyeli misafire daha elverişli yaşam koşullarının olduğu bir ortam hazırladıklarını söyledi.

    Vali Demirtaş, Sarıçam ilçesinde Suriye vatandaşlarının barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan Geçici Barınma Merkezini ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

    Ziyaret esnasında Sarıçam Kaymakamı Ali Murat Kayhan, İl Tarım ve Orman Müdürü Muhammet Ali Tekin, kamu kuruluşlarının temsilcileri de hazır bulundu.

    Vali Demirtaş, Geçici Barınma Merkezinde incelemeler yaparak yetkililerden bilgiler aldı.

    Merkezde kurulan 50 dekar sera alanını gezerek gerçekleştirilen faaliyetler hakkında bilgi alan Vali Demirtaş, ‘‘50 dekar üzerine kurulan sera alanının; 45 dekarda patlıcan, 2 dekarda salatalık, 3 dekarda da domates yetiştirilmektedir. Ürünlerin yetiştirilmesinde tarım işi hakkında bilgilendirdiğimiz Suriyeli misafirlerimizin de çalışması ve üretilen ürünlerden yararlanmaları çok önemli bir faaliyettir” dedi.

    Merkezde yaptığı incelemelerin ardından Vali Demirtaş, Geçici Barınma Merkezi hakkında şu bilgilere yer verdi:

    “Önceden şehrimizde dağınık halde çadırlarda yaşayan Suriye vatandaşlarının böyle düzenli bir yerleşim alanında yaşamaya başlamaları Adanamız ve Suriyeli kardeşlerimiz adına çok önemli bir gelişmedir. Böylece kent içindeki çadırlar kaldırılarak daha düzenli bir şehir görüntüsü elde edilirken Suriyeli misafirlerimize de daha elverişli yaşam koşullarının olduğu bir ortam hazırlanmış oldu. Geçici Barınma Merkezimizde; 6 bin 136 konteyner bulunmakta ve burada 30 bin 680 Suriyeli vatandaşımız yaşamaktadır. 1548 derslikli 8 okul, 2 spor alanı, 16 oyun parkı, 8 mescit, 3 market, dinlenme alanları, 50 dekar sera alanı ve 54 dekar yeşil alan bulunuyor. Merkezimizde yer alan bu birimlerimizde gereken eğitim, sağlık, emniyet, itfaiye, halk eğitimi gibi tüm hizmet ilgili personellerimiz tarafından verilmektedir. Suriyeli misafirlerimizi Geçici Barınma Merkezimize yerleştirerek daha sağlıklı, daha rahat ve daha güvenli bir ortamda yaşamalarını sağladık.”

  • Cumhurbaşkanlığı Sisteminde Yatırım Ortamı paneli

    Türkiye yatırım ortamının geliştirilmesine yönelik planlanan strateji ve çalışmaların aktarıldığı ’Cumhurbaşkanlığı Sisteminde Yatırım Ortamı’ paneli Cumhurbaşkanı Hukuk Baş Danışmanı Mehmet Uçum ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Arda Ermut’un katılımıyla gerçekleşti.

    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından 26 ülkeden 40’ın üzerinde bürokratın katılımıyla düzenlenen 3’üncü İstanbul PPP (kamu-özel ortaklığı) Haftası kapsamında düzenlenen ’Cumhurbaşkanlığı Sisteminde Yatırım Ortamı’ başlıklı paneli Cumhurbaşkanı Hukuk Baş Danışmanı Mehmet Uçum ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Arda Ermut katılımıyla gerçekleşti.

    Türkiye yatırım ortamının geliştirilmesine yönelik planlanan strateji ve çalışmaların aktarıldığı panelde konuşan Mehmet Uçum; Türkiye’nin 16 Nisan Referandumu sonrası Cumhurbaşkanlığı Sistemine geçmesiyle demokrasi ve hukuk sistemine değinerek, “Demokrasinin toplumsal meşrutiyete dayanır. Toplumsal meşrutiyetin anlamı, milli egemenliğin halka ait olmasıdır. Dolayısıyla halka dayanan siyasetin meşru olması, dolayısıyla halkın iradesinin şekillendirdiği meclisin çıkardığı kanunların, onun ürettiği hukukun meşru olması ilkesidir. Yurtseverliği güçlendirmek ve etkin mücadele etmek, bu da bizim demokrasimizin kapsayıcılığının sınırlarını oluşturan ilkelerdir. Türkiye’nin bu pratiğinden sonra son olarak demokrasi hukuku gibi bir konsept gelişmiştir. Şimdiye kadar demokrasi hukuku diye ayrı bir disiplin yoktur. Sadece siyasal bir kavram olarak demokrasi ve pozitif bir kavram olarak hukuk vardır. Demokrasi ile hukuk arasında ilişki vardır. Demokrasi dediğinizde anayasadaki anayasal hukuk normlarını, siyasal partiler hukukunu, seçim hukukunu ilişkilendirirsiniz. Oysa ortaya çıkan durum 21’inci yüzyılın da ihtiyacıdır. Bir demokrasi hukuku konseptidir. Bu da Türkiye’nin pratiği ile ortaya çıkmıştır” şeklinde konuştu.

    “Artık gelişmiş ekonomiler de bir şekilde kendi ülkelerine yatırım çekmeye çalışıyor”

    Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Arda Ermut, panelde yatırımcılara yaptığı konuşmasında yatırım ofisinin ilk 2006 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği kalkınma planının önemli bir parçası olarak, doğrudan yatırımları Türkiye’ye kazandırmak anlamında yaptığı reformların, bir parçası olarak kurulduğunu söyleyerek, “Önemli adımlarından biri olarak kuruldu. Yalnız özellikle 2002-2003 yılında aktif bir şekilde, kapsamlı bir reform programıyla Türkiye’nin önü açıldı. Rakamlara da bunun yansımasını gördük. Biliyorsunuz 2002 yılına kadar, Türkiye’ye gelen doğrudan toplam yatırım sadece 15 milyar dolardı. 2002’den günümüze kadar ise 200 milyar dolara yakın doğrudan yatırım ülkemize geldi. Artık sadece gelişmekte olan ekonomiler değil, gelişmiş ekonomiler de bir şekilde kendi ülkelerine yatırım çekmeye çalışıyor. Mesela Amerika’da sadece federal hükümet kurumları değil, eyaletlerdeki birimler bile kendi eyaletlerine yatırım çekme anlamında tek tek yatırımcılara ulaşma noktasına kadar geldiler” dedi.

    Dünya Bankası tarafından açıklanan Dünya Yatırım İş Yapma Endeksi’nde Türkiye’nin 60’ıncı sıradan bir anda 43’üncü sıraya yükseldiğini kaydeden Ermut, “Burada atılan adımlar; geçen sene Başbakan Yardımcımız Recep Akdağ’ın başkanlığında bu iş çok daha merkezi bir yapıyla daha önce hiç olmadığı kadar daha etkin bir çalışmayla ele alındı ve 1 sene kadar çok kısa bir süre çalışmayla bu 17 sıralık iyileşmeyi yakalayabildik. Şimdi bütün bu eylemleri çok daha hızlı yapabileceğimiz, çok daha geniş kapsamda bu adımları atabileceğimiz bir sisteme kavuştuk. Başta iş yapma endeksi olmak üzere bu iyileşmelerin çok ciddi bir şekilde görülmeye başlanacağını tahmin ediyorum” diye konuştu.

    Ermut, bütün bu sistemde kendi özelimizde hem cumhurbaşkanlığı ofislerinin hemde yatırım ofisi ne yaptığını ise şöyle açıkladı: “Ofisler başkanlıktan farklı olarak biraz daha özerk bütçeye oradaki yapının içerisinde çok daha hızlı hareket edebilecek. Özellikle ilgi alanı olan konularda özel sektör gibi toplumun değişik kesimleriyle iletişimi çok etkin tutacak ve bu konuda cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere karar vericilere geri dönüşleri hızlı sağlayacak ve bu geri dönüşler sonucunda atılan adımları da koordine edecek bir kurum olarak ve bunların aksiyona dökülmesinde ve somutlaştırılmasında rol oynayacak yapılar olarak konumlandırıldı. Başbakanlık Yatırım Ajansı olarak temelde 2 görevimiz olan ’Türkiye’nin yatırım ortamının tanıtılması’ ve ’yatırımcılara destek verilmesi’ fonksiyonumuz aynen devam ediyor. Fakat Cumhurbaşkanımız özellikle yatırımcılarla olan toplantılarda altını çizdiği gibi artık daha etkin, cumhurbaşkanlığının diğer birimleriyle hızlı bir şekilde koordinasyon yeteneğine de sahip”.

    DEİK Başkanı Nail Olpak panel sonunda yaptığı konuşmada; 3’üncü İstanbul PPP Haftası kapsamında tüm iş dünyası temsilcilerinin, yatırım ortamının geliştirilmesine yönelik stratejiler ve atılan adımlara ilişkin net ve doğru bilgiye ulaşmalarını sağladıklarını söyledi.

    Olpak, “Geçtiğimiz yıl boyunca, DEİK olarak düzenlediğimiz birçok iş forumu ve yuvarlak masa toplantısında; Balkan ülkelerinden tutun, Orta Asya ve Orta Doğu ülkelerine varana dek çok geniş bir coğrafyada, sahip olduğumuz bu deneyim ve bilgi birikimine dair sorularla karşı karşıya kaldık. Sanıyorum bugün de dahil olmak üzere o sorulara cevap vermeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Yaşlıların eşleri ile birlikte kalabilecekleri ev ortamı oluşturuluyor

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Türkiye genelinde 190 özel huzur evi olduğunu, yaşlı yaşam evleri projesiyle de yaşlıların eşleriyle birlikte kalabilecekleri ev ortamları oluşturulduğunu söyledi.

    Tokat’ta temaslarına devam eden Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Organize Sanayi Sitesi’ndeki bir tekstil fabrikasını gezdi. Fabrika sahibinden bilgi alan Bakan Selçuk, dikiş makinesinde kot pantolon dikti. İşçilerle birlikte yemek yiyen Bakan Şelçuk, daha sonra Zile Huzurevi Yaşlı ve Bakım Rehabilitasyon Merkezi’nin açılışına katıldı. Tören alanında yaşlılarla ilgilenerek sohbet eden Bakan Selçuk, yaşlıların taleplerini karşılamak için ihtiyaç durumuna göre yeni huzurevleri açmaya devam ettiklerini belirtti. Bakan Selçuk,”Bakanlığımıza bağlı 14 bin 492 kapasiteli 146 huzur evimiz mevcut. Aynı zamanda Türkiye genelinde hizmet veren 10 bin 847 kapasiteli 190 tanede özel huzur evimiz var. Yine bakanlığımız tarafından başlatılan yaşlı yaşam evleri projesiyle de yaşlılarımızın apartman dairelerinde değil 3-5 kişilik, eşleri ile birlikte kalabilecekleri ev ortamları oluşturuyoruz. Kıymetli büyüklerim azim ve kararlılık içinde 2023 hedeflerine yürüyen Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasında büyüklerimizin sizlerin önemli bir rolü var. Sizlerin desteği ve dualarıyla her sorunun üstesinden gelmeye devam edeceğiz. Milletimizle birlikte daha çok çalışarak daha çok üreterek sosyal yardım ve hizmetlerimizdeki kaliteyi artırarak toplum refahını artırmaya devam edeceğiz” dedi.

    Bakan Selçuk’un konuşmasının ardından dualarla kurdele kesilerek Zile Huzurevi Yaşlı ve Bakım Rehabilitasyon Merkezi’nin açılışını yapıldı. Basına kapalı yapılan ziyaret sonrasında Bakan Selçuk, Tokat kent merkezine geçerek Taşhan da esnafları ziyaret etti.