Etiket: Ortalama

  • Growetch Eurasıa Tarım Fuarı’ndan, Sektör İçin Yılda Ortalama 500 Milyon Dolar İş Hacmi

    Growtech Eurasia Tarım Fuarı, sektör için yılda ortalama 500 milyon dolar iş hacmine sebep oluyor.

    Dünyada ve ülkemizde tarım sektörünü temsil eden en önemli firmalar, aylar öncesinden Avrasya’nın lider tarım fuarı Growtech Eurasia’daki yerlerini aldı ve stand alanı satışları tamamlandı. 30’u aşkın ülkeden 650 markanın katılımı ile 2-5 Aralık tarihleri arasında Antalya Expo Center’da gerçekleşecek Growtech Eurasia; Uluslararası Sera, Tarım Ekipmanları ve Teknolojileri Fuarı, geçtiğimiz yıl tarım sektörü için 500 milyon dolarlık iş hacmi oluşturdu.

    Tarımsal üretimde Avrupa’da birinci Dünya’da yedinci sırada yer alan Türkiye, 78 milyonun üzerinde nüfusu, her yıl yaklaşık 40 milyon turisti ve 2 milyonun üzerinde mültecinin gıda ihtiyacını karşılıyor. Kısa süre önce açıklanan Küresel Açlık Raporu dünya genelinde 795 milyon kişinin açlık çektiğini ortaya koyarken, Türkiye yüzde 0.2’lik yetersiz beslenme oranı ile en iyi durumdaki ilk 10 ülke arasında yer alıyor.

    Ülke ekonomimizin her yıl kendini geliştiren itici gücü tarım sektörünün Türkiye’nin en geniş kapsamlı tarım ihtisas fuarı Growtech Eurasia’da her yönüyle temsil edildiğini ifade eden UBM EMEA (Istanbul) Fuarcılık Grup Direktörü Engin Er, “Geçtiğimiz yıl ülkemiz 18 milyar dolarlık tarım ve gıda maddesi ihracatı gerçekleştirdi. Tarımdaki başarımız, hem ekonomimizin hem de gıda güvenliğimizin sigortasıdır. Bu başarının altında, don, dolu, kuraklık, aşırı yağış gibi doğal afetler ile mücadele ederken dünya genelinde yaşanmakta olan olumsuz ekonomik koşullara rağmen üretim yapmaya devam eden çiftçimiz ve sektör temsilcilerimizin imzası bulunuyor. Öyle ki, dünyada ve ülkemizde tarım sektörünün önde gelen firmaları olan katılımcılarımız, aylar öncesinden geçtiğimiz yıl sektör için 500 milyon dolar iş hacmi yaratan Growtech Eurasia’daki yerlerini aldı” dedi.

    Engin Er şöyle devam etti: “Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın verilerine göre ülkemizin son dönemdeki tarımsal hasılası 2,5 kattan daha fazla artarak 23 milyar dolardan 61 milyar dolara yükseldi. Ülkemiz gelişen teknolojileri hızla uygulayarak ve yerli tarımı geliştirecek önlemler alarak büyümeye devam ediyor. Growtech Eurasia Tarım Fuarı olarak sektör için yeni pazarlar yaratmak ve ülke ekonomine katkı sağlamak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz”.

    Yaklaşık 75 ülkeden 80 bin ziyaretçinin katılımıyla gerçekleşmesi hedeflenen Growtech Eurasia’da Sera ve Teknolojileri, Tarım Teknolojileri ve Ekipmanları, Sulama Sistemleri, Tohumculuk, Fidecilik, Bitki Besleme ve Koruma, Biyolojik Mücadele, Tarımsal Makine ve Ekipmanları ile ilgili ulusal ve uluslararası alanda başarıya ulaşmış ürün ve hizmetler yer alıyor. Fuar, katılımcılarının ve ziyaretçilerinin Avrupa ve Balkan ülkelerinden Ortadoğu’ya, Kuzey Afrika’dan Türki Cumhuriyetler’e kadar çok geniş bir coğrafyadaki pazarlara ulaşmalarını sağlıyor.

    Growtech Eurasia kapsamında; Ekonomi Bakanlığı ile koordinasyonunda ve Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği organizatörlüğünde çevre ülkelerin potansiyel alıcıları ve karar vericilerini tarım sektörü ile buluşturacak ve yeni ticari iş birliklerine aracılık edecek “Alım Heyeti Programı” düzenliyor. Ticaretin gelişmesi misyonunun yanında katılımcı ve ziyaretçilerini her yıl sektöre dair en yeni teknoloji, ürün ve yöntemlerle buluşturmayı ve tanıtmayı hedefleyen Growtech Eurasia, bu amaçla tarım sektörüne artı değer katan yenilikçi projeleri desteklemek amacıyla Growtech Tarım Ödülleri veriyor. Bu yıl sekizinci kez düzenlenen Growtech Tarım Ödülleri, fuarın açılışı tarihi olan 2 Aralık tarihinde sahiplerini bulacak.

    Growtech Eurasia 2015 Tarım Fuarı’nın Ana Sponsoru, İnovatif Tarım felsefesiyle organik gübre üretimi yapan Bactogen, İletişim Sponsoru, Turkcell Çiftçi Birliği ile dünyanın kişiye özel ilk tarım danışmanlığı servisini sunan Turkcell, Co-sponsoru da bireylere ve reel sektöre yönelik olarak tasarlanmış yeni finansal hizmet platformu Findeks oldu.

  • Günde Ortalama 50 İle 100 Tel Saç Kaybı Normal

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, dış görünümün çok önemli bir parçası olan saçların dolgunluğu, parlaklığı ve canlılığının son derece önemli olduğunu belirterek, saç sağlığında sorun yaşayan kişiler için PRP ve saç mezoterapisinin iyi bir çözüm olduğunu söyledi.

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, saç dökülmelerine ilişkin yaptığı açıklamada, bu konuda ne zaman endişelenileceğinin iyi bilinmesi gerektiğini sbelirterek, kulaktan dolma bilgiler yerine uzman bir doktora danışmanın her zaman birinci seçenek olduğunu kaydetti.

    Prof. Dr. Şanlı, “Saç dökülmelerinde ne zaman endişelenelim ? Saç dökülmesi hangi noktaya kadar normaldir ? Altta yatan bir hastalık var mıdır ? Bu gibi soruların doğru yanıtlarını vermek ancak konunun uzmanı bir doktor muayenesi ve gerektiğinde tahliller sonucu ortaya konulabilir. Günde ortalama 50 ile 100 tel saç kaybı normaldir. Çünkü saç sürekli kendini yeniler, saçımız sağlıklı ise günlük dökülen bu 50 ile 100 tel saçın yerine yenileri gelir. Ancak dökülme bu sayının üzerindeyse veya saçın belli bölgelerinde belirgin azalma-açılma varsa ya da yoğun dökülen saçlar farkedilmese bile zamanla saç hacmi azaldıysa, bu noktada araştırma ve olasılıkla tedavi gerekir” dedi.

    Prof. Dr. Berna Şanlı, saç dökülmelerinde öncelikle saç köklerine ilişkin bir “hastalığın” olup olmadığının araştırıldığını ifade ederek, genellikle saç ve saçlı deri muayenesiyle tanının konulabileceğini belirtti.

    SAÇ DÖKÜLMELERİNDE TEŞHİS ÖNEMLİ

    Deri muayenesiyle tanı konulamaması durumunda “dermatoskop” denilen deri mikroskopu kullanılarak, gerekirse saçlı deriden biyopsi alınarak hastalığın tespit edileceğini hatırlatan Dr. Şanlı, “Alopesi areata (saçkıran), liken, lupus, skatrisyel alopesi gibi hastalıklar, saçlarda dökülme yapan, genellikle biyopsi ve patolojik inceleme ile tanı koyulan ve doğrudan medikal tedavi gerektiren hastalıklardır. Bir takım vitamin eksiklikleri, kansızlık, hipertiroidi (guatr) da saç dökülmesi yapabilen diğer durumlardır. Bunlarda öncelikle eksik olan maddelerin yerine konulması gereklidir. Doğum kontrol hapları, kanser ilaçları gibi bazı ilaçlar da saç dökülmesine sebep olabilmektedir. Saçın sürekli, gergin ve sıkı bir şekilde toplanması, çok sert ve zorlayarak fırçalanması da dökülmeye neden olabilen diğer nedenlerdir” diye konuştu.

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof.Dr. Berna Şanlı, şiddetli hastalıkların, yoğun veya ani stresler, önemli travmalar, ameliyatlar ve doğum sonrasında, “telogen saç dökülmesi” denilen, saç köklerinin genellikle sağlam kaldığı yoğun bir dökülme yaşanabildiğine işaret etti.

    SAÇLARINIZ KABUSUNUZ OLMASIN

    Erkeklik tip saç dökülmelerinde ise genellikle genetik nedenlerle saç köklerinin giderek zayıflayarak (minyatürleşerek) yok olduğunu kaydeden Prof. Dr. Şanlı şunları kaydetti:

    “Şu anda piyasada erkeklik tipi saç dökülmelerinde etkili olduğu iddia edilen binlerce losyon, şampuan, tablet, bitkisel ürün bulunmaktadır. Aslında bu tip saç dökülmelerinde etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış olan yalnızca 2 “ilaç” bulunmaktadır. Bir uzman doktor kontrolünde kullanılabilecek olan bu ilaçlar finasterid ve minoksidildir. Finasterid yalnızca erkeklerde kullanılabilmektedir. Hem finasterid hem de minoksidil kullanıldığı sürece etkilidir. Bırakıldığında saçlar yeniden dökülmeye devam eder. Üstelik ilaç bırakıldığında, kullanıldığı sırada dökülmeyen saçlar da dökülür. Diğer yandan tedavide bu iki ilaç tercih edilecekse, yan etki riskleri açısından mutlaka uzman doktor kontrolünde kullanılmalıdır.”

    ETKİNLİĞİ KANITLANMIŞ PRP VE SAÇ MEZOTERAPİSİ

    Dr. Şanlı, son dönemde bu konudaki başarısı kanıtlanmış PRP ve saç mezoterapisinin incelen-zayıflayan saç köklerini güçlendirdiğini ve dökülmeyi duraklattığını söyledi.

    PRP uygulamasında bu başarıyı, kişinin kendi kanında bulunan trombosit denen hücrelerde bulunan bir takım büyüme maddelerinin sağladığını, mezoterapide ise bu amaçla çeşitli vitaminler, mineraller ve saçı besleyen diğer maddeler kullanıldığını bildirdi.

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof.Dr. Berna Şanlı, PRP veya mezoterapi solüsyonunun çok ince iğneler yardımıyla, steril bir şekilde doğrudan deri içine uygulandığını ve bu sayede etken maddelerin doğrudan hedef dokuya ulaşması sağlandığını ifade ederek; “PRP birer ay arayla ortalama 4 seans, mezoterapi ise on beşer gün arayla genellikle 8 ila 10 seans uygulanır. Hissedilen etki, dökülmenin durması ve incelmiş saçların güçlenmesidir” dedi.

    Prof. Dr. Berna Şanlı, PRP veya mezoterapi uygulamasını pekiştirmek için uygulamanın, mikroiğneleme (dermapen veya roller) şeklinde de yapılabileceğini kaydederek, mikroiğneleme tekniğinde çok küçük iğneler yardımıyla ciltte binlerce kanalcık açıldığını PRP veya mezoterapi ilaçları deriye bu kanallar yardımıyla verildiğini sözlerine ekledi.