Etiket: Ortalama

  • Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Devlet Hastanesinde Ortalama Taşeron İşçi Ücreti Bin 650 Lira Oldu

    Şanlıurfa’da Hak İş Konfederasyonu’na bağlı Öz Büro İş Sendikası üyesi 830 taşeron işçi için yapılan toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlandı.

    Hak-İş Konfederasyonu Şanlıurfa Temsilcisi Seydi Eyyüpoğlu, “Mehmet Akif İnan Devlet Hastanesinde çalışan konfederasyonumuza bağlı Öz Büro İş üyesi 830 taşeron işçi arkadaşımızın ücretleri ortalama bin 650 lira oldu” dedi.

    Mehmet Akif İnan Devlet Hastanesinde bilgi işlem, idari işler, güvenlik görevlisi, büro görevlisi, temizlik elemanı olarak görev yapan 830 işçiyi kapsayan toplu sözleşmenin imzalanmasının ardından Hak İş Konfederasyonu, Öz Büro İş Sendikası ve Hizmet İş sendikası yöneticileri Şanlıurfa Ziraat Odası Toplantı Salonunda üyeleriyle bir araya geldi. Toplantıya Öz Büro İş Sendikası Genel Başkanı Abdülbaki Gülbaba, Hizmet İş Sendikası Güney Güneydoğu Temsilcisi Zeki Önen, Hak İş Konfederasyonu Şanlıurfa Temsilcisi ve Hizmet İş Sendikası Şanlıurfa Şube Başkanı Seydi Eyyüpoğlu, Hizmet İş Sendikası Genel Sekreteri Murat Fidanoğlu ile taşeron işçiler katıldı.

    TOPLU SÖZLEŞME KAZANIMLARI

    Hak İş Konfederasyonu Şanlıurfa Temsilcisi Seydi Eyyüpoğlu, Mehmet Akif İnan Devlet Hastanesinde çalışan Öz Büro İş Sendikası’na üye 830 taşeron işçinin ücretlerinde yıllık yüzde 4 artış sağlandığını belirtti. Seydi Eyyüpoğlu, yüzde 2 oranında 6’şar aylık sürelerle yansıtılacak zammın yanı sıra, yevmilerde 4 lira artış elde ettiklerini bildirdi. Sosyal haklarda da iyileştirmelerin olduğunu ifade eden Eyyüpoğlu, evlilik yardımı ile üç çocuğu geçmemek üzere her çocuk için aylık 24 lira artış kazanıldığını aktardı. Eyyüpoğlu, toplu sözleşme sonucunda yılbaşından itibaren bin 300 lira olan asgari ücretin üzerine 300-350 lira civarında daha koyarak, işçi ücretlerinin ortalama bin 650 liraya ulaşmasını sağladıklarını ifade etti.

    “MODERN KÖLELİK SONA ERMELİ”

    Geçen yıl yapılan genel seçimlerde taşeron işçilerin kadroya alınması konusunun her partinin vaatleri arasında olduğunu anımsatan SeydiEyyüpoğlu, “Türkiye genelinde 800 bin taşeron çalışan var. Modern kölelik dediğimiz bu sistemi ortadan kaldırmak için mücadele verdik. Çabamız taşeron çalışan arkadaşlarımızın yaşam standartlarını yükseltmek için oldu. Artık hükümetin seçim öncesi verdiği sözü yerine getirmesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    Eyyüpoğlu, taşeron işçilerin ailelerini geçindirebilecek, insanca yaşama standardı sağlayacak hakları elde etmek için mücadeleyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

    21 MART BEKLENTİSİ

    Öz Büro İş Sendikası Genel Başkanı Abdülbaki Gülbaba ise taşeron işçilerin kadroya alınması konusunda hükümetin yürüttüğü çalışmaları titizlikle takip ettiklerini dile getirip, kadro verilirken “Asıl iş, yardımcı iş” diye tanım yapılarak karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Gülbaba, hükumet sözcüleri ve ilgili bakanların taşeron işçilere kadro verilmesiyle ilgili en son 21 Mart tarihini verdiğini anımsatıp, “Biz sendika olarak üyelerimizin bir kısmına kadro verilmesi, diğerlerine kadro verilmemesi halinde mahkemeye gideceğiz. Bu adaletsizliği, eşitsizliği dava konusu yapıp, mahkemeden döndürmeye çalışacağız” diye konuştu.

  • Isınmak ‘Cep Yakıyor’ Aylık Ortalama 700 TL

    Soğukların başlamasıyla birlikte soba, klimalar ve şöminelere ilgi arttı. Hal böyle olunca ailelerin aylık giderleri tavan yaptı. Evinde klima ve elektrikli soba yakanların elektrik faturalarında yükselme olurken, aylık tüp gaz maliyetleri cep yakmaya başladı.

    “KIŞIN TAŞINABİLİR VE GENİŞ ALANI ISITAN SOBALAR REVAÇTA”

    Bütçeye göre elektrikli, gaz yağı veya tüp gaz ile çalışan değişik fiyatlı sobalar, tüketicinin aylık giderleri arasında önemli yer alıyor. Isıtma denince ilk akla gelenin taşınabilir sobalar olduğuna dikkat çeken soba satıcısı Alaattin Çelikel, bu yüzden klimaların kış ayında tercih edilmediğini kaydetti.

    “ODUN SOBALARI REVAÇTA”

    Geniş alana yaydığı ısı ve ekonomik oluşu yanı sıra kış gecelerinin görsel soba şölenini oluşturan şömineler son dönemde oldukça revaçta gözüktü. Şöminenin yanında odun ile çalışmasından dolayı tercih edilen odun sobaları birçok evi ısıtıyor.

    100 TL’den başlayan odun sobası fiyatları, 350 TL’ye çıkabiliyor. Son teknoloji ile gelişen şömineler neredeyse bir merkezi ısıtma görevi görüyor. Marka ve modele göre hem şömineler hem sobalarda değişen odun tüketimi, aynı zamanda mevsimin ne kadar sert geçtiğiyle de paralel. Çok sert geçmeyen kış aylarında bir odun ile ısınan dört kişilik bir aile, kimi zaman odun tüketebiliyor. Genelde portakal ile çam ağacından oluşan odunlar 400 TL’ye evlere ulaştırılıyor.

    “NE ZAMAN İKİ GÜN GÜNEŞ GÖRMÜYORUZ, SOBA SATIŞLARIMIZ ARTIYOR”

    İnsanların fiyat konusuna fazla takılmadan acil ihtiyacına göre alışveriş yaptığını dile getiren Çelikel, “İnsanımız her işte olduğu gibi ısınmak için de son dakikayı bekliyor. Ne zaman iki gün güneş görmüyoruz, soba satışlarımız artıyor” dedi.

  • Uşak Acil Servisi Günde Ortalama Bin Hastaya Bakıyor

    Uşak Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı Uşak Devlet Hastanesinde Acil serviste hizmet veren hekimlere yönelik, standartları oluşturmak, güncel acil tedavi protokolleri hakkında çalışanların bilgi düzeyini artırmak amacı ile eğitim programı yapıldı.

    Hastanede görev alan acil tıp uzmanları ve diğer uzmanlar tarafından farklı konularda eğitim verilirken, verilen eğitimde Acil Uzmanı Hasan Kavak, kalp ritim bozuklukları ve yaklaşımları, Plastik Cerrahi Uzmanı Rızvan İmamaliyev, el yaralanmaları konularında eğitim verdiler.

    Uşak Devlet Hastanesi yöneticisi Uzm. Dr. Abdurahman Yılmaz eğitime ilişkin yaptığı açıklamada, Uşak Devlet Hastanesinin sadece Uşak halkına değil bölge hastanesi gibi hizmet verdiğini, hizmet standartlarını sürekli olarak yükselterek devam ettiklerini bundan dolayı hasta yoğunluğunun giderek artığını belirterek; “Bizlerde çalışanlarımızın bilgi, beceri ve motivasyonlarını artırmak adına çalışmalar yürütmekteyiz. Acil servis hastanemizin vizyonu olduğunun bilincindeyiz. Acil servisimize günlük ortalama 1000 hasta müracaat etmektedir. 2015 yılında yine acil serviste 250 bin hastaya hizmet verdik. Acil servis 24 saat esasına göre kesintisiz olarak halkımıza hizmet sunmaktadır. Burada çalışanlarımızın bilgi ve motivasyonunu yüksek tutmak gerektiğini düşünerek acil hekimlerimize yönelik olarak diğer uzmanlarımız tarafından haftada bir gün eğitim verilmektedir. Acil serviste hizmet standardı oluşturarak hastalarımıza modern tıbbın imkanları doğrultusunda hizmet vermek istiyoruz. Uşak halkı için güzel hizmetler sunmaya devam edeceğiz.” Dedi.

    Uşak Devlet Hastanesi eğitim salonunda eğitime katılan hekimleri ziyaret eden ve bilgi alan Uşak Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Uzm. Dr. Yalçın Atlı yaptığı açıklamada; ‘’Hayatlara ne kadar değer verirseniz o kadar değerlisiniz’. Uşak Devlet Hastane Yönetici Başhekimi ve idareci arkadaşlarımız Hastanelerimizin acil servisinde şifa dağıtmaya çalışan pratisyen hekimlerimize ve çalışan personellerimize yönelik eğitim programı başlattılar. Eğitimci arkadaşlar Acil uzmanlarımız ve diğer uzman hekimlerimizden oluşmaktadır. Bu program ile amacımız, Acil serviste hastalarımıza hekimlerimiz tarafından verilen sağlık hizmetinde son derece profesyonel yaklaşım sergileyen ,müdahalede sıfır hatayı benimseyen ve her daim Uşak hastanelerinde hazır ekipler oluşturmaktır. Eğitim programında bilgi ve deneyimlerini uzman hekimlerimiz, acil çalışanlarımızda paylaşacak ve sürekli bilgilerini güncellemiş olacaklardır. Böyle anlamlı bir proje başlatan ve projeye destek veren yönetici ve hekimleri yürekten kutluyorum’’ dedi.

  • Yan: “Türkiye’de Akıllı Telefonlarda Günlük Ortalama 30 Bin Virüs Tebpit Ediyoru”

    Çinli mobil antivirüs ve performans uygulama geliştiricisi 360 Mobile Security’nin Global Operasyon Direktörü Huang Yan, “Türkiye pazarında 10 milyon kullanıcımızda günlük 30 bin virüs yakalıyoruz. 2015 yılı süresince Türkiye’de akıllı telefon sahipleri 2,5 milyon kez virüs saldırısına maruz kaldı” dedi.

    Andorid işletim sistemine sahip akıllı telefonlar için geliştirdiği uygulama ile dünyada 300 milyon kullanıcıya ulaşan 360 Security, artan akıllı telefon kullanıcı sayısını göz önüne alarak Türkiye pazarına girdi. Akıllı telefon ve mobil internet pazarının yükselişini her geçen gün sürdürdüğünü, Türkiye’nin Avrupa’da en hızlı büyüme kaydeden ülkelerin başında geldiğini belirten 360 Mobile Security Global Operasyon Direktörü Huang Yan, “Türkiye’de yüzde 69’u 30 yaş altında olmak üzere yaklaşık 24 milyonu aşkın Android telefon kullanıcısı mevcut. Toplam akıllı telefon pazarının yüzde 78’ini oluşturan Android işletim sistemine sahip akıllı telefon kullanımı hızla artarken, güvenlik açıkları da her geçen gün büyüyor. Kullanıcıların güvenilir olmayan kaynaklardan temin ettikleri uygulamalar, kişisel bilgilerin çalınma oranını da artırıyor. ABD’ye göre 6,5 kat daha fazla virüs ile karşılaştığımız Türkiye pazarında 10 milyon kullanıcımızda günlük 30 bin virüs yakalıyoruz. 2015 yılı süresince Türkiye’de akıllı telefon sahipleri 2,5 milyon kez virüs saldırısına maruz kaldı. 360 Security olarak biz bunların 1 milyonunu tespit edip, telefonları koruma altına aldık. Sadece kişisel bilgileri güvence altına almakla kalmayıp, aynı zamanda telefonlarına performans kazandırıp, pil ömrünü uzatarak kullanıcılar için en akıllı çözümü sağlamayı hedefliyoruz. Bildiğiniz üzere gelişen uygulama özellikleriyle birlikte akıllı telefon kullanıcıları genel olarak kısıtlı depolama alanı ve düşük RAM’dan şikayetçi. 360 Security’deki özellik sayesinde kullanıcılar tek bir tuşla o an kullanmadıkları uygulamaları kapatarak cihazlarını daha fazla hızlandırabiliyor. Bu özellik sayesinde tüm Android cihazları yüzde 18 oranında hızlanıyor. Uygulama aynı zamanda, arka planda çalışan istenmeyen programları da kapatarak pil ömrünü uzatıyor. Güç tüketen uygulamaları sonlandıran 360 Security sayesinde pil ömründe ortalama 3,5 saate kadar artış yaşanıyor” dedi.

    “ON BİNLERCE UYGULAMAYI ANALİZ ETTİK”

    Toplantıda Türkiye’de mobil oyun kullanımına da değinen 360 Mobile Security Global Operasyon Direktörü Huang Yan, oyunların kullanışlı olsun ya da olmasın cihazlarda önemli ölçüde önbellek dosyası bıraktığını, bu durumun da telefonlarda verimi düşürdüğünü belirtti. 360 Security’de bu sorunun kaynağına ulaşmak için on binlerce uygulamanın analiz edildiğini belirten Huang Yan, “Oyunların bıraktığı ön bellek dosyalarını sistemde çözmek, en gelişmiş işletim ortamını sunmak son dönemde en karmaşık sorunlardan biri. Bu sorun için yazılım ekibimiz ile önemli mesailer harcadık. Uygulamamız ile Türkiye’de de hayli popüler olan Score! Hero, Candy Crush Soda, Clash of Clans gibi zamanla önbellekte biriken dosyaları kullanıcılar tek dokunuş ile temizleyebiliyor. Oyun hızlandırma özelliği Türkiye’de günde 700 bin kişi tarafından kullanılıyor. Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında yüzde 33.7 daha yüksek bir kullanım oranı mevcut” açıklamasını yaptı.

    “KORUMASIZ CİHAZLARDA KİŞİSEL BİLGİLER TEHDİT ALTINDA”

    Günlük hayatı pek çok yönüyle kolaylaştıran akıllı telefonlarda kişisel bilgi gizliliğinin korunmasının en önemli gündem maddesi olduğunu söyleyen Huang Yan, WhatsApp, Facebook, Twitter, Gmail gibi pek çok akıllı telefon uygulamasının kişisel bilgilere sahip olduğunun altını çizdi. Yan, akıllı telefon belleklerinin büyük bir bölümünde kişisel mesaj, video, ses kaydı ve fotoğraf gibi başkalarıyla paylaşılmak istenmeyecek bilgilerin yer aldığını, bu bilgilerin gizliliği için cihazların mutlak bir uygulama ile korunması gerektiğini söyledi.

    Yan, “Yazılımı geliştirirken farklı bir iskelet oluşturduk. 30 dilde kullanılabilen 360 Security’de kullanıcı tek bir tuşla telefonu için o an gereksinimi olan özelliği açarak, ister güvenliğini koruma altına alıyor, isterse telefonuna performans kazandırıyor. Öte yandan uygulama içerisinde yer alan ‘Telefonumu Bul’ özelliği ile cihaz kaybolduğunda, alarm devreye sokularak uzaktan tüm bilgiler silinebiliyor. Üst düzey kişisel bilgi gizliliğine sahip uygulama sayesinde belirleyeceğiniz kişilere gönderdiğiniz iletileri şifreleyebiliyor ve uygulamaları kilitleyebiliyorsunuz. Google Play’de ücretsiz olarak kullanıma sunduğumuz 360 Security ayrıca istenmeyen uygulamalarla bağlantılı dosyaları da tek bir dokunuşla kaldırarak, telefonun verimliliğini üst düzeye taşıyor” açıklamasını yaptı.

  • Burdur Gölü’nde On Yılda Ortalama 67 Milyon Metreküp Su Çekildi

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, 1961 yılından bu yana yapılan hesaplama ve son on yılın hesaplaması ile Burdur Gölü’nde 67 milyon metreküp suyun çekildiğini açıkladı. Genel Müdürü Kınacı, 1961 yılında uzun yıllar ortalaması hesaplamasıyla 31 milyon metreküp suyun çekildiğini, çekilmenin hızlandığı on yılın baz alınması ile toplamda 67 milyon metreküp suyun kaybedildiğini dile getirdi.

    Burdur Gölü Eylem Planı kapsamında suyun çekilmesini önleyecek planların hazırlandığını dile getiren Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, “Burdur Gölü’nün 1961 yılı ile günümüz değerleri çekilme miktarlarının uzun yıllar ortalaması 31 milyon metreküp olarak hesaplanmıştır. Özellikle çekilmenin kritik bir hal aldığı son on yıl değerlendirildiğinde çekilme miktarının ortalaması yıllık bazda 67 milyon metreküp olarak hesaplanmıştır. Hesaplanan bu rakam analiz edildiğinde yıllık 64 milyon metreküp su bütçesine yansıyacak bir pozitif girdi, son yıllarda yaşanan çekilmenin en azından durmasını sağlayacaktır. Burdur Gölü’ne mevcut şartlar devam ettiği sürece göl seviyesinde görülen düşüş kaçınılmazdır” dedi.

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından 2016 yılı sonuna kadar planlanan Burdur Havzası Master Planı kapsamında güncel su bütçesi çıkarılma çalışmalarının devam ettiğini belirten Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, “Orman ve Su İşleri Bakanlığı devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2016 yılı sonuna kadar tamamlanması planlanan Burdur Havzası Master Plan Raporu kapsamında Burdur Gölü membaında yer alan ve gölü etkileyen bütün faktörüler göz önüne alınarak güncel su bütçesinin çıkarılması çalışmaları devam etmektedir. Göl su seviyesindeki değişimlerin incelendiği muhtelif senaryolar ortaya konmuştur. Söz konusu raporun tamamlanmasına müteakip elde edilen verilen ışığında göl su seviyesi düşüşüne sebep olan etkenler belirlenerek en iyi çözüm önerileri ortaya konabilecektir” diye konuştu.

    Burdur Havzası’nda en büyük su kaybı etkeninin sulama sistemleri olduğunu işaret eden Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, havzadaki tarım alanlarının yağmurlama ve damlama sulama sistemine geçmesi gerektiğini söyledi. Az su tüketen ürünlerin üretilmesi gerektiğinin altını çizen Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, “Göl havzasındaki en büyük su kullanımı sılamada olmaktadır. Su kayıpları fazla olan iptidai bütün sulamaların basınçlı yağmurlama ve damla sulama sistemlerine dönüştürülmesi ile bir miktar su tasarrufu sağlanabilir. Ancak, bu durumda bile göl seviyesindeki düşme, dengeye gelinceye kadar devam edecektir. Sulamaların modernize edilmesinin yanında mevcut ürün deseninde değişikliğe gidilerek az su tüketen ürünlerin yetiştirilmesi teşvik edilecektir” şeklinde konuştu.