Etiket: Ortalama

  • “Ortalama 46 yıl yaşamak istiyorlar 15 milyonu 5 yaşına gelmeden ölüyor”

    Dünya Müslüman Tıp Birlikleri Federasyonu (FIMA), 3’üncü kez İstanbul’da toplandı. Bugün başlayan ve yarın da devam edecek olan ’FIMA Afrika Sağlık Kongresi’nde’ kıtanın sorunlarına çözüm arandı. FIMA’nın yeni başkanı olan Prof. Dr. İhsan Karaman, “Afrika’da ortalama ömür beklentisi 46 yıl. Ancak bu insanların her yıl 15 milyonu 5 yaşına gelmeden hayatını kaybediyor. Medeni dünya buna göz yummamalı” dedi

    İnsanları gibi kaderi de kara olan ve ‘Kara kıta’ olarak adlandırılan Afrika’da yaşam mücadelesi veren 1,2 milyar kişinin sağlığına İstanbul’da gerçekleştirilen ‘Afrika Sağlık Kongresinde’ çözüm arandı. Sağlık alanında Müslüman sağlık kuruluşlarının 1988 yılından beri örgütlü tek organizasyonu olan FIMA tarafından organize edilen kongrede konuşan yeni dönem Başkanı Karaman, dünyada büyüme ve lüks tüketimin sürekli artmasına rağmen Afrika’da ise açlığın arttığını söyledi. Karaman, “Beslenme bozuklukları hastalıkları artıyor. Bu insanlar 46 yaşına kadar yaşamak istiyor, fakat ne acıdır ki 5 yaşına gelmeden her yıl 15 milyonu hayatını kaybediyor. Modern dünya buna seyirci kalmamalı. Afrika’nın yeryüzünde kapsadığı alandan çok daha büyük oranda, insanların vicdanlarında yer tutması gerekiyor. İnanıyoruz ki kıtanın tamamına yönelik, insanlığın en azından ortak bir akıl, vizyon, strateji ve en önemlisi ortak bir vicdani hassasiyet benimsemesi mümkündür” dedi.

    Afrikalı bakanlar 15 Temmuz’u unutmadı

    Kongrenin açılışında konuşan Nijer Sağlık Bakanı Dr. Idı Illıassou Maınassara, Somali Sağlık Bakanı DrFawzıya Abıkar Nur, Sudan Sağlık Bakanı Bahar Idrıs Abu Garda, 15 Temmuz’un yıldönümünün hemen ardından Türkiye’de olmaktan mutlu olduklarını ifade ederek, “Türk insanının demokrasisine sahip çıkması meydanlara inmesi bir kahramanlık hikayesi ve dünyaya örnektir” ifadelerini kullandı. Yarın da devam edecek kongredeki paralel oturumlarda Türkiye’nin değişen Afrika yaklaşımından yardım sarmalına; beyin göçünden sağlıkta işgücüne kadar Afrika’nın yüzyıllardır değişmeyen insani sorunları tartışılıyor.

    Kongreye katılım gösteren Sağlık Bakan Yardımcısı Ahmet Baha Öğütken, 2002 yılında başlayan Sağlıkta Dönüşüm projesiyle Türkiye’nin ortaya koyduğu vizyonu Afrikalı katılımcılara aktardı. Sağlık alanında sağlanan başarının uluslararası kurum ve kuruluşlarca da tescillendiğini belirten Öğütken, Türkiye’nin diğer ülkelere teknik danışmanlık ve eğitim de verdiğini söyledi. Arama kurtarma alanında Avrupa’nın en büyük gönüllü timinin kurulduğunu da aktaran Öğütken, “UMKE 8 binin üzerinde gönüllü eğitilmiş personeliyle afetler ve olaylarda hemen organize olarak havalimanlarında buluşuyor. Acil durumlarda hemen müdahale ediyor” dedi. 20 dost ülkeyle tecrübe paylaşımı yaptıklarını belirten Öğütken, “15 ülkeden 361 sağlık personeline simülasyonlarla eğitim verildi. 11 ülkeyle hasta protokolü yaptık. Sudan’da 729 personelimiz görev yapıyor. Bunların 29’u hekim. Somali’de ise 861 personelimiz görev aldı. Burada ise 246 hekimimiz görevde. Sudan’da 272 bin 378 muayene, 5 bin 5 ameliyat yaptık. Somali’de ise 236 bin hasta muayene edildi” şeklinde konuştu.

    Karaman: “14 milyonluk ülkede 10 göz doktoru var”

    İhlas Haber Ajansına açıklamalarda bulunan FIMA’nın yeni başkanı olan Prof. Dr. İhsan Karaman, Afraka’da balık yemeyi değil balık tutumayı öğrettiklerini vurgulayarak, “Kongrede Afrika’da sağlığın tüm boyutlarını sadece tıbbi boyutunu değil, sadece insani boyutunu değil Afrika’daki sağlık sorunlarının akademik seviyede tartışan bir platform olarak öne çıkıyor. Bu kongreye yaklaşık 55 yabancı konuşma davetlidir. Toplamda da 600 kişilik bir katılımcıyla iki gün boyunca buradayız. Kongremizde Afrika’da sağlığın değişik boyutları dile getirilerek hem bu konudaki uzman bilim adamlarınca hemde sahada çalışan sivil toplum örgütleri, akademisyenler, diplomatlar ve hayırseverler ile birlikte tartışılarak bir sonuca varmaya çalışılacak. Afrika’da sağlık çok önemli bir sorun, dünyada anne ölüm hızı ile bebek ölüm hızının en yüksek olduğu kıta, üzerinde 1 milyar 216 milyon insanın yaşadığı Afrika’dır.

    Biz yeryüzü doktorları adıyla bilinen sivil toplum kuruluşu olarak, Afrika’da çok hızlı bir şekilde sağlık sonuçlarının tartışılıp sonuca bağlanması gerektiğini düşündüm. Örnek vermek gerekirse Afrika’da gözleri katarakttan kapanmış ve kör olmuş milyonlarca insan var. Sadece 25 dolara mal olan bir katarak ameliyatı yapıldığında hem o kişi sosyal hayata dönüyor hemde ona bakması gereken kişi kendi işine dönebiliyor. FİMA’nın gönüllü olarak çalışan insanları 140 bin kişiyi ameliyat ederek Afrika’da gün ışığına kavuşturdular. Afrika’da ilaç olmadığı için ve sağlık sorunlarının elverişsiz olduğu için halk mağdur durumda. Nijerya’da 14 milyonluk bir ülkede sadece 10 tane göz doktoru mevcut. Bunların üç tanesi katarak ameliyatı yapabiliyor. Dünyanın ve bizim unuttuğumuz gözümüzü belki kapadığımız belkide çok yakından bilmediğimiz bu çoğrafyasında sağlık sorunlarına el uzatmamızı bekliyor. Bu kongrenin sonunda elde edeceğimiz sonuçta klasik olarak Afrikalılara balık vermek değil, balık tutmayı öğreteceğimize inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Dr. Özkan: “Türkiye, GSMH oranıyla en çok bağış yapan ülke”

    Afrika’da çalışmış Yeryüzü doktorlarından Hasan Oktay Özkan da şunları belirtti: “Yeryüzü doktorları 2000 yılından beri ciddiyetini devam ettiriyor. Hayat vakfı kuruluşunun içinden Neşet etmiş bir kurum olarak şu anda dünyanın 46 farklı ülkesinde değişik projeler yapmaktayız. Ağırlıklı olarakta Afrika ülkelerinde gerçekleştiriyoruz. Bu projeler içerisinde tedavi edici eğitime dönük beslenme sağlığı ile ilgili projeleri ve acil durum ile hastahanelerin ekipman ve işletme sistemini düzeltmede ki projeleri kapsamaktadır. Afrika’da sağlık kapasitelerini artırmaya dönük daha kalıcı ve verimli projelere evrilmiş durumda. Tıpta uzmanlık sınavının sağlanması ve eğitiminin verilmesi, müfredat programlarına yardımcı olunması gibi programları gerçekleştiriliyoruz. Türkiye GSMH oranıyla dünyada en çok bağış yapan lider bir ülke konumunda yer alıyor. Bizde bu programların Türk halkının hamiyetperverliği, gönüllülüğü ve bağışlarıyla sürmektedir. Gittiğimiz her ülkede bu gönüllülük ile o ülke insanlarının size olan samimiyeti ile çok güzel bir birlikteliğe dönüşüyor”.

  • Vodafone aboneleri 2016’da aylık ortalama 462 dakika konuştu

    Vodafone aboneleri 2016 yılında abone başına aylık ortalama 462 dakika konuştu ve toplam 235 bin terabayt veri kullandı..

    Türkiye’deki 10’uncu yılını tamamlayan Vodafone, 2016 yılı istatistiklerini açıkladı. Şirketten yapılan açıklamaya göre; Vodafone Türkiye’nin 22,6 milyon abonesi bulunurken, 2016’da abone başına aylık ortalama 462 dakika konuştu ve yüzde 119 artışla toplam 235 bin terabayt data kullandı. Abonelerinin internet kullanımı son 5 yılda tam 32 katına çıktı. Vodafone Red’liler, yurtdışında 51 ülkede tarifelerini tıpkı Türkiye’deymiş gibi kullandılar. Ayrıca, 23 Vodafone ülkesindeki hem sabit, hem mobil hatları, ek ücret ödemeden tarife dakikalarıyla aradılar ve toplam tasarruf miktarı 3 yılda 526 milyon TL oldu.

    Vodafone’un 25 yaş ve altı gençler için Mayıs 2011’de hayata geçirdiği FreeZone platformu, bugüne kadar gençliğe yaptığı yatırım tutarı 130 milyon TL’ye ulaştığını belirtirken, FreeZone aracılığıyla sadece müziğe yapılan yatırım tutarı 80 milyon TL’yi buldu. FreeZone platformunun sunduğu avantajlarla gençlerin bütçelerine 5 yılda 50 milyon TL katkı sağlandı. Bununla birlikte, 2016 yılında düzenlenen 5 Vodafone FreeZone konserinde 30 bini aşkın müziksever genç sevdikleri sanatçılarla buluştu. 7 binin üzerinde Vodafone FreeZone abonesine sosyal medya hesapları üzerinden çözüm sunuldu. Vodafone FreeZone’un Facebook ve Twitter hesaplarından yapılan iletişimlerle 120 milyonun üzerinde kişiye ulaşıldı. 400 binin üzerinde Vodafone FreeZone’lu, spotify tekliflerinden yararlandı.

    Vodafon’un sağlık platformu Vodafone Cep Sağlık servisi toplam 1,2 milyonu aşkın kişi kullanırken, temassız mobil ödeme deneyimi sunanVodafone Cep Cüzdan uygulaması 3 yılda 400 bini aşkın abone tarafından indirildiği bildirilirken, Tüm Vodafone’lulara indirim fırsatları sunan ve 2016 yılında 120’nin üzerinde marka ile 300 kampanyanın düzenlendiği Vodafone Avantaj Cepte uygulaması ise toplam 1,8 milyondan fazla kez indirildiği açıklandı. Diğer yandan, Vodafone abonelerinin çocuklarının ihtiyaçlarına özel olarak hazırlanan Merhaba Tarifesi kapsamında Buradayım Uygulaması’nı indiren 35 bini aşkın anne baba, çocuğunun nerede olduğunu takip edebildi. Abonelerine sürpriz hediyeler sunan, kullanıcılarının Vodafone ile olan birçok işlemini gerçekleştirebildiği Vodafone Yanımda uygulaması ise 11 milyon indirme rakamına ulaştı.

    Maraton ’Türkiye Aşkına Şehitler Anısına’ koşuldu

    Kasım ayında ’Türkiye Aşkına Şehitler Anısına’ temasıyla koşulan Vodafone 38’inci İstanbul Maratonu’nda 120 ülkeden 30 bine yakın çipli koşucu rekor katılıma imza attıği açıklanırken, yüz binlerce İstanbullu da ’Kahramanlar Koşusu’ ile Asya’dan Avrupa’ya geçti. Bu yıl 28’i Türk olmak üzere 90 elit atletin yarıştığı maratonda, 100’e yakın şehit yakını ve gazi de koşucu start’ları verildikten sonra 93 metrelik Türk bayrağı ile köprüyü geçtiği belirtildi. Maratonun dijital pusulası VMaraton uygulaması toplam 13 bine yakın kişi tarafından indirilirlen, etkinliğin resmi Facebook sayfası da 25 bin kişi tarafından takip edildiği öğrenildi.

    Türkiye’nin ilk akıllı stadyumu olarak gösterilen Vodafone Arena’nın sosyal medya hesapları 2016’da da taraftarlardan yoğun ilgi gördü. Yapılan açıklamada, Vodafone Arena Facebook hesabı 1,9 milyonun, Twitter hesabı 425 binin, Instagram hesabı ise 428 binin üzerinde takipçi sayısına ulaştı. Vodafone Arena ve BJK futbol takım sponsorluğu için çekilen filmler internetten toplam 40 milyon kişiye erişirken, 9,6 milyon kez izlendi. Diğer yandan, Vodafone’un Beşiktaşlı taraftarlara özel oluşturduğu ’Vodafone KaraKartal’ platformuna 2 yılda 913 bin Beşiktaşlı üye olarak Beşiktaş JK’ya 3,2 milyon TL katkı sağladı.

    Vodafone dijital mağazasını Vodafone Arena’da açtığını belirtirken, 6 ayda tamamlanan Vodafone Arena Akıllı Stadyum Mağazası için toplam 1 milyon TL’lik yatırım yapıldığı kaydedildi.

    Şehirlerin dijitalleşme endeksi

    Vodafone’un Türkiye’de işletmelerin dijital haritasını çıkarmak üzere geliştirdiği ’Yarına Hazırım Platformu’ kapsamında 44 bin işletme dijitalleşme endeksini hesapladı. Vodafone ayrıca, ’Akıllı Şehir Endeksi’ çalışmasıyla 26 büyükşehir belediyesinin skorunu ölçtü ve ’Yarına Hazır Şehirler Büyükşehir Belediyesi Ortalama Skoru’nu yüzde 55 olarak tespit etti. Vodafone Türkiye’nin kurumsal segmentteki toplam gelirleri ise yüzde 20 arttı bildirildi.

    Toplumsal değişimin ve gelişimin öncüsü olma amacıyla önemli çalışmalar yürüten Türkiye Vodafone Vakfı da, ’Vodafone Önce Kadın’, ’Düşler Akademisi’, ’Yarını Kodlayanlar’ gibi projeleri ve mobil uygulamalarıyla 9 yılda toplam 4 milyona yakın kişiye dokunduğunu belirtirken, 29 milyon TL sosyal yatırım yaptığını açıkladı. Yapılan açıklamada; Vodafone Türkiye’nin kadına yönelik tüm ürün, servis, proje ve hizmetlerinin ilk kez tek çatı altında toplandığı ’Vodafone Önce Kadın’ programından 3 yılda 700 bini aşkın kadın faydalandığı, kadınların şiddete maruz kaldıkları anlarda kolluk kuvvetleri ya da yakınlarına cep telefonları aracılığıyla haber verebilmelerini sağlayan ’Vodafone Kırmızı Işık’ uygulamasının 300 binden fazla kez indirildiği kaydedildi. ’Sanat ve Sanatçı Engel Tanımaz’ sloganıyla ’Düşler Akademisi’ projesi 8 yılda 5 bin kişinin hayatına dokunduğu açıklanırken, Habitat işbirliğiyle başlatılan ’Yarını Kodlayanlar’ projesi kapsamında 2 ayda 5 ilde 7-14 yaş aralığındaki bin çocuğa kodlama eğitimi verildiği, AÇEV işbirliğiyle geliştirilen çocuk gelişim rehberi İlk6Yıl mobil uygulaması 200 bine yakın kez indirilirken, Türkiye’nin en kapsamlı işaret dili eğitim uygulaması ’İŞARET’ ise 15 bini aşkın işitme engelli ve yakınının hayatını kolaylaştırdığı vurgulandı.

    Ayrıca, Vodafone Türkiye, 2016’da ’Vodafone Arena’, ’Vodafone KaraKartal’, ’Vodafone 4bucakG’, ’Vodafone Avantaj Cepte’, ’Vodafone Kırmızı Işık’ gibi proje, uygulama ve kampanyalarıyla yurtiçi ve yurtdışında toplam 118 ödül kazandığı açıklandı. Vodafone, 2016’da Felis Ödülleri’nde 46, Kristal Elma Ödülleri’nde 35, Stevie Uluslararası İş Ödülleri’nde 12, Effie Türkiye Reklam Etkinliği Yarışması’nda 9 ve Baykuş Ödülleri’nde 4 ödül birden aldığı belirtilirken, Vodafone Arena için tasarlanan ’Çok Bekledik be Abi!’ reklam kampanyası, hem Kristal Elma, hem de Felis Ödülleri’nde medya kategorisinde büyük ödül kazandığı bildirildi.

  • Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci:“Türkiye, dünyada ortalama ömrün artmasında bir numara oldu”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Türkiye’nin en ücra köşesindeki bir yaşlının, o son nefesini daha kaliteli alması için, eğer bu devlet milyarları, eski parayla katrilyonları, düşünmeden gözden çıkarabiliyorsa, ancak o zaman devlet olur” dedi.

    Yapımı Pamukkale Belediyesi tarafından üstlenen ve 2 bin kişiye sağlık hizmeti verecek olan ‘Dokuzkavaklar Sağlık Kompleksi’nin temel atma töreni gerçekleştiren Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ardından yapımı Merkezefendi Belediyesi tarafından üstlenen ve 200 öğrenciye hitap eden anaokulu, 4 mahalleye hitap edecek kapalı pazaryeri ile işyerlerinin bulunduğu kompleksin açılışını yaptı.

    Kompleksin hakkında bir konuşma yapan Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin, “Pamukkale Belediyesi olarak bilindik belediyecilik hizmetlerinin dışına çıkıp, sağlık, kültür, eğitim ve her türlü konularda hizmet veriyoruz. Arsasını Büyükşehir Belediyesi’nin tahsis ettiği 2 bin 747 metrekarelik bu alanda 7 katlı dev sağlık kompleksi Pamukkale Belediyesi olarak biz yapıp, işletmek üzere Sağlık Bakanlığı’na devredeceğiz. Yaklaşık 10 bin metrekare kapalı alana sahip olan bu sağlık kompleksi sadece Pamukkale Belediyesi’nde yaşayan vatandaşlarımıza değil tüm Denizli’ye hizmet edecektir. 20 polikliniğin yer alacağı kompleks günde 2 bin kişinin sağlık hizmeti almasını sağlayacak. ‘Dokuzkavaklar Sağlık Kompleksi’ Pamukkale ilçesinde 45 mahalleye, Merkezefendi sınırları içinde de 10 mahalleye, yaklaşık 350 bin kişiye sağlık hizmeti sağlayacak. Denizli Devlet Hastanesi günde 7-8 bin kişi poliklinik hizmeti veriyor. Hastane tamamlandığında günde 2 bin kişiye sağlık hizmeti verirken, Denizli Devlet Hastanesinin de yükünü yüzde 30 oranında azaltmış olacak. Kompleksin inşaatı belediyemize 18 milyon TL’ye mal olurken, toplamda 30 milyon TL’ye mal olacağı tahmin edilmektedir. Bu sağlık projesi normal ihale süresine göre 2018 yılının Mayıs ayında tamamlanacak” dedi.

    “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde dünyada sağlık destanı yazdı”

    Pamukkale Belediyesi’nin ardından konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Türkiye’nin en ücra köşesindeki bir yaşlının, o son nefesini daha kaliteli alması için, eğer bu devlet milyarları, eski parayla katrilyonları, düşünmeden gözden çıkarabiliyorsa, ancak o zaman devlet olur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde dünyada, Türkiye bir sağlık destanı yazdı. Türkiye, dünyada ortalama ömrün artmasında bir numara oldu. Türkiye’nin ortalama yaş artış hızında dünyada bir numara oldu. Bütün dünyanın takdir ettiği bir sağlık devrimi gerçekleştirildi. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun” diye konuştu.

    Daha önce bir belediyenin sağlık ile eğitim alanlarında yatırım yapmasının mümkün olmadığını belirten Zeybekci, HDP’nin elinde bulanan belediyelere yüklendi. Zeybekci, “Başka yerlerde, başka zihniyette olanlar, buna başka şey diyor olabilirler. Belediye, dağdaki teröriste hizmet etmek varken, millete böyle hizmet etmek gibi saçma sapan işlerle uğraşırlar mı? Onların işi gücü ihanet etmek. Ama dertli oldun mu, ama sevdalı oldun mu, bu milletin sevdasındaysan eğer, ne yaparsan, ne edersen, dağları delersin ‘Ferhat’ gibi, bu hastaneleri yaparsın” şeklinde konuştu.

    “Devlet ‘lağım farelerini’ mahkemeye teslim etti”

    Tutuklanan HDP’li milletvekilleri ve onların tutuklanmasına karşı çıkan AB ülkelerine yüklenen Bakan Zeybekci, “Şimdi bu milletin gittiği mahkemelere gitmeyiz diyenler, tanımayız diyenler, CHP’nin, MHP’nin genel başkanı, AK Parti dahil olmak üzere, birçok milletvekili gidiyor hesap veriyor, mahkemede ifade veriyor. Çıkıyor yağma yok diyor, o kadar da kolay olmaz o işler diyor. gitmeyeceğiz, haydi gelin götürün bakalım diyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti, lağım faresi gibi, ensesinde tuttuğu gibi mahkemeye götürdü. Bu ülkenin bağımsız mahkemeleri, hakimleri gereğini yaptı. Gereğini serbest bıraktı, gereğini tuttu. Biz lağım faresinin ensesinden tutuyoruz, ciyaklaması başka yerden geliyor, Avrupa’dan geliyor” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından “Dokuzkavaklar Sağlık Kompleksi”nin temeli İl Müftüsü Mehmet Aşık’ın dualarıyla protokol üyeleri tarafından atıldı.

    Anaokul, Kapalı Pazaryeri açılışı yapıldı

    Zeybekci daha sonra Merkezefendi Belediyesi tarafından 2 bin metrekarelik alana inşa edilen Yenimahalle Anaokulu ve kapalı pazaryeri ve işyerleri ile bir adet alışveriş merkezinin bulunduğu kompleksin açılışına katıldı.

    Burada kısa bir konuşma yapan Bakan Zeybeci, “Dünya’nın en modern şehirlerinde ne varsa, bu şehirde olacak. Bugün Almanya’sında, İsviçre’sinde, Fransa’sında böyle pazar yerleri, böyle anaokulları yok. Adalet Parkı gibi, İncirlipınar Parkı gibi, Çamlık gibi, Teleferik gibi, bunlar yok. Bu kadar şehirlerin içinde eksiklerimiz yok mu, tabi var. Bunlar da yavaş yavaş olacak. yavaş yavaş derken de, onlarca yıl değil, inşallah birkaç sene içinde her şey farklı olacak” dedi.

    Konuşmaların ardından Bakan Zeybekci ve Vali Altıparmak tarafından Merkezefendi Belediye Başkanı Muhammet Subaşıoğlu’na bir plaket verildi.

    Yapılan açılışın ardından anaokulu protokol üyeleriyle gezen Zeybekci, çocuklarla bir araya gelerek sohbet etti, hediye verdi.

    Dokuzkavaklar Mahallesindeki temel atma töreni ile Yenimahalle’de yapılan açılış törenine Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Ak Parti Denizli Milletvekilleri, Garnizon Komutanı Topçu Kurmay Albay Gültekin Yaralı, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin, PAÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağ, İl Emniyet Müdürü Mevlüt Demir, Merkezefendi Belediye Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, ilçe belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

  • Sinan Ergin: “Türkiye’deki şirketlerin ortalama ömrü 14 yıldır”

    Live Consulting and Academy kurucu ortağı Sinan Ergin, Türkiye’deki şirketlerin ortalama ömrünün 14 yıl olduğunu, dünyada ise 40-50 yıla çıktığını söyledi.

    Türkiye’deki şirketlerin ortalama ömrünün 14 yıl olduğunu vurgulayan Live Consulting and Academy kurucu ortağı Sinan Ergin, Fortune 500 listesindeki şirketlerin ise ortalama şirket ömürlerinin 40 ile 50 yıl olduğunu söyledi. Kar ve performans denildiğinde akla hep iş dünyasının geldiğini söyleyen Ergin, “Halbuki hayatın her aşamasında kar, karı getiren performans ve bunu gerçekleştiren kararlar vardır. Oluşturmuş olduğumuz değerler ister kişisel, ister firmamız için olsun; dışarıda bir alıcı buluyorsa ve geri dönüşü oluşuyorsa bu bizim değerlerimizin değerlendirildiği anlamına gelir. Bu değerlendirmenin karlı olabilmesi içinse içsel dünyamızda öncelikle bunu hak ettiğimize inanmamızla ve kendimizin de aynı değeri verdiğimizi göstermemizle mümkündür” dedi.

    Eski işletme sistemlerinde firmaların ürettikleri ürünlerin üzerine maliyetlerini, masraflarını ve bekledikleri kar oranlarını koyarak bir bedel belirlediklerini söyleyen Ergin, “Üretim ve talep dengesi üreticiden yana olduğundan dolayı da üreticiler her zaman için çok hızlı biçimde alıcı bulur ve yüksek karlar elde ederlerdi. Günümüzde ise bütün dünyada üretim bolluğu yaşamaktayız. Bu üretim bolluğu içerisinde ürünler ve şirketler nasıl değerli ve karlı olacaklar? Değerli ve karlı olabilmek için şirketler ve kişiler değerlerini ve güçlü yanlarını çok iyi analiz etmelidir. Nerede olmak istedikleri ve ya ne istedikleri çok önemli değildir. Firmalar ve kişiler kendilerinde yapacakları gerçekçi ve farkındalık bilinci içerisindeki bu analiz ile değerlerini bulurlar ve bu değerler onların DNA’sını oluşturur. Bu oluşum, olmak istenen yer ve şu andaki durum arasındaki ikiliği ortadan kaldırır ve kurumların gerçekçi pozisyonlarını ortaya çıkarır. Bu pozisyon firmanın ve ya kişinin ürettiği ürünlere ve yaptığı işlere yansıyacaktır. Buradan da anlaşılacağı gibi sizin konumunuz ve oluşumunuz pazarın ihtiyaçlarına göre bir üretim yapmak değil, kendi değerlerinizi ve gücünüz fark ederek pazarda ve müşteri gözünde değerinizin doğru algılanmasını sağlamaktır. Doğru konumlandırma sayesinde firmanızın lokasyonundan, çalıştırdığınız insanlardan, ürettiğiniz ürünlere kadar bir bütünlük oluşacaktır. Sizin oluşumunuz ve değerleriniz piyasada doğru pozisyon almanızı ve doğru müşteri ile buluşmanızı sağlayacaktır. Bütün bunların sonucu yüksek değer ve karlılık olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Karlılık, her koşul ve şartta kısa bir dönem için sağlanabildiğinin unutulmaması gerektiğinin altını çizen Ergin, önemli olanın sürdürülebilir ve kalıcı olması olduğunu, bunu sağlamak için ise ancak değerlerimize sahip çıkmakla ve dışarıda yaşanan sosyoekonomik oluşumlar ve ya beklenmeyen politik ve ekonomik durumlara rağmen değerlerinizden ve pozisyonunuzdan ödün vermemekle olacağını belitti.

    Bu tip kurum ve kuruluşlar kısa dönem içerisinde hak ettikleri değerleri alamasalar bile uzun dönemde her zaman değerleri olan karlı bir kurum olacaklarını, değerlerine sahip çıkan ve değerlerine değer veren kurum, kuruluş ve kişiler sürdürebilir büyüme ve sürdürebilir karlılık içerinde var olmaya devam edeceklerini vurgulayan Sinan Ergin sözlerini şöyle tamamladı: “Şirkette çalışan liderler kendi değerleri ile şirket değerlerini birleştirmeli, şirket ve kendilerini ayırmamalıdırlar. Ayrım olması durumunda, bu ikilik içsel oluşumlarda çatışma doğuracak ve bu çatışma şirket içerisinde ciddi enerji kaybına neden olacaktır. Bu enerji kaybı performans kaybına ve kararlara da yansıyacak, sonucunda karsızlık olacaktır. Bu sebeple üst yönetimdeki lider ve yöneticilerin asli görevi karlılığın ve sürdürebilir büyümenin içeriden dışarıya doğru oluştuğunu fark etmeleri ve düşünce, çalışma, eylem ve kararlarını bu yönde oluşturmalarıdır. Bu da ancak kişisel bütünlüğe ulaşmış, pragmatik, vizyoner bir bakış açısıyla mümkündür”.

  • Bakan Ala: “Yıllık Ortalama 50 Bin Yasa Dışı Göçmen Yakalandı”

    İçişleri Bakanı Efkan Ala, Türkiye’de son 5 yılda yıllık ortalama 50 bin yasa dışı göçmen yakalandığını kaydederek, sadece 2015 yılında 146 bin 485 yasadışı göçmen yakalandığını söyledi.

    2016 Yılı Bütçe Kanun Tasarısı beşinci tur görüşmelerinde İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Türkiye Yazma Eserler Başkanlığı bütçeleri TBMM Genel Kurulunda ele alındı.

    “SON BEŞ YILDA YILLIK ORTALAMA 50 BİN YASA DIŞI GÖÇMEN YAKALANMIŞTIR”

    2016 Yılı Bütçe kanun Tasarısı görüşmelerinde İçişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşların bütçeleri ile ilgili hükümet adına söz alan ve Türkiye’nin yasa dışı göçe karşı ulusal düzeyde etkin tedbirler alarak bu konudaki kesin tavrını ortaya koyduğunu belirten İçişleri Bakanı Efkan Ala, “Son beş yılda yıllık ortalama 50 bin yasa dışı göçmen yakalanmıştır. Sadece 2015 yılında yaklaşık 3 katı bir artışla 146 bin 485 yasa dışı göçmen yakalanmıştır. Düzensiz göçün önlenmesi ve deniz yoluyla gerçekleştirilen düzensiz göç faaliyetleri sırasında göçmenlerin hayatlarının kurtarılması için üstün bir gayret sarf edilmektedir. 2015 yılında 91 bin 611 düzensiz göçmen yakalanmış olup bir önceki yıla göre 6 kat artış sağlanmıştır” dedi.

    “95 FARKLI ÜLKEDEN 3 BİN 207 YABANCI SINIR DIŞI EDİLMİŞTİR”

    126 farklı ülkeden 37 bin 487 yabancıya Türkiye’ye giriş yasağı konulduğunu kaydeden Bakan Ala, “Diğer ülkelerle istihbarat faaliyetleri içerisinde yapılan işlerdir bunlar, onlarla karşılıklı olarak görüşülerek yapılan işlerdir. Ülke sınırları içerisinde yakalanan 95 farklı ülkeden 3 bin 207 yabancı sınır dışı edilmiştir. Türkiye küresel terörle en aktif mücadele eden bir ülkedir ama ne yazık ki ülke sevgisinden haberdar olmayan ve bu konunun ne kadar hassas bir konu olduğunu bilmeyen ya da açıkça ihanet içerisinde olan bazı çevreler Türkiye’yi bu konuda açık yalan beyanlarla, uluslararası platformlarda dezenformasyonla zora sokmaya çalışmaktadırlar ama beyhude ulaşıyorlar. Çünkü, Türkiye’nin geçmişi, bu konudaki kendine öz güveni ve yaptıkları Türkiye’nin elindeki en önemli senettir değerli arkadaşlar. Yasa dışı göçmenlerle ilgili son 5 yıl içerisinde yapılan operasyonlarla 11 bin 930 organizatör yakalanmıştır. 2015 yılında yakalanan organizatör sayısında 2014’e göre 3 kat artış olmuş, 4 bin 471 organizatör yakalanarak adliyeye teslim edilmiş, bunlardan bin 650’si tutuklanmıştır değerli arkadaşlar” diye konuştu.

    “78 MİLYONUN BİN YILLIK KARDEŞLİĞİNİN ZARAR GÖRMESİ İÇİN ÇABA İÇERİSİNDEDİRLER”

    Son dönemde Orta Doğu’da meydana gelen hadiselerin, yaşanılan istikrarsızlıkların teröristlere ve terör odaklarına yeni hareket alanı ve imkânları sağladığını söyleyen Bakan Ala, “Suriye’de, Irak’ta ortaya çıkan ortamın bir sonucu olarak, terör örgütleri artık ittifak ve iş birliği yaparak saldırılar düzenlemektedir Avrupa’ya, Amerika’ya, Türkiye’ye dünyanın başka ülkelerine de. Bu iş birliğini, bu teröristler arasındaki, terörist organizasyonlar arasındaki iş birliğini 29 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, 81 vatandaşımızın yaralandığı 17 Şubatta Ankara’da meydana gelen bombalı saldırıda açıkça gördük. Türkiye’nin hızlı kalkınmasından, vatandaşa daha fazla hizmet götürülmesinden rahatsız olanlar 78 milyonun bin yıllık kardeşliğinin zarar görmesi için çaba içerisindedirler. Bölgemizde yaşanan hadiseleri ülkemize taşımak isteyen teröristler ve onların destekçileri sokaklara barikatlar kurarak, çukurlar kazarak, bomba düzenekleri yerleştirerek vatandaşlarımızın en temel hak ve hürriyetlerini hedef almışlar, okullara, hastanelere, camilere, kiliselere, ambulans ve itfaiye araçlarına saldırmışlardır. Vatandaşların evlerine el koyup onların göç etmelerini sağlayarak bölgede Marksist-Leninist bir yapıyı etkin kılmaya çalışmaktadırlar” şeklinde konuştu.

    “CİZRE VE SİLOPİ’DE OPERASYONLAR TAMAMLANDI”

    Şehir ve ilçe merkezlerine yuvalanan teröristlerin etkisiz hâle getirilmesi, patlayıcılarla tuzaklanmış barikat ve çukurların kaldırılması, vatandaşın can ve mal güvenliğinin sağlanması için topyekûn mücadele edildiğini kaydeden Bakan Ala, “Nasıl ki Avrupa’da, Fransa’da bir saldırı olduğunda, İngiltere’de saldırı olduğunda, Amerika’da saldırı olduğunda amasız, fakatsız, ancaksız bütün siyasi partiler, siyası anlayışlar topyekun, sivil toplum örgütleri, bütün ulus bir arada oluyor ve dimdik karşı duruyorsa bu konuda Türkiye’de milletimizin bunu fazlasıyla hak etmektedir, böyle yapmayanlara da hesabını milletimiz sandıkta elbette sormaktadır, hukukun soracağı ayrı tabii. Bugün itibariyle 4 ilçemizde sokağa çıkma yasağı devam etmekte, Cizre ve Silopi’de operasyonlar tamamlandı, sokağa çıkma yasağı akşam 19.30 ile 5.00 arasında devam etmektedir” ifadelerini kullandı.