Etiket: Ortalama

  • Rus turistin ortalama tatil harcaması Türkiye’de 607 avro

    Rus turistin ortalama tatil harcaması Türkiye’de 607 avro

    Dünya turizminde en fazla turizm harcaması yapan Ruslar, Türkiye’de kişi başı ortalama 607 avro harcama yaptı.

    Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği’nin (AKTOB) hazırladığı “Rusya Turizm Kaynak Pazarında Durum” araştırmasına göre, Rusya, dünya turizminde yerini geç alsa da, kısa zamanda önemli bir kaynak pazar durumuna geldi. Rusya, en fazla turizm harcaması yapan ülkeler arasında ilk 10 ülke arasında yer alıyor.

    2015 ve 2016 yıllarında yurt dışı seyahatlerde en büyük düşüşü yaşayan Rusya Outbound turizm rakamları, Türkiye ve Mısır yasaklarının kalkması ile birlikte yeniden yükselişe geçti. WTTC 2018 raporuna göre; 2018 yılında, Rusların uluslararası seyahat harcamaları 35 milyar dolara yaklaştı. 3 segmentte değerlendirilen Rus turist profiline göre varlıklı turistler sıklıkla yurt dışı seyahati yapıyor, lüks tesislerde kalıyor ve serbest para harcıyor. Gittikçe büyüyen orta-üst sınıf ise daha maliyet bilinçli tercihler yapıyor, her iki sınıfın da ortak özelliği yüksek deniz-kum-güneş tatil tercihlerinin yanı sıra kültürel ve şehir turlarının da seyahat tercihlerinde yer alması. Daha düşük gelirli kesim çoğunlukla Moskova ve St. Petersburg dışından, tatil tercihleri deniz-kum-güneş odaklı oluyor.

    Rus turist profili

    Rus turist profili ise yaş ortalaması 38,3 oluyor. Tatil süreleri 9-12 gün olan Ruslar, talepkar, kaliteli, yüksek değerli ürünler talepleri yüksek, farklı ve ilginç tatil arayışı yükseliyor, yabancı dil konusunda engelleri var, tatili farklı tip ürünlerle kombine etme eğilimleri fazla, geç rezervasyon yapan kesim olarak raporlara yansıdı.

    2017 yılında Rus turistlerin kişi başı harcaması 880 euro oldu. Yurt dışı seyahatlerde yüzde 66 oranında paket tur tercih edilirken, yüzde 34 oran bağımsız seyahatleri tercih etti. Türkiye’de bu oran yüzde 75 oldu. 2017 yılında yurt dışı seyahatlerin yüzde 52’den fazlası 1,5-2 hafta arasında oldu. 4 yıldızlı oteller en fazla tercih edilen konaklama türü oldu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından kapılarını dünyaya açan Rusya Federasyonu’nda turizm hareketleri ve tatil alışkanlıkları, Türkiye özellikle Antalya destinasyonu ile büyüdü ve değişkenlikler gösterdi.

    Coğrafi yakınlık, iklim, ve Türk tur operatörlerinin etkin çalışmaları ile RF için Türkiye-Antalya ilk tercih edilen tatil noktası oldu. Türkiye, 2018 yılında da Rus turistlerin en çok tercih ettiği destinasyon olma pozisyonunu korudu ve son 3 yıldır 2016’da yaşanan kriz sonrasında yeniden zirvedeki yerini aldı.

    2018’in ilk 6 ayında Türkiye’yi ziyaret eden 2.3 milyon Rus turist sayısı ile Rusya, Türkiye’nin birincil kaynak pazarı oldu. Bu sayı, 2017’deki aynı zaman dilimiyle kıyaslandığında yüzde 40’lık bir artışa tekabül ediyor. Türkiye’ye gelen Rus ziyaretçi sayısı 2017 yılında beş kat artarak 4.72 milyona ulaştı. 2018 yılında bu rakam, yaklaşık 6 milyon oldu.

    Ruslar’ın Türkiye’de en fazla tercih ettiği il Antalya’dan sonra İstanbul oldu. Antalya 2018 yılında 618 bin 511 Rus ziyaretçi aldı. Rus turist Türkiye’de kişi başı 607 avro harcadı. Türkiye’de ortalama konaklama süresi 8,4 gece oldu.

  • Eker “Her yıl ortalama 300 kadın şiddet neticesinde hayatını kaybediyor”

    Kadına yönelik şiddetin, ‘Eril Şiddet’ olarak anılması gerektiğine vurgu yapan İstanbul Aydın Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Engin Eker: “Yalnızca gücünü gösterme peşinden koşan güçsüzlerin uyguladıkları şiddet neticesinde bu yıl 310 kadın hayatını kaybetti” dedi.

    Dr. Öğr. Üyesi Engin Eker sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben bu şiddete eril şiddet demeyi tercih ediyorum. Öğrencilerime de böyle anlatıyorum. Çünkü toplumsal zihniyet dönüşümü gerektiren şiddet sorunu, kadınla isimlendirilince ne olduğu pek anlaşılmıyor. Tam tersine kadına yönelik şiddet sözüyle hiç istenmediği halde kadınlar güçsüz ya da suçlu gösterilebiliyor”dedi.

    “Erkeklerin Feminizm Okuması Şart”

    Eril şiddetin, şiddet uygulamayı kendisine hak gören çarpık erkeklik algısını afişe ettiğini belirten Dr. Engin Eker: “Yaygın bir toplumsal sorundur. Temel hak ve özgürlüklerin ihlalidir. Sebebi, erkeğin kadının davranışlarını korkutucu bir şekilde kontrol etme çabası, üstünlük kurma isteği, ekonomik yetersizlikler, iç dünyasında kendisini yetersiz hissetme diyebiliriz. Kadına şiddet terimi, faili gizliyor. Erkeği, şiddetin failini her kim olursa ortaya çıkarmak lazım. Kadına yapılan şey kadını tanımlamamalı. Erkeklerin feminizm okuması şart. Kadın aşağılama aracı olarak kullanıyor. Kadın ve temsil ettiği şeyler o denli yüklü ki kadınla ne yapacağımızı bilemiyoruz. En popüler problem çözme yöntemi olan şiddet, kadınla sorun yaşayan erkeğin heybesinden derhal çıkarılıyor. Şiddet, âcizin meşrebidir. Gücünü gösterme peşinde koşanlar, güçsüzlerdir. Gerçek güçlüler, gücünü gösterme çabasına girmez, bunu içinden bilirler” diye konuştu.

    Şiddetten Ölen Kadınlar İçin Dijital Anıt

    Ülkemizde eril şiddetin arttığına dikkat çeken Dr. Eker 2008 yılından günümüze şiddet neticesinde ölen kadınları anmak için oluşturulan dijital anıta dikkat çekerek, 2018 yılında sayaca göre 310 kadının hayatını kaybettiğini söyledi.Kadın karşısında erkek egemen toplumun erkeğe biçtiği rol üzerinden kadını ancak şiddet uygulayarak kontrol altına alabileceğini düşünüyor diyen Eker, “Şiddet temel olarak bir güç gösterisi. Erkek güçsüzleştikçe şiddet uygulama potansiyeli artıyor. “Cinsiyet eşitliği söz konusu olursa, erkekler kadınların kendilerine ait bir meta olduğunu düşünmezlerse denge o zaman kurulacak” dedi.

  • Türkiye’de erkekler ortalama 60 yaşında emekli oluyor

    Farklı ülkelerdeki erkeklerin emekli olma yaşlarına bakıldığında, Türkiye’deki erkeklerin emeklilik yaşı ortalama 60 olarak görülürken, Türkiye’nin aynı yaş ortalamasını birçok ülke ile paylaştığı kayıtlara geçti.

    Medya takibinin önemli kurumu Ajans Press, ülkelere göre erkeklerin emeklilik yaşlarını baz alan araştırmayı inceledi. Ajans Press’in The Spectator Index verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Türkiye’deki erkeklerin ortalama 60 yaşında emekli olduğu görüldü. Böylelikle aynı ortalamayı birçok ülke ile paylaştığı saptanırken, bu ülkeler; Çin, Hindistan, Güney Kore ve Rusya olarak tespit edildi.

    En geç emeklilik İsrail’de

    Listede birçok ülke yer alırken, en geç emeklilik yaşının 68 yaş ortalamasıyla İsrail’de olduğu kaydedildi. İsrail’den hemen sonra ise Yunanistan ve Norveç gelirken, erkeklerin 67 yaşında emekli olduğu saptandı. Buna karşın Endonezya’da erkeklerin ise sadece 58 yaşında emekli olduğu gözlendi.

    Emeklilikte yaşa takılanlar medyanın gündeminde

    ITS Medya ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya araştırmasında konuyla ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Bu yıl içerisinde gerçekleştirilen incelemede, emeklilik başlığı altında 24 bin 122 haber çıkışı tespit edildi. Medyaya yansıyan haber başlıkları incelendiğinde, emeklilikte yaşa takılanların son zamanların en çok konuşulan ve tartışılan başlığı oldu.

  • Yılda ortalama bin kişi suda boğuluyor

    Türkiye’de 14 yıldır adli boğulma olaylarının istatistiğini tutan Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adnan Turgut, yılda 900 ile bin 200 kişinin suda boğulma sonucu öldüğüne dikkat çekerek, bu rakamın toplamda bir il nüfusuna doğru gittiğini bildirdi. Turgut, yaz aylarının gelmesiyle birlikte suda boğulma vakalarında büyük artış yaşandığına dikkat çekti.

    Suda boğulma sonucu ölüm sayısının her geçen yıl arttığını kaydeden Turgut, alınacak küçük önlemlerle boğulmaların önüne geçilebileceğini bildirdi. Çocukların yanında yüzme bilmeyen büyüklerin de alacakları birkaç saatlik kursla yüzmeyi öğrenebileceğini ifade eden Adnan Turgut, “Su bir hayattır ama kullanmasını bilmediğimiz zaman ölümümüze neden olabilir” dedi.

    14 yıldır medyaya yansıyan boğulma vakalarının istatistiğini tuttuğunu belirten Doç. Dr. Turgut, “Gün geçtikçe nüfusumuzun artması, tatilci sayısının yükselmesi ve su kaynaklarının etrafındaki aktivitelerin artmasıyla birlikte boğulma vakaları artış gösteriyor. 3 tarafımız denizlerle çevrili ama daha çok iç sularda, tatlı sularda boğuluyoruz. Piknikte veya başka bir yerden serinlemek amacıyla suya giriyoruz. Kaçan bir nesnenin arkasından suya atlıyoruz. Bu nedenden istenmeyen boğulma vakaları artıyor. Denizlerde alınan önlemlerle boğulma vakaları az” diye konuştu.

    “Yılda 900 ile bin 200 kişi ölüyor”

    Cankurtaran olan havuzlarda serinlenilmesi gerektiğine dikkati çeken Adnan Turgut, site ve villa havuzlarının da cankurtaran olmadığı için güvensiz olduğuna işaret etti. 2004 yılından bu yana veriler derlediğini kaydeden Turgut, “Bir il nüfusumuz yok diyebileceğiz. Yıllık 900 ile bin 200 kişiyi suda boğulma nedeniyle kaybediyoruz” dedi.

    “Temmuz ayına dikkat”

    Yaz ayları içinde en fazla boğulma vakasının temmuz ayında yaşandığına değinen Adnan Turgut, “Uzun bayram tatillerinde çok boğulma oluyor. Önümüzde uzun bir Kurban Bayramı tatili var. Geçen yılki bayram tatilinde 70 kişi boğuldu. Bu Ramazan Bayramı’nda iklim ve seçim süreci nedeniyle fazla boğulma vakası olmadı. Ama yine de tatil döneminde dikkat etmeliyiz. Çocuklarımızı otel havuzlarında, denizde yalnız bırakmayalım” ifadelerine yer verdi.

    “Son 5 günde 24 kişi öldü”

    Son 5 günde 24 kişinin boğulduğunu dile getiren Adnan Turgut, “En büyük problemlerimizden biri, kurtarmak isteyen kişinin kendisinin boğulmasıdır. Biz buna çoklu boğulma vakası diyoruz. Can havliyle, duygusal olarak suya atlamayı tercih etmektense, bir yüzer materyal, bir ip, bir çubuk atarak, kontaksız kurtarma tekniğini tercih etmeliyiz. Boğulmakta olan kişi şuursuzca hareket ettiği için kurtarmaya giden kişiyi de boğabilir. Bu şekilde üçerli, beşerli çok vatandaşımız boğuldu” dedi.

    “Yüzmeyi öğretmek program haline getirilmeli”

    Yüzmenin anaokulundan itibaren bir program haline getirilmesi gerektiğini tavsiye eden Turgut, “Suda boğulmalar önlenebilir kazalar sınıfındadır. Biz eğitimi planlı programlı yapıp topluma yaygınlaştırabilirsek, suda boğulma vakalarını azaltabiliriz” diye konuştu.

    “Yüzme hayati bir risk”

    Öğrenci velisi Hilal Karadağ, Antalya’da yaşayan ailelerin çocuklarını daha çok yüzme kurslarına yönlendirmelerini istedi.

    Su olan ortamın her zaman risk taşıdığını dile getiren Karadağ, “Yüzme hayati bir risk. Çocuklarımıza mutlaka küçük yaşta yüzme öğretmeliyiz. Çocuğum şuan yüzmeyi öğrendi” dedi.

  • Kişi başı ortalama tasarruf 12 bin lirayı aştı

    Tasarruf mevduatları, 2018 yılının ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 17,4 artarken, 970 milyar 365 milyon 511 bin liraya yükseldiği görüldü.

    Medya takibinin önemli kurumu Ajans Press, tasarruf mevduatı raporlarını inceledi. Ajans Press’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden derlediği bilgilere göre, 2018 yılının ilk üç ayında tasarruf mevduatları 970 milyar 365 milyon 511 liraya yükselirken, geçen yıla oranla yüzde 17,4 arttığı görüldü. Böylelikle, 2017 yılında nüfusu 80,8 milyonu aşan Türkiye’nin, kişi başı ortalama tasarruf miktarının 12 bin lirayı geçtiği saptandı.

    İstanbul listenin ilk sırasında

    ITS Medya ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya incelemesinde, tasarruf başlığı altında medyaya yansıyan haber adetleri belli oldu. Yapılan incelemeye göre, 2017 yılında 39 bin 491 haber çıkışı tespit edilirken, 2018 yılının ilk beş aylık diliminde bu sayı 16 bin 610 oldu. 2018 yılının Ocak, Şubat ve Mart aylarında İstanbul, 27 bin 881 liralık kişi başına düşen tasarruf mevduatı ile en fazla birikim yapan il olarak listenin en başına yerleşti. Kişi başı tasarruf mevduatı miktarında İstanbul’u, 17 bin 712 lirayla Ankara, 17 bin 549 lirayla Muğla, 16 bin 578 lirayla İzmir ve 12 bin 563 lirayla Antalya takip etti. Böylelikle, söz konusu 5 ildeki tasarruf mevduatlarının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu görüldü. Kişi başına tasarruf mevduatı en düşük olan il ise, bin 345 lirayla Muş oldu. Muş’u, bin 464 lirayla Hakkâri, bin 473 lirayla Şırnak, bin 484 lirayla Ağrı, bin 603 lirayla Bitlis, bin 720 lirayla da Şanlıurfa izledi. 2017 yılına bakıldığında da Türkiye’deki tüm illerde kişi başına düşen tasarruf mevduatı miktarının bin liranın üzerinde olduğu belirlendi.

    Bu yılın ilk üç ayı geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında, bütün illerde kişi başı tasarruf miktarının arttığı tespit edildi. Söz konusu dönemde, kişi başına düşen tasarruf miktarının en hızlı arttığı il ise yüzde 32,5 ile Şanlıurfa oldu. Böylelikle, geçen yıl ortalama tasarruf miktarı bin 298 lira olan Şanlıurfa’nın bu yıl bin 720 liraya çıktığı gözlemlendi. Şanlıurfa’yı, yüzde 29’la Gaziantep, yüzde 28,6 ile de Mardin izledi.