Etiket: Ortadoğu’ya

  • Yaş meyve sebze ihracatçıları Ortadoğu’ya yöneldi

    Ortadoğu ülkelerine 2017 yılında 791 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştiren Türkiye, 2018 yılında 1 milyar dolar barajını aşmayı hedefliyor.

    Ortadoğu ülkeleri yanında, Afrika ülkeleri ve Hint Yarımadasından ithalatçıların akın ettiği 18-22 Şubat 2018 tarihlerinde Dubai’de düzenlenen Gulfood Fuarı’nın geçmiş yıllara göre 2018 yılında çok daha yoğun geçtiğini belirten Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Rıza Seyyar, Gulfood Fuarı’nı, “Türk ihracatçısının asla vazgeçmemesi gereken fuar” olarak tanımladı.

    “Dubai Türk ihracatçısı için dünyaya açılan kapı niteliğinde” benzetmesinde bulunan Seyyar, “Çok ciddi alıcılarla bağlantı kurmak için bulunmaz fırsat niteliğindeki Gulfood Fuarı’nda Türk gıda ürünlerinin tanıtımını yaptık. Ortadoğu ülkelerinde Türk ürünlerine yoğun bir ilgi var. Bu ilgiyi ihracat rakamlarımıza yansıtmak istiyoruz” dedi.

    2018 yılı hedefi Ortadoğu’ya 1 milyar dolar ihracat

    Ege Bölgesi’nin 2017 yılında gerçekleştirdiği 4 milyar 24 milyon dolarlık gıda ihracatı ile lider bölgelerden biri olduğunu hatırlatan Seyyar, “Türkiye 2017 yılında Ortadoğu ülkelerine 791 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatı yaptı. Sektörün toplam ihracatında Ortadoğu’nun payı yüzde 22’ye ulaştı. 2018 yılı için Ortadoğu ülkelerine 1 milyar dolarlık yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatı hedefliyoruz.”

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Dubai Gulfood Fuarı’ndaki standını ziyaret edenlere turşu, salça, kuru domates, kapari, sarma, çiğ köfte ürünleri başta olmak üzere iştigal sahasına giren ürünlerle ilgili tadımlar yaptırdı.

    İhracatta Irak açık ara lider

    Türkiye’den 2017 yılında Ortadoğu ülkelerine gerçekleştirilen 460 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatında Irak 254 milyon dolarlık tutarla ilk sırada yer alırken, Suudi Arabistan 102 milyon dolar ile zirvenin ortağı oldu. Bu ülkeleri 26 milyon dolarlık ihracatla Suriye izledi.

    Meyve sebze mamulleri ihracatında da; Irak 157 milyon dolarlık tutarla zirvede yer alırken, Suriye’ye 39 milyon dolarlık, Suudi Arabistan’a 31 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ihraç edildi.

  • Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü gözünü Ortadoğu’ya dikti

    Türk zeytincilik sektörü, 2016-2017 sezonunda ihracat rekorlarını alt üst etti. Zeytinyağı ihracatını üç kat arttırarak 174 milyon dolara çıkaran, toplamda 285 milyon dolarlık ihracat yapan Zeytincilik sektörü, başarılı olduğu sezonda kan kaybına uğradığı Ortadoğu pazarındaki kayıplarını telafi etmek için Ortadoğu’daki gıda fuarlarını radarına aldı.

    Zeytinyağı üretiminde dünya ikinciliğini, sofralık zeytin üretiminde ise dünya liderliğini hedefleyen Türkiye, 2017-2018 sezonundaki yüksek rekoltesiyle bu hedeflere ulaşacağının sinyallerini verdi. Türk Zeytincilik Sektörü, 2017-2018 sezonunda 280 bin ton zeytinyağı, 450 bin ton sofralık zeytin rekoltesi bekliyor. Söz konusu rekoltenin katma değere dönüşmesi için kolları sıvayan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, ihracatta güçlü olduğu ancak son sezon ihracat rekorlarından yeterince nasibini alamayan Ortadoğu pazarına yoğunlaşma kararı aldı. Bu amaçla Ortadoğu ülkelerinde düzenlenen gıda fuarlarına katılma kararı alan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, İsrail’in Tel-Aviv şehrinde 28-30 Kasım 2017 tarihleri arasında 34. kez düzenlenen Israfood Fuarı’na katılarak Türk zeytin ve zeytinyağının tanıtımını yaptı ve ziyaretçilere zeytin ve zeytinyağı tadımı yaptırdı.

    Türk Zeytin ve Zeytinyağı Sektörünün, Ortadoğu ülkelerinde katılım sağlayacağı ikinci gıda fuarı ise 18-22 Şubat 2018 tarihlerinde Dubai’de düzenlenecek olan Ortadoğu’nun en büyük gıda fuarı Gulfood Fuarı olacak.

    Türkiye’nin 2016-2017 sezonunda zeytin ve zeytinyağı ihracatını yüzde 63’lük artışla 175 milyon dolardan, 285 milyon dolara çıkardığı bilgisini veren Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Er, bu süreçte Ortadoğu ülkelerine yapılan ihracatın ise 53 milyon dolardan, 51 milyon dolara gerilediğine dikkati çekti.

    Türk zeytincilik sektörünün ihracat rekorları kırdığı bir yılda Ortadoğu ülkelerine ihracatının gerilemesi üzerine Ortadoğu pazarına yoğunlaşma kararı aldıkları bilgisini paylaşan EZZİB Başkanı Er, “Bu amaçla Ortadoğu ülkelerinde düzenlenen gıda fuarlarını radarımıza aldık. İlk olarak, 28-30 Kasım 2017 tarihlerinde İsrail’in tek gıda fuarı Israfood Fuarı’na katılarak Türk zeytin ve zeytinyağının tanıtımını gerçekleştirdik, zeytin ve zeytinyağı tadımı yaptırdık. İsrail, zeytin ve zeytinyağı ihracatımızın çok sınırlı olduğu bir ülke olmakla birlikte genel ihracatımızın sürekli arttığı bir ülke. Türkiye ile İsrail arasındaki siyasi ilişkilerin dip yaptığı dönemde bile İsrail’e ihracatımız arttı. İsrail’de yürüteceğimiz tanıtım çalışmaları sonrasında ihracatımızın İsrail ve Ortadoğu ülkelerine artacağı konusunda çok ümitliyiz” şeklinde konuştu.

    İkinci durak Dubai

    Türk zeytincilik sektörünün 2015-2016 sezonunda gerçekleştirdiği 175 milyon dolarlık ihracattan Ortadoğu ülkelerinin yüzde 30’luk pay alarak 53 milyon dolar ihracat rakamına ulaştığına dikkati çeken EZZİB Başkanı Er şöyle devam etti: “Türk zeytincilik sektörü, 2016-2017 sezonunda toplamda 285 milyon dolarlık ihracat yaparken, Ortadoğu ülkelerinin payı yüzde 18’e geriledi ve Ortadoğu’ya ihracatımız 51 milyon dolara indi. Türkiye’nin bu yıl zeytin ve zeytinyağı rekoltesinde büyük artış var. Bu rekolteyi katma değere dönüştürmek, üreticinin yüzünü güldürmek için Ortadoğu pazarına olan ihracatımızı arttırmamız gerekiyor. Bu amaçla 18-22 Şubat 2018 tarihlerinde Dubai’de düzenlenen ve Ortadoğu’nun en büyük gıda fuarı Gulfood Fuarı’na katılacağız. İlerleyen dönemde Ortadoğu’daki tanıtım faaliyetlerimiz artarak devam edecek.”

    Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği olarak İsrail’de ilk kez fuara katıldıklarını belirten EZZİB Yönetim Kurulu Üyesi Şerif Selçuk ise fuarda EZZİB standına ve Türk zeytin ve zeytinyağı gösterilen ilgiden memnun kaldıklarını belirtti.

    Son 5 yılda zeytin ve zeytinyağı ithalatı 8 bin ton düzeylerinden 25 bin ton düzeyine çıkan İsrail’in Türk zeytin ve zeytinyağı için önemli bir potansiyeli bulunduğuna dikkati çeken Selçuk, “İsrail; ağırlıklı olarak İspanya, Yunanistan, Mısır ve Ürdün’den ithalat gerçekleştiriyor. İsrail pazarında Türk zeytin ve zeytinyağının tanıtımına ağırlık vererek Türkiye’nin payını artırabileceğimiz izlenimi edindik” şeklinde konuştu.

    Türkiye’den İsrail’e 2016-2017 sezonunda gerçekleştirilen zeytin-zeytinyağı ihracatı miktar bazında yüzde 119 artarak 302 tona ulaşırken, elde ettiğim döviz ise yüzde 52 artarak 413 bin dolardan 628 bin dolara yükseldi.

    Türkiye’den Ortadoğu ülkelerine, 2016-2017 sezonunda 28 milyon 910 bin dolarlık sofralık zeytin ihraç edilirken, sofralık zeytin ihracatının 21 milyon 323 bin dolarlık büyük dilimi siyah zeytin ihracatından oldu. Yeşil zeytin ihracatı ise 7 milyon 586 bin dolar oldu. Türkiye, Ortadoğu ülkelerine 22 milyon 533 bin dolarlık altın sıvı olarak tanımlanan zeytinyağı ihraç etti.

    Irak,18 milyon 321 bin dolarlık siyah zeytin ve 5 milyon 765 bin dolarlık yeşil zeytin ihracatı ile zeytin ihracatında Ortadoğu ülkeleri arasında lider ülke olurken, zeytinyağı ihracatında Suudi Arabistan 12 milyon 239 bin dolarlık tutarla en fazla zeytinyağı ihraç edilen Ortadoğu ülkesi olarak kayıtlara geçti.

  • Isparta elması gözünü Ortadoğu’ya dikti

    Isparta’nın elma bahçesi Eğirdir ilçesine bağlı Serpil köyünde Tarım Kalkınma Kooperatifi’ne ait 5 bin tonluk soğuk hava deposunda bekleyen elmalar, tüccarlar tarafından alınarak Irak başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerine gönderiliyor. Soğuk hava deposu içindeki tasnifleme ve paketleme merkezinde elmalar bilgisayarlı sistemle 9 farklı ebatta paketlenerek, tezgahlarda yerini almak için yola çıkıyor.

    9 Farklı boyutta paketleniyor

    Elma tasnifleme sisteminin avantajları hakkında bilgi veren Serpil Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Genel Müdürü Ebumüslüm Kanlı, burada elma paketlemesinin bilgisayar aracılığıyla yapıldığını belirterek, “Elmalarımızı 9 bantta çıkarıyoruz. Tüm bunları bilgisayarda yapıyoruz. Her tüccarın istediği ebatta elmayı kasasına bırakıyoruz. Bu sistem bizim için çok büyük kolaylık, insan hata yapıyor bilgisayar yapmıyor. Zamanda da tasarruf yapıyoruz. İşçi sayısına göre makineyi hızlandırıp yavaşlatabiliyoruz. Elmanın renk ayarını bile yapabiliyoruz. Bunu insanın eliyle ayrıma şansı çok düşük. Optik okuyucularımız elmayı alıyor. Kilo ağırlık tartarak elmanın 100 gramı 63-65 kalibre arasında geliyor. onu birinci banttan veriyoruz. Burada istediğimiz şekilde elmayı seçiyoruz. Şu anda seçtiğimiz elmayı karışık olarak seçiyoruz. Irak öyle istiyor Tüccarın isteğin göre ayırıyoruz. Buradan 4 bin ton civarına elma geçecek. Haziran ayına kadar devam edecek. Tasniflemeyi Haziran ayının 10’una kadar sürdüreceğiz” dedi.

    Elma üreticisi Bayram Özkan da, “Gördüğünüz gibi nerede hareket orada bereket. Elmacılıkta iddialıyız. Bu köyün yüzde 95’i elmacılıkla uğraşıyor. Elma gelir kaynağı. Elmacılık bizim işimiz” diye konuştu.

    Serpil Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mustafa Kanlı da, 1997 yılında yapılan soğuk hava deposunun 5 bin ton kapasiteye sahip olduğunu belirterek, “Bahçelerde kasalara toplanan elmalar buraya getiriliyor. Soğutmasının kontrolü kooperatifimiz tarafından yapılıyor. Tüccarlar geldiğinde paketlemeye dökülüyor. İsteğe göre boy ve renge göre seçilip satılıyor. Üyelerimiz benim elmamı şu dönemde sat diyince o dönem geldiğinde elmasını tüccara satıyoruz. Makinede işleniyor. Tüccar nereye gönderecekse gönderiyor” dedi.

    Kargo uçağı talebi

    Kooperatif üyelerinden Soner Erbay ise üretimde sıkıntıları bulunmadığını, kaliteli ürünlerim olduğunu ancak pazar konusunda sıkıntı yaşadıklarını dile getirdi. Ürünlerin değerinde para kazanmasını istediklerini söyleyen Erbay, ” Türkiye’de alma üretim çok. Bizim pazar sorunumuz var, Daha değişik ülkeler götürülmesi gerekiyor. karayoluyla bu sıkıntılı. Maliyetler de yüksek. Bir de ürünlerin bozulmadan tazeliğin koruması için bir an önce tüketiciye ulaşması gerekir. Onun için kargo uçağıyla elmaların taşınmasını istiyoruz. Biz dezavantajımız var. Isparta havalimanı şu anda yolcu trafiğine açık. Biz kargo uçağı olarak havalimanında hizmet almak ürünlerimizi oradan paketlenmesini daha değişik ülkelere gönderilmesini ve pazarımızın artmasını ürünlerimizin daha iyi fiyatlara satılmasını istiyoruz” diye konuştu.

  • Ortadoğu’ya elma ihracatı başladı

    Antalya’nın Korkuteli ilçesinde üretilen ve soğuk hava depolarına konulan elmalar, yurt içi ve yurt dışından alıcı buldu. İstanbul, Ankara ve İzmir’den sonra başta Mısır olmak üzere Ortadoğu ve Arap ülkelerine de elma ihraç ediliyor.

    Korkuteli ilçesinde 4 aydır soğuk hava deposunda bekleyen elma, Karyağdı armudu ve Margarit armudu işlenerek iç ve dış piyasada satılmaya başladı. Özellikle Rusya pazarının açılmasıyla Rusya, Irak, Gürcistan, Mısır’a ihracat başladı.

    Soğuk Hava Tesisi sahibi Oğün Taş, soğuk hava deposunda yapılan tasnifleme ve boylama çalışmalarının meyvelerini vermeye başladığını söyledi.

    Soğuk hava tesislerinde bekletilen elmanın ilk etapta 1 TL’den alıcı bulduğunu belirten Taş, boylama sonrasında 1-1.30 TL, Fresh Elma 1.40- 1.60 TL arasında, Karyağdı armudunun bu yıl istenilen rekolte de olmamasından dolayı 1.50- 1.70 TL arasında, Margarit armudu ise 1.20-1.50 TL’den satıldığını ifade etti.

    Bölgeden elma ihracatına başlanmasının üreticileri sevindirdiğini kaydeden Taş, “Korkuteli ilçesinde elma üretimi yaklaşık 55 bin ton, Armut üretimi ise 70 bin tona ulaştı. Birinci sınıf elmaları soğuk hava depolarında bekletiyorduk. Ürünlerimizin tatmin edici bir fiyattan satılması için ihracat kapılarının açılmasını bekledik. Üreticilerimiz elma ihracatının başlamasına sevindi. Soğuk hava depolarında saklanan elmalar boy ile renklerine göre ayrımı yapıldıktan sonra ihraç ediliyor” dedi.

    İhracat kapılarının açılmasıyla Mısır’a da elma göndereceklerini ifade eden Taş, “Önümüzdeki günlerde Mısır’a elma göndereceğiz. İhracat devam ediyor. İlk kez üreticinin yüzü gülüyor. Tabi bizler de bu mutluluğa ortak olmanın sevincini yaşıyoruz. Yöremiz elmasının aroması, sertliği, kalitesi, tadı hiçbir bölgede bulunamayacak orandadır. Ürettiğimiz elmanın pazar bulacağına ve yeni taleplerin gelmesini sağlayacağından kuşkumuz yok” dedi.

  • Güler: “İskenderun Limanı, Ortadoğu’ya Bağlanan Köprü Olacak”

    Hatay Ro-Ro Başkanı İbrahim Güler, “Türkiye ve Ürdün arasında yapılması planlanan Ro-Ro seferleri gerçekleşirse Hatay’ın İskenderun Limanı Türkiye üzerinden Lübnan, Ürdün ve Ortadoğu’ya bağlanan köprü olacak” dedi.

    Güler, İHA muhabirine yaptığı açıklamasında, Ürdün Akabe Limanı ile İskenderun Limanı arasında Ro-Ro hattı kurulması için çalışma yaptıklarını söyledi. İskenderun Limanı’ndan Suudi Arabistan’ın Duba Limanı’na yapılan mevcut seferlerin Ürdün’ün Akabe Limanı’na gerçekleşmesi halinde Suudi Arabistan’ın uyguladığı vize probleminin de çözüleceğini kaydeden Güler, bu durumun Ürdün ithalat ve ihracatını da Hatay Ro-Ro güzergahına katacağını belirtti.

    Ürdün ithalat ve ihracatının Hatay Ro-Ro seferleri güzergahına katılmasıyla Lübnan Limanı’nı da Ortadoğu’ya bağlayacaklarını anlatan Güler, “Lübnan lojistiği köşeye sıkışmış durumda. Teşvikle yürümekte olan Lübnan lojistiğini Ürdün seferleriyle karşılıklı olarak Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ve diğer ülkelere bağlamış olacağız. Bir anlamda bizim transit yüklemelerimizi de Ürdün’e ve Lübnan’a tekrar bağlama şansını yakalayacağız. Bu Türkiye üzerinden Lübnan, Ürdün ve Ortadoğu’ya bağlanan bir köprü olmuş olacak” dedi.

    Süveyş Kanalını kullandıkları için karayollarında ciddi bir artış olduğunu ve bunun için teşvik uygulamasının da hayata geçirilmesini beklediklerini ifade eden Güler, şöyle devam etti:

    “Teşvik uygulaması hayata geçirildiğinde gemilerin nakliye firmalarına uygulamış olduğu fiyat düşecek. Bu uygulamanın hayata geçirilmesi ekonomik anlamda ithalatın ve ihracatımızın artmasına önemli bir katkı sağlar. Hatay bölgesi İstanbul’dan sonra tenteli araç grubunda Türkiye ikincisi, frigo araçlarda ise Türkiye birincisi. Suriye üzerinden Ortadoğu’ya bağlanamıyor olmamız nakliyeciler de ciddi bir sıkıntıyı beraberinde getiriyor. Ortadoğu’da yaşanacak olan bu lojistik hareketlilik direkt olarak bölge lojistiğine ve Türkiye ihracatına önemli bir katkı sağlayacaktır. teşvik önem arz ediyor. Şu anda seferlerimiz haftanın iki günü yapılmaktadır. Ancak seferlerimizde ciddi düşüşler devam etmektedir.”