Etiket: Orta

  • Denize kıyısı olmayan Yozgat’tan Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine balık ihracatı

    Denize kıyısı olmayan ve Bozkırın ortasında yer alan Yozgat’ın Çekerek ilçesinde bulunan Süreyyabey Barajı’nda balıkçılar tarafından avlanan sazan, alabalık ve gümüş balığı birçok Avrupa ve Orta Doğu ülkelerinin sofralarını süslüyor.

    Yozgat’ın Çekerek ilçesine sulama amaçlı kurulan Süreyyabey Barajı, bölge halkının geçim kaynağı haline geldi. Bölge halkı, balık sezonunda tonlarca gümüş, sazan, çay ve alabalık üreterek Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine ihraç ediyor. Bozkırın ortasında denizi olmayan Yozgat’ta yıllık 2 bin ila 4 bin ton arasında üretilen balıklar başta İngiltere, Fransa, Hollanda gibi ülkeler olmak üzere Irak, Suriye ve İran gibi ülkelerinin sofralarında yer buluyor.

    Geçimini balıkçılık ile sağlayan Mustafa Şahan, yaptığı açıklamada, “Çekerek Barajı’nda balıkçılıkla uğraşıyorum. Sazan balığı, ırmak balığı ve sezonuna göre gümüş balığı tutuyoruz. Bunların hepsi yurt dışına ihraç oluyor, geçimimizi balıkçılıkla sağlıyoruz. Yozgat’ın denize kıyısı yok ama her sezon balık çıkartıyoruz. Bozkırın ortasında Avrupa’ya balık ihraç edebiliyoruz. 20’ye yakın teknemiz var 40-50 kişi balığa çıkıyor ve herkes buradan nasibini alıyor” dedi.

    İlçelerinden yurt dışına balık ihraç ettiklerini anlatan Bayram Şahan isimli balıkçı ise, “Geçimimizi burada balıkçılıkla sağlıyoruz. Barajda genelde sazan, gümüş balığı, çaycı, alabalık avlıyoruz. Geçimimizi yaz kış buradan sağlıyoruz. Denizimiz yok ama balığımız da çok. Bu gurur verici bir olay Çekerek gibi bir ilçeden yurt dışına balık ihraç etmek çok güzel bir duygu” şeklinde konuştu. Ayhan Şimşek isimli balıkçı da şu ifadelere yer verdi:

    “Balıkçılık yaparak geçimimizi sağlıyoruz. Barajımızda sazan, alabalık, gümüş balığı var. Onları tutuyoruz. Türkiye’de balık kültürü yok balık yiyen çok yok. Onun için bunları ihraç ediyoruz. Gümüş balığı daha çok Almanya, İngiltere ve Fransa’ya gidiyor. Alabalık ve sazan balığı ise Arap ülkelerine gidiyor. İran, ırak ve Suriye’ye gönderiyoruz.”

    Çekerek Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Dursun Uslu ise barajlarında tuttukları balıkları sazan ve alabalıkları Irak, İran ve Suriye’ye, gümüş balığını ise İtalya, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa ülkelerine ihraç ettiklerini söyledi. Uslu, “Bozkırın ortasındayız ama Yozgat’ta bizim de bir denizimiz var. Balığımız var. Burası bir derya buradan sebepleniyoruz” dedi.

  • Orta Doğu’yu hedefleyen Muddy Water Türkiye’ye de sıçradı

    İlk kez 2017 yılında Irak ve Suudi Arabistan’da görülen Muddy Water aktivitesini takip eden Kaspersky Lab araştırmacıları, söz konusu tehdidin Ürdün, Türkiye, Azerbaycan, Pakistan ve Afganistan’daki kamu kurumlarını da tehdit ettiğini açıkladı. Yayılmak için yüksek düzeyde özelleştirilmiş oltalama mesajlarını kullanan Muddy Water, içine özel makrolar yerleştirilmiş ofis dosyalarını kullanıyor.

    Yeni bir tehdit olarak görülen 2017 yılında keşfedilen Muddy Water, ilk olarak Irak ve Suudi Arabistan’daki kamu kurumlarına saldırırken tespit edilmişti. Kaspersky Lab araştırmacıları bu yılın başlarında tehtidin çok daha geniş bir coğrafyayı hedef alan oltalama mesajlarıyla yayılmaya çalıştığını keşfettiğini açıklarken, 2018 yılı Mayıs ve Haziran aylarında etkinliği doruğa çıkan tehdidin etkisi halen sürüyor.

    Yapılan bilgilendirmede; oltalama mesajlarının içeriği özellikle kamu ve askeri kurumların, telekom şirketlerinin ve eğitim kurumlarının hedeflendiğini gösteriyor. Söz konusu e-posta mesajları MS Office 97-2003 dosyalarını ekinde barındırıyor ve kullanıcıları makroları aktif hale getirmeye zorluyor. Hemen arkasından bulaşma gerçekleşiyor.

    Kaspersky Lab araştırmacılarının yaptığı açıklamada; saldırganların kullandıkları PowerShell, VBS, VBA, Python ve C# scriptleri, RAT (Remote Access Trojans-Uzaktan Erişimli Truva Atı) ve diğer araçlara dair analizler sürüyor. Enfeksiyon gerçekleştiğinde zararlı yazılım, beraberindeki listede yer alan internet adreslerinden birini seçerek komuta merkeziyle iletişime geçiyor. Sistemde güvenlik yazılımı olduğunu algılarsa bir dizi script çalıştırıyor ve son bir PowerShell paketiyle sistemde suistimale açık bir arka kapı bırakıyor. Gerçek MS dosyaları kullanması nedeniyle kara listelerden kolayca sıyrılan tehdit, beraberindeki PowerShell koduyla makro uyarılarını ve korumalı görünüm seçeneklerini devre dışı bırakabiliyor. Böylece takip eden saldırılara karşı sistemi korumasız hale getiriyor.

    Tehdidin şimdiye dek tespit edilen hedefleri arasında Türkiye, Ürdün, Azerbaycan, Irak, Suudi Arabistan, Mali, Avusturya, , Rusya, İran ve Bahreyn yer aldığı belirtilirken, Muddy Water operasyonunun arkasında kim olduğu bilinmemekle birlikte, kullanılan saldırı teknikleri jeopolitik bir amaç için saldırıların gerçekleştirildiğine dair ipuçları verdi. Yine kullanılan kodlar araştırmacıları yanıltmayı hedefleyen unsurlar barındırıyor. Örneğin; kodlarda Çince yazılar, Leo, PooPak, Vendetta ve Turk gibi isimler geçiyor.

    Kaspersky Lab GReAT Takımı Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Amin Hasbini, keşfedilen bulgular ile ilgili, “Geçtiğimiz yıl Muddy Water grubunun pek çok saldırıya imza attığını ve tekniklerini sürekli geliştirdiklerini gördük. Grup çağdaş güvenlik önlemlerini atlatmak için aktif bir geliştirici takımına sahip. Bu da yakın zamanda tehdidin daha ciddi boyutlara ulaşabileceğini gösteriyor. Bu nedenle konuya dair ilk bulgularımızı kamuoyuyla bir an önce paylaşmak istedik. Grubun ellerindeki araçları, stratejilerini ve olası hatalarını ortaya koymak için gözlemlerimize devam edeceğiz”.

    Kaspersky Lab, Muddy Water ve benzer tehditlere karşı korunmak için alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

    Hedefli tehditlerin algılanması, önlenmesi ve araştırılmasına yardımcı olacak kapsamlı süreçleri devreye alınmalı. Hedefli saldırılara karşı etkili güvenlik çözümleri ve personel eğitimi de bunun bir parçası olmalı.

    Güvenlik ekibinizin en son tehdit verilerine düzenli olarak ulaşmasını sağlanmalı, böylece YARA kurallarını uygulayabilir ve saldırıya dair izleri daha kolay tespit edebilir.

    Kurumsal nitelikte yama yönetim sürecini devreye sokulmalı.

    Tüm sistem yapılandırmalarını iki kez kontrol edilmeli ve en iyi korunma yollarını süreçlerin parçası haline getirilmeli.

    Çalışma ekibinin şüpheli e-posta mesajları tespit etme konusunda eğitilmeli ve böyle bir durumda ne yapılması gerektiğine dair bilgilendirilmeli.

  • Yat kiralama orta gelir kesimine kadar indi

    Canlanan turizm sektörü ile beraber yat kiralama sektörü de hareketlendi. Naviera Yatçılık GM Hakan Varlı orta gelir kesiminin yat kiralama için önceki yıla oranla daha fazla talep göstermeye başladığını belirtti.

    Naviera Yatçılık Genel Müdürü Hakan Varlı, canlanan turizm sektörü ile beraber yat kiralama sektörünün de hareketlendiğini zengin kesimin tatil için tercih ettiği lüks tekneleri orta kesimin de özel gün ve etkinlikler için tercih ettiğini ifade etti. Hakan Varlı, sezon başında otellerde başlayan hareketlenmenin yaz ortasında yat sektöründe de hareket getirdiğini şu sözlerle ifade etti: ”Yatçılık sektörü yaz turizmi ile paralele şekilde hareket ediyor. Turizmdeki iyi gidişat yatçılıkta da bir canlanma meydana getirdi. Lüks ve premium bir hizmet olan yat kiralamayı tatil için daha çok varlıklı kesim uzun dönemli kiralama yaparak tercih ediyor. Orta sınıf da daha çok özel etkinlikler, doğum günleri için tercih ediyor.”

    “Yat sektöründe gözler Türkiye’de olacak”

    Yat sektörünün Türkiye’de genel olarak önemli bir yer kapladığını belirten Naviera Yatçılık Genel Müdürü Hakan Varlı, sadece kiralama değil üretim olarak da Türkiye’nin güçlü bir oyuncu olduğunu ifade ederek, Ekim ayında gerçekleşecek fuarla gözlerin Türkiye’ye çevrileceğini söyledi. Varlı, “2 Ekim’de Viaport’ta başlayan Boat Show Eurasia için yat sektörü gözünü Türkiye’ye çevirdi. Hem yerli üretim teknelerimiz hem de farklı ülkelerden birçok firma Türkiye’ye gelerek teknelerini sergileyecekler. Gene hem Türk hem de yabancı tekne meraklıları yeni modelleri görmek için Türkiye’ye gelecekler” diye konuştu.

    “Orta gelir kesimi de yat kiralamayı tercih etti”

    Naviera.com.tr website yöneticisi Celil Can, websitesi üzerinden yapılan başvurularda, orta gelir kesiminden gelen talepte büyük artış olduğunu belirterek, “Orta gelir kesimi yat kiralama için önceki yıla oranla daha fazla talep göstermeye başladı. Doğum günü etkinlikleri, kutlamalar ve toplu etkinliklerde yoğun olarak tercih ediyorlar. Daha özel ve unutulmaz ve tatil yaşamak isteyenler de uzun süreli kiralamalar için başvuruyor” dedi.

  • Gülüç Vesile Dikmen Orta Okulunda ’’ İlköğretim Haftası ’’ Kutlandı

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesine bağlı Gülüç Vesile Dikmen Orta Okulu’nda ilköğretim Haftası düzenlenen törenle kutlandı.

    2018-2019 eğitim ve öğretim yılının başlaması nedeniyle Gülüç Vesile Dikmen Orta Okulu’nda düzenlenen törende İlköğretim Haftası kutlandı. Törene Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Demirtaş, Okul Müdürü Ayşe Akar Elekoğlu, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.

    Belediye Başkanı Gökhan Demirtaş yaptığı konuşmada, öğretmenlerin ve öğrencilerin 2018-2019 eğitim ve öğretim yılı kutlayarak, kendilerine başarılar diledi.

  • ATO Başkanı Baran, Orta Vadeli Programı değerlendirdi

    Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan yeni ekonomi programının Türkiye’nin üretim ekonomisine dönüşme süreci için yol haritasını ortaya koyduğunu belirterek, “Dengelenme, disiplin ve değişimi içeren 3D’li dönemle birlikte Türkiye üretim ekonomisine dönüşecek” dedi.

    ATO Başkanı Baran, yaptığı yazılı açıklamada Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan Orta Vadeli Programı değerlendirdi. Baran, “yeni ekonomi programı” olarak adlandırılan 2019-2021 dönemini içeren programın Türkiye’nin döviz merkezli ekonomik kuşatma operasyonunu bertaraf etmenin yanı sıra, dengelenme, toparlanma ve sıçrama için yürütülecek çalışmaları içerdiğini kaydetti. Enflasyon, işsizlik, cari açık gibi temel göstergelere ilişkin hedeflerin gerçekleştirilebilir olduğunu belirten Baran, “Üretim odaklı bir büyümenin hedeflenmesi ve katma değeri yüksek üretim alanlarına yönelinmesi Türkiye’nin insan kaynağı başta olmak üzere sahip olduğu tüm değerlerin doğru kullanımı ve bağımsızlığı açısından önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

    Yeni ekonomi programında Kamu Maliyesi Dönüşüm Ofisi’nin kurulacağının yer aldığını hatırlatan Baran, kamu maliyesinin disiplin altına alınmasıyla 76 milyar TL’lik tasarruf sağlanmasının önemli olduğunu ifade etti. Baran, “Ekonomik yaptırımların silah gibi kullanıldığı bu dönemde ülke olarak yeni bir başarı hikayesine ihtiyacımız var. Üretimi odağına alan Türkiye hem büyüme ivmesini artıracak, hem dış ticaret hem de cari açığına kökten çözüm üretebilecektir. Bu ivmeye kamu maliyesinin yeniden yapılandırılmasıyla elde edilecek tasarruf eklenince Türkiye’nin yeni ekonomi programıyla önemli bir dönüşüm sürecini tamamlayabileceği gözüküyor. Ekonomimizin zorluklarını sağ salim aşacağımıza inanıyorum” dedi.