Etiket: Orta

  • Kaza Yapan Otomobil, Orta Refüje Çıktı

    Sakarya’nın Erenler ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, kazaya karışan otomobillerden biri savrularak orta refüje çıktı.

    Edinilen bilgiye göre, saat 00.30 sıralarında, Sakarya Caddesinden D-100 istikametine ilerleyen Tunç Berkand K. (20) idaresindeki 54 DS 153 plakalı otomobil ile Karasu çevre yolundan Sakarya Caddesine çıkan Muhammet Ali T. (40) idaresindeki 81 FB 241 plakalı otomobil, Atatürk Sanayi önündeki kavşakta çarpıştı. Kazada yaralanan olmazken, kazaya karışan otomobillerden biri savrularak orta refüje çıktı. Sürücülerin kendi aralarında anlaşarak tutanak tuttukları kazada her iki araçta da maddi hasar meydana gelirken, Muhammet Ali T.’nin, otomobilini henüz bir ay önce aldığı öğrenildi.

  • Giresunspor’dan Orta Sahaya Takviye

    PTT 1. Lig ekiplerinden Giresunspor orta sahayı güçlendirme çalışmalarını sürdürüyor.

    Giresunspor Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup takımlarından Fatih Karagümrükspor’un 21 yaşındaki genç orta saha oyuncusu Mertcan Aktaş’ı 1.5 yıllığına renklerine bağladı.

    Yeşil-Beyazlı ekibin Başkan Yardımcısı Mehmet Kazancıoğlu, iddialı oldukları bir ligde taraftara daha iyi bir Giresunspor izletmek için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Kazancıoğlu, “Giresunspor ligde iddialı takımlar içerisinde en favori isimler arasında. Bunu da sahada oynadığımız oyunla gösteriyoruz. Yönetim olarak biz de hocamızın istediği mevkilere takımımızın şartları doğrultusunda takviye yapıyoruz” dedi.

  • Antalyaspor’a Dnipro’dan Orta Saha

    Antalyaspor, Ukrayna’nın Dnipro takımından 26 yaşındaki orta saha oyuncusu Richard Danilo Maciel Sousa Campos ile 2.5 yıllık sözleşme imzaladı.

    Transferin hızlı takımlarından Antalyaspor, Belçika Milli Takımı’nda da forma giyen orta saha oyuncusu Richard Danilo Maciel Sousa Campos’u renklerine bağladı.

    Hasan Subaşı Tesisleri’nden düzenlenen imza töreninde konuşan Antalyaspor Kulübü Başkanı Gültekin Gencer, ihtiyaç olan noktalara transfer çalışmalarına devam ettiklerini kaydetti.

    İkinci yarının güçlü kadrosunu oluşturmak için transfer yaptıklarını aktaran Başkan Gencer, “Orta sahada Guıiherme’nin Corinthians kulübüne satışından sonra boşluk vardı. O boşluğu, Dnipro ile sözleşmesini fesheden Danilo ile kapattık. Kendisine Avrupa’nın birçok kulübünden teklif vardı. Belçika Milli Takımı oyuncusu aynı zamanda. Danilo Antalyaspor’u tercih etti. İnşallah ikinci yarıda Antalyaspor’a katkı koyacaktır. 2.5 sene birlikte olacağız. Her iki tarafa da hayırlı olsun” dedi.

    “RÜYAM GERÇEK OLDU”

    Kırmızı beyazlı takıma 2.5 yıllığına imza atan Danilo Sousa, Antalyaspor’a gediği için çok mutlu olduğunu söyledi.

    2.5 yıllık sözleşme imzalayacağını belirten Danilo Sousa, “Başkanımıza teşekkürler. Antalya’da beklenilenden çok daha iyi karşılandım. Bu noktada düşüncelerim çok daha pozitif oldu. 4 yıl Rus ve Ukrayna takımlarında oynadım. O zaman Antalya’ya kampa gelirdik. Arkadaşlarımla hep şakalaşırdım. ‘Çok güzel bir şehir burada oynamak bir rüya olmalı’ gibisinden şakalar yapardım. Şimdi bu rüya gerçek oldu” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Danilo Sousa kendisini 2.5 yıllığına kırmızı-beyazlı renklere bağlayan sözleşmeye imzayı attı.

    İmza törenine Danilo Sousa’nın Ajax ve Standart Liege takımlarında forma giyen babası Wamberto De Jesus Sousa Campos’da katıldı.

    Öte yandan Antayaspor’un Kamerun’lu yıldız futbolcusu Samuel Eto’o’nun Mısır’a transferinin söz konusu olmadığı ve futbolcunun Antalya’da mutlu olduğu belirtildi. Eto’o’nun Mısır’dan gelen tekliflere de dahi sıcak bakmayacağı ifade edildi.

  • Orta Kulak İltihaplarına Dikkat

    Özel Optimed Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Tugay Çevik, kulak iltihapları ve kulakta sıvı toplanmasının çok önemli rahatsızlık olduğunu, tedavisinin yapılmaması durumunda telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekerek, “Kronik iltihaplarda oluşan kolesteatom, iç kulağa yayılım sonucu tam işitme kaybı ve baş dönmesi, beyine doğru yayılım sonucu beyin abseleri, yüz felci ve menenjit gibi komplikasyonların oluşmasına sebep olabilir” dedi.

    Kulak hakkında aydınlatıcı bilgi veren Op. Dr. Tugay Çevik, kulağın, ış, orta ve iç kulak olmak üzere 3 kısma ayrılarak incelendiğini belirterek, “Dış kulak yolunun sonunda kulak zarı bulunur. Kulak zarı dış ve orta kulağı birbirinden ayırır. Yani orta kulak, kulak zarının daha iç tarafında bulunur ve bir boşluktan oluşur. Bu boşluğun içinde örs, çekiç ve üzengi adı verilen kemikçikler bulunur. Bu kemikçikler dış kulaktan gelen sesi iç kulağa aktarma görevi görür. Orta kulak bir kanal aracılığıyla (östaki borusu) geniz boşluğuna bağlanır. Bu kanal orta kulağın basıncını ayarlar” diye konuştu.

    ORTA KULAK İLTİHABININ OLUŞUMU

    Op. Dr. Tugay Çevik, “Orta kulak iltihabı genellikle bakterilere bağlı olarak gelişir. Bu iltihap yeni oluşmuşsa akut orta kulak iltihabı, uzun süreden beri var ve kendini kulak zarında bir delik ile gösteriyorsa kronik orta kulak iltihabı denir. Ancak bazen östaki borusunun tıkanmasına bağlı olarak, alerji veya geniz etine bağlı orta kulak iltihabı gelişebilir ve buna seröz orta kulak iltihabı denir. Orta kulakta bakterilerin yerleşip hastalık yapacak kadar çoğalmasıyla orta kulak iltihabı oluşur. Orta kulağa mikroplar genellikle östaki borusu aracılığı ile geniz ve boğazdan gelir. Östaki borusunun çocuklarda daha düz ve kısa olmasından dolayı orta kulak iltihabı çocuklarda daha sık görülür. Kulak zarı sağlam olduğu sürece dış kulaktan orta kulağa iltihap yapacak bakteri giremez. Bazen orta kulakta bakterilere bağlı olmayan iltihap gelişebilir. Bu durum genellikle östaki borusunun allerji veya geniz eti gibi nedenlerle tıkanıp orta kulakta basınç problemleri oluşmasına ve yapışkan sıvı toplanmasına bağlıdır. Seröz orta kulak iltihabı denilen bu durum bakterilere bağlı orta ulak iltihabından farklı belirtiler verir ve tedaviside farklıdır. Bakterilere bağlı iltihap genellikle ilaç tedavisiyle düzelirken, seröz orta kulak iltihabı bazen kulak zarını çizmek ya da tüp takmak şeklinde bir ameliyat gerektirir” şeklinde bilgi verdi.

    ORTA KULAK İLTİHABININ BELİRTİLERİ

    Orta kulak iltihabının en sık görülen belirtisinin ağrı olduğunu hatırlatan Op. Dr. Tugay Çevik, özellikle çocukların ağrıyı daha fazla hissettiğini, bunun dışında işitme azlığı, ateş, bebeklerde huzursuzluk, dolgunluk gibi şikayetler görüldüğünü söyledi. Op. Dr. Çevik “Eğer iltihap kulak zarını delerse kanlı ya da iltihaplı akıntı oluşur. Seröz orta kulak iltihabında ise ağrı olmaksızın işitme azlığı görülür. Kronik orta kulak iltihabında ise işitme azlığı, aralıklı veya sürekli akıntı ya da kötü koku şeklinde belirtiler olur” şeklinde konuştu.

    Muayene bulguları hakkında da bilgi veren Op. Dr. Tugay Çevik, orta kulak iltihabının türüne göre değiştiğini, bakterilere bağlı iltihapta kulak zarının oldukça kızarık, bombeleşmiş görüldüğünü, seröz otitis media’da ise kulak zarındaki en önemli bulgunun zarın içe doğru çökmesi olduğunu, kızarıklığın yine görülebileceğini, kronik iltihaplarda ise kulak zarında delik ve varsa akıntı olabileceğini vurguladı. Yapılacak tetkikler hakkında da bilgi veren Op. Dr. Çevik, “Yeni oluşan bir orta kulak iltihabında teşhis muayene ile konduğu için genellikle tetkik gerekmez. Fakat seröz ve kronik orta kulak iltihaplarında işitme testleri gereklidir. Bu hem işitme kaybının derecesini belirlemeye hem de tedavi sonuçlarını değerlendirmeye yarar. Seröz iltihaplarda, orta kulak basıncını belirlemek için timpanometri denilen bir tetkikte yapılır. Kronik orta kulak iltihaplarında, özellikle tedavi için ameliyat düşünülüyorsa normal filmler ya da bilgisayarlı tomografi çektirmek gerekebilir” ifadelerini kullandı.

    TEDAVİ YÖNTEMLERİ

    Op. Dr. Tugay Çevik, orta kulak iltihabının tedavi yöntemleri hakkında da bilgi vererek, “Akut orta kulak iltihabı genellikle antibiyotikler ve ağrı kesici ilaçlarla uygun şekilde tedavi edilir. Nadiren antibiyotiklere cevap alınamadığı durumlarda kulak zarını çizmek gerekebilir. Seröz otitis media’da da yine önce ilaç tedavisi uygulanır. Özellikle alerjiye bağlı seröz orta kulak iltihapları ilaç tedavisine iyi yanıt verir. Ancak birçok kez kulak zarını çizmek veya tüp takmak şeklinde cerrahi müdahale gerekir. Kronik orta kulak iltihaplarında nadiren ilaç tedavisi yeterli tedavisi sağlar. Kronik orta kulak iltihaplarının tedavisi genellikle ameliyattır” dedi.

    Orta kulak iltihabının çok sık tekrarladığına da dikkat çeken Op. Dr. Çevik, “Tekrarlayan orta kulak iltihabı demek için, hastanın 6 aylık bir süre içerisinde 3 veya daha fazla orta kulak iltihabı geçirmesi gerekir. Tekrarlayan orta kulak iltihabı olan çocuklarda yarık damak, burun ve sinüs alerjisi, geniz eti, sinüzit gibi hastalıklar araştırılır. Bunlardan biri bulunursa tedavi edilir. Eğer bu tür hastalıklar bulunamazsa önleyici tedavi yapılır” diyerek, tedavi yöntemlerini şöyle sıraladı:

    “Orta kulak iltihabı olmadan düşük dozda antibiyotik verilmesi, kulak zarının çizilmesi veya kulak zarına tüp takılması, geniz etinin alınması, bazı aşılar.”

    AMELİYAT DURUMU VE TEHLİKELERİ

    Seröz orta kulak iltihabında eğer hastada işitme kaybı var ve bu durum ilaç tedavisiyle düzelmiyorsa tedavi ameliyat olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Çevik, kronik orta kulak iltihabında da eğer iltihap orta kulaktaki kemikçikleri eritmeye ve çevre dokulara yayılmaya başlamışsa yine ameliyatın gerekli olduğunu vurguladı. Op. Dr. Çevik, “Akut orta kulak iltihapları uygun dozda ve uygun süre ile tedavi edildiklerinde genellikle bir tehlike oluşturmazlar. Seröz orta kulak iltihaplarında da kulak zarında ileri derecede çökme ve orta kulak kemikçiklerinde erimeye bağlı işitme kaybı gelişebilir. Bazen ileri derecede zar çökmelerinde orta kulakta kolesteatom adı verilen ve kemiklerde erimeye neden olan bir doku gelişebilir ve iltihabın çevre dokulara yayılmasına yol açabilir. Kronik orta kulak iltihapları en çok tehlikeye yol açabilen iltihap türüdür. Kolesteatom daha çok kronik iltihaplarda oluşur. Eğer kolesteatom yoksa ve kabul edilebilir bir işitme kaybı varsa ameliyat gerekmeyebilir. Ancak özellikle kolesteatom iltihabın yayılmasına yol açabilir. İç kulağa yayılım sonucu tam işitme kaybı ve baş dönmesi, beyine doğru yayılım sonucu beyin abseleri, yüz felci ve menenjit gibi komplikasyonların oluşmasına sebep olabilir” diye konuştu.

    Özel Optimed Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Tugay Çevik, hastanın ameliyat olmaması durumunda oluşacak risklerle ilgili şunları söyledi:

    “Seröz orta kulak iltihaplarında ameliyat olunmazsa zardaki çökme ve sıvı birikiminin artar. İşitme kaybı günlük yaşamı zorlaştıracak seviyeye gelir ve daha sonra uygulanacak ameliyatın başarı şansı düşer. Kronik orta kulak iltihaplarında ise eğer işitme kaybı az ise ve iltihap pasif durumda olup, sık sık akıntı yapmıyorsa ameliyat olmadan yaşam devam edebilir. Bu durumda hasta kulağına su kaçırmamaya ve mümkün olduğunca üst solunum yolu infeksiyonu geçirmemeye çalışmalıdır. Ancak iltihap sık sık aktif hale gelip akıntı oluyorsa, işitme kaybı ilerliyorsa, kulak kemikçiklerinde erime artıyorsa ve orta kulak iltihabına bağlı komplikasyonlar oluşmuşsa tedavi kesinlikle ameliyattır.”

    AMELİYATIN RİSKLERİ VE AMELİYAT SONRASI DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

    “Her ameliyatın olduğu gibi orta kulak ameliyatlarının da riskleri ve komplikasyonları vardır” diyen Op. Dr. Tugay Çevik, “Bu ameliyatlar için sıklıkla genel anestezi kullanıldığı için anestezi riskleri mevcuttur. Bunun dışında kulak zarının çizilmesi genellikle problem oluşmasına rağmen bazen iç kulağa zarar verilebilir. Tüp takılması da bazı problemler meydana getirebilir. Tüp takılırken kulak zarına fazla zarar verilebilir veya tüp orta kulağa kaçabilir. Tüp takıldıktan sonra ise, zarda kalıcı delik, kireçlenme, infeksiyon ve buna bağlı akıntı oluşabilir. Kronik orta kulak iltihapları için yapılan ameliyatlar daha büyük ameliyatlardır ve bunlarında bazı komplikasyonları vardır. İç kulağa zarar verilerek tam işitme kaybı, yüz felci, çevredeki damar ve sinirlerin yaralanması önemli komplikasyonlar arasındadır. Kulağına tüp takılan hastaların dikkat etmesi gereken en önemli konu kulağa su kaçmasının önlenmesidir. Bunun dışında genellikle ayda bir kez kontrol yeterlidir. Kronik orta kulak iltihaplarında ise en önemli konu pansumanlara doktorun uygun gördüğü şekilde riayet edilmesi ve verilen ilaçların uygun şekilde kullanılmasıdır. Orta kulak iltihabı için ameliyat olan hastaların yiyecek ve içecekle ilgili dikkat etmesi gereken önemli konular yoktur. Kronik orta kulak iltihabı nedeniyle kulak çevresindeki kemiğin fazla oyulmak zorunda kalınan hastalarda, oluşan boşlukta kulak kiri sık sık birikebilir. Bunlar periyodik olarak temizlenmelidir” dedi.

    Orta kulak iltihapları için yapılan ameliyatlardan önce hiç bir zaman sorunun kesinlikle yok olacağına dair iddiada bulunulamayacağını vurgulayan Op. Dr. Çevik, “Tüp takılan hastalarda tüp çıktıktan sonra orta kulaktaki basınç ve sıvı problemleri tekrar edebilir. Bazen birkaç kez tüp takılmasına rağmen problemin devam ettiği hastalar vardır. Kronik orta kulak iltihabı ameliyatları sonucunda ise takılan zarın tutmaması, takılan protezlerin yerinden çıkması, iltihabın devam etmesi gibi problemler oluşabilir” diye konuştu.

  • İsmail Safi’den Uluslararası Kamuoyuna Orta Doğu Konusunda Çağrı

    AK Parti İstanbul Eski Milletvekili İsmail Safi,

    “Orta Doğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye-Irak İlişkileri” konulu panele katıldı. İsmail Safi, uluslararası kamuoyuna çağrı yaparak, “NATO ve BM gibi kuruluşlar ile uluslararası kamuoyunun biraz vicdanı varsa bölgeye çıkarları açısından yaklaşmak yerine daha insani ve vicdani bakmalılar” dedi.

    Nişantaşı Üniversitesindeki ‘Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye-Irak İlişkileri’ paneline katılan AK Parti İstanbul Eski Milletvekili İsmail Safi uluslararası kamuoyuna çağrı yaptı. “Eğer uluslararası kamuoyunun biraz vicdanı varsa bölgeye çıkarları açısından yaklaşmak yerine biraz daha insani ve vicdani bir mesele olarak bakar” diyen Safi, “Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Birliği, Arap Birliği, İslam Ülkeleri Birliği ve uluslararası kuruluşlar el birliğiyle gerçekten samimi bir şekilde barış getirme adına çaba ortaya koyarlarsa bölgeye nispeten barış gelir” diye konuştu.

    Türkiye’nin hiçbir çıkar hesabı içine girmeden Orta Doğu’ya huzur gelmesi için çalışırken Suriye konusundaki iyi niyetinin görmezden gelindiğini ve hatta DEAŞ’ı desteklemek gibi iftiralara maruz kaldığını belirten Safi, şöyle konuştu:

    “Türkiye, Orta Doğu konusunda elinden geleni yapmaya çalışıyor. Ama her çabanın sınırları var. Hatta bir şey yapmaya çalıştığınız zaman siz kötü bile ilan edilebiliyorsunuz. Mesela Suriye konusunda, oradan gelen göçmenlere elimizden gelen yardımı yaptık. Yaklaşık 8-9 milyar dolarlık yardımda bulunduk. Fakat, Batılı ülkeler sadece 500 milyon dolar gibi küçük bir yardımda bulunmasına rağmen Türkiye’yi hiçbir zaman takdir etmediler. Bırakın takdiri Suriye’yi karıştırmakla, DEAŞ’ı desteklemekle suçlandık. Suriyeli mültecileri kontrol etmeyip onları Avrupa ülkelerine göndermekle suçlandık. Yani Türkiye hiçbir çıkar hesabı içine girmeden bu coğrafyaya huzur gelmesi adına elinden geleni yapmaya çalışıyor. Ama bu tek başına yeterli değil uluslararası kamuoyunun samimi desteğiyle olacaktır.”

    “ORTA DOĞU’DA CADI KAZANI GÖRÜNTÜSÜ VAR”

    Orta Doğu’ya küresel bir perspektiften yaklaşmak gerektiğini söyleyen İsmail Safi, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Coğrafyamızda savaş ve rekabet anlamında Şii ve Sünni mücadelesi yaşanıyor. Şii grubun başında yer alan İran, küresel destekçilere sahip. Başta Rusya ve onun doğal ortağı Çin de işin içine girince küresel boyut kazanıyor. Son dönemlerde Suudi Arabistan ile İran arasında bir gerilim yaşanıyor. Ama bu sadece bir mezhep savaşı değil. Sünni kesimin içinde de savaşların olduğunu görüyoruz. Irak, Suriye, Afganistan gibi ülkelerde çatışmaların yaşandığını görüyoruz. Radikal Sünniler ile ılımlı Sünnilerin, ılımlı Sünniler ile başka ılımlı Sünnilerin, radikallerle radikallerin savaştığı gerçekten içinden çıkılmaz bir cadı kazanı görüntüsü var.”

    Coğrafyanın büyük bir dağınıklık içinde olduğunu ifade eden Safi, şunları söyledi:

    “Bu coğrafyada büyük bir dağınıklık var. Eskiden Suriye, Irak, Libya, Mısır gibi üniter devletler üzerinden Batıyla işbirlikleri neticesinde göreceli bir istikrar ve huzur vardı. Bugün bu konsept değişince bu ülkelerin hepsi atomize edildi. Bunların istikrar kazanması o kadar kolay olmayacak. Maalesef çok can yanıyor ve yanacak. Ama umuyorum kısa zamanda aklıselim hâkim olur.”

    Batı ülkelerinin Orta Doğu’ya ilgi duymasının tek nedenini petrol olarak gösteren Safi, sözlerini şöyle tamamladı: “Petrol konusu Batı’nın buraya ilgisinin tek nedenidir. Hatta bu nedenle bölgede var olan kaosların devam ettirilmesi hatta olmayan kaosların meydana getirilmesi de petrolü kendilerine daha fazla bağlayabilmeleri adına yürüttükleri politikadır.”