Etiket: Örkçü:

  • AK Parti Edremit İlçe Başkanı Metin Örkçü:

    AK Parti Edremit İlçe Başkanı Metin Örkçü, “Milletimizin aklıyla adeta dalga geçen CHP ve zihniyetinin oynanan oyunları görmeyecek kadar kör, milletimizin sesini duymayacak kadar sağır kesilmesi siyasi muhatapları kadar, halkımızı da derinden üzmektedir” dedi.

    Yaptığı basın açıklamasında Örkçü, kasetle gelen ve 6 yıldır CHP’yi tek ve alternatifsiz bir şekilde temsil eden Kemal Kılıçdaroğlu’nun değerlerimize zarar verdiğini söyleyerek, “Laf cambazlığı ile kendisini aşarak dünyanın birçok noktasında malum seslerden, malum nefeslerden yükselen bir şarkının nakaratlarını tekrar eden koro mensuplarının ifadelerine benzer ifadeler kullanmasını çok büyük üzüntüyle izliyoruz. Bu koroda ülkemiz ve bölgemiz üzerine karanlık odalarda senaryo yazanlar mı? Küçücük çıkarları uğruna ülkesini ve milletini satanlar mı? Taşeronluk yapanlar mı? Aklınıza ne gelirse var. Çıkardıkları sesler aynı, çaldıkları melodi aynı, söyledikleri şarkı aynı. Demagojinin böylesi ne görülmüş ne de duyulmuştur”dedi.

    “Bununla ilgili güzel bir atasözü var. ’Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’” diyen Örkçü, “Milletimizin aklıyla adeta dalga geçen CHP ve zihniyetinin oynanan oyunları görmeyecek kadar kör, milletimizin sesini duymayacak kadar sağır kesilmesi siyasi muhatapları kadar, halkımızı da derinden üzmektedir. Türk milletinin hafızasını küçümseyen Kılıçdaroğlu devekuşunun başını kuma gömmesi misali partisinde hayata geçirdiği diktatöryasını kimsenin görmediğini ve bilmediğini düşünmekte ki demagojide sınır tanımayan bir tutum ve son derece yakışıksız ve nezaketsiz bir üslupla kendi meziyetini Sayın Cumhurbaşkanımıza atfetme gibi bir cüretkarlığı göstermesine üzülerek tanık olmaktayız. Mesnetsiz bir biçimde dayanaktan yoksun suçlamaları ve hakaretleri gerek Sayın Cumhurbaşkanımızı, gerekse Cumhurbaşkanlığı makamını yıpratmakta ve itibarsızlaştırma girişimlerine hizmet etmektedir. Bu kabul edilemez eylem ve söylemler CHP’de rakiplerine hayat hakkı tanımayan ve tartışmasız tek adam olan birinin ağzından çıkmış olması zaten kendi içerisinde bir çelişki olarak görülmektedir. Rakiplerini çeşitli yöntemlerle birer birer saf dışı bırakan, karşısına rakip dahi çıkarmayan kendisi değilmiş gibi trajikomik eylem ve söylemler içerisine girmektedir” şeklinde konuştu.

    Örkçü, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “CHP’de tek adam olmamış gibi pişkin pişkin demokrasiden, seçme ve seçilme hakkından, hatta seçimle gelmekten ve seçimle gitmekten dem vurup salonlarda ve meydanlarda bahsederek demagojinin dibine vurmaktadır. Küçük menfaatler uğruna geleceğimize ipotek koymaya çalışanların safında olmaya özenmiş ve siyasi istikbalini adeta buna bağladığı görüntüsü veren CHP ve liderinin açıklamaları dayanaksız, çelişkilerle dolu ve manidardır. Sandıktan ümidini kesen bir siyasinin ruh haline sahip bir görüntü çizen Sayın Kılıçdaroğlu ideolojik körlük içerisinde bir yandan geçmişini inkar ederken bir yandan da krizlerden nemalanarak siyasi rant devşirmenin hesaplarını yapmaktadır. Fırsatçılıkta, demagojide, laf cambazlığında rakip tanımayan Kılıçdaroğlu istemsizce, şuursuzca sergilediği bahane bulma, yansıtma, yön değiştirme, hayal kurma, gerilme ve inkar etme gibi savunma mekanizmaları sergilemekten geri kalmadığını ibretle izlemekteyiz. Malum çevrelerin seslendirdiği nağmeler CHP zihniyeti tarafından seslendirilir olmuş, papağan gibi ezberleri okumaya, bülbül gibi şakımaya başlamıştır.”

    Yapılan açıklamalarının çok talihsiz ve bir o kadar kaygı verici olduğunu belirten Örkçü, “Kime ve neye hizmet ettiğini dahi hesap etmeden sarf edilen sözler insanımızı incitmekte, ülkemiz ve bölgemizde istikbal hesapları yapan malum çevreleri sevindirmektedir. Hukukun üstünlüğünden dem vurup hukukun işletilmesine engel olanları, anayasayı ve kanunları çiğneyenleri, hukuku hiçe sayan ve yargı kurumlarını tanımayanlara verilen destek, yapılan avukatlık tüm halkımız gibi bizlerin de vicdanlarını yaralamaktadır. Talihsiz ve skandal bildiriye imza atmayı maharet sayanlar kamu vicdanında mahkum olmuşlardır. Geçmişe ve değerlerimize hakareti meziyet sayan çarpık zihniyetin ürünü olan açıklamaları tümden reddediyor ve sahiplerine iade ediyoruz. Kan ve kinden beslenenlerin başvurduğu yolları kullanan CHP zihniyeti her şey mubah anlayışı ile hareket etmekte, her zaman olduğu gibi bunalımlardan beslenmeye çalıştığını bir kez daha gözler önüne sermektedir. Teröre ve terörün her türlüsüne karşı verilen mücadelede bölgesinde ve dünyada tüm mazlumların ve mağdurların umudu olmuş halkımızın, cumhurun seçtiği başa, başımıza, Cumhurbaşkanımıza hakaret etmek, çamur atmak, değersiz kılmak, itibarsızlaştırmak amacıyla oynanan türlü oyunlara omuz vermek yerine bir devlet adamına yakışan bir duruş sergilemesini sadece bizler değil tüm halkımız beklemektedir. Varlık ve yokluk mücadelesinin verildiği milli mücadele yıllarını aratmayan şu günlerde birlik olmalı, beraber olmalı iri ve diri olmalı, tek ses, tek nefes olmalıyız. CHP her ne kadar uzak olsa da ülkemizi yönetme hayalini bir kenara bırakmalı, krizlerden nemalanma, buhranlardan rant devşirme huyundan ve anlayışından vazgeçmeli, milli menfaatlerimizi, küçük hesapları uğruna feda etmek anlamına gelen eylem ve söylemlerine son vermelidir” diye konuştu.

    “CHP kanlı 15 Temmuz darbe girişiminde dahi son derece nezaketsiz bir üslupla yayınladığı skandal utanç bildirisiyle, hükümetimizin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin tüm kurum ve kuruluşlarıyla verdiği mücadeleyi sekteye uğratmaya, sulandırmaya çalışmaktadır. Buradan açık çağrıda bulunuyoruz. Eli kanlı zalimleri masum ve mazlum göstermeye yönelik eylem ve söylemlere derhal son verilmeli, hakareti, iftirayı meziyet saymaktan sıyrılmalıdır. Gün eli kanlı hain FETO terör örgütüne, yıllardır ülkemiz üzerinde oynanan oyunların taşeronluğunu yapan PKK terör örgütü ve uzantılarına ve onların arkasındaki güçlere karşı verilen mücadelede tek ses, tek nefes olma zamanıdır. CHP’de tek adam olarak koşulsuz itaat edilen Sayın Kılıçdaroğlu’nu kaosa körük tutan eylem ve söylemleri yerine, milli birlik ve beraberliğimizi ortaya koyan bir duruş sergilemeye davet ediyoruz” diyen Örkçü, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bin yıldır canımızdan aziz bildiğimiz, her karışı şehit kanlarıyla sulanan, canların, şehitlerin verildiği bu topraklar üzerinde oynanan oyunları görmeye, gözlerine inen perdeden sıyrılmaya, akıllara vurulan prangalardan kurtulmaya ve gerçekleri görmeye davet ediyoruz. Ülkemiz üzerinde oynanan oyunları, taşeronlarını ve arkasındaki güçleri görmeye davet ediyoruz. Siyaset bu değildir, siyaset bu kadar ucuz değildir. Gün birlik olma günüdür. Irak, Mısır, Suriye ve diğer bölge ülkelerinin ibretlik durumları gün gibi açık ortadayken sokakta oynayan çocuklarımız bile kimin dost kimin dost olmadığını söyleyebilecekken ’diyorlar ki herkes bize düşman. Almanya, Rusya, Amerika, AB bize düşman. Ben merak ediyorum, peki BM de mi bize düşman? BM açıklama yapıyor, onlar da aynı kaygıyı taşıyorlar’ şeklinde ifadelerle ortamı, olayları ve gerçekleri sulandırmaya yönelik manidar açıklamalar olarak değerlendiriyor ve soruyoruz. Siz uyur gezer misiniz? Yaşananları görmüyor musunuz? Zalimleri mazlum olarak görülmesi ve gösterilmesi, olayların çarpıtılması, çamur at izi kalsın mantığıyla hareket edilmesi, tüm bunların yanında algı operasyonlarına malzeme olunması, üstü örtülü ya da açık mesajlar verilerek laf cambazlığı yapılması kimlerin işine yarıyor? Süslü laflar yerine şimdi icraat zamanıdır. AK Parti iktidarlarının ülkemizdeki hizmetleri gün gibi açık ve ortadadır. Sosyal, siyasal ve ekonomik hayata kattıkları, hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri birer birer ortadan kaldırıldığı, ülkemizin her yönüyle imar edildiği inkar edilemez bir gerçek olarak ortadadır. Hukukun üstünlüğü, hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılması AK Parti iktidarlarının en önemli kazanımları arasındadır. Ekonomimizin geldiği nokta ortadadır. İktidarlarımız ülkemizi IMF ye bağımlı olmaktan kurarmış, devletin vatandaşına ve çalışanına borcu kalmamış, alt yapı yatırımları, yerli ve milli sanayi canlandırılmış, ülkemiz bir çok alanda dışa bağımlılıktan kurtulmuş, bölgesinde ve dünyada bir güç merkezi, cazibe merkezi haline gelmiştir. Peki bunlar ne zaman ve hangi şartlar altında gerçekleştirilmiştir? Darbe tehditleri ve girişimleri altında, muhtıralar altında, kapatma davaları altında, tarihinin en büyük ihanetleri altında, terör saldırıları altında, Gezi olayları altında, bölgesinde ve dünyada yaşanan krizler altında, oynanan her türlü entrikalar altında. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan, insana değer veren, özgürlüklerin teminatı olan ve milyonların gönül verdiği AK Parti ve hükümetlerinin başına gelen ’pişmiş tavuğun başına gelmedi’ dedirtecek kadar komplike bir saldırı ve baskılar altında gerçekleştirilmiştir. Tüm bunları tek başına yapan partimiz sorumluluk bilinci içerisinde elini muhalefet partilerimize uzatmasını da bilmiştir. Verilen bu mücadelede iç siyasi malzemesi yapmadan elini taşın altına koyabilen, uzatılan eli havada bırakmayan siyasi parti başkanı değil devlet adamı olduğunu duruş ve tutumuyla ortaya koyabilenleri tarih elbette ki yazacaktır. Her zaman haktan ve hakikatten yana olduğumuzu laf değil hizmet ürettiğimizi, bir kez daha ifade ediyoruz.”

  • AK Parti Edremit İlçe Başkanı Metin Örkçü:

    AK Parti Edremit İlçe Başkanı Metin Örkçü, geçtiğimiz günlerde Edremit İlçe Başkanı Yusuf Sel’in basında yer alan açıklamalarını değerlendirirken, CHP’nin 1 Kasım seçimlerinde halkımızdan yediği tokadın etkisinden hala kurtulamadığını, bu yüzden ne yaptıklarını bilmediğini söyleyerek mühürlenen televizyon kanalı ile ilgili olarak ta anayasal bir suç işlendiğini ve derhal açılmasını, herkesten çok kullandıkları ifade ve düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü, özgür medya söylemlerini hatırlatıyor ve kendilerini göreve davet ediyoruz” dedi.

    CHP’nin kendisiyle ve söylemleriyle çelişen bir parti olarak her geçen gün halkımızdan uzaklaştığını ve bu hezeyan içerisinde ne yapacağı bilmediğini ifade eden AK Parti İlçe Başkanı Metin Örkçü, “Hafta sonu kendilerinin uydurup kendilerinin dinlediği Edremit CHP teşkilatının trajikomik etkinlikleri kendilerini güldürmekten öte bir siyaset üretemediğini, bir kez daha ortaya koymuştur.”diye konuştu.

    Örkçü, şunları söyledi:

    “Kutlanacak, anılacak onca güzel, mübarek günler, geceler, haftalar ve aylar varken milli iradeyi, demokrasimizi, ülkemizin istikrarını, güven ortamını, barış ve kardeşliğimizi hedef alan başarısız “gezi” darbe girişimlerinin ardından kendilerine maske olarak buldukları, halkımızın gözüne çekmek istedikleri süslü bir perde olarak indirmenin hayalini yaşıyorlar. Bu da yetmiyormuş gibi, çirkin planların hayata geçirildiği, komploların sahneye konulduğu, devlet kurumlarına çöreklenmiş bir terör örgütünün dışarıdan aldığı talimatlarla ülkemizi kaosa sürüklemek istenen günleri, sözüm ona “yolsuzluk”la mücadele adı altındaki suikast girişimlerinin gerçekleştirildiği, hukukun ayaklar altına alındığı, ülkemizin kaosa sürüklenmek için tutmayan tiyatro oyunun sahnelendiği bir günü, anmak için güzel ilçemiz Edremit’te toplanarak sözüm ona anma etkinliğini gerçekleştiren CHP’yi halkımızın büyük çoğunluğu gibi bizlerde anlamakta güçlük çekiyoruz. CHP üretebildiği bu sığ siyasetle ancak koltuğa, 23 Nisanlarda oturabileceklerini gözler önüne sermektedir. Halkımızın gönlünden her geçen gün uzaklaşan CHP bu gidişatla değil 2019’a kadar, 2099’a kadar hazırlık yapsa dahi halkımızın teveccühünü, güveni kazanmaktan uzak olacaktır.”

    “TRAJİKOMİK OYUN SERGİLİYORLAR”

    Edremit CHP’nin kendilerinin sergilediği trajikomik tiyatro oyununu, kendilerinin izleyip ve kendilerinin gülüp, kendilerinin alkışladığına da dikkat çeken Örkçü, “Kaostan, krizlerden beslenmeyi alışkanlık haline getiren ve siyaset anlayışını kaostan öteye taşıyamayan zihniyetten farklı bir şey beklemekte elbette hayalcilikten öteye geçmeyecektir. Bir muhalefet partisi olarak dahi görevini yapmaktan aciz olanların çamur at izi kalsın mantığından daha fazla bir siyaset üretmesini beklemenin ne kadar gerçekçi olduğunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Tavsiyemiz tiyatro sergilemekten bir an evvel vazgeçmeleridir. Bir an önce gerçekleri görmeleri, ülkemizin ve insanımızın sorunlarına çözüm üretme noktasında yapıcı bir siyaset üretmeleridir. Edremit halkı hak ettiği hizmeti fazlasıyla alma hakkına sahiptir. Yapacakları hizmetler sayesinde belki insanımızın gönlüne taht kurarak iktidar olma şansına sahip olabileceklerdir. Kaoslardan ve kumpaslardan değil haktan ve halkımızdan beslenmelerini öneririz. Bir muhalefet partisi olarak CHP’ye tavsiyemiz halkımızı ve bizleri yanıltarak yeri geldiğinde hakaret etmeden eleştirmesini, yeri geldiğinde yapılan olumlu icraatların desteklenmesini öğrenip içlerine sinmese de doğruları bulabilmesidir. Kendisiyle kavgalı, kendisiyle ve söylemleriyle çelişen, savunduğunu iddia ettiği değerleri ayaklarının altına almadan hizmet yarışında olmalarıdır. Savunduğunu iddia etikleri değerleri dahi ayaklar altına almaktan çekinmeyen bir çizgide siyaset izlemeyi kendine alışkanlık edinen, halktan kopuk, insanımızın ve ülkemizin meselelerine yabancı kalan bir partinin çiçeği burnunda yeni başkanı sayın Yusuf Sel den beklentimiz yeni gün ve haftalar icat etmek ve gündemi saptırmak yerine Edremit’te insanımızın hizmetlerle buluşmasına çaba sarf etmesidir. Her zaman, her fırsatta kimseye bırakmadıkları dillerine pelesenk ettikleri ancak hiçbir zaman gerçek manada hayata geçirmedikleri hak ve özgürlüklerden yana olmasını bilmelidirler.”

    “EGE TÜRK’ÜN MÜHÜRLENMESİ BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE İNDİRİLEN AĞIR BİR DARBEDİR”

    Edremit Belediyesi’nin anayasal suç işlediğini ve derhal bu hatalı karardan bugün o mührü sökerek yanlıştan dönmesi gerektiğini kaydeden Örkçü, “Herkesten çok kullandıkları ifade ve düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü, özgür medya söylemlerini hatırlatıyor ve kendilerini göreve davet ediyoruz. Susturulan, karartılan, mühürlenen sadece Edremit’in sesi olmakla kalmayan Balıkesir ve bölgenin sesi, nefesi olan ulusal bir kanal olan Ege Türk TV’nin CHP’li Edremit Belediye tarafından susturulmasını, karartılmasını, mühürlenmesini basın özgürlüğüne indirilen ağır bir darbe olarak görüyor ve kabul etmiyoruz. Diğer boyuttan bakıldığında onca insan buradan ekmek yiyor. Gelenler, yöre esnafından alışveriş ediyor. Tabi yakın bir zamanda CHP Genel Sekreterinin ifade ettiği gibi işinize yaramayan, duymak istediklerinizi söylemeyen, duymak istemediklerinizi duyuran basına özgürlüğü çok mu görüyorsunuz. Özgürlük anlayışınız bu mu? İnsanımızı kategorize etmeden, ötekileştirmeden, kamplaştırmadan kendisinden olanları öven, olmayanları dışlayan, yok sayan bir yaklaşımla cümleler kurmanızı siyasi olduğu kadar insanı bir nezaketsizlik olarak değerlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

    “TERÖRLE MÜCADELE GÜNÜ HAFTASINI, NEDEN KUTLAMIYORSUNUZ”

    AK Parti İlçe Başkanı Metin Örkçü, terörle mücadele konusu ile ilgili olarak da gündemi değerlendirirken, şunları söyledi: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, hükümetin terörle mücadelede masum, sivil vatandaşlarımızın zarar görmemesi için yasalarla verilen hak ve yetkilerini kullanılmasını sokağa çıkma yasağı ilan edilmesini, vatandaşları evlerine kapatmak olarak nitelendirilmiş olması, terörü ve arkasındaki aktörleri lanetlemek, milli bir duruş sergilemek, terörle mücadeleyi desteklemek yerine, yürütülen mücadeleyi eleştiren cümleler kurmuş olmasını büyük bir talihsizlik olarak görüyoruz. Evet bizlerde unutmadık unutturmayacağız. Ülkemizin istikrarına, güven ortamına, Türkiye’nin büyüyen ekonomisine ve kardeşliğine suikast girişiminde bulunmuştur. Devlet kurumları içinde, örgütlü olarak hareket eden ipleri dışarıda olan terör örgütlerinin içerideki taşeronlarına CHP teşkilatlarından her fırsatta alkış tutulmasına hep birlikte tanık oluyoruz. Bu yapılar egemenliği milletten amacına yönelik kirli tuzaklar içerisinde hareket ederken, CHP bundan siyasi bir rant devşirmenin kaygısı içerisinde avucunu ovalayan mirasyediler gibi hazıra konmanın hayalini kurmaktadır. Halkımızın bunları gördüğünü ve sizin oyununuza gelmiyor. Edremit’te de, Kasım seçimlerinde de tüm dünyaya göstermiştir. CHP’nin kumpas günlerini anma günü olarak ilan ettiğini. Gezi olaylarında amaçlarına ulaşamayan mihraklar 17-25 Aralık darbe girişimlerinde de başarılı olamamışlar, siyaset mühendislikleri geri tepmiş, vesayetçiler bir kez daha 1 Kasım seçimlerinde halkımızdan gerekli cevabı almışlardır. Demokrasilerin vazgeçilmezi, olmazsa olmazı olan halkımızın hakemliğine gidilmiş ve hakemlik yüzde elli gibi tarihi bir oranla tercihini, oyunu kararını Adalet ve Kalkınma Partisinden yana, yani huzura, istikrara, kalkınmaya, birlik ve beraberliğe, yeniden büyük Türkiye’den yana kullanmıştır.”