Etiket: Örgütlerine

  • Başbakan Yardımcısı Bozdağ: “İstihbarat örgütlerine izin vermeyeceğiz”

    Hükûmet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Dışarıdaki ülkelerin, istihbarat örgütlerinin Türkiye’nin seçimlerine, içişlerine müdahale etmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Bozdağ, iftar sonrasında Memur-Sen Konfederasyonu Kırıkkale İl Başkanlığı tarafından düzenlenen programda konuştu. Bozdağ, “Türkiye’yi beraber geleceğe taşıyacağız. Siyasi partiler beyannamelerini de açıkladılar. Onlar geleceğe dair, bugüne dair ne varsa söylediler. Takip ettiniz. Biz de takip ediyoruz. Bizim dışımızdaki partilerin geleceğe dair söyledikleri fazlaca bir şey yok. Gözlerini geriye dikmişler. Gerisin geriye nasıl gideriz, geriye nasıl döneriz. Eskiyi nasıl geriye getirebiliriz, ihya edebiliriz bütün dert onun peşinde. Parlamenter siteme geri döneceğiz, diyorlar. Türkiye’nin yatırımlarını durduracağız, diyorlar. Yapılan kazanımların bazılarını kaldıracağız, diyorlar. Tabii, eğitim camiasını ilgilendiren en önemli gelişme de burada 1+8+4 eğitim sistemine geçeceğiz. Yani kesintisiz 28 Şubat modeli eğitim anlayışını yeniden Türkiye’ye getireceğiz diyorlar. Meslek liselerinin orta kısmını kapatacağız. 16 yaşını doldurmayan vatan evlatlarının Kur’an kursu ve hafızlık eğitimi almasını engelleyeceğiz, diyorlar. Neyi vaat ediyorlar? 28 Şubat’ı vaat ediyorlar. Neyi vaat ediyorlar? Eski Türkiye’yi vaat ediyorlar. Bunların vaatleri hep böyle. Parlamenter sistem vaadi de öyle. Diğer maddeleri okuyun hepsinde aynı şeyi görürsünüz. İşte bu seçim eski Türkiye rüyasını görenlerle, eskileri hortlatmak isteyenlerle, gözünü geleceğe dikmiş olanların seçimidir. Biz gözümüzü geleceğe diktik” diye konuştu.

    Türkiye’yi iyi yöneterek refahı artırdıklarını belirten Bozdağ, şunları söyledi:

    “Ekonomiyi güçlendirdik. Bankalar uzun vadeli kredi verme yoluna gitti. Ve insanlar da uzun vadeli krediyi kullanmaya cesaret etti. 20 yıl vade ile kredi veriyor tahsil ederim diyor. Öbürü 20 yıl vade ile kredi alıyor öderim diyor. Ve önünü gören bir Türkiye var. Önünü gören Türkiye’de herkes ayağını yere sağlam basıyor ve doğru hedefine uygun bir şekilde yürümeye devam ediyor. Şimdi diyoruz ki, yeni hükümet sistemiyle Türkiye istikrarla, güçlü iktidarla yoluna devam ederse kazanmaya ve büyümeye devam edecektir. Türkiye’yi durdurmak isteyen güçlerin ana nedeni, ana sebebi Türkiye’nin bu büyümesidir, gelişmesidir. Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı olanlar onun şahsına karşı değiller. Onun şahsının yanında fikirlerine, dünya görüşüne ve Türkiye’yi büyütme konusundaki bu azmine ve çalışkanlığına karşılar. İMF’yi göndermiş, kimseden borç istemiyor, Suriye’ye, Irak’a askerî harekât yapıyor, darbe oluyor, hendek terörü oluyor. Onca mücadele, onca seçim oluyor. Türkiye’nin ekonomisi dimdik ayakta. Türkiye güçlü yoluna devam ediyor, en fazla büyüyen ülke oluyor. Öyle bir ülkeyi istemiyorlar. İstiyorlar ki bizden borç dilensin. İMF’nin kapısına yeniden gelsin. Biz ne dersek sormadan evet desin, tamam desin, politikalarımızı revize edeceğiz desin. Tayyip Erdoğan gibi çıkıp da dünya 5’den büyüktür demesin, Kudüs Filistin’in başkentidir demesin ve bizim görüşümüze aykırı bir görüşü müdafaa etmesin Allah’ın izniyle biz milletimizden aldığımız güçle yolumuza devam ediyoruz. Gene de devam edeceğiz.”

    “Emin olun Berlin de aynısını istiyor”

    “Emin olun Berlin de aynısını istiyor” ifadesini kullanan Bozdağ, “24 Haziran bu anlamda Cumhurbaşkanımızı siyaseten durdurmak isteyenlerle onu durdurmak istemeyenlerin arasındaki bir mücadeledir. Devam diyenlerle onun devam etmesini istemeyenler arasındaki bir mücadele. Devam etmesini istemeyenler zannetmeyin ki sadece CHP, diğer partiler. Emin olun Berlin de aynısını istiyor, Tel Aviv de aynısını istiyor, Paris de aynısını istiyor. Eğer ayın 24’ünde bir olumsuz sonuç çıkarsa Allah muhafaza bilin ki sevincin ve bayramın büyüğünü CHP değil, CHP’ye kuyruk olan Saadetliler değil, vallahi billahi Tel Aviv yapacaktır. Hiç şüpheniz olmasın. Merkel yapacaktır, Berlin yapacaktır. Bizim seçimlerimiz kendi seçimlerimiz. Cumhurbaşkanımızı, kendi parlamentomuzu seçeceğiz ve yolumuza devam edeceğiz. Dışarıdaki ülkelerin, istihbarat örgütlerinin Türkiye’nin seçimlerine, içişlerine müdahale etmesine izin vermeyeceğiz. Ben aziz milletimizin bu seçimde Türkiye’ye dair hesap yapanların hesaplarını bir kez daha bozacağına yürekten inanıyorum” şeklinde konuştu.

  • Bekir Bozdağ: “OHAL terör örgütlerine ve teröristlere karşı ilan edilmiştir”

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, “Milli Güvenlik Kurulunun tavsiye kararı ve Bakanlar Kurulumuzun Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderdiği tezkere olağanüstü halin uzatılması ihtiyacını ortaya koymaktadır” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıklama yapan Bekir Bozdağ, OHAL’in uzatılması, Bahçeli’nin erken seçim açıklaması, Yunanistan ile yaşanan Ege krizi ve AB İlerleme Raporuna ilişkin açıklamalarda bulundu. MGK’nın tavsiye kararına uyarak OHAL’in 3 daha uzatılmasına ilişkin tezkerenin karara bağlandığını ve TBMM’ye gönderildiğini belirten Bozdağ, “TBMM Genel Kurulu bu tezkereyi kabul ederse OHAL 3 ay daha uzatılmış olacaktır. Bildiğiniz gibi 21 Temmuz 2016 tarihinden itibaren olağanüstü hal ilan edilmiş, geçen zaman içerisinde 19 Ekim 2016, 19 Ocak 2017, 19 Nisan 2017, 19 Temmuz 2017, 19 Ekim 2017 ve en sonda 19 Ocak 2018 tarihlerinde 3’er ay süreyle olağanüstü halin uzatılmasına karar verilmiştir. Milli Güvenlik Kurulunun tavsiye kararı ve Bakanlar Kurulumuzun Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderdiği tezkere olağanüstü halin uzatılması ihtiyacını ortaya koymaktadır. OHAL ilanını gerekli kılan şartların tamamıyla ortadan kalkmaması ve gerekli tedbirlerin alınması için zamana ihtiyaç duyulması, FETÖ, PDY, PKK, KCK, DEAŞ ve DHKP-C gibi bilumum terör örgütlerine dönük tedbir ve kararların etkin ve hızlı bir şekilde alınması ve aynı şekilde hızla etkin bir biçimde uygulanması ihtiyacının devam etmesi, FETÖ, PDY terör örgütü içerisinde çözülmenin tam anlamıyla gerçekleşmemiş olması, FETÖ, PDY terör örgütü yapısı, terör örgütünün çalışma yöntemleri, gizliliğe aşırı riayet etmesi nedeniyle, FETÖ terör örgütü üyelerinin tespitinde yaşanan zorluklar nedeniyle ayrıca zamana ihtiyaç duyulması, kritik kurumlarda henüz tespit edilemeyen FETÖ, PDY terör örgütü mensuplarının olabileceği ve bunların tespitinin de ayrıca zamana ihtiyaç göstermesi, terör örgütleriyle daha etkin ve kararlı mücadelenin devam etmesi, demokrasimizin, hukuk devleti ilkesinin vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin şekilde uygulanmasının devamını sağlamak ve hali hazırdaki sorunlara yönelik tedbirlerin sonuçlarının görülmesini teminen olağanüstü hale ilişkin sürenin uzatılmasına ihtiyaç duyulmuştur” diye konuştu.

    “Olağanüstü hal terör örgütlerine ve teröristlere karşı ilan edilmiştir”

    Olağanüstü hal süresince Türkiye’de vatandaşların olağan hayat akışında herhangi bir değişiklik bugüne kadar olmadığını, bundan sonra da vatandaşların olağan hayat akışlarında herhangi bir değişiklik olmasının söz konusu olmadığını kaydeden Bozdağ, “Daha başlangıçta ifade ettiğimiz gibi olağanüstü hal terör örgütlerine ve teröristlere karşı ilan edilmiştir. Bu süre içerisinde de terör örgütlerine ve teröristlere karşı uygulanmıştır. Bundan sonra da terör örgütleriyle ve teröristlerle etkin mücadele için uygulanmaya devam edeceklerdir. Vatandaşımızın rutin hayatında bugüne kadar bir değişim olmadığı gibi bundan sonra da bir değişim olması söz konusu değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi kabul ettiği takdirde olağanüstü hal ayın 19’undan geçerli olmak üzere 3 ay daha uzatılmış olacaktır. Yarın da Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda Bakanlar Kurulumuzun gönderdiği hükümet tezkeresi müzakere edilecektir. Sonucuna göre ve olağanüstü hal uzatılırsa 3 ay daha uzatmış olacaktır” şeklinde konuştu.

    “Herkes Şimdi bunu konuşuyor”

    Devlet Bahçeli’nin erken seçim çıkışının Bakanlar kurulunda görüşülüp görüşülmediğine ilişkin soruya cevap veren Bozdağ, “Herkes Şimdi bunu konuşuyor, Türkiye’nin gündemi Sayın Bahçeli’nin açıklaması oldu. Elbette bu önemli bir konu, bu konu ile ilgili bildiğiniz gibi Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız grup toplantısından sonra kısa bir değerlendirme partimizin yetkilileri ile yaptılar ve yarın da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yle AK Parti Lideri ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan beyefendi 13.30’da bir araya gelecekler ve konuyu değerlendirecekler. Esasında bu konuya ilişkin gerekli değerlendirme ve açıklamalar, bu değerlendirmeden sonra yapılacaktır. Onun için yarın 13.30’u beklemenizi tavsiye ederim” ifadelerini kullandı.

  • Türel, sinema meslek örgütlerine cevap mektubu yazarak işbirliğine hazır olduğunu belirtmiş

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in, 54. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde ulusal ve uluslararası yarışma kategorilerinin birleştirilmesi ile ilgili kendisine ortak mektup yazan Sinema Meslek Birliği ve Sinema Derneği temsilcilerine cevap mektubu yazdığı ortaya çıktı. Sinema ve Televizyon Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (SETEM) tarafından sinema camiasıyla paylaşılmadığı ileri sürülen mektubunda Türel, Türk filmlerinin gösterimi ve seyirciyle buluşması konusunda sinema meslek örgütlerinden gelecek her türlü öneriye açık olduklarını bildirdi.

    54. Uluslararası Antalya Film Festivali’nin uluslararası niteliğini güçlendirmek, çıtasını yükseltmek amacıyla ulusal ve uluslararası yarışma kategorileri birleştirilmişti. Sinema meslek birliği ve sinema derneği temsilcileri, yarışma kategorilerinin birleştirilmesi kararı ile ilgili Antalya Film Festivali Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’e ortak bir mektup yazmıştı. Sinema meslek örgütleri adına SETEM Başkanı Mehmet Güleryüz tarafından 28 Temmuz’da Başkan Türel’e gönderilen mektupta, sektörünün konuyla ilgili düşünceleri ve endişeleri iletilmişti.

    Medyada Türel’in, mektuba cevap vermediği, sinemacılarla iletişime geçmediği iddia edilmişti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in, mektubun eline ulaşmasının hemen ardından bir cevap mektubu kaleme alarak, sinema meslek örgütlerine iletilmek üzere faksla ve kurye ile SETEM Başkanı Mehmet Güleryüz’e ilettiği ortaya çıktı.

    4 Ağustos 2017 tarihinde SETEM’e fakslanan mektubun aynı gün kurye ile de İstanbul Şişli’deki adresine de gönderildiği belirtildi. Kargo kayıtlarından 7 Ağustos’ta SETEM çalışanı N.Ö. tarafından teslim alındığı anlaşılan ve sinema camiasından bugüne kadar gizlendiği iddia edilen mektupta Menderes Türel, yapılan yeniliğin tam anlaşılamadığını, festivali geleneği koruyarak geleceğe taşımak için yeni bir adım attıklarını belirtti. Mektubunda Türk filmlerinin gösterim merkezi olarak kabul edilen Antalya Film Festivali’nin aynı misyonu taşımaya devam edeceğini vurgulayan Türel, Türk filmlerinin gösterimi ve seyirciyle buluşması konusunda sinema meslek örgütlerinden gelecek her türlü öneriye açık olduklarını bildirdi. Antalya Film Festivali ve Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in SETEM’e gönderilen mektubunda şu ifadeler yer aldı:

    “Değerli Sinema Meslek Örgütü Yöneticileri;

    Bana göndermiş olduğunuz mektupta şunu görmüş bulunuyorum ki Antalya Film Festivali içerisinde yaptığımız yenilikler ve hedeflerimiz tarafınızdan tam olarak anlaşılmamıştır.

    Öncelikle şunu tekrar söylemek isterim ki biz bir geleneği yok etmiyoruz. Geleneği koruyarak, geleceğe taşımak için yeni bir adım atıyoruz. Antalya Film Festivali, Ulusal yarışma, Uluslararası yarışma, Film Forum, özel gösterimler ve yan etkinlikler bölümlerinden oluşmaktaydı. Her yıl yerli ve yabancı binlerce kişinin katıldığı festivalimizde tek değişiklik uluslararası hale gelmesidir.

    Türk filmlerini dünya sinemasıyla aynı platformda buluşturmaya devam ediyoruz. “Uluslararası Yarışma”yı, dünyanın önde gelen sinemacılarının da içinde bulunduğu bir platform haline getiriyoruz. Uluslararası yarışmada yarışacak yerli film sayısı, bizim de çatısı altında yer aldığımız FIAPF’ın koyduğu kurallar doğrultusunda belirleniyor.

    Antalya Film Festivali’nin temel hedefi sadece festival yapmak değil, Türk film sektörünün gelişmesine ve büyümesine katkıda bulunmak için ulusal ve uluslararası sektörün tüm oyuncularının bir arada bulunduğu platform oluşturmaktır.

    Endüstrinin en büyük zorluğu proje geliştirme aşamasında yaşadığını ve endüstriye asıl bu noktada destek gerektiğini biliyoruz. İşte bu nedenle 3 yıldır Türkiye’de üretilen projelere destek verdiğimiz ve yeni sinemacılar için “keşif alanı” olarak konumlandırdığımız Antalya Film Forumu bu yıl daha güçlü bir hale getiriyor ve Türk Film Projelerine verilen desteği arttırıyoruz. Bu projelere verdiğimiz desteğin Antalya’dan sonra da devam ettiriyor proje ve proje sahipleriyle geri bildirim amaçlı toplantılar gerçekleştiriyoruz. Ayrıca yine Forum’da alanında uzman Uluslararası sinema profesyonellerini Türkiye’deki sinema profesyonelleriyle bir araya getiriyoruz. Yani Forum’da yaptığımız çalışmalarla ülkede üretilen filmleri uluslararası endüstriye sunmuş oluyoruz.

    Antalya Film Festivali’nde Türk Filmleri bundan sonra gösterilmeyecek algısı oluşturulmaktadır. Festivalimiz içerisinde farklı bölümlerde Türk filmlerimizin özel gösterimleri yapılarak Antalya seyircisi ve profesyonellerle buluşmasına devam edilecektir. Türk Filmlerinin gösterim merkezi olarak kabul edilen Antalya Film Festivali aynı misyonu taşımaya devam edecek. Bu noktada Türk Filmlerinin gösterimi ve seyirci ile buluşma noktasında sinema meslek örgütlerimizden gelecek tüm önerilere kapımızın açık olduğunu belirtmek istiyorum.

    Hedefimiz küresel varlığımızı güçlendirmek ve Türk sinemasını uluslararası yarışmayla dünya film endüstrisinin önemli oyuncularından biri haline getirmektir. Antalya gibi Turizmde dünyanın en büyüklerinden birisi olan bir şehrin film festivali de dünyanın en büyükleri arasında olmalıdır.

    Antalya Film Festivali 54. Yılına önemli yeniliklerle yeni bölümlerle Türk sinemasına verdiği desteği koruyarak sizlerle birlikte her zaman daha yükseği daha iyiyi hedeflemeye devam edecektir.”

  • Organize suç örgütlerine yönelik operasyon: 12 gözaltı

    Antalya’nın Alanya ilçesi ile Şanlıurfa’da organize suç örgütlerine yönelik eş zamanlı düzenlenen operasyonda 12 kişi gözaltına alındı.

    Antalya İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Alanya İlçe Jandarma Komutanlığınca, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde organize suç örgütüne yönelik operasyon düzenlendi. Alanya merkezli çoğunluğu Mahmutlar olmak üzere ilçe merkezi Konaklı ve Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ile eş zamanlı olarak yürütülen operasyonda 12 şüpheli gözaltına alındı.

    Gözaltına alınan şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramada ise çok sayıda silah ve mühimmat ile bilgisayar dokümanı ele geçirildi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Terör örgütlerine karşı kararlı bir mücadele içindeyiz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliği yaptığı 1’inci Komando Tugayındaki geleneksel iftar davetinde yaptığı konuşmada, şehit yakınları ve gazilere seslenerek, “Terör örgütlerine karşı kararlı bir mücadele içindeyiz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11’inci Cumhurbaşkanı Gül, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki ile birlikte, Kayseri Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğini yaptığı Geleneksel 1‘inci Komando Tugayı iftarına katıldı. Talas ilçesi Zincidere mahallesindeki General Vecihi Akın Kışlasındaki iftar davetinde, Kayseri Garnizon komutanı Hava Plt. Tuggeneral Ercan Teke, Büyükşehir Belediye başkanı Mustafa Çelik, Kayseri protokolü ve çok sayıda şehit yakını ile gazi de bulundu.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki beraberinde geldiği özel uçakla Erkilet Havalimanı’nda karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karayolu ile General Vecihi Akın Kışlasına geldi. Akşam namazından bir süre sonra ancak davet alanına ulaşabilen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve katılımcıların iftar yemeğini yemelerinin ardından, İl Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven Kur’an-ı Kerim okudu. Ardından, Şırnak yakınlarında düşen helikopterde şehit düşen, Komando Tugayı’nın önceki komutanlarından Tümgeneral Aydoğan Aydın ve silah arkadaşları ile tüm şehitler için dua edildi.

    Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dualardan sonra Erdoğan katılımcılara seslendi. Terör örgütlerine karşı kararlı bir mücadele içinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, şehit aileleri ve gazilere müsterih olmalarını söyledi. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Terör örgütlerine karşı sahada yürüttüğümüz mücadeledeki başarılarımızda sizler bu görevi hakkı ile yerine getiriyorsunuz. Bizler de terör örgütlerine ve ülkemizde husumet besleyen tüm dış güçlere karşı kararlı mücadele içerisindeyiz. Hamdolsun bu mücadelede milletimiz tüm gücü ile yanımızdadır. Kimi gafillere rağmen milletimizin tamamına yakına üzerinde yaşadığı toprakların, mensubu olduğumuz ülkenin kıymetini çok iyi biliyor. Onun için ’Dur yolcu bilmeden gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver bu sessiz yığın bir vatan kalbinin attığı yerdir. Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda, Gördüğün bu tümsek Anadolu’nda, İstiklal uğrunda, namus yolunda, Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.’ Allah’ın izni ile istiklal ve namus uğrunda can veren Mehmetler bitmediği, yurdumuzun üstünde tüten en son ocak sönmediği müddetçe kimse bu ülkenin kılına dokunamaz. Gazanız mübarek olsun, yolunuz açık olsun, kılıcınız keskin, zaferiniz bol, Allah yardımcınız olsun. Yüce Mevlam hepinizi korusun bu düşünceler içerisinde huzurunuzdan ayrılıyor hepinize sevgilerimi saygılarımı sunuyorum.”

    Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Komando Tugayı şeref defterini imzaladı ve yatsı namazının okunmasından sonra davet alanından ayrıldı. Aynı makam aracında Kışla’dan ayrılan Erdoğan ve ‘inci Cumhurbaşkanı Gül, Kışla girişinde Türk bayraklı vatandaşlar tarafından, ‘Reis’ sloganları ile karşılandı.

    Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve 11’inci Cumhurbaşkanı Gül ile birlikte, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin Talas ilçesi Yukarı Mahalle’deki evinde, hasta olan annesini ziyaret etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 2 saat süren ziyaretin ardından, Erkilet Havalimanı’ndan özel uçağıyla İstanbul’a hareket etti.