Etiket: Örgütler

  • Başbakan Yardımcısı Bozdağ, “Türkiye’ye karşı uluslararası örgütler adil olmuyor”

    Bazı uluslararası örgütlerin Türkiye aleyhine karar aldıklarını ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin hazırladığı raporun Türkiye ile ilgili konularda nesnelliği ve tarafsızlığı yitirdiğini dile getiren Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Terör örgütünün ağzıyla konuşursanız, onların sözlerini raporunuza geçirirseniz ve Türkiye’yi dinlemezseniz Türkiye sizin raporunuza meşru, doğru bir rapor gözüyle bakmaz” dedi.

    Yozgat Belediyesi Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, bazı uluslararası örgütlerin aldıkları kararın ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri’nin yayınladığı raporu eleştirdi.

    “Türkiye’ye dönük iftiralar yer aldı”

    Raporda Türkiye’ye karşı yapılan haksızlığı dile getiren Bozdağ, “Bazı uluslararası örgütler karar alıyorlar. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği bir rapor yayınladı ve raporda Türkiye’ye dönük haksız iftiralar yer aldı. ABD’de bir karar daha aldı. Orada da Rum ve Yunan tezinin savunuculuğunu yaptılar. Türkiye’yi suçladılar. Uluslararası örgütler kendi saygınlıklarını korumak için objektif olmak, adil olmak, kararsız olmak doğru olanı söylemek doğru olandan yana tavır almakla mükelleftir. Ama Türkiye’ye karşı bu uluslararası örgütler adil olmuyorlar. Objektif davranmıyorlar. Kararsızlıklarını koruyamıyorlar. 15 Temmuz darbe teşebbüsünü yaşadık. Bilumum örgütler adeta karşımızda FETÖ terör örgütünün elebaşı, terörist başı Gülen konuşuyormuş gibi bizlere hitap ediyorlar, konuşuyorlar. Yahu siz kimin sözcüsüsünüz? FETÖ’nün sözcüsü müsünüz yoksa objektif, adil, kendi ilkeleri, kuralları olan uluslararası örgütlerin mi sözcüsüsünüz. PKK söz konusu olduğu zaman PKK terör örgütünün ağzıyla konuşuyorlar. Türkiye’nin Afrin harekatı söz konusu olduğu zaman orada da YPG, PYD, PKK KCK’nin tezleri üzerinden Türkiye suçlanmaya çalışılıyor. Bu yaptıkları iş, o örgütlere zarar vermekte kendi güvenliliklerini yok etmektir” dedi.

    “Türkiye’yi haksızlıklara kabule mecbur bırakamazsınız”

    BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri’nin Türkiye’ye gelmediğini hatırlatan Bozdağ, “Türkiye’ye erişimi yokmuş beyefendinin. Gel diyoruz davet ediyoruz gelmiyor. Bizim davetimize gelmiyorsun kendin gel. Öyle de gelmiyor. Ama utanmadan, arlanmadan raporunda Türkiye’ye erişemediğini söylüyor. Türkiye’ye erişemeyen adam yalan söylüyor ve oradan Türkiye’yi suçluyor. Raporunda ele alınan konular tamamen terör örgütlerinin bugüne kadar söylediklerinin derli toplu BM logosu altında tekrarından başka hiçbir şey değil. Eğer Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği terör örgütlerinin tezlerini rapor haline getirirse Türkiye korkar, tırsar böylece bu terör örgütlerinin taleplerine sıcak bakar diyorsa Türkiye’yi tanımamıştır, kusura bakmasın. Terör örgütünün ağzıyla konuşursanız, onların sözlerini raporunuza geçirirseniz Türkiye’yi dinlemezseniz Türkiye sizin raporunuza meşru, doğru bir rapor gözüyle bakmaz. Ne yazarsanız yazın ona zerrece kıymet vermez. Bizim için bunlar yok hükmündedir. Kabul etmemiz mümkün değildir. Terör örgütlerinin tezlerini Uluslararası toplum ve örgütler aracılığıyla raporlara belgelere dönüştürülmesiyle Türkiye’yi sıkıştıramazsınız, Türkiye’yi bu haksızlıkları kabule mecbur bırakamazsınız. Türkiye bildiği yoldan gidecektir. Ama adil, objektif, dürüst olurlarsa o zaman elbette biz raporlarına bakarız, dediklerini de dikkate alırız ama bundan saptıkları zaman dediklerinin bizim açımızdan hiçbir kıymeti yoktur” şeklinde konuştu.

  • Poroşenko: “Uluslararası örgütler, Rusya’ya baskı yapmalı”

    Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, “Uluslararası örgütler, Minsk anlaşması uygulanana, Rus askerleri işgal ettiği toprakları terk edene kadar Rusya’ya baskı yapmalı” dedi.

    Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, temaslarda bulunmak üzere Gürcistan’a 3 günlük ziyaret gerçekleştiriyor. Dün akşam saatlerinde Tiflis’e gelen Poroşenko, bugün çeşitli temaslarda bulunuyor. Gürcistan cumhurbaşkanı Giorgi Margvelashvili ile ikili görüşme gerçekleştiren Poroşenko daha sonra Gürcü mevkidaşı ile ortak basın toplantısı düzenledi. Poroşenko “Bölgesel sorunlarımız var. Gürcistan için Abhazya ve Güney Osetya, Ukrayna için ise Kırım ve işgal altındaki Doğu Ukrayna” dedi. Uluslararası toplumun Rusya’ya yönelik baskısını arttırması gerektiğini sözlerine ekleyen Ukraynalı lider, “Uluslararası örgütler, Minsk anlaşması uygulanana, Rus askerleri işgal ettiği toprakları terk edene kadar Rusya’ya baskı yapmalı” dedi.

    Ukrayna’dan tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Donetsk Halk Cumhuriyeti liderlerinin “Malorossiya” kurmayı planladıklarına ilişkin sorulara, “ Novorossiya projesi rafa kalktı. Ukrayna Donbass ve Kırım’ın egemenliğini yeniden alacak” dedi.

    Ukrayna ve Gürcistan arasında deklarasyon imzalandı.

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz: “Bütün örgütler aynı aklın ürünü”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bütün terör örgütlerinin aynı aklın ürünü olduğunu belirterek , “Bunlar farklı isimler altında geliyor olsalar da hepsi aynı kaynaktan besleniyorlar” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, partisinin il başkanlığı tarafından düzenlenen bayramlaşma programına katıldı. Yılmaz, yaptığı konuşmada terör saldırılarını kınayarak, “Terörü bir kez daha lanetliyorum. Sadece yapanları değil, terörü bir araç olarak kullananları, terörün arkasındaki zihniyetleri, besleyenleri hepsini lanetliyoruz. Asıl lanetlememiz gereken de o geri plandaki güçler” diye konuştu.

    Birtakım uluslararası çevrelerin terörü bir araç olarak kullandığını kaydeden Yılmaz, “Türkiye’nin birlik ve beraberliğini kırmaya, gücünü ve gelişmesini engellemeye çalışıyorlar. Cenab-ı Allah bizi onların tuzağına düşürmesin. Bunlar farklı isimler altında geliyor olsalar da hepsi aynı kaynaktan besleniyorlar. Biri dini kavramları kullanıyor FETÖ gibi yapılar, bir başkası mezhebi kavramlar kullanıyor, bir başkası etnik kavramları kullanıyor ama hepsi aynı mutfaktan çıkıyorlar, aynı aklın ürünleriler. Bunu iyi görmemiz lazım, buna karşı da çok uyanık olmamız lazım. Basiretimizle, ferasetimizle, birliğimizle, beraberliğimizle karşı koymamız lazım” şeklinde konuştu.

    Teröre karşı verilecek en güzel cevabın gelecek nesillere sahip çıkmak olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Özelikle de gençlerimizi, çocuklarımızı bu terör odaklarına kaptırmamamız, muhafaza etmemiz, çok çok uyanık olmamız lazım. Gençlerimizi ne kadar iyi, ne kadar donanımlı yetiştirirsek, teröre karşı da en güzel cevabı vermiş oluruz. En güzel cevap, bu gelecek nesillere sahip çıkmaktır ve biz de Allah’ın izniyle sahip çıkacağız” dedi.

    Programa Yılmaz’ın yanısıra AK Parti Bingöl Milletvekili Enver Fehmioğlu, Kalkınma Bakan Yardımcısı Yusuf Coşkun, Belediye Başkan Vekili Halim Sügü,partililer katıldı.

  • Adalet Bakanı Bozdağ: “Uluslararası örgütler Türkiye’nin ve sistemin aleyhine raporlar yayınlayacak”

    Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi değişikliği ile ilgili açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Bozdağ, Almanya da başkası da bu referandumdan hayır çıkmasını istiyor. Bir milletin lehine olumlu bir karar çıkmasın diye algı operasyonları yapılıyor. Önümüzdeki günlerde pek çok uluslararası örgüt Türkiye’nin ve bu sistemin aleyhine raporlar yayınlayacak görüşler açıklayacaklar” dedi.

    Yozgat’ta Cumhurbaşkanlığı Sistemi Halk Oylaması Kampanyası Tanıtım Toplantısına katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne karşı yapılan bütün aşırılıklara ve saldırılara karşı hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Bakan Bozdağ, “Türkiye’yi insan hakları konusunda suçlayanlar Almanya’yı suçlamıyorlar. Almanya’nın başbakanı bize yapılan işten dolayı belediyeyi suçlamıyor. Yanlış yaptılar demiyor. İnsan haklarına aykırıdır demiyor. İfade hürriyeti engellenmiştir Almanya’da herkesin ifade özgürlüğü vardır, bunlar engellenmişlerdir kınıyoruz demiyorlar. Bir tane eleştiri yok ama Türkiye’ye gelince Türkiye’de terör örgütünün propagandasını yapmaktan tutuklanmış birisi ifade hürriyeti engellendi bir gazeteciye oralarda onun lehine konuşmalar yapılıyor. Çok net söylüyorum Türkiye aleyhine çalışan herkes maalesef himaye ediliyor. PKK’nın FETÖ’nün teröristleri, darbe yapan alçaklar ne kadar Türk milleti ve devleti aleyhine çalışan varsa orada himaye ediliyorlar. Bunu şu nedenle anlattım. Oralarda referandum sürecinin nasıl algılandığını da yakından gördük. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bu milletin varlığı bekası ve devletimizin daima huzur, güvende ve güçlü olması için ne kadar önemli olduğuna sizler gibi yürekten inanıyorum. Ama orada gördüm ki Almanya’da başkası da bu referandumdan hayır çıkmasını istiyorlar. Bir milletin lehine olumlu bir karar çıkmasın diye algı operasyonları yapılıyor. Önümüzdeki günlerde pek çok uluslar arası örgüt Türkiye’nin ve bu sistemin aleyhine raporlar yayınlayacak görüşler açıklayacaklar” dedi.

    “Milletin iradesini engelleyenlere evetlerle en büyük cevap verilecek”

    Bozdağ, “Herkes Türkiye’nin menfaatini düşünmeye başladı. Türk milletinin lehine düşünmeye başladı. Ben de o zaman diyorum ki ey Almanya ey Avrupa birliği ülkeleri siz Türkiye’nin menfaatini o kadar düşünüyorsanız o zaman şu PKK’lı teröristleri bize bir verin ki menfaatimizi düşündüğünüze inanalım. FETÖ’cü teröristleri bize verin Türkiye’nin menfaatini düşündüğünüzü görelim. Hem Bürüksel’de hem de Strasbourgd’a terör örgütleri stant açmış orada duruyor, kapatılmıyor ama referandum söz konusu olunca Türk milletinin çıkarları bunların aklına düşüyor. Bunların aklına düşen şey zayıf Türkiye’dir. İstikrarsız Türkiye’dir. Yönetilemez bir Türkiye’dir. Avrupa’ya IMF’ye dilenci bir Türkiye’dir. Onun için de sistem değişikliğini istemiyorlar. Onun için diyorum ki buradan bütün Türkiye’nin hayrına düşündüğünü söyleyip onun için Türk milletine hayır propagandası değişik algılarla yapan milletin iradesini engelleyenlere çalışanlara evetlerle büyük bir cevabı hep beraber vereceğiz. Yozgat inşallah evet diyecek. Türkiye evet diyerek bütün bunlara en büyük cevabı vermeye hazır mı? Merkel duymadı hazır mıyız? Eminim duymuştur, sandıkları evetlerle doldurduğunuzda onlar bir kez daha duyacaklar duymazlarsa oyların gücü ile kulakları patlayacak” şeklinde konuştu.

  • “Türkiye Ve AB’deki Sendikal Örgütler Arasındaki Diyalog” Semineri

    ’Genç işçiler odağında Türkiye ve Avrupa Birliği’ndeki Sendikal Örgütler Arasındaki Diyalog’ konulu eğitim semineri Trabzon’un Ortahisar İlçesi’ndeki Usta Otel’de gerçekleştiriliyor.

    Seminerde konuşan Hizmet-İş Trabzon Şube Başkanı İhsan Bülbül, hükümetin taşeron işçilerin kadroya geçirilmesine yönelik yasa tasarısının beklentilerini tam olarak karşılamasa da taşeron işçilerin statüsünde ciddi bir iyileşme sağladığını söyledi. Konuşmasında Avrupalı sendikacılardan dünyanın her yerinde düzenlenen terör saldırılarına hiçbir ayrım yapmadan tepki göstermesini isteyen Bülbül, “Burada Danimarka, İspanya, Polonya işçiler ve sendikacılar var. Ülkelerinize gittiğiniz zaman bu terörü sizler de lütfen sizler de lanetleyin. Nerede olursa olsun kim olursa olsun bunu herkes lanetlemelidir. Dostlarımızın terörle mücadelede ülkemize ve dünyadaki bütün ülkelere yardımda bulunup, katkı sağlamaları gerekiyor. İslam dini terörü insan öldürmeyi lanetler, hiç kimse terörü İslâm ile bağdaştıramaz. Bakın dün Belçika’nın başkenti Brüksel’de patlama oldu. Herkes bunu lanetlemelidir” dedi.

    “EN KÖTÜ SENDİKA SENDİKASIZLIKTAN İYİDİR”

    Sendikal örgütlemenin çok zor olduğunu ancak en kötü sendikanın sendikasızlıktan çok daha iyi olduğuna dikkat çeken Bülbül, “Hak-İş olarak bölgede örgütlenmek kolay bir değil, zor bir iş. Fedakarlık, cesaret istiyor ve mücadele istiyor. Ben bir taşeron işçisiyim, bundan da iftihar ediyorum. O dönemlerde örgütlenirken bizlere ’Şirketlerin de sendikası mı olur’ deniyordu. Bizim yıllardan beri Hak-İş olarak beklediğimiz yasa meclis gündemine gelmiştir. Şu anda kamuda 680-700 bin civarında taşeron işçisi var. Ben inanıyorum ki hükümetimiz bu 700 bin işçiyi kadroya alsa bu devlete ek bir külfet getirmeyecektir. Çünkü siz bu işçilere toplu sözleşme hakkı veriyorsunuz. Toplu sözleşmelerden doğan hakları da devletin ilgili bakanlıkları ödeyecek. Örneğin kıdem tazminatını, diğer sosyal hakları ödüyorsunuz. Madem bütün bunları yapıyorsunuz. Bari bu işçileri kadroya alın. Bu işçilerin de azmi kırılmasın, stresten uzak daha verimli bir şekilde çalışsın” diye konuştu.

    “SENDİKANIZA KÜSMEYİN”

    Hak-İş olarak en öncelikli taleplerinin taşeron sisteminin kaldırılması ve kamuda çalışan bütün taşeron işçilerin kadroya alınması olduğunu belirten Bülbül “Taşeronda sizin iş akdiniz şirketin iki dudağı arasındadır. Bu nedenle stresten ayakları tutmayan arkadaşlarımız olmuştu. Hatta bir arkadaşımız stresten beyin kanaması geçirerek rahmetlik olmuştu. Bu nedenlerden dolayı o şirkette örgütlenmeye başladık. Hatta o zaman arkadaşlarımız iş yerlerine giremiyordu. O dönemde bizler arkadaşlarımıza ’Ya iş, ya Hak-İş’ tercih edeceksiniz demek zorunda kalmıştık. Çalışanların tek çaresi sendikal örgütlenmedir. Şu hakkı ya da bu hakkı alamadım diye sendikalardan kaçmayın. Hiçbir sendika üyelerinin hakları azalsın diye mücadele etmez. Böyle bir düşünce olamaz. Böyle bir düşüncesi olursa ihanet etmiş olur ve o makamda olamaz. Onun için arkadaşlar ekmeğinize önce sizler sahip çıkın. Siz sahip çıkamazsanız, o mücadeleyi veremezseniz, bizler o gücü kendimizde bulamayız. Sendikalarınıza küsmeyin, sendika yöneticilerinize sahip çıkın. Örgütlenmek zordur ama bunu yaparsanız gerçekten başarılı olursunuz. Biz Trabzon’da örgütlenme yaparken ana konumuz gençler olmuştu. Bundan sonra da siz değerli arkadaşlarımızla birlikte çalışıp sendikal mücadelemizi el ele yürüteceğiz” şeklinde konuştu.

    Üç gün sürecek seminere HAK-İŞ, TÜRK-İŞ, DİSK, Merkezi Finans ve İhale Birimi’nden (CFCU) temsilciler ve işçiler katılıyor.