Etiket: Organik

  • Elazığ’da 400 organik kovan dağıtıldı

    Elazığ’ın Keban ve Karakoçan ilçesinde arıcılık yapan 40 üreticiye 400 organik kovan dağıtıldı.

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü koordinatörlüğünde yürütülen Organik Tarımın Yaygınlaştırılması ve Kontrolü Projesi kapsamında Elazığ’da organik kovan dağıtımı gerçekleştirildi.

    Türkiye’nin arıcılıkta dünyada ikinci sırada olduğunu belirten İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Turan Karahan;”İlimiz coğrafi koşulları, iklimi ve bitki florası zenginliği ile arıcılık için oldukça elverişli. Bu özellikleri dikkate alındığında arıcılarımızın klasik arıcılıktan katma değeri yüksek organik arıcılığa yönelmesi gerekir. İl Müdürlüğü olarak, Elazığ il ve ilçelerine bağlı köylerde organik tarımın geliştirilmesine yönelik Organik Bal Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi ile organik bal üretiminin geliştirilmesini sağlamak ve bu amaçla hem yöre çiftçisine, hem de ülkemize gelir getirecek faaliyetler ile tarımsal kalkınmayı sağlayarak istihdam oluşturmayı amaçlıyoruz”dedi.

    Bugüne kadar arıcılara bin 480 adet organik kovan dağıtıldığını anımsatan Karahan,”Organik Tarımın Yaygınlaştırılması ve Kontrolü Projesi kapsamında 2018 yılında Bakanlığımıza sunduğumuz ve kabul gören üç yıl sürecek projede Karakoçan ve Keban ilçesinden olmak üzere toplamda 40 kişi belirlenmiştir. Arıcılarımızın her birine yıl da 10 kovan, toplamda yıllık 400 adet organik kovan dağıtımı yapılacaktır.Üç yıl sonunda da bin 200 adet organik kovan dağıtımı yapılmış olacak Ayrıca her arıcıya arıcılıkta kullanılmak üzere maske, eldiven, körük ve el demiri hibe edilecektir” ifadelerini kullandı.

    Uygulanan projenin arıcılar için önemli olduğunu belirten Arıcılar Birliği Başkanı Fırat Canbay ise, proje ile organik bal üretiminde artış olacağını kaydetti.

    Konuşmaların ardından 40 çiftçiye 400 adet organik kovan dağıtıldı.

    Programa İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Turan Karahan, Tarım Kredi Kooperatifleri Malatya Bölge Müdür Yardımcısı Mustafa Aslan, Ziraat Odası Başkanı İbrahim Hacıoğulları, Arıcılar Birliği Başkanı Fırat Canbay ve üreticiler katıldı.

  • Organik süt sığırcılığı projesine AB’den 1 milyon 436 bin Euro

    Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümünden Prof. Dr. İbrahim Ak’ın da yürütücü olarak yer aldığı CORE Organic AB Organik Süt Sığırcılığı projesi, Avrupa Birliği tarafından kabul edildi. 8 ülkeden 15 proje ortağının yer aldığı ve 3 yıl boyunca devam edecek projeye 1 milyon 436 bin Euro’luk bütçe ayrıldı.

    Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nün (TAGEM) taraf olduğu CORE Organic Projeleri’ne bu yıl 11 proje ile başvuruda bulunan Türkiye’nin toplam 3 projesi kabul edildi. Organik Süt Sığırcılığı alanında kabul edilen CORE Organic AB Organik Süt Sığırcılığı projesinin 8 ülkeden (Danimarka, Almanya, Fransa, Hollanda, Norveç, Türkiye, Polonya ve Estonya) 15 ortağı yer alıyor. Toplam bütçesi 1 milyon 436 binEuro olan proje 3 yıl süre ile yürütülecek. Proje, Horizon 2020 programı altında, ERA (Avrupa Araştırma Alanı) çağrılarından biri olan “CORE OrganicCofund” içinde yer alıyor. Projenin Türkiye’deki ayağını Uludağ Üniversitesi ve Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü birlikte yürütecek.

    Proje hakkında bilgi veren UÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ak, “Avrupa’nın farklı ekonomik ve agro-ekolojik şartlarında yenilikçi, esnek ve sürdürülebilir, meraya dayalı organik süt sığırcılığının geliştirilmesiplanlanıyor. Proje ile ahırda ve merada anne-buzağı birlikteliğini artırılması, hayvanların beslenmesinde daha kaliteli kaba yemler kullanılması, mera kullanımının artırılması ve mera kalitesinin iyileştirilmesi, süt ineklerinde mastitis (meme hastalığı) oranının, antibiyotik, iç ve dış parazit ilacı kullanımının azaltılması, daha sağlıklı hayvanlardan daha sağlıklı süt üretilmesi, farklı ülkelerdeki iyi uygulama örneklerinin tanıtımı ve diğer ülkelerde yaygınlaştırılması hedefleniyor” dedi.

    Projenin kabulünün ardından ilk toplantıyı ve çalıştayı3-6Nisan tarihleri arasında Hollanda’nın Utrech kentinde düzenlediklerini açıklayan Prof. Dr. İbrahim Ak, “8 ülkeden 14 proje ortağını temsilen toplam 23 kişiden oluşan proje paydaşlarının katıldığı toplantıya Türkiye’den ben ve Doç. Dr. Metin Güldaş katıldık. Toplantıda, projenin detayları, projedeki iş paketleri, proje paydaşlarının iş paketlerindeki görevleri ve proje yol haritası ile ilgili konuları görüştük. Projenin son değerlendirme toplantısınıise Türkiye’de yapmaya karar verdik. İlk toplantı sonrasında anne-buzağı birlikteliği ile ilgili Hollanda’daki uygulama örneklerini içeren farklı bölgelerdeki 3 çiftliği ziyaret ettik. Çiftliklerdeki teknik elemanlardan uygulamalar ile ilgili detaylı bilgi alışverişinde bulunduk” diye konuştu.

  • Bölgenin organik yemi Dicle Üniversitesinden

    Dicle Üniversitesi (DÜ) Ziraat Fakültesinde organik hayvancılık faaliyetlerini yaygınlaştırmak ve çiftçilere eğitim vermek amacıyla aylık 300 ton üretim kapasiteli organik yem fabrikası kuruldu.

    DÜ Ziraat Fakültesince GAP Bölge İdaresi Başkanlığı ve Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın desteklediği proje ile üniversitesi bünyesindeki arazide aylık 300 ton kapasite üretim yapabilen organik yem fabrikası kuruldu. Organik yem üretimin olmadığı bölgede bu açığı kapatmak ve organik hayvancılık faaliyetlerinin yaygınlaştırılması ve girişimcilerin yem tedarik sıkıntısını gidermek amacıyla kurulan tesis 200 bin liraya mal oldu. Yem üretiminin yanında çiftçilere hayvanlara verilecek yemin içeriğini hazırlama eğitimi veriliyor.

    DÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Denli, tesisin saatte yaklaşık olarak 2 ton yem üretim kapasitesinde olduğunu belirterek, “Burada ürettiğimiz organik yemleri proje kapsamında ürettiğimiz organik tavuklara verdik. Ancak tabi buranın kuruluş amacı sadece kendi tesisimiz için değil, bölgede organik hayvancılık faaliyetini yaygınlaştırmak için yem tedariki sağlamak amacıyla kuruldu. Projemizde pilot uygulama olarak burada üretimi gerçekleştirdik. Organik üretim ile ilgili çiftçilerimize eğitimler verdik. Üretimin başından sonuna kadar ne şekilde yapılacağını uygulamalı olarak gösterdik. Bölgemizde organik yem üretimi yok. Biz de bu açığı kapatmak için en azından organik hayvancılık yaygınlaşana kadar bu tesisi kurduk. Talep edildiği takdirde yem tedarikini sağlamaya çalışacağız. Organik hayvancılık bölgemizde yaygınlaştıkça da diğer girişimciler kuracakları tesislerde bu yemi üretebileceklerdir. Ayda 300 tona yakın yem üretebilecek kapasitedeyiz” dedi.

    “Makineler her türlü yemi üretecek şekilde dizayn edildi”

    Tesiste şuan kanatlı kümes hayvanlarının yemlerinin üretildiğini aktaran Prof. Dr. Denli, “Talep edildiğinde büyükbaş ve küçükbaş hayvan yemlerini de üretme şansımız var. Makinelerimiz bunu üretebilecek şekilde dizayn edildi. Burası tabi küçük kapasitede bir yem fabrikası. Geçen yıl kurduk. Organik yem üretebilmemiz için organik yem ham maddelerine ihtiyaç var. Organik yemin diğer normal geleneksel yemden farkı; organik yem ham maddelerinde genellikle mısır, soya küspesi, buğday, arpa gibi yem ham maddeleri kullanabiliyoruz. Tabi bu yem ham maddelerinin organik tarım esaslarına göre yetiştirilmiş sertifikalı ürünler olması gerekiyor. Bunlar tarlada yetiştirilirken kontrol ve sertifikasyon kuruluşu üretimi denetliyor. Organik tarım kurallarına göre bir üretim varsa bu sertifikayı veriyor. Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) olmaması gerekiyor. Sentetik bir takım katkı maddelerinin kullanılmaması gerekiyor. Bu sertifikalı bir şekilde üretilmiş yem ham maddelerini getirip hayvanların ihtiyaç duyduğu besin madde gereksinimini karşılayacak şekilde oluşturduğumuz rasyon formulasyonlarıyla üretebiliyoruz” diye konuştu.

    “Yem ham maddelerini de üreteceğiz

    Yem ham maddelerinin dışarıdan ilgili kurum ve kuruluşlardan tedarik ettiklerini aktaran Prof. Dr. Denli, bir sonraki aşamada üniversite bünyesindeki arazilerde projeler geliştirerek organik yem ham maddelerini de üretmeyi planladıklarını söyledi. Denli, şunları kaydetti:

    “Böylece hem kurduğumuz deneme ünitelerinde bu yemleri kullanabileceğiz hem de dışarıdan talep edildiğinde tedarik sağlayabileceğiz. Çiftçilerimize, girişimcilerimize bu yeni hayvancılık üretim modelinde karşılaşacakları tedarik sıkıntısını en azından karşılayabilelim. Bir yem ham maddesinin veya bir yemin organik olup olmadığını bakarak anlayamıyoruz. Oradaki bilgilere dayanarak biz bunun organik olup olmadığını bilebiliriz. Yoksa yemin antibiyotik içerip içermediğini, GDO’lu olup olmadığını anlama şansımız yok. Biz ürün alırken ambalajlarda ürün alıyoruz. Ambalajları ile beraber hem sertifikası geliyor hem de diğer ürünle ilgili bilgiler geliyor. Kuşku duyabilirsiniz ama üretim aşamasında hem yem örneklerinden hem de hayvansal bir üretim varsa elde ettiğimiz gıda örneklerinden de analiz için gönderiyoruz. Laboratuvarda hem antibiyotik katkısı olup olmadığını hem de GDO olup olmadığını test ediyoruz. Test sonucunda eğer bir olumsuzluk yoksa ürünümüz organik yem olmuş oluyor. Yem üretiminin yanında çiftçilerimize rasyon hazırlama desteği de verebiliyoruz. Hayvanların besin madde gereksinimlerini bölgemiz koşullarını göz önüne alarak, sahip oldukları yem ham maddelerini kullanmak suretiyle rasyon desteği de çiftçilerimize talep edildikleri takdirde verebiliyoruz. Hayvancılıkta yem maliyeti toplam giderlerin yüzde 70-75’ine tekabül etmektedir. Bu da hayvanlara verilecek yem içeriğinin yani rasyonun önemini bir kez daha ortaya çıkarıyor. Doğru rasyonla doğru bir üretim yapılabilir. Bölgemizin temel eksiklerinden bir tanesi de yanlış rasyon uygulamaları ile hayvanların beslenmesidir. Verim kayıplarına neden olmaktadır. Biz bu alanda da teknik desteği çiftçilerimize veriyoruz.”

  • Bayburt Üniversitesinden Organik Arıcılığa milyonluk destek

    Bayburt Üniversitesi tarafından hazırlanan ve TANAP Sosyal ve çevresel yatırım programları 1. Çağrı kapsamında sunulan “Organik Arıcılığın geliştirilmesi ve yaygınlaştırması projesi” değerlendirme sonucunda yaklaşık Bir Milyon Liralık bütçesiyle 40 büyük proje arasına girerek kabul edildi.

    Koordinatörlüğünü Prof. Dr. Vecihi Aksakal, Koordinatör Yardımcılığını Dr. Öğr. Üyesi Yaşar Erdoğan’ın yaptığı projenin imza töreni Ankara Hilton Otelinde Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Selçuk Coşkun ve TANAP Yetkililerinin katılımlarıyla gerçekleştirildi.

    İmza töreninde görüşlerini dile getiren Rektör Coşkun, Üniversite olarak tarıma büyük önem verdiklerini, bölgesel kalkınma kapsamında organik tarımın üniversitenin bir misyonu olarak düşündüklerini dile getirdi. Coşkun, tarıma yönelik bu tip projelerin bölge için çok önemli olduğunu, Organik arıcılığın da bölgenin istenilen noktaya taşınmasında önemli katkılar sunacağını ifade etti.

  • Kahta’da organik hindi yetiştiriyor

    Adıyaman’ın Kahta ilçesine bağlı Tuğlu köyünde hindi yetiştiriciliğini yapan Mehmet Selim Yıldırım, 400 olan hindi sayısını 4 bine çıkarmayı hedefliyor.

    Kahta ilçesine bağlı Tuğlu köyünde genç çiftçi projesi kapsamında hindi yetiştiriciliği yapmaya başlayan çiftçi Mehmet Selim Yıldırım, hindi pazarının genişlemesine bağlı olarak 4 yüz adet olan hindilerini 4 bine çıkararak daha büyük bir çiftlik kuracağını söyledi. Ayrıca Yıldırım, hindilerden güzel bir verim aldığını belirterek bölgedeki çiftçilere de hindi yetiştiriciliğine başlamaları yönünde tavsiyelerde bulundu. Mehmet Selim Yıldırım, “Genç Çiftçi Projesi kapsamında 4 yüz hindi projemizi oluşturarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına sunduk. Projemizi kabul eden Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, bize katkıda bulundu. Bu projeye girişmemizde Kahta ilçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün bize tavsiyeler vermesi ve destekte bulunması çok önemli oldu. 2017 yılının Ağustos ayından itibaren başladığımız hindi yetiştiriciliğinde gayet iyi bir verim aldık. Hindileri 7 aydır besliyoruz. Şuan 4 yüz hindimiz var. Bölgemizde hindi pazarının gelişmesi ile birlikte 4 yüz olan hindi sayımızı 4 bine çıkararak daha büyük bir çiftlik kurmayı hedefliyoruz. İnşallah yakın bir zamanda bu pazar sıkıntısını aştıktan sonra hem Adıyaman’a hem de bölgemize örnek bir proje olur.

    Hindilerimizi her gün meralarımıza bırakıyoruz. Buralarda doğal ortamda yeşil ot yiyerek büyüyorlar. Hindilerimiz organiktir. Çünkü doğal ortamlarda doğal olarak besleniyorlar. Kendimiz de ailece hindi eti ve yumurtasını gönül rahatlığıyla yiyoruz. Sağlıklı ve lezzetli hindi yemek isteyenlerin böyle çiftliklerde yetişen hindileri almalarını tavsiye ediyorum”

    Hindilerimiz besi olduğundan dolayı tanesini 150 ile 200 TL arasında satıyoruz. Çevremizdeki çiftçilere, hindi piyasasının daha çok genişlemesi için hindi yetiştiriciliğini tavsiye ediyorum. Bu projede emeği geçen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Kahta ilçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü personellerine teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.