Etiket: organ

  • Kayseri Ticaret Odası Ve Erciyes Organ Nakli Vakfı Başkanı Mahmut Hiçyılmaz:

    Kayseri Ticaret Odası ve Erciyes Organ Nakli Vakfı Başkanı Mahmut Hiçyılmaz, 03-09 Kasım tarihleri arasında kutlanacak olan, “Organ Nakli Haftası” nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Hiçyılmaz, “Organ bağışı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en önemli sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Organ bağışı hayat kurtarır, insanlar için yaşam umududur. Bağışlanan her organ, yeni bir hayat demektir” dedi.

    Hiçyılmaz, “Ülkemizde 65.000’e yakın kronik böbrek yetmezliği hastası, diyaliz cihazlarına bağlı olarak yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. 2025 yılında bu rakamın 100 binleri bulacağı söylenmektedir. Diyaliz hizmetleri böbrek hastaları için geçici bir çözüm olup bu hastalar için kesin tedavinin ancak organ nakli ile gerçekleştirilebilmektedir. Kalp ve karaciğer nakli bekleyen hastalar ise böyle bir imkâna sahip değillerdir ve uygun organ bulunamadığı takdirde yaşamlarını kısa bir süre içinde kaybetmektedirler” diye konuştu.

    Türkiye’de organ nakli konusunda önemli çalışmalar yapıldığını ancak organ bağışının dünya standartlarının altında kaldığını belirten Hiçyılmaz, “Ülkemizde ve kentimizde çok sayıda insan organ beklemektedir. Toplumumuzda ise organ bağışı konusunda yeterli duyarlılık bulunmamaktadır. Organ bağışına dikkat çekmek ve toplumumuzu bilinçlendirilmesi amacıyla Erciyes Organ Nakli Vakfı olarak çeşitli faaliyetler yürütmekteyiz. Tüm vatandaşlarımızın organ bağışı konusunda hassasiyet göstermesini bekliyor ve vakfımıza destek olmaları çağrısında bulunuyorum” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’de 18 yaşını doldurmuş vatandaşların, organ ve dokularını ölümlerinden sonra kullanılmak üzere bağışlamak istediklerinde tüm sağlık kuruluşlarına başvurabileceklerini vurgulayan Hiçyılmaz, “Organ bağışı hastaların umut ışığıdır ve yaşam kalitesinin arttırılmasındaki en önemli faktördür. Organ bekleyen her bir insanımıza umut ışığı olabilmek hepimizin elindedir” şeklinde konuştu.

  • Sinan Şamil Sam’ın Amcası, Yapay Organ Üretmek İçin Bioprinter Geliştirdi Ancak Yetiştiremedi

    ANKARA (İHA) – Yeğeni Sinan Şamil Sam’ın hayatını kurtarmak amacıyla yapay organ üretmek için ‘bioprinter’ı geliştiren Talat Sam, “Yaklaşık 7 yıldır uğramış olduğumuz bu sistemi acil hale getirerek yeğenimi kurtarmak için uğraştık. Ama maalesef ömrü yetmedi ve aranan karaciğer bulunamadı” dedi.

    Eski Dünya Kıtalararası Ağır Sıklet Boks Şampiyonu Sinan Şamil Sam, bu sabah İstanbul’da tedavi gördüğü hastane de karaciğer yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmişti.

    İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden 41 yaşındaki Sam’ın amcası Talat Sam, yeğeni Sinan Şamil Sam’ın sağlığına kavuşması için yapay organ üretmek için bioprinter’ı geliştirdi. Yapay organ üretme konusunda önemli yol kat ettiklerini ancak Sam’ın hayatını kurtarmak için yetiştiremediklerini kaydeden Sam, “Sürecin başlangıcı 2010 senesinde. Başlangıç nedeni yeğenim Sinan Şamil Sam’ın yapmış olduğu maçlarda karaciğerine almış olduğu darbelerden ötürü kullandığı ilaçların bir ölçüde yan etkileridir. Karaciğerdeki hasardan dolayı 5 yıl civarında karaciğer aradık ve bulamadık. Bunu bulamayınca herkes organ bekliyor, bekledikleri organlarla ilgili ne gibi bir yenilik getirebiliriz diye Türkiye’nin en iyi Üniversiteleri ve genetik bölümleri ile bazı bağlantılar oluşturduk. Türkiye ve Avrupa’nın hiçbir yerinde olmayan bir işe giriştik. Önemli finans kaynaklarını bu işe harcadık. Yapay organ yapmak üzere yeğenimin bu aciziyetinden dolayı yapay organ yapmak üzere dünyada bir trend oluşmuştu. Oluşan trende de biz de ayak uydurduk ve şuan pek çok dünya ülkesinden önde olacak şekilde bazı sistemler geliştirdik. Daha önce 3D printer’ın bioprinter versiyonunu oluşturduk. ABD, böyle bir printer için 630 milyon dolar bir fon ayırdı. Ama bizim herhangi bir fon ayırmak gibi bir şey söz konusu olmamasına rağmen biz kendi kaynaklarımızla ülkemizdeki insanların organ beklemesine son verebilmek için başta yeğenim olmak üzere böyle bir işe giriştik” ifadelerini kullandı.

    “HEPİMİZ ORGANLARIMIZI BAĞIŞLAYACAĞIZ”

    İlk hareket noktalarının Sinan Şamil Sam’ı bu sıkıntıdan kurtarmak olduğuna dikkat çeken amca Sam, “Bununla ilgili dünyanın pek çok ülkesinden pek çok üniversiteler ile bilgi alışverişlerinde bulunduk. Yaklaşık 7 yıldır uğramış olduğumuz bu sistemi acil hale getirerek yeğenimi kurtarmak için uğraştık. Ama maalesef ömrü yetmedi ve aranan karaciğer bulunamadı. Bizde böyle bir sistemi çok önemli bir yol almamamıza rağmen bitiremedik. Bitiremeyince bu probleme maalesef bir çözüm getiremedik. İnsanlar evlerinden, barklarından, mallarından, mülklerinden vazgeçiyorlar veriyorlar ama organ bağışı dediğimiz zaman maalesef ülkemiz ileri medeniyet seviyesine ulaştığını iddia eden ülkelerin çok çok gerisinde kalıyor. Diyanet’in de bu konuda çok olumlu ve teşvik edici fetvalar olmasına rağmen şuana kadar bu fetvalara da dört dörtlük uyulduğunu söylememiz doğru değil. Biz bütün bir Sam ailesi olarak karar verdik ve bütün ailemiz yeğenimin defin işlemlerini bitirdikten sonra ilk fırsatta toplanıp hepimiz gidip organlarımızı bağışlayacağız. Böyle bir karar aldık ve bu kararı da en kısa zamanda uygulayacağız” diye konuştu.

    “YAPAY KALP DAMARI VE DAMARCIK YAPMAK ÜZERİNE EPEY BİR YOL ALDIK”

    Sinan Şamil Sam’ın, “Amca biran önce bu sistem biran önce biter ve biran önce benim kurtuluşum da gerçekleşir” diye dua ettiğini kaydeden amca Sam, şöyle devam etti:

    “Beni de bir tarafa bırak, ben bir şekilde memlekete mal olmuş, ön sıralara gelmiş bir insanım ama bir dağ köyündeki veya sıradaki bir insan nereden ve nasıl bir organ bulacakta hayatına devam edecek gibi bazı tereddütleri vardı. Hatta bu yıl içerisinde bir basın toplantısında şöyle bir söz söyledi: ‘Ben başkasının sırasını almak istemiyorum.’ Hiçbir öncelik istemedi ve sadece kimsenin hakkını yememek adına ölüme gitti çocuk, kurtaramadık.”

    Şu an da geliştirilen bioprinter’da gelinen aşamalara da değinen amca Sam, “İnsanın kendisinden alınan kök hücre ile bazı temel alt yapıyı oluşturmayı başardık. Yapay kalp damarı ve damarcık yapmak üzerine epey bir yol aldık ve bu yolda ilerliyoruz. Yapay organ yapımı ile çok önemli verilere ulaştık. Ama gene de bir zamana ihtiyacımız var. Bunu da başaracağımıza inanıyorum. Çünkü biz de çok önemli bilim insanları var. Şuana kadar biz kendi imkanlarımızla 6 milyon dolar civarında kayıtlara geçmiş resmi bir harcama yaptık. Üniversitelerin burada maddi bir katkısı yok ancak çok önemli bir beyin katkısı oldu” dedi.

  • Organ Nakli Koordinatörleri Medıcana Ankara’da Bir Araya Geldi

    Organ nakli sürecinin en önemli aktörleri olan koordinatörlerin olağan çalışma toplantısı Medicana Ankara’da hastanenin Nakil Merkezi ekibinin de katılımıyla gerçekleştirildi.

    Çeşitli illerden sayıları 60’ı aşkın Organ Nakli Koordinatörü, olağan çalışma toplantısını Medicana International Ankara Hastanesi’nde gerçekleştirdi. Programın açılışında konuşan Medicana International Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ulaş Sözener, 2015 yılı itibariyle bin 566 beyin ölümünde organ bağışı konusunda aile izin sayısının sadece 368 olduğunu, yüzde 22-25’lerde olan bağışa dönüşme oranında bir türlü yüzde 30’a ulaşılamadığını vurguladı. Organ nakli koordinatörlerinin nakil sürecinin hayati unsurları olduğunu söyleyen Sözener, organ çıkarımı aşamasında hekimlerin beklentileri konusunda bazı bilgiler verdi. Op. Dr. Sözener, süreçte aynı amaç uğruna zamana karşı adeta bir yarışın yaşandığını ve bu nedenle takımın eksiksiz çalışmasının çok önemli olduğu ifade etti.

    Toplantı, Ankara Bölge Koordinasyon Merkezi Koordinatörü Dr. Hatice Ayaz Çağatay’ın konuşmasıyla devam etti. Çağatay, organ bağışı ve Kasım ayının ilk haftası kutlanan Organ Bağışı Haftası konularında bir sunum yaptı.

  • Labioplasti İle Cinsel Organ Estetiği

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, labioplasti ile cinsel organ estetiği operasyonları hakkında bilgi verdi.

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın açıklamasında, “Kadın cinsel organı olan vajinanın iç dudakları, vajina ağzının her iki tarafında yer alan deri kıvrımlarıdır. Tıp dilinde labium minus veya labia minora, halk dilinde küçük dudak olarak adlandırılır. İç dudakların, dış dudaklardan hafifçe sarkacak kadar büyük olması herhangi sağlık sorununa yol açmaz. Estetik olarak burada kadınlar için hoş olmayan bir görünüm oluşur sadece. Cinsel organ iç dudakları, yabancı cisim ve bakterilerin vajina içine rahatça girmesini engelleyen bir bariyer görevi görür. İç yüzeyinden salgılanan sıvılar ile de sürekli nemli kalmasını sağlar. Fakat aşırı büyüklükte olan iç dudaklar, faydalarından daha fazla zarara yol açarlar. Böyle bir durumda ter, vücut atıkları ve diğer salgıların deri kıvrımları arasında birikerek kötü bir koku ortaya çıkarırlar ve hijyenik zorluğundan dolayı mantar enfeksiyonlarına da zemin hazırlarlar. İç dudakların büyük olması psikolojik sorunların da temelini meydana getirir. Kadınların büyük çoğunluğu bu tür bir problemi yaşasalar da sadece kendilerinde olduğunu düşündükleri için bir çözüm yolu da aramazlar. Ancak iç dünyalarına attıkları bu sıkıntı, aile hayatlarını da zaman içinde ciddi anlamda etkilemeye başlar. Bu nedenle bu tarz sorunları olan bayanların çekinmeden uzmanlara görünmeleri hem ruh hem de günlük yaşantıları için oldukça faydalı bir seçim olacaktır. Labioplasti ameliyatı olan tüm kadınlar ileride hamile kalıp doğum yapabilirler. Bu anlamda hiçbir sakıncası bulunmamaktadır” dedi.

    “AMELİYAT NASIL GERÇEKLEŞİR?”

    Opr. Dr. Nazmi Bayçın labioplasti ameliyatı ile ilgili olarak, “Labioplasti yani içi dudak küçültme ameliyatındaki en önemli noktalardan birisi ameliyat sonrasında herhangi bir iz kalmamasıdır. Gerçekleştirilen operasyonun bir iz oluşmayacak ve başkaları tarafından anlaşılmayacak şekilde yapılması önemlidir. Burada kıstas olarak şunu alabiliriz: Siz ameliyat olup yeterli süre geçtikten sonra bir kadın hastalıkları tarafından muayene edildiğinizde bir ameliyat geçirdiğiniz bu uzman tarafından anlaşılmıyorsa bu oldukça başarılı geçmiş bir operasyondur diyebiliriz. Hem operasyonu gerçekleştiren cerrah hem de hasta için bu başarıyı elde etmek önemlidir. Gerçekleştirilen operasyon standart iki tekniğe göre yapılabileceği gibi kişiye özel olarak da bir operasyon tasarlanıp uygulanabilir. Labioplasti ameliyatı hastane şartlarında gerçekleştirilmesi gereken bir operasyondur. Ameliyat sırasında genel ya da lokal anestezi uygulanabilir. Burada seçim hastanın tercihine göre yapılmaktadır. Bu operasyon teknik olarak yüksek seviyede ihtimam gösterilmesi gereken bir ameliyattır. Aksi bir durumda dudak kenarı girintili çıkıntılı bir görünümde iyileşebilir. Operasyon, normal koşullarda 40-50 dakika kadar bir sürede tamamlanır. Labioplasti ameliyatı sırasında kullanılan farklı teknikler mevcuttur. Hangisinin uygun olacağına hastanın beklentilerine paralel olarak ben karar veririm. Labioplasti ameliyatlarını çoğunlukla derin uyku eşliğinde lokal anestezi altında gerçekleştiriyorum” şeklinde konuştu.

    “İYİLEŞME DÖNEMİ NASIL GEÇER?”

    Ameliyat sonrası iyileşme dönemi için de Opr. Dr. Nazmi Bayçın, “Labioplasti operasyonu sonrasında pek fazla bir ağrı sızı hissetmeyeceksiniz. Ameliyat sonrasında bir miktar istirahat edip evinize gidebilirsiniz. Bu noktadan sonra da normal hayatınıza devam edebilirsiniz. Dikiş yerlerinde kendi kendine eriyen ipler kullandığımız için de dikiş aldırma sıkıntısı oluşmayacaktır. Bu ameliyat sonrasında, cinsel organ bölgenizi temiz tutmak yeterli olur ve estetik dikiş uygulandığı için özel bir pansumana gerek yoktur. Buradaki tek kısıtlama cinsel ilişki konusundadır. Birkaç hafta boyunca ameliyat kaynaklı yaraların iyileşmesi için beklemek gerekir. Labioplasti pek riskli sınıfta bir ameliyat değildir ve sonrasında komplikasyon yani ameliyat sonrası problem çıkma yüzdesi de oldukça düşük seviyededir. Ameliyat sonrasında oluşabilecek hafif ağrılarla iyileşme dönemini ayakta geçirirsiniz. Hızlı şekilde iyileşmesi ve ortaya çıkan sonuçlar oldukça yüz güldürücü olduğu için, kişilerin labioplasti sonrası memnuniyet yüzdesi gerçekten yüksektir” diye konuştu.

  • Kalbinin sağ tarafta olduğunu 57 yaşında öğrendi

    Kalbinin sağ tarafta olduğunu 57 yaşında öğrendi

    Gaziantep’in İslahiye ilçesinde iş kazası geçiren 57 şaşındaki bir vatandaş ameliyat olunca kalbinin sağ tarafta olduğunu öğrendi. İslahiye ilçesinde yaşayan 4 çocuk babası çiftçi olan 57 yaşındaki Ali Sezer evde geçirdiği bir kaza sonucu hastaneye kaldırıldı.

     

    Tedavisi sırasında Ali Sezer’in doktorları ameliyatın ardından iç organlarının tamamının terste olduğunu söyledi. Bunun üzerine büyük bir şoka girdiğini söyleyen Ali Sezer bugüne kadar tam fark edemediği bu durumun doktorlar tarafından tespit edildiğini söyledi. Hastalarını konuyla ilgili bilgilendiren doktorlar bu durumun çok nadir oluğunu hastalara ciddi bir rahatsızlık vermediğini söyledi.