Etiket: organ

  • Organ Bağışlayanlar İçin Mevlit Okutuldu

    Organlarını bağışlayanlar için mevlit okutan Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, Bursa’nın organ naklinde Türkiye birincisi olduğunu açıkladı.

    Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’nün Organ Bağışı Haftası faaliyetleri devam ediyor. Vatandaşların organ bağışına teşvik edilmesi amaçlanıyor. Organ bağışı yapanlar için Yeşil Cami’de mevlid-i şerif okutuldu. Mevlide Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan, Bursa İl Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Ay ve organları alınan donörlerin aileleri ile organ bağışıyla sağlığına kavuşanlar katıldı. Cami avlusuna stant açılarak organ bağışçısı olmak isteyen vatandaşlara organ bağışı kartı verildi.

    Organ bağışı konusunda Bursa’nın çok iyi bir noktada olduğunu belirten İl Sağlık Müdürü Akan, “Türkiye birinciliği şu anda bölgemize ait, ama biz bunu yeterli görmüyoruz. Avrupa seviyesine ve daha da ötesine taşımak niyetindeyiz” dedi.

    İl Müftüsü Mehmet Emin Ay ise, “Dileriz ki insanlar organ bağışı sıkıntısını hiç yaşamasın. Ancak biz müftülük olarak gerek okuyacağımız hutbelerle, gerekse din görevlilerimizde vatandaşları bilgilendirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

  • Burhaniye’de Organ Bağışı Haftası

    Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, Toplum Sağlığı Merkezi Tabipliği, 3-9 Kasım tarihleri arasında Organ Bağışı Haftası olduğunu açıkladı. Dr. Faruk Kendigelen, imzası ile yapılan açıklama da, organ bağışının önemi hatırlatıldı.

    Burhaniye Toplum Sağlığı Merkezi Tabipliğinden yapılan açıklama da şunlara yer verildi. “Ülkemizde her yıl 3-9 Kasım tarihleri arasında her yıl “Organ ve Doku Bağışı Haftası” olarak kutlanmaktadır. Tedavisi yalnızca organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli sağlık sorunlarından biridir.

    “Organ nakli”, vücutta görevini yapamayan bir organın yerine canlı bir vericiden veya ölüden alınan sağlam ve aynı görevi üslenecek bir organın nakledilmesi işlemidir.

    Kişinin hayatta iken serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesi de organ bağışıdır.

    Türkiye organ nakli faaliyetleri için yeterli donanıma, deneyimli nakil ekiplerine ve nakil merkezlerine sahiptir. Aşılması gereken en önemli sorun kadavra bağış oranındaki yetersizliktir.

    Unutmamak gerekir ki, her bağış yeni bir hayattır. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, organ naklinin caiz olduğunu bildirmiş ve organ bağışını, insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak tanımlanmıştır.

    Ülkemizde organ bağışları Sağlık Bakanlığı kontrolü ve denetiminde yapılmaktadır. “Türkiye Organ ve Doku Nakli Bilgi Sistemi” vasıtasıyla organ dağıtımı en adaletli ve şeffaf biçimde yapılmaktadır.

    Ülkemizde organ olarak, böbrek, deri, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas ve incebağırsak nakilleri; doku olarak kemik, kemik iliği, kornea ve kalp kapağı nakilleri yapılmaktadır.

    Organ bağışı yapmak isteyen vatandaşlar, il sağlık müdürlükleri, hastaneler, organ nakli yapan merkezler, aile hekimliklerine başvurabilir, detaylı bilgi alabilirler.

    Organ bağışı yapmak isteyen kişiler, belirtilen yerlere başvuru yaparak iki tanık huzurunda bir belge imzalayarak organ bağışı kartına sahip olurlar. Organ bağışı kartını alan kişinin, bağış kartını her zaman üzerinde taşıması gerekmektedir. 18 Yaş ve üzeri akli dengesi yerinde olan herkes organ bağışı yapabilir ve organ bağışı kartı sahibi olabilir” denildi.

  • Medıcal Park Ve Final Okulları Organ Bağışına Dikkat Çekti

    “3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası” nedeniyle Medical Park Samsun Hastanesi ve Samsun Final Okulları işbirliği ile Medical Park Samsun Hastanesi’nde stant açıldı.

    Hastaneye gelen Samsun Final okulları 7. sınıf öğrencileri organ bağışına dikkat çekmek için organ figürlerinde kıyafetler giydiler. Hastaneyi gezen öğrenciler hasta ve hasta yakınlarına organ bağışı hakkında bilgi verdi. Öğrenciler Medical Park Samsun Hastanesi Genel Müdürü Dr. Hakan Özcan’ı ve diğer doktorları da ziyaret ettiler.

    Samsun Final Okulları Fen Bilimleri öğretmeni Mehmet Kurt “Medical Park Samsun Hastanesi ile beraber 7 Kasım’da Piazza Alışveriş Merkezi’nde stant açacağız. Organ bağışı hakkında bilgilendirme yapmaya devam edeceğiz. Organ bağışı yapmak isteyenleri stantlarımıza bekliyoruz” dedi.

    Medical Park Samsun Hastanesi Genel Müdürü Dr. Hakan Özcan “Binlerce kişi organ nakli bekliyor. Organ bağışı ile insanlar hayata tutunabiliyorlar. Biz de toplum olarak organlarımızı bağışlayarak bu kampanyaya destek olmalıyız. Verilere göre, dünyada ve ülkemizde organ bağışının yetersiz olduğu, toplumun bu konuda daha hassas olması gerektiği görülmektedir. Final Okulları ile düzenlediğimiz bu etkinlikler ile insanların dikkatini organ bağışına çekmek istiyoruz” diye konuştu.

  • Başaralı: “Organ Bekleyenlere Her Yıl 4 Bin 500 Kişi Ekleniyor”

    Mersin İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Mustafa Kemal Başaralı, Türkiye’de her yıl yaklaşık 4 bin-4 bin 500 kişinin organ bekleme listesine eklendiğini belirterek, “Biz ya da yakınlarımız her an organ bekleyen bir hasta olabilir. Unutmayın ki, organ bağışı hayat bağışıdır. Bir organ bağış kartı alın. Gelin siz de bir hayat kurtarın” çağrısında bulundu.

    Doç. Dr. Başaralı, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, bir insanın organa ihtiyaç duyma ihtimalinin, organ bağışı yapma ihtimalinden çok daha fazla olduğunu ifade ederek, herkesi organlarını bağışlayarak hayat kurtarmaya çağırdı. Türkiye’de, 18 yaşını doldurmuş ve akli dengesi yerinde olan herkesin, 2238 sayılı yasaya göre organlarının tamamını veya bir bölümünü bağışlayabileceğini bildiren Başaralı, “Verilen bağış kartına rağmen, beyin ölümü gelişmesi durumunda kişinin ailesinden izin alınmaktadır. Bu nedenle lütfen organlarınızı bağışlamak istediğinizi yakınlarınıza da bildiriniz” dedi.

    Organ uygunluğuna nakil cerrahlarının karar verdiğini ve 94 yaşında dahi uygun olduğu takdirde organların kullanılabildiğini dile getiren Başaralı, kanser, AIDS ve domuz gribi harici diğer hastalıklarda organların kullanılabildiğini kaydetti. Organ naklinin canlıdan ve beyin ölümü gerçekleşmiş kişiden olmak üzere iki verici (donör) kaynağı bulunduğuna işaret eden Başaralı, şöyle devam etti: “Maalesef ülkemizde organ vericilerinin yaklaşık yüzde 80’i canlı, yüzde 20’si kadavra kaynaklıdır. Bu oran böbrek nakillerine göre çıkartılmaktadır. Çünkü karaciğer bekleyen hastaların canlı vericiden organ nakli şansı çok düşük, kalp ve diğer organ bekleyenlerin ise bu şansı hiç yoktur. Bu hastalar kadavradan organ bağışı olmaz ise bekleme listelerine alınmalarını takip eden kısa bir süre içinde kaybedilmektedir.”

    “28 BİN HASTA, BEKLEME LİSTESİNDE ÖLENLERDEN YARDIM BEKLİYOR”

    Türkiye’de beyin ölümü tespit oranının hiç de az olmadığının altını çizen Başaralı, Mersin’de de ilk organ bağışının gerçekleştiği 2007 Ağustos ayından bugüne dek 286 beyin ölümü tespiti yapıldığını, bunlardan 67 ailenin izni ile organlar kullanılarak, ölümü bekleyen insanlara can olduğunu vurguladı. Başaralı, Türkiye’de organ bekleyenlerin sayısını da şöyle sıraladı: “1 Kasım 2015 itibarı ile 22 bin 145 böbrek, 2 bin 225 karaciğer, 622 kalp, 265 pankreas, 51 akciğer, 5 ince bağırsak, 4 kalp kapağı, 2 bin 934 kornea olmak üzere toplam 28 bin 251 organ yetmezlikli hasta, bekleme listesinde ölenlerden yardım beklemektedir. Üstelik bu sadece listeye kayıtlı olan kişi sayısıdır. Tüm diyalize giren, yani böbrek yetmezliğindeki hasta sayısı 60 bin 272’dir.”

    “Ailelerin organ bağışını reddetmelerinin en başta gelen sebebinin, organ bağışını o ana kadar hiç duymamaları ve üzerinde hiç düşünmemiş olmalarıdır” diyen Başaralı, beyin ölümünün biri nörolog veya nöroşirürjiyen, biri de anesteziyoloji ve reanimasyon veya yoğun bakım uzmanından oluşan iki hekim tarafından tüm muayene ve tahlilleri yapılarak saptandığına dikkat çekti. Doç. Dr. Başaralı, beyin ölümü gerçekleşmeden ve bu iki doktor tarafından onaylanmadan ölüden organ nakli yapılamayacağının altını çizdi.

    “ÖLÜME TERK EDİLEBİLECEĞİNİZ DÜŞÜNCESİ DOĞRU DEĞİL”

    Organ bağışlayanların ve yakınlarının endişelerine de değinen Başaralı, “Organ bağışı yaptığı ve organ bağış kartını taşıdığı takdirde ölüme terk edilebileceğini düşünen vatandaşlarımız da vardır. Oysa oldukça yanılmaktalar. Ölüm mutlaktır. Geliştikten sonra makineler sayesinde ve çok titiz bir bakım ile organlar bir süre daha canlı tutulmaktadır. Kaldı ki, organların alınabilmesi için kişinin hayattayken bağış yaptığı halde yine de ailenin izninin alınması gerektiği unutulmamalıdır. Bazen tam tersine daha iyi bakıma neden olmaktadır. Mesela bir kaza anında üzerinden organ bağış kartı çıkan bir vatandaş, beyin ölümü tespitinin yapılabildiği en teşekküllü hastanelere taşınmak zorundadır. Beyin ölümü tespiti sadece bunu muayene etmesi gereken uzmanların ve yoğun bakımın bulunduğu hastanelerde yapılabilir. Bu da sizin eksiksiz bir bakım görmeniz demektir. Beyin ölümü gerçekleşmeden, iki uzman doktor tarafından onaylanmadan, ölenin yasal varislerinin imzalı izni olmadan organ çıkarım ameliyatı ve hatta doku grup tahlilleri dahi yapılamaz” dedi.

    “ORGANLAR SATILAMAZ VE KİŞİNİN GÖRÜNTÜSÜ BOZULMAZ”

    Organı alınan kişinin görüntüsünün bozulacağı ya da organların satılacağı düşüncesinin de doğru olmadığını ifade eden Başaralı, şunları kaydetti: “Organ alımı ameliyatı, ameliyathane koşullarında titizlikle yapılır, gizli dikiş ile cilt kapatılarak vücut bütünlüğü bozulmadan aileye teslim edilir. O bedenler organların kıymetini çok iyi bilen hekimler için kutsaldır ve çok büyük bir saygıyı hak etmektedirler. Organ alacak hastalar öncelikle tıbbi aciliyet durumuna ve kan grubu ile doku grubu uyumuna göre belirlenir. Cins, ırk, din, zengin-fakir ayrımı yapılmaz. Özellikle ekonomik durumu kötü olan aileler yakınlarının organlarını sattıklarının düşünülmesinden endişe etmektedir. Herkes bilmelidir ki, böyle bir şey söz konusu olamaz. Beyin ölümü gelişen şahsın dokusunun kime uyacağını önceden bilmek bizim için de mümkün değildir. Bu ancak Ankara’daki Ulusal Koordinasyon Merkezi’ndeki liste ile beyin ölümü olan şahıs karşılaştırıldığında bilinebilir. Ailenin bu tip düşünceleri varsa kendileri istemediği takdirde, organ bağışı yaptıklarının gizli kalacağı garantisi verilir. Aile gizlilik istiyor ise ilgili birimlerde çalışan herkes bu konuda uyarılır ve ciddi hassasiyet gösterilir.”

    “ORGAN NAKLİ CAİZDİR”

    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun, 6.3.1980 tarih ve 396 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu bildirdiğini anımsatan Başaralı, aynı kurulun organ bağışını insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak tanımladığını da kaydetti. Başaralı, “Kur’an-ı Kerim’de Maide suresinin 32. ayetinde, ‘Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur’ diye beyan olunmaktadır. Bütün büyük dinlerde de benzer kararlar mevcuttur. Yeni ölen birinin kalbini ve başka organlarını diri insana takmak caizdir. Bu iş ölüye hakaret olmaz. İslam dini, sıhhati korumayı ve bedenin selametini emretmektedir (Hedy-ül-İslami). Organ naklinde din, dil, ırk ayrılığı gözetilmez (El-Hedyül-İslami). Nakledilen organın ahirette kendisine dönüp dönmeyeceğinden endişe edenlere Kıyame Suresi, 3-4. ayetini örnek olarak vermek isterim; ‘İnsan kendisinin kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor? Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter’ denmektedir” ifadelerini kullandı.

    Mersin’de Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde, böbrek ve karaciğer naklinin başarıyla yapıldığını da bildiren Başaralı, halkı bu konuda duyarlı olmaya davet ederek, sözlerini şöyle tamamladı: “Her yıl yaklaşık 4 bin-4 bin 500 kişi organ bekleme listesine eklenmektedir. Biz ya da yakınlarımız her an organ bekleyen bir hasta olabilir. Unutmayın ki, organ bağışı hayat bağışıdır. Bir organ bağış kartı alın. Gelin siz de bir hayat kurtarın.”

  • Ordu Organ Bağışında Atakta

    Ordu’da sağlık kurumlarında beyin ölümü gerçekleşen kişilerin ancak 3’te 1’inin ailesi tarafından organ bağışı yapıldığı belirtildi. Buna göre, son 3 yılda gerçekleşen 86 beyin ölümünden ancak 25’inin organlarının bağışlandığı kaydedildi.

    Ordu Sağlık Müdürlüğü’nden edinilen bilgiye göre, Ordu’da son 3 yılda beyin ölümü sonucu yapılan organ bağışları inişli çıkışlı bir grafik izliyor.

    3‘TE 1’İ BAĞIŞLIYOR

    Buna göre, 2013 yılında il genelindeki hastanelerde 36 beyin ölümü gerçekleşirken, 8 aile organ bağışına razı oldu. 2014 yılında ise 29 beyin ölümü gerçekleşirken 12 aile organ bağışında bulundu. 2015 yılı Ocak-Ekim ayları arasındaki 10 aylık sürede 21 beyin ölümü gerçekleşirken ancak 5 aile organ bağışını kabul etti.

    Bu sonuçlara göre son 3 yılda Ordu’da 86 beyin ölümü gerçekleşirken, sadece 25 aile organların alınmasına izin verdi.

    Beyin ölümü gerçekleşen kişilerden alınan organlarla en fazla 6, ortalama 4 kişi yeniden hayat kazanıyor. Buna göre 25 organ bağışında ortalama 100 kişi yeniden hayat kazanırken, tüm beyin ölümlerinde organ bağışı yapılmış olsaydı, 344-350 arasında kişi yeniden hayata kazandırılmış olacaktı.

    ORGAN BAĞIŞINDA SADECE BAĞIŞÇI SAYISI ARTIYOR

    Öte yandan Ordu Sağlık Müdürlüğü ve Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği’nin organ bağışına yönelik açtığı stantlarda ve hastanelerin Organ ve Doku Nakli Koordinatörlüklerine yapılan başvurularda muhtemel vefat ve beyin ölümü gerçekleştiği takdirde organlarını bağışlayan kişi sayısı da artış gösterdi.

    Buna göre 2013 yılında 247 olan organ bağışçı sayısı 2014’te 566, 2015 yılı ilk 10 ayında Bin 243’e yükseldi. Son 3 yılda Bin 243 kişinin organ bağışçısı olduğu Ordu’da, bu kişiler muhtemel bir vefat ve beyin ölümü halinde bile olsa aileleri rıza göstermedikçe organ bağışı yapılamayacak.

    60 BİN KİŞİ DİYALİZE GİRİYOR

    Medical Park Göztepe Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Bahtışen Güven, bugün Türkiye’de 60 bin insanın kronik böbrek yetmezliği sonucu diyaliz tedavisi gördüğünü söyledi. Türkiye’de her gün 10 kişinin organ nakli olamadığı için hayatını kaybettiğini dile getiren Bahtışen Güven, “Organ nakli sırasının gelme olasılığı piyangodan büyük ikramiyenin çıkma olasılığı kadardır. Çünkü Türkiye’de organlarını bağışlayanların oranı milyonda 5’tir. Ayrıca Türkiye genelinde karaciğer bekleyen hasta sayısı 2 bin 219’dur” dedi.