Etiket: organ

  • Öğrencilere Organ Bağışı Semineri

    Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Gediz Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda, “Bir Bağış Bir Hayat”, “Her Bağış Yeni Bir Hayat” sloganı ile hazırlanan “Organ Bağışı” konulu eğitim semineri verildi.

    Gediz Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu amfisinde Gediz Devlet Hastanesi Sağlık Hizmetleri Müdür. Yrd. Necmi Hakan Karahan, Anestiyoloji Uzmanı Dr. Elif Büyükerkmen ve Eğitim Birim Sorumlusu Şükran Olgun tarafından verilen “Organ Bağışı” eğitim seminerinde, öğrencilere, organ bağışı nedir, organ bağışı nasıl ve nerelerde yapılır konularında ayrıntılı bilgiler verildi.

    Seminerde ayrıca, slayt gösterimleri ve organ bağışıyla yeniden hayata tutunan hastaların videoları gösterildi.

    Gediz Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Muhammet Kasım Çaycı, öğrencilerin mesleki bilgilerini geliştirici ve özgüvenlerini artırıcı bu tür eğitim seminerlerinin devam edeceğini belirterek, emeği geçen katılımcılar ile öğrencilere teşekkür etti.(MA-EFE)

  • Bebeklerde ’Çift Cinsel Organ’ Durumuna Dikkat!

    Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dinçer Avlan, ailelerin bebeklerinde cinsel organlarının tam gelişememesi durumunu fark etmelerinin zor olabileceğini ve bunun sonucunda çocuklarını yanlış cinsiyetle büyütme ihtimallerinin ortaya çıkabileceğini söyledi.

    Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekimlik Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen ’Doğuştan Sünnetlik’ basın toplantısında konuşan Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dinçer Avlan, bazı hormonal kusurlardan dolayı kız olan bebeklerin cinsel organlarının erkekmiş gibi ya da erkek bebeklerin cinsel organlarının kızmış gibi farklılaşması ve gelişmesi durumlarının olabileceğini kaydetti. Avlan, böyle durumlarda ailelerin çocuklarını eğer erkekse kız gibi ya da kız ise erkek gibi büyütebileceğini belirtti.

    “TEDAVİ DURUMLARI OLDUKÇA FARKLILIK GÖSTEREN BİR HASTALIK DURUMU”

    Avlan, bebeklerde çift cinsel organ diye bir durumun olmadığını belirterek, “Çift cinsel organ diye bir şey yok aslında. Cinsel organların tam gelişememesi diye bir şey var. Yani aslında genetik olarak kız genetik yapısına sahip bir bebeğin cinsel organının bazı hormonal kusurlardan dolayı erkek yönüne doğru farklılaşması, erkekmiş gibi gelişmesi ve dolayısıyla bunun erkek bebek olarak zannedilerek, bu şekilde büyütülmesi durumu var. Ya da tam tersi aslında erkek kromozom genetik yapısına sahip olan çocukların ya da bebeklerin de yine bir takım hormonal kusurlar nedeniyle tam anlamıyla cinsel organının erkek yönünde gelişememesi, torbanın tam anlamıyla oluşamamasından dolayı kızmış gibi bir görüntünün olmasıyla kız olarak büyütülmesi şeklinde bir durum var. Ama bunu ailelerinin fark ediyor olabilmesi tabi ki biraz zor olabiliyor. Bunun özelikle bebeği takip eden çocuk doktorları tarafından fark edilmiş olması önemli. Bazı ağır tiplerinde, bazı başka semptomların ortaya çıkmasıyla hastaneye başvuran hastalarda yapılan muayene ve tetkikler sonucunda tanı konulabiliyor ancak. Ama oldukça geniş ve sebepleri oldukça farklı olan, tedavi yaklaşımları oldukça değişik olan bir hastalık durumu bu” dedi.

    “KIZ SÜNNETİ, GEREKSİZ VE SAKINCALI BİR İŞLEM”

    Afrika’nın bazı bölgelerinde, Türkiye’de de Güneydoğu Anadolu’da bazı inanışlara bağlı olarak ’kız sünneti’ olaylarının görülebildiğine değinen Prof. Dr. Avlan, “Neden sünnet ettikleri konusunda ise bu muhtemelen o toplumun inanışına bağlı olarak yapılan bir şey. Örneğin, Museviler’de de biliyorsunuz ilk bir hafta içerisinde mutlaka sünnet yapılıyor. O da onların inanışlarına göre yapılan, uygulanan sünnet ya da uygulama çeşidi. Kız sünnetinde de böyle bir inanışa bağlı olarak yapılıyor. Tabi ki tıbbi açıdan sakıncaları var. Çok ciddi kanamalar ortaya çıkabiliyor. Sonrasında enfeksiyonlar ortaya çıkabiliyor. İleride üreme fonksiyonlarını ve cinsel fonksiyonlarını kısıtlayabilecek ya da bunlara herhangi bir zarar verecek durumlar ortaya çıkabilir mi? Bu yapılan işlemin ağırlığına, şekline göre tabi ki değişebilir. Ama sonuçta gereksiz ve sakıncalı bir işlem” diye konuştu.

  • İsrailli Organ Taciri İstanbul’da Yakalandı

    İstanbul Kaçakçılık Şube Müdürlüğü ekipleri, organ ticareti yapmak suçundan Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan İsrail vatandaşı Boris W.’yi İstanbul’da gözaltına aldı.

    İstanbul Kaçakçılık Şube Müdürlüğü ekipleri, İsrailli organ taciri Boris W.’yi Tayland’dan İstanbul’a geldiği sırada Atatürk Havalimanı’nda gözaltına aldı. Gözaltına alınan Boris W., Bakırköy Adliyesi’ne sevk edildi. Polis, Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan Boris W’nin İstanbul’da irtibata geçtiği kişileri yakalamak için çalışma başlattı.

  • 10 Günlük Ömrü Kalan Siroz Hastası Aytuna’ya Organ Nakli

    Doktorların 9 ay önce siroz teşhisi koyduğu Aytuna Kaynak, umutların tükendiği bir anda yeniden doğdu. 39 yaşındaki Kaynak, ikizi Sevenay Naşap’tan alınan karaciğerin nakledilmesi ile yaşam savaşını kazandı.

    Özel Ankara Güven Hastanesi, sıradışı bir organ nakli hikayesine tanıklık etti. Karnındaki şişlik ve ayağındaki ödem şikayetiyle geçen mart ayında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvuran Aytuna Kaynak’a hekimler siroz teşhisi koydu. 9 ay boyunca ödem söktürücü, kaşıntı ve özel karaciğer ilaçları kullanan Aytuna Kaynak, hastalığı ilerleyince geçtiğimiz ay Özel Ankara Güven Hastanesi’ne yatırıldı. Tahlil sonuçlarını eşi, annesi ve tek yumurta ikiziyle birlikte bekleyen Kaynak’a doktorlar, 10 gün içinde acilen karaciğer nakli yapılması gerektiğini söyledi.

    Aytuna Kaynak’ın 10 günlük ömrü kaldığını öğrenen yakınları bu haberle sarsılırken, genç kadını yeniden hayata bağlayacak haber dünyaya birlikte gözlerini açtığı tek yumurta ikizi Sevenay Naşap’tan geldi. Naşap, “Canımı bile veririm” dediği kardeşine ciğerini vermek istediğini dile getirdi. Prof. Dr. Sedat Karademir’in naklin acilen yapılması gerektiğini belirtmesi üzerine ikiz kardeşler, birer saat arayla ameliyata alındı. 9 saatlik operasyonla Sevenay’ın ciğerinin bir kısmı ikizi Aytuna’ya nakledildi.

    SEDYEYLE GİRDİLER, KOL KOLA ÇIKTILAR

    Operasyonun ardından yoğun bakıma alınan ve 3 gün boyunca hastanede gözetim altında tutulan ikiz kardeşler, sedyeyle girdikleri hastaneden sağlıklı bir şekilde kol kola çıktılar. Genetik yapıları aynı olduğu için hastaların organ naklinin ardından kullanması zorunlu olan bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlara gerek duymadan sağlığına kavuşan Kaynak, 9 aylık yaşam mücadelesini şöyle anlattı:

    “Çok zor bir süreçti, felaketti. Eşim, annem, kardeşim bana çok destek oldular. Her zaman yanımdaydılar. Septik şoklar yüzünden kaç kez şuurumu kaybettim. Artık yediğim yemeğin tadına varabiliyorum. Nefes almamı, ikiz kardeşime borçluyum. Eşimle beraber uyuyabiliyoruz. Her şey çok güzel ve daha da güzel olacak. Doktorlarıma çok teşekkür ederim.”

    “O HABERİ ALINCA ŞOK OLDUM”

    Ciğerinden alınan dokuyla ikizine can veren Sevenay Naşap da, “10 günlük ömrü olduğunu duyunca şok oldum. Şükür ki iyileşti. En önemlisi de kardeşimin iyi olduğunu biliyorum ve artık rahatım” dedi.

    Kızlarını yeniden sağlıklı gören 63 yaşındaki anne Selma Naşap ise, “Elbirliği ile bu zorluğu atlattık. Yavrularım sağlıklarına kavuştular, mutluluğumu tarif edemem” diye konuştu.

    “ORGAN BAĞIŞI HERKESİN SORUMLULUĞU”

    Nakil operasyonunu gerçekleştiren ekibin başında bulunan Güven Hastanesi Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Sedat Karademir, şöyle konuştu:

    “Tek yumurta ikizlerinin genetikleri aynı olduğu için organları birbiriyle uyumludur. Mucize diye nitelediğimiz bu durumun diğer bir yanı da bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlara gereksinim olmamasıdır. Bu anlamda Aytuna Kaynak’ın yakaladığı şans enderdir ve çok değerlidir. Oysa bu şansı elde edemeyen ve yaşamlarını sürdürebilmek için kadavra organlara ihtiyaç duyan, kabarık bekleme listelerinde hayatlarını kaybetme korkusu ile yaşayan binlerce hastamız var. Bu hastalara, organ bağışını artırarak umut verebiliriz. Organ bağışı Türkiye sınırları içinde yaşayan her ferdin sorumluluğudur.”

  • Adıyaman’da Organ Bağışçı Sayısı 2 Bin 92 Oldu

    Adıyaman Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Emin Taş, Adıyaman’da ki organ bağışçı sayısının 2 bin 92 olduğunu söyledi.

    Adıyaman Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Emin Taş, Adıyaman’da son 4-5 yılda organ bağışı ile ilgili önemli çalışmalar gerçekleştirildiğini kaydetti.

    Her yıl 3-9 Kasım tarihleri arasında düzenlenen Organ ve Doku Bağışı Haftası etkinliklerinin dolu dolu geçtiğini ifade eden Mehmet Emin Taş, “Bu yıl ki hafta etkinlikler sonunda 151 gönüllü bağışçıdan organ ve doku bağışı alındı. İl genelinde toplam bağışçı sayımız 2 bin 92’ye ulaşmıştır. Halkımızın bu konuda daha duyarlı olmasını temenni ederek bu konuda duyarlı olan tüm vatandaşlarımıza teşekkürü bir borç biliyoruz” ifadelerini kullandı.