Etiket: organ

  • Anadolu Üniversitesi AKUT Kulübü’nden Organ Bağışı Bilgilendirme Konferansı

    Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü ve Anadolu Üniversitesi Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Kulübü işbirliğiyle “Organ Bağışı Bilgilendirme Konferansı” gerçekleştirildi. Etkinlik sonrası açılan stantta 72 kişi organlarını bağışladı.

    Anadolu Üniversitesi Kırmızı Salon’da gerçekleştirilen konferansa konuşmacı olarak Yunus Emre Devlet Hastanesi Organ Nakil Koordinatörü Mustafa Temizer, ’Bağış Yolu’ projesi kapsamda Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi’nden (UMKE) Cem Sara ve AKUT Eskişehir Ekip Lideri Mete Kızıl ile çok sayıda ilgili katıldı.

    Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren AKUT Eskişehir Ekip Lideri Kızıl, AKUT’un ülke genelinde organ nakliyle alakalı çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Organ bağışı konusuna son derece önem verdiklerini aktaran Kızıl, nakillerin hayati önemine dikkat çekti.

    Organ nakli ve organ bağışıyla ilgili bilgiler veren Yunus Emre Devlet Hastanesi Organ Nail Koordinatörü Mustafa Temizer, organ bağışı konusundaki farkındalığın kendileri için önemine vurgu yaptı. Organ bağışını anlatan Temizer, “Organ bağışı kişinin hayattayken kendi serbest iradesiyle başkalarının tedavisinde kullanılmak üzere organlarını bağışlaması demektir. 18 yaşını dolduran ve akıl sağlığı yerinde olan herkes 2 şahit huzurunda organlarını sağlık müdürlükleri, hastaneler ve aile hekimliklerine organlarını bağışlayabilirler. Bağış sonrasında kişilere bir bağış kartı veriyoruz ve 2 şahitle birlikte bağış senedine imza alıyoruz. Bu kartın sürekli yanınızda taşımanızı istiyoruz. Sadece yanınızda taşımanız yetmiyor. Muhakkak aile üyelerine haber verilmesi gerekiyor. Yasa gereği kişinin cebinde organ bağış kartı olsa bile, yakınlarının onayı olmadan beyin ölümü gerçekleşse de organları alamıyoruz. Pek çok doku ve organın nakli ülkemizde başarıyla gerçekleştirilebiliyor. Organ bağışıyla alakalı insanları bilgilendirmeye çalışıyoruz. Bir araştırmaya göre, organ bekleyenlerin yüzde 87’si başlarına böyle bir şey gelmeden organlarını bağışlamayı düşünmediklerini dile getirmişler. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Biz onun ısısını görürüz ama sıcaklığını hissetmeyiz. Ateş düştüğü yeri yakmasın. Yarın bizim başımıza ne geleceğini bilmiyoruz. İlla ki başımıza gelmesini beklemeyelim. Bu anlamda kendi duyarlılığımız bizim için çok önemli” dedi.

    Konferans sonrasında Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) önünde açılan “Organ Bağışı Standı”nda 72 kişi tarafından organ bağışı gerçekleştirildi.

  • 5 Yaşındaki Organ Bağışçılarını Unutmadılar

    Kahramanmaraş’ta geçirdiği trafik kazasının ardından ailesi tarafından organları bağışlanan 5 yaşındaki Gizem Şimşek’i mezarı, nakil hastası Gülben Köse ve ailesi tarafından ziyaret edildi.

    Organ bağışıyla 4 kişiye umut olan Gizem Şimşek’in fabrika işçisi baba Selahattin Şimşek, Köse ailesiyle birlikte kızının mezarı başında bir araya geldi. Ziyaret sırasında nakil olan Gülben ve ailesiyle birlikte kızı için dua eden baba Selahattin Şimşek, “Çocuklar ölmesin, onlar yaşadıkça biz huzurlu oluyoruz” dedi.

    Böbrek naklinin yapıldığı Malatya’daki hasta ve yakınlarıyla telefonla görüştüğünü, Adana ve Ankara’daki kızının karaciğer ve kalbini taşıyan hasta ve yakınlarıyla da görüşme talebinde bulunan Şimşek, “Kızım beş buçuk yaşındaydı. 2010 yılında doğmuştu. Trafik kazası nedeniyle kızımızı kaybettik. Allah rahmet eylesin, işte bir organ bağışı yaptık. Kalbi, böbrekleri, karaciğerleri şimdi başka bedenlerde can buldu. Kızımızın bir tanesi burada, böbrek nakli yaptığımız. Kendisi de şu anda iyi. Diğer karaciğer nakli olan da iyi. Ama iki tanesiyle görüşemedik. Ankara ve Adana ikamet ettiklerini öğrendik ama türlü ulaşılmıyor. Kendileri bize ulaşamıyor. Onlarla da görüşmek istiyoruz. Onlarla da irtibata geçmek istiyoruz. Bizim bir beklentimiz yok. Yavrumuz vefat etti. Onlar da şifa amacıyla yavrumuzun organlarını taşıyor. Ondan dolayı da mutluyuz yani. Allah kimselere böyle bir acı göstermesin. Rabbim herkese şifa versin, ailelerine de sabır versin. Biz yani çocuklar ölmesin diyoruz, onlar yaşadıkça biz huzurlu oluyoruz” diye konuştu.

    Organ bağışında bulunan Şimşek ailesine teşekkür eden Gülben Köse’nin babası Cengiz Köse ise, “Selahattin beyden Allah razı olsun. Gerçekten bize büyük bir iyilik yaptı. İnşallah kendileri Allah’ın nazarında da iyidir” diye konuştu.

  • 30 Bin Hasta Organ Bağışı Bekliyor

    Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Türkiye genelinde 30 bin hastanın organ bağışı beklediğini söyledi.

    Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Osmangazi Belediyesi’nin katkılarıyla bir hayırsever tarafından yaptırılan Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi (DOSAB) Semt Polikinliği’nin açılışına katıldı. Polikinlik dışında Demirtaş’ın hastane ihtiyacı olduğuna işaret eden Müezzinoğlu, bunun için birkaç noktada yer tespiti çalışmaları yaptıklarını ifade etti. AK Parti’nin 13 yıllık görev sürecinde iyi işler yapmaya çalıştıklarını ifade eden Müezzinoğlu, “Her bölgede hastaneler, sağlık ocakları, güçlendirilmiş aile sağlığı merkezleri kuruyoruz. Vatandaşlarımız sabah 8, akşam 4 bir daha hemşire ve hekimi bulamıyoruz diyorlar. Şimdi haftanın 7 günü, 12 saat süresince vatandaşımızın yanında olacağız. Hafta sonu onları obezite, diyabet, şeker hastalığı, tansiyon, sağlıklı beslenme, hareketli yaşam ile ilgili onların eğitimini sağlıklı gelişimine destek verecek her türlü zemini hazırlayacak güçlendirilmiş aile sağlığı merkezleri yapacağız. 24 saat sağlık hizmeti verecek. Bu sağlık hizmetlerini bu yıl itibariyle bin adetini ihale süreçlerini başlatıyoruz. Bin adet güçlendirilmiş aile sağlığı merkezlerine önümüzdeki yıl bin tane daha ekleyeceğiz. Türkiye’de her mahallede, her semtimizde bu merkezler olacak” diye konuştu.

    “30 BİN VATANDAŞIMIZ HAYATA TUTUNABİLMEK İÇİN ORGAN BAĞIŞI BEKLİYOR”

    Organ bağışı çağrısı yapan Müezzinoğlu, “30 bin vatandaşımız bugün hayata tutunabilmek için organ bağışı bekliyor. Organ bağışı, bizim bu dünyadan göçerken yapacağımız en hayırlı işlerden biri olacak” şeklinde konuştu.

    DOSAB Semt Polikinliği, 7 ay gibi kısa bir sürede açıldı. 17 kliniğin yer alacağı polikinlikte dahiliye, genel cerrahi, kadın doğum, nöroloji, kardiyoloji, göz üroloji gibi hizmetler verilecek. 2 bin 623 metrekare alan üzerine kurulu polikinlik, 2 bin 100 metrekare kapalı alanda hizmet verecek.

  • İyilik Bebekleri Organ Bağışı İçin Türkiye’yi Geziyor

    Organ Nakilleri Bilinçlendirme ve Geliştirme Derneği’nin organ bağışı konusunda farkındalık oluşturmak ve bu yıl çocukluk dönemi organ nakillerine dikkat çekmek amacıyla düzenlediği İyilik Bebekleri sosyal sorumluluk projesi yolculuğuna devam ediyor.

    Haldun Dormen’den Nebahat Çehre’ye, Selçuk Yöntem’den Zeynep Beşerler’e kadar iş, sanat ve cemiyet hayatından 41 ünlü ismin çocukluk hayallerinden yola çıkılarak tasarlanan bebekler, Türkiye’yi ve dünyayı dolaşacak.“Hayata İyilik Kat” sloganından yola çıkılarak, Memorial Sağlık Grubu’nun katkılarıyla gerçekleştirilen projede, Organ Nakilleri Bilinçlendirme ve Geliştirme Derneği tarafından organ nakli olacak çocuklar için kullanılacak olan bebekler ilk olarak İstanbul’da sergilenmeye başladı. “İyilik Bebekleri” sergisi, 29 Mart-2 Nisan’da Akmerkez’de, ardından da Akbatı AVM’de ziyaretçileriyle buluştu. 10 Nisan’a kadar burada sergilenecek olan “İyilik Bebekleri” sergisi, 11-22 Nisan tarihleri arasında ise Akasya AVM’de gezilebilecek.

    “BİR KİŞİNİN AKLINA BİLE ORGAN BAĞIŞINI GETİREBİLDİYSEK NE MUTLU BİZE”

    Organ Nakilleri Bilinçlendirme ve Geliştirme Derneği Başkanı Prof. Dr. K. Yalçın Polat, iyilik bebekleri projesinin kısa sürede büyük ilgi gördüğüne dikkat çekerek, “Amacımız insanların bu konuyu gündeme almasını sağlamak ve yılda bir kez de olsa onlara organ bağışı fikrini düşündürmektir. Organ bağışı yapalım mı? Yoksa yapmayalım mı? Eğer bunu gündemine alırsa, insanlarımızın bu konuya olumlu bakacağını düşünüyorum. Çünkü çok fazla organ bekleyen hasta var. Eğer yılda bir kez de olsa bu konuyu gündemine alırlar, araştırırlar ve düşünürlerse, sistemi çok iyi anlarlar ve doğru yolları öğrenirlerse, bu konuya sıcak bakacaklarını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE ORGAN NAKLİ KONUSUNDA DÜNYADA PARLAYAN BİR YILDIZ”

    Türkiye’de yaklaşık 4 bin ile 4 bin 500 civarında organ nakli yapıldığı bilgisini veren Prof. Dr. Polat, ’’Türkiye için gerçekten büyük bir rakam. Dünyada, Türkiye organ nakli konusunda parlayan bir yıldız. Özellikle canlı verici karaciğer naklinde dünya birincisi. Canlıdan verici ameliyatlarını çok iyi yapıyoruz ancak sağlıklı bir insanı ameliyat etmek istemiyoruz. Amacımız hep kadavradan organ nakli yapmak ve insanları organ bağışına teşvik etmek. Yaklaşık 4 bin 500 nakil yapıyoruz ama bekleyen hasta sayısı 40 binin üzerinde. Bunlar erişkin ve çocuk. Çocuklarda ise binlerin üzerinde. Türkiye’de çocuklarda yıllık 400-450 civarında karaciğer nakli yapılıyor. Bunun yanında bekleyen çocuk sayısı oldukça fazla durumda’’ açıklaması yaptı.

    “HER ŞEY ÇOCUKLARIN SAĞLIKLA BÜYÜMESİ İÇİN”

    Çocuklarda organ naklinin çok önemli olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Polat, ’’Karaciğer ve kalp nakli yapılamayan çocuklar ne yazık ki kaybediliyor. Böbrek naklinde ise belki geçici olarak diyaliz ile çözüm bulunabiliyor. Ancak organ yetmezliğinin en etkili tedavisi organ nakli… Çocukluk döneminde yapılan nakillerde, çocuklar hem bedensel hem de zihinsel gelişimini tamamlamış oluyor. Nakil yapmayıp çocuğu diyalize bağladığınızda ise kendi yaşıtlarıyla hiçbir zaman eşit büyümeye sahip olamıyor. Teknoloji ve bilim o kadar çok ilerledi ki, insanlar normal hayatlarını yaşayabilecek duruma gelebiliyor. Onun için onların hayatını kurtarmış oluyorsunuz. Siyahla beyaz gibi, hayata sihirli bir dokunuş gibi’’ diye konuştu.

  • Organ Bekleyen Miniklere Umut Oldular

    Yıllarca diyalize bağlı yaşadıktan sonra böbrek nakliyle hayata tutunan gençler, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin yenilenen çocuk nefroloji kliniğinin açılışında, kendileri gibi organ bekleyen minikleri ziyaret ederek onlara umut oldu.

    UÜ Tıp Fakültesi’nde organ bekleyen çocukların ve ailelerinin kaldığı 9 oda yeniden tefriş edildi. Kapısından pencerelerine, televizyonlarından dolaplarına kadar yenilenen odalarda kalan çocuklar ve aileleri vakitlerini daha güzel geçirebilecek. Yenilenen klinik odalarının açılışında konuşan Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Yakup Canıtez, “Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, bu bölgenin tek üçüncü basamak sağlık kuruluşu. Dolayısı ile çok önemli bir sağlık yükünü buradaki bütün arkadaşlarımız yüklenmiş durumda. Bu üniversite devletin desteği ile ayakta duruyor. Fakat devletin de ayırdığı bütçe veya üniversitelerin öz kaynakları sınırlı. Biz bu verdiğimiz hizmet karşılığında aldığımız gelir ile kurumu ayakta tutmaya çalışıyoruz. Fakat Bursa ve Güney Marmara çok büyük bir bölge. Bu kurum hepimizin. O açıdan da yapılacak her yardım çok büyük önem taşıyor. Ben yardım eden herkese çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Çocuk Nefroloji Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Dönmez ise, 1997 yılından beri güney Marmara Bölgesi’nde yıllık ortalama 20 bin çocuk hastaya hizmet verdiklerini söyledi. Türkiye’de kadavra ve canlıdan çocuk böbrek nakli yapan kurumlar arasında birinci sırada olduklarını belirten Dönmez, “Ayda 2-3 böbrek nakli yapıyoruz. Sadece Türkiye’den değil, dünyanın farklı yerlerinden çocuklara nakil yapıyoruz. En son Cezayirli bir çocuk hastamıza babasından böbrek nakli yaptık. Ancak hasta odalarımızın tefriş edilmesi ihtiyacımız ortaya çıkmıştı. Bu ihtiyacı gideren dostlarımıza teşekkür ediyoruz” dedi.

    ÇOCUKLARDAN HERKESE MESAJ

    Organ bağışı ile hayat bulan Ayşegül Harun ve Ayça Torlak da birer konuşma yaptı. Herkesi mutlaka organ bağışı yapmaya davet eden Harun, “Ben 2 yaşından beri rahatsızdım. Hastalığım 15 yaşına kadar devam etti. 13 yıl diyaliz hayatı yaşadım. Bu zaman boyunca hep bu kliniklerde yattım. Şartlar çok zordu. Serum kolunuzda bağlı iken vakit geçirememek benim için çok zordu. 15 yaşında nakil oldum ve nihayet sağlığıma kavuştum derken ailemi kaybettim. Şu an en büyük hazinem sağlığım. Onun için bir organ bir can demek. Bağışlarda bulunun ve hayatları kurtarın. Yaşarken ölmek çok zor” diye konuştu.

    Torlak ise böbrek yetmezliği hastalığına 8 yaşında yakalandığını ve o zamanlar hastalığın kendisine neler getireceği hakkında bir bilgisi olmadığını anlattı. Çocukluğunu yaşayamadığını belirten Ayça Torlak, “Yaşadığımı bile anlamıyordum. Kendimi ilaçlara, makinalara bağımlı hissediyorsun. Ben bu hastalıkla büyüdüm. Bir kurtuluşum olduğunu bilmiyordum. Hep böyle olacağım gibi geliyordu. 16 yaşıma kadar böyle yaşadım. Sonra Uludağ Üniversitesi’nde nakil ameliyatları yapılmaya başladı. Nakil olan arkadaşlarımın sağlığına kavuştuklarını gördüm. Bir gün bana da sıra geldi. Ben böbreğimi babamdan aldım. Organ nakli olalı 2 buçuk yıl oldu ve şu an her şey yolunda. Yaşadığımı ve mutlu olduğumu hissediyorum. Yaşamak elbette güzel, ama sağlıklı yaşamak çok daha güzel. Organ nakli hayat kurtarır. Sizler de organlarınızı ihtiyacı olanlara bağışlayabilirsiniz” şeklinde konuştu.

    Açılış töreninin ardından üniversite yönetimi tarafından odaların tefrişini yapanlara plaket takdim edildi. Daha sonra hep birlikte teşrif yapılan odaların açılış kurdelesi kesildi ve odalarda kalan hastalar ziyaret edildi. Organ nakliyle hayata dönene Torlak ve Harun da odaları gezerek, organ bekleyen çocukları ziyaret etti. Miniklere umut olan gençler, onların da bir an önce organ bulmalarını diledi.