Etiket: organ

  • SDÜ’de 1 yılda 21 organ nakli

    Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde bir yıl içerisinde 15 böbrek ve 6 karaciğer nakli gerçekleştirildi.

    SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Organ Nakli Merkezi kuruluşunun birinci yılını, başarılı karaciğer naklinin ardından küçük bir organizasyonla kutladı. Merkez Müdürü Prof. Dr. Mahmut Bülbül, “Biz büyük bir ekip ve büyük bir aileyiz. Gerçekleştirdiğimiz 21 nakil ile başarı oranımızı yüzde 100’e çıkardık, bu sonuçlar yeni başlayan bir merkez için çok önemli. Geleceğimizin garantisini vermiş olduk” dedi.

    Karaciğer naklinin bilinen en büyük ameliyatlar arasında yer aldığını ifade eden Karaciğer Nakil Sorumlu Hekimi Yrd. Doç. Dr. Zafer Sabuncuoğlu, başarılı nakiller gerçekleştirmenin gururunu ve mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

    Böbrek Nakli Sorumlu Hekimi Yrd. Doç. Dr. İhsan Yıldız ise “Hastanemizde yapılan canlı ve kadavradan böbrek nakli ile mutlu ettiğimiz hastalarla birlikte biz de hayata yeniden tutunuyoruz. Burada başarı sadece cerrahi ekibin değil organ nakil ekibinin başarısıdır” diye konuştu.

    Organ Nakli Koordinatörü Mehmet Zeki Er de bir yıl içerisinde yapılan ameliyatlardaki başarıların SDÜ Hastanesini bölge hastanesi konumuna getirdiğini belirterek merkez seçerken hastaların, başarı oranı kadar bekleme listesindeki sayılara da dikkat etmesi gerektiğinin altını çizdi.

  • Bursa’da organ nakli 2 hastaya daha umut oldu

    Bursa’da geçirdiği kafa travması sonucu beyin ölümü gerçeklen M.K.’nın böbrek ve karaciğeri 2 hastaya umut oldu.

    Çekirge Devlet Hastanesi’nde gece saatlerinde gerçekleşen operasyonla alınan böbrek ve karaciğer, organ nakli bekleyen hastalar için umut ışığı oldu. Operasyon öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulunan Opr. Dr. Timur Didinen, “Hastamız 52 yaşında erkek hasta. Düşme olduğu iddia edilen bir kafa tramvasıyla hastaneye geldi. 3 gündür takipteydik. Beyin ölümü bulguları başlamıştı. Bu takip sonucunda beyin ölümü tanısına bugün kesin koyduk. Ailesiyle görüştük. Bir karaciğerini ve böbreğini bağışlamayı kabul ettiler. Zaten yaşı itibariyle bağışlanabilecek organlar bunlardı. Sağolsunlar iki canı kurtarmaya vesile oldular. Karaciğerimiz büyük olasılıkla jetle Malatya’ya gidecek. Böbreğimiz de Uludağ Üniversitesi’nde böbrek bekleyen bir diyaliz hastasına takılacak” dedi. Öte yandan Çekirge Devlet Hastanesinin bu yıl organ nakli sayısında ciddi rakamlara ulaştığına değinen Didinen, “Geçen senenin tümünde 15 organ nakli çıkarmıştık. Bu sene bitmeden daha o sayıyı geçerek 17 organ nakli gerçekleştirdik. Hastanemiz bu konuda hala Türkiye birincisi ve Avrupa ile yarışıyor” şeklinde konuştu.

  • Diyarbakır’da 100’ncü organ nakli üniversiteli bir gence yapıldı

    Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 100’ncü organ naklini üniversiteli bir gencin annesinden aldığı böbrekle oğluna gerçekleştirdi. 100 naklin 100’ünde başarı sağlayan hastanenin canlıdan yapılan organ naklinde dünyadaki birçok önemli merkezi geride bıraktığı belirtildi.

    Diyarbakırlı üniversite öğrencisi İlmuddin Öncü’ye, göğüs ağrısıyla başvurduğu hastanede böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. 3 yıl boyunca hastane hastane dolaşan 28 yaşındaki genç öğrenci Öncü, öneriler üzerine Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Doktorların tahlil ve tetkik sonuçlarından elde edilen veriler sonucunda böbrek nakli için çalışma başlatıldı. Yakınlarından alınan örneklerle yapılan sonuçlarda Öncü’nün annesinin böbreği uyumlu olduğu ortaya çıktı. Anne Öncü, bunun için böbreğini vermeye karar verdi. Kilolu olması nedeniyle anne Öncü, yoğun bir diyet programına alındı, ardından 5 kilo verdikten sonra böbrek nakli gerçekleşti.

    Üniversite öğrencisi İlmuddin Öncü, İstanbul’da iken kramplar ve nefes zorluklarıyla hastaneye gittiğini ve yapılan sonuçlar doğrultusunda böbrek yetmezliği teşhisi konulduğunu söyledi. Öncü, “Diyalize girdim. Burayı öğrendikten sonra geldim. Annem kabul etti böbreğini vermeyi ve yapılan sonuçlarda herhangi bir olumsuzluk çıkmadı. Geçen hafta ameliyat oldum. Şuan buradayım ve iyiyim. Başka bir yere gitsem maddi zorluklar çekerdik. Yatması ve kalkması için yanımda birilerinin olması lazımdı. Buradaki hocalar güler yüzlü ve çok iyiler. İyileştikten sonra tekrar İstanbul’a gideceğim ve sınavlara hazırlanacağım. İki şık var önümde. Bu hastalığın en zor yanı ise su içememekti. Diyalizde fazla kilo veriyorduk. Bu da vücudu etkiliyordu. Her türlü yemeği yiyordum ama tuzlu olmaması gerekiyordu” dedi.

    Daha sonra konuşan organ nakli doktorlarından Opr. Dr. Nurettin Ay, Öncü’nün son dönemde böbrek yetersizliği nedeniyle kliniğe başvurduğunu ve takiplerinde organ nakline engel bir durum olmadığının tespit edildiğini anlattı. Opr. Dr. Ay, “Bunun üzerine donör arayışına geçtik. Annesinin uygun bir donör olabileceği ilk başta düşünüldü. Fakat annesinin bir obezite sorunu vardı. Diyetisyen arkadaşlarımızla birlikte anneyi yoğun bir diyet programına aldık. Bir ayda 5 kilo verdi ve istediğimiz düzeye kadar inebildi. Ondan sonra nakil işlemini gerçekleştirdik. Şuan hastamız taburcu olma aşamasında, genel durumu gayet iyi. Diyalizden kurtuldu, bundan sonra kalan ömrünü normal bir insan olarak geçirmesini temenni ederiz” diye konuştu.

  • Ordu, Organ Naklinde Türkiye Genelinde 12. Sırada

    Ordu Sağlık Müdürü Dr. İsmet Kolomuç, organ bağışçı sayısı ile Türkiye genelinde 12. sırada yer aldıklarını belirterek, “Beyin ölümü sonrası aile onay oranı Türkiye ortalaması yüzde 24 iken, ilimizde bu oran yüzde 35.4’tür” dedi.

    Ordu’da organ ve doku nakli konusunda bilgi veren Ordu Sağlık Müdürü Dr. İsmet Kolomuç, organ nakli hizmetlerinin kurumlar ve vatandaşların desteği ile oluşturulan bir organizasyonla yürütüldüğünü belirtti.

    Ordu’da organ nakli konularında her geçen yıl yükselen bir grafik seyrettiğini belirten Dr. İsmet Kolomuç, “Türkiye de organ nakli çalışmalarının verimliliğini arttırmak amacı ile bakanlığımızın koordinasyonu ve denetiminde bütün nakil hizmetleri ve istatistiki verileri anlık olarak ’Ulusal Organ ve Doku Nakli Bilgi Sisteminden’ takip edilmektedir. İşleyen sistem sayesinde organ ve doku nakli hizmetleri konusundaki çalışmalar tıbbi etik kurallarına uygun olarak, hasta odaklı, şeffaf ve güvenilir bir sistem içerisinde verilmesi konusunda gerekli önem gösterilmektedir” dedi.

    Kolomuç, “2013 yılından bugüne kadar Türkiye geneli toplam bağışçı sayımız 205 bin 310 olup Ordu İli 3 bin 609 bağışçı sayısıyla Türkiye sıralamasında 12. sırada yer almaktadır. Yine 2013 yılından bugüne kadar beyin ölümü sonrası aile onay oranı Türkiye ortalaması yüzde 24 iken, ilimizde bu oran yüzde 35.4’tür” diye konuştu.

    Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tedavileri yalnızca organ ve doku nakliyle mümkün olan hastaların sayısının giderek yükseldiğini ve bu yükselişle beraber organ naklinin öneminin de giderek arttığını belirten Dr. İsmet Kolomuç, şöyle konuştu: “Bilinmelidir ki bağışlanmış bir organ, bir nakilden sonra gerçek bir yaşam armağanıdır. Bilinmelidir ki; bir insanı yaşatmak, insanlığı yaşatmaktır. Bilinmelidir ki, bağışlanan her organ filizlenen bir candır. Ölüm ile yaşam arasındaki ince çizgide; büyük bir aşk, inanç ve umutla her an müjde bekleyen hastalara Allah’tan şifa diliyorum” şeklinde konuştu.

  • (Özel Haber) Organ Nakli Beklerken Roman Yazdı

    Balıkesir’de devlet memuru olarak çalışan ve 2 yıldır organ nakli bekleyen 22 yaşındaki Emre Güneş, psikolojisini düzeltmek için yazdığı yazılar ile “Mutlu bir an” isminde Roman çıkardı. Her türlü hastalığın psikoloji ile yenilebileceğini söyleyen Güneş, organ nakli bekleyen diğer hastalara da öneride bulunarak, “Kendinize bir hobi bulun. Psikoloji düzelince sıkıntı yaşanmıyor” dedi.

    10 yıldır karaciğer rahatsızlığı çeken ve artık karaciğeri iş göremez duruma gelen Emre Güneş, organ nakli beklerken roman yazdı. İçine kapanık bir hayat yaşadığını ve hastalığı sonrası psikolojisini düzeltmek için yazmaya başladığını söyleyen Güneş, yazdıkça kendini daha iyi hissettiğini söyledi.

    Bursa Uludağ Üniversitesi’nde tedavisi devam eden ve 2 yıldır karaciğer nakli bekleyen Güneş, “Benim karaciğer rahatsızlığım var. 10 yıldır tedavi görüyordum. Ancak artık karaciğer iş göremez hale geldiği için organ nakli olmam gerekiyordu. Bursa Uludağ Üniversitesinde tedavi görüyorum ve halen devam ediyor. Karaciğer nakli bekliyorum. İnşallah bana uygun bir karaciğer çıktığında bu nakili olacağım” dedi.

    Kitabı yazmasında en büyük etkenin psikolojisini düzeltmek olduğunu söyleyen Güneş, “Sosyal ortamlarda bulunmadım fazla. Sosyal hayatım olmadı, yaşayamadım. Sürekli evimde vakit geçirdim. İnsanların bir şeyler yaşamaya ihtiyacı var. Ben de içimdeki sıkıntılarımı bir şekilde kitabımda parça parça kullanarak bu romanı oluşturdum. Hayattan soğuyan ve yalnız bir karakterin hayatını anlatan romanda aşktan bahsediliyor ve romanın ana temasında ise sevgiden çok güvenin önemli olduğu anlatılıyor” ifadelerini kullandı.

    1 Nisan’da çıkardığı “Mutlu bir an” isimli kitabını internet üzerinden satışa çıkarttığını söyleyen Emre Güneş, “Ben bu kitabı geçen sene tamamladım. Yazarken de çok uzun bir süreç yaşamadım açıkçası. Zaten lise yıllarından beri küçük metinler yazıyordum. Hem duygusal hem de psikolojik anlamdaki ruh halimi kullanarak böyle bir roman çıkardım” diye konuştu.

    Karaciğer nakli beklemesine rağmen haline şükrettiğini ve kendinden daha zor durumda olan hastalar olduğunu söyleyen Güneş, “Benim gibi rahatsızlığı olan insanlarda bir takım şikayetler olur. Benden daha kötü durumda olup hastanede günlerini geçirmek zorunda olan hastalar var. Ben bir şekilde kendimi bir şeylerle meşgul edip bir şeyler üretmek istedim. Bir iş başararak kendime özgüven kazandırmak istedim” dedi.

    Organ nakli bekleyen hastalara da tavsiyede bulunan Güneş, “Organ nakli bekleyen ya da herhangi bir rahatsızlığı olan hastalara şunu önerebilirim. Bir şekilde bir hobi edinsinler, bir uğraş bulup meşgul olsunlar. Özellikle kendini rahatlatabilecek, kendilerine iyi gelecek bir meşguliyet bulduklarında rahatsızlık açısından sıkıntı yaşamayacaklardır. Psikolojik olarak rahat oldukça daha rahat yaşarlar” şeklinde konuştu.