Etiket: organ

  • Türkiye, organ naklinde ABD’yi geçti

    Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper Demirbaş, 2016 yılında 427 böbrek, 36 karaciğer nakli olmak üzere toplam 463 nakil gerçekleştirdiklerini belirterek, bu sayının ABD’deki 278 organ nakil merkezinin yaptığı nakil sayılarından fazla olduğunu kaydetti. Demirbaş, nüfusa oranla Türkiye’nin ABD’den daha çok organ nakil merkezine sahip olduğuna dikkat çekerek, “Bu bizim için, Antalya için ve ülkemiz için büyük bir onurdur” dedi.

    Medical Park Antalya Hastanesi, 2016 yılında gerçekleştirdiği organ nakil sayısıyla ABD’deki 278 organ merkezini geride bıraktı. Prof. Dr. Havva Asuman Yavuz, Yrd. Doç. Dr. Sabri Tekin, Op. Dr. Yücel Yüksel ve Dr. Levent Yücetin’in katıldığı basın toplantısında konuşan Organ Nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper Demirbaş, Antalya’da ve Türkiye’de sağladıkları organ nakli başarısını uluslararası alana taşıdıkları için mutlu olduklarını ifade etti. Güvenilir verilere sahip ülke olarak ABD’yi gördüklerini ve kıyaslamayı bunun üzerine yaptıklarını kaydeden Dr. Demirbaş, “Toplam 463 organ nakli gerçekleştirildi. Bu anlamda bunların 425’i böbrek nakli, 36’sı karaciğer naklidir. Son 8 yılda olduğu gibi Türkiye’nin en büyük böbrek nakli merkezi olmaya devam ediyoruz. Tabi bu bir yarış değil, madalya kazanmıyoruz ama bu kadar insanın hayatına dokunup, bu insanların hayatının sürmesini sağlamak bizlere mutluluk veriyor” dedi.

    “Yüzde yüz başarı Allah’a mahsustur”

    2016 yılında Türkiye’de en çok nakil gerçekleştiren diğer iki merkezin Akdeniz Üniversitesi ile Gaziosmanpaşa olduğunu aktaran Prof. Dr. Demirbaş, bu iki merkezinden tabanının 16-17 yıl önce Akdeniz Üniversitesinde başlattıkları çalışmalar neticesinde ortaya çıktığını kaydetti. Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Bölümü olarak, nakil işlemlerinde yüksek bir başarı oranına sahip olduklarını da belirten Prof. Dr. Demirbaş, “Biz bu sene böbrek naklinde 98.5 başarı elde ettik. Yüzde yüz başarı Allah’a mahsustur. 463 insanın 450’nin normal yaşamına dönmesi, normal faaliyetlerine devam etmesi, hastayken bir anda normal bir insan olarak yaşamaya devam etmesi ve bizim onlar her gün karşımızda görmemiz bizim için çok önemli” şeklinde konuştu.

    “100 bin insanı ilgilendiren bir işle ilgileniyoruz”

    8 yılda 4 bin 244 organ nakli gerçekleştirdiklerini ve bunun çoğunluğunun canlı nakillerden olduğunu belirten Dr. Demirbaş, “Bu 8 yılda 8 bin ameliyat demek, bu da yılda bin ameliyat demek anlamına gelir. 4 bin 200 insan demek 8 bin kişi demek. Bir de bunun çevresini düşünürseniz 100 bin yakın insanın hayatına dokunmuş oluyoruz. 100 bine yakın insanın hayatının ilgilendiren bir işle ilgilenmiş oluyoruz. Bu çok zor bir iş ama çok mutlu eden bir iş” dedi.

    “ABD’deki tüm merkezleri geçtik”

    Avrupa ülkelerindeki verilerin son 3-4 yıla kadar çeşitli sebeplerden ötürü güvenilirliğini yitirdiğini ve bu yüzden en güvenilir kaynak olarak ABD’yi seçerek kendileriyle kıyaslama yaptıklarını söyleyen Prof. Dr. Demirbaş, “Gururla söylemek isterim ki, biz her yıl ABD’deki 278 organ nakli merkezinden daha çok yapan bi merkez olduk. 2016 yılında ABD’de en çok nakil yapan merkez 378 böbrek nakli gerçekleştirmiş, biz 463 tane gerçekleştirmişiz. ABD’de gerçekleşen toplam 17 bin 332, Türkiye’de ise 3 bin 200 civarında nakil işlem, gerçekleşmiş. Fakat ABD’nin nüfusu bizden 4 kat yüksek. Nakil merkezi olarak da Türkiye’de 80 civarında merkez var. ABD’de 278. Bizim merkezimizin ABD’deki tüm merkezlerin önünde yer almıştır. Bu bizim için, Antalya için, Türkiye için onurdur” diye konuştu.

    8 yıllık deneyimlerinin ardından Avrupa ve ABD’nin de kendilerini tercih ettiğini kaydeden Prof. Dr. Demirbaş, “39 farklı ülkeden nakil yaptığımız hastalar var. En fazla deneyimler bizde var. Yurt dışından birçok ülkede hastalar gelmeye devam ediyor, gelecek de. Ama bizim için önemli olan önce kendi insanımız” ifadelerini kullandı.

    Dizilerde işlenen organ mafyası eleştirisi

    Organ Nakli Koordinatörü Dr. Levent Yücetin de, Türkiye’de insanların organ nakli yapmaya yanaşmadıklarına dikkat çekti. Beyin ölümü gerçekleşen kişiler için bile ailelerin nakile sıcak bakmadığına vurgu yapan Dr. Yücetin, “Beyin ölümü gerçekleşenlerin ailelerinin yüzde 80’i kabul etmiyor. Toprak olacak organlarla bu kişilere hayat verme olanağınız var” dedi.

    Bağışın yükselme oranını da eğitime bağlayan Dr. Yücetin, “Gençlerimiz bilinçli ama jenarasyonun değişmesi lazım. Lise ve üniversitelerde eğitimle bu artacaktır. Ancak en kötü şey ise Türkiye’deki dizilerde işlenen organ mafyası çocuk kaçırdı vurgusu. Şuanda Türkiye’de organı kaçırılmış kimse bulunmuyor ama bu dizilerde işlenince akıllarda bu kalıyor” diye konuştu.

  • Organ nakli ile gelen ikinci hayat

    Medicana International Ankara Hastanesi’nde yapılan böbrek nakli ile sağlığına kavuşan Fatma Topkaya, nakilden 18 ay sonra anne oldu.

    Evlilik işlemleri sırasında böbrek yetmezliği teşhisi konulan ve zorlu bir mücadelenin ardından nakil olan 29 yaşındaki Fatma Topkaya, nakilden 18 ay sonra bebeğini kucağına aldı. Nakli gerçekleştiren Medicana İnternational Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Ulaş Sözener, Topkaya’nın böbrek yetmezliği başladıktan sonra çok bilinçli bir hasta olduğu için hiç diyalize girmek istemediğini söyledi. Opr. Dr. Sözener, “Bir an önce sağlıklı bir hale gelmek istedi. O yüzden biz de çok gecikmeden tüm gerekli hazırlıkları yaptık. 18 ay önce güzel bir böbrek nakli yaptık ona, sonrasında da bir sürpriz oldu bize, arkasından sağlığı tamamen yerine geldiği için vücut fonksiyonları sağlıklı hale geldiği için bir bebeği oldu. Gebeliği de çok dikkatli bir şekilde bizim kontrolümüzde, kadın doğumun kontrolünde sürdürdük ve dün itibariyle nur topu gibi bir bebeği oldu. Çok mutluyuz” diye konuştu.

    Opr. Dr. Sözener, Topkaya’nın sağlığının şu anda herhangi bir insandan farklı olmadığına vurgu yaparak, “Son derece sağlıklı bir birey olmuş durumda. Organ naklinin zaten yaptığı şey bu, kişiyi hastalıklı halden sağlıklı insan haline çeviriyor. Elimizde böyle bir imkan varken şu anda binlerce kişi her gün diyalize giriyor, hayatlarından, ömürlerinden çalınıyor. Oysa insanların tek yapacağı şey organını bağışlamak, bağışladığı zaman hiç tanımadığınız birini sağlıklı bir insana dönüştürüyorsunuz. Bundan daha güzel bir hediye olamaz” ifadelerini kullandı.

    “Nakil hastası olmasına rağmen başarılı bir gebelik süreci ve sağlıklı bir doğum gerçekleşti”

    Nefroloji Uzmanı Dr. Yasemin Kıraç ise, “Fatma Topkaya, bizim 18 ay önce anneden böbrek nakli yaptığımız bir hastamız. Hastamız yaklaşık bir yıl sonra gebe kaldı, biraz erken bir gebelik süreci yaşadı. Gebelik süresince takipleri normal olarak seyretti. Dün de doğumu tamamlandı, sağlıklı bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Bundan sonra tedavisi düzenli bir şekilde devam edecek, bebeğini emzirmeye devam edebilecek. Nakil hastası olmasına rağmen başarılı bir gebelik süreci ve sağlıklı bir doğum gerçekleşti. Kendilerine bundan sonraki hayatlarında mutluluklar diliyoruz, sağlıklı bir ömür diliyoruz bebeği ve eşiyle beraber” şeklinde konuştu.

    “Başarılı bir nakil olduktan sonra gebe kalmasına engel teşkil eden bir durum yoksa belli bir dönem sonra gebeliği rahatlıkla öneriyoruz”

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Korhan Kahraman da Topkaya’nın sağlık durumu ile ilgili şu bilgileri paylaştı:

    “Fatma Hanım böbrek nakilli gebemiz. Sağlıklı bir gebelik süreci geçirip, dün de sağlıklı bir doğum gerçekleştirerek 3 bin 200 gram bir kız bebek sahibi oldu. Böbrek nakli sonrası gebelikleri biz görüyoruz. Tabii biraz daha itina ettiğimiz gebelikler oluyor ve biraz daha özen gösteriyoruz. Ama çok da olağanüstü bir süreç değil aslında başarılı bir nakil olduktan sonra zaten kontrollerinde de gebe kalmasına engel teşkil eden bir durum yoksa biz belli bir dönem sonrasında gebeliği rahatlıkla öneriyoruz. Fatma Hanım’da da olduğu gibi sağlıklı bir gebelik süreci ve sağlıklı bir doğum gerçekleştirdi. Doğumunu dün akşam saatlerinde yapmıştık, bugünkü bulgularımız da gayet iyi. Annemiz de iyi, bebeğimiz de iyi.”

    “Organ nakli katılımı anlamında mutlaka sayının artması gerekiyor”

    Organ naklinin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Kahraman, “Toplumda duyarlılık artıyor ama maalesef yeterli olmadığını düşünüyoruz buna rağmen. Çünkü hepimizin bir gün buna ihtiyacı olabilir, bu hassasiyeti gösterirsek, organ bağışına daha yüksek katılım ihtiyacı olduğunu biliyorum. Organ nakli tüm dünyada ve ülkemizde önemli bir durum. Organ nakli konusunda böbrek, karaciğer ve diğer nakil konularında Türkiye’de oldukça iyi merkezler var, iyi hekimler var, oldukça ileri noktadayız tüm dünyada ama organ nakli katılımı anlamında mutlaka sayının artması gerekiyor” açıklamasını yaptı.

    Henüz bir günlük olan Iraz Şifa’nın annesi Fatma Topkaya, hastalığının nikah işlemlerinde ortaya çıktığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Benim hastalığım nikah işlemlerinde çıktı, yüzde 50 civarında böbrek yetmezliği vardı, ‘bir gün gelip bitecek’ dedi doktor. Dört yıl sürdü sonra hiç diyalize girmeden annem böbreğini verdi. Öyle kurtuldum, ikinci bir hayat, hatta üçüncü bir hayat. Bebeğim oldu, nakilden hemen 10 ay sonra hamile kaldım, dün de doğum yaptım. Çok mutluyum, bir yandan da diyalize giren hastaları düşündükçe de bir tarafım buruk. İstiyorum ki benim gibi herkes kurtulsun. Verilebilecek bir şey, buruğum yani üzülüyorum. Diyalize giren bir arkadaşım var mesela, ona hamile kaldığımı ve doğum yaptığımı söyleyemedim. O yüzden istiyorum ki herkes benim gibi kurtulsun. Benim böbreğimi annem verdi, şu an durumu gayet iyi. Gönül ister ki kadavradan daha çok alınsın, toprak olacağına ama akrabalar, yakınlar lütfen birazcık empati kursunlar. Çünkü bizler isteyemiyoruz, annem, babam kendi gönüllü olmasaydı ben annemden, babamdan da istenecek bir şey değil çünkü. Ama onlar gönüllü olursa ben çok mutlu olurum. Tam anlamıyla mutlu değilim. Çünkü birçok arkadaşım var diyalize giren, çok üzülüyorum.”

    “Çocuğumu kurtardım”

    Topkaya’ya böbreğini bağışlayan anne Raziye Bozkoyun ise çok mutlu olduğunu belirterek, tek böbreğin de yettiğini, durumu iyi olanın bağış yapabileceğini kaydetti. Sağlık durumunun eski halinden bir farkı olmadığının altını çizen Bozkoyun, diyalize girmeden çocuğunu kurtardığını söyledi.

  • Film gibi organ nakil hikayesi

    Bursa’da karaciğerinde hepatit B’ye bağlı sirozun yanı sıra 5 santimetrelik tümör tespit edilen 36 yaşındaki Yücel Kanal, eşinin değerleri uymayan karaciğeri nakli için ameliyat masasına yattığı anda kadavradan karaciğer gelmesiyle hayata tutundu.

    Bursa’da karaciğerinde hepatit B’ye bağlı sirozun yanı sıra 5 santimetrelik kanser türü kitle tespit edilen 36 yaşındaki Yücel Kanal, kısa sürede karaciğer nakli için beklemeye başladı. Kanal’ın bu zor günlerinde akrabaları imdadına yetişti. Karaciğerinden bir parçayı vermeye gönüllü oldu. Nakil ameliyatı sonrası bu tip hastalarda nadiren görülen bir durum ortaya çıktı. Karaciğeri besleyen damar tıkanıklığı sebebiyle karaciğer fonksiyonunu yitirdi. Hayata tutunması için tek şansı olan yeni bir karaciğer nakli için beklenmeye başlandı.

    Yücel Kanal’ın bu zor günlerinde yanından ayrılmayan eşi Derya Kanal, kendi karaciğerini seve seve vermek istedi. Ama bu kez de karı kocanın nakil olduktan sonra küçük de olsa bir risk ortaya çıkaracak düşük oranları risk olarak gösterildi. Nakil olması gereken sürenin sonuna gelindiğinde eşi, karaciğerini vermek için ameliyat hazırlıklarına başladı. Eşi Derya Kanal ameliyat masasına yattığı sırada İstanbul’da kadavra karaciğer bağışı bulunduğu haberi geldi.

    Genel Cerrahi Uzmanları Dr. Hikmet Aktaş, Dr. İmam Bakır Batı ve ekibi tarafından gerçekleştirilen başarılı nakil işleminin ardından Yücel Kanal kısa süre içerisinde sağlığına kavuştu. Ameliyat sonrasında duygularını ifade eden Yücel Kanal, “Ameliyattan çıktığımda eşimin bana organ verdiğini sanıyordum. Ama onu karşımda görünce büyük bir şaşkınlıkla eşime baktım ve mutlu oldum. Gözlerime inanamadım. Organ bağışlayan aileye sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Hayatını kaybeden bir insanın karaciğeri ile yeniden doğacağımı söyleseler rüyamda inanmazdım” diye konuştu.

    Eşine son saatlerde uygun organ bulunmasını Allah’ın bir lütfu olduğunu ifade eden Derya Kanal, “İnsan kendi başına gelmeden organ bağışının önemini anlamıyor. Bu bağış olmasaydı eşim belki de hayatını kaybedecekti. Bağış sayesinde eşim ikinci baharını yaşıyor” dedi.

    Ameliyatı gerçekleştiren Dr. Hikmet Aktaş ise, “Özellikle siroz hastalarında hepatosellüler kanser görülme riskinin çok yüksektir. Türkiye’de yeterince organ bağışı yok. Hayati riski olan hastamız, yaptığımız nakil sonrasında sağlığına kavuştu. Organ bağışı sayesinde bir hayat daha kurtuldu” şeklinde konuştu.

  • Demir İnşaat Büyükçekmece Basketbol Takımı organ bağışı için sahaya çıktı

    Medicana International İstanbul Hastanesi, Büyükçekmece Belediyesi ve Demir İnşaat Büyükçekmece Basketbol Takımı, Kasım ayının Organ Bağışı farkındalık ayı olması sebebiyle bir kampanya başlattı. ’Bir Hayat Yaşa, Bir Hayat Ver’ sloganıyla başlayan kampanyada Demir İnşaat Basketbol takımı, Fenerbahçe karşılaşmasında ’Yaşa ve Yaşat’ pankartı ve formasıyla sahaya çıktı.

    Medicana Sağlık Grubu 1-9 Kasım Organ Bağışı Haftası sebebiyle düzenlediği bir dizi farkındalık projesini bu yıl ’Bir Hayat Yaşa ve Bir Hayat Ver’ mottosuyla başlattı. Demir İnşaat Büyükçekmece Basketbol Takımı sağlık sponsoru Medicana International İstanbul Hastanesi, Büyükçekmece Belediyesi işbirliğinde kampanyanın öncüsü oldu. Fenerbahçe, DİBÇEK karşılaşmasında sahaya çıkan Demir İnşaat Büyükçekmece Basketbol Takım oyuncuları ve Göl Kızları ’Bir Hayat Yaşa, Bir Hayat Ver’ formasıyla seyirciler tarafından büyük ilgi gördü.

    Demir İnşaat Büyükçekmece Basketbol Takımı organ bağışını destekliyor

    Demir İnşaat Büyükçekmece Basketbol Takımı Antrenörü Özhan Çıvgın, başlattıkları kampanya hakkında şu bilgileri verdi:

    “Organ bağışı, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir toplumsal sağlık ve sosyal sorumluluk sorunu. Biz takım olarak bu sorumluluğun farkındayız. Ülkemizde binlerce insan organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirirken bir insana bile dokunmak, organ bağışının önemi konusunda farkındalık oluşturmak bizim için oldukça önemli. Bu yüzden bu maçta bize destek veren tüm taraftar ve seyircilerimizi Organ Bağışında duyarlılığa davet ediyoruz.”

    “Binlerce kişi nakil olmayı bekliyor”

    Medicana International İstanbul Hastanesi Organ Nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, “Ülkemizde yaklaşık 25 bin kişi organ nakli olmayı bekliyor. Bunlardan 22 bini böbrek yetmezliği olan hastalardır. Ancak bağışlar, beklenenin çok altında. Ülkemizde 60 bin hasta diyalize girmektedir. Her yıl yaklaşık 6 bin yeni diyaliz hastası ekleniyor. 2015 yılında 4 bin 500 kişiye organ nakli yapıldı, bunlardan 3 bini böbrek nakliydi. Görülüyor ki yapılan böbrek nakillerinin sayısı hastalara göre yetersizdir. Bunun ana sebebi de yeterince organ bulunamamasıdır. Siz de organlarınızı bağışlayarak bir hayat kurtarabilirsiniz. Duyarsız kalmayın, başkalarına yaşama şansı tanıyın. Çünkü, organ bağışıyla tek bir insan birçok kişiyi hayata döndürebilir” dedi.

  • Uşak’ta organ nakli

    Organ naklinde Türkiye’nin öncü illerinden olan Uşak’ta hasta yakınları beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın organlarını bağışladı.

    Aile yakınlarının tam isminin açıklanmasını istemedikleri 49 yaşındaki Ö.O. yaklaşık bir hafta önce beyin kanaması sonucu Uşak Medical Park hastanesine getirildi. Yapılan tüm müdahalelere rağmen hayata tutunamayan Ö.O.’nun bugün 11:00 sularında beyin ölümü gerçekleşti. Aile yakınları ile yapılan görüşme sonucunda Ö.O.’nun organlarının bağışlanması kararı alındı. İzmir Organ Nakil Koordinatörlüğü ile acilen irtibat kuruldu ve organ nakli bekleyen kurumlarla hummalı bir çalışma başlatıldı. Yapılan çalışmalar sonucunda gece geç saatlerde Kütahya Dumlupınar Üniversite Hastanesinden bir ekip yola çıkarak Uşak’a geldi. Burada yapılan tetkikler sonucu Ö.O.’nun sadece 2 böbreği alınabildi. Yaklaşık 2 saat süren operasyon sonucu Kütahya’dan gelen ekip organlarla birlikte yeni hastalara şifa olmak için yola çıktılar.

    Yaşanan süreçle ilgili olarak Medikal Park organ nakil koordinatörü Anestezi Doktoru Murat Turan şu bilgileri verdi; “4 Kasım da hastamız beyin kanaması tanısıyla geldi. Son yapılan tetkikler sonucu bugün saat 11 civarında beyin ölümü tanısı koyduk. Sonrasında hasta yakınlarına durumu izah ettik ve onlarda metanetli davranarak beyin ölümü gerçekleşen hastalarının organlarını bağışlama kararı verdi. Örnek tavır sergileyen aile yakınları hayırlı bir konuya destek oldular. Sonrasında gerekli işlemler ve yazışmalar yapıldı. Hastamızın sadece 2 böbreği hayat bekleyen 2 hastaya umut olmak üzere Kütahya Dumlupınar Üniversite Hastanesine gönderildi.”