Etiket: Oranda

  • Kapanan köy yolları büyük oranda açıldı

    Kırşehir il Özel İdaresine bağlı ekipler, şehri geceden etkisi altına alan kar yağışı sonrası kapanan köy yollarını büyük oranda açtı.

    Yoğun kar yağışı ve sürgün nedeniyle 83 köy yolunun ulaşıma kapandığı bilgisi ile hareket eden İl Özel İdaresi ekipleri yapılan çalışmalar sonrasında köy yollarının büyük oranda açıldığı bilgisini paylaştı.

    Açılma çalışmasının yapıldığı köy yollarında ise kontrollü geçişler sağlandığı belirtildi. İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Kurtuluş Yılmaz tarafından yapılan açıklamada, “Kış süresince vatandaşlarımızın gündelik hayatlarında herhangi bir sıkıntı yaşamaması adına İl Özel İdaresi ekiplerimiz 24 saat esasına göre ihtiyaç olan yerlerde çalışıyor. Köylümüzün rahat seyahat edebilmesi, olası acil durumlarda herhangi bir sıkıntı yaşamamaları için ekibimizle aralıksız çalışıyoruz. Her türlü koşulda vatandaşımızın yanında olmaya, hizmetin en iyisini sunmaya devam edeceğiz. Köylerimizle sürekli koordine halindeyiz. Sıkıntısı olan bir yere ekiplerimizi hemen yönlendiriyoruz. Greyder, Kepçe, Kar Bıçaklı Kamyon ile karla mücadele eden ekipler her türlü duruma karşı hazır bekliyorlar” dedi.

    Ulaşıma açılan köy yolları ise şöyle: Merkez’de 15, Akpınar’da 10, Akçakent’te 12, Boztepe’de 10, Mucur’da 14 Kaman’da 10, Çiçekdağı’nda 12 Köy.

  • İŞKUR Genel Müdürü Uzunkaya:”Türkiye genelinde yüksek öğrenim mezunlarının en yüksek oranda istihdam edildiği il Rize”

    2018 İstihdam Buluşmaları kapsamında Rize’ye gelen İŞKUR Genel Müdürü Cafer Uzunkaya, Türkiye genelinde yüksek öğrenim mezunlarının en yüksek oranda istihdam edildiği ilin Rize olduğunu söyledi.

    İŞKUR İl Müdürlüğü’ne yaptığı ziyarette açıklamalarda bulunan Uzunkaya, bir kişi için birden fazla iş imkanı olduğunu, bazı iş arayanların şartları beğenmediği için çalışmak istemediğini, bu nedenle işverenlerin çalıştıracak eleman bulmakta zorlandığını dile getirdi. İstenilen şartlarda iş bulabilmek için önce aranan insan olma yolunda herkesin kendisini geliştirmesi gerektiğine vurgu yapan Uzunkaya “İşverenlerimizle yaptığımız görüşmede, işverenlerimiz de nitelikli eleman bulamamaktan şikayetçi. Hatta bir çok yerde İş verenlerimiz nitelikliden vazgeçtik, bir düz eleman, vasıfsız eleman bulmakta zorluk çekmekten yakınıyor. Bu yönüyle de İŞKUR’dan, kurumumuzdan talepte bulunuyor. Rizemiz açısından da yine bugün binlerce açık işin bulunduğu bir durum söz konusu. Onun için biz iş arayan arkadaşlarımıza Türkiye’nin her yerinde söylediğimiz şudur, ‘Bizim il müdürlüklerimizde, hizmet merkezlerimizde iş yapmak isteyen ve çalışmak isteyen insanlara yönelik üç tane beş tane farklı yerlerde iş imkanı veya iş fırsatı veya işyerine yönlendirme imkanımız söz konusudur. Yeter ki çalışmak istesinler. Bunu söylediğimiz zaman çalışma arzusu olanlar, bir takım kendilerine yönelik gerekçeler ortaya koymak suretiyle, yani bu ücretlerle bu imkanlarla çalışmanın zor olduğu gibi çalışmak istemiyor. Bizim onlara da söylediğimiz şudur, önce iş yerlerinin aradığı nitelikte vasıflar da kendimizi yetiştirmek ve aranan insan olmak durumundayız” ifadelerini kullandı.

    “72 yıllık tarihte 2017’de bir ilk gerçekleşti”

    İŞKUR’un 72 yılı aşkın tarihinde ilk kez 1 milyonun üzerinde istihdamı 2017 yılında gerçekleştirdiklerini dile getiren İŞKUR Genel Müdürü Cafer Uzunkaya “2017 yılı istihdam açısından ülkemizde tarihi bir yıl olmuştur. Bir yıl içerisinde 1 milyon 500 binin üzerinde istihdamı, milletçe işverenlerimizle, iş arayanlarımızla, bütün taraflarla yapılan büyük diyalog ve çalışmalarla birlikte gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanımız 2017 yılında artı 1 istihdam ile 1 milyon 500 binin üzerinde hedef koyduğunda, bir çok çevreler bunu anlamakta zorluk çektiler. Gerçekten 1 buçuk milyonluk bir istihdamı bir yılda gerçekleştirebilmek kolay bir hadise değil, hele hele Avrupa Birliği’nin 28 ülkesinin on yıllık bir süreç içerisinde 7 milyon 190 bin istihdamı gerçekleştirdiği bir ortamda. Bir ülkenin tek başına 1,5 milyonluk bir istihdam gerçekleştirmesi elbette anlaşılabilir, bir çoklarının kavrayabileceği bir durum değildi. Ama Cumhurbaşkanımız milletimizin önüne bu hedefi koyunca bütün kamu kurumları ve kuruluşları, özellikle ülkenin istihdam kurumu olarak İŞKUR sahada yoğun bir çalışma gerçekleştirdi ve 72 yılı aşan tarihimizde ilk defa 1 milyonun üzerinde istihdamı İŞKUR olarak gerçekleştirdik” dedi.

    “2002’den bugüne büyük bir fark var”

    2002 yılında İŞKUR’un sağladığı istihdam ile bugün arasında büyük bir fark olduğunu dile getiren Uzunkaya toplantı için geldiği Rize’den örnek vererek “2018’de Rize’de 3 bin 230 kişinin istihdamını hedef aldık. Bu rakamın değerli arkadaşlar ne kadar anlamlı olduğunu ifade için şu rakamı bilmekte fayda görüyorum. Rize’de 2002 yılında İŞKUR olarak gerçekleştirdiğimiz istihdam 20 kişi. Kadın istihdamı ise buda çok anlamlı ve manidar bir o kadar üzücü sadece bir kadının istihdamına aracılık yapan bir kurumdan bugün 3 bin 230 kişi kişinin istihdamını hedef alan bir kurum haline geldik. Yine burada ilk kez bir istatistiği paylaşmak isterim. Türkiye genelinde yüksek öğrenim mezunlarının en yüksek oranda istihdam edildiği ilimiz Rizemizdir” diye konuştu.

  • Mardin’de işsizlik 1,1 milyar dolar yatırımla yarı oranda azalacak

    Cengiz Holding tarafından Mardin’de yapımı süren ve 1,1 milyar dolar harcamayla tamamlanacak olan 5 ana fabrika ve 12 yardımcı üniteden oluşan entegre gübre tesisinde bin 100 kişinin doğrudan istihdam edilmesi hedefleniyor.

    İşsizlik oranının en yüksek olduğu illerden olan Mardin’de yaklaşık 1 milyar 100 milyon dolar yatırım ile kurulacak Eti Bakır Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri bu yıl üretime başlayacak. Fabrikanın inşaat aşamasında 5 bin kişinin çalıştığını ifade eden Eti Bakır Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri Genel Müdürü Emre Kayışoğlu, “Bir kişinin bile işe girmesinin çok önemli olduğu bölgede, inşaat aşamasında 5 bin kişiye doğrudan, 25 bin kişiye dolaylı iş imkanı sağladık. Tesis üretime başlayınca bin 100 kişiyi doğrudan istihdam edeceğiz. 800 bin nüfusu olan Mardin’de 200 bin kişinin 18 yaş üzerinde olduğunu düşünüyoruz. İşsizliğin yaklaşık yüzde 25 olduğu göz önüne alındığında karşımıza 50 işsiz çıkıyor. Biz bu fabrikanın 25 bin kişilik ekosistem oluşturacağını planlıyoruz. Dolayısı ile işsizliği yüzde 25’ten 12’ye indirecek bir proje” dedi.

    “Dünyada örneği yok”

    Mardin’deki entegre tesisin dünyada örneği olmadığını anlatan Kayışoğlu, “Metal geri kazanım ile entegre olan tek tesis Türkiye’de. Dünyada metal geri kazanım tesisleri var. Ancak gübre ile entegre olan tek tesis bizimki” diye konuştu.

    Türkiye’nin cari açığına dikkat çeken Kayışoğlu, fabrikanın yılda 350 milyon dolarlık gübre, 270 milyon dolarlık metal ithalatının da önüne geçeceğini söyledi. Türkiye’nin gübre üretiminde kullanılan hammaddede yüzde 95 oranında dışa bağımlı olduğu hatırlatan Emre Kayışoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye yıllık 5 milyon ton olan gübre tüketiminin yarısını ithal ediyor. İthalata yılda 1 milyar 100 milyon dolar para ödüyoruz. Kaldı ki; bu fabrika tamamlandığında hammaddesinin yüzde 85’ini yurt içinden sağlayacak. Zaten, diğer yüzde 15’ik bölümü ise doğalgaz. Fabrikamızın elektriğini de fabrikamızda üreteceğiz. Sektörde kendi kendine yeten tek fabrika olacak. Hammadde konusunda da dışa bağımlı olmayacağımız için ürettiğimiz gübre ithalatın direk olarak önüne geçecek.”

    275 yabancı mühendis çalıştı

    Projenin tasarım ve yapım aşamasında dünyanın önde gelen mühendislik şirketlerinden 275 yabancı mühendis proje üzerinde çalışarak, katkı sağladı. Dünyadaki son teknolojilerin kullanıldığı tesiste, bu teknolojilerde uzman yabancı mühendisler ile ülkeye know how getirilerek, genç Türk mühendisleri yetiştiriliyor. Projenin yapım aşamasında 22 ülkeden 105 mühendis Mazıdağı’nda Türk mühendisler ile birlikte çalıştı.

  • Konutder Yönetim Kurulu Başkanı Elmas: “Faizler düşerse, konut satışları ciddi oranda artacak”

    Konutder Yönetim Kurulu Başkanı Z. Altan Elmas, faizler düşerse konut satışlarının ciddi oranda artacağını söyledi.

    Türkiye genelinde Mart ayında 110 bin 905 konut satışı gerçekleştiğine dikkat çeken Elmas, “Mart ayı konut satışlarında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14 azalış yaşandı. Açıklanan rakamlar geçen yıla göre düşük kalsa da satışların 110 bin eşiğini geçmesi gayrimenkul sektörü açısından memnuniyet verici. Bu göreceli düşüşte 2017 yılı Mart ayındaki satışların 130 bin gibi rekor bir rakama ulaşması etkili oldu. Bu senenin Mart ayında geçtiğimiz Şubat ayına göre ise yüzde 15 düzeyinde bir artış olduğunu gözlemliyor ve vatandaşlarımızın yüksek faiz ve konjoktürel gelişmelere rağmen konuttan vazgeçmediğini görüyoruz. Konut üreticilerinin yaptığı faizsiz kampanyalar ve peşin alımlardaki ciddi indirim oranlarının vatandaşlarımız tarafından ciddi kabul görüyor olması sektörün geleceği açısından da çok önemli” dedi.

    Faizler düşmesi halinde konut satışlarının ciddi oranda artacağına dikkat çeken Elmas, “İpotekli satışlara baktığımızda da 32 bin 786 konut satışı ile 2017 yılının Mart ayına göre yüzde 35 oranında düşüş yaşandığını görüyoruz. Konut kredisi faiz oranlarının son 8,5 yılın en yüksek seviyesine ulaşmasından hem konut geliştiricileri olarak bizler hem de vatandaş şikâyetçi. Faiz oranlarının, konut alıcılarının alım gücünü zorlamayacak seviyeye inmesi, konut kredisi kullanımını yeniden artıracaktır” dedi.

    Yabancıya satışta rekor beklediklerini belirten Elmas, “Yabancıya konut satışında yukarıya doğru ivme artarak devam ediyor. 2017 yılının Mart ayına göre yüzde 16 oranında artış ile 1.827 adet konut satışı gerçekleşti. Açıklanan bu rakamlar gayrimenkul sektörünü memnun ettiği gibi ülkemize de ciddi bir döviz girdisi sağlıyor. Türkiye’ye olan ilginin giderek artmasıyla 2017 yılında gerçekleştirdiğimiz yabancıya rekor seviyede konut satışı 2018’de de rekor seviyede olacaktır. Bu satışlar, yabancıların Türkiye’yi yeni yatırım merkezi olarak gördüğünü ve ülke ekonomimize güvendiğini göstermektedir. Eximbank imkânlarından sektörün faydalanması yabancıya yönelik satışları daha da destekleyecektir” dedi.

    Elmas şunları kaydetti: “24 Haziran’da erken seçim kararının alınmasıyla birlikte geleceğe yönelik belirsizliğin ortadan kalkması gayrimenkul sektörüne ciddi kazanımlar sağlayacaktır. Türkiye ekonomisinin büyümesinde sektör olarak öncü olan gayrimenkul sektörü hükümetimizin alacağı teşvikler ve önlemlerle Türkiye’nin büyüme dinamosu olmayı sürdürecektir. Gayrimenkul sektörü olarak kazandığımız her kuruş ile yatırım yapmayı, istihdama katkı sağlamayı ülkemize borcumuz olarak görmekteyiz. 2018 yılında da dev yatırımlarla ekonomiyi geliştirmeye ve büyütmeye devam edeceğiz”.

  • Hayalinizdeki burun “Altın Oran’da’’ gizli

    Fasiyal Cerrah Op.Dr.Mustafa Ali Yanık, burun estetiği operasyonlarında altın oranın önemine dikkat çekti.

    “Altın oran, doğada sayısız canlı ve cansız olan varlıkların yapısında ve şeklinde bulunan özel bir oran olarak tarif edilmektedir” diyen Op.Dr.Mustafa Ali Yanık, “Mısırlılar ve Yunanlılar tarafından mimaride kullanmış olan bu oran, doğada bulunan bir bütünün parçaları arasında ki gözlemlenen asırlarca mimari ve sanat alanındaki eserlerde uygulanmış, estetik açıdan da yıllar boyu önemli bir yol gösterici olmuştur. Bu nedenle Altın oran yüz güzelliğin evrensel formülü olarak görülmektedir. İnsanın vücudunun tamamında altın oranla hesaplanabilecek bölgelere örnek vermemiz gerekirse; Ağız boyu- Burun genişliği altın oranını, Yüz boyu- Yüzün genişliği altın oranını, Burun genişliği- Burun delikleri altın oranını, Dudak- kaşların birleşim yeri arası- Burun boyu altın oranını, Göz bebekleri arası- kaşlar arası altın oranını vermektedir.” dedi.

    Op.Dr.Mustafa Ali Yanık, burun estetiği operasyonlarında altın oranın önemi konusunda ise şunları söyledi; “Antik Mısır döneminde keops piramidinde ve çok sonraları Leonardo da Vinci’nin İlahi Oran adlı çalışmada sunduğu resimlerde ve daha onlarcası sayılacak nesne ve çalışmalarda kullanıldığı bilinen altın oran, Fibonacci Sayılar olarak da bilir.

    Altın oran, Matematikte 3,14 sayısına karşılık gelen ve bir dairenin çevresinin çapına bölümü ile elde edilen pi () sayısı gibi, 1,618’e eşit olan sabit sayıya verilen addır ve Fi () simgesiyle gösterilir.

    Altın oran formülü, doğadaki tüm varlıklar üzerinde görüldüğü için, 1,618 sayısına ulaşmak zor değildir. Ancak bu formül sistemini iyi kavramak ve nesneler üzerinde ona göre bir ölçüm yapmak gereklidir.

    Yüzde altın orana dayanılarak geliştirilen teknikler, bugün yüz estetiğinde kullanılmaktadır. Bunlardan birincisi Baundun geliştirdiği Sirküler sector analizdir. Bu çözümlemede trchiondan ve tragusu birleştiren hat ile yüzün önünde yarım çember çizilir. Bu yarım daire burun ucu ile çene’den geçer. Bunun gibi kulakta tragus; trichion, nasion ve menton birleşince aralarında açı oluşmakta, bu açılar birbirlerine oranlandığında altın oranı vermektedir.”

    Burunun, gözler, alın ve dudak ile arasındaki mesafenin altın oran formüllerine göre ayarlanması gerektiğini anlatan Op.Dr.Mustafa Ali Yanık, “Burun kanatlarının genişliği, iki gözün iç kenarından geçen düşey çizgilerden dışarı taşmamalıdır. Burun , önden bakıldığında yaklaşık olarak kulak ile aynı paralel eksende ve uzunlukları birbirlerine yakın olmalıdır. Burun ucu açısı burun kalkıklığı açısı asla tek bir açı olmamalıdır. Burun deliklerinin bitimine yakın ikinci bir açı yapılmalıdır. Bu sayede deliklerin karşıdan bakıldığında belirgin olarak görülmesi engellenmiş olur, hem de yüze daha yumuşak bayanlarda bir ifade verir. Burun estetiği operasyonlarında altın oran prensibine ne kadar uyarsak doğal görünümü yakalamak bizler için o kadar kolaylaşır. Ameliyat sonrası dönemde de hasta memnuniyeti kazanmış oluruz. Hepimizin bildiği gibi burun yüzdeki merkezi konumu ile ilk bakışta göze çarpan önemli bir noktadadır. Bir taraftan komşu estetik üniteleri etkilerken, diğer taraftan karşımızdaki kişinin inceleyen bakışlarını yakalamamıza sebep olur. Bu önemli konumu nedeniyle bazen küçük bir sorunu dahi algısı hassas , estetik kaygısı yüksek kişiler ya da genç yaş grubu tarafından özellikle bulunduğumuz “selfie çağında” önemli bir psikolojik sorun haline gelir. Burnuyla ilgili bu kaygılara sahip kişileri fotoğraflardan, kalabalık arkadaş gruplarının arasında bulunmaktan, yan profilden poz vermekten, toplum içinde yan yana oturmaktan kaçarken bulabiliriz. Makyaj veya benzeri yaklaşımlarla burundaki estetik kaygılar saklanmaya çalışılsa da tam olarak ortadan kaldırması mümkün değildir. Bu sebepten dolayı burun estetiği operasyonları fazlasıyla titizlik ve deneyim gerektirir. Operasyonlarda yüzdeki tüm yapılar ile uyum sağlanmalı hasta talep etmediği sürece fazla kalkıklık, fazla kavis gibi aşırı iddialı hatlardan kaçınılmalıdır. Yüz hatlarıyla uyum sağlayan bir burun hastaya vücutta, özellikle yüzde yapılabilecek tüm girişimlerden daha fazla güzellik ve özgüven katacaktır. Bu uyumu sağlamanın en güvenli yolu, estetik burun ameliyatlarında, altın oranı yakalayabilmekle mümkündür.”