Etiket: oran

  • Umut Oran: “Kimseye Emanet Oy Veremiyoruz”

    KASTAMONU (İHA) – Eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, 7 Haziran’da olduğu gibi 1 Kasım seçimlerinde de kimseye emanet oy vermeyeceklerini söyledi.

    CHP 24. Dönem Milletvekili ve eski CHP Genel Başkan Yardımcısı, Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Umut Oran, Kastamonu’da CHP İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Ziyarette basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Oran, Kastamonu’nun aslında Türkiye’nin bir gerçeği olduğunu ifade ederek, “Burası cumhuriyetin ilk kurulduğu yerdir. Burası en önemli aydınlanma merkezlerinden birisidir. Cumhuriyet döneminde ilklerin şehridir. Bugün geldiğimiz noktaya baktığımız zaman Türkiye’nin hangi noktaya geldiğini hep beraber görüyoruz. Bu topraklarda ilk kadın mitingi 1919’da yapıldı. Bu topraklarda Mustafa Kemal Atatürk, şapka ve kıyafet inkılabı 1925’te İnebolu’da yapıldı. Bu topraklar, milli mücadelenin lojistik merkezi haline gelmiştir. O zaman özellikle İnebolu Limanı ile beraber bugün baktığımız zaman bu topraklarda liman çalışmıyor, özelleştiriliyor ama şu anda faaliyette değil. Birilerine peşkeş çekiliyor, balıkçılar mağdur ediliyor, ticaret yapılamıyor. Yolların durumu, içme suyu, kanalizasyon sorunları var. Devletten hizmeti alamayan bir şehir, sağlık hizmetlerinden yoksun, kalp, damar hastalıklarıyla ilgili ameliyatlar yapılamıyor, hastalar mağdur ediliyor. Cumhuriyetin ilklerini yapmış olduğu, büyükşehirden bugünkü hale gelen Kastamonu’da Türkiye’nin nasıl yönetildiğini çok iyi görebiliyoruz. Kastamonu’da ayrıca kapanan adliyeler ve beldeler de mevcuttur” dedi.

    “KASTAMONU’YA 13 YILDIR HİÇBİR HİZMET GELMEDİ”

    AK Parti iktidarında 13 yıl boyunca Kastamonu’ya herhangi bir hizmetin gelmediğini savunan Oran, “Bugün bu şehir sosyal, ekonomik gelişmişlik bakımından son derece gerilerde kalmış” diye konuştu.

    Oran, Koza-İpek medya grubuna yönelik operasyonla ilgili olarak da, “İstanbul’da şu anda bazı basın kuruluşlarında büyük olaylar yaşanıyor. Basına darbe vurulmuş vaziyette, adalet sistemi doğru çalışmıyor. Bu konular yüzünden bütün dünya bizi kınıyor. Basın özgürlüğüne saygı yok. Daha dün beraber yol yürüdükleri, dün su sızmayan, her şeyi birlikte yaptıkları insanlar, dün dost olduklarıyla bugün düşman oldular. Böyle bir iktidar anlayışı kabul edilemez. Kastamonu’da basın emekçisi arkadaşlarımızın, yerel basında olsun ulusal basında olsun yapılmak istenilen bütün basının tek elden yönetilmesidir. Tüm gazetelerde manşetler, haberler ve resimler, televizyonlarda çıkan görüntüler tek elin ve tek sesin çıkmasının istenmesidir. Böyle bir amaçla iktidar partisi basın özgürlüğünü katlediyor. Beraber kol kola, el ele yürüdükleriyle bir anda düşman oluyorlar” şeklinde konuştu.

    “BÜTÜN DÜNYANIN GÖZÜ ÖNÜNDE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE DARBE VURULDU”

    Bütün dünyanın gözü önünde basın özgürlüğüne darbe vurulduğunu söyleyen Oran, “İspanya’da bir toplantıya katıldım. Artık Türkiye’deki demokrasi konusunda, basın özgürlüğü konusunda veya ülkemizin dış politikadaki tutumunu soruyorlar ve cevap veremiyoruz. Türkiye’nin ne kadar kötü yönetilip, ne kadar tutarsız olduğunu konuşuyor. Demokrasiden uzaklaştığımızı soruyorlar. Bir vatandaş ve siyasetçi olarak bunlar bize çok üzüntü veriyor” dedi.

    “KİMSEYE ÖDÜNÇ VERECEK BİR OYUMUZ BİLE YOK”

    “Bir oyun arkasında ve peşindeyiz” diyen Umut Oran, şöyle konuştu:

    “Her yerde şunu söylüyoruz, kimseye verecek bir oyumuz yok. Kimseye ödünç veya emanet oy veremiyoruz. Dolayısıyla bir oyun peşinde ve izindeyiz. Ben, milletvekili adayı olmasam da Türkiye’yi gezip bir oyu dahi vatandaşımızdan CHP’ye getirelim istiyoruz. Tek başına iktidar olmak istiyoruz, koalisyon asla gündemimizde yok. AK Parti ile koalisyonu asla aklımızdan bile geçirmiyoruz.”

    Atatürkçü ve Cumhuriyetçi kişileri 1 Kasım’da CHP çatısı altında birleşmeye davet eden Oran, şunları söyledi:

    “Bugün, özellikle gerici ve bölücü aslında cumhuriyeti yıkıcı anlayışı karşısında bütün Atatürkçülerin, bütün cumhuriyetçilerin bir araya gelmesi gerekiyor. Ülkemizde bir yangın var. Bu yangını söndürecek tek parti, CHP’dir. Bu yüzden kendisini Atatürk ile birleştiğini iddia edenler, bunu ortaya koyanlar, o zaman bu seçimlerde CHP’de birleşmeleri gerekiyor. Bunlar Vatan Partisi, DSP ve bütün Atatürkçü değerlerdeki partilerdir. Bu partilerin CHP’ye oy vermelerini ve destek vermelerini açıkça istiyoruz, bunları açıkça beyan etsinler. Bunlar içinde bir samimiyet testidir. Çünkü Türkiye için bu, bir dönüm noktasıdır. Böyle bir dönüm noktasında seçilemeyeceğini bile bile, oyların boşuna gideceğini bile bile CHP’ye destek vermemek aslında yıkıcı, bölücü ve gerici anlayışa destek vermek anlamına geliyor. Biz, kendilerini destek vermeye çağırıyoruz. CHP’nin milletvekili adaylarını taşınmasında omuz vermelerini bekliyoruz. Aksi taktirde onların oyları gerici ve bölücü, Cumhuriyet karşıtı partilere ve kişilerin parlamentoya taşınmasına vesilece olacaktır. Bu bir tarihi sorumluluktur. Ülkemiz içinde bir dönüm noktasıdır.”

    “KASTAMONU’DAN BİR MİLLETVEKİLİ MUTLAKA ÇIKARTACAĞIZ”

    CHP olarak Kastamonu’da iddialı olduklarını aktaran Oran, şunları kaydetti:

    “Türkiye’nin her yerinde iddialıyız. CHP’nin adayı Hüseyin Selami Çelebioğlu, Kastamonuluların adayıdır. İstanbul’da yaşayan 4 kat fazla Kastamonuluların adayıdır. Kastamonu Konfederasyonunun başkanıdır, İstanbul’da ve Kastamonu’da Kastamonuluların çok yakından tanıdığı bir adaydır. Biz, bu seçimlerde Kastamonu’da bir milletvekili mutlaka cepte görüyoruz.”

    “AK PARTİ İLE KOALİSYONU KESİNLİKLE DÜŞÜNMÜYORUZ”

    7 Haziran seçimlerinden sonra en sorumlu, en yapıcı ve en uzlaşmacı partinin CHP olduğunu söyleyen Oran, “Önce Türkiye, önce insanımız, önce akan kanın durması için ülkemize barış gelmesi için, ekonomik yıkıntının bir an önce giderilmesi için koalisyon konusunda en yapıcı, en uzlaşmacı ve en sorumlu CHP oldu. Ben, CHP’nin uzattığı eli, elinin tersiyle iten partilerin hatta bazılarının bizim uzattığımız eli yumrukla cevap veren partilerin akıllarının başına geleceğini düşünüyoruz. Son 4 ayın bilançosuna baktığımız zaman 400’ün üzerinde şehidimiz var. Bunların yarısı sivil şehitler, yarısı da onların can güvenliğini korumaya çalışan askerimiz ve polisimizdir. Burada siyaset masum değildir. Dolayısıyla siyaset çözüm üretmesi gerekiyordu. Biz, Temmuz ayında terör ile araştırma yapılması için bir öneride bulunduk. Bir, komisyon kurulması ve bununla ilgili çözüm üretilmesini talep ettik. Fakat bu çıkan sonuçlardan bu partilerin ders alması gerektiğini düşünüyorum. Ekonomimiz, son bir yılda döviz yukarı çıktı. Paramız yüzde 40 değer kaybetti. Her vatandaşımızın cebindeki 10 lira 60 liraya kadar düştü. Bu ekonomik çöküntü ve yıkıntı karşısında bu siyasi partilerin böyle bir hataya düşmeyeceğini düşünüyorum. Bizim, tek hedefimiz tek başına iktidar olmaktır. Bu hedef doğrultusunda da çalışmaya devam ediyoruz. Koalisyon konusunda diğer partilerin geri dönmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Çünkü CHP’nin ışığında diğer üç partide koalisyon konusunda son derece kötü sınav vermiştir. Türkiye’deki son 4 ayda ekonomik, güvenlik ve terör gibi sorunlarının bir anlamda sebebi olmuşlardır” dedi.

  • İşte partilerin son oy oranı

    OPTİMAR Araştırma Şirketi Başkanı Hilmi Daşdemir, yapılan son ankette elde edilen verilere göre HDP’nin barajı geçemediğini, AK Parti’nin yüzde 48-50, CHP’nin ise yüzde 23-25 oy oranında olduğunu söyledi.

     

    OPTİMAR Araştırma Şirketi Başkanı Hilmi Daşdemir, OPTİMAR tarafından yapılan son anket çalışmasının sonuçlarını açıkladı. Siyasi partilerin oy oranlarının incelendiği araştırma sonuçlarını açıklayan Daşdemir, HDP’nin barajı geçemeyeceğini, AK Parti’nin ise yine tek başına iktidar olacağını belirtti. AK Parti’nin yüzde 48-50, CHP’nin ise yüzde 23-25 oy oranında olduğunu söyleyen Daşdemir, “Yaptığımız araştırmalara göre AK Parti’nin oy oranı yüzde 48-50 bandında oy oranına sahip görünüyor. Bu oy oranı AK Parti için başarı trendinin devam etmesi anlamına gelir” diyerek, halkın Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu benimseyip güvendiğini belirtti.

    Hakan Fidan’ın adaylığına değinen Daşdemir, “Hakan Fidan, 7 Şubat 2009’dan bu yana siyasi kimlik üstlenmek zorunda kalmıştı. Fidan’ın siyasete gireceği aşikardı. Siyasi bir figür olarak Fidan’a komplo kurulmak istenmiş, ancak başarılı olunamamıştı. Hakan Fidan’ın seçildikten sonra Dışişleri Bakanı olacağını düşünüyorum. Her ne kadar Fidan’ın bulunduğu konumda sahip olduğu bir güç olsa da, seçilmişlik ayrı bir statü veriyor” dedi.

    “BAŞKANLIK SİSTEMİNE DESTEKTE ARTIŞ VAR”

    Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesinin zaten yarı başkanlık sistemi anlamına geldiğini söyleyen Daşdemir, “Yaptığımız araştırmalarda her ne kadar nasıl bir model olacağı bilinmese de başkanlık sistemine yüzde 47-50 bandında destek var. Başkanlık sistemine destekte geçmiş yıllara göre bir artış var ve bunun artarak devam edeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

    “CHP GÜLEN HAREKETİ İLE BERABER ÇALIŞIYOR”

    Türkiye’nin güncel siyasi meseleleri hakkında da değerlendirmelerde bulunan Daşdemir, “CHP’nin Genel Başkanı her ne kadar Kemal Kılıçdaroğlu olarak görünüyorsa da, CHP’nin Fethullah Gülen ve onun hareketi ile bir ilişkisi olduğunu görüyoruz. Bunu CHP içinde siyaset yapanlar da belirtiyor. Geçmişte Gülen Hareketi’ne ciddi bir şekilde karşı olan CHP, bugün Gülen Hareketi’nin avukatlığına soyunmuş durumda. Bu durum da CHP’deki eksen kaymasının net bir göstergesidir. CHP herkese mavi boncuk dağıtıyor ama bunun CHP’ye götüreceği bir yer olmadığı gibi yaptığımız araştırmalara baktığımız zaman oylarında da bir yükseliş görünmüyor” dedi.

    “CHP YÜZDE 23-25 BANDINDA”

    CHP’nin oy oranlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Daşdemir, “Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz genel seçimlerden ilk seçimi olduğu için arkasına aldığı rüzgarla bile yüzde 30’u göremedi. Şu anda yaptığımız araştırmalara göre CHP normal seyrine döndü ve yüzde 23-25 bandından seyrediyor. CHP başta olmak üzere tüm muhalefet partileri AK Parti’yi aşan bir söylem ve politika geliştiremiyor. Sadece AK Parti’nin ayağını nasıl kaydırırız, nasıl daha az oy almasını sağlarız diye bir söylem geliştirip, ona göre hareket ediyorlar” şeklinde konuştu.

    Hilmi Daşdemir, “Büyük Birlik Partisi’nin Milliyetçi Hareket Partisi’yle bir ittifak yapması oylara esaslı bir katkı sağlamaz. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu zamanında böyle bir birleşme yaşansaydı bir sinerji oluşturulabilirdi. Ancak, BBP eski itibarını kaybetmiş durumda” dedi.

    “HDP BARAJI AŞAMAZ”

    HDP’nin barajı aşamayacağını belirten Daşdemir, “HDP yönetimi her ne kadar Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı yüzde 9.8’lik oy oranına bakarak barajı aşacaklarını düşünüyor olsalar da, Demirtaş’ın bu oyu almasının en büyük nedeni solcuların Ekmeleddin İhsanoğlu’na oy vermeyip Demirtaş’a oy vermesidir. Yine o dönemde Demirtaş, medyada barış havarisi gibi sürekli yer aldı. Ancak, 6-7 Ekim provokasyonunun en temel sebebi de HDP ve Demirtaş’tır. 6-7 Ekim olaylarında insanlar katledildi ama barış havarisi olarak sunulan Demirtaş bu olayları durdurmak için herhangi bir girişimde bulunmadı” diye konuştu.

    “DEMİRTAŞ’TAN ÇİPRAS ÇIKMAZ”

    Daşdemir, “Geçmişte Kılıçdaroğlu ilk geldiği zaman Gandi benzetmesi yapıldı ve buradan bir rüzgar oluşturulmaya çalışıldı ama bu tutmadı. Şimdi de Selahattin Demirtaş’ı Yunanistan’da iktidara gelen Çipras’a benzetmeye çalışıyorlar ama Demirtaş’tan da Çipras çıkmaz. Yaptığımız araştırmalara göre HDP’nin oyu yüzde 8’lerde görünüyor. Meclis’te olup, kendi sesini ve politikasını bir şekilde duyurabilmesine rağmen sokakları bu denli terörize edebilen bir parti, Meclis dışında kalıp sesini ve politikasını bu denli duyuramadığı zaman sokakları ne hale getirebilir bunu düşünmek bile istemiyorum. Öncelikle HDP’nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde verdiği barış mesajlarını içselleştirmesi gerekiyor, terörle arasına mesafe koyması gerekiyor ki toplumda bir karşılığı olsun. Şu an için HDP’li siyasetçilerde bunu göremiyoruz” şeklinde konuştu.

  • Son seçim anketi!

    Bugün ye­rel se­çim ya­pıl­sa, AKP yüz­de 38.6, CHP 28.6, MHP 19.8, BDP yüzde 7.6 oy alır… Ge­nel se­çim­de de tab­lo fark­lı de­ğil. AK­P’­nin oyu yüz­de 43’e düş­müş du­rum­da. CHP’nin yüz­de 28, MHP’­nin yüz­de 18.2, BDP’nin yüz­de 8.1 oy po­tan­si­ye­li var.
    İm­ra­lı gö­rüş­me­le­ri, yak­la­şan ye­rel se­çim­ler ve baş­kan­lık sis­te­mi tar­tış­ma­la­rı si­ya­se­tin nab­zı­nı yükseltiyor. Pe­ki so­kak­ta­ki va­tan­daş gün­de­mde­ki ko­nu­lar hak­kın­da ne dü­şü­nü­yor?

     

    Bu so­ru­nun ya­nı­tı­nı Ge­zi­ci Araş­tır­ma Şir­ke­ti­’nin, Tür­ki­ye­’nin 46 ilin­de 23-24 Şu­bat ta­rih­le­rin­de 9 bin 272 ki­şiy­le yüz yü­ze yap­tı­ğı an­ket göz­ler önü­ne ser­di.

     

    An­ke­te gö­re; AK­P’­nin Do­ğu­’dan Ba­tı’­ya git­tik­çe ve İç Ana­do­lu’da oy ka­yıp­la­rı hız­la ar­tı­yor. CHP ve MHP ise İç Ana­do­lu ve Ak­de­niz Böl­ge­si­’n­de oy ar­tı­şı ya­şı­yor. An­ke­te ka­tı­lan­la­rın bü­yük ço­ğun­lu­ğu İm­ra­lı­’y­la gö­rüş­me­le­re kar­şı çı­kı­yor. Yüz­de 91.4’lük ke­sim, Öca­la­n’­a ev hap­si­ne kar­şı, Tür­ki­ye­’nin bö­lün­me­si kay­gı­sı da hay­li yay­gın… Seç­me­nin yüz­de 64.8’i, baş­kan­lık sis­te­mi­nin tek adam­lı­ğa ve oto­ri­ter yö­ne­ti­me fır­sat ve­re­ce­ği­ni de dü­şü­nü­yor. Yal­nız­ca

     

    AKP seç­me­ni­nin yüzde 26,7’si baş­kan­lığa karşı…

    “Ki­mi baş­kan gör­mek is­ter­si­niz?” so­ru­su­na ve­ri­len ya­nıt­la­ra gö­re, va­tan­da­şın yüz­de 30.2’si Cum­hur­baş­ka­nı Gü­l’­ü is­ti­yor. Gü­l’­ü sırasıyla Ke­mal Kı­lıç­da­roğ­lu, Tay­yip Er­do­ğan, Dev­let Bah­çe­li, Bü­lent Arınç ve Se­la­hat­tin De­mir­taş iz­li­yor.