Etiket: Opr.

  • Opr. Dr. Şeyma Yöney: “Menopozu sağlıklı geçirmek için egzersiz şart”

    Opr. Dr. Şeyma Yöney: “Menopozu sağlıklı geçirmek için egzersiz şart”

    Menopozun da doğum gibi doğal bir süreç olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Şeyma Yöney, “Bazı kadınlarda adetlerin devamını sağlayacak ve hormonal dalgalanmaları ortadan kaldıracak tedavi yaklaşımları olabilir. Bunun yanında düzenli egzersiz yapmak, dengeli ve düzenli beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak, terletmeyecek pamuklu hafif giysiler tercih etmek de bu dönemdeki kadınlarımızı rahatlatacak tavsiyelerdir” dedi.

    Belli bir yaşa gelen kadınlardaki yumurta rezervinin tükenmesi ile yumurtlamanın son bulması, östrojen üretiminin ortadan kalkması sonucu olarak da adetlerin kesilmesinin menopoz olarak adlandırıldığını belirten Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nden Opr. Dr. Şeyma Yöney, 18 Ekim Dünya Menopoz Günü dolayısıyla menopoz hakkınad bilgi verdi. 45-55 yaş arası kadınlarda adet kesilmesinin normal olarak değerlendirildiğini vurgulayan Opr. Dr. Şeyma Yöney, “Bir kadının menopoza girdiğini söylemek için 12 ay boyunca kesintisiz olarak adet görmeme durumu olmalıdır. Bu süreç öncesi yıllarda yumurtalıkların çalışmasının yavaşlaması ya da ‘anovulatuar’ dediğimiz yumurtlama olmadan yumurtalıklardan hormon üretilmesi şeklinde adetlerin araları açılmaya başlar” diye konuştu.

    İlk belirtisi adet gecikmesi

    Menopozun ilk belirtisinin adetlerin gecikmeli olmaya başlaması olduğunu söyleyen Opr. Dr. Yöney, şöyle devam etti:

    “Ayrıca sıcak basmaları, uyku bozuklukları olabilir. Adetlerin kesilmesini kadınlık hormonlarının tükenmesi ve dolayısıyla kadınlığının azalması ve yok olması gibi yanlış algılayan kadınlarda bu süreçte psikolojik bazı sorunlar tetiklenebilir. Dikkat çekmek istediğimiz en önemli husus, sadece doğurganlığın son bulmasıdır. Bazı kadınlarda bu dönemde oluşabilen vajinal kuruluk, vajinal elastikiyetin azalması jinekolojik muayene ve değerlendirme sonrası yapılan tedavilerle kolaylıkla ortadan kaldırabilir ve sağlıklı bir cinsel yaşam için tehdit oluşturmaz. Menopoz belirtileri başladığı anda mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulmalı ve ayrıntılı muayene ile değerlendirme yapılmalıdır.”

    “Hekim tarafından destek sağlanmalı”

    Opr. Dr. Şeyma Yöney, “Nasıl ki gebelikte normal fizyolojik bir süreç olmasına rağmen oluşabilecek her türlü problemin erken ortaya konması ve ortadan kaldırılması için hekim kontrolü gerekir. Menopoz da böyledir; tamamen fizyolojiktir. Ancak bu dönemi en sağlıklı şekilde geçirmek için hormonal değişimlerin organizma ve psikoloji üzerindeki tesirlerini düzenlemek adına süreç uzman hekim tarafından izlenmeli ve gerekli destek sağlanmalıdır. Bazı kadınlarda adetlerin devamını sağlayacak ve hormonal dalgalanmaları ortadan kaldıracak tedavi yaklaşımlarımız olabilir. Bunun yanında düzenli egzersiz yapmak, dengeli ve düzenli beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak, terletmeyecek pamuklu hafif giysiler tercih etmek de bu dönemdeki kadınlarımızı rahatlatacak tavsiyelerdir” ifadelerini kullandı.

  • Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Özhan: “Normal doğumda risk daha az”

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Özhan: “Normal doğumda risk daha az”

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jin. Opr. Dr. Sefa Erdem Özhan, “Normal doğumda annelerimiz anestezi almıyor. Enfeksiyon ve kanama riski daha düşük. Sezaryenle karşılaştırıldığında bebeğin doğum sonrası solunum sıkıntısı yaşama riski daha düşük” dedi.

    Büyük Anadolu Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jin. Opr. Dr. Sefa Erdem Özhan Normal doğumun, sezaryen doğuma göre avantajları hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

    Doğum yönteminin birçok anne adayının endişe duyduğu konularda biri olduğunu belirten Opr. Dr. Sefa Erdem Özhan, “Kırk haftalık doğum sürecini tamamladık. Her şey yolunda gitti. Annemiz, bebeğimiz gayet sağlıklı. Sıra geldi doğuma. Peki sezaryen doğum mu, yoksa normal doğum mu? Bu kararı vermekte annelerimizin doğum korkuları ön plana çıkmaktadır” diye konuştu.

    Risk daha az

    Normal doğumun avantajlarından bahseden Sefa Erdem Özhan, “Normal doğum hastanede kalış süresini kısaltıyor ve annenin daha hızlı iyileşmesine de katkıda bulunuyor. Büyük cerrahi risklerden kaçınıyoruz, annelerimiz anestezi almıyor. Enfeksiyon ve kanama riski daha düşük. Erken emzirmede normal doğum sezaryene göre daha avantajlı. İlk bir saat içerisindeki emzirme, bebeğin altı ay içerisindeki emzirme alışkanlıklarını büyük ölçüde etkilemektedir. Sezaryenle karşılaştırıldığında normal doğumda bebeğin doğum sonrası solunum sıkıntısı yaşama riski daha düşüktür. Normal doğumda bebeğiniz faydalı bakterileri alacağı için bağışıklık sistemi daha kuvvetli olacaktır. Normal doğum yapan bebeklerin, sezaryen bebeklere göre ileri çocukluk yaşlarında astım ve obezite riski azalmaktadır” şeklinde konuştu.

  • Opr. Dr. Çil: “Sünnet uzman ellerde yapılmalı”

    Opr. Dr. Çil: “Sünnet uzman ellerde yapılmalı”

    Çocuk Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Asudan Tuğçe Çil, çocuğun cinsel kimliğini keşfettiği fallik dönem olarak adlandırılan 2-6 yaş arası hariç her dönemde sünnet yapılabildiğini belirterek, “Genel hijyen açısından yararlı olan sünnetin, deneyimli ellerde, uygun koşullarda, doğru yöntemlerle yapılması gerekmektedir” dedi.

    Medicana Samsun Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Asudan Tuğçe Çil, sünnet hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Sünnetin erkek çocuklarda başta idrar yolları enfeksiyonunun azaltılması olmak üzere pek çok faydası olduğunu söyleyen Dr. Tuğçe Çil, “Erişkinliğe ilk adımı olarak nitelendirilen sünnet, tıbben bir zorunluluğu bulunmayan fakat başta idrar yolları enfeksiyonunun azaltılması olmak üzere pek çok faydası olan cerrahi bir işlemdir. Genel hijyen açısından yararlı olan sünnetin, deneyimli ellerde, uygun koşullarda, doğru yöntemlerle yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde sağlık için uygulanan basit bir cerrahi işlem olan sünnet, çocuğun tüm yaşamını etkileyebilecek önemli problemlere yol açabilir” diye konuştu.

    Çocuğun cinsel kimliğini keşfettiği fallik dönem olarak adlandırılan 2-6 yaş arası hariç her dönemde sünnet yapılabildiğini dikkat çeken Dr. Çil, “Çocuğun cinsel organını keşfettiği bu dönemde cinsel bölgeye ağrılı bir girişim yapmak ileri ki yaşlarda psikoseksüel ve psikolojik sorunlara yol açabilir. Hele bu dönemde lokal anestezi ile sünnet yapmak çok zararlıdır. 2 yaş öncesi yaptığımız sünnet operasyonlarında, iyileşme bu dönemde daha hızlı olduğundan; çocuğun ve ailenin bu süreci daha rahat atlattığını gözlemliyoruz. Bu nedenle erken dönemi tercih ediyoruz. Tüm bu yaş sınırlamalarına tek istisna, başka bir nedenden dolayı genel anestezi verdiğimiz çocuklardır. Bu hastalarda genel anestezi almışken, yapılacak işlemle birlikte sünnet yapılması düşünülebilir” şeklinde konuştu.

    “Çocuk uyuduğunda işlem kolay, hızlı, kanama kontrolü daha etkin olur”

    Bebeklik döneminde erken yapılan sünnetin avantajları hakkında da bilgi veren Çil, “Bebeklikten kastınız yeni doğan sünnetiyse (ilk 28 günde yapılan), bunun avantajları çocukluk çağı sünnetlerinden farklı değil ancak derinin fazla bırakılması, yapışıklık oluşması, sünnet hattının daralarak iyileşmesi ve ikinci bir işlem gerektirmesi gibi bir takım olumsuz yönleri de olduğundan şahsen yeni doğan sünneti yapmayı tercih etmiyoruz. Yenidoğan sünnetleri lokal anesteziyle yapılabilir ancak daha büyük çocuklarda ise genel anestezi tercih edilmelidir. Genel anestezide etki süresi en kısa anestetik madde tercih edilir ve maske anestezisi uygulanır. Çocuk uyuduğunda işlem kolay, hızlı, kanama kontrolü daha etkin olur. Çocukluk çağı sünnetlerinin üriner sistem enfeksiyonu, balanit, fimozis, parafimozis riskini azalttığı bilimsel yayınlarla kanıtlanmıştır. Sünnetsiz erkeklerde idrar yolu enfeksiyonu, balanit, bazı cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve penis kanseri daha fazla gözükür” ifadelerini kullandı.

    “Testisleri torbada olmayan çocuğun mutlaka kontrol altında tutulması gereklidir”

    Sünnetin penis kanserine ve HIV de dahil olmak üzere bazı cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı da korunmada yardımcı olduğunu vurgulayan Çil, “Bu husus Amerikan Pediatri Akademisi ve Dünya Sağlık Örgütü’nce de kabul görmüştür. Anne karnındayken erkeklerin yumurtaları yani testisler gelişimlerini bebeğin karnında tamamlarlar. Hamileliğin 7.- 8. aylarından sonra da kasık kanallarından ilerleyip doğuma yakın dönemde testis torbalarına otururlar. Testislerin birinin veya ikisinin de bu torbaya oturamamasına ’inmemiş testis’ denir. Testislerin torbaya yerleşmeleri doğumdan sonra 4-6 ayı bulabilir. Bu aylardan sonra testisler hala torbaya inmemişlerse, yani kanalda ya da karın içerisinde kalmışlarsa cerrahi müdahale gerekir. Aile torbanın boş durduğunu kendisi fark edebilir ya da rutin çocuk sağlığı muayenesinde çocuk doktoru da bunu fark edebilir. Testisleri torbada olmayan çocuğun mutlaka kontrol altında tutulması gereklidir. Müdahale edilmeyen inmemiş testisin başlıca komplikasyonları kısırlık, kanser ve testis torsiyonudur. Normal sperm üretimi için testislerin daha serin bir ortam olan torbalarda yer alması gerektiğinden; eğer testis kanalda ya da karın boşluğunda kalırsa ısı yüksekliğine bağlı olarak sperm üreten hücreler etkilenmeye başlar. 18 aydan sonra testisteki bozulmalar geri dönüşümsüz hale gelmeye başlar. Bu sebepten biz artık buçuk yaşına gelmiş bir çocuğun testisinin akıbetini değerlendirip tedavi planımızı oluşturmuş oluruz” açıklamasında bulundu.

    “Gerçek inmemiş testislerin tedavisi cerrahidir”

    Testislerin tek seansta bazen iki aşamada torbaya indirildiğini ifade eden Çil şunları söyledi:

    “Standart cerrahi kasıktan yapılan orşiopeksi adı verilen açık cerrahidir. Testis genelde tek seansta, bazen de karın boşluğundaysa veya damarlarının boyu çok kısaysa iki aşamada torbaya indirilir. Testisin torbanın yakın olduğu bazı durumlarda hormonal tedaviyle testislerin torbaya inmesi sağlanabilir. Ancak ilaç tedavisi, çocukların küçük yaşta cinsiyet hormonlarına maruz kalmalarına neden olur ve çeşitli yan etkilere yol açabilir. Gerçek inmemiş testisli çocuklarda asıl tedavi cerrahidir. Halk arasında Peygamber sünnetli (hipospadyas) veya doğuştan sünnetli olarak bilinen hastalıkta, idrar penisin alt tarafındaki bir delikten gelir. İdrar kanalı penisin ucuna kadar gelişememiş, aşağıda kalmıştır. Bu duruma peniste eğrilik de eşlik edebilir. Tedavisi cerrahidir. Cerrahi için en uygun yaş aralığı 9 ay ile 1 buçuk yaş arasıdır. Hastanede yatış süresi genellikle hipospadyasın tipine ve yapılan cerrahi tekniğe gore 1-10 günlük bir sürebilir.”

  • Opr. Dr. Atıl Birol: “Ağız sağlığı vücut sağlığını da etkiler”

    Çeşme Alper Çizgenakat Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Atıl Birol, ağız sağlığının önemine dikkat çekerek, “Ağız sağlığı vücut sağlığını da etkiler” dedi.

    22 Kasım Dünya Diş Hekimleri Günü ile Ağız ve Diş Sağlığı Haftası nedeniyle Çeşme Alper Çizgenakat Devlet Hastanesi’nde bir kutlama yapıldı. Hafta nedeniyle diş polikliniğini ziyaret eden Başhekim Opr. Dr. Atıl Birol, poliklinikte görev yapan Diş Hekimleri Şengül Orak, Özlem Şimşek Ak, Arif Koray Orak ve Nimetullah Yakut’u kutladı.

    Özveriyle çalışan ve görevini layıkıyla yapan diş hekimlerini kutlayan Başhekim Birol, “Sağlıklı bir ağza sahip olmak demek; aynı zamanda büyük ölçüde sağlıklı bir vücuda sahip olmanın başlangıcı demektir. Ağız sağlığımızın bozulması demek sindirim sistemimizin etkilenmesi, kalp ve böbreklerin çalışmalarını aksatacak sorunların ortaya çıkması demektir” diyerek ağız sağlığının önemine dikkat çekti.

    “Ağız ve diş sağlığı yerinde bir toplumu hedefliyoruz”

    Diş hekimleri adına bir açıklama yapan Dr. Şengül Orak da, Başhekim Birol’a ziyaretinden dolayı teşekkür ederek, “Ağız ve diş sağlığı bireyin vücut sağlığını doğrudan etkilemektedir. Ağız ve diş sağlığı korunmadığında birçok hastalığa yol açmaktadır. Tüm sağlık konularında olduğu gibi ağız ve diş sağlığı ile ilgili hastalıklarda da tedaviden çok koruyucu önlemlere ağırlık verecek çalışmalar yürütüyoruz. Diş çürüğü olmayan ağız ve diş sağlığı yerinde bir toplumu hedefliyoruz” dedi.

    2018 yılı içinde diş polikliniği çalışmaları hakkında da bilgi veren Diş Hekimi Şengül Orak, ocak ayı başından bu yana 19 bin 580 hastaya sağlık hizmeti verdiklerini açıkladı. Orak, yıl boyunca 586 cerrahi operasyon gerçekleştirdiklerini de sözlerine ekledi.

  • Opr. Dr. Selda Bahçe, MMT Amerikan Hastanesi’nde

    Doktor kadrosunu her geçen gün güçlendiren ve kaliteli sağlık hizmetini kendisine vizyon edinen Özel MMT Amerikan Hastanesi, alanında Gaziantep’in en iyi doktorlarından birisi olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Selda Bahçe’yi hekim kadrosuna kattı.

    Alanında uzman doktorlarla Gaziantep halkına güvenilir ve kaliteli sağlık hizmeti vermeyi kendisine amaç edinen Özel MMT Amerikan Hastanesi kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Özel MMT Amerikan Hastanesi son olarak yıllarca Gaziantep’te Kadın Doğum Uzmanı olarak görev yapan deneyimli Doktor Selda Bahçe’yi hekim kadrosuna dahil etti. 2005 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Bahçe, 2011 yılında ise Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde Kadın Doğum ihtisasını tamamladı.

    Yaklaşık 6 yıldır Gaziantep’te özel bir hastanede görev yapan Opr. Dr. Selda Bahçe, patau sendromu, nabothian kist gibi kendi alanında yer alan birçok makaleye imzasını attı.