Etiket: Operasyonlarında

  • Saç Ekimi Operasyonlarında Şapka Uyarısı

    Plastik ve Estetik Cerrah Op.Dr. Murat Tuna, saç ekiminin ardından şapka takılmasının, işlemin başarısını olumsuz etkileneceğini söyledi.

    İzmir’deki ENTO Kulak Burun Boğaz Cerrahi Tıp Merkezi doktorlarından Tuna, saç ekimi operasyonundan sonraki süreçte ekim yapılan kişinin dikkat etmesi gerekenleri anlattı. Saç ekiminin günlük aktiviteleri engellemediğini ancak belli bir süre bazı aktvitelere ara vermek gerektiğini anlatan Op.Dr. Tuna, “15 gün ağır işler, aşırı heyecan ve cinsel ilişkiden uzak durulması gerekiyor. Sigara kullanımına ise 15 gün ara verilmesini öneriyoruz” diye konuştu.

    OPERASYON SONRASI

    Operasyondan sonraki ilk 3 gün hastaların pansumana gelmesinde fayda gördüklerini dile getiren Tuna, “Gelemeyen hastalarımız tavsiye ettiğimiz şekilde pansumanını kendisi yapabilir. 4, 5 ve 6’ncı saç yıkamalarının bizim kontrolümüzde olmasını tercih ediyoruz. Bu güne kadar bölgeye kesinlikle su değmemelidir ve yıkama gerçekleştirilirken uzman ekibin talimatlarına uyulmalıdır. Ekilen saçlar 15- 20 gün içerisinde kırılarak dökülür. Yüzde 80 oranında bu dökülme beklenir. Döküldükten 2,5-3 ay sonra çıkmaya başlar. 1 yıla kadar çıkma süreci devam eder. Saçların çıkma döneminde ekim yapılan bölgede küçük sivilcelenmeler oluşabilir, bu durumda hasta kendi müdahale etmemeli, doktorunu aramalıdır” diye konuştu.

    “ŞAPKA TAKMAYIN”

    Ekim sonrasındaki 1 aylık süreçte havuz, deniz, hamam ve saunaya girmenin ve spor yapmanın sakıncalı olabileceği aktaran Tuna, “1 ay boyunca ekili bölgeyi güneş ışığından koruyunuz. Ancak bu süreçte şapka takılması köklere zarar vereceğinden kesinlikle tavsiye edilmez. 3 aylık süreçte ise jöle, topik, saç boyası gibi kimyasal ürünler kullanılmamalıdır. Ekim yapılan bölge 6 ay boyunca makasla kısaltılmalıdır” dedi.

    UZMANINIZIN TAVSİYELERİNE UYUN

    Ekilen bölgenin herhangi bir travmaya karşı korunması gerektiğini vurgulayan Tuna, “Yatış pozisyonu konusunda tavsiyelerimizin dikkate alınması gerekiyor. Bunun yanı sıra hasta, verilen reçetedeki ilaçları tarifine uygun düzenli kullanmalı ve ilaç kullandığı süreç içerisinde alkol tüketmemelidir. Operasyon sonrasında alın bölgesinde hafif şişlik (ödem) olabilir. Şişlik 2’nci ve 3’üncü günlerde başlar ve kısa sürede kaybolur. Şişliği en aza indirmek için de, alın bölgesine buz kompres öneriyoruz” şeklinde konuştu.

  • Meme Operasyonlarında Yağ Nakli Yapılması, Kanser Riskini Arttırmıyor

    Dünyanın en prestjli plastik cerrahi dergisi olan Plastic Reconstructive Surgery’nin Şubat 2016 sayında yayınlanan araştırma, hekimler ve hastalar açısından büyük önem taşıyor. Son yıllarda gündemde olan yağ nakli ile meme büyütme yöntemi üzerindeki en büyük tartışma, yağ dokusunun, kanser oranını arttırabileceği ve kanser taramalarında hatalara sebep olabileceği üzerineydi.

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Yener Demirtaş, Amerika, MD Anderson Kanser Araştırma Merkezi’nde yapılan çalışmanın hasta ve hekimler açısından önemine dikkat çekti. Demirtaş, “2000 kadın üzerinde yapılan bu çalışmaya göre, daha önce meme kanseri olduğu tespit edilen ve cerrahi tedavinin ardından meme onarımında yağ nakli kullanılan kadınların, kanser oranlarında bir değişiklik olmadığı gösterildi. Böylece yağ nakli ile meme büyütmeyi artık çok daha rahat bir şekilde uygulayabileceğiz” dedi.

    Demirtaş, “Silikonla göğüs büyütme, teknolojinin de gelişmesiyle birlikte son derece başarılı sonuçlar sunuyor olsa da, kadınların göğüslerini kendi dokularıyla ve kalıcı olarak şekillendirmek plastik cerrahların her zaman en büyük hayallerinden biri olmuştur. Burada sadece büyütmekten bahsetmiyoruz, hastaların isteklerine göre şekillendirmekten de bahsediyoruz. Yağ dokusu, meme dokusunun etrafına iğnelerle enjekte edildiği için en büyük avantajı, istenilen sonuçların kişiye özel planabilmesi, hem de yara izi olmadan. Silikon protezler, şekil ve hacim seçenekleri ile hastaya özel planlama imkanı her zaman sunamıyor. Bunun yanında küçük de olsa bir kesi söz konusu oluyor. Her hastanın farklı ihtiyaçlar doğrultusunda hekime ulaştığını düşündüğümüzde yağ nakli ile meme büyütme, hem hastayı hem de hekimi uygulama anlamında daha özgür kılıyor. Bu da istenilen sonuca ulaşmak için büyük bir adım” dedi.

    Demirtaş, daha evvelden yapılan yağ nakillerinde kalıcılık problemi olduğunu fakat yeni geliştirilen teknikle elde edilen yağın saflaştırılarak işlemin kalıcı hale getirildiğini belirterek, “Nakledilen yağ dokusunun yüzde 30 ile yüzde 70’i birkaç ay içerisinde eriyordu ve biz hangi hastada ne kadar kalıcı olduğunu tam olarak tahmin edemiyorduk. Yeni geliştirilen teknikler liposuction ile alınan yağın kalıcılığını artırdı. Liposuction ile elde ettiğimiz yağı saflaştırabiliyoruz ve uygun teknikle memeye nakledildiğinde sadece yüzde 20-30’u eriyor. Bu durumu bildiğimiz için de göğüse naklettiğimiz yağ miktarını buna göre ayarlayarak yüzde 20-30 daha fazla yağ kullanıyoruz. Göğüs birkaç ay içinde son halini alıyor ve bu durum çok yüksek oranda kalıcı oluyor. Çünkü işlemde hastanın kendi yağ dokusunu kullandığımız için yağ hücreleri memede yaşamaya devam ediyor” dedi.

    Demirtaş, “Düşük kilolu hastalarda dahi yağ dokusu bulmak mümkün. Özellikle kalça ve basen bölgelerinden alım işlemi uygun olabiliyor. Liposuction ile vücut şekillendirmeye ihtiyacı olanlar açısından ise, hem yağ alımı hem yağ nakli açısından tek seferde tatmin edici sonuçlar alınıyor. Ayrıca bu işlemde iyileşme süreci ekstra bir özen gerektirmiyor. Nekahat süreci memeden çok liposuction ile yağ alımı yapılan bölgeyle ilgili oluyor ve birkaç günlük hafif bir ağrı dışında hastaları sıkıntıya sokacak bir durum ile karşılaşılmıyor. Özellikle meme kanseri tedavisi sırasında meme alındıktan sonra bu bölgeye ışın tedavisi alan hastalarda deride kızarıklık, sertleşme gibi durumlar ortaya çıkabiliyor. Silikon protezle yeniden meme onarımının mümkün olmadığı bu hastalarda yağ nakli, hem bölgedeki derinin normalleşmesini sağlıyor, hem de birkaç seans halinde tekrarlandığında meme onarımı için tek başına yeterli olabiliyor. Yağ nakli ayrıca, sonuçları daha da iyileştirmek için silikonla göğüs büyütme ve karın dokusundan yeni göğüs yapma gibi ameliyatlarla birlikte kullanılabiliyor” diye konuştu.