Etiket: Operasyonlar

  • Bakan Soylu: “Sıçan gibi kaçıyorlar, yeni operasyonlar başlayacak”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Bugüne kadar bine yakın sığınağı tarumar ettik. Bizimkiler her yerde onları arıyor, onlar da sıçan gibi kaçıyorlar. Lice’ye gittik. Orada 7 bine yakın evladımız sadece bir operasyona başladı. Önümüzdeki günlerde yenileri başlayacak” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Samsun’da İlkadım Belediyesi Derebahçe Sosyal Tesislerinde muhtarlarla bir araya geldi. İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok’un konuşmasıyla başlayan toplantıda Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, “Samsun bugün bir başka güzel, bir başka heyecanlı. 16 Nisa referandumdan sonra vesayetin ve istikrarsızlığın bittiği bir ülkede yaşayacağız. Ülkemiz 2023 ve onu takip eden yıllarda kalkınmışlık ve gelişmişlikle anılacak. Çocuklarımıza güzel bir gelecek bırakmak için 16 Nisan’da ‘evet’ diyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “Vatandaşlar geleceklerine yön verecek bir karar alacak”

    Yılmaz’ın ardından söz alan Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, geleceğinin, Cumhuriyetin 100. yılı, 2053 ve 2071 hedeflerine doğru ilerlemenin en hızlı adımlarını attığı bir dönemden geçiyor. İnşallah pek yakın zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin aziz vatandaşları dünyanın her yerinde geleceklerine yön verecek bir karar alacaklar. Biz, inşallah bu kararın mübarek olacağını düşünüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2001’den beri büyük bir yol aldığını, büyük hizmetler ettiğini ve ülkemize merhale üstüne merhale attığını biliyoruz. Türkiye’nin demokrasi tarihinin içerisinde büyük yaralar açılmak istendiği zamanlarda dimdik durdu. 27 Nisan’daki e-muhtıra, Cumhurbaşkanının seçtirilmemesi ve 15 Temmuz ihaneti. O gece TSK’ya yuvalanmış FETÖ üyeleri başa çekerek darbe girişiminde bulundular. Bütün millet sokaklara çıktı ve 16 Temmuz sabahı o karanlık emellere sahip olanlar, kendileri karanlığa gömüldü. 16 Nisan günü inşallah dünyanın her yerindeki Türk vatandaşları kendi gelecekleriyle ilgili karar verecekler” diye konuştu.

    “Umudumuzun kesilmesinden yorulduk”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise yaptığı konuşmada, “Çok partili sisteme geçtiğimizden beri aynı havayı soluyoruz. Muhalefet aynı istemezük tavrını gösteriyor. Menderes’in Demokrat Partisi başa geldiğinden beri her 10 yılda bir darbeler gündeme geliyor. Bunlar hep ülkelerin atılım yapacağı 10 yıllara tekabül diyor. Demirel dönemi de muhtıra ile süsleniyor. Daha sonrasında sağ sol davası ve 12 Eylül geliyor. Ardından Turgut Özal ve Erbakan’ın zamanda 28 Şubat ortaya çıkıyor. Daha sonra da AK Parti döneminde muhtıralar meydana çıkıyor. Sonrasında da 15 Temmuz darbe girişimi meydana geliyor. Bunların hepsinin ortak özelliği tekrar etmektir. 60 yıldır bu işler aynı şekilde tekrar ediyor. 60 yıldır her 10 yılda bir bunlar oluyorsa, bu sistemi sorgulama zamanı gelmiştir. Artık yorulduk. Her 10 yılda umudumuzun kesilmesinden yorulduk. Arkamıza bakmaya, bize arkamızdan hançerleyecekler mi diye bakmaktan yorulduk. Bu milleti terbiye etmek istediler. Ezanı bu ülkenin minarelerinden aslıyla okutmayarak terbiye etmek istediler. Gün geldi bu ülkeyi sevenlere, hizmet edenlere iftira atarak, hakaret ederek terbiye etmek istediler. 1971 muhtırası ile bizi terbiye etmek istediler. Anayasa Mahkemesi ile Danıştay ile, bir annenin iki oğlunu sağcı-solcu diye birbirine öldürterek terbiye etmek istediler. Ekonomik krizlerle, yüzde bin 600 faizle, terörle, enflasyonla, kıyafetlerle, cinsiyetle, dinimizle terbiye etmek istediler. Bugün bizim Samsun’da olmamızın sebebi 16 Nisan’da bizi terbiye etmek isteyenlere hayır bizi terbiye edemeyeceksiniz bu millet patrondur demek için buradayız” sözlerine yer verdi.

    “Bugün özerklik ilan et de görelim seni”

    7 Haziran’ı hep beraber gördüklerini, birilerinin elini ovuşturduğunu, hükümet kurulamadığını hatırlatan Soylu, “15 Temmuz’da bir hainin bu ülkeye saldıracağına, masum insanların üstüne F16’larla saldıracağına hiç kimse ihtimal vermezdi. Seçim yeni olmuştu. Kim Gezi olaylarından sonra ülkenin birbirine gireceğine bilebilirdi. Ülke uçuşa doğru gidiyordu. Dev yatırımlar yapılıyordu. Ama biz gezi olaylarında 5 ağaç yüzünden önce bunların olacağına bilemedik. Rahmetli Menderes’e atılan iftiraların aynısının Recep Tayyip Erdoğan’a atılabileceğini bilemedik. Birçok yalanı uydurarak idama götürdüler. Aynısını 17-25 Aralık’ta yaptılar. Hiç birimiz 16 Aralık’ta yargı darbesi olacağını bilemezdik. Aynı 15 Temmuz gibi bir darbeyi o gün geçekleştirmek istediler. 21. asrın başında artık olmaz dediğimiz e-muhtıralar meydana geldi. Türkiye Gezi olaylarından önce borcumuzu ödedik, ‘isterseniz size 5 milyar da borç verelim’ dedikten sonra bu olaylar oldu. Bu altın coğrafyayı hiçbir zaman bizim yönetmemizi istemediler. 7 Haziran’da yüzde 10’u aşınca şımaranlar, güzel kardeşlerimizi oralarda korkutarak, tehdit ederek ve kandırarak, istismar ederek oy istediler. Yüzde 10’u geçince ‘ey TC seni tükürüğümüzle boğarız’ dedi. Nerede şimdi o? Kodeste. Bu milletin beraberliğine zehir akıtmak isteyenler ‘bundan sonra Güneydoğu Anadolu’yu biz yöneteceğiz’ dediler. ‘Mardin, Nusaybin, Hakkari, Muşta ve birçok yerde özerklik ilan edeceğiz’ dediler. Madem o kadar cesursun, maden kalleşlikten başka şeyler de biliyorsan, adamsan, yürekliysen bugün özerklik ilan et de görelim seni” şeklinde konuştu.

    “Biz MHP ile ittifak ettik”

    10 yıldır Türkiye’de AK Parti’nin siyaseti kutuplaştırıyor algısının oluşturulmaya çalışıldığını belirten Bakan Soylu şöyle devam etti: “İlk seçimden yüzde 34 aldık. En son ankette yüzde 52 aldık. 34’ten 52’ye gelmek kolay mı. Millete sırtınızı dönersiniz bir dahaki seçimde önüne gidebilir misiniz? Bunların hepsi hizmetle olacak şeylerdir. Ana muhalefet 25, 24, 26. Bir ileri bir geri. Ona demişler ki sana verdiğimiz pusulayı takip et. Allem ederim, darbeyle, muhtırayla, devalüasyonla seni iktidar ederim demişler. Bu sistemi tabii ki istemezler. Bu sistemle yüzde 25 ile iktidar olamıyor. Bu millete bir şeyler önerin ya da ittifak edin. Bakın biz MHP ile ittifak ettik. Milletimizin önüne bir öneri getirdik. Peki, sen kimle uzlaştın? Karayılan ‘evet çıkarsa biz bittik’ diyor. PKK bugün her yerde hayır için çırpınıyor. Sana kim PKK ile birlikte aynı sözde buluş dedi.”

    “Sıçan gibi kaçıyorlar”

    “Bugüne kadar bine yakın sığınağı tarumar ettik” diyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu şunları kaydetti: “Bizimkiler her yerde onları arıyor, onlar da sıçan gibi kaçıyorlar. Lice’ye gittik. Orada 7 bine yakın evladımız sadece bir operasyona başladı. Önümüzdeki günlerde yenileri başlayacak. HDP 30 kişiyle operasyon bölgesine geldi. ‘İnsan hakları’ dediler. Orada biz kimin peşinde olduğumuzu biliyoruz. O İnönü Stadı’nda evlatlarımızın canlarını katledenleri bulacağız ve gerekeni yapacağız. Onları kollamak için oraya geliyorlar.”

    Türkiye’nin bugün büyük bir fırsat içerisinde olduğunu vurgulayan Bakan Soylu sözlerine şöyle tamamladı: “Aşağımızdaki coğrafya ateş çemberi. Avrupa, ortak para birimi euroyu ve ortak anayasayı gerçekleştiremedi. İngiltere de eyvallah dedi. Tam fırsatı bugün. Biz ileri adım attıkça ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalışıyor. Avrupa bu durumdayken, ABD yeni bir rota çizerken, etkin ve hızlı karar alabilen, yargının hükümetin, yasamanın kendi işini yapabilen bir seçim var önümüzde. Artık onların yargısı olmayacak, milletin yargısı olacak.”

  • Çukurca’da operasyonlar sürüyor

    Hakkari’de kar yağışı ve dondurucu soğuk havaya rağmen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Çukurca’da başlattığı ve aylardır sürdürdüğü operasyonlar devam ediyor.

    Kuzey Irak’ın sıfır noktasında bulunan Çukurca ilçesi kırsalında bulunan Uzundere, Işık, Bılecan, Kazan, Cevizli beldeleri ve stratejik birçok bölgede karadan ve havadan başlatılan ve yaz aylarından beri devam eden operasyonlar dondurucu soğuk havaya rağmen sürüyor. Bordo berelilerin de katıldığı operasyonlarda binlerce PKK üyesi etkisiz hale getirilirken, örgüt üyelerinin Kuzey Irak topraklarına kaçmalarının önünün kesilmesi üzerine dağlık alanlardaki mağaralarda kıstırıldığı belirtiliyor. Van ve çevre illerden binlerce araçlık askeri konvoy Çukurca istikametine doğru hareket ederken, sınırda yaz aylarından beridir görev yapan birliklerin ise görevlerinin tamamlanması üzerine Van iline doğru hareket ettikleri belirtildi. Hakkari’deki kar yağışı ve dondurucu soğuk hava nedeniyle vatandaşlar evlerinden dışarı çıkamaz hale gelirken, yüzlerce askeri konvoy ise sinyal bozucu Jammerlar eşliğinde sınıra doğru hareket etti.

    Şehirden 7 kilometre mesafede bulunan Depin Polis Kontrol noktasında bekleme yapan yüzlerce askeri konvoy yoldan geçen yolcular tarafından görüntülendi. Araçlarından dışarı çıkan askerler burada mola verirken çevrede ise yoğun güvenlik önlemleri alındı.

  • Bakan Işık: “Güvenliğimiz gerektirirse hiç çekinmeden başka operasyonlar da yaparız”

    Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde STK’ların düzenlediği toplantıya katılan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “Ülkemizin güvenliği gerektirirse elbette başka operasyonları da hiç çekinmeden yaparız” dedi.

    Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde STK temsilcileyle bir araya geldi. Gölcük Yazlık Ilıca tesislerinde düzenlenen kahvaltıda STK’larla buluşan Bakan Işık’a AK Parti Kocaeli İl Teşkilatı yönetimi eşlik etti. Çok sayıda vatandaşın da katıldığı toplantıda konuşan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “Ülkemizin güvenliği gerektirirse elbette başka operasyonları da hiç çekinmeden yaparız” dedi.

    Gün içerisinde Donanma Komutanı ve Deniz Kuvvetleri Komutanı ile bir araya gelerek incelemelerde bulunacağını söyleyerek sözlerine başlayan Bakan Işık, “Birlikte önemli konularda konuşacağız. Tersanemizi gezerek oradaki çalışmaları yerinde göreceğiz. Daha sonra Deniz Harp Okulu’na geçeceğiz” ifadelerini kaydetti.

    “Güvenliğimiz gerektirirse başka operasyonlar da yaparız”

    Türkiye’nin bölgede tarihin yeniden yazıldığı bir süreçten geçtiğini söyleyen Bakan Işık, “Bu süreçte hiç kimsenin bu bölgede, Türkiye’yi hesaba katmadan bir şey yapamayacağını bilmesini istiyoruz. Bölgemizin tekrar en kısa sürede huzura, refaha ve istikrara kavuşması için Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak ve tüm millet olarak elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Birinci önceliğimiz ülkemizin huzuru ve güvenliği. Bunun için bugün El-Bab’da operasyon yapıyoruz. Özgür Suriye Ordusu ile oradan Türkiye’ye yönelik tehdidi bertaraf etmek için mücadele ediyoruz. Ülkemizin güvenliği gerektirirse elbette başka operasyonları da hiç çekinmeden yaparız. Önemli olan Türkiye’ye yönelik tehdidin nereden gelirse gelsin kaynağında imha etmektir, yok etmektir” diye konuştu.

    “Şehitler veriyoruz, canımız yanıyor”

    “Operasyonlar sırasında şehitler veriyoruz, canımız yanıyor” diyen Bakan Işık, “Ciğerparelerimizi toprağa veriyoruz. Ancak şunu da çok iyi biliyoruz ki 4-5 bin yıllık geleneği olan bir milletin evlatları olarak hür ve bağımsız yaşamak için gerektiğinde şehit vermeyi göze alamazsak bu topraklar bize kıyamete kadar ilelebet vatan olmaz. En az şehit vererek bu operasyonları tamamlamayı hedefliyoruz. Bizim ne Suriye ne de Irak’ın toprağının bir karışında gözümüz yok” şeklinde konuştu.

    “Sorumluluk sahipleri mevkilerinin gerektiği gibi davranmalı”

    Ülkenin güvenlik sorununun siyasi polemik malzemesi olmaması gerektiğine dikkat çeken Bakan Işık, “Bu süreçte tek bir beklentimiz var. Sorumluluk mevkiinde olan herkesin bu sorumluluğun idrakinde olması. Ülkenin savunması ve güvenliği konusu gündelik siyasi malzeme yapılamaz. Siyasi polemik konusu çok. O konularda yapalım. Sorumluluk mevkiinde olan herkesin mevkilerinin gerektiği gibi davranmasını bekliyoruz. Tüm bu sıkıntıları aşacağız” ifadelerini kullandı.

    Son olarak Gölcük’te yapılacak yatırımlar hakkında bilgi veren Bakan Işık, İhsaniye’deki hastanenin yetersiz kaldığını belirterek Yüzbaşılar mevkiinde 200 yataklı yeni bir hastane yapılacağı müjdesini verdi.

  • Doç. Dr. Demirel: “Türkiye, mevcut durum düzelene kadar, kendi güvenliğini sağlamak amacıyla sınır-ötesi askeri operasyonlar yapabilir”

    Son günlerde Türkiye’nin Irak’taki varlığının tartışılmaya başlanması, ülkemizin bu varlığının uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmesini de gündeme getirdi. Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Naim Demirel, “Türkiye, mevcut durum düzelene kadar, meşru müdafaa hakkına dayanarak kendi güvenliğini sağlamak amacıyla sınır-ötesi askeri operasyonlar yapabilir. Bu onun uluslararası hukuktan doğan hakkıdır” dedi.

    Konunun öncelikli olarak uluslararası hukukta tanınan meşru müdafaa hakkı noktasından ele alınması gerektiğini belirten Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Naim Demirel, “11 Eylül saldırıları sonrasında devlet dışı aktörlerin (terör örgütleri vs) kuvvet kullanma eylemlerine karşı da devletlerin meşru müdafaa hakkı olduğu kabul edilmeye başlandı. 11 Eylül olayından bu yana da bu kabul her geçen yıl içinde pekişerek gelişmiştir. Özellikle terör örgütlerinin coğrafi alan hâkimiyeti kurduğu devletlerin bu örgütün başka devletlere yönelik eylemlerini önlemeye yönelik acziyetinin, bu eylemlerin muhatabı olan devlete meşru müdafaa hakkı verdiği konusunda artık bir tereddüt bulunmamaktadır. Suriye ve Irak devletlerinin toprakları üzerinde belli bir alanda kontrol sağlamış olan terör örgütlerinin Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden eylemlerine karşı Suriye ve Irak devletlerinin gerekli önlemleri alamadıkları, almaya güçlerinin yetmediği ya da isteksiz olmaları bilinen bir gerçektir. Bu tablo karşısında Türkiye, mevcut durum düzelene kadar, meşru müdafaa hakkına dayanarak kendi güvenliğini sağlamak amacıyla sınır-ötesi askeri operasyonlar yapabilir ve bu yerlerde askeri varlık tesis edebilir. Bu onun uluslararası hukuktan doğan hakkıdır” ifadelerini kullandı.

    “BM Güvenlik Konseyi gerekli tüm tedbirleri alma çağrısında bulunmaktadır”

    “Türkiye’nin Irak’taki varlığını meşru kılan ikinci husus da BM Güvenlik

    Konseyi’nin 20 Kasım 2015 tarihli 2249 sayılı kararıdır” diyerek açıklamalarına devam eden Doç. Dr. Naim Demirel, “Bu kararın operatif kısmının 5. paragrafında Güvenlik Konseyi, Suriye ve Irak’ta DAEŞ ve diğer terörist grupların eylemlerini önleme ve bastırma kapasitesi olan her devlete, daha fazla gayret sarf ederek ve işbirliği yaparak gerekli tüm tedbirleri alma çağrısında bulunmaktadır. ’Gerekli tüm tedbirleri alma’ ifadesinin, kuvvet kullanmayı içeren tedbirlere başvurma imkânı veren BM Sözleşmesi’nin yedinci bölümüne doğrudan referans olarak kabulü gerekir. Her ne kadar yedinci bölüme açık bir referans olmasa ve kuvvet kullanma yetkilendirmesi açıkça ifade edilmemişse de, Konsey’in devletlere gerekli tüm tedbirleri alma çağrısında bulunmuş olmasının, kuvvet kullanmayı içeren tedbirlere başvurmayı da kapsadığı yorumunun kararın nihai amacına uygun olacağı kanaatindeyiz. ’Daha önce benzeri görülmemiş şekilde uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden’ diye nitelediği terör eylemlerine karşı, kararın kuvvet kullanmayı içeren tedbirler için çağrıda bulunmadığını söylemek, kendi içinde çeliştiğini söylemekle aynı anlama gelecektir. Ayrıca Konsey’in kuvvet kullanmayı açıkça ifade ettiği karar metinlerinde üye devletleri buna davet için kullandığı ’Calls upon’ tabiri kararın kuvvet kullanmayı da kapsadığına işaret eder” diye konuştu.

    “Türkiye’nin sınır-ötesi operasyonları uluslararası hukuka uygundur”

    Türkiye’nin, terörle mücadele kapsamında Irak ve Suriye’deki askeri varlığının hukuka aykırı olduğu iddiasının hukuken asılsız ve politik bir söylem olduğunu ifade eden Doç. Dr. Demirel, “Binlerce kilometre öteden gelip terörle mücadele kapsamında Irak ve Suriye’de askeri operasyon düzenleyen devletlerin; bu yerlere yüzlerce kilometre sınırı olan ve DAEŞ’in birçok olumsuz etkisine maruz kalan Türkiye hakkında, bölgedeki askeri varlığını ve operasyonlarını sorgulamasının başka türlü izahı mümkün gözükmemektedir. Türkiye’nin meşru müdafaa hakkına ve Güvenlik Konseyi’nin 2249 sayılı kararına dayanarak Suriye ve Irak’ta sınır-ötesi askeri operasyon yapması uluslararası hukuka uygundur” diyerek konuya açıklık getirdi.

  • Baragat bölgesinde 3 gün önce başlayan operasyonlar sürüyor

    Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında Suriye’nin Baragat, Keferhan ve çevre köylerindeki IŞİD mevzileri, TSK’nın fırtına obüsleri ile vuruluyor. Yaklaşık 3 gündür bölgede şiddetli çatışmalar devam ediyor.

    Kurban Bayramı’nın hemen ardından başlatılan operasyonla Suriye’nin Baragat, Keferhan ve çevre köylerindeki IŞİD mevzileri, TSK’ya bağlı fırtına obüsleri tarafından yapılan yoğun atışlarla vuruluyor. Özgür Suriye Ordusu birliklerinin de yer aldığı bölgedeki çatışmalar da 3 gündür şiddetli bir şekilde devam ediyor. Fırtına obüsleri tarafından vurulan IŞİD hedeflerinden yoğun duman yükseliyor. Yapılan atışların ardından gelen patlama sesleri sınırın Türkiye tarafından da duyuluyor.