Etiket: Onursal

  • Sanko Onursal Başkanı Konukoğlu:

    SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, Gaziantep Ortadoğu Fuar Merkezinde açılan 6’ıncı Penye, Tekstil ve Teknolojileri (PENTEX) Fuarında stantları dolaşarak, tekstilcilerle sohbet etti.

    TOBB Türkiye Tekstil Sanayi Meclisi Başkanı ve Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Onursal Başkanı da olan Konukoğlu, GSO, KOSGEB, Penye Konfeksiyon ve İmalat Hazır Giyim Derneği ile Moda ve Hazır Giyim Federasyonu destekleriyle Akort Fuarcılık tarafından düzenlenen fuarda firma temsilcileri ile görüştü.

    Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Durdu Yetkinşekerci ve Gaziantep Ticaret Odası Meclis Başkanı Settar Konukoğlu ile birlikte stantları dolaşan Abdulkadir Konukoğlu, sergilenen ürünlere ilişkin bilgi aldı.

    Gaziantep sanayisinin esnek üretim kabiliyeti ile yaşanılan zorlukları aşmakta örnek başarılara sahip olduğunu belirten Konukoğlu, “Moralinizi bozmayın, yılın ikinci yarısında ekonomimizin düzeleceğine inanıyorum. Sakın paniğe kapılmayın, kendinize ve ülkemize güvenin” dedi.

    Konukoğlu, Gaziantep’in adeta fuarlar kenti haline geldiğine dikkati çekerek, “Fuarlar tanıtım, tanıtım üretim, istihdam ve ihracat açısından büyük önem taşıyor. Fuarlara iyi hazırlanın, önem verin, tasarımlarınızı iç ve dış talebe uygun olarak güncelleyin” şeklinde konuştu.

    İstihdam seferberliği

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TOBB Genel Kurulunda yaptığı istihdam seferberliği çağrısına da değinen Konukoğlu, “Kurtuluş Savaşında atalarımız ülkemizi kanları pahasına savunmadılar mı? Atalarımızın, ‘Hayır, Kurtuluş Savaşı’na gitmem’ deme şansı var mıydı? Elbette yoktu. Bugün de ekonomide şahlanışa, sıçrama yapmaya ihtiyacımız var. ‘Ben ekonomik kurtuluş savaşında yer almam’ deme noktasında değiliz” diye konuştu.

    “Cumhurbaşkanımızın başlattığı istihdam seferberliği, üretimi, üretimin artışı ise ihracatı ve yatırımları artıracaktır” diyen Konukoğlu, fuarı ziyarete gelenlerle de kısa süreli sohbet etti.

    PENTEX Fuarı

    Açılışını, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Vali Ali Yerlikaya, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Sanko Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür, Sanko Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Güner Dağlı, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, GSO Meclis Başkanı Mustafa Topçuoğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Gaziantep Ticaret Odası Meclis Başkanı Settar Konukoğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Beyhan Hıdıroğlu, Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Sami Konukoğlu ile Penye Konfeksiyon ve İmalat Hazır Giyim Derneği Başkanı Mehmet Haskaya’nın yaptığı fuar, 12 Şubat, Pazar kapanacak.

    Ortadoğu Fuar Merkezinde 8 Şubat’ta açılan ve Gaziantep, Adana, Ankara, Aydın, Denizli, Diyarbakır, İstanbul, Kayseri, Konya, Kahramanmaraş ve Mersin’den 120 firmanın ürünleri sergilendiği fuara, Türkiye’nin yanı sıra, Ortadoğu ülkeleri ve Türk Cumhuriyetlerinden de ziyaretçilerin geldiği bildirildi.

  • SANKO Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, Türkiye’nin en güçlü 30 iş insanı arasına girdi

    SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, Capital’in, “Türkiye’nin En Güçlü 30 İş İnsanı” araştırmasında, iş dünyasının en güçlü liderleri arasında yerini aldı.

    Capital’de yer alan haberde, bu yıl 12’ncisi hazırlanan araştırmanın, CEO ve CMO Club üyelerinin oylarıyla gerçekleştirildiği belirtilerek, SANKO Holding’in,15 bin çalışanla 2 milyar dolar ciro ve 500 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiği kaydedildi. SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’nun, Türkiye’nin En Güçlü 30 İş İnsanı arasında yer alması, “Anadolu sermayesinin güçlü isimleri arasında yer alıyor. 15 bin kişiye istihdam sağlayan grubun onursal başkanı. Hayırsever işadamı. 65 yaşında aktif yönetimden çekildi ve başkanlığı kardeşi Zeki Konukoğlu’na bıraktı. Ancak halen fikrine en çok danışılan isimler arasında” sözleri ile açıklandı.

    SANKO ailesi vurgusu

    Capital’in, “Türkiye’nin En Güçlü 30 İş İnsanı” araştırmasına değinen SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, babası Sani Konukoğlu’nun vefatı sonrasında kardeşleri ile el ele, omuz omuza verip kenetlenerek bugünkü düzeye geldiklerini söyledi. SANKO Holding’te dördüncü ve beşinci kuşağın işbaşında olduğuna dikkati çeken Konukoğlu, “Bugünkü başarımda ve başarımızda, SANKO Holding yönetiminin yanı sıra, SANKO Ailesi’nin ayrılmaz parçası olan çalışanlarımızın da büyük payı var” dedi. İşletmede çıraklıktan yönetim kurulu başkanlığına kadar her kademede çok çalıştığını anımsatan Konukoğlu, “Ancak, başarımda ve şahsıma tevdi edilen her ödülde, büyük SANKO Ailesi’nin tamamının katkısı var. Kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Listede kimler var?

    Listede, Ömer Koç, Murat Ülker, Güler Sabancı, Ferit Şahenk, Hüsnü Özyeğin, Bülent Eczacıbaşı, Ahmet Zorlu, Rahmi Koç, Erol Sabancı, Tuncay Özilhan, Suzan Sabancı Dinçer, RifatHisarcıklıoğlu, Mehmet Emin Karamehmet, Adnan Bali, Murat Çetinkaya, Erman Ilıcak, Cem Boyner, Ahmet Kocabıyık, Nihat Özdemir, Ali Sabancı, Levent Çakıroğlu, Hamdi Akın, Cansen Başaran Symes, Mehmet Büyükekşi, Begüm Doğan Faralyalı, Zafer Kurtul, Aziz Torun, Fuat Tosyalı ve Zeynep Bodur Okyay da bulunuyor.

  • Onursal Jüri ikinci kez EXPO 2016’nın bahçelerini gezdi

    EXPO 2016 Antalya’nın onursal jürisi ülke bahçelerini ikinci kez gezerek değerlendirme yaptı. Jüri eylül ayında son kez bahçeleri gezerek en iyi ülke bahçesini belirlemek için puan verecek.

    Uluslararası Bahçe Bitkileri Üreticileri Birliği Başkanı (AIPH) Bernard Oosterom, AIPH Genel Sekreteri Tim Briercliffe, AIPH Yönetim Kurulu Üyesi ve Orta Anadolu Süs Bitkileri İhracatçıları Birliği Üyesi Osman Bağdatlıoğlu’nun da aralarında bulunduğu 5 kişilik onursal jüri, ülke bahçelerini tek tek gezerek puan verdi. İlk değerlendirmesini EXPO 2016 Antalya’nın açılışından bir gün önce 21 Nisan’da yapan jüri, farklı kategorilerde düzenlenecek bahçe yarışmaları için değerlendirmede bulundu.

    Onursal jüride yer alan AIPH Genel Sekreteri Tim Briercliffe, behçeleri çok güzel ve bakımlı bulduklarını belirterek, EXPO 2016 Antalya sergi alanının ziyaretçiler açısından da dinlenmek ve eğlenmek için çok güzel bir alan olduğunu söyledi.

    EXPO’ların başlı başına çok güzel bir etkinlik olduğuna değinen Briercliffe, “Birçok insanın burayı gelip görmesi gerek çünkü burada birçok yeni bitki, eğlence açısından da farklı ve güzel bir deneyim imkânı var” dedi.

    Bahçe yarışması ile ilgili jürinin yaptığı puanlama ve değerlendirmeden de söz eden Briercliffe şunları söyledi;

    “Bahçelerin nasıl ve hangi malzemelerden yapıldığına ve kalitesine bakıyoruz. Ayrıca bahçenin nasıl korunduğu da bizim için önemli bir kriter. Ülke bahçelerinin yeliş şehirler konseptini yansıtıp, yansıtmadığına da bakıyoruz. İnsanlar bu bahçeye geldiğine ne öğrenebilecek ona bakıyoruz. Genel dizayna ve bizim istediğimiz kalite ve standarda uygun olup olmadığına bakarak puanlama yapıyoruz.”

    Jüri, EXPO 2016’nın açık kalacağı süre boyunca eylül ayında da üçüncü ve son kez bahçeleri gezerek en iyi bahçeyi seçmek için not verecek. 112 hektarlık alanda Türkiye’nin ilk EXPO’suna ev sahipliği yapan EXPO 2016 Antalya’ya 54 ülke katılıyor.

  • Sanko Onursal Başkanı Konukoğlu Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde

    SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, bankacılık ve reel sektörün birbirini tamamlayan iki sektör olduğunu belirterek, “Sanayici mal üretip satıyor, bankacı para alıp para satıyor. Sanayici olmazsa bankacı, bankacı olmazsa sanayici iş yapamaz” dedi.

    Konukoğlu, Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali ve Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek ile birlikte, Capital ve Ekonomist Dergilerince Bursa Uludağ’da beşinci kez düzenlenen “Uludağ Ekonomi Zirvesi”nde, “Bankacılık ve Reel Sektör” konulu oturumda görüşlerini paylaştı.

    Bali, “Burada her şeyi konuşacağız. Her konuya değineceğiz. Sorunları anlatacağız. Bıçağı en derine batırın” dedikten sonra sözü, “değerli hemşerim, kıymetli sanayici” dediği SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’na bıraktı.

    Bankacıların kredi sözleşmelerini “Karınca Duası”na benzeterek sözlerine başlayan Konukoğlu, 1999-2000 yıllarında yüksek bedellerle transfer edilen banka şube müdürlerinin kredi verme yarışına girdiklerini anımsatarak, “En çok kredi veren müdür, iyi müdürdü. Sonra da bu kredilerin tahsili konusu gündeme gelince, en çok tahsilat yapan müdür iyi müdür oldu” diye konuştu. O dönemde en büyük darbeyi tekstil sektörünün yediğini anımsatan Konukoğlu, “Çünkü tekstil sektörü buluttan bile nem kapar” ifadelerini kullandı.

    BANKACILIK SEKTÖRÜ KABUL DEĞİŞTİRDİ

    Türkiye’de bankacılık sektörünün kabuk değiştirdiğini, geçmişte “kamu zararı ödemekten usanan” ve asli görevini yapamaz duruma gelen devlet bankalarının da çok aktif rol üstlendiklerini kaydeden Konukoğlu, konuşmasını toplantıyla bağlantılı ve konukların hararetli alkışları ile karşılık verdiği fıkralarla zenginleştirdi.

    Konukoğlu, geçmişte bankacılık sektörünün uygulamalarını, anlattığı “Hamamcı” fıkrasına benzeterek, şöyle devam etti:

    “Öncelikle belirteyim, teşbihte hata olmaz. Söz meclisten dışarı. Bir yerde tek hamam varmış. Ahaliden birisi yıkanmak için hamama her gidişinde eşyasının çalınmasından dolayı hamamcı ile tartışırmış. Bir gün hamamcı, ‘bir daha gelme, seni içeriye almam’ demiş. Adam çıkmış, gitmiş. Ama aradan bir süre geçince, terden kokmuş. Yanına kimse yaklaşamaz olmuş.

    Boynunu bükerek hamam gitmiş. Hamamcı, ‘yine mi geldin’ diye kızmış. Adam, koktuğunu, yıkanması gerektiğini söylemiş. Hamamcı, kaybolan eşyasından dolayı adamın davacı olmayacağına dair sözleşme uzatmış, adam bankaların karınca duasına benzeyen sözleşmesini, kredi alanların yaptığı gibi imzalamış. Giysilerini çıkarıp hamama girmiş, yıkanmış, üzerini değiştiği bölüme geldiğinde, bakmış ki sadece kemeri var. Kemeri alıp hamamcının yanına gitmiş; ‘tamam, sözleşme imzaladım, bir şey istemeyeceğim ama bu karlı havada buraya çıplak belime bu kemeri takıp mı geldim’ diye sormuş.

    Bankalar geçmişte ne yaptılar? Fuarlara gittiler, özellikle tekstil makinaları fuarlarına. Gördükleri her sanayiciye, öz sermayesine bakmadan kredi açtılar. Adam baktı ki her banka kendisine birer milyon dolar kredi açtı, bir anda ‘ben neymişim’ demeye başladı. Aldığı kredinin bir bölümü ile 4×4 araç, bağevi, villa aldı, kalanına yatırım yaptı ya da yapmadı. Kredilerin günü gelince tahsilat yapamayan icraya, haciz işlemine yöneldi. Elbette haklılar ama o sanayiciyi yoldan çıkaran, savurganlığa yönelten kimdi?”

    KUMARHANEDE MÜŞTERİ TAKİBİ

    Sanayicilerin mal üretip sattığını, bankacıların ise para alıp para sattığını ifade eden Konukoğlu, banka genel müdürlerinin ülkeyi dolaşarak bankalarının sektörden aldığı payı artırırken, Türkiye’ye sağladıkları katkıyı da artırmayı öngördüklerine vurgu yaptı.

    Kendisinin yıllar önce, kumarhanelerin serbest olduğu dönemde İstanbul’a geldiğinde geceleri kumarhanelere gittiğini belirten Konukoğlu, “100 dolarlık fiş alırdım. Kaybı zaten göze almışım. Amacım kumar oynamak değil ki. Müşterilerimden kimler kumarhanelere takılıyor, ne kadarlık oynuyor, ne kaybediyor (çünkü kumarhanede zaten kazanılmaz) diye gözlem yapardım. Ben de ona göre o müşterilerime kredili satışta politikamı belirlerdim” diyerek ilginç yöntemini anlattı.

    MAYMUNLARDAN ÇIKARILMASI GEREKEN DERS

    Finansal kriz dönemlerinde bazı bankaların sanayi sektörüne verdiği kredilerin vadesi gelmeden faizini artırdıklarını ya da krediyi tahsil ettiklerini hatırlatan Konukoğlu, salonu dolduranların alkışları arasında buna ilişkin görüşlerini şu fıkra ile dile getirdi:

    “Bir şapka imalatçısı varmış. Değişik modellerde şapkalar dikmiş ve önemli bir miktarda yanına alarak, yeni pazar olarak gördüğü Afrika’ya gitmiş. Gideceği merkez öncesinde dinlenmek için, maymunlarının insanlara saldırmadığını öğrendiği ormanlık alanda bir ağacın altında uyumuş. Sabah kalktığında bir de bakmış ki, sandıklardaki şapkaların hepsini maymunlar almış ve kafalarına takıp ağaca çıkmışlar. Adam ne yapacağını bilmez halde kara kara düşünüp kafasını kaşırken bakmış ki bütün maymunlar kafalarını kaşıyor. Bunun üzerine kafasındaki şapkayı almış, yere atmış. Maymunlar da kafalarındaki şapkaları yere atınca, hepsini toplamış.

    Aradan uzun yılla geçmiş. Mesleği sürdüren şapkacının torunu, dedesinden güvenilir olduğunu öğrendiği ve şapkaları çalındığında nasıl alınacağını bildiği ormanda uyuya kalmış. Uyandığında bakmış ki, şapkalar ağaçlardaki maymunların başında. Dedesinden öğrendiği üzere almış kafasındaki şapkayı yere atmış, diğer maymunların da atmasını beklerken bir maymun aniden gelmiş ve o şapkayı da kapmış ağaca çıkmış. Şapkacı şaşkın; ‘dedem bana böyle anlatmamıştı, bunların da şapkalarını atması gerekirdi’ diye kendi kendine söylenmiş. Bunu duyan maymunlardan birisi, “Sende dede var da bizde yok mu? Senin deden sana anlattı da bizim dedemiz bize anlatmadı mı’ diye sormuş. Biz finansal kriz dönemlerinde bazı bankacıların bize yaptıklarını unutmadık. Bankacılar da o dönemde kendilerini yanıltan sanayicileri unutmasın.”

    SİGARA İLE RÜZGAR ENERJİSİ FİZİBİLİTESİ

    Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali de geçmişte kredi verenlerin de kredi alanların da çok büyük hatalar yaptığını ve para bolken “moda yatırımlar” ortaya çıktığını söyledi.

    Fizibilitesi olmayan yatırıma kredi talebine bir örnek veren Bali, “Girişimci adayı gelmiş, bir yörede rüzgar enerjisi santralı kurmak için kredi talep ediyor. Kendisine, ‘burasının rüzgar ölçümünü, verimliliğini yaptırdın mı’ diye sorduğumuzda, ‘Fizibiliteye gerek yok. Askerliğimi orada yaptım, rüzgardan çakmakla sigarayı yakamazdım’ yanıtını aldım. İşler böyle yürütülmeye çalışılıyordu” dedi. İşleri daha iyi yapmak için bankacıların ve reel sektörün hep birlikte çaba göstermesi gerektiğini vurgulayan Bali, işlerin daha iyi yapılması için iletişimin çok önemli olduğuna dikkati çekti. Bali, bankacılık sektörünün geçmiştekinden çok iyi durumda olduğunu ve bundan dolayı son yıllarda geçmişte yaşanan sıkıntıların yaşanmadığını sözlerine ekledi.

    Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek de itibar var ise sermaye olmasa da mal alıp satılabileceğini, girişimcilerin bankacıların yönlendirmesine mahal bırakmadan kendi doğruları üzerine gitmeleri gerektiğini savundu. Özdilek, bankaların kredi sözleşmesine sadık kalması ve süre bitimine kadar faizlerle oynamaması gerektiğini kaydetti.

  • Sanko Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu:

    SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, Türkiye için 2015’in zor bir yıl olarak geçtiğini belirterek, “Ama diğer ülkelere baktığımızda normal geçen bir yıl oldu. Ayrıca, seçimler bitti, beklenti sona erdi. Bundan dolayı 2016 yılı daha iyi geçer. Her ne kadar komşularla sorunlar varsa da bunların teker teker giderileceğini düşünüyorum” dedi.

    NTV Para programında Berfu Düven’in sorularını yanıtlayan Konukoğlu, FED’in faiz artırımının bir yıldan beri konuşulduğunu, FED tarafından açıklanan faizin ardından, daha önce faizleri artıran Türkiye Cumhuriyet Merkezi Bankası’nın yeniden faiz artışına gitmesinin düşünülemeyeceğini söyledi.

    Konukoğlu, aksi taktirde sanayi ve inşaat sektörleri ile ticaretin gelişmesinin yavaşlayacağına dikkati çekti.

    DOLAR 3.30 TL OLUR

    Önümüzdeki yıl sonunda doların 3.30 TL olacağını öngördüklerini kaydeden Konukoğlu, “Zaten artacağı kadar arttı. Daha da üzerine çıkarsa ihracat artar ama yatırımlar azalır. İyi dengelemek, dengede tutmak lazım. Yatırımı kısıtlamayacak, ihracatı düşürmeyecek dengeyi tutturmak lazım” ifadelerini kullandı. Başbakan’ın açıkladığı paketi olumlu bulduğunu, ancak ilk 6 ayda yeni yatırım beklemediğini anlatan Konukoğlu, ikinci altı aydan itibaren önemli gelişmeler olacağına inandığını belirtti. “Türkiye’nin ikinci altı ayda tüm olumsuzlukları geride kalacaktır” diyen Konukoğlu, bu görüşünü, “Çünkü önümüzde 4 yıl seçim yok. Hükumet kuruldu. Önümüzü görüyoruz. Komşularla ilişkiler de düzeltilirse, sorun kalmaz. Türkiye şu anda yatırım yapılacak en iyi ülke. Komşularla sorun aşılırsa ki, aşılır. Yatırıma bizden daha uygun ülke yok” diye açıkladı.

    “YOLUN İNİŞİ DE VAR, ÇIKIŞI DA VAR, DÜZÜ DE VAR”

    Konukoğlu, 2016 yılını değerlendirirken, ekonomiyi karayoluna benzeterek, “Bir yola çıkıyoruz. Yolun çıkışı da var, inişi de var, düzü de var. Ekonomi de öyle. Bence 2015’te biraz iniş, biraz düzlükte gidilerek yol alındı. 2016 yılında daha iyi yol olacağız, daha iyi gideceğiz. Huzur içerisinde geçecek bir yıl olacağını temenni ediyorum, inanıyorum“ diye konuştu. Asgari ücretin 1.300 TL’ye çıkarılması konusuna değinen Konukoğlu, Türkiye’de taban ve tavan arasındaki maaş farklılığının çok değiştiğine vurgu yaptı. “Bence 1.300 TL çok değil. Ama birden bire 1.300 TL olunca, küçük ölçekli sanayiciler ve özellikle esnaf sıkıntıya girer. Devlet kademeli bir destek sağlamalı. Örneğin 1.300 TL’ye çıkıldığında, bir süre şimdiki ile arasındaki farkın yarısını karşılamalı, diğer yarısını işveren ödemeli” diyen Konukoğlu, belirlenecek süre sonunda devlet desteğinin sona erdirilebileceğinin altını çizdi. Suriye’deki iç karışıklıktan dolayı göç eden ve Özellikle Gaziantep başta olmak üzere çevresindeki illerde gündeme gelen Suriyeli işçiler konusundaki soruya, “Buna ilişkin düzenleme yapıldığında, en fazla yüzde 5 veya 10 kotası getirilmeli” yanıtını veren Konukoğlu, “Suriye’nin yükü şu anda Türkiye’nin üzerinde. Herkes bize ‘Aslansınız, yaşayın’ diyor ama cebinden para veren yok” diye diğer ülkelere serzenişte bulundu.

    Hükumetin yerli ürünlerin alımına yönelik kararını olumlu bulan Konukoğlu, “Yıllar önce, ‘Japon malı, tapon malı’ diye bir slogan vardı, bugün Japonya dünyanın en kaliteli sanayi ürünlerini üretiyor. Yerli sanayi olarak iş makineleri üretiyoruz. Kalitesinden şüphemiz yok ama kamu başta olmak üzere kullanıcılar yerli üretimi tercih etmeli ki, gördükleri eksikleri tamamlayabilelim, Ar-Ge yatırımlarına daha çok kaynak ayırabilelim” diyerek, sözlerini tamamladı.