Etiket: Önünün

  • Pehlivan, “Şehrin önünün açılması için sanayi siteleri uygun bir araziye taşınmalıdır”

    Trabzon Madeni İşler ve Teknik Makine Esnaf Sanatkarlar Odası Başkanı Mustafa Pehlivan, şehrin önünü açmak, istihdamın artırılması adına Değirmendere’deki sanayi sitesinin uygun bir araziye taşınmasının şart olduğunu söyledi.

    Sanayi sitesinin taşınması konusunda ellerinden gelen gayreti sergilediklerini kaydeden Pehlivan, bunun artık her kesimce fark edildiğini belirterek, “Trabzon şehrinin önünü açmak, istihdamı artırmak, ülkenin gelişimine katma değeri fazlalaştırmak, gençlerimizin daha güzel daha nezih iş yerlerinde istihdam ettirmek için Değirmendere mevkiinde bulunan sanayi sitelerimizi daha uygun bir araziye taşıma gayretimizin Trabzon bürokrasisi ve halkı farkındadır. Amacımız turizmde ivme yakalayan şehrimize bölgenin en kullanışlı alanı olan Değirmendere havzasını kazandırmak hem de şehrin trafik sorununu rahatlatmak daha da önemlisi iş yerlerinin yetersiz olması nedeniyle elimizden kaçan iş potansiyelini artırabilmektir. Bunun için bir an önce yerel yönetimlerin Trabzon oto sanatkarlarına uygun bir yer tahsis etmesi gerekmektedir. Bilinmelidir ki şehirde fabrikalarımız yok ama bacasız fabrikalar olan şehirde en fazla istihdamı sağlayan 2 bin işveren toplamda çalışanlarıyla on bine yakın istihdamı olan bu sektör göz ardı edilebilir olmamalıdır. Genç nesillerimizi sanata yönlendirmek daha çok üretebilmek için bu şehrin projeye acil ihtiyacı vardır” diye konuştu.

  • “Maden ihracatçılarının da desteklenmesi ve önünün açılması lazım”

    Çin’in Türkiye’ye yaptığı en büyük yatırımlardan Kumport Limanı, 2018 yılında yeni yatırım planlarıyla büyümeye devam ettiğini duyurdu. Kumport CEO’su Özgür Soy, “Dünyada mevcut maden çeşidinin yarısından fazlası Türkiye’de. Bu noktada maden ihracatçılarının da desteklenmesi ve önünün açılması lazım” dedi.

    2015 yılında Çin kökenli COSCO, CMHI ve CIC’den oluşan üçlü konsorsiyumun çoğunluk hissesini satın aldığı Kumport Limanı, sunduğu ürün ve hizmetlerle Türk deniz ticaretine ve ihracat rakamlarına katkı sağlamaya devam ettiğini açıkladı. 2018 yılında gerçekleştireceği 50 milyon dolarlık yatırımla liman operasyonlarını daha da verimli hale getireceğini belirten Kumport, konteyner elleçleme iş hacmi ile de Türkiye’nin en büyük üç limanından biri olma konumunu güçlendirdiğini bildirdi.

    İhracatçıya yönelik yapılan yatırımlara dikkat çeken Kumport CEO’su Özgür Soy; “Jeopolitik konumuyla Türkiye dünya piyasasında çok önemli bir noktada. Ülke olarak yaşadığımız olumsuz durumlar ve küresel piyasalarda gözlemlenen dalgalanmalara rağmen 2017 yılında 7,4 gibi bir büyüme gerçekleştirebilen güçlü bir ekonomiye sahibiz. Elde ettiğimiz bu başarıda ihracat çok önemli bir paya sahip. Kumport olarak biz de ülke ekonomisine katkı sağlamak adına ihracata ve ihracatçıya destek olmaya çalışıyoruz. Son iki yılda limanımızdan ihraç ettiğimiz maden miktarı yüzde 200 artış gösterdi. İhracatçıların iş süreçlerini kolaylaştırdığımız hizmetlerle bu büyümenin hız kaybetmeden devam etmesini hedefliyoruz’’ dedi.

    İhracatçıya zaman kazandırıyor

    Kumport Limanı’nın son beş yılda yaklaşık 200 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdiğini sözlerine ekleyen Soy, saha düzenlenmeleri, saha kapasitesi artırılması, kapıların genişletilmesi, tüm paydaşları bir araya getiren yeni müşteri hizmetleri binasının inşa edilmesi, depo kapasitelerinin artırılması gibi yatırımlara imza attıklarının altını çizdi.

    Türkiye’nin ekonomisine katkı sağlayan maden ihracatının potansiyeline değinen Soy; “Dünyada mevcut maden çeşidinin yarısından fazlası Türkiye’de. Bu durum maden ihracatının da büyük derecede önünü açıyor. Dünyaya ihracatını gerçekleştirdiğimiz madenlerin ekonomimize de önemli katkı sağladığını düşünüyoruz. Ancak bu noktada maden ihracatçılarının da desteklenmesi ve önünün açılması lazım. Kumport olarak biz maden ihracatı için gerekli yatırımları yapıyoruz. Bugün madenlerin doldurulduğu en geniş alana sahip olan limanımız, ihracatçının yer kaygısı yaşamamasını sağlıyor” dedi.

  • Bingöllü kanaat önderi FETÖ’nün önünün nasıl açıldığını anlattı

    Bingöllü kanaat önderi iş adamı Nihat Karaarslan, FETÖ’nün 1980 darbesi ve 28 Şubat döneminde ivme kazandığına dikkat çekti. Kararslan, FETÖ’cü polislerin okulların önlerinde sentetik uyuşturucu sattırdığını söyleyerek, “Oraya çocuklarını veren insanlar ister istemez FETÖ gibi düşünmeyen, başka inanç gruplarına sahip olan insanlar bile FETÖ’nün okullarına çocuklarını verdiler” dedi.

    İHA muhabirinin sorularını cevaplandıran Bingöllü kanaat önderi iş adamı Nihat Karaarslan, FETÖ’nün son 15 yılda güçlendiği yönündeki iddiaların doğru olmadığını vurgulayarak, “FETÖ’yü son 15 yıla sığdırmak doğru değildir. 1960’la birlikte şekillendi Komünizmle Mücadele Derneği altında. 1980 darbesiyle birlikte FETÖ terör örgütü ve Apocular büyük bir ivme kazandı. Aslında FETÖ’yü son 15 yıla bağlamamız doğru değildir. Cumhuriyetin bütün geçmiş yıllarında vardır, 1960’ta Komünizmle Mücadele Derneği adı altında kendini şekillendirdi” ifadesini kullandı.

    Dini referansı yüksek gösterip FETÖ’nün şekillendirildiğini vurgulayan Karaarslan, “FETÖ’nün şekillenmesiyle birlikte Abdullah Öcalan ve çetesi de o dönem şekillendi. Birilerini Kürtler’in üzerine, birilerini de İslamiyet üzerine. Tabiri caizse birine adam öldürttüler, birine fetva verdirdiler. Toplumu dizayn edebilmek için bunu yaptılar” diye konuştu.

    FETÖ darbe dönemlerinde ivme kazandı

    “Bunların en büyük ivme kazandığı dönem 1980 darbesidir” diyen Karaarslan, “Çünkü, FETÖ’yü o dönem oraya getirene kadar bütün İslami örgütleri bypass ettiler. 1980’e gelene kadar da PKK ile bütün Kürt oluşumlarını yok ettiler. 1980 darbesinde ağır bir şekilde bütün İslami yapıları, cemaatleri yok edip ılımlı siyaset adı altında FETÖ’yü önümüze koydular. FETÖ ile Apo 1980 darbesiyle birlikte şekillendi. Türkiye’de ivme kazanmaya başlandı, zaman zaman kendi içlerinde paslaşıp işbirliği yapıyorlardı. 1990’lı yıllardan sonra Türkiye’de yeniden İslami yapı içerisinde küçük küçük medreseler, tarikatlar, cemaatler oluşurken FETÖ’de bir sıkıntı yaratıldı. 28 Şubat’la birlikte FETÖ alabildiğine büyük bir ivme kazandı, artık büyük bir güç oldu. 28 Şubat bu ülkede bir taşla birçok kuş vurdular. 28 Şubat olduğu zaman FETÖ alabildiğine bir güç sahibi oldu, çünkü hatırlarsanız 28 Şubat’tan sonra imam hatipler de dahil Necmettin Erbakan’a dahil hepsini kapattılar, FETÖ’nün okullarını açık tuttular. 28 Şubat, FETÖ’nün önünü açmaktı” açıklamasında bulundu.

    “Okulların önünde uyuşturucu hap sattılar”

    “Bunu yaparken devlet okullarını toplumda nasıl güçsüz gösterdiler?” şeklindeki soru üzerine Karaarslan şunları söyledi:

    “Toplumda şöyle bir algı oluşturdular; 28 Şubat’tan sonra Türkiye’de bir kutuplaşma başladı. Yani, Cumhuriyet okuluna giden çocuklar mini etek giyinecek, pantolon giyinecek, saçları biryantin yapacak. Ama baktılar bu da yetmiyor, okulların önünde uyuşturucu hap sattılar. Sentetik dediğimiz hapları okulların önüne koydular. FETÖ’nün o zaman polis gücü olan ve şu anda çoğu yakalanan ve aranan organizenin ve narkotiğin başında olan insanlar okulların önünde torbacı diye tabir ettikleri insanları koydular ve oraya çocuklarını veren insanlar ister istemez FETÖ gibi düşünmeyen, başka inanç gruplarına sahip olan insanlar bile FETÖ’nün okullarına çocuklarını verdiler. Zaten FETÖ’nün de en büyük başarısı buydu. O öğrencilerin üzerinden zengin olan ailelerle ilişki kurup, o paraları daha rahat alabilmek. Bunun yanında Türkiye’de alabildiğine fuhuşu gözönüne getirdiler. Bu okullarla yetinmediler, önemli olan kolejlerde uyuşturucu içiliyor kasetlerini toplumda yaymaya başladı ve insanlar ürktü, korktu. Benim çocuğum, beyin olarak, ahlaki değerler olarak ben çocuklarımı en azından bunun okuluna gönderirim kendim yaparım. FETÖ çocukların üzerinde bu büyük güce sahip oldu. Bu çocuklar da kendini militan yapabileni militan yaptı, militan yapamadıklarını himmet adı altındaki araçlarla bunların hepsinin üzerinden geçti. İkinci bir husus da şuydu, 28 Şubat dediğimiz olay neydi; irtica ile mücadele. İrticanın ne olduğunu bilmiyorduk, bu ülkede beş vakit namaz kılan insanlara irticacı diyorlardı. Beş vakit namaz kılan insanlara yasak getiren sistem, o gün FETÖ’nün okullarını kapatmadı. FETÖ’nün okullarının önünü açtı. Bütün insanlar çocuklarını oraya vermek zorunda kaldılar. 28 Şubat sadece FETÖ’nün değil,aynı zamanda Öcalan’ın da önünü açtı.”

    O zamanki vesayet rejiminin “Türkiye’de tarikatlar, cemaatler yükselmiş biz bunlarla mücadele etmemiz lazım” dediklerini söyleyen Karaarslan, şunları kaydetti:

    “Sen buraya geri dön dediklerinde bir cep telefonu Bursa Cezaevine koymuşlar. Avukatlar cezaevine giriyorlardı. Cezaevinde Sabri Okla Muzaffer Ayata, Abdullah Öcalan’a telefon açıp bilgi veriyorlardı. Fethullah Gülen, 28 Şubat’la birlikte artık bir güç sahibi olmuştu. Bütün devlet kademelerine yerleşmişti.”

    FETÖ’nün ülkede Turancılığı kullanarak kendine sempati oluşturduğuna da dikkat çeken Karaarslan, “Turancılıkla bizim duygularımızı okşadı. Apocular bütün insanlara o günkü FETÖ yapılanması içinde olan, Komünizmle Mücadele Derneğine gelen insanlar Kürtlere sürekli baskı yapıp dağa göndermek zorunda kaldı. Birbirini besleyen iki zıt gruptu. Bütün dönemde FETÖ ile PKK işbirliği içerisinde aynı yerden besleniyorlar, aynı yerden gidiyorlar” diye konuştu.

    “Siz bunu söylediğiniz için sıkıntı yaşadınız mı?” sorusu üzerine ise Karaarslan, “Ben bireysel olarak benim başıma gelen mağduriyetler Türkiye’de kimsenin başına gelmemiştir. Ama ben bireysel mağduriyetlerimden dolayı onlara karşı verdiğim mücadeleyi hani onların gölgesinde bırakmamak için ben bu adamlarla mücadele ediyorum” dedi.

    Karaarslan, 17-25 Aralık’ta Türkiye’de ilk olarak televizyona çıkıp ’Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı bu bir suikasttır, bu bir bypasstır, komplodur’ diye anlattıktan sonra, en son PKK, Öcalan’la FETÖ’nün mektuplaşmasını anlattıktan sonra kendisine Kurban Bayramı gecesinden itibaren şu an FETÖ’den cezaevine giren yargı görevlileri aracılığıyla çeşitli baskılar yapıldığını söyledi.

  • Bakan Kılıç: “Başkanlık Sistemiyle Türkiye’nin Önünün Açılacağına İnanıyoruz”

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti’nin yaptığı yeni anayasa çalışmasının en önemli unsurlardan birinin başkanlık sistemi olduğunu söyledi.

    Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç, Vali İbrahim Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ve AK Parti İl Başkanı Muharrem Göksel toplu açılışlara Samsun’un Yakakent ilçesinde devam etti. Yakakent Meydanı’nda düzenlenen programda konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç, gençlerin yeni anayasa istediğini dile getirerek, “Çünkü biz bu sistemle Türkiye’nin önünün açılacağına, bu şekilde çok daha hızlı yol alabileceğine inanıyoruz” dedi.

    Yakakent’e önemli yatırımların gerçekleştirildiğini belirten Bakan Çağatay Kılıç, “Bugüne kadar söylenip de yapılmıyor diye iddia edilen konulara en büyük cevabı bugün burada veriyoruz. Büyükşehir belediyemizin farklı yerlerde ortaya koymuş olduğu beton yol çalışmaları İnşallah uzun seneler boyunca hizmet edecek. Bu yollar aynı zamanda sıcak asfaltlarda daha sağlam yapıya sahip olan yollar. Daha uzun ömürlü oluyorlar” diye konuştu.

    Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Yakakent’e gerçekleştirdiği yatırımları da değerlendiren Bakan Çağatay Kılıç, “İlçemizdeki 250 kişi kapasiteli spor salonumuz, 2,5 milyon TL’lik bir yatırımla inşa edildi. 14 Kasım 2014’te temeli atıldı. Yaklaşık 1 sene sonra bitti. Şu an da kullanımda. Hayırlı uğurlu olsun. Sporcularımız ve gençlerimiz de inşallah burayı en iyi şekilde değerlendirirler. Hem ilçemizi hem de ilimizi temsilen ulusal ve uluslararası müsabakalarda görev yaparlar” şeklinde konuştu.

    “2023, 2053 VE 2071 HEDEFLERİMİZE KOŞAR ADIM İLERLEYECEĞİZ”

    Bakan Çağatay Kılıç, sözlerine şöyle devam etti: “Sadece 250 kişilik spor salonumuzun açılışını bundan 15 sene önce öyle farklı yaparlardı ki herhalde bizim Samsun merkezde yaklaşık 30 milyon TL’ye mal olan Yeni Yaşar Doğu Spor Salonu yapılmışçasına burada bunu sergilerlerdi. Türkiye artık o kadar hızlı yatırımlar içerisinde ilerliyor ki bakın atık su arıtma tesisleri yapılıyor. Bu da inşallah en kısa süre içerisinde Yakakent’e kazandırılacak. Bu şekilde 2023, 2053 ve 2071 hedeflerimize koşar adım ilerleyeceğiz.”

    “BAŞKANLIK SİSTEMİYLE TÜRKİYE’NİN ÖNÜNÜN AÇILACAĞINA İNANIYORUZ”

    Bakan Çağatay Kılıç, toplu açılış törenindeki konuşmasında yeni anayasa çalışmaları hakkında da bilgi verdi. Gençlerin yeni anayasa istediğine dikkat çeken Bakan Çağatay Kılıç, “O anayasayı biz de istiyoruz. Çünkü darbe sonrası yapılan anayasamızı bizim bir an önce değiştirmemiz gerekiyor. AK Parti olarak diyoruz ki bizim anayasa çalışmalarımızın içerisindeki en önemli unsurlardan birisi de başkanlık sistemidir. Çünkü biz bu sistemle Türkiye’nin önünün açılacağına, bu şekilde çok daha hızlı yol alabileceğine inanıyoruz. Kurucu Genel Başkanımız şu anda seçilmiş ilk Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koymuş olduğu 2002’deki atılım vizyonuyla şu anda Sayın Başbakanımızın sürdürdüğü aynı ivmeyle götürmeye gayret ettiği bizim de hükümet programımız çerçevesinde çalıştığımız bu yolda inşallah daha birçok yeniliklere imza atacağız. Samsun Milletvekillerimiz, Samsun’da sizlerden almış oldukları milli iradeyi en iyi şekilde temsil etmek üzere her zaman görev başındalar. Bu anlamda onlara teşekkür ediyorum” dedi.

    “YAPILAN ESERLER SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN ORTAYA KOYMUŞ OLDUĞU VİZYONLA HAYATA GEÇMEKTEDİR”

    Türkiye büyük projelerin süratle hayata geçirildiğini ifade eden Bakan Çağatay Kılıç, “Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımızın beraber açtıkları Yavuz Sultan Selim Köprüsü İstanbul’da Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan 3. Köprü. Denizin altından geçen Marmaray. Şimdi de motorlu araçlar için inşa edilecek tünel projemiz var. Başka büyük bir eser olan Osman Gazi Köprüsü son tabyası konularak hizmete açılmış oldu. İstanbul-İzmir arası 9 saatten 3,5 – 4 saate indi. 430 km’lik mesafeyi kısaltmış olduk. Bunlar 2002’den sonra Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koymuş olduğu vizyonla hayata geçmiş çalışmalardır. Ve bunlar devam edecek” diye konuştu.

    “SPOR BASINIMIZA BURADAN BİR SERZENİŞTE BULUNUYORUM”

    Milli Eğitim Bakanlığı’na ait tesislerin okul dışı zamanlarda gençlik ve spor faaliyetlerinde kullanılmasına ilişkin protokolün imzalandığını ifade eden Bakan Çağatay Kılıç, spor basınının buna gerekli ilgili göstermediğini belirterek, “Milli Eğitim Bakanı ile yaptığımız ile protokol ile okullardaki tesislerin kullanılmasındaki sıkıntı artık yaşanmayacak. Milli Eğitim Bakanlığımız ile Gençlik ve Spor Bakanlığımızın altyapısı beraber hizmet verecek. Bunun spor basınında ne kadar az yer aldığını da buradan hatırlatıyorum ve bunun takdirini milletimize bırakıyorum. Türk sporunda devrim niteliğinde olan bu protokolün gençlerimiz için ne değerde olduğunun iyi anlaşılması gerekir. Spor basınımıza buradan bir serzenişte bulunuyorum. Bunu yeterince göremediler. Eleştiriye gelince bunu yoğun yapılıyor. Marifet iltifata tabidir. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımızın ülkemizde gerçekleştirdiği değişim sürecinde hayata geçirmiş olmanın mutluluğu içerisindeyiz” şeklinde konuştu.

    Samsun’a yapılan yatırımların ve bunun getirdiği ekonomik katkının herkes tarafından iyi anlaşılması gerektiğini vurgulayan Bakan Çağatay Kılıç sözlerini şöyle tamamladı: “Samsun’da yapılan Avrupa Kıtası Boks Elemeleri, tekvando, judo, basketbol müsabakaları ve şu anda devam eden Voleybol maçları… Bunların Samsunumuzun tanıtımı ve ekonomisine vermiş olduğu katkıyı iyi anlamamız gerekiyor. Gençler bunu sizin iyi anlamanız gerekiyor. Bu tesislerin neden yapıldığı sorusunun cevabını en iyi sizler vereceksiniz. Bundan sonraki uluslar arası müsabakalarda, olimpiyatlarda ortaya koyacağınız başarılarla sizler göstereceksiniz. Çalışmalarda emeği geçen Büyükşehrimize, yerel yönetimlerimize, Valiliğimize, tüm çalışanlara teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bundan sonra çok büyük yatırımların devam gelecek. Geleceğe yürüyen Samsun’da herkesin bir arada olması, birlikte olması gerekiyor.”

    YILMAZ: “YAPTIĞIMIZ BU HİZMETLER ANANIZIN AK SÜTÜ GİBİ HELAL OLSUN”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ise yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “İki sene öncesini dün gibi hatırlıyorum. Yakakent’imizde Büyükşehir Belediyesi olarak, ilçe belediyemizle el ele tutuşarak hükümetimizin imkanlarıyla, hükümetimizin güç ve kuvvetini milletvekillerimizin gayretleriyle birlikte Yakakent’imize bir çok sözler verdik. Bu sözlerimizi adım adı gerçekleştirmenin huzurunu şu anda sizlerle beraber ben de bütün içtenliğimle gururunu hissediyorum. O gün ağırlıklı olarak bize, ‘efendim maalesef bizim kanalizasyonlarımız evlerimizin arkasındaki fosseptiklere bağlı. Buradan da taşıp sahilimize akıyor ve o sahilimizde de insanlarımız çocuklarımız denize giriyor. Ne olur biz ilçe atık su arıtma tesisine kavuşturun’ denilmişti. Bu geçen süre içerisinde bu işin ihalesini yaptık. Şu anda müteahhidimiz işe başladı. Önümüzdeki 1.5 yıl içerisinde Yakakent’imizin bir damla atık suyu denize gitmeyecek. Arıtılacak tertemiz bir su haline getirilecek. Yakakent’imize yakışır, bir sahil ilçesine yakışır, denizi kirli olmayan, çocukları, gelen misafirleri tereddüt etmeden denize girebilecekler. Yakakent’imiz geçmişte daha güzeldi. Bu koca meydanın etrafını gavur ölüsü gibi koca koca binalarla doldurduk. Bu binaların cephelerini güzelleştirelim. Bu binaları yakın biz zamanda kaldırmak mümkün olmayacak ama hiç olmazsa bunların yüzünü boyayalım. Buraya dışarıdan gelenler ‘bu ilçe niye bu kadar çirkin’ demesinler. Burası cennetten dediğimiz bir coğrafyada yaşıyoruz. Suudi Arabistan’dan ve Kuveyt’ten mülk alıp buralarda yerleşmeye çalışıyorlar. Böylesine güzel bir ilçede olmanın kıymetini bilelim. Yakakent’te bugüne kadar yapılandan daha farklı beton yollar çalıştık. Geçtiğimiz 25 ay içerisinde yaklaşık 10 milyon TL civarında para harcadık. Senede 5 milyon civarında bir kaynak ayırıp Yakakent’imizin çehresini dönük çabalar içerisindeyiz. Bu meydan ve bu meydandan sonra balıkçı barınağına kadar giden bu koridoru şık bir sahil turistlik bir sahil kasabasının sahip olduğu turistlik dokuya döndüreceğiz. Köylerimizde ki kanalizasyon ve içme suyu ile de 2.5 milyon TL’lik bir harcama yapmışız. Yaptığımız bu hizmetler ananızın ak sütü gibi helal olsun. Sizler bize güvendiniz. Bu yola çıkarken bize destek oldunuz. Biz de size layık olmaya çalışıyoruz.”

    Konuşmaların ardından Yakakent Belediye Başkanı Hüseyin Kıyma, Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç, Vali İbrahim Şahin ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’a çiçek takdim etti.

    Daha sonra kurdele kesilerek toplu açılış yapıldı.

  • Hastane Önünün Otoparka Dönmesine Vatandaş İsyan Etti

    Afyonkarahisar Devlet Hastanesi önündeki dolmuş ve otobüs duraklarına araçlarını park eden bazı sorumsuz sürücüler sebebi ile binecekleri araçlara metrelerce yürümek zorunda kalan hastalar bu duruma isyan ettiler.

    Devlet Hastanesi önündeki yolu otoparka çeviren sürücüler, araçlarını birkaç metre uzağa park etmek yerine dolmuş ve otobüs duraklarına park edince, hastane önündeki yolda tam bir trafik keşmekeşi yaşanıyor. Özellikle hastanede çıkan vatandaşlar dolmuş ve otobüslere binecekleri duraklarda özel otomobillerin park ettiklerini görünce, binecekleri araçlara metrelerce yürüyerek binmek zorunda kaldılar. Durak tabelası, hastane giriş ve Acil Servis tabelası olmasına rağmen buna riayet etmeyen sürücülerin, tam aksine park etme yasağına rağmen araçlarını tabelaların altına dahi park ettikleri gözlendi. Duruma isyan eden vatandaşlar ise acilen belediye ve polisten duruma bir çözüm bulmalarını istediler.