Etiket: “Önümüzdeki

  • KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı: “Önümüzdeki günler hareketli geçecek”

    KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Önümüzdeki günler hareketli geçecek” dedi.

    KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, hükümeti oluşturan siyasi partilerin başkanlarını kabul etti. Görüşme sonrası basına açıklama yapan Akıncı, New York temasları ve yaptığı görüşmelerle ilgili bugün hükümet ile bilgi paylaştığını, yarın da muhalefet partileri ile görüşeceğini söyledi.

    Akıncı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yararlı bir görüşme yaptığını fakat BM Genel Sekreterinin Kıbrıs’taki taraflarla görüşmelerde bulunması için yetkilendirdiği üst düzey BM yetkilisi Jane Holl Lute’un raporunun tamamlanmadığından bunu görüşme fırsatı bulamadığını kaydetti.

    Bugün Lute ile telefonda görüştüğünü kaydeden Akıncı, raporun tamamlandığını ve Genel Sekretere verildiğini, 15 Ekim’de yeniden değerlendirme yapabileceğini dile getirdi.

    KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı bugün görüştüğü Guterres’le Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar ile Derinya ve Aplıç kapılarının bir an önce açılması konusunu değerlendirdiklerini ifade ederek, iki lider olarak bir araya gelmelerinin mümkün olduğunu, 15 Ekim sonrası Kıbrıs raporunun açıklanmasıyla bunun çok uzak olmayan bir tarihte gerçekleşmesini arzu ettiğini kaydetti.

    Akıncı, görüşmede, hem Derinya ve Aplıç kapılarının açılış gününü birlikte tespit edip kamuoyuna duyurma hem de adanın geleceğine ilişkin BM’de açıklanacak raporu da değerlendirerek karşılıklı görüş alışverişinde bulunmaları ve adanın geleceğinin nasıl şekilleneceğini konuşmalarını arzu ettiğini, bunun sorumlulukları olduğunu vurguladı.

    Bu adada daha iyi ve güzel bir gelecek oluşturmanın sorumlulukları olduğunu ifade eden Akıncı, “Önümüzdeki günler hareketli geçecek bize göre, biz üzerimize düşen görevi yerine getireceğiz” dedi.

    Soruları da yanıtlayan Akıncı, Rum lider Nikos Anastasiadis ile görüşmeleri halinde Rum tarafında son günlerde çıkan bazı haberleri de sorma ve değerlendirme fırsatı bulacağını ifade ederek, şöyle devam etti:

    “Şu anda varılan mutabakatlar merkezde federal hükümete verilecek yetkilerin artıkları kurucu devletlerdedir, birçok alanda. Kurucu devletlerin yetki alanları içerisinde uluslararası anlaşmalar yapmaları da öngörülüyor. Merkezi yönetim için öngörülen hangi alanları kurucu devletlere aktarma düşüncesi var bilmiyorum, yorum yapamam buluşunca bu konuları konuşma fırsatımız olacak. Bu konuda yıllar önce sayın Klerides’in bilinen görüşleri var; merkezde yetkiler ne kadar çok olursa iki taraf arasında sürtüşme artar o yüzden merkezde yetkiler daha az kurucu devletlerde daha çok olmasını savunuyordu bu yanlış bir şey değil. Müzakereler sürerken merkezi yetkiler artırılmaya çalışıldı şimdi tersi görülüyor. Sosyal içerikli görüşme ortamı bulursak bunları değerlendireceğiz.”

    Türkiye-Rum kesimi teması

    Rum lider Anastasiadis ile Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı’nın görüşmesi ve yapılan “Akıncı devre dışı kaldı” yorumlarının sorulması üzerine Akıncı şunları söyledi:

    “Sayın Çavuşoğlu bize gayri resmi buluşup niyet araştırması yapabileceğini söylemişti. Biz bunun çok mahsurlu olacağını değerlendirmedik, bir iki defa görüşürsünüz bunda sorun yoktur, ama benim itirazım süreklilik arz ederse ve Türkiye ile Rum tarafı müzakere ediyor noktasına gelirse bundan Kıbrıs Türk halkı da ben de seçilmiş Cumhurbaşkanı olarak rahatsız olurum bunu da saklamam. Böyle bir şey yapılacaksa bu bütün taraflar arasında 4 taraf arasında yapılabilir. Rum lider Ankara’yı da ziyaret eder ama biz de Atina’ya gidebiliriz. Müzakerecilerde olduğu gibi. Mütekabiliyet önemli, bir iki defa buluşulur ama süreklilik arz ederse bu kabul edilebilecek bir şey olmaz.”

    Akıncı, siyasi parti başkanlarının muhataplarıyla görüşebileceğini, bu temasların yararlı olduğuna işaret ederek, fikir alışverişinin yararı olduğunu zararı olmadığını vurguladı. Akıncı, halktan aldığı yetki ile görevini sürdürdüğünü, bundan sonra ne şekilde evrileceğini göreceğini ifade ederek, “Bu adada barış huzur içinde bir gelecek istiyoruz. Statükonun devamını istemiyoruz, BM çerçevesi dışına çıkmamalıyız, BM bu olayın içinde olacaktır olmalıdır, önümüzdeki günlerde daha iyiye gitmek için var gücümüzle çalışacağız tüm taraflar da destek olmalı. BM Genel Sekreteri de bizi görüyor anlıyor her şeyin farkındadır” dedi.

  • Hakan Kutlu: ”Önümüzdeki haftalar daha iyi olacağımızı düşünüyorum”

    Adana Demirspor Teknik Direktörü Hakan Kutlu, İstanbulspor beraberliğinin ardından, ”İki kere mağlup düşmemize rağmen beraberliği yakaladık. Öne de geçebilirdik son dakika verilmeyen penaltımız var” dedi.

    Maç sonrasından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Teknik Direktör Hakan Kutlu, ”İki kere mağlup düşmemize rağmen beraberliği yakaladık. Öne de geçebilirdik son dakika verilmeyen penaltımız var. Yüzde yüz, Orhan’ın vurduğunda. Arifin eline çarpan bir top var. Oda verilse maçı galibiyetle tamamlayabilirdik. 4 maç 7 puan, sezon başı söylense razı olabilirdik. Çünkü sezona çok sıkıntı ile başladık. Yeni bir kadro kurduk. Kampa çok geç girdik, diğer takımlardan 1 ay sonra. 23 tane yeni oyuncuyla sezona başladık. 4 haftalık periyottan sonraki milli maç arasında sonra, fiziki açıdan ve saha içi organizasyon açısından hazır hale gelebiliriz diye. En az kayıpla atlatmayı düşünüyorduk“ ifadelerini kullandı.

    Kutlu şöyle devam etti:

    “7 puan iyi mi, iyi değil. Kötü mü, kötü değil, ortalarda. Biz milli maç arasında gerçek ritmimizi yakalayıp, daha başarılı bir şekilde daha saha içi organizasyonu olan daha fiziksel anlamda bir takım izleyeceğinizi düşünüyorum. İstanbulspor’a başarılar diliyorum. Kazanabilirlerdi. Önümüzdeki haftalar daha iyi olacağımızı düşünüyorum” dedi.

  • “Kiralar önümüzdeki dönemde daha fazla artacak”

    ERA Gayrimenkul Türkiye Franchise Kanal Direktörü Kadir Tümen, dövizde ve enflasyonda yaşanan yükseliş ile birlikte kiralardaki artışın önümüzdeki yıllarda daha fazla olacağını vurguladı.

    Uluslararası gayrimenkul franchising şirketi ERA Gayrimenkul Türkiye Franchise Kanal Direktörü Kadir Tümen, Haziran ayı itibarı ile hareketlenen konut satış rakamları ve kiralama oranlarındaki artışı değerlendirdi. Konut satışlarında yaşanan artışın ülke ekonomisi ve gayrimenkul sektörü adına oldukça sevindirici olduğunu belirten Tümen, gerek kiralama gerekse satın alma oranlarının önümüzdeki dönemle birlikte artarak devam edeceğini belirtti.

    Tümen, “Kiralama oranlarını Haziran ayını baz alarak incelediğimizde artış oranının yüzde 0,80 civarında olduğu görülüyor. Geçen senenin aynı ayına baktığımızda ise bu oranın yüzde 7’nin biraz üzerine çıktığını söyleyebiliriz. Bu da bize yaz aylarının gelmesiyle birlikte sektör dinamiklerinin artarak rakamlara olumlu yansıdığını ve iyi bir sonuca ulaştığımızı gösteriyor. Kiralamadaki artışın konut satışlarına da pozitif yansıdığını görmekteyiz. Yaz mevsiminin başlaması ile yazlık konut satışlarında da artış başladı ve bu durumun ilerleyen aylarda konut satışlarına olumlu yansımaya devam edeceğini tahmin ediyoruz. Seçimleri geride bırakmamız ve istikrar ortamının oluşması ile önümüze daha kararlı bakacağımız aylar bizleri ve sektörü bekliyor’’ dedi.

    “Kiralardaki artış satın almaya yönlendirecek”

    Kiralarda yaşanan artışın sektördeki arz talep dengesini değiştireceğini belirten Tümen sözlerine şöyle devam etti: “2018 Haziran ayına kadar kiralarda yaşanan artışa baktığımızda ilerleyen dönemlerde insanların kiralama yerine satın almaya yöneleceğini düşünüyoruz. Bu sayede emlak ve gayrimenkul sektöründe yeniden bir hareketlenme olacak. Satın alma kararını bekletenlerin özellikle bu dönemde elini çabuk tutması gerekiyor.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Önümüzdeki dönemde Adana için hayallerimizi gerçekleştireceğiz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adana’nın 24 Haziran’da tercihini yeniden hizmet siyasetinden kullanacağına inandığını belirterek, “Önümüzdeki dönemde Adana için hayallerimizi inşallah hep birlikte gerçekleştireceğiz” dedi.

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, miting yapmak için geldiği Adana’da, Çukurova bölgesinde faaliyet gösteren sanayici ve is adamlarıyla akşam yemeğinde buluştu. Kentteki bir otelde düzenlenen yemekte konuşan Erdoğan, “Adana’nın hükümetlerimizin yaptığı tüm yatırımlara rağmen bir süredir durgunlaştığının farkındayız. Adana şaha kalkacak ki bu bölge şaha kalksın. Onunla birlikte Türkiye de şaha kalksın. Yeni dönemde Adana’yı her alanda şaha kaldırmakta kararlıyız. Çukurova gibi dünya çapında zenginliğe sahip şehre patinaj yaptırmak, sadece Adana’ya değil, Türkiye’ye de haksızlıktır” ifadelerini kullandı.

    “Hayallerimizi inşallah hep birlikte gerçekleştireceğiz”

    Adana’nın arayış döneminin bittiğine, 24 Haziran’da tercihini yeniden hizmet siyasetinden kullanacağına inandığının altını çizen Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde Adana için hayallerimizi inşallah hep birlikte gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

    Yurtiçinde ve yurtdışında bir takım çevrelerin el ele vererek, Türkiye’nin başına kara bulutlar toplamaya çalıştığını belirten Erdoğan, “Bu kur falan bizim geleceğimizi belirleyen şeyler değil. Bizim geleceğimizi biz belirleyeceğiz. Onun için de diyorum ki eğer yastık altında hala dövizlerimiz varsa, lütfen bu dövizlerimizi piyasaya sürelim. Bunları Türk Lirasına çevirelim. Çünkü bizim ülkemizin gelirini, geleceğini biz Türk Lirası ile belirlemeliyiz. Bunun için de milli seferberliği yapmamız lazım” şeklinde konuştu.

    Türkiye’nin kaderinin Hans’a, George’a bırakmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, “Biz 2002’den bugüne, ekonomiyi öyle bir yapıya kavuşturduk ki bu tarz sarsıntılar, ülkemize vız gelir. Binin yanına 6 sıfırı koyanları bilmiyor musunuz? 1 milyon liraya tuvalete gidiyorduk hatırlayın o günleri. Biz geldik bu sıfırların tamamını attık, 1 liraya düştü. Bizim kaderimizi, biz belirleriz” dedi.

    Yatırımcının güçlü kılınması için düşük faizle adımların atılması gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, “Yüksek faizle ülkemizi ayağa kaldıramayız. Çünkü girişimci yüksek faiz ile neyin yatırımını yapacak? Elin bankaları kazanmıyor mu? Japonya eksi faizle çalışıyor, ABD 2’ler, bilemedin 3’te. Onların bankaları böyle çalışıyor da bize ne oluyor. Şu anda 20-25’lere kadar çıkıyor. Faizin böyle olduğu bir ülkede siz yatırım yapabilir misiniz? Bunu değiştireceğiz, bu işin lamı cimi yok” diye konuştu.

    “Türkiye, faiz ve enflasyon düşürdü”

    Erdoğan, Faizi yüzde 63’ten alıp, yüze 4,6’ya kadar indirdiklerini ve ‘Batı’nın çıldırdığını ifade ederek, “Geldiğimizde enflasyon 30’du. İşte Gezi olayları öyle başladı. Türkiye, faiz ve enflasyon düşürdü. Biz de onlara prim vermedik. Gezi olayları ile beraber enflasyon ve faiz çift haneli rakamlara çıktı. İnşallah 24 Haziran’la birlikte bu işin nasıl olacağını, yerlisine de yabancısına da gösterme şansı yakalayacağız” dedi.

    2008-2009 finans krizinde, sıkıntıların Türkiye’yi teğet geçeceğini söylerken, özel sektörün gücüne güvendiğini belirten Erdoğan, “Son 5 yılda ardı ardına yaşadığımız sıkıntılar karşısında da aynı güvenle hareket ediyorum. Dünya’da 15 Temmuz gibi bir darbe girişimine maruz kalıp da şoku bu kadar hızlı bir şekilde atlatabilecek başka bir ülke daha var mıdır, bilmiyorum. 2016’da darbe yaşadık, 2017’de yüzde 7,4 büyüdük. Ana muhalefetin başındaki zat, ‘Sizin cebinize 7,4’ten bir şey girdi mi?’ diyor. Adam büyüme denilen şeyin ne olduğunu bilmiyor. Bu adamlarla bu ülkede, ülke ekonomisi yönetilir mi?” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan, istihdamın, büyümenin en önemli ibresi olduğuna dikkat çekerek, “Hindistan’dan sonra 7,4 ile ikinci sıradayız. OECD ülkeleri arasında birinci sıradayız. Mazotta yüzde 50 hibe veriyoruz. Bunlar ne ile veriliyor? Büyüyen bir ülke olduğumuz için veriyoruz. Bütün bu yatırımlar, neyle yapılıyor? Eğitimde, sağlıkta, altyapı, üstyapı yatırımlarında, havalimanlarında, bütün bunları neyle yapıyoruz? Eğer bu imkanlar olmasa bunlar yapılabilir miydi?” diye konuştu.

    “Hem üretimde hem tüketimde artış var”

    Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bazıları Türkiye büyüyor da millet niye bunu hissetmiyor diyor. Bunu söyleyenler aslında büyümenin nimetlerinden en çok istifade edenler. Bilmediklerinden değil, hınzırlıklarından böyle söylüyorlar. Büyümenin alt dilimlerine baktığımızda, yaklaşık yüzde 10’luk yatırım artışı, yüzde 11’lik hane halkı tüketim harcaması artışı görüyoruz. Yani hem üretimde hem tüketimde artış var. İstihdama baktığımızda, son açıklanan rakam itibariyle tek haneli sınırına gelmiş durumda. Türkiye geçtiğimiz 16 yılda Avrupa ülkelerinin tamamından daha fazla istihdam üretmiştir. Bu yılın ilk çeyreğindeki istihdam artışı yüzde 5, firmalarımızın gelirlerinde yüzde 24, iş gücü ödemelerinde yüzde 19 artış görüyoruz. Hamdolsun. Son 5 yılda maruz kaldığı saldırıların maliyetleri olmasaydı, bugün milli gelir sıralamasında en az 2-3 basamak daha ilerideydik. Bu kayıp elbette önemli. Ama en büyük kazancımız her hal ve şart altında ayakta durabildiğimizi dosta ve düşmana göstermiş olmamızdır. Hatta sınır ötesi operasyonlarımızla herkese çok daha derin, çok daha tarihi mesajlar verdik. Cerablus’ta, Afrin’de verdik. Şimdi Sincar’da ve Kandil’de veriyoruz. Savunma sanayisinde yüzde 20 üretim yaparken, yüzde 65’e çıktık. Yerli Savunma Sanayi bu noktaya geldi.”

  • Uzunkaya: “Önümüzdeki ay işsizlik rakamlarında tek haneleri göreceğiz”

    Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürü Cafer Uzunkaya, Türkiye İstatistik Kurumu’nun dün açıkladığı işgücü piyasası verilerini değerlendirerek, “İşsizlik rakamları 10.1 olarak açıklandı. 11.7’den bu oranlara indi. Ben buradan müjde vermek istiyorum. Önümüzdeki ay açıklanacak rakamlarda artık Türkiye, işsizlik rakamlarında tek haneleri görecek” dedi.

    Uzunkaya, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) iş birliğinde hayata geçirilen Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme İşbirliği Projesi’nin (MEGİP) protokol imza töreninde yaptığı konuşmada, projenin Türkiye’de ilk olduğunu söyledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin ve diğer ilgili kurum ve kuruluşların uzun süredir üzerinde çalıştığı projenin ilk uygulamasının Mersin’de hayata geçirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Uzunkaya, projenin Türkiye’ye örnek olması için çaba göstereceklerini belirtti.

    “Türkiye İş Kurumu, 2000’li yılların başında ’kapatılsın’ denilen bir kurumdu”

    Türkiye’nin son dönemde milletçe büyük başarılara imza attığını vurgulayan Uzunkaya, “Türkiye İş Kurumu’nun, geçmişte bilinen kamu kurumları hantallığı içerisinde değil, özel sektörün de en aktif unsuru olarak 7 gün, 24 saat yılın 365 günü ülkemizin ve milletimizin hizmetine amade olan bir kurumdur. Hiçbir başarı tesadüflerin, rastlantıların sonucu değildir. O başarının arkasında yatan nice uykusuz gecelerin, nice zorlukların olduğunu bilmek gerekir. Netice itibariyle Türkiye İş Kurumu 72 yılını geride bırakan bir kurum. Ama 2000’li yılların başına gelindiğinde, ’Böyle bir kuruma ne gerek var ki, ne iş yapıyor ki, kapatılsın’ denilen kurum haline gelmişti. Kurumların suçu yok, insanların suçu yok, müesseselerin suçu yok. Elbette ki, burada başarı ve başarısızlık, yönetim anlayışı ile alakalı. Elbette bu düşünceyi sarf edenler haksız da değildi. Türkiye’nin 81 ilinde 1 yılda sadece 24 bin insanın istihdamına aracılık yapan bir kurum konumundaydı. Onun için ’kapatalım ve kurtulalım’ denildi” diye konuştu.

    “10 yılda 7.5 milyon istihdam sağladık”

    Bugün Türkiye İş Kurumu’nun 81 ilde 8 bin 500 personeli, 100 istihdam uzmanı ile ve birçok ilçede teşkilatlanan yapısı ile sadece 81 milyonun gözdesi değil, Dünya Kamu İstihdam Kurumları Birliği’nin başkanlığını yürütecek ve politikalarına yön verecek bir seviyeye ulaştığını kaydeden Uzunkaya, “Kimse bu ülkenin üzerinde karamsarlık bulutları estirmeye kalkmasın. 2007-2017 yılı rakamlarına göre Avrupa Birliği’nin (AB) 10 yıldaki istihdam rakamı 7 milyon 190 bin. 160 milyon iş gücü olan ABD’nin 2007-2017 yıllarında istihdamı 7 milyon 291 bin. Türkiye’nin tek başına gerçekleştirdiği istihdam ise 7 milyon 500 bin. Biz boşuna yerine geldiğinde ’dünya 5’ten büyüktür’ demiyor, yeri geldiğinde, mesele insanlık olunca, ’Türkiye tüm dünyadan daha büyüktür’ demiyoruz. Onun için istediğimizde neleri başarabileceğimizin ölçüsüdür bunlar. Yine bu süreçte AB 28 ülkede işgücü piyasasına katılım 9 milyon, Türkiye’de ise 8.8 milyon. Bir ülkede kalkınmadan, büyümeden bahsedeceksek, kadınların işgücü piyasasında etkin olarak yer alması lazım, aktif aktör haline gelmesi lazım. 10 yıl öncesine kadar kadınların işgücü piyasasındaki oranı yüzde 23’lerde geziyordu. Bugün ise yüzde 34’lere gelen bir rakamdan bahsediyoruz. Kadın işgücüne katılım oranımızda da 10.4’lük bir artış gerçekleştirdik. Bu oran Avrupa’da da yok Amerika’da da yok, dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir artıştan bahsedemezsiniz. Gençlerin istihdamı açısından baktığımızda da bu süreçte gençlerimizin işgücüne katılım oranı 6.7’ler civarındadır” ifadelerini kullandı.

    “Önümüzdeki ay işsizlik rakamlarında tek haneleri göreceğiz”

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun dün açıkladığı işgücü piyasası verilerine de değinen Uzunkaya, şöyle devam etti:

    “İşsizlik rakamları 10.1 olarak açıklandı. 11.7’den bu oranlara indi. Ben buradan müjde vermek istiyorum. Önümüzdeki ay açıklanacak rakamlarda artık Türkiye, işsizlik rakamlarında tek haneleri görecek. İstihdam oranımızı yüzde 1’lik arttırdık ve geçen yıl aynı dönemle mukayese ettiğimizde 1 milyonluk bir istihdam artışı gerçekleştirdik. Bütün bu çalışmaların neticesinde 32 milyonluk bir işgücü piyasası, 28.5 milyonu bulan bir istihdamı ile Türkiye yarınlarına emin adımlarla yürümektedir.”

    İŞKUR Mersin İl Müdürü Mustafa Kutlu ise işgücü piyasaları hızlı dönüşüm süreci geçirirken işsizlikle mücadele politikaları değişse de işsizliğin tüm dünyanın ortak sorunu olduğunu söyledi. Kutlu, 2023 hedefleri doğrultusunda İŞKUR’un yenilenen kurumsal yapısı ile işgücü piyasasının ihtiyacı doğrultusunda çalışmalar yürüttüğünü belirterek, 2017’de başlayan milli istihdam seferberliğinin kapsamı genişleyerek devam ettiğini ifade etti.

    Kızıltan: “İş ve aş ülkemizin sosyal huzurudur”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Ayhan Kızıltan, İŞKUR’un gerçekten kamu kurumları arasında özel sektör mantığı ile çalışan bir kurum olduğunu belirttiği konuşmasında, “İş dünyası olarak, üretmek ve kentimizin zenginliği olmak bizler için bir gururdur. Ancak, bize bundan daha da çok gurur veren şey; kentimizin istihdamına katkı vermektir. Çünkü iş ve aş ülkemizin sosyal huzurudur. Bir ülkenin gelişmesi ve varlığını sürdürebilmesi için en temel unsur eğitimdir. Tabii iş dünyası olarak biz eğitimin, özellikle de teknik ve mesleki eğitimin önemini her platformda belirtiyoruz. Teknik ve mesleki eğitimde çağa uygun bir sistem oluşturmalıyız. Teknik ve mesleki eğitimi bir ulusal politika haline getirmemiz gerekiyor. Özellikle, bugün imzalanacak olan MEGİP-Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme İş Birliği Protokolü kentimizin ve ülkemizin istihdam sorununun çözümü adına atılmış doğru bir adımdır” dedi.