Etiket: önlenmesinde

  • AÜ’de ’Çocuk Cinsel İstismarının Önlenmesinde Aile Eğitimi’ semineri

    Akdeniz Üniversitesi (AÜ) tarafından, ’Çocuk Cinsel İstismarının Önlenmesinde Aile Eğitimi’ konulu seminer düzenlendi.

    75. Yıl Kreş ve Çocuk Kulübü Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirilen ve öğrenci velilerinin yoğun katılım gösterdiği seminerde, Akdeniz Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emine Efe, Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sevtap Velipaşaoğlu ve Arş. Gör. Vildan Cırık çocuk cinsel istismarının önlenmesine yönelik bilgiler aktardı.

    Ailelerin, çocuk cinsel istismarı hakkında çocuklarına doğru eğitim vermelerinin istismarı önlemede çok önemli yeri olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Velipaşaoğlu, bilimsel çalışmalarda cinsel istismar mağduru çocukların yüzde 71.3’ünün 12 yaşın altında olduğunu söyledi. Küçük çocukların daha savunmasız olması ve riskli durumları fark edememelerinin, cinsel istismarın küçük çocuklarda sık görülme nedeni olarak düşünüldüğünü ifade eden Yrd. Doç. Dr. Velipaşaoğlu, “İstatistiki verilere bakıldığında çocuk cinsel istismarının her geçen yıl arttığını görüyoruz. Dünyada erkek çocukların yüzde 5-10’u, kız çocukların yüzde 20’si istismara uğramakta. Türkiye’de ise bu rakam yüzde 3-15 civarında. Ancak bu rakamlar istismarın boyutunu gösteren doğru rakamlar değil. Çünkü birçok nedenden dolayı istismar vakaları gizli kalıyor ve bu istatistiklere yansımıyor” dedi.

    Çocuklara yönelik istismarın en çok çocuğun yakın çevresinden geldiğini söyleyen Velipaşaoğlu, bu konuda ailelere büyük görev düştüğünü belirterek, “İstismarın önüne geçebilmek için çocuklara bu konuda doğru eğitim vermeliyiz. Bunun için de önce ailenin bu konuda eğitim alması ve çocuğa bu eğitime göre yaklaşması çok önemli. İstismarı önleme ve çocuğu istismarın etkilerinden koruma yetişkinlerin sorumluluğunda. Doğru bilgiler ve doğru yaklaşımla istenmeyen olayların büyük oranda önüne geçebiliriz” diye konuştu.

    Seminer sonunda ebeveynlerin konuyla ilgili sorularını da yanıtlayan uzmanlar, cinsel istismarın önüne geçebilmek için ailelerin çocuklarıyla sıcak ilişkiler kurarak, çocukların kendilerini rahat ifade edebilmelerinin sağlanmasını tavsiye etti.

  • Osmaneli’de “Çocuklara Yönelik İhmal ve İstismarın Önlenmesinde Sorumluluklarımız Nelerdir?” konulu konferans

    Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Derman,Osmaneli ilçesinde “Çocuklara Yönelik İhmal ve İstismarın Önlenmesinde Sorumluluklarımız Nelerdir?” konulu konferans verdi.

    Bilecik Gönüllüleri Derneği, Osmaneli Belediyesi ve Osmaneli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliği ile hazırlanan “Kadın Kalkınırsa Bilecik Kalkınır” projesi kapsamındaki konferans Osmaneli Şehit Osman Er İmam Hatip Ortaokulu’nda düzenlendi. Konferansa İlçe Kaymakamı Edip Çakıcı, Belediye Başkanı Münür Şahin, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Tahsin Yazır, Bilecik Gönüllüleri Derneği Başkanı Funda Eldemir, Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı’nın eşi Fatma Yağcı, okul müdürleri, Okul Aile Birliği Başkanları, muhtarlar ve öğretmenler katıldı.

    Konferansın açılış konuşmasını yapan Bilecik Gönüllüleri Derneği Başkanı Funda Eldemir, dernek olarak birçok faaliyet gerçekleştirdiklerini, bugün ise Osmaneli Belediyesi ve Osmaneli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile iş birliği halinde bağımlılık konusunda bir program düzenlediklerini ifade etti. Öğretmenler Günü olması dolayısıyla tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutlayan Funda Eldemir, bu mesleğin hem zor hem de kutsal bir meslek olduğunu söyledi. Konferansa katılanlara teşekkür etti.

    Daha sonra konuşmacı olarak katılan Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Derman konferansına başladı. Çocuklara Yönelik İhmal ve İstismarın Önlenmesinde Sorumluluklarımızın Neler konusunda bilgi veren ve örneklendirmeler ile sunumunu gerçekleştiren Derman, daha sonra gelen soruları cevaplandırdı.

    Konferansın bitiminde Prof. Dr. Orhan Derman’a İlçe Kaymakamı Edip Çakıcı ve Belediye Başkanı Münür Şahin tarafından çeşitli hediyeler takdim edildi. Prof. Dr. Orhan Derman’ın, kitaplarını imzalamasıyla program sona erdi.

    İlçe Milli Eğitim Müdürü Mahmut Ekinci, verilen konferansın ardından yaptığı açıklamada “Bu konferansın verilmesinde emeği geçen İlçe Kaymakamımız Edip Çakıcı’ya, Bilecik Gönüllüleri Derneği Başkanı Funda Eldemir hanımefendiye, Belediye Başkanımız Münür Şahin’e ve tüm katılımcılara teşekkür ediyoruz”dedi.

  • Gut hastalığının önlenmesinde en önemli etken “diyet”

    Dahiliye-Romatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler, “gut” hastalığının önlenmesinde en önemli etkenin “diyet” olduğunu söyledi.

    VM Medical Park Samsun Hastanesi Dahiliye-Romatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler, gut hastalığı konusunda bilgi verdi. Yrd. Doç. Dr. Gürler, “Gut bazı eklemlerde ani ve şiddetli gelişen ağrı, hassasiyet, kızarıklık, şişme ve sıcaklık artışı nöbetlerine neden olan bir hastalıktır. Genellikle tek eklemi, sıklıkla da ayak başparmağını etkiler. Bununla birlikte diz, ayak bileği, ayak, el, el bileği ve dirsek eklemleri de etkilenebilir. Ayak başparmağının tutulmasına podogra denilmektedir. Nadiren hastalarda omuz, kalça ve omurga tutulumu gelişebilir” dedi.

    Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler, gutun genellikle şu üç safhada seyrettiğinden bahsetti: “Akut atak: Eklemde ani başlayan sıklıkla 5-10 gün süren şişme ve ağrı. İnterkritik dönem; şikayetlerin olmadığı tamamen iyileşilen bir dönem ve bunun ardından tekrar şiddetli alevlenme. Kronik gut: Pek çok alevlenmeden sonra hastalık içinde tedavi edilmediği takdirde kronikleşir ve bir veya daha fazla eklemde kalıcı ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı oluşur. Romatoid artrit denilen iltihaplı eklem romatizması ile karışabilir. Tofüslü gut: Tofüs denilen ürik asit kristallerinin bir araya toplanarak cilt altında ya da dokularda çökmesi ile oluşan birikintilerin olduğu dönem.”

    Gutun herkesi aynı şekilde etkilemediğini söyleyen Gürler, “Bazı insanlar hayatları boyunca bir tek atak geçirirler ve bundan başka hiçbir problem oluşmaz. Bazılarında ise zamanla eklemlerde hasara ve ağrıya yol açan şiddetli kronik ataklar görülür. Gutun kesin kür sağlanan bir tedavisi yoktur ancak hastalık önlenebilir. Uygun tedavi alevlenme sıklığınızın azalmasına, hatta alevlenmelerin tamamen kesilmesine ve eklem hasarlarının gelişmesine engel olabilir” diye konuştu.

    Hastalığın herhangi bir yaşta ortaya çıkabileceğini söyleyen Gürler, “Genellikle ilk atak 40-50 yaşlar arasında ve sıklıkla erkeklerde görülür. Ancak kadınlarda da ortaya çıkabilmektedir. Özellikle menopoz dönemine girmiş olanlarda artış göstermektedir” şeklinde konuştu.

    Gut hastalığının nedenleri

    Gut hastalığının nedenleri hakkında da bilgi veren Gürler, “Hemen hemen tüm gut hastalarında hiperürisemi adı verilen kanda ürik asidin yüksekliği durumu söz konusudur. Fakat hiperürisemik tüm kişilerde gut gelişimi gözlenmemiştir. Hiperürisemiye neden olan etkenler ise böbreklerin yeteri kadar ürik asit atılımı gerçekleştirememesi ve vücutta aşırı miktarda ürik asit üretimidir. Vücutta ürik asit miktarını artıran bazı yiyecekler guta neden olabilir. Bunlar kırmızı et, deniz ürünleri ve bakliyattır. Ayrıca tansiyon yüksekliğinde kullanılan, vücuttan sıvı atılımını sağlayan ilaçlar da ürik asidin atılım kabiliyetini azalttığı için gut ile ilgili rahatsızlıklara sebebiyet verebilmektedir. Bunlarla birlikte alkol, kilo gibi çevresel faktörler ve kalıtımsal etkenler de önemli gut hastalığı nedenleri arasındadır” dedi.

    Tanı ve tedavi

    Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler, hastalığın tanı ve tedavisi konusunda ise şunları söyledi:

    “Gutta tanı doktorunuzun sizi muayene etmesi ve şikayetlerinize ilişkin sorular sormasıyla konur. Gut hastası olanların yoğun proteinli bir yemek sonrası veya bir travmadan sonra ekleminde çok ağrı hissetmesi ve iyileşmesinin umulandan uzun sürmesi durumunda bunun sıradan bir eklem hastalığı olmayabileceğini, gut atağı ihtimalini göz önünde bulundurması gerektiğini unutmamalıdır. Vücut sistemini rahatsız eden herhangi bir olay gut atağını başlatabilir. Bu tip akut ataklar açısından tetikte olmak önemli. Çünkü tedaviye ne kadar erken başlanırsa o kadar yararlı olur. Tedavisi ise esas olarak ilaç tedavisi ve diyet alışkanlığındaki değişiklikler olarak sınıflandırılabilir. Hedef ağrının azaltılması, akut atakta iltihap süresinin kısaltılması, tekrarlayan ataklardan korunma ve eklem hasarından korunma olarak söylenebilir. Bunların yanında çok nadir olarak cerrahi tedavi de seçenekler arasında bulunmaktadır.”

    Gut hastalığının önlenmesinde en önemli etkenin diyet olduğunu söyleyen Gürler, hastalıktan korunmak için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Obezite yani aşırı şişmanlık kan ürik asit düzeyini yükseltir. Eğer yüksek kilolu iseniz doktorunuzla kilo vermek için görüşünüz. Beslenmenizde sınırlı olunuz. Aşırı miktarda proteinden zengin beslenme kan ürik asit düzeyini artıracaktır. Ürik asit miktarını yükseltecek besinler için doktorunuzla görüşünüz. Çay ve kahve kullanabilirsiniz. Alkol kullanmayınız. Fazla miktarda alkol alımı kan ürik asit düzeyini ve gut atakları sıklığını artıracaktır. Bol sıvı alınız. Az sıvı alımı böbreklerinizde ürik asit kristallerinizin birikimine neden olacaktır.”