Etiket: önleminizi

  • Yeşilyurt’ta ‘önleminizi alın sağlıklı kalın’ kampanyası başlatıldı

    Yeşilyurt’ta ‘önleminizi alın sağlıklı kalın’ kampanyası başlatıldı

    Malatya Yeşilyurt Kent Konseyi ile Yeşilyurt İlçe Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle pandemi salgınına karşı toplumsal bilinç oluşturmak amacıyla bir hafta sürecek olan ‘Önleminizi Alın Sağlıklı Kalın’ temalı kampanya başlattı.

    Malatya’nın muhtelif bölgelerini ziyaret edecek olan personeller, canlı ‘Virüs Maskot’ eşliğinde esnaflara ve vatandaşlara maske ve bilgilendirici broşürler dağıtacaklar.

    Malatya Park AVM önünde sosyal mesafe kuralları altında düzenlenen kampanyanın açılış programına, Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, AK Parti Yeşilyurt İlçe Başkanı Muhammed Emin Yalçınkaya, Yeşilyurt İlçe Sağlık Müdürü Dr. Semra Karagöz, Yeşilyurt Kent Konseyi Genel Sekreteri Mehmet Ercan, Malatya Park AVM Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Kavuk ve AK Parti Yeşilyurt Kadın Kolları Başkanı Esin Tanrıverdi katıldı.

    Bulaşıcılığı çok yüksek olan korona virüs ile mücadeleye devam ettiklerini söyleyen Yeşilyurt İlçe Sağlık Müdürü Dr. Semra Karagöz, “ Bu zor süreçte görevimizi yaparken bizleri destekleyen, yardımlarını esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum. Bugünde pandemi konusunda farkındalık oluşturmak için Yeşilyurt Kent Konseyi ile bu programı tertip ettik. Tüm vatandaşlarımızdan ricamız, bu hastalığı ciddiye alalım ve kurallara mutlaka uyalım” dedi.

    Korona virüs salgınına karşı başlatılan top yekün seferberliğe dikkat çekici etkinliklerle destek vermeye devam ettiklerini söyleyen Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar ise, toplumsal bilincin oluşması adına düzenlenen ‘Önleminizi Alın Sağlıklı Kalın’ temalı kampanyadan dolayı Yeşilyurt Kent Konseyi ile Yeşilyurt İlçe Sağlık Müdürlüğüne teşekkürlerini sunup, maske, mesafe ve hijyen kurallarına harfiyen uyulması halinde toplumsal bir tehdit haline dönüşen pandemi salgınıyla daha etkin, daha kararlı bir şekilde mücadele edeceklerini söyledi.

    Korona virüs salgınının bertaraf edilmesinde topyekün seferberliğin önemine dikkat çeken Çınar, “Pandemi salgınına karşı en büyük mücadele şekli olan toplumsal bilinç ve duyarlılığın daha fazla artması noktasında güzel bir kampanyanın açılışında bizleri bir araya getiren Yeşilyurt Kent Konseyi ve Yeşilyurt İlçe Sağlık Müdürlüğü başta olmak üzere emek veren herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Dünyayı kasıp kavuran pandemi salgınıyla etkin ve kararlı bir şekilde mücadele etmek topyekün seferberlikle olur. Toplum ve insan sağlığını ciddi tehdit eden, dünya genelinde yüzbinlerce insanın ölümüyle sonuçlanan, insanları aniden yoğun bakımlarda tedavi almaya kadar götüren salgın tehlikesinden korunmanın en önemli yolu, belirlenen kurallara harfiyen uymaktan geçmektedir. Nereden ve nasıl geldiği belli olmayan bu salgına karşı hepimiz sorumluluklarımızı bilerek hareket etmeli, hem kendi sağlığımız hem de sevdiklerimizin sağlığını korumak adına daha duyarlı, daha bilinçli hareket etmemiz gereken kritik bir süreçten geçmekteyiz. Toplumdaki bilinç düzeyini en iyi noktaya taşımak, vatandaşları bilgilendirmek adına da yerel yönetimlere bu konuda büyük görevler düşmektedir. Yeşilyurt Belediyesi olarak, Valiliğimizin aldığı tedbirlerin ilçemizde tam manasıyla uygulanması noktasında başlattığımız topyekün hijyen seferberliğimize ve sosyal sorumluluk projelerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Salgının ülkemizde görüldüğü Mart ayından bugüne kadar Yeşilyurt’umuzun tüm yaşam noktalarında dezenfektan ekiplerimiz çok yoğun mesai yaparken, kamu, kurum binalarımız, işyerlerimiz, eczanelerimiz, okullarımız, parklarımız, camilerimiz, pazar alanlarımız ve vatandaşlarımızın yoğun olarak gittiği alanlarda hijyen uygulamalarımızı üst seviyede uygulamaktayız. İnsanlarımızın sağlıklı, temiz ve güzel alanlarda yaşaması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız ancak yapılan bu çalışmalar, herkesin ve hepimizin belirlenen kuralara harfiyen uyması halinde ancak hedefe ulaşabilir. Rehavete asla kapılmadan, bana bir şey olmaz düşüncesinde olmadan, benden zarar gelmez mantığından uzaklaşarak herkes kendi tedbirini kendisi almalıdır. Devletimiz, Hükümetimiz salgınla etkin ve kararlı bir şekilde mücadele etmek adına tüm imkanları seferber etmiş durumdadır, sağlık alt yapımızın güçlü olması salgınla daha iyi mücadele edilmesi şartlarını ortaya koymuştur. Ancak her şey bizim yaptıklarımızla sonuca ulaşacaktır. Biz eğer kurallara uyar, maskelerimizi takar, kalabalık ortamlardan uzak durup, hijyen kurallarına uyarsak bu dönemi en az hasarla atlatabiliriz. Pandemi salgınına karşı toplumsal bilinç oluşturmak adına düzenlenen ‘Önleminizi Alın Sağlıklı Kalın’ temalı farkındalık kampanyası da, bu dönemde yerinde düşünülmüş, güzel bir etkinliktir. Bizler her türlü önlemi alıyoruz ama bugünde bir farkındalık oluşturmak istedik. Personellerimiz canlı ‘Virüs Maskot’ şeklinde bir hafta boyunca kentimizin muhtelif bölgelerinde, caddelerde, sokaklarda ve pazarlarda maske dağıtıp, bilgilendirici broşürler dağıtacaklar. Farkındalığı ne kadar artırırsak bilinç düzeyini de o denli artırmış olup, bulaşma riskini de azaltmış olacağız. Kampanya ile hem bilgilendireceğiz hem de farkındalık oluşturmuş olacağız. İnşallah daha duyarlı ve hassas olup, bu zor günleri el birliğiyle, dayanışma ruhuyla atlatacağız. Emeği geçenleri en kalbi duygularımla tebrik ediyorum ve kutluyorum. Tüm hemşerilerimize sağlıklı ve sıhhatli günler temenni ediyorum” diye konuştu.

    Kampanyada emeği geçenlere teşekkürlerini sunan AK Parti Yeşilyurt İlçe Başkanı Muhammed Emin Yalçınkaya ise “ Kampanyayı, tüm dünyanın başına bela olan bu salgından korunabilmek için maske, mesafe ve temizlik kurallarını bir kez daha hatırlatmak ve farkındalık oluşturmak adına önemli olarak görüyoruz.Pandemi konusunda dikkat çekmek adına çok güzel bir etkinlik, emeği geçenler tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Malatya Park AVM Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Kavuk’da, düzenlenen kampanyada emeği geçenlere teşekkürlerini sunup, her türlü desteği vereceklerini söyledi.

    Konuşmaların ardından Çınar ile protokol üyeleri, esnaflara ve vatandaşlara maske ve el broşürlerini dağıttılar. Oldukça renkli anların yaşandığı farkındalık programına ilgi gösteren vatandaşlarda, uygulamanın yerinde ve zamanında olduğunu ifade edip, herkesi daha duyarlı olmaya davet ettiler.

    Yeşilyurt Kent Konseyi ile Yeşilyurt İlçe Sağlık Müdürlüğü personelleri bir hafta boyunca kent genelinde belirlenen noktalarda maske ve bilgilendirici broşürler dağıtıp, pandemi konusunda farkındalık oluşturmaya çalışacaklar.

  • Dr. Kararmaz: “Kış hastalıklarına karşı önleminizi alın”

    Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Kararmaz, nezle, grip, soğuk algınlığı, zatürre gibi kış hastalıklarından korunmanın en önemli yolunun sık sık elleri yıkamak, havasız ve kapalı ortamlardan kaçınmak olduğunu belirtti.

    Mersin Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Toros Devlet Hastanesi’nde Göğüs Hastalıkları Uzmanı olarak görev yapan Dr. Kararmaz, havaların her geçen gün soğumasıyla birlikte ortaya çıkabilecek solunum yolu enfeksiyonlarına karşı vatandaşları uyardı. Kış hastalıklarından korunmak için hastalıkların tanınması gerektiğini ifade eden Dr. Kararmaz, nezle, grip, soğuk algınlığı, zatürre ve bronşit ile ilgili bilgiler vererek, korunma yollarını anlattı.

    “Nezleyseniz antibiyotik almayın”

    Çoğunlukla sonbahar ve kış aylarında görülen nezlenin genelde 1-2 hafta sürebilen bir solunum yolu enfeksiyonu olduğuna işaret eden Kararmaz, virüsün bulaşmasının havaya yayılan mikroplarla ya da mikropların olduğu eşyalara temasın ardından daha sonra elin gözlere/yüze teması ile olduğunu kaydetti. Burun akıntısı ve tıkanıklığıyla başlayan hapşırık, boğaz ağrısı, öksürük, hafif ateş ile devam eden belirtileri olan nezlenin, bir bakteri enfeksiyonu olmadığı için antibiyotiklerle tedavi edilemeyeceğine dikkat çeken Kararmaz, “Tedavide istirahat, bol sıvı alınması, bazı gargara/sprey ya da pastiller ve belirti giderici ilaçlardan yararlanılabilir. Korunmak için mümkün olduğunca havasız ve kapalı ortamlardan kaçınmak, sık sık elleri yıkamak gerekmektedir” dedi.

    Soğuk algınlığından korunmak için bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Kararmaz, “Bunun için meyve-sebze ağırlıklı beslenin, fazla et tüketmeyin. Düzenli olarak egzersiz yapın. Hava nemlendiricileri kullanın. Odayı aşırı ısıtmayın, düzenli olarak havalandırın. Kalabalık ortamlarda, kapalı mekanlarda bulunmamaya özen gösterin. Dışarıdan geldiğinizde ellerinizi sabunla yıkayın. Çok kalın veya ince giysiler giymeyin. Uyku düzeninize dikkat edin. Stres altındaki insanlar hastalanmaya daha elverişlidir. Sigara içmeyin” önerilerinde bulundu.

    “Gripte antibiyotiğe yer yok, istirahat ve bol sıvı önemli”

    Dr. Kararmaz, grip hastalığının ise influenza virüslerinin neden olduğu, dönem dönem büyük çapta salgınlarla seyreden, çocukluk çağındaki olguların hastaneye yatışlarını gerektiren, komplikasyonlara zemin hazırlayan, yaşlılar ve müzmin hastalığı olanlarda ölümlere neden olabilen solunum yollarının bulaşıcı, önemli bir enfeksiyon hastalığı olduğunu dile getirdi. Gribin en tipik bulgularının ani başlayan ateş, aşırı yorgunluk, kas ağrıları ve kuru öksürük olduğu bilgisini veren Kararmaz, şöyle devam etti:

    “Grip, yaşlılarda ve müzmin hastalık taşıyan bireylerde daha ağır seyreder ve ölümlere yol açabilir. Daha önce benzer bir grip virüsü ile enfeksiyon geçirmiş ya da aşılanmış bir kişide bulguların ağır seyretme ihtimali düşüktür. Grip tedavisi hastaların şikayetlerine yöneliktir. Ağrı kesiciler, ateş düşürücüler, öksürük kesiciler kullanılabilir. Hastanın istirahat etmesi ve bol sıvı alması önerilir. Antiviral ilaçlar, diyabet, kalp, böbrek hastalıkları, kanser hastaları, küçük çocuklar ve 65 yaş üstü kişiler gibi risk grubundaki kişilerin klinik durumları değerlendirilerek doktor gözetiminde kullanılabilir. Grip bir virüs hastalığı olduğundan antibakteriyel olan antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur.”

    Ortak kullanılan klavye, kapı kolu ve telefon gibi eşyaların gribin bulaşmasına zemin hazırladığını da belirten Kararmaz, şunları kaydetti:

    “Hastalığı taşıyan kişilerin öksürmesi ya da hapşırması ile havaya yayılan damlacıklarla ve doğrudan temasla bulaşan grip aynı zamanda kapı kolları, bilgisayar klavyeleri, telefonlar gibi ortak kullanılabilecek eşyalar ile bulaşabilen bir enfeksiyondur. Belirtilerin başlamasından önceki 24 saat ve sonraki beş gün kişinin bulaştırıcılığı vardır.”

    “Öksürüğün süresine dikkat”

    Vatandaşları uzun süreli öksürük konusunda da uyaran Dr. Kararmaz, öksürüğün 5 günden uzun sürüp, 20 güne kadar uzayabildiğini, nadiren de 1 ayı geçebildiğini vurgulayarak, daha uzun süren öksürük şikayetinde mutlaka doktora başvurulması gerektiğinin altını çizdi.

    Bronşit ile ilgili bilgiler de veren Kararmaz, çocuklarda erken yaş grubunda, özellikle 3 yaş altında bronşioller adı verilen küçük bronşların iltihaplanmasına ‘bronşiolit’ denildiğini, bronşitin ise daha büyük çocuklarda ve yetişkinlerde görüldüğünü kaydetti. Büyük bronşların akut ya da kronik iltihabı olan bronşitin, üst solunum yollarında grip enfeksiyonu sırasında sık gelişen bir komplikasyon olduğuna vurgu yapan Kararmaz, “Özellikle çocuklarda, gençlerde görülen akut bronşitlerde, başlıca etken bakterilerden çok virüslerdir. Ama bakteriler de akut bronşit etkeni olabilir. Belirtileri, inatçı kuru öksürük, balgam, ateş ve göğüste ağrıdır” dedi.

    Daha çok kış mevsiminde görülen zatürrenin de akciğerin bir veya birkaç lobunun iltihaplanması şeklinde ortaya çıkan ateşli bir hastalık olduğunu bildiren Dr. Kararmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Çeşitli bakteri ve virüslerin neden olduğu zatürre, özellikle risk grubu hastalarda ölümle sonuçlanabilecek ciddi bir akciğer hastalığıdır. Küçük çocuklarda, ileri yaş ve kronik hastalığı bulunan kişilerde daha ağır seyreder ve ölümle sonuçlanabilir. 39 dereceyi geçen ateş, öksürük, çoğu zaman pas renginde olan koyu kıvamlı balgam en önemli belirtileridir. Sıklıkla burun, boğaz enfeksiyonu sonrasında başlar.”

  • “Gribe yakalanmadan önleminizi alın”

    Bursa Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ali Asan, yaz mevsiminin sona ermesi ve havaların serinlemesiyle birlikte grip ve soğuk algınlığından korunma yöntemleri ile ilgili uyarılarda bulundu.

    Gribe, influenza virüsünün neden olduğu, her yıl kış ve bahar aylarında görülmesi nedeni ile mevsimsel grip hastalığı olarak adlandırıldığını ve bulaşıcı olduğunu belirten Dr. Asan, “Grip, hastaların öksürük veya aksırıkları sonrasında etrafa saçtıkları damlacıkların solunması veya bu damlacıkların bulaştığı yüzeylere temas edildikten sonra ellerin ağız, burun veya göze sürülmesi ile bulaşır” dedi.

    Dr. Asan, gribin, yaklaşık bir hafta sürdüğünü ve en sık görülen şikayetlerin ani başlangıçlı yüksek ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, ciddi halsizlik, kuru öksürük ve boğaz ağrısının olduğunu söyledi.

    “Gripten korunmak için en önemli şey kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesidir” diyen Dr. Asan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Eller sık sık bol su ve sabun ile yıkanmalıdır. Hasta olan kişilerin öksürüp aksırırken ağızlarını kolun iç kısmı ile kapatması ve karşıda bulunan kişilerin yüzüne doğru hapşırılmaması hastalığın yayılmasını önlemede çok önemlidir. Aşılama, gripten korunma yollarından birisidir. Özellikle risk grubunda bulunanlar grip aşılarını grip mevsimi boyunca yaptırabilir.”

    “Beslenmeye dikkat etmeli”

    Gripten korunmada diğer önemli bir faktörün de beslenme olduğunu ifade eden Dr. Ali Asan, “Gerek grip olmadan önce gerekse grip olduktan sonra dengeli ve sağlıklı beslenme büyük önem arz etmektedir. Günlük kalori ihtiyacının farklı besin gruplarından doğru oranlarda sağlanması yeterli ve dengeli beslenme olarak adlandırılır. Sağlıklı bir şekilde yaşamımızı sürdürebilmek için vücudumuz protein, yağ, karbonhidrat, vitamin, mineral ve su olmak üzere 6 temel kategoride besin ögesine ihtiyaç duymaktadır. Yetersiz veya dengesiz beslenme durumunda vücut ihtiyacını kendi bünyesinden karşılamaya çalışır ve bu durum çeşitli hastalıklar olarak bize geri döner. C vitamini bağışıklık sistemini destekleyen önemli besinlerden biridir. C vitamini, suda çözünen vitaminlerdendir, vücut tarafından depolanmaz ve fazlası vücuttan atılır. Bu nedenle her gün yeniden alınması gerekir. Portakal, greyfurt, karnabahar, kivi, brokoli, dolmalık biber, ıspanak, taze fasulye ve karalahana C vitamini içeren besinlerdir. C vitamini ihtiyacının vitamin tabletleri yerine gıdalar yoluyla alınması öneriyoruz. Çünkü bu besinler vücut için gerekli diğer mineraller açısından da zengindir. Orta boy bir portakal ile günlük C vitamini ihtiyacını karşılamakta yeterli olabilmektedir. Ayrıca insanların günlük C vitamini ihtiyacı farklı olabilir. Sigara kullananlar, diyabet ve astım gibi rahatsızlıkları bulunanların C vitamini ihtiyacı yüksek olabilir. Bu tarz ek hastalığı olan kişilerin uygun beslenme konusunda uzman desteği alabilirler” diye konuştu.